Connect with us

BANKA HABERLERİ

PİYASALARDA GERGİN BEKLEYİŞ

“Liralaşma” adı altında faizin baskılanmasıyla piyasalarda oluşan sıkışıklığın boyutu büyüyor. Faiz, döviz ve altın yeni rekorları görürken, bankalarda da ödüllü döviz toplama yarışı başladı.

Yayınlanma:

|

Türkiye’de döviz kurlarında son günlerde hızlanan yukarı yönlü hareketler yaşanıyor. Dolar/TL 19.38, Euro/TL 21.42 seviyelerini gördü. Dövize olan hem bireysel hem de kurumsal talep artarken bankacılık sektörü bir yandan bu taleplere yetişmeye bir yandan da 28 Nisan’a kadar yüzde 5 yabancı para mevduatından TL’ye dönüşüm oranı hedefini yakalama derdinde. Bankacılık sektörü kaynaklarının verdiği bilgiye göre bazı bankalarda efektif döviz alım kampanyaları başladı. Çalışanlarını motive ederek yastık altı ve kasalardaki dövizi kazanmaya çalışan bankacılık sektörü daha önce Merkez Bankası’nın yasakladığı ancak sonrasında gevşettiği kur korumalı mevduat (KKM) faizi artı prim uygulamasına da geri döndü.

Kaynakların verdiği bilgiye göre bu sayede kazanılan dövizden dönüşlü KKM hesaplarında yıllık faiz oranı dolar cinsinden yüzde 30-35’lere çıkıyor. Öte yandan dolardaki yükseliş ile bankaların yüklenmesiyle KKM hesaplarında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun verilerine göre 7 Nisan haftasında 75.8 milyar liralık artışla 1.78 trilyon lira ile yeni rekor seviye görüldü. KKM’nin yanı sıra döviz mevduatları da 3.1 miyar dolar artış gösterdi.

Öte yandan Merkez Bankası dün bankalar ile doğrudan TL uzlaşmalı vadeli döviz satım imkanı getirdi. Yetkili bankalar TCMB ile telefon aracılığıyla iletişim kurarak anlık forward kur fiyatı alabilecek. Konuya yakın kaynaklar bankaların bunu bir süredir talep ettiğini ve uygulamanın reel sektöre hedge kolaylığı sağlayacağını, artan kurumsal spot döviz talebini ise azaltabileceğini kaydetti.

Bankalar 19.85 liranın altında dolar satamıyor

Bankacılık sektörü kaynakları bazı bankaların şubelere gönderdikleri yazı ile ödüllü efektif döviz kampanyası başlattıklarını dile getirdi. Bunun sebebini Merkez Bankası’na yakın kaynaklar TL dönüşüm oranı hedefini yakalamak olabileceğini belirtirken mart sonunda getirilen düzenlemeyle bankacılık sektörünün 28 Nisan’a kadar yüzde 5 dönüşüm oranı hedefini yakalaması gerekiyor. Dönüşüm hedefi tutturulamadığında aradaki fark kadar tahvil tutma yükümlülüğü var ve şu aralar uygulamadaki regülasyonlar arasında Merkez Bankası’nın da en çok odaklanılmasını istediği konu da bu. Peki bu sistem nasıl işleyecek? Bankalar gidip döviz bürolarından döviz mi satın alacak? Aslında almaları çok da mantıksız değil çünkü bankacılık sektöründe bireysel müşteriye döviz satışında belli fiyatın altına inilmiyor. Bankacılık sektörü kaynakları Dolar/TL’de dün itibariyle 19.85 liranın altında satış yapılmaması istenildiğini bildirdi. Kamu bankalarında ise 19.85 liranın altında dolar satışı gerçekleştirilebildi. Serbest piyasada ise 19.68 seviyesinde işlemler geçti. Dolar/ TL 19.35, Euro/TL 21.42, gram altın ise 1273 lirayı aşarak dün yeni zirvelerini gördü.

 

Ancak durum bu kadar basit değil. Hem yastık altı, hem de kasalardaki dövizi kazandırmayı hedefliyor bankalar. Müşteri dövizini getirirse de yüksek miktarlı dövize yönelik kur korumalı mevduatta oldukça iyi kazanç imkanı var. Bankacılık sektörü kaynaklarından alınan bilgiye göre KKM’ye faiz artı prim uygulaması geri döndü. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz aylarda Merkez Bankası bankaları uyarmış ve bu tür dönüşüm hesaplarının TL mevduat oranı hesabında dikkate alınmayacağını belirtmişti. Fakat durum değişmiş görünüyor. Bankacılık sektörü kaynakları Merkez Bankası’nın bu alanı gevşettiğini ve dövizden dönüşü artırmak ve döviz talebini azaltmak için prim uygulamasına izin verdiğini dile getirdi.

Dolar faizi yıllık yüzde 30-35’e çıkıyor

Sektör uzmanları müşteriye opsiyon yaptıklarını KKM faizinin yanı sıra üzerine dolar faizi uyguladıklarını ve müşteriye yıllık olarak dolar faizinin yüzde 30-35 arasına çıktığını vurguladı. Böylece hem yastık altı hem de kasadaki dövizleri toplama imkanının biraz olsun yaratabileceği görüşünde bankacılık sektörü.

Bir diğer bankacılık sektörü kaynağı ise yüzde 5 TL dönüşüm hedefini tutturabilmek için inanılmaz bir baskı olduğunu ifade etti. Banka üst yönetimlerinden bu baskının geldiğini ve tüm mesailerini buna harcadıklarını vurguladı.

Hem KKM hem döviz mevduatları arttı

KKM’de hem faiz üst limitlerinin artması hem de döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareket ile bankaların prim uygulamasını geri getirmesi rakamlarda da kendini gösterdi. BDDK’nın haftalık verilerine göre 7 Nisan ile biten haftada 75.8 milyar liralık artış yaşandı KKM hesaplarında. Bu 1 Nisan 2022’deki 85.3 milyar liralık artışın ardından KKM hesaplarında haftalık en yüksek artışın geçen hafta yaşandığını gösteriyor. Böylece KKM hesaplarının büyüklüğü de 1 trilyon 776 milyar 830 milyon lirayla yeni zirvesine yükselmiş oldu.

Merkez Bankası verileri ise KKM hesapları artsa da hem bireylerin hem de kurumların döviz mevduatında da yükseliş yaşandığını ortaya koydu. Merkez Bankası haftalık verilerine göre 7 Nisan ile biten haftada parite etkisinden arındırılmış şekilde döviz mevduatları 3 milyar 152 milyon dolar artış gösterdi. Bireysel döviz mevduatları parite etkisinden arındırılmış olarak 567 milyon dolar yükselirken, kurumsal müşterilerin döviz mevduatı 2 milyar 585 milyar dolar arttı. Döviz kurlarında 19 üzeri hareketin hızlandığı geçen hafta kurumsal müşterilerin dolar cinsi döviz mevduatı 1.6 milyar dolar, Euro cinsi döviz mevduatının dolar karşılığı parite etkisinden arındırılmış olarak 853 milyon dolar yükseldi. Gerçek kişilerin döviz mevduatında ise 647 milyon dolarlık dolar cinsi döviz mevduatındaki artış dikkat çekti. Böylece toplam parite etkisinden arındırılmamış olarak 187.6 milyar dolara çıktı.

■ Bankalar ile doğrudan TL uzlaşmalı vadeli döviz satım imkanı

Merkez Bankası (TCMB), Türk Lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerinin, işlem yapmak isteyen bankalarla doğrudan gerçekleştirilebilmesine karar verdi. Daha önce Türk Lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım ihalesi düzenleyen Merkez Bankası bu kez Türk Lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerinin, işlem yapmak isteyen bankalarla doğrudan gerçekleştirilebilmesine imkan sağladı.

Dün bankalara gönderilen yazıya göre işlemler, döviz piyasalarında işlem yapmaya yetkili bankalarla gerçekleştirilecek. Yetkili bankalar, Merkez Bankası ile telefon aracılığıyla iletişim kurarak anlık forward kur fi yatı alabilecek. Bankalar, işlem taleplerini döviz piyasalarında işlem yapma yetkisi bulunan kişilerce ve telefon aracılığı ile Döviz Piyasaları Müdürlüğü’ne iletecek. İşlem miktarı 500 bin ABD Doları/Euro katları olacak şekilde, en az 1 milyon ABD Doları/ Euro olacak. Vade sonunda ise netleşme Türk Lirası olarak yapılacak. Netleştirme işlemi kurun seyrine göre ya bankadan fark tahsil edilecek ya da bankalara Merkez Bankası ödeme yapacak. Ayrıca bankalar, vade süresince Merkez Bankası nezdinde işleme konu döviz tutarının yüzde 2,5’i oranında teminat bulunduracak.

■ Uluslararası net rezervlerin yarısı 14 haftada kaybedildi

Merkez Bankası haftalık verileri döviz kurlarının yukarı yönlü hareketini hızlandırdığı geçen hafta Merkez Bankası uluslararası net rezervlerinin 4 milyar 669,7 milyon dolar azaldı ve 13 milyar 770 milyon dolara geriledi. Böylece geçen yılsonundan bu yana net uluslararası rezervlerdeki kayıp 13 milyar 774 milyon dolar oldu. 30 Aralık 2022 haftası itibariyle Türkiye’nin net uluslararası rezervleri 27 milyar 544 milyon dolar seviyesindeydi. 14 haftada net uluslararası rezervlerin yarısı kaybedilmiş oldu. Uluslararası net rezervlerde 1 haftada yaşanan 4.7 milyar dolarlık kayıp 29 Ağustos 2022’deki 6.3 milyar dolarlık düşüşün ardından yaşanan haftalık en büyük azalışa işaret ediyor. Net rezervler geçen yıl temmuzun ikinci haftasında 6.1 milyar dolara kadar gerilemişti.Merkez Bankası toplam rezervleri ise 7 Nisan haftasında bir önceki haftaya göre 1 milyar 320 milyon dolar azalarak 121 milyar 103 milyon dolara geriledi. Verilere göre, 7 Nisan itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 1 milyar 756 milyon dolar azalışla 68 milyar 491 milyon dolara indi. Brüt döviz rezervleri, 31 Mart’ta 70 milyar 247 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu. Söz konusu dönemde altın rezervleri ise 436 milyon dolar artarak 52 milyar 176 milyon dolardan 52 milyar 612 milyon dolara çıktı. Böylece Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 7 Nisan haftasında bir önceki haftaya kıyasla 1 milyar 320 milyon dolar azalışla 122 milyar 423 milyon dolardan 121 milyar 103 milyon dolara indi.

Yabancı nette 74.7 milyon dolarlık hisse sattı

Öte yandan Merkez Bankası haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre yabancı yatırımcılar, geçen hafta net 74.7 milyon dolarlık hisse senedi satarken, 13.3 milyon dolarlık devlet iç borçlanma senetleri ve 8.4 milyon dolarlık şirket borçlanma senetleri aldı. Yurtdışında yerleşik kişilerin 31 Mart itibarıyla 24 milyar 408,2 milyon dolar olan hisse senedi stoku, 7 Nisan’da 24 milyar 763,6 milyon dolara çıktı. Aynı dönemde yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku 1 milyar 243 milyon dolardan 1 milyar 225 milyon dolara inerken, ŞBS stokları 67,2 milyon dolardan 75,2 milyon dolara yükseldi.

Tüketici kredileri 1.3 trilyon liraya çıktı

Bu arada Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) haftalık bültene göre, sektörün kredi hacmi 7 Nisan itibarıyla 101 milyar 992 milyon lira artarak 8 trilyon 618 milyar 443 milyon liraya çıktı. Bankacılık sektöründeki toplam mevduat (bankalararası dahil), geçen hafta 153 milyar 724 milyon lira arttı. Söz konusu haftada yüzde 1,54 artan bankacılık sektörü toplam mevduatı, 10 trilyon 112 milyar 487 milyon lira oldu. Verilere göre, tüketici kredileri tutarı, 7 Nisan itibarıyla 7 milyar 867 milyon lira artışla 1 trilyon 280 milyar 80 milyon liraya yükseldi.

Şebnem TURHAN – Ekonomim

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Vatandaşın banka borcu 7 trilyon TL sınırında

Yayınlanma:

|

Kredi büyüyor, vatandaşın borç yükü ağırlaşıyor: Takipteki bireysel krediler 337 milyar TL’ye ulaştı

Bankacılık sektöründe kredi hacmi büyümeye devam ederken, büyümenin arkasındaki en dikkat çekici gelişme ise bireysel kredilerde bozulan geri ödeme performansı oldu. BDDK verilerine göre 2025 sonundan 24 Temmuz 2026’ya kadar toplam kredi hacmi yaklaşık 4,1 trilyon TL artarak 26,98 trilyon TL seviyesine yükselirken, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının toplamı 6,68 trilyon TL ile 7 trilyon TL sınırına dayandı. Aynı dönemde takipteki bireysel kredi tutarı ise 337 milyar TL’ye ulaşarak sadece yedi ayda 100,6 milyar TL arttı.

Vatandaşın banka borcu 7 trilyon TL sınırında

BDDK verileri, bireysel tarafta borçlanmanın hız kesmediğini gösteriyor.

Tablonuza göre;

Kredi Türü 2025 24.07.2026 Artış
Tüketici Kredileri + Bireysel Kredi Kartları 5,575 trilyon TL 6,677 trilyon TL %20
Toplam Krediler 22,877 trilyon TL 26,975 trilyon TL %18
Ticari Krediler 17,301 trilyon TL 20,297 trilyon TL %17

Dikkat çeken nokta ise bireysel kredilerin toplam kredi büyümesinden daha hızlı artmasıdır. Bu durum, ekonomik yavaşlama dönemlerinde hane halkının gelir yerine krediyle yaşamını sürdürmeye çalıştığına işaret ediyor.

Asıl alarm takipteki kredilerde

Borç stokunun büyümesi tek başına risk oluşturmayabilir. Ancak ödeme güçlüğü yaşayan kredi miktarındaki artış çok daha önemli bir gösterge.

Tablonuzdaki verilere göre;

Takipteki Kredi Türü Artış
Konut Kredileri %31
Taşıt Kredileri %51
İhtiyaç Kredileri %39
Kredi Kartları %46
Toplam %43

Toplam takipteki bireysel kredi tutarı;

  • 236,4 milyar TL’den
  • 337 milyar TL’ye çıkarak yaklaşık %43 büyüdü.

Bu artış, bireysel kredi hacmindeki %20’lik büyümenin oldukça üzerinde gerçekleşti.

Başka bir ifadeyle; Borç artıyor ama daha önemlisi geri ödenemeyen borç çok daha hızlı artıyor.

En büyük risk ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarında

Takibe düşen kredilerin dağılımı incelendiğinde en büyük yükü iki kalem oluşturuyor.

İhtiyaç kredileri: 156,2 milyar TL

Bireysel kredi kartları: 178,8 milyar TL

Bu iki kalem birlikte yaklaşık 335 milyar TL ile toplam takipteki bireysel kredilerin neredeyse tamamını oluşturuyor. Bu tablo, vatandaşın günlük yaşamını finanse etmek amacıyla kullandığı kredilerde ödeme gücünün belirgin biçimde zayıfladığını gösteriyor.

Taşıt kredilerindeki artış dikkat çekiyor

Oransal olarak en sert bozulma taşıt kredilerinde yaşandı.

Takipteki taşıt kredileri;

  • 331 milyon TL’den
  • 499 milyon TL’ye çıkarak %51 arttı.

Bu durum;

  • yüksek faizler,
  • ikinci el araç piyasasındaki durgunluk,
  • gelir artışının kredi maliyetlerini karşılayamaması gibi nedenlerle açıklanabilir.

Faizler vatandaşın ödeme gücünü zorluyor

Son iki yıldır uygulanan sıkı para politikasıyla kredi faizleri tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyrediyor.

Yeni kredi kullanmak zorlaşırken mevcut borçların çevrilmesi de maliyetli hale geliyor.

Özellikle;

  • gelir artışının enflasyonun gerisinde kalması,
  • kredi kartlarının günlük harcamaların finansman aracı haline gelmesi,
  • ihtiyaç kredilerinin temel tüketim için kullanılması,

takibe düşen alacakların büyümesini hızlandırıyor.

Bankalar açısından ne anlama geliyor?

Takipteki alacakların yükselmesi bankalar açısından;

  • daha fazla karşılık ayrılması,
  • kârlılık üzerinde baskı,
  • kredi verme iştahının azalması,
  • risk primlerinin yükselmesi anlamına geliyor.

Her ne kadar sektörün genel takipteki kredi oranı uluslararası standartlara göre hâlâ yönetilebilir seviyelerde bulunsa da, bireysel segmentteki hızlı bozulma yakından izleniyor.

Ekonomi açısından mesaj ne?

Bu veriler yalnızca bankacılık sektörünü değil, hane halkının finansal sağlığını da ortaya koyuyor. Borçlanma hızının yüksek seyretmesi tek başına sorun olmayabilir. Ancak geri ödenemeyen borçların kredi büyümesinden iki kat daha hızlı artması;

  • tüketicinin nakit akışında bozulmaya,
  • alım gücündeki zayıflamaya,
  • gelirlerin borç servisinde yetersiz kalmaya başladığına, işaret ediyor.

Önümüzdeki dönemde faizlerin seyri, istihdam piyasası ve gelir artışları bireysel kredi kalitesini belirleyecek en önemli faktörler olacak.

Rakamlar kritik seviyede

24 Temmuz 2026 itibarıyla vatandaşın bankalara olan tüketici kredisi ve bireysel kredi kartı borcu 6,68 trilyon TL ile 7 trilyon TL sınırına yaklaşırken, takipteki bireysel kredi tutarı da 337 milyar TL’ye ulaştı. Daha da dikkat çekici olan ise takipteki bireysel kredilerdeki %43’lük artışın, toplam bireysel kredi büyümesinin (%20) oldukça üzerinde gerçekleşmesi. Bu tablo, kredi hacmi büyümeye devam ederken ödeme kapasitesinin aynı hızda güçlenmediğini ve hane halkı finansmanında risklerin arttığını gösteriyor

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yapı Kredi’den 2026’nın ilk yarısında 31 milyar liralık net grup karı

Yapı Kredi CEO’su Gökhan Erün, “2026 yılının ilk 6 ayında ülkemizin kalkınmasına katkı sağlama hedefimiz doğrultusunda Türkiye ekonomisine 3 trilyon liraya yaklaşan kaynak sunduk” ifadesini kullandı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yapı Kredi, yılın ilk yarısında 31 milyar lira net grup karı elde etti.

Bankadan yapılan açıklamaya göre Yapı Kredi, 2026’nın ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı.

Yapı Kredi’nin konsolide finansal tablolarına göre, toplam nakdi kredi hacmi yıl başından bu yana yüzde 14 artışla 2,1 trilyon liraya yükselirken, bankanın aktif büyüklüğü 4 trilyon liraya ulaştı.

Aynı dönemde bankanın toplam müşteri mevduatı 2,1 trilyon lira seviyesine çıkarken, maddi öz kaynak karlılığı yüzde 23,4, konsolide sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 14,4 olarak gerçekleşti. Bankanın yılın ilk yarısındaki net grup karı da 31 milyar lira oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yapı Kredi Üst Yöneticisi (CEO) Gökhan Erün, bankanın yılın ilk yarısında güçlü finansal performansını sürdürdüğünü belirtti.

Erün, ‘2026 yılının ilk 6 ayında ülkemizin kalkınmasına katkı sağlama hedefimiz doğrultusunda Türkiye ekonomisine 3 trilyon liraya yaklaşan kaynak sunduk. Geniş müşteri tabanımız, yenilikçi ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında yer almaya, ekonomimizin üretim, ticaret ve yatırım kapasitesini desteklemeye bu yıl da devam ettik.’ ifadelerini kullandı.

Yılın ilk yarısında uluslararası piyasalarda gerçekleştirdikleri başarılı işlemlerle bankanın güçlü sermaye yapısını daha da pekiştirdiklerini ve Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynak sağlamayı sürdürdüklerini vurgulayan Erün, yılın ikinci çeyreğinde uluslararası piyasalarda başarıyla tamamladıkları 500 milyon dolarlık ilave ana sermaye tahvil ihracının, bankanın güçlü finansal yapısına ve sürdürülebilir büyüme stratejisine duyulan güveni ortaya koyduğunu aktardı.

Erün, yaklaşık 1,1 milyar dolar tutarında sendikasyon kredisi anlaşmasına imza attıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

‘Sendikasyonumuzun iki ve üç yıllık dilimlerini Sürdürülebilir Finans Çerçevemiz kapsamında yapılandırdık. Uzun vadeli ve çeşitlendirilmiş fonlama stratejimiz doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz 700 milyon dolarlık DPR işlemiyle de kaynak yapımızı daha da güçlendirdik. Böylelikle son bir yılda yurt dışı piyasalardan sağlamış olduğumuz kaynak 5,8 milyar dolara yükseldi. Bugün Yapı Kredi, bankacılıktan yatırım hizmetlerine, varlık yönetiminden leasing ve faktoringe, ödeme sistemlerinden yurt dışındaki yapılanmalarına kadar uzanan güçlü iştirak yapısıyla müşterilerine uçtan uca finansal çözümler sunuyor.

Her biri kendi alanında değer üreten iştiraklerimizin yarattığı sinerji sayesinde müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına bütüncül çözümler geliştirirken, ülkemiz ekonomisine sağladığımız katkıyı da büyütmeye devam ediyoruz. Güçlü grup yapımız, ortak vizyonumuz ve iştiraklerimizin birbirini tamamlayan yapısı sürdürülebilir büyümemizin en önemli itici güçlerinden biri olmayı sürdürüyor.’

‘Firmaların dönüşümünü desteklemeye devam ediyoruz’

Yapı Kredi CEO’su Erün, Türkiye ekonomisinin büyümesinde kritik rol üstlenen firmaların dönüşümünü desteklemeye devam ettiklerine vurgu yaparak, şu değerlendirmelerde bulundu:

‘Ülkemizin üretim kapasitesini daha verimli ve rekabetçi hale getirmenin yolunun dijital dönüşümden geçtiğine inanıyoruz. Bu anlayışla MEXT işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Üretimde Dijital Dönüşüm Programı kapsamında üretim yazılımlarından elektronik cihaz yatırımlarına, üretim makinelerinden otomasyon çözümlerine kadar geniş bir yelpazedeki yatırımları finanse ediyoruz. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası kaynağı, KGF teminat desteği ve uygun vadeli çözümlerimizle firmalarımızın finansmana erişimini kolaylaştırıyoruz. Her üç imalatçı firmadan birinin Yapı Kredi müşterisi olması, ülkemizin üretim dönüşümünde üstlendiğimiz sorumluluğun da önemli bir göstergesi.’

Yapı Kredi’nin girişimcilik ve inovasyon platformu FRWRD çatısı altındaki çalışmalarına da işaret eden Erün, söz konusu çalışmalarla girişimcilerin yatırım kaynaklarına, stratejik iş ortaklarına ve uluslararası pazarlara erişimini desteklediklerini, kurdukları işbirlikleriyle girişim ve inovasyon ekosisteminin yenilikçi çözümlerini müşteri ihtiyaçlarıyla doğru zamanda ve doğru şekilde buluşturduklarını, sektörde inovasyona öncülük ettiklerini belirtti.

Erün, bu yıl FRWRD Global kapsamında yüksek büyüme potansiyeline sahip Türk girişimlerinin Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesine açılmalarına katkı sağladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

‘Bunun yanında CIFAL Istanbul, UNITAR ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Yapı Kredi FRWRD AI Akademisi ile ülkemizin yarınlarına da yatırım yaparak gençlerimizi yapay zeka, girişimcilik ve inovasyon alanlarında geleceğe hazırlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin teknoloji üreten, rekabet gücü yüksek girişimlerinin küresel başarı hikayeleri yazmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz.’

‘Bankacılık sektörünün dijital dönüşümüne öncülük etmeyi sürdürüyoruz’

Gökhan Erün, bankacılık sektörünün dijital dönüşümüne öncülük etmeyi sürdürdüklerini belirterek, dijital bankacılıktaki güçlü deneyimlerini kripto varlık alanına taşıyarak güvenli, şeffaf ve regülasyonlarla tam uyumlu bir dijital varlık ekosistemi oluşturmayı hedeflediklerini anlattı.

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kripto varlık platformu kuruluş izinlerinin onaylanmasının bu vizyon doğrultusunda önemli bir kilometre taşı olduğuna işaret eden Erün, faaliyete geçmek için hazırlıkları da aynı kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi.

Yapay zekanın sorumlu kullanımına ilişkin yaklaşımlarını da paylaşan Erün, şu değerlendirmelerde bulundu:

‘Yapay zekanın geleceği dönüştüren en önemli teknolojilerden biri olduğuna inanıyoruz. Ancak bu dönüşümün kalıcı değer yaratabilmesi için etik ilkeler ve güçlü yönetişim anlayışının vazgeçilmez olduğunu biliyoruz. Bu anlayışla hazırladığımız Sorumlu Yapay Zeka İlkelerimizde insan haklarına saygıyı, şeffaflığı, hesap verebilirliği, veri güvenliğini ve gizliliğini merkeze alıyoruz. Yapay zekayı yalnızca teknolojik bir yetkinlik olarak değil, güven, sorumluluk ve toplumsal fayda ekseninde şekillenen stratejik bir dönüşüm alanı olarak konumlandırıyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

TCMB’den döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem

Yayınlanma:

|

Yazan:

Firmalar için daha sıkı denetim, daha fazla sorumluluk ve yeni yaptırımlar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/11 sayılı Tebliğ ile “Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ”de önemli değişikliklere gitti. Düzenleme ilk bakışta yalnızca teknik bir revizyon gibi görünse de, aslında firmaların döviz yönetimi, bankaların sorumlulukları ve kamu desteklerinin kullanımına ilişkin oldukça kapsamlı yeni kurallar getiriyor.

Yeni tebliğ, sadece destek oranını veya uygulama süresini düzenlemekle kalmıyor; destekten yararlanma şartlarını yeniden tanımlıyor, usulsüz kullanımlara ağır yaptırımlar getiriyor, TCMB’nin denetim yetkisini genişletiyor ve bankaların yükümlülüklerini artırıyor. Ayrıca uygulamanın süresi 31 Ocak 2027’ye kadar uzatılıyor.

Düzenlemenin arka planı

Son üç yılda uygulanan ekonomi politikalarının temel hedeflerinden biri finansal sistemde Türk lirasının payını artırmak oldu.

Bu kapsamda;

  • Kur Korumalı Mevduat,
  • İhracat gelirlerinin belirli oranının Merkez Bankası’na satılması,
  • Döviz dönüşüm destekleri,
  • TL mevduatı teşvik eden makroihtiyati düzenlemeler,

aynı stratejinin parçaları olarak uygulandı.

Bu yeni tebliğ ise artık sistemin yalnızca teşvik değil, denetim ve yaptırım boyutunu güçlendiren ikinci aşamasına geçildiğini gösteriyor.

En önemli değişiklik: Destek sistemi yeniden yazıldı

Yeni düzenlemeye göre firmalar, yurt dışından elde ettikleri dövizleri bankalar aracılığıyla TCMB’ye sattıklarında, belirlenen şartları sağlamaları halinde çevrilen tutarın %2’si oranında döviz dönüşüm desteği almaya devam edecek. Destek ödemesi TCMB tarafından aracı bankaya aktarılacak ve banka tarafından firmaya ödenecek. Fiili durumdaki %3 destek geçici madde ile artırıldığı için bu süre de 31.01.2027’ye kadar uzatıldı. Bu da fiili %3 desteğin aynen devam edeceği anlamına geliyor.

Ancak bu destek artık otomatik bir hak olmaktan çıkıyor.

Firmanın;

  • TCMB’nin belirlediği döviz pozisyonu sınırlarını aşmaması,
  • Gerekli bilgi ve belgeleri sunması,
  • Destek şartlarını eksiksiz yerine getirmesi,
  • Usulsüzlük yapmaması,

zorunlu hale geliyor.

İlk kez döviz pozisyonu şartı getirildi

Tebliğin en dikkat çekici yeniliklerinden biri “döviz pozisyon oranı” kriteri oldu.

Artık firma destekten yararlanabilmek için belirlenen sınırları aşmadığını bankaya belgelemek zorunda olacak.

Bu uygulamanın amacı;

  • desteklerin gerçekten ihtiyaç sahibi firmalara yönelmesi,
  • döviz biriktirme amacıyla sistemin kullanılmasının önlenmesi,
  • spekülatif işlemlerin azaltılması olarak değerlendiriliyor.

TCMB artık üst limit belirleyebilecek

Önceki sistemde destek daha standart şekilde uygulanıyordu.

Yeni düzenlemeyle birlikte TCMB;

  • firma bazında,
  • sektör bazında,
  • faaliyet hacmine göre,

destek kapsamındaki döviz satışına üst limit koyabilecek.

Bu limit belirlenirken;

  • firma kârlılığı,
  • işgücü maliyeti,
  • yaratılan katma değer

gibi kriterler dikkate alınacak.

Bu düzenleme, yüksek hacimli ancak düşük katma değerli işlemlerle destekten aşırı yararlanılmasının önüne geçmeyi hedefliyor.

En ağır yaptırım usulsüz kullanıma geliyor

Yeni Tebliğin en sert hükümleri 4/A maddesinde yer alıyor. Buna göre;

Eğer firma;

  • gerçeğe aykırı beyanda bulunursa,
  • sahte belge kullanırsa,
  • destekten usulsüz yararlanırsa,
  • amacı dışında işlem yaparsa,

çok ciddi yaptırımlarla karşılaşacak.

Bunlar arasında;

1. Destek tamamen geri alınacak.

2. Kur farkı da tahsil edilecek.

3. TCMB’nin en yüksek gecelik borç verme faizi üzerinden faiz uygulanacak.

4. Merkez Bankası kredilerine erişim engellenecek.

5. Döviz dönüşüm desteğinden belirli süre yararlanamayacak.

6. Gerekirse suç duyurusunda bulunulacak.

Bu yönüyle düzenleme yalnızca mali değil, aynı zamanda hukuki sonuçlar da doğuruyor.

Grup şirketlerine de yaptırım geliyor

Düzenlemenin en dikkat çekici hükümlerinden biri de yaptırımların yalnızca ilgili firmayla sınırlı kalmaması.

Yeni kurala göre;

  • bağlı ortaklıklar,
  • ana şirket,
  • aynı kontrol altındaki şirketler,

de belirli süre destek ve TCMB kaynaklı kredilerden yararlanamayabilecek.

Bu hüküm, grup şirketleri üzerinden dolanma girişimlerinin önüne geçmeyi amaçlıyor.

Bankaların sorumluluğu ciddi biçimde artıyor

Yeni düzenleme yalnızca firmaları değil bankaları da yakından ilgilendiriyor.

Aracı bankalar;

  • işlemleri incelemek,
  • belgeleri kontrol etmek,
  • şüpheli işlemleri TCMB’ye bildirmek,
  • gerektiğinde tahsilat yapmak,

zorunda olacak.

Üstelik banka gerekli tahsilatı gerçekleştiremezse TCMB ilgili tutarı doğrudan bankanın Merkez Bankası nezdindeki hesaplarından tahsil edebilecek.

Bu nedenle bankalar artık yalnızca aracılık yapan kurum değil, aynı zamanda ilk denetim hattı konumuna geliyor.

İnceleme sürecinde destek ödenmeyecek

TCMB artık gerekli gördüğü firmaları incelemeye alabilecek.

İnceleme süresince;

  • destek ödemesi yapılmayacak,
  • işlem askıda kalacak.

İnceleme sonunda usulsüzlük bulunursa destek reddedilecek; bulunmazsa ödeme gerçekleştirilecek.

Bu düzenleme özellikle yüksek hacimli ihracat yapan firmalar açısından belge yönetiminin önemini artırıyor.

Destek süresi uzatıldı

Tebliğin geçici maddesiyle birlikte mevcut uygulamanın süresi 31 Temmuz 2026’dan 31 Ocak 2027’ye uzatıldı. Böylece ihracatçı ve döviz kazandırıcı hizmet sunan firmalar için destek mekanizmasının devam edeceği netleşmiş oldu.

Hangi firmalar daha fazla etkilenecek?

Düzenlemeden özellikle şu sektörlerin etkilenmesi bekleniyor:

  • ihracatçı sanayi şirketleri,
  • otomotiv,
  • tekstil,
  • beyaz eşya,
  • makine,
  • savunma sanayi,
  • yazılım ve bilişim ihracatçıları,
  • turizm gelirleri yüksek işletmeler,
  • serbest bölgede faaliyet gösteren firmalar.

Bu şirketlerin finans ve muhasebe süreçlerini yeni kurallara göre gözden geçirmesi gerekecek.

Firmalar için yeni riskler

Yeni sistem firmalara önemli avantajlar sunarken bazı riskleri de beraberinde getiriyor.

Örneğin;

  • eksik belge sunulması,
  • yanlış beyan,
  • döviz pozisyonunun doğru hesaplanmaması,
  • grup şirketleri arasındaki işlemlerin hatalı raporlanması,

destek kaybına yol açabilecek.

Dolayısıyla finans, muhasebe ve dış ticaret ekiplerinin koordinasyonu her zamankinden daha kritik hale geliyor.

Ekonomi yönetimi neyi hedefliyor?

Bu düzenleme yalnızca destek sistemini değiştirmiyor.

Asıl hedef;

  • dövizin bankacılık sistemi içinde kalmasını sağlamak,
  • rezervleri güçlendirmek,
  • kayıt dışı işlemleri azaltmak,
  • kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlamak,
  • ihracat gelirlerinin takibini artırmak,
  • desteklerin gerçek üreticiye gitmesini sağlamak.

Dolayısıyla yeni Tebliğ, para politikası ile denetim mekanizmasının birlikte çalıştığı yeni bir çerçeve oluşturuyor.

Bankavitrini.com değerlendirmesi

2026/11 sayılı Tebliğ, ilk bakışta döviz dönüşüm desteğine ilişkin teknik bir değişiklik gibi görünse de, içerdiği hükümler itibarıyla destek mekanizmasını “teşvik odaklı” bir modelden “teşvik + sıkı denetim + güçlü yaptırım” modeline dönüştürüyor.

Özellikle gerçeğe aykırı beyan halinde yalnızca desteklerin geri alınmasıyla yetinilmeyip, kur farkı ve faiz uygulanması, Merkez Bankası kaynaklı kredilere erişimin engellenmesi ve gerektiğinde suç duyurusunda bulunulması; kamu kaynaklarının amacına uygun kullanımını sağlama iradesinin güçlendiğini gösteriyor.

Bunun yanında, grup şirketlerini de kapsayan yaptırım mekanizması ve aracı bankalara yüklenen yeni sorumluluklar, finansal sistemde uyum kültürünün önemini artıracak. Büyük ihracatçılar kadar KOBİ ölçeğindeki ihracatçı firmaların da iç kontrol süreçlerini, belge yönetimini ve döviz pozisyonu takibini yeniden yapılandırmaları gerekecek.

Sonuç olarak, bu Tebliğ sadece bir destek düzenlemesi değil; Türkiye’nin TL’leşme stratejisinin yeni aşamasını temsil eden, uyum ve denetim odaklı bir finansal yönetişim düzenlemesi olarak değerlendirilebilir. Firmaların bundan sonraki süreçte yalnızca destekten yararlanmayı değil, bu desteklerin tüm koşullarını eksiksiz yerine getirmeyi de stratejik bir öncelik haline getirmeleri gerekecektir.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.