Connect with us

BANKA HABERLERİ

BDDK kararları herkesi ilgilendiriyor

Published

on

Prof. Dr. Özgür Demirtaş, YouTube’dan yayınladığı videoda BDDK’nin “Bilançosunda 15 milyon lirayı aşan döviz bulunduran şirketler ticari kredi kullanamayacak” kararının çok ciddi sonuçları olacağını kaydetti. Demirtaş, “Artısı yok baştan aşağı eksi. İnanılmaz bir döneme girdik. 10 yıldır alınan kararlar doğru olsaydı ekmek 5 lira olmazdı” dedi.

Prof. Dr. Özgür Demirtaş, 1.26 milyon takipçili YouTube’dan dün akşam yayınladığı videoda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) getirdiği ticari kredilere kısıtlama kararını yorumladı. BDDK’nin 24 Haziran’da getirdiği “Bilançosunda 15 milyon lirayı aşan döviz bulunduran şirketler ticari kredi kullanamayacak” kararını yorumlayan Demirtaş, “900 bin küsur dolar üzeri döviz bulunduran şirketlere kredi verilmeyecek dedi. Yani bilançosundaki döviz miktarı 15 milyon lirayı aşan şirketler eğer döviz mevcutları aktiflerinin veya yıllık hasılatının yüzde 10’undan fazla ise bankalardan nakit TL ticari kredi kullanamayacak. Bu kararın çok ciddi sonuçları olacaktır” dedi. Demirtaş şu tespit ve değerlendirmelerde bulundu:

  • BDDK’nın aldığı kararlar şirketleri ilgilendiren kararlar olsa da kişileri de birebir ilgilendiriyor. İnanılmaz bir döneme girdik diye düşünüyorum.
  • BDDK son kararında, “Eyy Türkiye’deki şirketler, hesabınızda eğer 900 bin dolardan fazla paranız varsa dolar tutuyorsanız, o zaman ben size kredi verilmesini, kredi almanızı yasaklıyorum” dedi. Bu ne demek, 900 bin dolardan fazla döviz tutmayın bozacaksınız, demektir bu. Çok büyük bir artısı yok, bildiğiniz baştan aşağı eksi…
  • Türkiye’de şirketler günlük faaliyetlerini yürütmek için banka kredisine ihtiyaç duyarlar. Dolayısıyla çoğu şirketi bağlıyor bu olay. Miktar da şirketler için oldukça düşük. Orta ölçekli şirketler için çok düşük.
  • Peki diyeceksiniz ki, “Özgür Hocam bu iyi bir şey değil mi, şirketler dövizi bozsun, döviz de düşsün…” Ah benim canım arkadaşım o kadar kolay oluyor olsaydı… Yüzlerce devlet var, döviz sıkıntısı yaşayan her devlet bunun gibi kanun geçirirdi ve bütün problemleri çözülürdü. Ondan sonra da Mars’a insanlı araç indirirdi. Bu işler öyle olmuyor. Öyle kolay olsaydı binlerce sayfalık ekonomi kitapları yazılmazdı arkadaşlar.
  • Türkiye’de diyelim ki bir şirket bir üretim yapıyor, illa ithalat şirketi olmasına gerek yok, üretim yaparken bile o şirketin ithalat yapması gerekiyor… Diyelim ki bir şirket Türkiye’de bir kalem üretiyor. Dış tarafı alüminyum. Alüminyumu ithal etmesi lazım, plastiğini ithal etmesi lazım. Diyelim limon kolonyası üretiyorsa etil alkolü dışardan ithal etmesi lazım. Yani Türkiye’deki üretici şirketler aslında bir şeyleri ithal eden şirketler. Bunlar ithal edebilmek için de dolar ve euro tutmak zorunda.
  • Şimdi siz bu şirketlere diyorsunuz ki, ‘Kardeşim sen bu doları orda tutmayacaksın…’ Bir de aynı zamanda direkt ithalat yapan şirketler var. Onların zaten döviz tutması gerekiyor.
  • Önce şunu anlatayım: Bunda amaçlanan şey ne ve bu nasıl sonuçlanacak. Bir kere amaçlanan çok net… Dövizin düşürülmesi için alınmış bir karar bu…
  • Biliyorsunuz döviz Türkiye’de çok ciddi bir şekilde artıyor. Beni yakinen izleyen arkadaşlarım bilecek, 10 yıldır dilimde tüy bitti, uyarıyorum… Bugünlere gelineceğine ilişkin herkese, insanlara, şirketlere, hükümete, muhalefete, kanun yapıcılara uyarılarda bulunuyorum. Ama şu kadar bile işe yaramadı.
  • Sadece, ‘Aaa Özgür Hoca söylemiş doğru çıktı’ gibi tweet’ler çıkıyor. Ama keşke bunlar doğru çıkmasaydı.
  • Türkiye’de çok uzun zamandır dolar artmakta. Çünkü hane halkı dolar alıyor. Neden alıyor, çünkü kendini enflasyondan korumak için dolar alıyor. Yoksa halkın doları yiyecek hali yok. Aynı zamanda şirketler borçlarını ödemek için dolar alıyor.
  • Ne oldu Aralık 2021’de kur korumalı mevduat diye bir şey çıkarıldı. Hükümet dedi ki, “Ya siz dolar almayın, gelin siz TL’nizi bize verin. Biz size doların artışı kadar ekstra bir faiz vereceğiz.” Ben buna sonsuz faiz diyorum. Ve kur koruma mevduatı ortaya çıktı. Ancak kur koruma mevduatından sonra dolar/TL düştü ama tabi ki geçici oldu, sonra artışa geçti. Çünkü hane halkı ve şirketler hâlâ dolar almaktaydı
  • Ne oldu, işte kur korumalı mevduata yatırılan paralar aslında bize inanılmaz bir zarar olarak geri döndü. Milyarlarca Türk Lirası faiz ödemesi yapılmak zorunda.
  • Düşünsenize dolar 12, 13, 14’ken, o ürüne girenler dolar 17’ye çıktığı zaman aradaki farkı TL olarak bizim Hazinemizden almaktalar. Peki kim ödüyor kardeşim bu ekstra parayı… Hazine… Bir saniye… O para kimin parası. Bu videoyu izleyenlerin parası. Hepimiz bu ürünü alanların ekstra faizini ödemek zorundayız. Çıkış yolu bu değil. Çözüm bu değil.
  • Şapkadan tavşan çıkararak bu olaylar çözülmez
  • Bu işler bu kadar kolay olmaz. Şapkadan tavşan çıkararak bu olaylar çözülmez.
  • Peki ne oldu. Kur korumalı mevduat doları biraz düşürdü, bize iki üç ay süre kazandırdı. Kur aynı seviyeye neredeyse yaklaştı.
  • Bu arada sadece bu önlem alınmadı. Aynı zamanda bildiğiniz gibi Merkez Bankası arka kapı yollarını kullanarak, dolar satmaktaydı piyasaya… Peki bu dolarlar nereden geliyor. Hem Merkez Bankası’nın kendi rezervlerini eritmesinden geliyor, hem de ihracatçılara bir kural getirildi. Denildi ki, ‘Siz ihraç ettiğiniz miktarın yüzde 20’sini kadar bozacaksınız.
  • 100 bin liralık mal mı ihraç edeceksiniz, 25 bin dolarını bozacaksınız kardeşim. Sonra yüzde 40’a çıkarıldı. Oradan gelen dolarlar, başka taraftan gelen dolarlar, kur korumalı mevduata para yatıran şirketlerin oraya TL yatırmak için bozduğu dolarlarla piyasaya satış yapılarak dolar/TL’nin çıkması engellenmeye çalışıldı. Ancak bu da pil yavaş yavaş bittiği için fazla işe yaramadı.
  • Şirketlerin zararı daha da büyüyecek
  • Zannediyorum BDDK’nın bu son çıkardığı kural, zannediyorum değil apaçık ortada, ben kibarlık olsun diye zannediyorum diyorum. Biliyoruz ki BDDK’nın çıkardığı bu kural şirketlere diyor ki; ‘Kardeşim dolar/TL’yi tutmak için dolara ihtiyacımız var. Dolayısıyla siz eyy şirketler 900 bin doların üzerinde döviziniz varsa ve kredi kullanmak istiyorsanız, o fazladan doları satacaksınız.
  • Peki şirketler ne yapacak, kredi kullanmak zorunda. O zaman bu satışı yapacaklar. Peki büyük ihtimalle Pazartesi’nden itibaren ne olacak? Şirketlerin bir kısmı, dolarlarını ekstra kısımlarını bozup, kur korumalı mevduata geçecek. İyi de ben ne yaptım, bir bardak suyu bir yerden aldım öbür bardağa koydum. Amacım o bardaktaki suyu başka bir yere boşaltmaktı ama başka bir yere koydum.
  • Ne demek istiyorum: Kur korumalı mevduat TL cinsinden olsa da aslında dövize endeksli. Dövizin ta kendisi… O da bir döviz hesabı. Biz biliyoruz ki kur korumalı mevduata yatırım yapan şirketler aslında dolar yatırımcısı. Aslında öyle bir ürün olmasa anında gidip dolar alacaklar.
  • Dolayısıyla şirketlere siz 900 bin doların üstündeki dolarınızı bozacaksınız dediğiniz zaman ve zorladığınız zaman kredi vermem diyerek, tabi elleri mahkum bunu yapacaklar.
  • Belki dolar/TL’de kısa bir düşüş olacak ama kur korumalı mevduattaki zarar git gide daha da artacak. Arkadaşlar bu çıkar yol değil.
  • Ekonomi tamamıyla güven işidir. Siyaset, ideoloji, dil, din, ırk, kuzey, güney işi değildir. Ekonomi bildiğiniz güven işidir kardeşim. Siz güveni bozacak hareketler yaparsanız bu eksi olarak yansır. Yani bunun tam aksini yapmak lazım aslında.
  • Peki bazı şirketler kur korumalı mevduata geçecek sonra ne olacak, sonra dolar talebi tekrar geldiği zaman, dolar azaldığı zaman tekrar problemle karşılaşacağız. Bu sefer ne yapacağız? Ya 900 bin doları da indiriyorum, 1 TL bile dolar tutmayacaksın mı diyeceğiz.
  • Hadi onu da yaptık. O dolarları da sattık bitirdikten sonra ne yapacağız. Allah aşkına bana söyler misiniz, sonu ne olacak. Ha bu iş seçime kadar gidelim de sonrası ne olursa olsun ise, ah ah ah biz sadece 6 aylık 1 yıllık değil Türkiye için 10 yıllık 50 yıllık, 100 yıllık planlar yapmalıyız.
  • Bu planlarda din, dil, ırk, kadın erkek, kuzey, güney bunları konu etmemeliyiz. Matematikle yapmalıyız bu kuralları.
  • Bazı şirketler de ürktüğü için çok değişik hareketler de yapabilir. O zaman regülatörler ne yapacak. Örneğin, bazı şirketler diyecek ki, diyelim içende 3 milyon dolar para var. Ben alüminyum alıyorum, onunla kalem yapıyorum. Başka bir şirket diyecek ki ben onunla pamuk alıyorum, onunla gömlek yapıyorum diyecek. Benim o 3 milyon dolara ihtiyacım var, sen boz diyorsun diyecek. Onu bozmak istemeyen şirketler gidip, önden mallarını alacaklar. Yani zaten ithal edecekleri, alüminyumu, demiri, çeliği, pamuğu önden sipariş verecek, bu sefer de ithalat patlayacak, dış ticaret açığı patlayacak. E bu mu çözüm. Allah aşkına bu mu çözüm.
  • “Para yurt dışına gidecek”
  • Dur daha bitmedi. Yurtdışında belki kendileri başka bir şirket kuracak. Bizim Türkiye olarak en büyük dertlerimizden biri paranın yurtdışına kaçması. Biz parayı Türkiye’ye çekmek istiyoruz. Ama bazı şirketler bakacaklar ki burada güven yok. O zaman yurtdışında bir şirket kuracaklar, kendi şirketleri o şirketlerden mal alacaklar. O dolarları yurtdışına kaçırmış olacağız.
  • Bazı şirketler ne yapacak, 3 milyon dolar var. 900 bin dolar kararı çıktı. Diyecek ki, bari ben bu parayı, hissedarlarıma temettü, kâr payı dağıtayım diyecek. O zaman bu insanlar bu dolarları kendi kişisel hesaplarına çekecekler. O zaman ne olacak. Bu mu çözüm. O zaman, temettü çekmek yasaktır kararı mı çıkaracağız. Yasaksa insanlar niye şirket kursun ki.
  • Temettüyü durdurmayacaksak, temettü çekenleri engellemeyeceksek, 3 milyon doları olan şirket, 2 milyon 100 bin dolarını temettü olarak dağıtır, 900 bin dolarını şirket hesabında tutar, krediyi de çeker. Peki bunu nasıl engelleyeceğiz.
  • Diyeceksiniz ki, hissedarlar şirketten kâr payı çekerken bir temettü vergisi ödüyorlar. Doğrudur ama önünde sonunda hissedarlar o vergiyi ödemek zorundalar.
  • Ben regülatörlerden bir kez daha rica ediyorum. Bu kararı bir kez daha inceleyin. Bu karar Türkiye’nin çıkarına değil. Bu karar kısa vadede dolar/TL’yi tutmak için çıkarılmış bir karar gibi gözüküyor. Bu karar sağlıklı bir karar değil. Matematiksel olarak doğru bir karar değil. Optimal değil.
  • Bakın 10 yıldır alınan kararlar, Türkiye’nin çıkarına kararlar olsaydı TL bu kadar değer kaybeder miydi? Faiz bu kadar artar mıydı? Enflasyon bu kadar artar mıydı? Ekmek 5 lira olur muydu? Ben size söylüyorum 10 lira olacak. Demek ki o kararlar da yanlışmış, bu karar da yanlış.
  • “Bu karardan dönülmesi gerekir”
  • Bu karardan dönülmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü şirketler burada açıkları bulup, kullanmaya çalışacaktır. Elleri mahkum. Bunu engelleyebilmek için bizim optimal, serbest piyasa kurallarına uygun. Burada sermayenin serbest hareketi çok önemli… Biliyorsunuz 1989 öncesinde Türkiye’de sermaye serbest hareket etmiyordu. Sermayenin serbest hareket etmediği ülkelerin nasıl felaket, nasıl rezil durumlarda olduğunu anlatmama gerek yok.
  • 1989’dan sonra 32 numaralı kararla, Türkiye’de sermaye hareketleri serbest hale getirildi. Ne yani biz şimdi 1989 öncesine mi dönüyoruz. Bu karar BDDK tarafından çıkmış gibi gözüküyor, kredileri ilgilendirdiği için ama… Direkt olarak döviz alımını ilgilendirdiği için… Ben hukukçu değilim bilemem ama sanki bu kararın Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılması gerekiyor gibi düşünüyorum.
  • Umuyorum ki böyle yanlış kararlar alınmaz. Umuyorum ki şapkadan daha fazla tavşan çıkarılmaz ve Merkez Bankası faizi düşürüldüğü zaman neler olduğunu canlı bir şekilde geçmiş 8 ayda çatır çatır yaşadık. Umut ediyorum bu konuda daha fazla inat edilmez. Türkiye’nin geldiği nokta bir somun ekmeğin 5 lira olduğu nokta. Bu nokta doğru bir nokta değil. Demek ki kararlar yanlış.
  • Yine de enseyi karartmıyorum. Ben iflah olmaz bir optimistim. Bu kadar eleştirmeme rağmen Türkiye’nin kapasitesine, geleceğine güveniyorum. Güvenmek zorundayım, zorundayız. Ama içim içim acı çekiyorum. Ben bir matematikçiyim. Biri oradan diyor ki 2 artı 2 eşittir 5. Değil kardeşim 2 artı 2 eşittir 4. Sen sağcı, solcu neci olursan ol, 2 artı 2 eşittir 4. Türksen de, Kürtsen de… Sünniysen de Aleviysen de… Matematiğin güzel tarafı da bu. Çatır çatın doğrusu neyse o. Kişilere göre değişmez. Ekonominin doğrusu da kişilere göre değişmez.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Vakıf Katılım Kütahya şubesi hizmete girdi

Vakıf Katılım Genel Müdürü Osman Çelik, “Kütahya’da 141. şubemizin açılışını yapıyoruz. Vakıf Katılım olarak şu anda Türkiye’deki ödenmiş sermayesi en güçlü katılım bankası konumundayız.” dedi.

Published

on

akıf Katılım Kütahya şubesi düzenlenen törenle hizmete girdi.

Adnan Menderes Caddesi’ndeki şube açılış törenine Kütahya Vali Vekili Hasan Erkan, Kütahya Belediye Başkanı Alim Işık, Vakıf Katılım Genel Müdürü Osman Çelik, oda başkanları ve kurum müdürleri katıldı.

İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş’ın duasının ardından şubenin açılışı yapıldı.

Vakıf Katılım Genel Müdürü Osman Çelik, AA muhabirine, Vakıf Katılım’ın hızlı şekilde Türkiye genelinde şubeleştiğini söyledi.

Vakıf Katılım’ın 141. şubesinin Kütahya’da açıldığını belirten Çelik, ‘Vakıf katılım 2016 yılında kurulmuş ve kamu sermayeyle kurulan bir banka. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ve munzam vakıfların ecdat yadigarı vakıfların ana sermayeler olduğu bir kurumumuz. Şu anda 141 şubemiz var. Bugün Kütahya’da 141. şubemizin açılışını yapıyoruz. Vakıf Katılım olarak şu anda Türkiye’deki ödenmiş sermayesi en güçlü katılım bankası konumundayız.’ ifadelerini kullandı.

Çelik, açılışı yapılan şubenin Kütahya ekonomisine, sanayisine büyük katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.


Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

KKM bütçeye maliyeti 60 milyar TL’yi geçti

Published

on

Merkezi yönetim bütçesi Temmuz ayı sonuçlarına göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Dövizden dönen hesaplara ödenen tutar hariç kur korumalı mevduatta kur farkı olarak bütçeden tasarruf sahiplerine ödenen tutar 23,4 milyar TL oldu.

Böylelikle 5 ayda toplam maliyet 60,6 milyar TL olarak kaydedildi.

5 Ağustos haftası itibariyle kur korumalı mevduat 1,17 trilyon TL’ye yükseldi.

Aynı dönemde bankalardaki TL cinsi mevduat yüzde 1,58 artışla 3 trilyon 268 milyar 855 milyon 200 bin lira, yabancı para cinsinden mevduat ise yüzde 1,98 yükselişle 4 trilyon 241 milyar 920 milyon 450 bin lira oldu.

Bankalarda bulunan toplam yabancı para mevduatı, geçen hafta 249 milyar 395 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, bu tutarın 216 milyar 859 milyon doları yurt içinde yerleşik kişilerin hesaplarında toplandı. Yurt içi yerleşiklerin toplam yabancı para mevduatındaki değişime bakıldığında, parite etkisinden arındırılmış verilerle 5 Ağustos itibarıyla 3 milyar 767 milyon dolarlık artış görüldü.

Bloomberg

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Müşterilere Mercedes ve Porsche ile giden rüşvetçi Katılım Banka müdürü kim?

Published

on

Bu günlerde İstanbul sokaklarında Mercedes ve Porsche ile dolaşan Katılım Bankalarından birinde çalışan E… isimli Şube Müdürü ile Zeytinburnu’nda karşılaşırsanız sakın şaşırmayın. Bankanın verdiği arabayı beğenmeyip elemanına verip altında tabi kendi adına olmayıp da akrabalarının üzerinden aldığı arabalar ile gezen bir Banka Müdürümüz de var artık. Tabi bu müdür Katılım Bankasında olunca insan daha da çok şaşırıyor.

İddialar Vahim

Bir banka müdürü Mercedes ve Porsche’ye binemez mi, tabi ki de binebilir. Miras kalmıştır, aileden zengindir saygı duyarım ama bu müdürümüz ile ilgili iddialar öyle geçiştirilecek şekilde değil. Zira lüks araçları kullanıyor, kendinin olduğunu söylüyor ama araçlar kendi adına değil. İşin içinde bir milletvekilinin Damadı olduğunu da ekleyince hikaye başka yerlere gidiyor. “Damattır kayınpeder varlıklıdır damadına lüks araç alamaz mı” diyeceksiniz ama iddialar burada da bitmiyor ki.

Banka müdürü yasak olmasına rağmen Ticaretin içinde

Bırakın banka müdürlerini Banka Personelinin ikinci iş olarak Ticaret yapması müşteriler ile Ticari İlişki içine girmesi Bankacılık Kanunu ile de yasaklanmıştır. Bu temel kuralı yeni başlayan bankacılar dahil bilirler. Bu nedenle işlerinden atılmış onlarca bankacı vardır. Hal böyle iken lüks araçlar ile gezen müdürümüz Ticaret yapmaktan çekinmiyor. Üstelik çevresine bunu da söylemekten geri çekinmiyor. Kendine dokunulmaz bir zırh izlenimi veriyor çevresine.

Kredilerden komisyon alıyor iddiası

Müdürümüz ile ilgili iddialar bitmek bilmiyor. İddialara göre özellikle finans sıkıntı içinde olan firmaların bulunması için Pazarlama kadrosunu yönlendiriyor. Kredilendirme sürecinde de bu müşteriler ile komisyon pazarlığı yapılıyor ve bu tür kredilerden komisyon alınıyor.  İddialara göre alüminyum gibi metal sektöründe faaliyet gösteren firmalar hedef belirlenmiş. Personel de tehdit edilerek “bana kimse dokunamaz öyle teftiş vs şikayet düşünmeyin tehditleri” de var tabi işin içinde. Tehditler o boyuta gitmiş ki personele “seni FETÖ’cü olarak şikayet eder hayatını karartırım” tehditlerine kadar gitmiş iş. Personele siz de nemalanın bu düzenimde yönlendirmesi de eksik olmuyor tabi. İş, “Yükümü tutuyorum isteyen payını alsın. Almayanda emirlerimi sorgulamasın ve teftişe gitmesin, yakarım!” tehditlerine kadar varmış.

Banka teftişi şikayet dosyasını kapattı

Tehditlere rağmen; Rüşvet olayını fark eden bir personel banka müdürünü Teftiş Kuruluna şikayette bulunuyor ama sonuç alınamıyor. Teftiş şubeye dahi gitmeden dosyayı kapatıyor. Oysa bu tür şikayetler titizlikle incelenmeli BDDK’ya bilgi verilmeli ve Yargıya suç duyurusunda bulunulmalıydı. Hiçbiri yapılmıyor! Şikayetler hasır altı ediliyor. İddialara göre; işin içinde Pazarlama ve İK desteği de var. Üstelik tüm bunlar Katılım Bankasında oluyor. Liyakat bakımdan en çok dikkat etmesi gereken Katılım bankasına yakışmayan bir fotoğraf çıkıyor ortaya. Banka gibi bir kuruma bu tür müdürler yakışmıyor!

Mobbing ve rüşvet olayı yargıya yansıyacak gibi

Banka Teftişinden sonuç alamayan personel Avukatlık bürosu ile görüşüp süreç içinde yaşadığı Mobbing için yargı yoluna başvurmayı planlıyor. Etik Kurulu ve BDDK’ya da şikayet yansıyacak gibi. Süreci takip edip gelişmeleri hep birlikte öğrenmiş olacağız. Katılım bankası sorunlu kredileri yakından inceleyip elden geçirse iyi olur. Yok öyle şube değiştiririm batık kredileri de başka müdüre yıkarım diye kenara çekilmek! Bankacılıkta hiçbir şeyin sonsuza kadar gizli kalmaması gibi bir huyu vardır, bazı şeyler yaşanarak öğrenilir. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkması gibi bir huyu vardır!

 

Okumaya devam et

KATEGORİLER

  • Merkez Bankası (MB) faiz kararı... MB faizi düşürürse, sabit bırakırsa altın, dolar, kur ne olur? 18 Ağustos 2022 18/08/2022
    ABD Merkez Bankası (FED)’in geçtiğimiz ay faiz kararını açıklaması sonrasında gözler TCMB Ağustos ayı faiz kararına çevrildi. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizini yüzde 14’den yüzde 13’e indirdi. Peki, Merkez Bankası (MB) faiz kararı sabit kaldığında altın ve dolar ne olur? MB faiz düşürürse durum ne olur? İşte o detaylar...
  • Canlı altın fiyatları 18 Ağustos 2022... Çeyrek altın fiyatı ne kadar, gram altın kaç TL? 18/08/2022
    Altın fiyatları geçtiğimiz haftadan bu yana yükseliş seyrine geçmişti 1.038 liraya çıkan gram altın düşüşte. Ons altında ve döviz kurlarında yaşanan hareketlilik diğer altın türlerine de yansıyor. Altın fiyatlarının nasıl yön izleyeceği yatırımcıların gündeminde yer alıyor. Peki, bugün çeyrek altın, gram altın ne kadar, kaç TL? İşte 18 Ağustos altın fiyatları…
  • Son dakika... TCMB faiz kararı açıklandı... İşte Merkez Bankası Ağustos 2022 faiz kararı 18/08/2022
    Merkez Bankası faiz kararı Ağustos 2022 PPK toplantısı ile açıklandı. TCMB faiz kararı açıklaması sonrasında Merkez'in aldığı karar ortaya çıktı. Peki, Merkez Bankası faiz kararı ne kadar, yüzde kaç? İşte TCMB Ağustos 2022 faiz kararı...
  • Merkez Bankası faiz kararı ne kadar, yüzde kaç? TCMB Ağustos 2022 faiz kararı açıklandı! 18/08/2022
    Merkez Bankası Ağustos 2022 faiz kararı açıklamasını Para Politikası Kurulu toplantısı sonrasında yaptı. TCMB PPK takvimi içerisinde toplantının hangi tarihte yapılacağı duyurulmuştu. Peki, piyasaların merakla beklediği Merkez Bankası faiz kararı ne kadar, yüzde kaç oldu? İşte TCMB Ağustos 2022 faiz kararı...
  • Euro Bölgesi çekirdek enflasyonu beklentiyi aştı 18/08/2022
    Euro Bölgesi enflasyon oranı Temmuz’da yıllık 8,9 olarak açıklandı. Veri, bir önceki verideki tahminle paralel seyrederken çekirdek enflasyon ise beklentileri aştı.
  • Son dakika! Bakan Kurum: Ofisler konuta dönüştürülecek 18/08/2022
    Son dakika haberi... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Resmî Gazete’de yayımlanan “Planlı Alanların İmar Yönetmeliği” ile ilgili bir takım değişiklikler yapıldığını duyurdu. Konut ve kira fiyatlarını düşürmek için her adımı attıklarını vurgulayan Bakan Kurum, “İstanbul’da yaklaşık 1.5 milyon, ülke genelinde 4 milyon metrekare arz fazlası nedeniyle kiralanamayan ya da satılamayan ofis, konuta […]

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.