Connect with us

BANKA HABERLERİ

Sandık ve Vakıflardan BES’e aktarım

BES’e aktarılması beklenen 50 kurum çatısı altında, yaklaşık 300 bin kişinin, 40 milyar liralık emekliliğe dönük birikimi olduğu tahmin ediliyor. Yönetmelikle bu kurumlardaki birikimlerin sadece emekliliğe yönelik bölümü BES’e aktarılacak. Sağlık ve diğer hizmetler için ayrılan birikimler eski haliyle kalacak.

Published

on

Ülkemizde sosyal güvenlik her ne kadar Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) şemsiyesi altında toplansa da halen üyelerine sosyal güvenlik hizmeti vermeye çalışan sandık, vakıf ve farklı şekilde örgütlenmiş ticari yapılar mevcut. Bunlardan SGK’nın Geçici 20. Maddesi kapsamında olan banka ve sigorta sandıklarının SGK şemsiyesi altına alınması için yasal düzenleme yapıldı, fakat henüz devir gerçekleşmedi. SGK Geçici 20. Maddesinin dışında kalan küçüklü, büyüklü pek çok kurumun BES çatısı altına alınması için 2008’de bir düzenlemeyle 10 yıllık sürede 20 vakıf ve sandıktan 22 bine yakın üye BES’e geçti ve 344 milyonluk birikim sisteme aktarıldı. Geri kalan vakıf, sandık ve sair kurumların da 2023 sonuna kadar sisteme dahil olması için bir fırsat daha verilerek geçen aralık ayında yeni bir düzenleme yapıldı. Peki, gelin, BES’e aktarılması istenen bu sandık, vakıf ve sair kurumlar kimler, BES’e aktarılmasındaki motivasyon nedir, BES’e aktarım için izlenecek yol ve yöntemler neler, onu inceleyelim.

SGK GEÇİCİ 20. MADDE KAPSAMI DIŞINDA KALANLAR

Emekliliğe yönelik hizmet veren bu vakıf, sandık ve sair kurumların pek çoğu, aktüeryal hesaplamalar yapmadığı için gelecekte hizmetlerini sürdürme konusunda oluşacak riskler, emeklilik birikimlerinin BES’e aktarılmasıyla önlenmeye çalışılıyor. BES’e aktarım yapacak vakıf, sandık ve diğer kuruluşlar; SGK’nın geçici 20. maddesi kapsamı dışında kalan ve emekliliğe dönük birikim sağlayan kurumlar, diye ifade ediliyor. Bu kurumlardan bazıları vakıf, bazıları sandık, bazıları ise dernek, şirket gibi farklı şekilde örgütlenmişler. Örgütlenme açısından bir standart olmadığı gibi, üyelerine sundukları hizmetlerde de bir standart bulunmuyor. BES’e aktarılması beklenen 50 civarındaki kurumun çatısı altında, yaklaşık 300 bin kişinin, 40 milyar liralık emekliliğe dönük birikimi olduğu tahmin ediliyor. Yönetmelik ile bu kurumlardaki birikimlerin sadece emekliliğe yönelik bölümü BES’e aktarılacak. Sağlık ve diğer hizmetler için ayrılan birikimler, eski haliyle kalmaya devam edecek.

AKTARIM MOTİVASYONU

Emekliliğe yönelik hizmet vermek üzere kurulmuş sandık, vakıf ve sair kurumlar SGK şemsiyesi altında olmadıklarından denetimi yapılamıyor. Bu nedenle bu kurumlarda yönetim zafiyetleri oluşabiliyor ve birikimlerin değerlendirilmesinde ortaya çıkan sorunlar, bu kurumların mali gücünü giderek zayıflatıyor. Ayrıca bu kurumlar aktüeryal hesaplamalar yapmadıklarından, gelir-gider dengesi açısından sıkıntıya düşebiliyorlar. Peki, bu kurumların üyelerini BES’e katılmaya teşvik eden motivasyon ne olabilir? Birinci ve en önemli neden, birikimlerin şeffaf bir şekilde ve profesyoneller tarafından yönetilmesidir. İkincisi faizsiz getiri tercih eden katılımcıların bu tercihlerine uygun yatırım yapabilecek olmaları. Üçüncü olarak, birikimler BES’e aktarıldıktan sonra katılımcıların sisteme yatıracakları katkı payları için yüzde 30 devlet katkısı alabilmeleri. Dördüncüsü, vakıf ve sandıklarda geçirdikleri sürelerin ‘kazanılmış süre’ olarak emekliliğe hak kazanılacak süre hesabında dikkate alınacak olması. (Kazanılmış süre, aktarım tutarının, aktarım tarihinde geçerli olan brüt asgari ücretin aylık tutarının yüzde 10’una bölünerek bulunan ay sayısıdır. Kazanılmış süre hesabında sadece tam aylar dikkate alınacak.) Beşincisi ise, vakıf ve sandıklardan BES’e aktarılacak birikimler üzerinden gelir vergisi ödenmemesi olabilir.

BES’E AKTARIM NASIL OLACAK?

Genel adıyla vakıf ve sandık olarak bahsedilen emekliliğe yönelik taahhütte bulunan kurumlardaki birikimlerin BES’e aktarılabilmesi için öncelikle bu kurumların yetkili organlarında karar alınması gerekiyor. Buradaki karara göre üyeler, bireysel veya grup olarak aktarım yapılabiliyor. Birikimin bir kısmı veya tamamı BES’e aktarılabilir. Emeklilik birikimlerinin kişiselleştirilmiş hesaplarda takip edildiği durumlarda, SEDDK (Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu) tarafından uygun görülmesi halinde yetkili organ kararı aranmayabiliyor. İster grup olarak isterse de bireysel aktarım talebi olsun, her halükarda birikimlerin BES’e aktarılabilmesi için SEDDK onayı gerekiyor. BES’e aktarım yapılırken vakıf ve sandıkların üyelerinin adına karşılık gelen birikimler ayrıştırılarak, BES şirketi nezdinde her bir üye için ayrı hesap açılıyor.

BES’e aktarılacak tutarlar bir defada veya belli taksitler halinde nakden sisteme yatırılabilirken katılımcılar, birden fazla emeklilik şirketiyle sözleşme imzalayabiliyor. Aktarımlar üzerinden giriş aidatı veya başka bir kesinti yapılamıyor. Aktarım yapıldıktan sonra vefat ve maluliyet halleri dışında, üç yıl süreyle BES’ten çıkılamıyor ve başka şirketlere geçilemiyor. Vakıf ve sandıklardan aktarılan tutarlara devlet katkısı ödenmiyor. Sandık veya vakıflarda 10 yılı ve 56 yaşını tamamlamış olan üyeler doğrudan emeklilik gelir planına geçebiliyorlar.

FİNANSAL SİSTEMİN KAZANCI

BES’e aktarılacak vakıf ve sandıklardaki birikimlerin büyük çoğunluğu mevduat veya gayrimenkul gibi alanlarda değerlendiriliyor. BES’te birikimlerin çeşitlendirilmiş yatırımlarla daha verimli alanlarda değerlendirilmesine de olanak bulunacak. Birikimlerin finansal sisteme kazandırılmasıyla sermaye piyasalarının gelişmesine, derinleşmesine de katkı sağlanmış olacak.

“MODERN BİR EMEKLİLİK SİSTEMİNE GEÇİŞ FIRSATI SAĞLANIYOR”

Uluç İÇÖZ / SEDDK Başkan Yardımcısı ve EMG Başkanı

2021 ve 2022 yılında 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ve ilgili diğer alt mevzuatta gerçekleştirilen düzenlemeler ile 2023’e kadar dernek, vakıf, sandık, tüzel kişiliği haiz meslek kuruluşu veya sair ticaret şirketinde yer alan üyelerin emekliliğe yönelik birikimlerinin Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) aktarılmasına bir kez daha imkan sağlanmış ve aktarımın uygulama esaslarına ilişkin hususlar açığa kavuşturulmuştur. Aktarım yapan kuruluşların üyelerine, farklı statülerde klasik usulde kurulmuş yapılardan, herhangi bir hak kaybı olmaksızın, modern bir emeklilik sistemine geçiş fırsatı sağlanmaktadır. Bu kapsamda, BES’e aktarım yapan üyenin BES’e yapacağı katkılar için genel itibarıyla başta devlet katkısı olmak üzere, profesyonel fon yönetimi hizmeti, birikimlerin günlük takip kolaylığı ve vergi avantajlarından faydalanması hedeflenmektedir. Aktarım sürecinin üyelere faydaları ve süreçte öne çıkan diğer hususlar aşağıdaki şekilde ifade edilebilir.

-Katılımcıların aktarım öncesi üye olarak ilgili kuruluşlarda geçirdiği sürelerde aktarılan tutara bağlı olarak hesaplanarak BES’e aktarılmaktadır. Bu yönüyle herhangi bir süre kaybı yaşamayan ve BES’ten emeklilik süresi kazanan üyeler, BES kuralları çerçevesinde emeklilik hakkını kullanabilecektir.

-Söz konusu kuruluşlara yetim statüsünde dahil olmuş 18 yaşından küçüklerin de BES’e aktarım yapabilmesine fırsat tanınmıştır. Böylece BES’e aktarım yapılmasının önündeki tüm engeller kaldırılmaktadır.

-Aktarım yapılan kuruluşlardan halihazırda emekli aylığı almakta olan üyeler de emeklilik gelir planlarına doğrudan aktarım yaparak, BES’ten programlı geri ödeme alabilecektir.

-Aktarımdan faydalanacak üyelerin asgari üç yıl boyunca BES’te kalması gerekmektedir. Bu süre zarfında emeklilik şirketi değişikliği de yapılamayacaktır.

2022 yılında aktarımların başlaması ve ilk etapta sisteme dört-beş milyar TL dolayında bir fonun aktarılması beklenmektedir. BES’e aktarım yapan vakıf ve sandıkların sistemdeki katılımcı sayısının artışına ve daha geniş bir katılımcı tabanına ulaşılmasına vesile olacağı, böylece sistemdeki toplam tasarruf havuzunun büyüyerek ülkemizin makroekonomik istikrarına ve finansal piyasalarımızın derinleşmesine önemli katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

BANKA HABERLERİ

Yılın ilk yarısında Türkiye Finans’tan ekonomiye 93,4 milyar liralık katkı

Published

on

 Türkiye Finans Katılım Bankası 2022’nin ilk yarı yıl konsolide finansal sonuçlarını açıkladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Finans Katılım Bankası’nın toplam aktifleri geçen yıl sonuna kıyasla yüzde 23’lük artışla 141,8 milyar lira seviyesine ulaşırken ekonomiye nakdi ve gayri nakdi fonlar aracılığıyla sağladığı destek 93,4 milyar lira oldu.

Toplumun farklı kesimlerini kucaklayan fon toplama ve finansman stratejisinin olumlu sonuçlarını bu yarıyılda da alan banka, fonlama kaynakları arasında katılma hesaplarını yüzde 45’lik güçlü bir büyüme ile 65 milyar lira seviyesine çıkardı.

TL cinsinden topladığı fonları yıl başından bu yana yüzde 72 arttıran Türkiye Finans, büyük küçük demeden birikim yapmayı öne çıkaran fon toplama stratejisi sayesinde Türk lirası tasarrufların artmasına da büyük katkı sağladı.

– Türkiye Finans ‘Üretime Dönüş’ stratejisinde istikrarını sürdürüyor

Banka, piyasalara verdiği güvenin bir sonucu olarak topladığı fon miktarını geçen yıl sonuna kıyasla yüzde 27 artırarak 107,6 milyar liraya ulaştırdı. 2022’nin ilk yarısında güçlü sermaye yapısını koruma hedefine ulaşan Türkiye Finans, yasal öz kaynaklarını 13,7 milyar lira seviyesine çıkardı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Finans Genel Müdürü Murat Akşam, Türkiye Finans’ın toplumun farklı kesimlerine fayda sağlayan fon toplama ve finansman stratejimizin sonucunda fonlama araçlarında katılma hesaplarının ağırlığını güçlü bir şekilde artırmayı başardığını bildirdi.

‘Yenilikçilik gücümüzdür’ anlayışıyla ortaya koydukları ürün ve hizmetlerin başarılarında payı büyük olduğunu aktaran Akşam, ‘Çok kısa sürede devreye aldığımız Kur Korumalı TL Katılım Hesabı ve Yuvam Hesap gibi ürünler toplam fon toplama hacmimiz içerisinde Türk lirasının gücünü artırırken uzaktan müşteri edinimi gibi sektörümüzde çığır açan gelişmeler, dijital bankacılık portföyümüzde müşteri ihtiyaçlarını yer ve zamandan bağımsız karşılamayı hedefleyen servis modeli bankacılığının görünür olmasını sağladı.

Bu durum eXtra Limit, Hızlı Finansman gibi sektörümüze ve ülke ekonomisine finansman geliri yaratacak, Türkiye’de ilk ve tek olma özelliğine sahip dijital altyapısı kuvvetli ürünler geliştirmemizin önünü açtı.’ ifadelerini kullandı.

Akşam, insan odaklı bankacılık anlayışından ayrılmadan dijital bankacılık alanında yaptıkları yatırımlar sayesinde sektörde kuralları değiştiren tüm gelişmelere ilk uyum sağlayan banka olma iddiasını sürdürdüklerini belirterek, şunları kaydetti:

‘Ülkemizin dört bir yanındaki herkesin finansal hizmetlere eşit bir şekilde erişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan düzenlemeler sayesinde dijital bankacılığın tüm sınırlarını kullanıyoruz. eXtra Limit gibi sektöre öncülük eden yenilikçi ürün ve hizmetler geliştirerek müşterilerimize görünmez bankacılık kavramının konuşulmaya başlandığı yeni dünyada günlük hayatları içerisinde ek bir süreç veya zorluk yaratmadan hizmet vermeyi başarıyoruz.

Müşteri deneyiminin kusursuz olması gereken sektörümüzde ürün çeşitliliği ve teknolojik kolaylık sunarken, müşterilerimizin gün içerisinde sıklıkla gerçekleştirdiği bireysel bankacılık işlemlerini masrafsız olarak yapabilmelerini sağlıyoruz. Çünkü biz toplumun tabanına yayılan büyüme stratejimizle; büyük küçük demeden birikim yapmak isteyenlerin, üretenlerin, emek ve özveriye inananların yanında olmayı yani insan odaklı bankacılık anlayışımızı her adımımızda güçlendirmeyi önceliğimize alıyoruz.”

Türkiye’nin en büyük 12. bankası olarak ilk 10’a girme hedefini koruduklarını kaydeden Akşam, ‘Yenilikçi ürün ve hizmetler geliştirmeye devam ederek sektörde üstlendiğimiz oyun kurucu rolümüzü pekiştireceğiz. Bu duruşumuzdan aldığımız güçle, üretime ve ticarete destek odağımızdan ve insan odaklı bankacılık anlayışından ödün vermeden mevcut ekosistemimizi büyütmeyi sürdüreceğiz.’ açıklamasında bulundu.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Firma 6 ayda KKM’den %32 gelir elde etti

Published

on

KKM’lerin firmalar tarafından da yapılmasına başlanması sonucu vergi avantajı da olunca birikmiş mevduatını KKM’ye çeviren firmaların kur kazancı ile birlikte %32’lerden fazla gelir kazandığını açıklamaya başladı. Firmaların vergi avantajı da sağlandığı için reel geliri bunu da üzerinde yer aldı.

Firmanın 226 milyon lirası altı ayda 299 milyon lira oldu

KKM hesap açan firmalar KAP’a bildirim yapmaya başlarken ne kadar kazanç elde ettikleri de ortaya çıkmaya başladı. KAP’a bildirim yapan firmalardan bir altı ay önce 11.02.2022 tarihinde 16.675.000 USD mevduatını KKM’ye çevirdiğini hesap açılışında karşılığı olan 226.088.095 TL‘nin vade sonunda 11.08.2022 tarihinde 73.519.150 TL faiz ve kur karı yaptığını ana par aile birlikte parasının 299.604.715 TL olduğunu açıkladı. Firma bu durumda altı ayda %32,52 gelir elde etmiş oldu. Firma dönüşü 3 ay vadeli olarak tekrar KKM olarak devam ettiğini açıkladı.

Firmadan KAP’a yapılan açıklama şu şekilde oldu:

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Kur Korumalı Mevduat nasıl ve ne zaman bitecek?

KKM çok büyük olasılıkla 2023’te sona erecek. Büyük bir kur çalkantısını engellediği ölçüde oy kayıplarını da azaltacak. Erdoğan yönetimi olası 2023 seçimlerine kadar uzatmalarla bu yöntemi devam ettirse dahi, bütçeye getirdiği yük nedeniyle KKM’nin yıllar sürmesi mümkün değil. KKM sona erdiğinde bir kur krizi ya da ekonomik daralma bizleri bekliyor.

Published

on

Geçtiğimiz günlerde bir bankada bulunduğum kısa süre zarfında kur korumalı mevduat (KKM) dışında pek bir şey konuşulduğunu işitmedim. Aynı cümleleri bininci kez kuran müşteri temsilcisi ile onu kaygılı bakışlarla dinleyen mevduat sahibinin en son neye karar kıldıklarını bilmiyorum, ancak seçenekler arasında KKM’nin ön plana çıktığını fark etmek kolaydı.

KKM, Türkiye’nin gündeminden düşmüyor. Edirne’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleri sonrasında KKM’nin getirdiği yük ve sistemin nasıl sonlanacağı tekrar tartışılmaya başlandı. Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Kur Korumalı Mevduat sahiplerine, yani bir avuç kişiye sesleniyorum: Bizim iktidarımızda sadece ve sadece faizi alacaklar. Öyle döviz garantisi falan yok. Türkiye sömürge bir ülke değil, birilerinin sömürge alanı da değil”. Takiben Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, muhalefeti spekülatif açıklama yapmakla eleştirdi.

Birkaç soruya yanıt vererek KKM ne zaman ve nasıl sonlanacak bakalım.

KKM DOLARİZASYONU DURDURDU MU?  

Türkiye’de haneler 2018 sonrasında, Merkez Bankası’nın 2010’lu yıllarda resmetmeyi sevdiği biçimde davranmayarak Türk Lirası (TL) değer kaybederken yabancı paralara (özellikle ABD dolarına) koştular. 2018 Ağustos’undan 2021 Mart’ına kadar geçen yaklaşık iki buçuk yıllık bir süre zarfında gerçek kişilerin yabancı para mevduatları 86 milyar ABD doları seviyesinden 150 milyar ABD doları düzeyine yükseldi. Bu artış sonraki aylarda durdu. 2022’de ilk yedi ayda (KKM sonrasında) gerçek kişilerin yabancı para mevduatları 130 milyar dolar seviyesine geriledi.

Merkez Bankası verilerine göre 2022 yılında toplamda yabancı para mevduatları seviyesinde (gerçek ve tüzel kişiler) 30 milyar dolara yaklaşan bir çözülme görüyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı da Kılıçdaroğlu’na cevap yetiştirmeye çalışırken KKM kapsamındaki mevduat büyüklüğünün toplam vadeli mevduat hesaplarının yarısına yaklaştığını açıkladı. Bu verilere dayanarak varlık dolarizasyonunun durduğunu belirtmek mümkün görünüyor.

Söz konusu tespite yapılan itiraz, KKM’nin dövize endekslenmiş bir mevduat olduğu, bu nedenle dolarlaşmanın durduğunu (bir süreliğine askıya alındığını) söylemenin uygun olmadığıdır. Bu noktada kur korumasına karşın TL varlık tutmanın performatif bir yanı olduğunu hatırlatmak gerekli. Elbette, KKM sona erdiğinde dövize olan talepte hızlı bir artış gerçekleşebilir. Ancak geçen zaman zarfında mevduat yapısındaki TL ağırlığı paranın değer kaybını yavaşlatıcı bir rol oynamaya devam edebilir. ABD doları TL karşısında 2021 Aralık ayındaki rekoru geçtiğimiz ay tazeleyince ve yükselmeye devam ederken “biz bu haltı niye yiyoruz?” yorumları gelmeye devam ediyor. Ancak arada geçen ayların ekonomi yönetimi ve bazı şirketler açısından altın değerinde olduğu atlanıyor. Kısaca ekonomi yönetimi TL değer kaybını zamana yayıyor, esas amaç onlar nezdinde hasıl oluyor.

Şunu söylemeye çalışıyorum: 1990’larda sabit kur rejimlerindeki krizler büyük finansal çöküşlere uzanıyor, ani değer kayıpları sonrasında uzun süren resesyonlar gözlemleniyordu. Değer kaybını zamana yaymak, sonu çalkantıyla bitecek olsa dahi bir anlam taşıyor. Kazanılan zaman ekonomi yönetimi daha ferah bir politika alanına kavuşana kadar destek rolü oynayabilir.

KKM KUR RİSKİNİ NASIL TOPLUMSALLAŞTIRDI?  

Ekonomi yönetiminin kazandığı zaman ve alanın bir bedeli yok mu? Var. Oldukça ağır bir bedeli mevcut.

KKM uygulaması için servet transferi eleştirilerinde bulunulmasının arkasında Türkiye’deki mevduat yapısı ve şirketlere koruma sağlanması yatıyor. Esasen döviz birikimi olan ve Türkiye standartlarında yüksek birikime sahip olan gerçek kişi sayısı nüfusa oranla çok az ve korunanlar bu kesimler. Ancak bir o kadar önemli olan nokta kur korumalı mevduata geçen şirketlere tanınan vergi muafiyeti ve finansal risk karşısındaki koruma.

Ek bütçeye getirilen kalemi ve vergi muafiyetlerini de düşünürsek bir yıl içinde 100 milyar TL’ye yaklaşacak bir yükten bahsediyoruz (resmi rakamlar ve ek bütçede öngörülenler üzerinden). Bu yük artabilir. Çünkü varlıklı kesimlerin riskinin ve şirketlerin muhtemel kayıplarının toplumsallaştırılması olarak tarif edilmesi gereken bu süreç, riski devletin üstlenmesi ile gerçekleşiyor. Bilindiği üzere faiz getirisi TL’nin değer kaybından daha az ise aradaki farkı Hazine ve Merkez Bankası karşılıyor.

Dikkat edilmesi gerekirse şirketlerin borçlarının kamunun üzerine aktarılmasından değil, döviz pozisyonundan vazgeçtikleri için oluşacak kayıpların devlet bütçesinden karşılanmasından söz ediyorum. Aslında, gelecekte oluşacak fark üzerinden hesaplanan ve döviz varlığına sahip olan (ya da döviz alması engellenmek istenen) gerçek ve tüzel kişilere herkesin cebinden yapılan ve bugünden bilinemeyen, miktarı belirsiz bir aktarımdan söz ediyoruz. Kimsenin toplamı bilemeyeceği ve bilançoda ancak iş işten geçtikten sonra maliyeti açığa çıkan bir aktarım bu. Bu nedenle de bilanço dışı politika yapımının başka bir güzide örneği olarak tarih sayfalarına not düşülmüş oluyor.

KKM, NASIL VE NE ZAMAN BİTECEK? 

Şimdi en önemli noktaya gelebiliriz. Muhalefet liderinin bir atom bombası olarak da tarif ettiği KKM çok büyük olasılıkla 2023’te sona erecek. Büyük bir kur çalkantısını engellediği ölçüde oy kayıplarını da azaltacak. Erdoğan yönetimi olası 2023 seçimlerine kadar uzatmalarla bu yöntemi devam ettirse dahi, bütçeye getirdiği yük nedeniyle KKM’nin yıllar sürmesi mümkün değil.

Altılı masa olarak da anılan restorasyon blokunun ekonomi kurmayları da faiz artışına gidileceğini ve ekonomik istikrar sağlanacağını ima ederken, KKM’ye gerek kalmayacak bir ortamın tesis edileceğini söylemiş oluyorlar. Ya da Kılıçdaroğlu örneğinde görüldüğü gibi KKM’ye derhal son verileceğini ifade edenlere de rastlamak mümkün.

Lakin (uzatmalarla ve başka büyük bir alt üst oluş yaşanmazsa) 2023’te seçimlerden hemen sonra ya da kısa bir süre sonra sonlandırılacak bu sistemde korumadan mahrum bırakılan para nereye akacak? Toplam vadeli mevduatların (2023 için konuşacak olursak) yarıdan fazlası kur riskine karşı korunmadığında yeni bir dövize hücum yaşanmayacak mı?

Bunu engellemenin yolu çok sert bir faiz artışı ile para (ve elbette para-sermaye) sahiplerine yüksek getiri sunulmasından, Türk Lirası cinsi finansal varlık tutmayı tercih edilebilir hale getirmekten geçiyor. Bahsettiğim tarzda bir faiz artışı ile Türkiye ekonomisinin resesyona gireceği de kesinlik arz ediyor.

Sıkıştırıldığımız köşeden kurtuluşun kolay olmayacağı açık. Fakat sopalı bir seçim sürecine girerken, verdiği oyu koruması da istenen, kendisini tehlikeye atıp komşusunu da ikna etmesi arzulananlara ekonomik daralma (acı reçete, muhtemel iş kaybı ve hayat standartlarında birkaç yıllığına düşüş) pazarlamak iyi bir yöntem olmasa gerek. Muhalefet partileri KKM’nin arazlarını anlatmaya devam edebilir, ancak para politikasına sıkıştırılmış teknik ana akım ekonomi muhalefeti de, “öyle garanti falan yok” çıkışları da bankada KKM’nin faydalarını anlatmakla görevli bireysel müşteri temsilcisinin cümleleri karşısında etkili olma şansına henüz sahip değiller. KKM’nin bir yılı dolduğunda durum değişecek mi, göreceğiz.

Kısacası, KKM sona erdiğinde bir kur krizi ya da ekonomik daralma bizleri bekliyor. Boyutlarını küresel koşullar ve Türkiye sermayesine ve devletine dışarıdan verilecek (ya da verilmeyecek) destek; o dönemki maliyeti kimin karşılayacağını ise toplumsal mücadele belirleyecek.

Ali Rıza GÜNGEN – Duvar

Okumaya devam et

KATEGORİLER

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.