Connect with us

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Japonya Nükleere yükleniyor: Nagasaki, Çernobil ve Fukuşima’dan ders almadılar

Published

on

Uluslararası piyasalarda enerji fiyatlarının artması tarihin en büyük nükleer felaketinin yaşandığı Japonya’da yeniden nükleer reaktörlerin güçlenmesi hedefleniyor. Japon halkı bu kararı desteklerken 1945 ve 2011 felaketleriyle Japonya’nın nükleer teknolojiden en çok çekmiş millet olması da dikkat çekiyor.

Japonya, artan küresel enerji fiyatlarının kış aylarında elektrik sıkıntısı yaratma ihtimaline karşın nükleer enerji kullanımını artırmayı planlıyor.

Başbakan Kişida Fumio, 14 Temmuz’da yaptığı açıklamada, aktif reaktör sayısını 9’a çıkararak elektrik ihtiyacının yüzde 10’nun nükleer enerjiden temin edilmesini hedeflediklerini bildirdi.

Tüketimin yoğun olduğu kış aylarında enerji arz ve talebi konusunda sıkıntılar yaşanabileceğine dikkati çeken Kişida, “Olabildiğince çok nükleer santrali en kısa sürede etkin hale getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Açıklama, hükümetin yaz aylarında arz sıkıntısı nedeniyle vatandaşlardan elektrik tasarrufunda bulunmalarını istediği bir döneme denk geldi.

Sınırlı sayıdaki kömür yatakları dışında fosil kaynaklara sahip olmayan, büyük miktarda ham petrol, doğal gaz ve kömür ithal eden Japonya, uluslararası enerji fiyatlarındaki artıştan olumsuz etkileniyor.

Uluslararası Enerji Ajansının 2021 rakamlarına göre, elektrik üretiminin yüzde 88’ini fosil kaynaklardan karşılayan ülke, fiyat ve tedarik istikrarsızlığına karşın kırılgan durumda bulunuyor. Kişida hükümeti, bu sebeple gözünü ülkenin geniş nükleer enerji kapasitesine çevirmiş görünüyor.

33 NÜKLEER REAKTÖRDEN 4’Ü ETKİN

Japonya, 2011’deki Fukuşima Nükleer Santrali’ndeki kazadan önce elektrik ihtiyacının yüzde 30’unu nükleer santrallerden karşılıyordu. Kazayla birlikte çalışır durumda olan 54 reaktörden 21’i kapatıldı, yeni reaktörlerin inşasına onay verilmedi.

Ülkede halen çalışabilir durumda 33 nükleer reaktör bulunuyor. Bugüne dek yalnızca 6 nükleer santraldeki 10 reaktörün yeniden çalıştırılmasına izin verilirken, halen yalnızca 4’ü etkin halde. Diğer reaktörler ise güvelik çalışmalarının tamamlanması ve düzenli teftişler nedeniyle kapalı tutuluyor.

Ekonomi Bakanı Koiçi Hagiuda, yaptığı açıklamada, reaktörlerin yeniden çalışmasına izin verilebilmesi için yapım planlarının yeni güvenlik standartlarına uygunluğunun onaylanması gerektiğini hatırlatarak, “En büyük önceliğimiz güvenlik. Eğer Nükleer Denetim Kurumu onay verirse harekete geçeceğiz.” dedi.

Koiçi ayrıca, hükümetin, reaktörlerin yeniden faaliyete geçmesi için bulundukları bölgelerde yaşayanların da onayına başvuracağını ifade etti. Japonya’da her ne kadar yasal zorunluluk bulunmasa da merkezi hükümetin, reaktörlerin çalışması için bölge halkının ve eyalet valisinin onayını alması yerleşik bir teamül.

Anketler, kamuoyunun reaktörlerin yeniden faaliyete geçmesine yönelik desteğinin arttığını gösteriyor. NNN araştırma şirketinin Yomiuri Shimbun gazetesi ile hafta başında yürüttüğü ankette, katılımcıların yüzde 54’ü, Nükleer Denetim Kurumunun güvenlik standartlarına uyması halinde reaktörlerin çalışmasından yana olduğunu belirtti, karşıt görüş bildirenler yüzde 37’de kaldı.

Öte yandan nükleer karşıtı grupların yerel mahkemelere şikayette bulunarak ve geçici tedbir kararları çıkararak süreci yavaşlatabileceği öngörülüyor. Yerel mahkeme kararlarının temyiz süreci zaman alacağından, reaktörlerin kış aylarında çalışması mümkün olmayabilir.

KARAR

Okumaya devam et
Yorum Yazın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Alman Enerji Devi RWE, Rus Gaz Arzı Azaldıkça Fazladan Kömür Yakacak

Published

on

Alman enerji firması RWE’nin baş finans yetkilisi kısa vadede daha fazla kömür yakacağını söyledi – ancak gelecekte karbon nötr olma planlarının yürürlükte kaldığında ısrar ediyor. Michael Muller, Avrupa ülkeleri Ukrayna’daki savaş devam ederken ve enerji kaynaklarını desteklemek için mücadele ederken yorum yaptı.

Eurostat’a göre, Rusya geçen yıl AB’nin hem petrol yağları hem de doğal gazın en büyük tedarikçisiydi. Batılı ülkelerin sebepsiz yere Ukrayna’yı işgal etmesinin bir sonucu olarak Kremlin’e yaptırımlar uyguladıktan sonra Avrupa’ya doğal gaz akışını önemli ölçüde azalttı.

Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya, Rusya kaynaklı doğalgaz eksikliğini telafi etmek için kömürle çalışan elektrik santrallerinden bazılarını yeniden işletmeye almaya karar verdi. Muller, “RWE, enerji krizini yönetmede Alman hükümetini veya Avrupa hükümetlerini aktif olarak destekliyor. Yani, bu durumu yönetmek için ek kömür kapasitesini de geri getiriyoruz.” dedi.

Bu plan, RWE’nin linyitle çalışan üç elektrik santralinin Ekim ayının başından itibaren şebekeye geri getirilmesini içerecek. RWE, aynı zamanda kahverengi kömür olarak da bilinen ve özellikle çevre için zararlı olduğu düşünülen linyitin “bugün için güvenilir bir ortak olmaya devam ettiğini” söylüyor. Linyit ve nükleer enerji üretimine odaklanan RWE Power’ın her yıl milyonlarca metrik ton kömür çıkardığını da ekliyor.

Yukarıdakilerin tümü, 2040 yılına kadar karbon nötr olmak istediğini söyleyen Essen merkezli işletme için bir engel teşkil ediyor.

Çevreye etki

Bir fosil yakıt olan kömürün çevre üzerinde önemli bir etkisi var ve Greenpeace bunu “enerji üretmenin en kirli, en kirletici yolu” olarak tanımlamıştı. Kömürün yanması, karbondioksit, kükürt dioksit, partiküller ve nitrojen oksitler de dahil olmak üzere bir dizi potansiyel olarak tehlikeli emisyon üretiyor.

RWE’den Muller, “Şu anda olan şey… umarım arz güvenliğini bulmamız gereken kısa vadeli bir sorundur.” dedi.

“İşte bu yüzden, sadece kurumsal bir vatandaşın bakış açısından, Alman hükümetini kısa vadede kapasiteyi geri getirme konusunda desteklemenin görevimiz olduğunu düşünüyoruz – ancak çok açık olmak gerekirse, stratejimizi değiştirmiyor. Bu nedenle, kısa vadede ek kömür yakmamız gerekse de, orta ve uzun vadede hedeflere ulaşmamız için yenilenebilir enerji üretiminin hızlandırılması gerektiği açık olmalı.” diye ekledi.

Perşembe günü, RWE, 2021’in ilk yarısındaki 870 milyon euroya kıyasla, düzeltilmiş net gelirin 1,6 milyar euro olduğu 2022’nin ilk yarısı için kazanç bildirdi. Şirket, 2022’nin ilk yarısında, yükselen değerini daha da büyütmek için yaklaşık 2 milyar euro yatırım yaptığını söyledi. “Toplam yatırımlar 2022’nin sonunda 5 milyar euroyu aşacak” dedi.

“Yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi, bu dönemde 2021’in ilk yarısına göre yaklaşık %20 daha yüksek” diyerek gelişmiş rüzgar koşullarına ve artan kapasiteye atıfta bulundu.

Okumaya devam et

ŞİRKETLER

Sanayici lisanssız GES üretim tesisi kurabilecek

Sanayi kuruluşlarının kendi tüketimlerinin gerektirdiği kurulu güçten daha fazla kurulu güce sahip olduğu için lisanssız olarak güneş enerjisi santrali (GES) kurma ve fazla elektriği sisteme satmaya imkan tanıyan düzenleme değişiyor. EPDK, bir miktar fazla elektriğin satılması ve onu aşan kısmın da bedelsiz olarak sisteme verilmesini düzenleyen bir taslağı kamuoyuna açıkladı.

Published

on

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, yapılaşmanın yoğun olduğu yerlerde, organize sanayi bölgelerinde lisanssız üretim tesisi için yer bulamayan tüketicilerin başka dağıtım bölgelerinde, sanayi bölgeleri dışında tesis kurabilmeleri için aynı dağıtım bölgesi olması şartının kaldırıldığını açıkladı.

Yılmaz, sanayicilerin artık ister OSB içinde ister dışında olsun başka bir dağıtım bölgesinde lisanssız üretim tesisi kurabileceğini ve Lisanslı veya lisanssız kojenerasyon tesisleri bulunan tüketicilerin de belirli şartlar altında kojen santrali ile karşılayamadığı tüketimleri için lisanssız üretim tesisi kurabileceğini ifade etti.

8 bin MW kurulu güçte lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) bulunduğunu hatırlatan, “Sadece belediyeler ve sanayi bölgeleri değil, tarımsal üreticiler ve turizm işletmecileri dahil her abone grubundan vatandaşlarımız tükettiği enerjinin üreticisi konumuna geldi” dedi.

Sanayici taslağın gözden geçirilmesini istemişti

Bloomberght haberine göre; Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından tartışmaya açılan “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı”ndaki bazı düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesini talep etmişti.

2019 yılından beri yürürlükte olan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği ile tüketim abonelerine “sözleşme gücü”nün iki katı kadar lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) yapma imkanı sağlandığını anımsatan Özdebir, yeni düzenlemeyle tüketim fazlası enerjinin bedelsiz sisteme verilmesinin öngörüldüğünü, bunun da haksızlığa yol açacağını savunmuştu.

EPDK Başkanı Yılmaz sosyal medyaya da yansıyan söz konusu eleştirilere ilişkin şunları belirtti:

Bu eleştirilerin iki sebebi olabilir ya bilgi eksikliği ya da kötü niyet. Bu düzenleme birilerini rahatsız edebilir elbette. Ama kim bu birileri? Sektöre zarar veren, tarım üreticilerimizi, sanayicilerimizi, hayvancılıkla uğraşan tüketicilerimizi kullanarak, gerçekle bağı olmayan tüketim tesisi gücü oluşturarak hat ve trafo kaybına neden olanlar, tüketim yapmadan üretim yaparak tarım, hayvancılık ve sanayi üretimlerini akamete uğratanlar… Evet bunlara dur diyoruz. Düzenlememizin amacı belli: Kendi tüketimi için üretim yapanların desteklenmesi. Gerçek tüketimi olan ve kapasite kısıtı nedeni ile üretim tesisi kuramayan tüketicilerin önünün açılması.”

Okumaya devam et

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Rahat ulaşımın yeni trendi; Elektrikli bisiklet!

Published

on

İster engebeli arazilerden geçin, ister şehrin caddelerinde dolaşın elektrikli bisikletlerle son derece konforlu ve performansı yüksek bir sürüş deneyimi yaşayabilirsiniz. Şehir trafiğinden kaçanların gözdesi haline gelen e-bike’lar, uzun mesafeleri fazla enerji sarfetmeden katetmek adına son dönemlerin en çok tercih edilen ulaşım araçlarından biri haline geldi.

Bisiklet kullanmak son yılların yükselen trendi. Elektrikli bisikletler ise en çok tercih edilen modellerden biri. Çünkü hem suya ve darbelere dayanıklı hem de enerjinizi fazla harcamadan yolları kolayca aşmanızı sağlıyor. Üstelik sadece şehir şartlarına değil şehirler arası yollarda kullanıma uygun olarak tasarlandığından uzun süreli sürüş imkanı da sunuyor.

Neden e-bike?

Adından da anlaşıldığı üzere elektrikli bisiklet, manuel bisikletin elektrik ile şarj olarak çalışan versiyonuna deniliyor. Tekerleklere güç sağlayan mini bir motor ve bu motora güç veren batarya düzeneği, elektrikli bisikleti normal bisikletlerden ayıran en önemli fark. Elektrikli bisikletlerin en güzel yanı şarj olmadan da, pedal çevirerek normal bisiklet düzeneğinde kullanılabiliyor olması. Ayrıca klasik bisikletlere nazaran en büyük avantajı; profesyonel ya da yarışçı olmayan, normal bir bisiklet sürücüsünün kolaylıkla çıkamayacağı menzile ulaşarak yüksek sürüş mesafesini konforla sunuyor olması. Bunun yanı sıra bir sürüş ehliyeti gerektirmeyen türdeki elektrikli bisikletlerin hızı 24-25 km/saat olmasıyla da beğeni topluyor. Tüm bu özellikler bilhassa ayaklarında problem olan, bisiket kullanmayı seven ancak uzun sürüşlerden olumsuz etkilenen kişiler için oldukça uygun.

Bisan, e-bike modelleri güvenli ve sessiz sürüş imkanı sunuyor

Pandeminin de etkisiyle spor yapma alışkanlığının artması, çevresel olumsuzluklar ve yoğunluk sebebiyle toplu taşıma araçlarından uzaklaşılması, zamanın çok daha değerli gelmesi gibi nedenler son dönemde e-bike modellere olan ilgiyi daha da artırdı. Türkiye’nin en büyük yerli bisiklet markası Bisan’ın üst düzey tasarıma sahip Zeus, Phyton, Envious, E-City, E-Folding ve E-Porter modelleri e-bike kategorisinde yer alan onlarca modelden birkaçı. Sessizliği ve gücüyle dikkat çeken bu modeller, her yaştan kullanıcıya uygun, yorulmadan daha hızlı ve daha uzağa gitme imkanı sağlıyor. Karbon salınımın önüne geçilmesine katkıda bulunan bu modeller, ulaşımını spor yaparak sağlamak isteyen ve sosyal mesafeyi koruma garantisi sunan en ekonomik çözüm olarak görülüyor. Bakım gerektirmeyen ve oldukça düşük şarj maliyetine sahip olan Bisan markalı elektrikli bisikletler, güvenlik açısından da tam donanımlı olarak yüksek teknolojiyle tasarlanmış.

Okumaya devam et

KATEGORİLER

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.