Connect with us

BANKA HABERLERİ

7 bela: Ekonominin 7 temel sorununda 2021’e nasıl girdik?

T24 Yazarlarından Barış SOYDAN 2021 yılında Türkiye’nin çözmesi gereken 7 konuyu ele aldı.

Yayınlanma:

|

Cumhuriyet tarihinin en ağırı olan 2001 Krizi, bankacılıktan kaynaklanmıştı. Reel sektördeki bozulma bankacılığa da sıçrarsa Türkiye kendi imkanlarıyla altından kalkamayacağı, 2001’de olduğu gibi IMF’ye mahkûm olacağı bir krize sürüklenebilir.

1. Enflasyon

2021’e yüzde 14.03’lük enflasyonla girdik. Merkez Bankası’nın yeni Başkanı Naci Ağbal’a inanacak olursak, enflasyon yüzde 5’e düşecek. “Ben yüzde 5’e inanıyorum. Başka ülkeler enflasyonu yüzde 1-2’de tutuyor da Türkiye Cumhuriyeti neden tutamasın? Bizim ne eksiğimiz var? Yapabiliriz” dedi. Yapabilir mi? Zor. Enflasyon önümüzdeki aylarda düşmeyecek, yükselecek. Baz etkisiyle ilk çeyrekte (Ocak, şubat, mart) daha da artması ve yüzde 15-16’ya (Belki de yüzde 17’ye) çıkması bekleniyor.

Sonra? Bahardan itibaren inişe geçecek. Ama bunun için doların yükselmemesi, şu anki seviyelerinde kalması şart. Çünkü malum, döviz yükseldiğinde enflasyon da yükseliyor… (Doların yükselip yükselmeyeceğine aşağıda döneceğiz.)

2. İşsizlik

Birçok iktisatçıya göre ekonominin en büyük sorunu, enflasyon. Ama siz onu bir de işsiz milyonlara sorun! Ben, yol açtığı bireysel trajediler nedeniyle işsizliğin daha büyük bir sorun olduğu düşüncesindeyim. Ayrıca dünya tarihi, uzun sürmüş çok yüksek işsizliklerden eninde sonunda büyük toplumsal trajediler çıktığını gösteriyor. (Bkz. II. Dünya Savaşı öncesinde Almanya.)

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) inanacak olursak, işsizlik Eylül’de azalarak yüzde 12.7’ye indi. Fakat şu işe bakın ki, işsizlik azalırken çalışan insanların sayısı da azaldı! TÜİK tarafından işsiz sayılmak için son 4 hafta içinde iş aramış olmanız lazım. Bunu yapmadıysanız işsiz olsanız bile sizi işsizden saymıyor.

İşsizlikte gerçek tabloyu, DİSK’in araştırma birimi DİSK-AR’dan öğreniyoruz. Onun verilerine göre gerçek işsizlik (teknik tabiriyle “geniş tanımlı işsizlik”) yüzde 26.4! Tam 9.5 milyon insan işsiz! Üstelik şu anda pandemi nedeniyle işten çıkarma yasağı var. O yasak da kalktığında işsizliğin daha da artması kaçınılmaz.

İşsizliğin azalması için ekonominin yüzde 5’in üzerinde büyümesi lazım. Büyür mü? İktidara göre evet. Önceki Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak‘ın açıkladığı Yeni Ekonomik Program, 2021 için yüzde 5.8 büyüme öngörüyordu. Ama bağımsız ekonomi ve yatırım kuruluşları yüzde 2-3 civarında büyüme tahmininde bulunuyor. Yüzde 2-3’lük büyüme, işsizliği eritmeye yetmez. Prof. Dr. Seyfettin Gürsel’in sözleriyle, “Daha uzun süre Türkiye yüksek işsizliğin ağır bedellerini ödemeye devam edecek.”

3. Dolarizasyon

Türkiye’nin para birimi nedir? Yasalara göre TL. Gerçekte ise bir para birimimiz daha var: Amerikan Doları. Vatandaş, TL’ye güvenmediğinden birikimlerini dolar başta olmak üzere dövizde tutmayı tercih ediyor. Merkez Bankası’nın yeni Başkanı Naci Ağbal, öncelikli hedeflerinin dolarizasyonla mücadele olduğunu söyledi. TL’nin cazibesini artırmak için Merkez Bankası’nın politika faizi yüzde 10.25’ten 17’ye çıkarıldı. Peki vatandaş dolarlarını, Euro’larını satıp TL’ye geçti mi? Ne gezer… Aksine, Ayşe Teyze ve Ali Rıza Amca, dolardaki düşüşü alım fırsatı olarak değerlendirdi. Bankalardaki döviz hesapları 25 Aralık haftasında 234 milyar 804 milyon dolara çıktı. Bu yeni bir rekor…

Vatandaş mevduat faizlerindeki yükselişe rağmen TL’ye neden geçmiyor? Rivayetler muhtelif. Bazı ekonomistler, gerçek enflasyonun TÜİK’in açıkladığından çok daha yüksek olduğu kuşkusuna işaret ediyor. Eğer enflasyon gerçekte yüzde 14 değil 20 ise vatandaş banka faizi yüzde 22-23’e yükselmeden TL’ye dönmez…

Bir diğer neden, iktidara olan güvensizlik. ABD’nin yeni Başkanı Joe Biden veya AB ile her an yeni bir ağız dalaşına girme ihtimali mevcutken doların buralarda kalacağının garantisi var mı? Yok.

4. Bütçe açığı

AKP uzun yıllar boyunca bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3’ün altında olmasıyla övündü, durdu. Teknik adıyla “mali çıpa” son yıllarda kayboldu. Türkiye eskiden olduğu gibi yine yüksek bütçe açıkları veren bir ülkeye dönüştü…

Vergi gelirlerinin yaz aylarında biraz kıpırdamasıyla bütçe açığının 2020’i yüzde 4-4.5 bandında tamamladığı tahmin ediliyor. Yüksek bir oran. Bu yıl daha da artacak. Çünkü kamunun sırtındaki faiz yükü katlandı. Yıl sonunda yüzde 5’ik açık şaşırtıcı olmaz.

5. Cari açık

Ekonominin ezel ebed meselelerinden bir başkası, cari açık… (Cari açık: Mal ve hizmet ithalatı için yurtdışına ödenen para ile mal ve hizmet satımından elde edilen para arasındaki fark.) Türkiye 2019’da uzun zaman sonra ilk kez cari fazla vermişti. 2020’de cari açık geri döndü. Yılı 40 milyar dolara yakın açıkla kapattık. Bu, milli gelirin yüzde 5.6’sı eder ki, çok yüksek bir oran. Cari açığın yüzde 5’in üzerine çıkması, kriz habercisi olarak değerlendiriliyor…

Nitekim cari açığın patlaması, yaz aylarında dolardaki yükselişi tetikledi. Cari açık neden patladı? Çünkü kamu bankalarının düşük faizli kredileri ithalatı patlattı. Bu arada altın ithalatında da büyük bir artış oldu. Ve pandemi nedeniyle turizm çakıldı. Bunların etkisiyle cari açık kontrolden çıktı.

Aşılar sayesinde pandemi 2021’de etkisini yitirecek. Ve turizm gelirleri artacak. Bu arada altın ithalatının da azalması bekleniyor. Yani cari açık bu yıl azalacak.

6. Bankaların batık kredileri

Onca soruna rağmen ekonomide çarkların ağır aksak da olsa dönmesinin sebebi, bankacılığın sağlam durması. Ya da sağlam görünmesi. İkircikli konuşuyorum çünkü batık kredilerin açıklanandan çok daha fazla olduğuna dair kuşkular giderek artıyor. Resmi verilere göre bankaların batık oranı yüzde 4.1. Oranın bu kadar düşük olmasının sebebi, kamu bankalarındaki batıkların yüzde 2-3’lerde kalması. Özel bankalarda ise yüzde 5-6’lara çıkıyor.

Eski bankacı Erol Taşdelen şöyle diyor: “Türkiye Bankalar Birliği, 2019 Ekim – 2020 Ekim arasındaki bir yılda 19.8 milyar TL’lık kredinin bankalarca yapılandırıldığını açıkladı. Yapılandırma olmasa takip tutarı 170 milyar TL’yi aşacağının itirafıdır bu.”

Batıkların gerçekte olandan daha az görünmesinin bir başka sebebi, geri ödenmeyen kredilerin batık olarak tanımlandığı sürenin pandemi nedeniyle 90 günden 180 güne çıkarılması.

Cumhuriyet tarihinin en ağırı olan 2001 Krizi, bankacılıktan kaynaklanmıştı. Reel sektördeki bozulma bankacılığa da sıçrarsa Türkiye kendi imkanlarıyla altından kalkamayacağı, 2001’de olduğu gibi IMF’ye mahkûm olacağı bir krize sürüklenebilir. (Ağzımdan yel alsın.)

7. Dış borç

“2001 Krizi bankacılıktan çıkmıştı, bu sefer reel sektörden çıkacak.” Bu cümleyi farklı ekonomistlerden defalarca duymuş olmalısınız. Özel sektör AKP döneminde gırtlağına kadar döviz cinsinden borçlandı. Bu borç, ekonominin üzerinde sallanan Demokles’in kılıcına dönüştü.

İyi haber, özel sektörün iki yıldır dış borçlarını azaltıyor olması. Gedik Yatırım’a göre son iki yılda bankalar yaklaşık 35 milyar dolar, reel sektör şirketleri de 10 milyar dolar dış borç geri ödemesi yaptı.

Özel sektör ve kamunun önümüzdeki 12 ayda ödemesi gereken 181 milyar dolar döviz borcu var. Bunun 54 milyar doları ticari krediler, 48 milyar doları da banka mevduatlarından oluşuyor. Borcun bu kısmında büyük sorun yok. Geriye, çevrilmesi gereken 52 milyar dolarlık dış borç kalıyor ki, altından kalkılmayacak bir meblağ değil. Tabii pandemide beklenmedik gelişmeler yaşanmazsa…

7 bela: Ekonominin 7 temel sorununda 2021’e nasıl girdik? (t24.com.tr)

BANKA HABERLERİ

Banka çalışanı ‘Fare oynatarak’ çalışıyor izlenimi verdi, işten çıkarıldı

Banka home ofis çalışan bazı personelin simülasyon program yardımı ile fareyi hareket ettirerek aktif çalışıyor izlenimi veren bazı çalışanları tespit etti.Bu tür çalışan personeller hatalarını kabul ederken bankanın tepkisi sert oldu ve çalışanların iş aktini fest etti…

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD merkezli bankacılık, finans ve sigorta sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olan Wells Fargo, Mali Endüstri Düzenleme Kurumu’na (FINRA) yaptığı bildirimde, aktif çalışma izlenimi yaratmak için bazı çalışanların klavye faaliyeti simülasyonu kullandığı iddiaları araştırdı.

Araştırmanın ardından şirket, etik olmayan çalışma şekillerinden dolayı bir düzine çalışanının iş akitlerine son verildiğini duyurdu.

İşten çıkarılan çalışanların net sayısı, pozisyonları ve çalışma şekilleri ile ilgili detaylı bilgi verilmezken, firmanın varlık ve yatırım departmanından personeller olduğu belirtildi.

Wells Fargo, pandeminin ardından kısmi bir ofise dönüşe geçerek 3 gün ofis politikasını uygulamaya koydu.

Forbes tarafından açıklanan bilgilere göre, personellerin aktif çalışıyor izlenimi yaratmak için bilgisayar faresini periyodik aralıklarla hareket ettirdikleri ve hazırladıkları mesajları belirli saatlerde gönderilmek üzere önceden hazırlayarak zamanlayıcı yoluyla kaydettikleri belirlendi.

Personeller suçlamaları kabul etti.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Artı beş yüz milyon dolar :)

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Bugün bültenimize sevindirici bir haber ile başlayalım. Her ne kadar bültenimizi takip eden kıymetli okurlarımız bu gelişmeleri her gün düzenli bir şekilde takip etse de, TCMB’nin 7 Haziran ile biten haftaya ait açıkladığı verilerine göre brüt döviz ve altın rezervleri 146,2 milyar dolar seviyesine ulaşarak rekor kırdı. Yaklaşık 4,5 yıl aradan sonra, TCMB’nin swap ve kamu dövizleri hâriç net rezervleri ise 0,5 milyar dolar ile artıya geçerek eksi rezerv konusunu da rafa kaldırdı. Eğer vücudun altını kas ise, merkez bankasının da en önemli kasının altın ve dolar rezervleri olduğu ve bunun da yabancı yatırımcı için ne kadar önemli bir parametre olduğunu unutmamak gerekiyor.
  • TCMB’nin swap hâriç net döviz pozisyonu, yerel seçimler dönemini baz alırsak, ya da son 48 iş gününde 74,5 milyar dolar artış gösterdi. TCMB rekor süratte rezerv biriktirmeye devam ederken, yurtiçi yerleşiklerin parite ve kur etkisinden arındırılmamış seriye göre DTH’ları (döviz mevduatları) 1,8 milyar dolar daha gerileyerek 165,5 milyar dolar seviyesine indi. Böylelikle Mart sonu baz alınırsa, 11 haftada DTH cephesinde çözülme 20 milyar doları aştı. BDDK verisine göre, yine 7 Haziran ile biten haftada bir nevi yabancı para enstrümanı olan KKM 26,5 milyar TL daha azalırken, stok rakamın dolar karşılığı 65,2 milyar seviyesine geriledi. Mart sonuna göre KKM cephesinde de azalma 5,4 milyar oldu. Böylelikle YP mevduatın toplam mevduata oranı (KKM dâhil) %51 seviyesine gerileyerek son dört yılın dibine indi!

Resim

  • Yabancı yatırımcının ise hisse senedi portföyü 542 milyar dolar daha azaldı. Son dört haftada yabancı yatırımcının hisse senetlerinden çıkışı 1,3 milyar dolar olurken, borsanın da limoni havasını özetledi. Öte yandan yine 7 Haziran ile biten haftada, yabancının benzer miktarda DİBS de aldığını görüyoruz. Mart sonuna göre bakılırsa yabancının DİBS portföyü 8,1 milyar dolar artış kaydetti!
  • TL ve TL cinsi yatırım araçlarına ilgi artarken, dolarizasyon eğilimi azalırken, TCMB rezerv biriktirmeye devam ederken, USDTRY kuru ise 32,30 seviyesinin hemen altında dün de sakin bir eğilim kaydetti. TL referans faiz dünü %49,40 seviyesinde tamamlayarak son üç haftanın dibine geriledi. TL’nin piyasada yeniden bollaştığını not edelim. Türkiye’nin yabancı indinde risklerini yansıtan 5 yıl vadeli CDS risk primi 260 baz puan etrafında dar ve sakin bir seyir izlemeye devam ederken, “borsada karar günü” başlıklı hafta içi yazımızda da belirttiğimiz üzere, 10bin endeks seviyesinden zıplayan BIST100 endeksi dünkü günü %2,2 yükselişle 10,391 puan seviyesinden tamamladı. 10bin endeks seviyesinin altında olası bir kapanış durumunda zarar kes uygulayarak hisse senetlerinde özellikle de endeksi sürükleyen bankacılık hisselerinde pozisyon artırılabileceğini düşünüyoruz. Dünkü yükelişte ayrıca uzun bayram tatilinin getirdiği takas avantajı ve dün akşam saatlerinde Sn. Bakan Şimşek’in hisse senetlerine yönelik işlem vergisi konusunun ertelendiği yönünde açıklamasının da yer tuttuğunu düşünüyoruz.
  • MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin son günlerde sosyal medya paylaşımları ve açıklamalarıyla ülke siyasetine hareketlilik getirdiğini not etmemiz gerekiyor.
  • Bahçeli, 31 Mart seçimlerinden sonra gündeme gelen normalleşme tartışmalarına değinerek Sinan Ateş davasından bahsetti ve bu davanın Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yönelik bir itibar suikastına dönüştüğünü belirtti. Davanın 1 Temmuz 2024’teki duruşmasında MHP’nin hazır bulunacağını ve Türk yargısı önünde hesaplaşacaklarını söyledi.
  • Bahçeli, açıklamalarının devamında “Cumhur İttifakı dağılıyor mu” sorularını gündeme getirdi. MHP’nin, ülkenin ve milletin çıkarları için her türlü fedakarlığı göze alacağını belirterek, Ak Parti ile CHP arasında geniş tabanlı bir ittifakın oluşmasının MHP’nin dileği olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı’ndaki sorumluluklarını yerine getireceklerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek vereceklerini de ekledi. Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Bahçeli’nin açıklamalarına cevap vererek “Cumhur İttifakı kararlılıkla yoluna devam etmektedir” dedi.
  • Yurtdışı piyasalarda ise Çarşamba günü ABD’de açıklanan ve olumlu anlamda sürpriz yapan TÜFE enflasyonu ardından dün de ÜFE enflasyonunu sürpriz yaptı. Yıllık bazda çekirdek ÜFE artışı %2,3 artış kaydederken (beklenti %2,5) manşet ÜFE artışı da %2,5 beklentinin gerisinde kalarak %2,2 oldu. FED ne kadar laf kalabalığı yapsa da, piyasaların FED’den bu yıl 2 adet faiz indirimi talep etmelerini artık normal karşılıyoruz! ABD’de enflasyon verilerinin piyasaların arzuladığı şekilde açıklanması ve 10 yıllık gösterge ABD tahvil getirisinin %4,25 ile 2,5 ayın en düşük seviyesine gerilemesine rağmen, faiz getirisi olmayan kıymetli madenler arzuladığımız performansı bir türlü kaydedemedi. Gümüşün ons fiyatı 29 dolar seviyesine kadar gerileyerek bizleri büyük ölçüde şaşırttı. Uzun bir süredir uzun pozisyon taşıdığımız gümüşte haftalık kapanışın peş peşe ikinci haftada da 30 doların altında olmasını zayıflık göstergesi olarak kabul ederek dün pozisyonlarımızdan kârla çıkma kararı aldık. Altın ise hâlen daha 2,300 dolar seviyesindeki desteğinde tutunmaya devam ettiğini not edelim.
  • ABD borsaları geceyi önemli sayılacak bir değişim kaydetmeden tamamlaması ardından bu sabah pasifiği diğer ucunda kararsız bir seyir görüyoruz. Japonya Merkez Bankası’nın bu sabah sonuçlanan olağan faiz toplantısında ultra düşük faiz oranlarını sabit tutmaya devam ettiğini lâkin devasa parasal teşvikten yavaş ama istikrarlı bir şekilde geri çekilerek büyük tahvil alımlarını azaltmaya başlamaya karar verdiğini görüyoruz. Yaralı aslan JPY, dolar başına 158 seviyesine yükselerek son altı haftanın en değersiz seviyesini test etti. Değersiz YEN’den destek alan gösterge endeks Tokyo borsası %0,7 yükselirken, diğer bölge borsalarında hafif de olsa kırmızılar gözümüze çarpıyor.
  • Piyasaların gündemi bugün çok da karışık görünmüyor. Küresel bazda çok sayıda merkez bankacının konuşması takip edilecek. Türkiye cephesinde TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi ön plana çıkıyor. Gözler ısınan siyasete çevrilirken, genel hatları ile piyasaların olumlu seyrini korumasını bekliyoruz. Herkese iyi bayramları dilerim.

*Menkul Kıymet İstatistikleri

Yabancının devlet tahvili âşkı devam ederken, hisse senetlerine yönelik küskünlüğü de son dört haftadır devam ediyor.

1718341011fab020b702c75482a08c6a305997ca1a_1_1200.jpg

*KKM

Dolarizasyonun önemli bir göstergesi olan KKM ve DTH’ın toplam mevduata oranı %51’e gerileyerek 4 yılın en düşük seviyesini gördü.

171834101249c6aac93ea30e733ebb9e4cbf31f876_2_1200.jpg

*DTH

TL’ye yönelik iştah devam ederken, DTH cephesinde çözülme devam ediyor: son 11 haftada 20 milyar doları aştı.

171834101244b5131c2b16fa7bdb1cde40ba6c0117_3_1200.jpg

*TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri

Tüm zamanların zirvesinde!

17183410131d76620998558e599c67018bd0ce2d6b_4_1200.jpg

*TCMB Net Döviz Rezervleri

Swap ve kamu dövizleri hâriç, TCMB’nin net rezervleri 4,5 yıl aradan sonra 0,5 milyar dolar seviyesine yükselerek artıya geçti.

1718341014f47259b54cbd6cf3c622dee13e507d8f_5_1200.jpg

*Yurtiçi bankalar ile yapılan swap işlemleri

TCMB rezerv biriktirdikçe, yurtiçi bankalar ile yapmış olduğu swap işlemlerini de azaltmaya devam ediyor.

1718341014e8c4e80624961dfd911f65ccdcee210d_6_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Banka hesaplarında köstebek kuşkusu

Son dönemde banka dolandırıcılığı giderek artmaya başladı. Öyle ki artık banka hesaplarınıza girip transfer dahi yapabiliyorlar. Peki, gizli hesaplara nasıl ulaşılıyor? Akıllara banka hesaplarında köstebek mi var sorusu geliyor. Detayları CNN TÜRK ekibinden Ceren Meriç, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Kırık’a sordu.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Mağdurlar o kadar arttı ki artık akıllara bankalarda köstebek mi var sorusu geliyor, dolandırıcılar sizi bankanın müşteri hizmetleri görevlisi gibi arayıp sizden onay istiyor.

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Kırık konuyla ilgili, “Birçok bankanın mağduru söz konusu ‘acaba içeride köstebekler mi var, dolandırıcılarla ortak mı çalışıyor?’ sorusunu beraberinde getirmeye başladı. Özellikle vatandaşları ‘sigorta geri ödemeniz var bunu gerçekleştirmek için birkaç işleme onay vermeniz gerekir’ diyorlar” ifadelerini kullandı.

İşte o onayı verdiğinizde iş işten geçmiş oluyor. Tüm banka hesap bilgileriniz ele geçiriliyor. “Aslında o onayı verdiğinizde sizin vadeli hesabınızdan vadesiz hesabınıza para transferi gerçekleşmiş oluyor bu durum ciddi mağduriyetlerle karşılaşmamıza neden oluyor. Birçok bankanın mağduru söz konusu, ister istemez akıllara acaba içeride köstebekler mi var sorusunu getirmeye başladı.”

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.