Connect with us

BANKA HABERLERİ

BDDK, Dolarizasyonun önünü kesmek için firmaları hedef aldı

Published

on

Bankalarda bulunan toplam mevduatın USD karşılığı 405 milyar USD. Bunun 235 milyar USD’lik kısmı döviz mevduatlarında bulunuyor. Bankalardaki 235 milyar USD Döviz Mevduatın 150 milyar USD’lik kısmı Gerçek Kişilere ait; 79,5 milyar USD’si Ticari Kuruluşlara ait; 5 milyar USD’de Resmi Kurumlara ait. BDDK, kendisine göre Ticari işletmelerin elinde bulunan 79,5 milyar USD’nin köpüğünü almak için yeni bir hamle attı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bugün ( 24.06.2022 ) yaptığı düzenleme ile firmaların yabancı para nakdi varlıklarının Türk Lirası karşılığının 15 milyon TL’nin üzerinde olması halinde, bu şirketlerin yabancı para nakdi varlıklarının, en güncel finansal tablolarına göre aktif toplamından veya son 1 yıllık net satış hasılatından (cirosundan) büyük olanının yüzde 10’unu aşması durumunda, söz konusu şirketlere TL cinsinden yeni bir nakdi ticari kredi kullandırılmamasına karar verdi. Yani firmanın nakdi varlıkları veya cirosu 15 milyon TL altında olmak şartı ile bu büyüklüğü aşacak yabancı para mevduatı %10 fazlasını aşamaz denmekte. 15 milyon TL’lik sınır KOBİ kapsamında firmaların hedef alındığını göstermekte.

BDDK bunu niye yaptı?

Son yıllarda dolarizasyon hızla artınca aslında TCMB ve BDDK başta olmak üzere resmi kurumlar bunu önlemek için çeşitli kararları uygulamaya koymuşlardı. Döviz üzerinden ticarette yabancı para çek kullanımının kısıtlanması; Ticari Kredi karşılıkların artırılması; İhracat bedellerinin %40’ını Merkez Bankasına ve %30’unu piyasadaki bankalara bozdurulması üstelik karşılığında bir ay döviz alınmasının yasaklanması; Müşterilere FX ekranlarının kapatılması; Bankalarda Döviz işlemlerinin 10:00-16:00 arasında yapılmaya başlanması; Kur Korumalı Hesaplar ( ki önemli bir kısmı TL mevduatların dönüştürülmesinden kaynaklanıyordu ); gibi daha çok bankalar üzerinden yapılan düzenlemeler Dolarizasyonun önünü kesmede yetersiz kalınca ekonomi kurmayları şirketlerdeki fazladan alınmış dövizin peşine düştü. Bu düzenlemeyi bu yönden düşünmek lazım. Zira son yıllarda şirketlerin bankalardan kredi kullanıp döviz aldıkları fazlaca dillendirilir olmuştu. Aslında sınırlama Dış Ticaret İşlemi olmayan firmaların döviz almaması yönünde olması gerektiği görüşündeyim ama düzenleme tüm firmaları kapsadı. Mantık şu; bir firma cirosundan daha fazla yabancı para varlığı var ise bu firma ticarette kullanacağı kaynağı döviz alarak değerlendirmiş dolayısı ile dolarizasyona katkıda bulunmuş yargısına varılmış ve bunun önü düzenleme ile kesilmiş oldu. Bir an düşünelim 15 milyon TL cirosu olan bir toptancının 2 milyon USD mevduatı var. Bu ne demektir; ticari işlemlerde kullanılacak kaynağın önemli bir kısmı ile döviz alınmış ve ticaret yerine kur karı beklentisi ile pozisyon alınmış demektir. İşte ekonomi kurmayları da bunun ticarete ters olduğunu dövize geçerek ekonomiye zarar verildiğini dolayısı ile bu paranın TL’ye dönülerek tekrar ticarette kullanılması hedeflenmekte. Ayrıca görünen şu ki firma TL kredi kullanarak ticari işlemlerde değil döviz olarak piyasayı da olumsuz etkiliyorsun bu nedenle koyduğum kuralı sağlayana kadar TL kredi kullanma para gerekiyor ise döviz boz demek istiyor.

Bankaların da işi zorlaştı

Bankalar uzun zamandır kullandırılan krediler ile döviz alınmayacağı yönünde firmalardan taahhütname alıyordu. Önümüzdeki haftadan itibaren belli ki “cirom 15 milyon TL’yi aşmadı ve bu tutarın %10 fazlası ile firmamda döviz bulundurmayacağım” mealinde yeni bir taahhütname almaya başlayacak. Zira; BDDK’nın kuralını sağlayamayan firmaya Banka TL kredi kullandırmayacak. Bankaların elinde ise henüz 2022 ilk çeyrek mali veriler var. Uygulama son 12 aylık güncel ciro üzerinden işleyecek. Bankalar firmaların kullandığı toplam kredileri görebildikleri gibi toplam mevduatları da Kredi Kayıt Bürosu – FİNDEKS‘den raporlayabiliyor. Artık yeni sistemde kredi kullandırmadan önce buradaki toplam TL krediler ve Yabancı Para mevduat raporları daha çok önemli hale geldi. Tabi bankalar her kredi talepte bu raporu alacakları için firmalardan da ek komisyon alacaklar.

Uygulama başarıya ulaşır mı?

24.06.2022 itibarıyla bankalarda bulunan yaklaşık 80 milyar USD’lik Ticari Mevduatın ne kadarı BDDK’nın bu düzenlemesinden etkilenecek hep birlikte göreceğiz. Zira; Ticari işletmelerin de kapsam içine alındığı ve 17 Haziran 2022 itibarıyla 992 milyar TL biriken Kur Korumalı Hesapların-KKH dönüşleri başlayacağı bu günlerde bazı Ticari Mevduatları bu yeni düzenlemeye takılarak dövize dönemeyecek. GES uygulamasında 6,6 milyar TL talep geldi ve hedeflenen tutarın altında kaldı. BDDK’nın yeni düzenlemeye ilk tepki piyasaların kapanması ve sığ olmasının etkisi ile dövizde %5’lere varan kayıplar yaşatsa da bunun kalıcı olup olamadığı pazartesi piyasalar açılınca test edilmiş olacak.

Düzenleme Piyasayı nasıl etkiler?

KOBİ’lerden az sayılmayacak önemli sayıda firma piyasalardaki belirsizlik ve durgunluk nedeni ile ticarette kullandığı paranın dövize dönmüştü. Uygulama ile cirosu 15 milyon TL altında olan ve bu tutarın %10 üzerinde mevduatı olan ki bu sınır 16,5 milyon TL demektir ki kabaca 1 milyon USD’ye denk gelmekte ki bunun üzerinde mevduat tutan KOBİ’ler bu paraları ya ticarette kullanacak ya da TL’ye dönecek. Tabi düzenleme bu kurala uymayan firmalara TL kredi kullanamama dışında bir yaptırım kapsamıyor. Ama bu tür mevduatlara ek yaptırımlar gelir ise şaşırmamak lazım. Tabi burada firmanın ithalat ödemesi var ise ne olacak veya döviz ödemesi var ise ödemeyi erkene çekme gibi bir durum söz konusu olabilir. Piyasa yeni koşula hızlıca uyum sağlar ama bazı firmaları zorlayacağı da kesin. Ekonomi kurmaylar; Türkiye’deki KOBİ’lerin çok profesyonelce yönetildiğini; finansal yapılarının çok güçlü olduğunu, ani şoklara hazır olduğunu düşünerek bu tür değişiklikler yapılıyor ise çok büyük yanılgı içinde olduklarını söyleyebilirim. KOBİ’ler ile ilgili düzenleme yapılacağı zaman dikkatli olmalı. Üzerlerine fazla gitmeyelim, bu firmalar aile şirketi olduğu için zaten çoğu pandemi nedeni ile ağır hasarlı; cepten yiyor. KOBİ’ler sarsılır ise, ani bir şekilde ekonomi dışına itmiş oluruz biline.

Uygulama alanı genişler ise büyük firmalar da olumsuz etkilenir

Ağırlıklı KOBİ’ler zor durumda kalır dedik ama uygulama kapsamı genişletilir ise KOBİ’ler kadar başta BİST’de işlem gören onlarca firma olmak üzere döviz net pozisyonu fazla olan firmalar da yeni uygulamadan olumsuz etkilenir. Zira başta BİST’te faaliyet gösteren onlarca firmanın net pozisyon fazlalığı var. Zira bu firmaların çoğu aynı zamanda ithalatçı olduğu için ihtiyatta fazladan döviz pozisyon tutarak faaliyetini sürdürüyordu. Uygulamanın detayları tam netleşmediği için haftaya bankalarda yeni bir kargaşa yaşanması kesin gibi. Haftaya TL KOBİ Ticari kredilerin durma noktasına gelmesine kimse şaşırmasın. Zira bankaların altyapıları henüz firmaların net döviz pozisyonunu test edip krediye uygunluk verecek düzeyde değil. Banka Bilgi işleme yine fazladan mesai düşecek gibi. Bankalar henüz çoğu firmadan 2022 ilk çeyrek mali verileri alıp sistemlerine dahi girmiş değil. Bilinen bir şey var ise o da her zamanki gibi bankalar firmalardan Taahhütname alarak ilerde oluşabilecek olumsuzluklardan kendilerini kurtarma yoluna gidecekler.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com

BANKA HABERLERİ

Yılın ilk yarısında Türkiye Finans’tan ekonomiye 93,4 milyar liralık katkı

Published

on

 Türkiye Finans Katılım Bankası 2022’nin ilk yarı yıl konsolide finansal sonuçlarını açıkladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Finans Katılım Bankası’nın toplam aktifleri geçen yıl sonuna kıyasla yüzde 23’lük artışla 141,8 milyar lira seviyesine ulaşırken ekonomiye nakdi ve gayri nakdi fonlar aracılığıyla sağladığı destek 93,4 milyar lira oldu.

Toplumun farklı kesimlerini kucaklayan fon toplama ve finansman stratejisinin olumlu sonuçlarını bu yarıyılda da alan banka, fonlama kaynakları arasında katılma hesaplarını yüzde 45’lik güçlü bir büyüme ile 65 milyar lira seviyesine çıkardı.

TL cinsinden topladığı fonları yıl başından bu yana yüzde 72 arttıran Türkiye Finans, büyük küçük demeden birikim yapmayı öne çıkaran fon toplama stratejisi sayesinde Türk lirası tasarrufların artmasına da büyük katkı sağladı.

– Türkiye Finans ‘Üretime Dönüş’ stratejisinde istikrarını sürdürüyor

Banka, piyasalara verdiği güvenin bir sonucu olarak topladığı fon miktarını geçen yıl sonuna kıyasla yüzde 27 artırarak 107,6 milyar liraya ulaştırdı. 2022’nin ilk yarısında güçlü sermaye yapısını koruma hedefine ulaşan Türkiye Finans, yasal öz kaynaklarını 13,7 milyar lira seviyesine çıkardı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Finans Genel Müdürü Murat Akşam, Türkiye Finans’ın toplumun farklı kesimlerine fayda sağlayan fon toplama ve finansman stratejimizin sonucunda fonlama araçlarında katılma hesaplarının ağırlığını güçlü bir şekilde artırmayı başardığını bildirdi.

‘Yenilikçilik gücümüzdür’ anlayışıyla ortaya koydukları ürün ve hizmetlerin başarılarında payı büyük olduğunu aktaran Akşam, ‘Çok kısa sürede devreye aldığımız Kur Korumalı TL Katılım Hesabı ve Yuvam Hesap gibi ürünler toplam fon toplama hacmimiz içerisinde Türk lirasının gücünü artırırken uzaktan müşteri edinimi gibi sektörümüzde çığır açan gelişmeler, dijital bankacılık portföyümüzde müşteri ihtiyaçlarını yer ve zamandan bağımsız karşılamayı hedefleyen servis modeli bankacılığının görünür olmasını sağladı.

Bu durum eXtra Limit, Hızlı Finansman gibi sektörümüze ve ülke ekonomisine finansman geliri yaratacak, Türkiye’de ilk ve tek olma özelliğine sahip dijital altyapısı kuvvetli ürünler geliştirmemizin önünü açtı.’ ifadelerini kullandı.

Akşam, insan odaklı bankacılık anlayışından ayrılmadan dijital bankacılık alanında yaptıkları yatırımlar sayesinde sektörde kuralları değiştiren tüm gelişmelere ilk uyum sağlayan banka olma iddiasını sürdürdüklerini belirterek, şunları kaydetti:

‘Ülkemizin dört bir yanındaki herkesin finansal hizmetlere eşit bir şekilde erişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan düzenlemeler sayesinde dijital bankacılığın tüm sınırlarını kullanıyoruz. eXtra Limit gibi sektöre öncülük eden yenilikçi ürün ve hizmetler geliştirerek müşterilerimize görünmez bankacılık kavramının konuşulmaya başlandığı yeni dünyada günlük hayatları içerisinde ek bir süreç veya zorluk yaratmadan hizmet vermeyi başarıyoruz.

Müşteri deneyiminin kusursuz olması gereken sektörümüzde ürün çeşitliliği ve teknolojik kolaylık sunarken, müşterilerimizin gün içerisinde sıklıkla gerçekleştirdiği bireysel bankacılık işlemlerini masrafsız olarak yapabilmelerini sağlıyoruz. Çünkü biz toplumun tabanına yayılan büyüme stratejimizle; büyük küçük demeden birikim yapmak isteyenlerin, üretenlerin, emek ve özveriye inananların yanında olmayı yani insan odaklı bankacılık anlayışımızı her adımımızda güçlendirmeyi önceliğimize alıyoruz.”

Türkiye’nin en büyük 12. bankası olarak ilk 10’a girme hedefini koruduklarını kaydeden Akşam, ‘Yenilikçi ürün ve hizmetler geliştirmeye devam ederek sektörde üstlendiğimiz oyun kurucu rolümüzü pekiştireceğiz. Bu duruşumuzdan aldığımız güçle, üretime ve ticarete destek odağımızdan ve insan odaklı bankacılık anlayışından ödün vermeden mevcut ekosistemimizi büyütmeyi sürdüreceğiz.’ açıklamasında bulundu.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Firma 6 ayda KKM’den %32 gelir elde etti

Published

on

KKM’lerin firmalar tarafından da yapılmasına başlanması sonucu vergi avantajı da olunca birikmiş mevduatını KKM’ye çeviren firmaların kur kazancı ile birlikte %32’lerden fazla gelir kazandığını açıklamaya başladı. Firmaların vergi avantajı da sağlandığı için reel geliri bunu da üzerinde yer aldı.

Firmanın 226 milyon lirası altı ayda 299 milyon lira oldu

KKM hesap açan firmalar KAP’a bildirim yapmaya başlarken ne kadar kazanç elde ettikleri de ortaya çıkmaya başladı. KAP’a bildirim yapan firmalardan bir altı ay önce 11.02.2022 tarihinde 16.675.000 USD mevduatını KKM’ye çevirdiğini hesap açılışında karşılığı olan 226.088.095 TL‘nin vade sonunda 11.08.2022 tarihinde 73.519.150 TL faiz ve kur karı yaptığını ana par aile birlikte parasının 299.604.715 TL olduğunu açıkladı. Firma bu durumda altı ayda %32,52 gelir elde etmiş oldu. Firma dönüşü 3 ay vadeli olarak tekrar KKM olarak devam ettiğini açıkladı.

Firmadan KAP’a yapılan açıklama şu şekilde oldu:

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Kur Korumalı Mevduat nasıl ve ne zaman bitecek?

KKM çok büyük olasılıkla 2023’te sona erecek. Büyük bir kur çalkantısını engellediği ölçüde oy kayıplarını da azaltacak. Erdoğan yönetimi olası 2023 seçimlerine kadar uzatmalarla bu yöntemi devam ettirse dahi, bütçeye getirdiği yük nedeniyle KKM’nin yıllar sürmesi mümkün değil. KKM sona erdiğinde bir kur krizi ya da ekonomik daralma bizleri bekliyor.

Published

on

Geçtiğimiz günlerde bir bankada bulunduğum kısa süre zarfında kur korumalı mevduat (KKM) dışında pek bir şey konuşulduğunu işitmedim. Aynı cümleleri bininci kez kuran müşteri temsilcisi ile onu kaygılı bakışlarla dinleyen mevduat sahibinin en son neye karar kıldıklarını bilmiyorum, ancak seçenekler arasında KKM’nin ön plana çıktığını fark etmek kolaydı.

KKM, Türkiye’nin gündeminden düşmüyor. Edirne’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleri sonrasında KKM’nin getirdiği yük ve sistemin nasıl sonlanacağı tekrar tartışılmaya başlandı. Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Kur Korumalı Mevduat sahiplerine, yani bir avuç kişiye sesleniyorum: Bizim iktidarımızda sadece ve sadece faizi alacaklar. Öyle döviz garantisi falan yok. Türkiye sömürge bir ülke değil, birilerinin sömürge alanı da değil”. Takiben Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, muhalefeti spekülatif açıklama yapmakla eleştirdi.

Birkaç soruya yanıt vererek KKM ne zaman ve nasıl sonlanacak bakalım.

KKM DOLARİZASYONU DURDURDU MU?  

Türkiye’de haneler 2018 sonrasında, Merkez Bankası’nın 2010’lu yıllarda resmetmeyi sevdiği biçimde davranmayarak Türk Lirası (TL) değer kaybederken yabancı paralara (özellikle ABD dolarına) koştular. 2018 Ağustos’undan 2021 Mart’ına kadar geçen yaklaşık iki buçuk yıllık bir süre zarfında gerçek kişilerin yabancı para mevduatları 86 milyar ABD doları seviyesinden 150 milyar ABD doları düzeyine yükseldi. Bu artış sonraki aylarda durdu. 2022’de ilk yedi ayda (KKM sonrasında) gerçek kişilerin yabancı para mevduatları 130 milyar dolar seviyesine geriledi.

Merkez Bankası verilerine göre 2022 yılında toplamda yabancı para mevduatları seviyesinde (gerçek ve tüzel kişiler) 30 milyar dolara yaklaşan bir çözülme görüyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı da Kılıçdaroğlu’na cevap yetiştirmeye çalışırken KKM kapsamındaki mevduat büyüklüğünün toplam vadeli mevduat hesaplarının yarısına yaklaştığını açıkladı. Bu verilere dayanarak varlık dolarizasyonunun durduğunu belirtmek mümkün görünüyor.

Söz konusu tespite yapılan itiraz, KKM’nin dövize endekslenmiş bir mevduat olduğu, bu nedenle dolarlaşmanın durduğunu (bir süreliğine askıya alındığını) söylemenin uygun olmadığıdır. Bu noktada kur korumasına karşın TL varlık tutmanın performatif bir yanı olduğunu hatırlatmak gerekli. Elbette, KKM sona erdiğinde dövize olan talepte hızlı bir artış gerçekleşebilir. Ancak geçen zaman zarfında mevduat yapısındaki TL ağırlığı paranın değer kaybını yavaşlatıcı bir rol oynamaya devam edebilir. ABD doları TL karşısında 2021 Aralık ayındaki rekoru geçtiğimiz ay tazeleyince ve yükselmeye devam ederken “biz bu haltı niye yiyoruz?” yorumları gelmeye devam ediyor. Ancak arada geçen ayların ekonomi yönetimi ve bazı şirketler açısından altın değerinde olduğu atlanıyor. Kısaca ekonomi yönetimi TL değer kaybını zamana yayıyor, esas amaç onlar nezdinde hasıl oluyor.

Şunu söylemeye çalışıyorum: 1990’larda sabit kur rejimlerindeki krizler büyük finansal çöküşlere uzanıyor, ani değer kayıpları sonrasında uzun süren resesyonlar gözlemleniyordu. Değer kaybını zamana yaymak, sonu çalkantıyla bitecek olsa dahi bir anlam taşıyor. Kazanılan zaman ekonomi yönetimi daha ferah bir politika alanına kavuşana kadar destek rolü oynayabilir.

KKM KUR RİSKİNİ NASIL TOPLUMSALLAŞTIRDI?  

Ekonomi yönetiminin kazandığı zaman ve alanın bir bedeli yok mu? Var. Oldukça ağır bir bedeli mevcut.

KKM uygulaması için servet transferi eleştirilerinde bulunulmasının arkasında Türkiye’deki mevduat yapısı ve şirketlere koruma sağlanması yatıyor. Esasen döviz birikimi olan ve Türkiye standartlarında yüksek birikime sahip olan gerçek kişi sayısı nüfusa oranla çok az ve korunanlar bu kesimler. Ancak bir o kadar önemli olan nokta kur korumalı mevduata geçen şirketlere tanınan vergi muafiyeti ve finansal risk karşısındaki koruma.

Ek bütçeye getirilen kalemi ve vergi muafiyetlerini de düşünürsek bir yıl içinde 100 milyar TL’ye yaklaşacak bir yükten bahsediyoruz (resmi rakamlar ve ek bütçede öngörülenler üzerinden). Bu yük artabilir. Çünkü varlıklı kesimlerin riskinin ve şirketlerin muhtemel kayıplarının toplumsallaştırılması olarak tarif edilmesi gereken bu süreç, riski devletin üstlenmesi ile gerçekleşiyor. Bilindiği üzere faiz getirisi TL’nin değer kaybından daha az ise aradaki farkı Hazine ve Merkez Bankası karşılıyor.

Dikkat edilmesi gerekirse şirketlerin borçlarının kamunun üzerine aktarılmasından değil, döviz pozisyonundan vazgeçtikleri için oluşacak kayıpların devlet bütçesinden karşılanmasından söz ediyorum. Aslında, gelecekte oluşacak fark üzerinden hesaplanan ve döviz varlığına sahip olan (ya da döviz alması engellenmek istenen) gerçek ve tüzel kişilere herkesin cebinden yapılan ve bugünden bilinemeyen, miktarı belirsiz bir aktarımdan söz ediyoruz. Kimsenin toplamı bilemeyeceği ve bilançoda ancak iş işten geçtikten sonra maliyeti açığa çıkan bir aktarım bu. Bu nedenle de bilanço dışı politika yapımının başka bir güzide örneği olarak tarih sayfalarına not düşülmüş oluyor.

KKM, NASIL VE NE ZAMAN BİTECEK? 

Şimdi en önemli noktaya gelebiliriz. Muhalefet liderinin bir atom bombası olarak da tarif ettiği KKM çok büyük olasılıkla 2023’te sona erecek. Büyük bir kur çalkantısını engellediği ölçüde oy kayıplarını da azaltacak. Erdoğan yönetimi olası 2023 seçimlerine kadar uzatmalarla bu yöntemi devam ettirse dahi, bütçeye getirdiği yük nedeniyle KKM’nin yıllar sürmesi mümkün değil.

Altılı masa olarak da anılan restorasyon blokunun ekonomi kurmayları da faiz artışına gidileceğini ve ekonomik istikrar sağlanacağını ima ederken, KKM’ye gerek kalmayacak bir ortamın tesis edileceğini söylemiş oluyorlar. Ya da Kılıçdaroğlu örneğinde görüldüğü gibi KKM’ye derhal son verileceğini ifade edenlere de rastlamak mümkün.

Lakin (uzatmalarla ve başka büyük bir alt üst oluş yaşanmazsa) 2023’te seçimlerden hemen sonra ya da kısa bir süre sonra sonlandırılacak bu sistemde korumadan mahrum bırakılan para nereye akacak? Toplam vadeli mevduatların (2023 için konuşacak olursak) yarıdan fazlası kur riskine karşı korunmadığında yeni bir dövize hücum yaşanmayacak mı?

Bunu engellemenin yolu çok sert bir faiz artışı ile para (ve elbette para-sermaye) sahiplerine yüksek getiri sunulmasından, Türk Lirası cinsi finansal varlık tutmayı tercih edilebilir hale getirmekten geçiyor. Bahsettiğim tarzda bir faiz artışı ile Türkiye ekonomisinin resesyona gireceği de kesinlik arz ediyor.

Sıkıştırıldığımız köşeden kurtuluşun kolay olmayacağı açık. Fakat sopalı bir seçim sürecine girerken, verdiği oyu koruması da istenen, kendisini tehlikeye atıp komşusunu da ikna etmesi arzulananlara ekonomik daralma (acı reçete, muhtemel iş kaybı ve hayat standartlarında birkaç yıllığına düşüş) pazarlamak iyi bir yöntem olmasa gerek. Muhalefet partileri KKM’nin arazlarını anlatmaya devam edebilir, ancak para politikasına sıkıştırılmış teknik ana akım ekonomi muhalefeti de, “öyle garanti falan yok” çıkışları da bankada KKM’nin faydalarını anlatmakla görevli bireysel müşteri temsilcisinin cümleleri karşısında etkili olma şansına henüz sahip değiller. KKM’nin bir yılı dolduğunda durum değişecek mi, göreceğiz.

Kısacası, KKM sona erdiğinde bir kur krizi ya da ekonomik daralma bizleri bekliyor. Boyutlarını küresel koşullar ve Türkiye sermayesine ve devletine dışarıdan verilecek (ya da verilmeyecek) destek; o dönemki maliyeti kimin karşılayacağını ise toplumsal mücadele belirleyecek.

Ali Rıza GÜNGEN – Duvar

Okumaya devam et

KATEGORİLER

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.