Connect with us

Uğur Durak

UĞUR’umuzu kaybettik!

Published

on

Acımız tarif edilemez. Banka Vitrini‘nin en genç yazarları olan UĞUR DURAK 75 gündür verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Evladımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Hayatını haksızlıklara karşı, onurlu duruşa adadı; mobbing ile mücadele için kalem oynattı; gelen maddi tekliflerini hiç düşünmeden ret etti. Kalemini satmadı. Yazarımız gerçek bir “emekçi dostu” olarak anılacak. Sürekli doğrunun, haklının, halkın yanında durdu. Örnek bir yaşam duruşu sergiledi. Daha yapılacak, yaşanacak, yazacak çok şey vardı, olmadı! Kısa zamanda başarılı işlere imza atarak örnek onurlu yaşam felsefesi bıraktı geriye. Ne kadar değil, Nasıl yaşanması gerektiğinin örneği oldu!

Vizyonu ve Misyonu bundan sonra da Banka Vitrini’nde yaşayacak!

Ruhu şad oldun. Işıklar içinde uyusun. Allah sevenlerine sabır ve uzun ömür versin!

İLKELERİ İLKEMİZ OLMAYA DEVAM EDECEK!

Ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil

Erol TAŞDELEN – Banka Vitrini

Uğur Durak

UĞUR DURAK’a veda

Türkiye, doğduğu yerde doymak için didinen bir oğlunu çok erken kaybetti. Halkımızın başı sağ olsun.

Published

on

Üzücü bir haberle başladım Şeker Bayramı sonrasına… Örgütsüzlükten feryat eden büro çalışanlarının bir parça nefes alması için uğraşan, “Hedef Tutulması” kanalını kuran ve iş yerlerindeki mobbinge karşı mücadele eden Uğur Durak, geçirdiği beyin kanaması sonrasında kaldığı 75 günlük yoğun bakım sürecinden çıkamadı ve 42 yaşında aramızdan ayrıldı.

Uğur ağabey ile yüzyüze görüşemedik. Bunun önemi yoktu, çünkü bazı zamanlar yüzünü görmediğiniz insanlarla kalbiniz aynı tempoda atar, aynı şeyleri hissedersiniz. Uğur Durak, Türkiye’nin zıvanadan çıkmış Banka sektörü tarafından “kullanılıp atılan” çalışanlardan biri. Onu özel kılan ise yaşadığı haksızlıklara rağmen mücadele etmesi ve hakkını almasıydı. “Nemelazımcılık” yapmak yerine haklarının bilincinde bir çalışan olarak hak arama mücadelesini kazanması, bu sektörde çalışan herkese örnek oldu. Yaşadığı tecrübeleri aktardığı “Hedef Tutulması” kanalı, tüm büro çalışanlarının baskılara ve kanun dışılığa karşı sesiydi.

Kendisi ile iletişime geçtiğinizde hemen gözünüze çarpan özelliği; nezaketiydi. Haksızlık yaşayan insanlar, ister istemez ruh olarak katılaşır. Yaşadığı tüm sorunlara rağmen, her sözünü adalet tartısından geçirerek söyledi. Hele bir konu var ki, onun haksızlığa karşı ilkelerini koruması yönündeki hassaslığını gösteren o olayı fark etmem, maalesef kendisini yitirmemizin ardından gerçekleşti. “Keşke”ler birbirini kovaladı. Bu noktada kendisinin anısı ardından özür dilemekten başka bir çarem gözükmemekte maalesef.

42 yaşında bir insan, teknolojinin bu kadar geliştiği çağda eceli ile mi ölmekte peki? Onca yaşadığı haksızlığı, nezaketi ardında yansıtmasa da, hiç mi yara almaz bir insan? Kendisini işsizlik cehennemine atan şirketin, Finans sektöründen elde ettiği kârlar gözümüzün önünden gelirken, bu soruları düşünmemizi gerektirecek çok neden var.

Banka Vitrini [1] sitesinde yazdığı son yazısında, kendisine haksızlık yapanlara şöyle sesleniyordu:

“İşsiz kalmama sebep olan, yayında ve yapımda emeği gecen eski bölge müdürüm E.Ö, Şube Müdürüm H.A.A ve Satış Yöneticim N.K sizlere artık kızmıyorum. Allah sizden razı olsun! Yaptıklarınız sayesinde kendimi yeniden oluşturdum. Sizlerle mücadele ederken kendime olan güvemin arttı, davamı da kazandım. İşten çıkartırken yazdığınız tüm savlar eliniz de patladı. Yüce Türk yargısı haksızlığı çözdü. Sizleri bundan sonrası için Allah’a havale ediyorum, benimle işiniz olmaz varsa günahınız yüce yaradan ile ahirette çözersiniz işinizi.

Halen daha mesleğini yapan ve bu ekonomide verilen saçma hedefleri tutturmak için kendi yaşamını ıskalayan bankacı arkadaşlarım yolunuz açık, işiniz kolay olsun.”

Kendisi affetse de (tabii ki kinaye yapmakta), onunla “tanış olamayanlar” affeder mi? Hayır, affetmeyeceğiz. İnsanları tehdit etmek için “birkaç liralık maliyet” olarak itham eden, oradan oraya sürükleyen, notlarını düşüren, her türlü hakareti edenler mutlaka ki yaptıklarının karşılığını bu dünyada aldılar ve alacaklar. Onlar “yaşayan ölüler” olarak bu yeryüzünün “ahiretinde” hesap vereceklerdir.

Diğer yandan Uğur Durak, insanları aşağılayanlara karşı mücadele eden, başkaldıranların tepkilerinde yaşayacaktır. Dünyayı daha yaşanılır bir yer haline getirmek için okuyan, araştıran, didinen insanların anti-depresan bağımlısı, “birkaç liralık maliyet” olarak haline getirildiği, mutlaka ki yeryüzünden silinip gidecektir.

Türkiye, doğduğu yerde doymak için didinen bir oğlunu çok erken kaybetti. Halkımızın başı sağ olsun.

Özgür Gürsoy

Okumaya devam et

Uğur Durak

B PLANIN HAZIR MI?

Published

on

Hepimizin içinde kendi amacımızı bulmaya yönelik bir arzu vardır.

Yaşadığımız her tecrübe bizi asıl hayat amacımızı bulmaya iter. Bazen anlamsızlık yaşarız, bazen sıkıntıdan bunalır, hayattan bezeriz.

İşte bunların hepsi birer habercidir.

Amacımızı nerede, nasıl bulabiliriz?

12 Kasım 2018’de bankacılık hayatım bittiğinde ( performans yetersizliği İş Kanunu 17 ve 18 ) “sudan çıkmış balık gibiydim” desem az kalır adeta dünya başıma yıkılmış gibiydi.

Aradan geçen sadece üç yıl içinde beni bankacılık sisteminin dışına atan sevgili bölge müdürüm Erol’a, şube müdürüm Aybars’a ve satış yöneticim Nurten’e sonsuz sevgi ve selamlarımı iletiyorum.

Beni ait olmadığım dünyadan, her gün kabuslar gördüğüm rüyamdan, bin bir türlü riyadan kurtardınız. Farkına varmadan bana ne büyük iyilik ettiniz. ( Bu arada davalarımız devam ediyor, hemen güzel söz yazdım diye gevşemeyin! )

Sevgili dostlar uzun zamandır yazılarıma ara verdiğim için sizlerle bir araya gelemedik. 2021 hem benim için hem de şirketim için çok güzel bir yıl oldu.

Hedef Tutulması Eğitim ve Danışmanlık büyümeye devam ediyor. Nasıl bir yoğunluğum olduğunu merak edenler için hemen anlatayım; hafta içi kurumsal eğitimler veriyorum, boş günlerim olduğunda ülkemizin çeşitli üniversite kulüplerine konuşmacı olarak katılıyorum, bir yandan koçluk seanslarım, diğer tarafta danışmanlığını yürüttüğümüz firmaların işleri…

24 saat yetmiyor artık, 25. saati yaşıyorum.

Bu arada her gün Linkedİn ve İnstagram da her sabah 07:00’de içerik paylaşıyorum. Bu anlattıklarım buz dağının görünen kısmı. Biraz da altına bakarsak günde en az 100 sayfa kitap okumaya çalışıyorum, içeriklerim için uzun saatlerimi ekran başında geçiriyorum. Sabah erken saatte sizler işe yetişmeye çalışırken sahilde yürüyüş yapıp, büyük adaya karşı kahve içiyorum. Mesai saatlerimi kendim belirlediğim için kafam rahat. Kurumsal eğitimlerimin olduğu günler ise yürüyüşlerimi akşam saatlerinde kaydırıyorum.

2017 yılında bugün yaşadığım hayatı bana anlatsalar, inanmazdım.

2018 yılında işsiz kalmam neticesinde (halk arasında kovulma) bugün ki hayatıma kavuştum.

2019 da kurduğum şirketim İstanbul’da tanınan kurumsal eğitim firmalarından biri oldu. Şirketi kurduğumdan tam beş ay sonra tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi patlak verdi ve şirketimiz pandemi sayesinde müthiş bir yükseliş trendine girdi.

Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını? Bu söz benim hayatımı yeniden kodlamamı sağladı. Bu sayede yeni doğan her güne, geceye sonsuz bir huzurla “merhaba” diyorum.

Beni bırakalım şimdilik, sizler nasılsınız?

Piyasada halen daha inatla ve ısrarla bankacılık yapan dostlardan gelen haberlere bakılırsa, mutlu bankacı kalmamış.

Sat baskısı, hedef baskısı, mobbing, gelecek kaygısı, kuş gibi maaşlar ve bunlara ek pandemi koşullarında yaşamaya çalışmak yine TOP10 listesini zorluyor.

Bu durumda nasılsınız? Mutlu musunuz?

En iyi okulları bitirdiniz, çok çalıştınız, işe girdiniz. İşe girince kariyer yapmak ve yükselmek için bu sefer kendinizle yarıştınız, daha çok satarsam daha çok yükselirim telaşına kapıldınız, gerçekte hiçbir şey ifade etmeyen unvanların büyüsüne kapıldınız. Ama mutlu değilsiniz?

7 günlük yaz tatili için 9 ay kredi kartına taksit yaptınız, en pahalı telefonu kullandınız, marka giyindiniz, lüks mekanlarda yemek yediniz, evlatlarınızı özel okullara gönderdiniz, konut kredisi ile ev sahibi olmak istediniz. Daha çok mutsuz oldunuz.

Gizli gizli ağladınız, hiç hak etmediğiniz sözlerin altında ezildiniz, tansiyon ve kalp rahatsızlığı sahibi oldunuz, psikolojik destek aldınız, ilaç kullanmaya başladınız, sorunlarınızı en yakınınıza belki eşiniz ya da anne veya babanıza açamadınız, güçlü durmak için çabaladınız. Yok yine mutluğu ıskaladınız.

Bu yazdıklarımı size yazmıyorum. Ben de hayatımın uzun bir dönemini böyle geçirdim. Mutsuzdum, mutlu olamıyordum, mutluluğun tarif dahi edemiyordum.

Çünkü A PLANLARI dünyasında yaşıyordum.

Mutlu olmak mı istiyorsunuz?

Umutlu olun.

Umutlu insan, mutlu insandır.

Umutsuz insan, mutsuz insandır.

Nedenler dünyasında A Planları ile mutsuz olmak bir seçenek.

Nasıllar dünyasında B Planları ile mutlu olmak da bir seçenek.

Siz hangisini seçmek istersiniz?

B Planınız hazır mı?

17.01.2022’de bu yılın ilk “B Planı Eğitimi” başlıyor. Gelin tanış olalım. Nasıllar dünyasında “B Planı” oluşturalım. İnanın çok zor değil. Yeter ki siz bu konuda kararlı ve umutlu olun.

17.01.2022 Pazartesi, saat 21:00’de Zoom üzerinden başlayacak bu çalışmada yer almak istiyorsanız. Yapmanız gereken [email protected] ‘a kendinizi tanıtan kısa bir mail ve iletişim bilginizi atmak.

Güzel bir gün dilerim.

Uğur Durak

Hedef Tutulması Eğitim ve Danışmanlık Kurucu

Linkedin: ugurdurak34

İnstagram: ugurdurakofficial

Okumaya devam et

Uğur Durak

KOVULMAK GÜZELDİR (Bir Bankacının Gerçek Yaşamı)

Published

on

Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. “Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

12.11.2018 tarihinde “Performans Yetersizliği” yalanı ile işsiz kaldığım da (kovulduğumda) NEDEN? sorusunun çıkmaz sokaklarında hem kendime hem de çevreme mutsuzluktan başka bir şey vermedim.

İlk 6 ay sudan çıkmış balık misali içine girdiğim değişime karşı direndim, “keşke” ile başlayan cümlelerimi bitmek tükenmez öfke nöbetleri takip etti. Hukuksal mücadelenin yavaşlığı bir yandan baskı kurarken, bir yanda da el-aleme yaşadıklarımı anlatıyordum.

İş bulmak için çok çabaladım, yine bankalara başvuru yaptım. 16 sene bankacılık yaptığım için elimden başka bir şey gelmez zannettiğim için olsa gerek. Lakin bankacılık meslek değilmiş bunu işsiz kaldığımda anladığım da hayatımın esas şokunu o zaman yaşamıştım.

İlk yıl son derece yorucu olsa da her gecenin bir sabahı olduğu gibi yavaş yavaş hayatıma güneş doğmaya başladı. Kısmen başarılı ufak girişimcilik denemeleri bir yılın sonunda ilk meyvelerini vermeye başladı. Bankacılığın mirası olan ‘psikolojik etkiler’ tam olarak düzelmese de yeniden hayata dönüşüm çok kolay olmadı.

İkinci yılı bitirdiğimde sağlığımı tekrardan kazanmış, bağımlılıklarında kurtulmuş daha mutlu olmayı başarmıştım. Eskiye göre daha az kazanıyordum, daha çok okuyor, yürüyüşler yapıp, kişisel gelişimi her geçen gün arttırmaya başlamıştım. Artık maaşlı çalışıp da hayatı ıskalamak gibi bir lüksüm yoktu. Bankada çalışırken günde 8 saat çalışıp, mesailere küfür ettiğimde ve hafta sonu mesailerinde burada ne işim var derken; kendi işimi ve hayatımı yeniden inşa etmeye başladığım günde 15 saat çalışıp daha huzurlu olmayı başarmıştım.

Sevdiğiniz işi yaparsanız, bir gün bile çalışmış sayılmazsınız.” Konfüçyüs bu sözü yüzyıllar önce söylemişti belki ama ben yeni keşfediyordum. Yazı yazmaya, yazdıklarımı yayınlamaya başladığım da ise sesime ses, gücüme güç katan birçok yeni arkadaşım olmaya başladı.

İkinci yılın bitimi, üçüncü yılın başında kendi şirketimi kurdum. İlk müşterime kestiğim faturayı ve onun üzerimde bıraktığı etkiyi anlatmaya kelimeler yetmez. Bankada çok müşterim olmuştu ama hiçbiri bana ait değildi. Hepsi bankanın müşterisiydi. Arada dağlar kadar fark vardı. Bunu yaşamadan anlayamazsınız.

Üçüncü yıl artık kendi ayaklarımın üzerinde kalmayı, hareket etmeyi ve yaşantımın geri kalanını özgürce belirlemeyi öğrenmiştim.

Bu arada arkadaşlar bankacılık sektörü muazzam bir pazar ve bu pazarda dost gözüken düşmanları da tanımış oldum. Kaan Sekban’ın dediği gibi “dostman” (dost gözüken, düşman) zihniyetli çok kişi var. Özellikle sektörün kokuşmuşluğunu, çilesini ve saçmalığını sırf şahsi menfaatleri için kullanan; sizlerin acılarından beslenen, acılarınızı sendikalara bunu bilgi diye satan, bankların karşında sizi savunmuş gibi yapıp da arkadan her türlü dümeni çeviren, mimlediği bankaları yerden yere vuran ama havaalanında özel arabayla servis veren bankalara dokunmayan çok yazar tanıdım, bankalar binlerce çalışanı çıkartırken bunu savunan çok sahte kabadayı gördüm, sizleri instagram hikayelerinde coşturup sonrasında banka yöneticileri yenen öğlen yemeklerinde sizi bahşiş diye masaya bırakan editörler tanıdım.

Tam üç yıl sürdü arınmam ve yeniden bir hayat kurmam. Bugün geçmişe dönüp baktığımda “iyi ki kovulmuşum” diyorum. Gerçi benim ki tam da kovulma sayılmaz, ben hakkımı aradım. Çalışırken “mobbing” yaşadığım için kurumu dava ettim ve onlarda ellerindeki tek silahı kullandılar. Tek atımlık barutları patladığında uyuyan devi uyandırdıklarını bilselerdi, eminim bunu yapmazlardı.

Bu yorucu gibi görünen süreç içinde kendimi yeniden kazandım. Kendi hayatını yönetemeyen hiç kimse özgür değildir. Özgürlük emek ister. Özgürlüğümü kazanmam, işsiz kalmamla başladı ve sonucundan mutlu oldum.

Konfor alanımdan çıkıp, öz-şefkatimi korumam ve öğrenme yolunda öğrenci olduğu kabul etmem çıkışı bulmamı kolaylaştırdı. Eğer ki buraya kadar okumaya devam ettiyseniz size bir tüyo vermek isterim. “Eğer yumurta içeriden kırılırsa hayat başlar. Yok, eğer yumurta dışarıdan kırılırsa işte o zaman bir hayat son bulur. Yani içten başlamayan dönüşümler ölümcüldür.” Bankacılık sektöründe işsizlik bundan sonra çok hızlı bir şekilde artacak, yumurtanızın dışardan kırılmasına müsaade etmeyin ve yarın olmadan bugünden içerden kırılması için hazırlıklarınızı tamamlayın.

İşsiz kalmama sebep olan, yayında ve yapımda emeği gecen eski bölge müdürüm E.Ö, Şube Müdürüm H.A.A ve Satış Yöneticim N.K sizlere artık kızmıyorum. Allah sizden razı olsun! Yaptıklarınız sayesinde kendimi yeniden oluşturdum. Sizlerle mücadele ederken kendime olan güvemin arttı, davamı da kazandım. İşten çıkartırken yazdığınız tüm savlar eliniz de patladı. Yüce Türk yargısı haksızlığı çözdü. Sizleri bundan sonrası için Allah’a havale ediyorum, benimle işiniz olmaz varsa günahınız yüce yaradan ile ahirette çözersiniz işinizi.

Halen daha mesleğini yapan ve bu ekonomide verilen saçma hedefleri tutturmak için kendi yaşamını ıskalayan bankacı arkadaşlarım yolunuz açık, işiniz kolay olsun. Yumurtanızı içerden çatlatmak için lütfen kendinize yatırım yapın, inanın dışarıda hayat var. Sektör öyle veya böyle sizi üzerinde taşımayacak şimdiden gerekli donanımı sağlayın yoksa çok üzülürsünüz.

Nasıl yapabilirim, nereden başlayabilirim derseniz iletişime geçebilirsiniz. Gelin tanış olalım, bildiklerimizi paylaşalım.

Ben, Uğur Durak. Bir zamanlar bankacıydım.

Saygılarımla,

Uğur Durak – Hedef Tutulması Eğitim ve Danışmanlık

www.hedeftutulmasi.com

[email protected]

instagram: ugurdurakofficial

Linkedin: Ugur Durak

Okumaya devam et

KATEGORİLER

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.