Connect with us

EKONOMİ

BÜLTEN : Konut fiyatlarında zirve görüldü!

Published

on

  • TCMB’nin olağan Haziran ayı Para Politikası Kurulu kararı, dün Türk Mali piyasalarının bir numaralı gündem maddesi idi. TCMB piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizini %14 seviyesinde sabit tuttu. Karar öncesinde ufak da olsa indirim ihtimali üzerinde de duruluyordu. Karar ardından yayımlanan politika metninde, 1 hafta vadeli repo faizinin politika aracı olma özelliği her geçen toplantıda daha da fazla yitirmeye başladığını gördük.  Keza, TCMB sıkılaştırma olarak likidite ve teminat politikalarını kullanmaya devam edeceğini söylüyor. Makro ihtiyati tedbirler kapsamında önümüzdeki dönemde ihtiyaç olması halinde TCMB’nin zorunlu karşılık oranlarını ve yeni uygulamaya aldığı bankaların uzun vadeli tahvil alma zorunluluğu (teminat havuzu) daha fazla artırabileceği düşünüyoruz. Böylelikle, faiz artırmadan dolaylı yollar ile aynı etki yaratılmış olacak.  
  • PPK kararının piyasa etkisi ise nötr oldu. Karar öncesi 17,35 seviyelerinde yatay bir seyir izleyen USDTRY kurunun, karar ardından da önemli bir değişiklik kaydetmediğini gördük. Döviz piyasasında kamunun satıcı, cari açık amaçlı kurumsal yatırımcıların ise alıcı olduğunu; dengelerin ise ‘bozuk’ olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. BIST100 endeksi dün günü %1,21 , bankacılık endeksi ise %2,4 düşüşle tamamladı. CDS risk primi hafif de olsa gerileyerek psikolojik 800 seviyesinin altını test etti. 
  • BDDK, dün geç saatlerde konut sektörü başta olmak üzere çok sayıda önlem açıkladı. En basit şekli ile, konut fiyatı arttıkça kullanılabilecek konut kredisi tutarı da azalacak. Konut değeri 2 milyon TL’nin altında olan konutlar için %90 konut kredisi kullanımı devam edecek. Konut değeri 2-5 milyon TL arasında olan konutlar için kredi değer oranı %70 olarak belirlendi. Konut değeri 5-10 milyon TL arasında olan konutlar için kredi değeri azami 3.5 milyon TL olarak belirlendi. Konut değeri 10 milyon TL üzerinde olan konutlar için ise konut kredisi imkanı bulunmuyor.
  • Bu hamlenin konut sektörünü yavaşlatmasını kuvvetle muhtemel görüyoruz. Hatırlanacağı üzere, konut almak için çok da iyi bir zaman olmadığını son 2 aydır devamlı bir şekilde dile getiriyorduk. Öte yandan, BDDK, yurtdışı yerleşiklerle türev işlem gerçekleştirecek tüzel kişilere kullandırılacak kredilerin risk ağırlığını da ciddi bir şekilde artırdı (%500’e çıkarılıyor). 
  • Dün sabah saatlerine Euro bölgesi ve Almanya’da açıklanan (öncü, imalat ve hizmet sektörü) PMI verileri (büyümenin öncü göstergesi) beklentileri karşılayamadı. Avrupa cephesinde azalan ihracatın yol açtığı ekonomik belirsizlikler ve enflasyonun iç talep üzerinde baskı yaratması ile özellikle Alman ekonomisinin üçte ikisini teşkil eden imalat ve hizmet sektörleri PMI verisinin Haziran ayında 52,8 seviyesine gerilemesi (Mayıs 55) ve beklentiyi karşılayamaması (54,5), EURUSD paritesi üzerinde baskı kurdu. Dün sabah saatlerinde 1,0580 seviyesini test eden EUR, hızla 1,05 seviyesinin altına indi. Emtia fiyatlarının ekonomik büyümenin yavaşlamasına yönelik endişelerle düşüş kaydetmesine moral bozan PMI verileri de eklenince, Avrupa borsaları günün ilk yarısında satış baskısına boyun eğdi.  
  • Brent cinsi petrolün varil fiyatı hafta ortası 107 dolar seviyesinin diplerine kadar gerilmesi ardından bu sabah kısmen de olsa toparalanarak 110 dolar seviyesine yükseldi. Lâkin doğalgaz tarafında, aşağı yönlü hareketin daha da sertleştiğini görüyoruz. Henry Hub doğal gaz fiyatları bu sabah 6,2 usd/mmbtu seviyesine gerileyerek Nisan başından bu yana en düşük seviyeden işlem görüyor. Teknik mânâda 6,55 seviyesine dikkat çekerek yatırımcılar geçen haftalarda uyarmıştık. Düşüşün devam etmesi durumunda, daha da aşağıda 5,8 usd seviyesinin hedeflenebileceğini düşünüyoruz. Doğalgaz cephesinde tepeden düşüşün son 2 haftada %36 seviyesinde olduğunun altını çizelim. Elbette, enerji fiyatlarında görülecek geri çekilme, küresel enflasyon için iyi bir haber olmakla birlikte, beklenen resesyonun da habercisi olduğunu düşünüyoruz! 
  • Enerji piyasasında yaşanan aşağı yönlü harekete, kıymetli madenlerin de eşlik ettiğini görüyoruz. Gümüşün ons fiyatı, psikolojik 21 dolar seviyesini de bu sabah aşağı yönlü geçerek 20,80 dolar seviyesindeki kritik teknik destek bölgesine kadar geriledi. Benzer bir şekilde, altının da ons fiyatı 1,820 dolar seviyesinden işlem görüyor.  Teknik bir bakış açısıyla, belki biraz tekrar olacak ama, sahalara, sırası ile haftalık kapanış ile teyit edilmesi durumunda 22 dolar ve 1,870 dolar seviyelerinin aşılması ile geri döneceğiz.  
  • ABD borsaları dün akşamı yükselişle tamamladı. Bültenimizde geçen gün de dile getirdiğimiz üzere, piyasaların kafası rahat değil. Resesyon endişeleri nedeniyle emtia fiyatlarında yaşanan gevşeme bazen moralleri bozarken, doğalgaz ile ilgili paragrafta dile getirdiğimiz üzere, aynı zamanda enflasyon korkularını da bir miktar azaltıyor. Bu fiyat davranışı dün mali piyasalarda kısmi bir iyimserliği yol açtı. Örneğin Nasdaq geceyi %1,6 yükselişle tamamlarken, iyimser havanın bu sabah ABD borsalarının vadeli işlemlerine ve aynı zamanda Asya borsalarına da sirayet ettiğini görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası %1’e yakın yukarıda işlem görürken, Kore ve Tayvan borsalarında yükseliş %1,5 civarında. Havanın bir nebze de olsun rahatlaması ile Japon Yeninde kan kaybının da hafif de olsa durduğunu görüyoruz. 
  • Haber akışında, Avrupa Birliği (AB) liderleri, Ukrayna ve Moldova’ya “aday ülke” statüsü verilmesi üzerinde anlaştı. Karar, AB liderlerinin Brüksel’deki zirve toplantısı devam ederken açıklandı. AB Konseyi Başkanı Charles Michel, sosyal medya hesabından paylaştığı kararı “tarihi bir an” olarak nitelendirdi. 
  • Mali piyasaların gündeminde bugün içeride kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi takip edilebilir. Dışarıda ise İngiltere’de perakende satışlar, Almanya’da IFO endeksi, ABD’de Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi takip edilebilir.

>Doğalgaz

Doğalgaz cephesinde tepeden düşüşün son 2 haftada %36 seviyesinde olduğunun altını çizelim. Teknik mânâda 6,55 seviyesine dikkat çekmiştik.  Düşüşün devam etmesi durumunda, daha da aşağıda 5,8 seviyesinin hedeflenebileceğini düşünüyoruz.

165604493208b90e29713dbc827e88bba3b3cbcfe7_1_1200.jpg

>Gümüş

Gümüşün ons fiyatında uzunca bir süredir yatay direnç 22 dolar seviyesi aşılmadan yükselişin başlamayacağını savunmuştuk. Bu söyleme 20,80 dolar üzerinde tutunması gerektiğini de ekleme zamanı geldi. Aksi takdirde, daha da aşağısı olası görülüyor. 

16560449328d54fd46369719bcf1ed94b1007e5522_2_1200.jpg

>Fiili Faiz Oranları

TCMB ve BDDK kredi genişlemesini yavaşlatmak adına adımlar atsa da, TL krediler haftalık bazda %1 artarken sene başına göre değişim oranı ise %28,9 oldu. Sene başına göre %84,3 artan taşıt kredilerindeki büyüme ise oldukça dikkat çekici!

165604493230853bbb4290e6c2f78139f8c62afc3b_3_1200.jpg

 >DTH

17 Haziran ile biten haftada, parite/fiyat etkisinden arındırılmış rakamlara göre, gerçek kişilerin DTH önceki haftaya göre 0,72 milyar dolar azalırken, tüzel kişilerin ise 0,66 milyar dolar arttı. Toplam stok rakamı 212,7 milyar dolar ile Temmuz 2020’den bu yana en düşük seviyede. 

1656044932231a421e66473d2cc60232fd6a60aae1_4_1200.jpg

>Portföy Hareketleri

17 Haziran ile biten haftada, yurtdışı yerleşikler 193 milyon dolar hisse senedi, 145 milyon dolar tahvil satmışlar. Son 2 haftada yaşanan çıkışlar 0,74 milyar dolar ile yeniden göze çarpıyor. Mayıs 2013’de 152,3 milyar dolar büyüklüğünde olan yabancı yatırımcının toplam hisse ve tahvil portföyü, 16,7 milyar dolar seviyesine geriledi!

16560449330c94023712fea16a18fb9ebd01f994d9_5_1200.jpg

>TCMB Rezervler

17 Haziran ile biten haftada, TCMB’nin brüt döviz rezervleri yaklaşık 1,34 milyar dolar azalışla 59,5 milyar dolar, altın rezervleri ise önemli bir değişim göstermeden 41,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Toplam rezervler ise 101 milyar dolar ile Temmuz 2021’den bu yana en düşük seviyede. 

165604493385b2bc217f5bc9289a2a1b244a0caec0_6_1200.jpg

>Swap hariç net rezervleri

TCMB’nin swap hariç net rezervleri yaklaşık olarak (eksi) 64,2 milyar dolar seviyesine açılarak Ocak 2022 dönemine geriledi.

16560449333cb01da2686d28dbd977f11c6c7ed0f9_7_1200.jpg

>Net uluslararası rezervler

 TCMB’nin net uluslararası rezervleri 7,4 milyar dolar seviyesine gerileyerek Aralık 2021’den bu yana en düşük seviyede.

16560449343c0cc8535c5bb7fcb00d9bac3d132b68_8_1200.jpg

>Kur Korumalı Mevduat

BDDK verilerine göre KKM hesapları 992 milyar TL ile bir önceki haftaya göre 29,2 milyar TL artış kaydetti. KKM’nin de bir YP enstrümanı olduğu düşünülürse, YP mevduatın toplam mevduat içindeki payı %72 ile rekor seviyelere yakın seyrediyor. 

1656044934270b76c60db400f9c8df2184d9309759_9_1200.jpg

İKTİSATBANK

Okumaya devam et

EKONOMİ

EKONOMİK KARARLARIN YARATTIĞI KÖTÜ SONUÇLARLA SEÇİME GİTMEK

Published

on

23 Eylül 2021 tarihinde TCMB  kararı ile politika faizi %19 dan %18’e düşürüldü; 17 Aralık 2021 tarihine kadar da  kademeli olarak %14 düşürüldükten sonra, her nedense NAS olmasına rağmen bu tarihten sonra TCMB faiz indirimlerine devam etmemiştir. Kim bilir belki de %14 faizin bir hikmeti vardır. Bu kararlar ülkemizde ekonomide  yeni bir dönem başlatırken karar alıcılar,  beklemediği sonuçlarla karşılaşılmıştır. Her ne kadar süreç içinde birçok kişi karşılaşılabilecek sonuçları ifade etmiş olsa bile bu uyarılar dikkate alınmamıştır.

23 Eylül 2021’de  8.67 olan USD/TL kuru 17. 96’ya,  Eylül 2021’de %19.58 olan TÜFE %79.60’a , %43.96 olan Y-ÜFE ise %144.61’e yükselmiştir. Söz konusu TÜFE ve Y-ÜFE’nin gerçek enflasyon verilerini yansıtıp yansıtmadığı  konusunda da derin tartışmalar bulunurken USD kurunun da piyasa müdahaleleri olmasa kaça kadar gideceğini öngörmek çok zor.

Öte yandan, yıllık bazda Eylül 2021’de 37.8 milyar USD olan Dış Ticaret Açığı, Temmuz 2022’de  61.9 milyar USD olmuştur.  2021’de 9 aylık açık 37.8 milyar $ iken bu yıl 7 aylık açık 61.9 milyar  USD olmuştur. Bu faiz kararları açıklanmadan önce ihracatın ithalatı karşılama oranı, Eylül 2021 itibari ile %88 iken Temmuz 2022 itibari ile %63.7’ye düşmüştür.

Normal koşullarda bir ülkenin parasının değeri düştüğünde, bu ülkede ihracat rakamları artar, ithalat rakamları düşer, böylece dış ticaret açığı azalarak ihracatın ithalatı karşılama oranı yükselir, ülkemizde daha önceki TL’nin değeri düştüğünde böyle olurken bu kez beklenenin tam tersi olmuştur.

Elbette bunun çeşitli sebepleri vardır ancak bir makro ekonomik kararda beklenen sonuçlar gerçekleşmeyince bu kararın doğruluğu konusunu iyice irdelemek gerekir, keza bu dönemde faiz düşürülmesindeki beklenti, özellikle iş aleminin düşük faizlerle kredi kullanarak yatırım yapmasıdır. Ancak böyle olmadığı yetkililerce ifade edilmektedir. Son günlerde TCMB başkanı Sayın Kavcıoğlu’nun  da belirttiği üzere kredilerin daha çok döviz alımına gittiği düşünülmektedir.  Ağustos 2022 bankacılık sektörü verilerine baktığımızda son bir yılda toplam mevduat %92.3 artarken toplam krediler %67.1 artmıştır. Y-ÜFE’nin %144.61 olduğu ve mevduatın kredilerden daha çok arttığı bir ortamda kredilerin çok arttığını söylemek çok da inandırıcı değildir.

Öte yandan son 1 yılda  döviz mevduatı 15 milyar USD ( %5.9) düşmüşken ,  bankaların  kullandırdığı  döviz kredilerinde 15 milyar USD  azalmıştır. Görünen o ki; bankalarda azalan 15 milyar USD döviz mevduatı KKM (Kur Korumalı Mevduata giderken), piyasadan alınan dövizlerle de  15 milyar USD döviz kredisi kapatılmıştır. TL krediler  ile de  ilave alınan dövizler varsa,  bunlarda firmaların hammadde ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile artan ithalat talebi ile stoklara gitmiştir. Dünyada  hammadde temininde zorluklar yaşanırken, fiyatları artarken, basiretli işadamının hammadde stoklarını bir miktar arttırması son derece doğal olsa gerek. Ancak ekonomiyi yöneten kamu otoriteleri bu görüşte değiller.

Son bir yılda enflasyon hızla artarken düşük faiz oranlarından kimlerin yararlandığına baktığımızda işletme kredileri %73.3 artarken toplam tüketici kredi artışı %29.9 olmuştur. Ucuz  krediden tüketiciler değil daha çok iş adamları yararlanmıştır. Enflasyonun yüksek olduğu bir dönemde firmalar  artan işletme sermayesi ihtiyacının bir bölümünü  düşük faizli krediler ile  karşılayarak karlılıklarını da artırmıştır. İSO 500 ve İSO ikinci 500 verilerindeki kar  artışlarına  baktığımızda,  sadece 2021 sonu itibari ile bile sırasıyla %139 ve  %87.8 artış görülmektedir.  Bu ucuz kaynak sayesinde 2022’nin ara dönemlerde de gerek bankaların ( TCMB’nin ucuz fonlaması, Enflasyona endeksli kağıtlar ve Kur korumalı mevduat sayesinde)  gerekse büyük ve orta ölçekli firmaların karlarında %300- %400 civarı artışlar görülmektedir.

Hazine bütçe verilerini incelediğimizde, kurumlar vergisi geçen yılın aynı dönemine  göre % 122.5 artarken,  sabit gerilerden alınan gelir vergisi %59.1 artmıştır. Bu durumda sabit gelirliler enflasyon karşısında ezilirken,  orta ve büyük ölçekli firmaların ise  karlarını arttırarak enflasyon karşısında  ezilmedikleri görülmektedir. Böylece her geçen gün kötüleşen gelir dağılımı ilerisi için daha da  büyük sorun olacak gibi görünmektedir.

Son dönemde yetkili  kamu otoriteleri, kredi kullanımlarının azaltılması konusunda bir takım tedbirler almaktadırlar, böylece hem seçime yakın talebi düşürerek enflasyonu bir miktar kontrol altına almayı hem de seçime yakın yeni kredi kullandırımlarımı için kaynak oluşturulması hedeflenmektedir.  Öyle görünüyor ki krediler konusunda kemerler bir miktar sıkılmakta ve seçime yakın kredi  musluklar  açılacaktır.

Ekonomiyi yönetenler faizi düşürüp talebi arttırmak isterken,  Enflasyon kontrolden çıkmış,  enflasyonu düşürmek için de bu kez kredileri baskılamaya başlamıştır.  Kurları serbest bırakıp,  kurlar hızla yükselip enflasyonu artınca,  bu kez kurlar baskı altında tutulmaya başlanmıştır.  Dış Ticaret Açığını azaltmak isterken,  dış ticaret açığı beklenenin çok çok üzerine artmış.  Politika faizini  düşürmek isterken piyasa faizleri Eylül 2021 öncesinin iki katına çıkmıştır.

“Geniş halk kesimlerini enflasyon karşısında ezdirmeyeceğiz” derken onları daha çok geçim sıkıntısına sokmuştur,  vesselam ne söylendiyse maalesef tersi yaşanmaktadır.  Elbette bu duruma bir çok sebepler ileri sürülebilir ancak ‘uygulanan politikaların hiç mi  suçu yok’ diye bir kez de olsa düşünmekte fayda var. Gelinen ekonomik koşulların kötü olduğu konusunda muhalefet ve iktidar herkes hem fikir. Çözüm ya yeni ekonomi politikaları uygulamak veya günü kurtarmaya çalışmak ya da bir an önce seçime gitmektir.  Zaman zaman yeni ekonomik politikaların ne olabileceği sorulmaktadır.  Bana göre hukukun üstünlüğünü esas alarak,  özgür düşünce ve güven ortamı oluşturmak, liyakatı esas almak, özerk kurumları oluşturmak,  sağlıklı veriler yayınlamak ve sosyal ekonomik, hukuki vb  yönleri ile birlikte ele alınmış politikaların olduğu bir ekosistem yaratmaktır.

Murat ŞENOL – Ekonomist

Okumaya devam et

EKONOMİ

Prof. Dr. Yılmaz : Firmalar geleceklerinden kaygı duyuyorlar

Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz: İhracat ve üretimde maliyetler dövize endeksli. Firmalar geleceklerinden kaygı duyuyorlar. Dış ticaret haddi, tarihi düşük düzeylerde. Üretim hamlesinde kamu sektörü etkin rol üstlenmeli.

Published

on

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz, Kur Korumalı Mevduatın (KKM) Hazine’ye yükünün ne olacağını ve vergi gelirlerinin ne kadarının ödeme gücü artanlara aktarılacağını bilmediklerini vurgulayarak “Para politikasında fiyat istikrarını sağlamaya yönelik kararlardan uzaklaşılmasının toplumsal maliyetini yaşıyoruz” dedi.

Krediye erişimin artan maliyetinin üretimin de maliyetini yükselttiğini bu nedenle büyümede ivme kaybı yaşanacağını, işsizliğin artacağını anlatan Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz ile ekonomideki son gelişmeleri konuştuk.

TOPLUMSAL MALİYET ARTTI

– KKM nedeniyle Hazine’den şu ana kadar 60 milyar TL’nin üstünde para gitti. Halkın parası, parası olanlara gitti aslında. Nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Kur riskine karşı kendisine güvence arayan kesimler için bir alternatif olan KKM, bir süreliğine kurun yükselişini dizginledi, Ağustos’un ikinci haftasında 1.2 trilyon TL’lik hacme ulaştı. Ancak TL mevduatlarından KKM’ye geçenlerin kur farkları Hazine’ye, döviz tevdiat hesaplarından (DTH) geçenlerinki de TCMB’ye yük oldu. KKM için bütçeden ödenen kur farklarının ekonomik-mali transferlerle ulaşılacak amaçlarla bir ilgisi kurulamaz.

KKM nedeniyle vergi gelirleriyle beslenen bütçemizden temmuz ayı itibarıyla 60.6 milyar TL’lik ödeme yapıldı. Bu tutar, toplam ekonomik-mali transferlerin yüzde 73’ü olup, gerçek anlamda ekonomik büyümeyi destekleyecek ve büyüme patikasını çizecek KOBİ’lere, girişimcilere hibe ve destekleri, yatırım teşvikleri gibi transferlerin toplamı ise ekonomik-mali transferlerin payı üzerinde çok büyük baskı yaratıyor. Ek bütçeyle KKM kur farkı için eklenen ödeneğin de 1.5 katının üzerine çıkılmış oldu. Öte yandan KKM için Temmuzda ödenen tutar o aydaki vergi gelirlerinin yüzde 14’üne ulaşmış durumdadır.

KKM kur farkı ve getirisinde stopaj oranı 0’dır. Bu getiriyle ödeme gücü artanlara, TL’ye olan teveccühün artması, kur sıçramalarının oluşmaması için vergi avantajı sunuluyor. Bu durum verginin mali amacını da gelir dağılımında adaleti sağlama amacını da zedeliyor. KKM’nin Hazine’ye yükünün ne olacağını ve vergi gelirlerinin ne kadarının ödeme gücü artanlara aktarılacağını bilmiyoruz. Para politikasında fiyat istikrarını sağlamaya yönelik kararlardan uzaklaşılmasının toplumsal maliyetini yaşıyoruz.

TIRMANIŞA DEVAM

– Yüzde 80’i bulan resmi enflasyon var, kur 18 lirayı aştı, bu alanda neler öngörüyorsunuz, ne tür riskler var?

Gıda fiyatlarındaki yükseliş dikkat çekici. Gıda TÜFE aylık yüzde 3.15 artışla yıllık yüzde 94.7’ye ulaştı. Üstelik Gıda TÜFE, Gıda Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ile birlikte yükseliyor. Temmuzda enerjide ÜFE yüzde 12.3 artarak yıllık yüzde 350’ye ulaştı. Elektrik, gaz grubunda ÜFE artışı aylık yüzde 19’a çıktı. ÜFE’den TÜFE’ye geçişkenlik sonucunda sonbahar aylarında enflasyondaki tırmanış sürecek.

VERGİ GELİRİNE KUR DOPİNGİ

– Bütçe açığının finanse edilmesi için önümüzdeki dönemde vergi oranlarının artırılması yoluna gidilebilir mi?

2022’nin olumsuz makroekonomik koşullarına ilişkin isabetli tahminlerde bulunmadan 2022 bütçesinin hazırlanmış olması, diğer deyişle “bütçenin doğruluk ilkesi”nden uzaklaşılmasıyla bütçe “kadük” kaldı. Bütçe giderleri için ayrılan ödeneklerin, kur sıçramaları ve enflasyonist süreç nedeniyle yetersiz kalacağı anlaşılınca 7 Temmuz 2022 tarihli Resmi Gazete’de Ek Bütçe Kanunu yayımlanarak yürürlüğe girdi. 1.7 trilyon TL bütçe gideri, ek bütçeyle 2.8 trilyon TL’ye genişledi. Bütçe gelirlerinde yeni hedef de 1.5 trilyon TL’den 2.5 trilyon TL’ye çıktı.

Yılın ilk 6 ayında bütçe giderlerinin yüzde 41.4’ü kullanılırken tahmin edilen bütçe gelirlerinin de yüzde 50’si elde edilmiş bulunuyor. Yüksek enflasyon nedeniyle 2022 yılı vergi gelirleri beklentinin üzerinde artış gösterdi. Bir yandan firmaların enflasyon nedeniyle artan nominal kârları gelir/kurumlar vergisine tabi olurken, diğer yandan kurdaki yükselişle pahalılaşan ithal ürünlerden alınan dış ticaret vergileri, içeride KDV, ÖTV gibi tüketim vergilerinin hasılatı daha da yükseliyor. Temmuz ayında ücretlilere verilen enflasyon farkı (zam diyenler de var) ücretleri nominal olarak artırırken verilen enflasyon farkının önemli bir kısmı gelir vergisine gittiği için de vergi hasılatı artıyor.

Vergi gelirleri yüksek kur ve enflasyon kaynaklı artarken bütçe giderlerinin maliyeti de aynı nedenle artar. Ek olarak bütçenin kalan kısmının seçim atmosferinde kullanımıyla bütçe giderlerindeki hızlı artış kaçınılmaz olur ve mali disiplinden uzaklaşılır.

ENFLASYONLA MÜCADELE YOK

– Şu anda Türkiye ekonomisinin en can yakıcı sorunları neler?

TL’nin değer kaybı sonucu yoksulluk derinleşirken nüfusun dar bir kesimi milli gelirden daha fazla pay alıyor, bu durum gelir dağılımını daha da bozuyor. Ücretli kesim büyümeden refah payını alamıyor. Hem ihracat hem üretimde maliyetler dövize endeksli. Firmalar geleceklerinden kaygı duyuyorlar. Dış ticaret haddi, tarihi düşük düzeylerde. İhracatın ithalata bağımlı yapısını değiştirecek üretim hamlesinde kamu sektörü etkin rol üstlenmeli.

Türkiye’de enflasyonla mücadelede politika tedbirleri alınmıyor. TL’ye değer kazandırıcı para politikası uygulamalarına geçilmeli. Moody’s kredi notumuzu B2’den B3’e düşürdü. Bunun cari açık ve dış kaynak girişi üzerinde negatif etkisi olacak. TCMB rezervleri artırılmalı.

DÜŞÜK FAİZ TL’DEN KAÇIŞI HIZLANDIRIYOR

– Yıl sonu büyüme, işsizlik, faiz ile ilgili öngörüleriniz neler? 

Yüzde 60’ın üzerindeki negatif reel faiz TL’den kaçışı hızlandırıyor. Politika faizi 8 aydır yüzde 14’te sabitlense de hem tüketici kredi (ihtiyaç, konut, taşıt) faizleri hem ticari kredi faizleri hem de Hazine’nin iç borçlanma faizleri politika faizinin iki katından fazla. Krediye erişimin artan maliyeti üretimin de maliyetini yükseltirken büyümede ivme kaybı yaratacak. Son yıllarda küresel büyüme oranının üstünde büyüyen ekonomimiz, 2022’de küresel büyüme oranının altında kalacak. Gelecek aylarda işsizlik oranının düşmesini engelleyecek hatta artışına neden olacak iki etken görünüyor. Temmuzda ücretliye verilen enflasyon farkının işverene artan maliyeti, diğeri de ekonomik aktivite düzeyindeki yavaşlama.

Şehriban KIRAÇ – Halktv.com.tr

Okumaya devam et

EKONOMİ

Prof. Dr. Esfender KORMAZ : Ekonomi bahara çıkmaz

Yeniçağ yazarlarından Prof. Dr. Esfender KORKMAZ ekonomi ile ilgili beklentilerini ve gerekçelerini anlatan bir yazı kaleme aldı.

Published

on

Nerden bakarsak bakalım, eğer hükümet ekonomik kriz olduğunu reddetmeye devam ederse ve bir istikrar programı yapmaz ise, ekonomiyi seçimlere kadar götüremez.

Hükümet ekonomiyi bir şirket gibi görüyor ve günlük palyatif önlemlerle işi götürmeye çalışıyor. Söz gelimi Akkuyu Nükleer Santrali için Ruslardan gelen dövizle, Suudilerle yapılan swap anlaşmaları ile ve ödemeler bilançosunda nereden geldiği belli olmayan dövizlerle, günü kurtarmaya çalışıyor. Ya da Heterodoks adı altında karmaşık ve çelişkili düzenlemelerle, yasaklarla işi götürmeye çalışıyor..

1.Kredi derecelendirme kurumları, Türkiye’nin iflasın eşiğinde olduğunu ilan ettiler.

Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu B2 den B3’e düşürdü. B3, son derece spekülatif anlamındadır. Finansal istikrarsızlık ve yetersiz rezerv varlığının bir göstergesidir. Bu derecenin bir altı iflasın kaçınılmaz olduğunu gösterir. Yani Türkiye, kritik eşiktedir.

Moody’s, Türkiye’nin notunu düşürürken gerekçe olarak “Giderek artan karmaşık düzenleyici mali ve makro ihtiyati tedbirlerin makro ekonomik istikrarı geri getirmede etkili olması olası görünmüyor” diyor.

Fitch Raiting’in notu B ve Moody’sin notu da B ‘tür. Anlamı ülke ekonomisi son derece spekülatiftir.

2. Hükümetin aldığı kararlarla, bir yıl içinde ödenmesi gereken dış borçların çevrilmesi ve cari açığın finansmanı olası görünmüyor.

Moody’s cari açığın arttığını ve 2022 GSYH’nın yüzde 6’sına ulaşacağını da açıkladı. Cari açığın en iyi finansman yolu doğrudan yabancı yatırım sermayesidir. Bu sene ilk 6 ayda bu tür sermaye gelmedi ve tersine 0,6 milyar dolar da çıktı.

Cari açığın diğer bir finansman aracı dış borçlardır. Türkiye, dış borçları çevirmek için yüksek faiz ödüyor. Bugün için yüzde 6,5 iflas sigorta risk primi ve yüzde 3 faiz dersek, en az yüzde 9,5 faizle tahvil satıp dış borç bulabiliyor.

Dahası, hükümet ihracatçıya döviz gelirinin yüzde 70’ini bozdurma zorunluluğu getirdi. Kredi alanlara, bu krediler ile döviz alımı yasağı getirdi.

Öte yandan Merkez Bankası rezervleri ekside… Merkez Bankası reel kur endeksine göre kur pahalı. Bir doların 10 lira olması gerekirdi. 18 lira. İthalatçı döviz bulmak zorunda. Yabancılar risk yüksek diye vadeli ithalat işlemi yapmıyor. İthalatçı ya kredi ile veya içerden döviz bulmak zorundadır. Üretimde ara malı ve ham madde ithalat girdi payı yüksek. İthalat aksarsa üretim de aksar.

MB ödemeler bilançosuna göre bu yılın ilk 6 ayında 32,4 milyar dolar cari açığın 17,5 milyar doları nereden geldiği belli olmayan döviz girişi ile karşılanmış. Belirsizlik yüksektir. Yarın daha çok döviz çıkışı olabilir. Yani sürdürülemez.

Bu şartlar altında özel sektör, ithalat yapmak ve dış borçlarını çevirmek için nereden ve nasıl döviz bulacak?

3.Piyasaya müdahale ve yasaklar, tersten kesiyor sosyal maliyetleri ve riskleri daha çok artırıyor.

Faiz politikası ile kolayca çözülebilecek kur artışları için kur korumalı mevduat getirildi. Bütçe açıkları arttı. Vergi verenden parası olana gelir transfer edildi.

Maliyetleri düşürmeden, fiyat indirimi ve yasaklar piyasa düzenini bozdu. Yasaklar devam ederse karaborsa başlayacaktır.

Sonuç: Uluslararası kuruluşlar, kredi derecelendirme kuruluşları, dışarıda ve içeride verileri değerlendiren herkes, Türkiye iflasın eşiğinde diyor ve fakat hükümet kriz yok diyor. Anlaşılır gibi değil.

Okumaya devam et

KATEGORİLER

  • Merkez Bankası (MB) faiz kararı... MB faizi düşürürse, sabit bırakırsa altın, dolar, kur ne olur? 18 Ağustos 2022 18/08/2022
    ABD Merkez Bankası (FED)’in geçtiğimiz ay faiz kararını açıklaması sonrasında gözler TCMB Ağustos ayı faiz kararına çevrildi. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizini yüzde 14’den yüzde 13’e indirdi. Peki, Merkez Bankası (MB) faiz kararı sabit kaldığında altın ve dolar ne olur? MB faiz düşürürse durum ne olur? İşte o detaylar...
  • Canlı altın fiyatları 18 Ağustos 2022... Çeyrek altın fiyatı ne kadar, gram altın kaç TL? 18/08/2022
    Altın fiyatları geçtiğimiz haftadan bu yana yükseliş seyrine geçmişti 1.038 liraya çıkan gram altın düşüşte. Ons altında ve döviz kurlarında yaşanan hareketlilik diğer altın türlerine de yansıyor. Altın fiyatlarının nasıl yön izleyeceği yatırımcıların gündeminde yer alıyor. Peki, bugün çeyrek altın, gram altın ne kadar, kaç TL? İşte 18 Ağustos altın fiyatları…
  • Son dakika... TCMB faiz kararı açıklandı... İşte Merkez Bankası Ağustos 2022 faiz kararı 18/08/2022
    Merkez Bankası faiz kararı Ağustos 2022 PPK toplantısı ile açıklandı. TCMB faiz kararı açıklaması sonrasında Merkez'in aldığı karar ortaya çıktı. Peki, Merkez Bankası faiz kararı ne kadar, yüzde kaç? İşte TCMB Ağustos 2022 faiz kararı...
  • Merkez Bankası faiz kararı ne kadar, yüzde kaç? TCMB Ağustos 2022 faiz kararı açıklandı! 18/08/2022
    Merkez Bankası Ağustos 2022 faiz kararı açıklamasını Para Politikası Kurulu toplantısı sonrasında yaptı. TCMB PPK takvimi içerisinde toplantının hangi tarihte yapılacağı duyurulmuştu. Peki, piyasaların merakla beklediği Merkez Bankası faiz kararı ne kadar, yüzde kaç oldu? İşte TCMB Ağustos 2022 faiz kararı...
  • Euro Bölgesi çekirdek enflasyonu beklentiyi aştı 18/08/2022
    Euro Bölgesi enflasyon oranı Temmuz’da yıllık 8,9 olarak açıklandı. Veri, bir önceki verideki tahminle paralel seyrederken çekirdek enflasyon ise beklentileri aştı.
  • Son dakika! Bakan Kurum: Ofisler konuta dönüştürülecek 18/08/2022
    Son dakika haberi... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Resmî Gazete’de yayımlanan “Planlı Alanların İmar Yönetmeliği” ile ilgili bir takım değişiklikler yapıldığını duyurdu. Konut ve kira fiyatlarını düşürmek için her adımı attıklarını vurgulayan Bakan Kurum, “İstanbul’da yaklaşık 1.5 milyon, ülke genelinde 4 milyon metrekare arz fazlası nedeniyle kiralanamayan ya da satılamayan ofis, konuta […]

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.