Connect with us

BANKA HABERLERİ

Vahap MUNYAR : KGF kredileri kredi kartıyla takibe alındı

Dünya Gazetesi yazarlarından Vahap MUNYAR KGF Kredilerini ele alan bri yazı yayınladı ve bu krediler ile ağırlıklı döviz alındığını iddia etti.

Published

on

BU yılın ilk aylarında gazetelerdeki şu başlıklar dikkati çekti:

  • KGF kredilerine sıkı takip geliyor…

Söz konusu başlıklar, daha önceki düşük faizli kredilerin amaç dışı kullanımını anımsattı:

–          Düşük faizli kredilerin yüzde 25’i dövize gitti. Bazı şirketler, düşük faizli kredileri, KGF destekli kaynakları alıp dövize koştu.

Bunun üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı kurmayları ile BDDK, KGF yönetimi verilen desteklerin, düşük faizli kredilerin amaç dışı kullanımını frenleyecek formüller üzerinde çalışmalara başladı.

Bu arayışlar sırasında Mastercard yönetimi de bazı toplantılara davet edildi:

–          KGF destekli kaynaklar ile düşük faizli kredilerin amaç dışı kullanım oranları kimi zaman yüzde 70’lere kadar çıktı. Bunun önüne nasıl geçeriz?

Mastercard yönetimi, banka kartlarının, kredi kartlarının kayıtlı ekonomideki rolünü anımsattı:

–          Banka kartlarıyla, kredi kartlarıyla yapılan her türlü işlem kayda giriyor. Kayıtdışı ekonomi ile mücadelede banka kartları ve kredi kartları önemli rol oynuyor.

Yapılan toplantılarda formül ortaya çıktı:

–          KGF destekli kaynak kullanımı, düşük faizli işletme kredileri gibi alanlarda kurumsal kredi kartları devreye alınabilir.

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan’dan sorumlu Genel Müdürü Hüsnü Avşar Gürdal’la geçenlerde buluştuğumuzda kredi kartının farklı alanlarda kullanımına ilişkin adımları sordum, yanıta belediyelerle işbirliğinden girdi:

–          Türkiye’nin 43 kentinde temassız özelliği taşıyan banka kartı, kredi kartı ve cep telefonlarını toplu taşımada ödeme için kullanmak mümkün. Böylece ödemeler daha basit, hızlı ve güvenli şekilde yapılabiliyor.

30 şehirde kredi kartıyla, banka kartıyla şehir içi ulaşım çözümlerinin devreye girdiğini bildirdi:

–          Adana’da toplu ulaşımda banka kartı, kredi kartı kullanım oranı yüzde 30’a ulaşıyor.

Avrupa’dan örnek verdi:

–          Banka ve kredi kartlarının toplu ulaşımda kullanımı açısından Londra yüzde 50 gibi yüksek bir  orana ulaşmış bulunuyor.

İstanbul’u sordum, yanıtladı:

–          İstanbul’da toplu ulaşımda banka kartı ve kredi kartının doğrudan kullanımı henüz devreye girmiş değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile görüşmelerimiz sürüyor.

Ardından sosyal yardımlara değindi:

–          Sosyal yardımların yoksul vatandaşların ihtiyacına göre harcama serbestliği, hem de amaca uygun kullanımı konusunda kredi kartı formülü sistemin doğru işlemesini sağlıyor.

Bu modelin KGF kredileri için de devreye girdiğini vurguladı:

–          KGF destekli kredi kullanımına hak kazanan şirketlerin kurum kartına tanımlama yapılıyor. Açılan kredinin nerelere harcandığı her adımda görülebiliyor. Dolayısıyla KGF destekli kredilerin amaç dışı kullanımı böylece önlenmiş oluyor.

Sonra pandemi dönemindeki dijitalleşme hızı üzerinde durdu:

–          Pandemi, e-alışverişi hiç kullanmayanları da system içine çekti. E-ticaretin oranı yüzde 20’lerden 30’lara çıktı. E-ticaret, pandemide sağladığı ivmeyle yükselmeye devam ediyor.

Şirketlerin, kurumların dijitalleşme oranının hanelere göre düşük kaldığının altını çizdi:

–          Hane halkı harcamalarının yüzde 42’si dijitalleşti. Banka kartı, kredi kartı ile yapılıyor. Kurumlarda, şirketlerde bu oran yüzde 10’un altında kalıyor. Dünyada ise yüzde 15-20 bandında seyrediyor.

Banka kartı, kredi kartı sisteminin kayıtlı ekonomideki rolü, KGF’deki “harcama denetimi”nde de etkisini gösteriyor.

Kredi kartının KGF’de devreye girmesi, şirketlerin, kurumların sistemdeki payını artırıcı rol oynar mı?

Tüm ödemeler dijital yapılsa ülkemiz 43 milyar lira kazanır

MASTERCARD Türkiye ve Azerbaycan’dan sorumlu Genel Müdürü Hüsnü Avşar Gürdal, şu noktanın altını çizdi:

–          Bizim en büyük rakibimiz nakit. Derdimiz nakittten pay çalmak. Para akışının olduğu her yere banka kartı, kredi kartı, dijital, mobil ödeme sistemlerimiz girebiliyor.

Adım adım nakitsiz topluma doğru yol alındığını vurguladı:

–          Nakit kullanmak hem vatandaş, hem de ülke ekonomisi için maliyetli.

Yaptıkları araştırmadan veri paylaştı:

–          Türkiye’de önümüzdeki 3 yıl boyunca tüm ödemeler dijital yapılsa, ülkemizin kazancı 43 milyar lira oluyor.

POS’ta hırsızlık olmaz, çünkü kayda giriyor

MASTERCARD Türkiye ve Azerbaycan’dan sorumlu Genel Müdürü Hüsnü Avşar Gürdal, banka ve kredi kartında temassız ödemenin pandemide öne çıktığını vurguladı:

–          Kredi kartı işlemlerinin sayıca yüzde 72’si temassıza dönüştü. Banka kartlarında temassız işlem yüzde 55’e çıktı.

POS terminallerinin yüzde 95’inin temassız işleme uyumlu olduğunu kaydedip, güven konusunda tereddüt yaşayanlara şu mesajı verdi:

–          Temassız işlem konusunda yanlış algı var. POS cihazındaki işlemler anında kayda giriyor. Dolayısıyla hırsızlık söz konusu olamaz.

Yeri gelmişken POS cihazı maliyetlerine işaret etti:

–          Cihaz maliyeti 100-150 dolara indi. Ayrıca cep telefonları uygulamalarla POS cihazı gibi işlev görebiliyor. Nitekim özellikle kuryeler terminale dönüşen cep telefonlarıyla işlemlerini gerçekleştiriyor.

Terminale dönüşen cep telefonu konusunda şu bilgiyi paylaştı:

–          20 bin cep telefonunu bu yıl terminale hizmeti kapsamına aldık. Bu yıl sayı 150 bine çıkar.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yılın ilk yarısında Türkiye Finans’tan ekonomiye 93,4 milyar liralık katkı

Published

on

 Türkiye Finans Katılım Bankası 2022’nin ilk yarı yıl konsolide finansal sonuçlarını açıkladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Finans Katılım Bankası’nın toplam aktifleri geçen yıl sonuna kıyasla yüzde 23’lük artışla 141,8 milyar lira seviyesine ulaşırken ekonomiye nakdi ve gayri nakdi fonlar aracılığıyla sağladığı destek 93,4 milyar lira oldu.

Toplumun farklı kesimlerini kucaklayan fon toplama ve finansman stratejisinin olumlu sonuçlarını bu yarıyılda da alan banka, fonlama kaynakları arasında katılma hesaplarını yüzde 45’lik güçlü bir büyüme ile 65 milyar lira seviyesine çıkardı.

TL cinsinden topladığı fonları yıl başından bu yana yüzde 72 arttıran Türkiye Finans, büyük küçük demeden birikim yapmayı öne çıkaran fon toplama stratejisi sayesinde Türk lirası tasarrufların artmasına da büyük katkı sağladı.

– Türkiye Finans ‘Üretime Dönüş’ stratejisinde istikrarını sürdürüyor

Banka, piyasalara verdiği güvenin bir sonucu olarak topladığı fon miktarını geçen yıl sonuna kıyasla yüzde 27 artırarak 107,6 milyar liraya ulaştırdı. 2022’nin ilk yarısında güçlü sermaye yapısını koruma hedefine ulaşan Türkiye Finans, yasal öz kaynaklarını 13,7 milyar lira seviyesine çıkardı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Finans Genel Müdürü Murat Akşam, Türkiye Finans’ın toplumun farklı kesimlerine fayda sağlayan fon toplama ve finansman stratejimizin sonucunda fonlama araçlarında katılma hesaplarının ağırlığını güçlü bir şekilde artırmayı başardığını bildirdi.

‘Yenilikçilik gücümüzdür’ anlayışıyla ortaya koydukları ürün ve hizmetlerin başarılarında payı büyük olduğunu aktaran Akşam, ‘Çok kısa sürede devreye aldığımız Kur Korumalı TL Katılım Hesabı ve Yuvam Hesap gibi ürünler toplam fon toplama hacmimiz içerisinde Türk lirasının gücünü artırırken uzaktan müşteri edinimi gibi sektörümüzde çığır açan gelişmeler, dijital bankacılık portföyümüzde müşteri ihtiyaçlarını yer ve zamandan bağımsız karşılamayı hedefleyen servis modeli bankacılığının görünür olmasını sağladı.

Bu durum eXtra Limit, Hızlı Finansman gibi sektörümüze ve ülke ekonomisine finansman geliri yaratacak, Türkiye’de ilk ve tek olma özelliğine sahip dijital altyapısı kuvvetli ürünler geliştirmemizin önünü açtı.’ ifadelerini kullandı.

Akşam, insan odaklı bankacılık anlayışından ayrılmadan dijital bankacılık alanında yaptıkları yatırımlar sayesinde sektörde kuralları değiştiren tüm gelişmelere ilk uyum sağlayan banka olma iddiasını sürdürdüklerini belirterek, şunları kaydetti:

‘Ülkemizin dört bir yanındaki herkesin finansal hizmetlere eşit bir şekilde erişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan düzenlemeler sayesinde dijital bankacılığın tüm sınırlarını kullanıyoruz. eXtra Limit gibi sektöre öncülük eden yenilikçi ürün ve hizmetler geliştirerek müşterilerimize görünmez bankacılık kavramının konuşulmaya başlandığı yeni dünyada günlük hayatları içerisinde ek bir süreç veya zorluk yaratmadan hizmet vermeyi başarıyoruz.

Müşteri deneyiminin kusursuz olması gereken sektörümüzde ürün çeşitliliği ve teknolojik kolaylık sunarken, müşterilerimizin gün içerisinde sıklıkla gerçekleştirdiği bireysel bankacılık işlemlerini masrafsız olarak yapabilmelerini sağlıyoruz. Çünkü biz toplumun tabanına yayılan büyüme stratejimizle; büyük küçük demeden birikim yapmak isteyenlerin, üretenlerin, emek ve özveriye inananların yanında olmayı yani insan odaklı bankacılık anlayışımızı her adımımızda güçlendirmeyi önceliğimize alıyoruz.”

Türkiye’nin en büyük 12. bankası olarak ilk 10’a girme hedefini koruduklarını kaydeden Akşam, ‘Yenilikçi ürün ve hizmetler geliştirmeye devam ederek sektörde üstlendiğimiz oyun kurucu rolümüzü pekiştireceğiz. Bu duruşumuzdan aldığımız güçle, üretime ve ticarete destek odağımızdan ve insan odaklı bankacılık anlayışından ödün vermeden mevcut ekosistemimizi büyütmeyi sürdüreceğiz.’ açıklamasında bulundu.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Firma 6 ayda KKM’den %32 gelir elde etti

Published

on

KKM’lerin firmalar tarafından da yapılmasına başlanması sonucu vergi avantajı da olunca birikmiş mevduatını KKM’ye çeviren firmaların kur kazancı ile birlikte %32’lerden fazla gelir kazandığını açıklamaya başladı. Firmaların vergi avantajı da sağlandığı için reel geliri bunu da üzerinde yer aldı.

Firmanın 226 milyon lirası altı ayda 299 milyon lira oldu

KKM hesap açan firmalar KAP’a bildirim yapmaya başlarken ne kadar kazanç elde ettikleri de ortaya çıkmaya başladı. KAP’a bildirim yapan firmalardan bir altı ay önce 11.02.2022 tarihinde 16.675.000 USD mevduatını KKM’ye çevirdiğini hesap açılışında karşılığı olan 226.088.095 TL‘nin vade sonunda 11.08.2022 tarihinde 73.519.150 TL faiz ve kur karı yaptığını ana par aile birlikte parasının 299.604.715 TL olduğunu açıkladı. Firma bu durumda altı ayda %32,52 gelir elde etmiş oldu. Firma dönüşü 3 ay vadeli olarak tekrar KKM olarak devam ettiğini açıkladı.

Firmadan KAP’a yapılan açıklama şu şekilde oldu:

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Kur Korumalı Mevduat nasıl ve ne zaman bitecek?

KKM çok büyük olasılıkla 2023’te sona erecek. Büyük bir kur çalkantısını engellediği ölçüde oy kayıplarını da azaltacak. Erdoğan yönetimi olası 2023 seçimlerine kadar uzatmalarla bu yöntemi devam ettirse dahi, bütçeye getirdiği yük nedeniyle KKM’nin yıllar sürmesi mümkün değil. KKM sona erdiğinde bir kur krizi ya da ekonomik daralma bizleri bekliyor.

Published

on

Geçtiğimiz günlerde bir bankada bulunduğum kısa süre zarfında kur korumalı mevduat (KKM) dışında pek bir şey konuşulduğunu işitmedim. Aynı cümleleri bininci kez kuran müşteri temsilcisi ile onu kaygılı bakışlarla dinleyen mevduat sahibinin en son neye karar kıldıklarını bilmiyorum, ancak seçenekler arasında KKM’nin ön plana çıktığını fark etmek kolaydı.

KKM, Türkiye’nin gündeminden düşmüyor. Edirne’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleri sonrasında KKM’nin getirdiği yük ve sistemin nasıl sonlanacağı tekrar tartışılmaya başlandı. Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Kur Korumalı Mevduat sahiplerine, yani bir avuç kişiye sesleniyorum: Bizim iktidarımızda sadece ve sadece faizi alacaklar. Öyle döviz garantisi falan yok. Türkiye sömürge bir ülke değil, birilerinin sömürge alanı da değil”. Takiben Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, muhalefeti spekülatif açıklama yapmakla eleştirdi.

Birkaç soruya yanıt vererek KKM ne zaman ve nasıl sonlanacak bakalım.

KKM DOLARİZASYONU DURDURDU MU?  

Türkiye’de haneler 2018 sonrasında, Merkez Bankası’nın 2010’lu yıllarda resmetmeyi sevdiği biçimde davranmayarak Türk Lirası (TL) değer kaybederken yabancı paralara (özellikle ABD dolarına) koştular. 2018 Ağustos’undan 2021 Mart’ına kadar geçen yaklaşık iki buçuk yıllık bir süre zarfında gerçek kişilerin yabancı para mevduatları 86 milyar ABD doları seviyesinden 150 milyar ABD doları düzeyine yükseldi. Bu artış sonraki aylarda durdu. 2022’de ilk yedi ayda (KKM sonrasında) gerçek kişilerin yabancı para mevduatları 130 milyar dolar seviyesine geriledi.

Merkez Bankası verilerine göre 2022 yılında toplamda yabancı para mevduatları seviyesinde (gerçek ve tüzel kişiler) 30 milyar dolara yaklaşan bir çözülme görüyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı da Kılıçdaroğlu’na cevap yetiştirmeye çalışırken KKM kapsamındaki mevduat büyüklüğünün toplam vadeli mevduat hesaplarının yarısına yaklaştığını açıkladı. Bu verilere dayanarak varlık dolarizasyonunun durduğunu belirtmek mümkün görünüyor.

Söz konusu tespite yapılan itiraz, KKM’nin dövize endekslenmiş bir mevduat olduğu, bu nedenle dolarlaşmanın durduğunu (bir süreliğine askıya alındığını) söylemenin uygun olmadığıdır. Bu noktada kur korumasına karşın TL varlık tutmanın performatif bir yanı olduğunu hatırlatmak gerekli. Elbette, KKM sona erdiğinde dövize olan talepte hızlı bir artış gerçekleşebilir. Ancak geçen zaman zarfında mevduat yapısındaki TL ağırlığı paranın değer kaybını yavaşlatıcı bir rol oynamaya devam edebilir. ABD doları TL karşısında 2021 Aralık ayındaki rekoru geçtiğimiz ay tazeleyince ve yükselmeye devam ederken “biz bu haltı niye yiyoruz?” yorumları gelmeye devam ediyor. Ancak arada geçen ayların ekonomi yönetimi ve bazı şirketler açısından altın değerinde olduğu atlanıyor. Kısaca ekonomi yönetimi TL değer kaybını zamana yayıyor, esas amaç onlar nezdinde hasıl oluyor.

Şunu söylemeye çalışıyorum: 1990’larda sabit kur rejimlerindeki krizler büyük finansal çöküşlere uzanıyor, ani değer kayıpları sonrasında uzun süren resesyonlar gözlemleniyordu. Değer kaybını zamana yaymak, sonu çalkantıyla bitecek olsa dahi bir anlam taşıyor. Kazanılan zaman ekonomi yönetimi daha ferah bir politika alanına kavuşana kadar destek rolü oynayabilir.

KKM KUR RİSKİNİ NASIL TOPLUMSALLAŞTIRDI?  

Ekonomi yönetiminin kazandığı zaman ve alanın bir bedeli yok mu? Var. Oldukça ağır bir bedeli mevcut.

KKM uygulaması için servet transferi eleştirilerinde bulunulmasının arkasında Türkiye’deki mevduat yapısı ve şirketlere koruma sağlanması yatıyor. Esasen döviz birikimi olan ve Türkiye standartlarında yüksek birikime sahip olan gerçek kişi sayısı nüfusa oranla çok az ve korunanlar bu kesimler. Ancak bir o kadar önemli olan nokta kur korumalı mevduata geçen şirketlere tanınan vergi muafiyeti ve finansal risk karşısındaki koruma.

Ek bütçeye getirilen kalemi ve vergi muafiyetlerini de düşünürsek bir yıl içinde 100 milyar TL’ye yaklaşacak bir yükten bahsediyoruz (resmi rakamlar ve ek bütçede öngörülenler üzerinden). Bu yük artabilir. Çünkü varlıklı kesimlerin riskinin ve şirketlerin muhtemel kayıplarının toplumsallaştırılması olarak tarif edilmesi gereken bu süreç, riski devletin üstlenmesi ile gerçekleşiyor. Bilindiği üzere faiz getirisi TL’nin değer kaybından daha az ise aradaki farkı Hazine ve Merkez Bankası karşılıyor.

Dikkat edilmesi gerekirse şirketlerin borçlarının kamunun üzerine aktarılmasından değil, döviz pozisyonundan vazgeçtikleri için oluşacak kayıpların devlet bütçesinden karşılanmasından söz ediyorum. Aslında, gelecekte oluşacak fark üzerinden hesaplanan ve döviz varlığına sahip olan (ya da döviz alması engellenmek istenen) gerçek ve tüzel kişilere herkesin cebinden yapılan ve bugünden bilinemeyen, miktarı belirsiz bir aktarımdan söz ediyoruz. Kimsenin toplamı bilemeyeceği ve bilançoda ancak iş işten geçtikten sonra maliyeti açığa çıkan bir aktarım bu. Bu nedenle de bilanço dışı politika yapımının başka bir güzide örneği olarak tarih sayfalarına not düşülmüş oluyor.

KKM, NASIL VE NE ZAMAN BİTECEK? 

Şimdi en önemli noktaya gelebiliriz. Muhalefet liderinin bir atom bombası olarak da tarif ettiği KKM çok büyük olasılıkla 2023’te sona erecek. Büyük bir kur çalkantısını engellediği ölçüde oy kayıplarını da azaltacak. Erdoğan yönetimi olası 2023 seçimlerine kadar uzatmalarla bu yöntemi devam ettirse dahi, bütçeye getirdiği yük nedeniyle KKM’nin yıllar sürmesi mümkün değil.

Altılı masa olarak da anılan restorasyon blokunun ekonomi kurmayları da faiz artışına gidileceğini ve ekonomik istikrar sağlanacağını ima ederken, KKM’ye gerek kalmayacak bir ortamın tesis edileceğini söylemiş oluyorlar. Ya da Kılıçdaroğlu örneğinde görüldüğü gibi KKM’ye derhal son verileceğini ifade edenlere de rastlamak mümkün.

Lakin (uzatmalarla ve başka büyük bir alt üst oluş yaşanmazsa) 2023’te seçimlerden hemen sonra ya da kısa bir süre sonra sonlandırılacak bu sistemde korumadan mahrum bırakılan para nereye akacak? Toplam vadeli mevduatların (2023 için konuşacak olursak) yarıdan fazlası kur riskine karşı korunmadığında yeni bir dövize hücum yaşanmayacak mı?

Bunu engellemenin yolu çok sert bir faiz artışı ile para (ve elbette para-sermaye) sahiplerine yüksek getiri sunulmasından, Türk Lirası cinsi finansal varlık tutmayı tercih edilebilir hale getirmekten geçiyor. Bahsettiğim tarzda bir faiz artışı ile Türkiye ekonomisinin resesyona gireceği de kesinlik arz ediyor.

Sıkıştırıldığımız köşeden kurtuluşun kolay olmayacağı açık. Fakat sopalı bir seçim sürecine girerken, verdiği oyu koruması da istenen, kendisini tehlikeye atıp komşusunu da ikna etmesi arzulananlara ekonomik daralma (acı reçete, muhtemel iş kaybı ve hayat standartlarında birkaç yıllığına düşüş) pazarlamak iyi bir yöntem olmasa gerek. Muhalefet partileri KKM’nin arazlarını anlatmaya devam edebilir, ancak para politikasına sıkıştırılmış teknik ana akım ekonomi muhalefeti de, “öyle garanti falan yok” çıkışları da bankada KKM’nin faydalarını anlatmakla görevli bireysel müşteri temsilcisinin cümleleri karşısında etkili olma şansına henüz sahip değiller. KKM’nin bir yılı dolduğunda durum değişecek mi, göreceğiz.

Kısacası, KKM sona erdiğinde bir kur krizi ya da ekonomik daralma bizleri bekliyor. Boyutlarını küresel koşullar ve Türkiye sermayesine ve devletine dışarıdan verilecek (ya da verilmeyecek) destek; o dönemki maliyeti kimin karşılayacağını ise toplumsal mücadele belirleyecek.

Ali Rıza GÜNGEN – Duvar

Okumaya devam et

KATEGORİLER

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.