Connect with us

BANKA HABERLERİ

Erol Taşdelen yazdı: GES’de sıfır KDV şart, Teşvikler devam etmeli

Yayınlanma:

|

TÜRKİYE’DE GÜNEŞ ENERJİ SANTRALLERİ

Türkiye’de 2000’lerde GES’ler dillendirilmeye başlasa da fiiliyatta 2020’den sonra büyük GES projeleri; Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları-YEKA ihaleleri, Çatı GES projeleri ile hayatımıza hızlı bir giriş yaptı.

Elektrik üretiminde Güneş Enerjisinin payı %10’ları 2024’de yeni geçti. Kısaca, bu alanda yolun daha başındayız.

Türkiye’de alternatif Elektrik üretimine bakıldığında Yeşil Enerjinin toplam içinde payının artmasına rağmen yetersiz olduğu, Doğalgaz gibi kontrolümüz dışında, dışa bağımlı üretimin bile Güner Enerjisi üretimin 2 katından fazla olduğu dolayısı ile bu alanda dışa bağımlılığı azaltmak için hızlı yol almamız gerektiğini gösteriyor. GES yatırımının kendi maliyetini karşılama süresi 2-3 yıla indiği düşünüldüğünde sanayici için maliyetleri düşürmeye yönelik öncelikli yatırımlar sıralamasında yerini almış durumda.

Türkiye’de kaç panel imalatı ne durumda?

Güneş Enerjisi Santralleri (GES) yatırımları son 2 yılda hızla artmaya başladı. GES’lerde önemli ana unsur da Güneş Panelleri. Türkiye’de 89 panel imalatçı firma mevcut. Şu an en az 80’ni aktif imalat yapar durumda. Bir panel imalatçı fabrikada en az 150 kişi çalışıyor. Sektör imalatta en az 15.000 kişi istihdam sağlıyor. Düzenlemeden sonra çoğu üretici üretim kapasitesini düşürmüş durumda. Sektör, GES panel üretimi için gerekli olan hammadde, özellikle fotovoltaik hücreler ve silikon gibi malzemelerin ithalata bağımlı.

Çatı GES fabrika ihtiyaçları için yeterli mi?

Fabrika Çatılarının GES ile kaplanması maalesef fabrika elektrik ihtiyacını karşılar kapasitede olmuyor. Bir fabrika çatı GES’de 5 dönümlük çatı alanda 1 MWp elektrik üretimi yapılabiliyor ki, gece de imalat yapan bir sanayi fabrika ise bu elektrik üretimi yetersiz kalıyor.

Arazi GES geçiş çok gecikti, daha yolun başındayız?

Arazi GES için izinlerde Türkiye olarak çok geciktik. 2023 yılında buna izinler çıktı. Fakat arazinin tespit edilmesi gerilim hatlara ve trafoların yeterli olmasına göre belirlendiği için her istediğiniz yeri buna uygun hale getiremiyorsunuz. Bir de burayı uygun hale getirip lisansları almanız da ciddi maliyet, çünkü onaylandığı halde burası sanayi imalat yeri ticarethane statüsünü alıyor. Arazide ise sehpalar şeklinde 25 derece acı ile yapılmakta dolayısı ile sevdaların birbirini gölge etmeyecek şekilde konumlanmış olması bakım işletme yolları imar mevzuatı çerçevesinde yoldan 5 m2 çekme mesafesi gibi unsurlardan sebep 11-12.000 m2 alan gerekiyor. Buralar ticarethane olduğu için zarar görmemesi için en az 1 bekçi de istihdam ediliyor. Bekçiye aynı zamanda ufak teknik müdahaleleri de yapacak eğitim veriliyor. Arazide mevcut tarla vasıflı arazi imar planına sokuluyor, ruhsatlandırılıyor, iskan alınıyor, arazinin statüsü arsa vasfına dönüyor. “Yenilenebilir Enerji Tesisi” yazacak bu yerlerin tapusunda. Tabi tüm işlemler için ciddi maliyet.

Türkiye’nin yıllık GES talebi ne kadar?

Türkiye şu an 3 GWh (3000 MW ) GES talebi mevcut. Henüz GES yatırımları çok yetersiz. Örneğin, Almanya 1 yıllık Enerjisini depolar hale gelmişken Türkiye henüz depolama aşamasına geçemedi bile. Daha yolun çok başındayız.

Türkiye’de piyasada en büyükler kim?

Türkiye’de Güneş Enerjisi Santralleri (GES) sektöründe faaliyet gösteren önemli firmalar arasında Kalyon PV, Zorlu Enerji, Talesun Solar, GENSED (Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği) Üyesi Firmalar, Smart Energy, CW Enerji, Akfen Yenilenebilir Enerji, Borusan EnBW Enerji, GES Anonim Şirketi ilk akla gelenler.

Yerli Panel üretimi ne kadar?

Yerli panel üretimi 39 GWh talebin oldukça üzerinde dolayısı ile çoğu firma ihracat yapabilmek için arayış içine girdi. Sektörde talep fazlasından doğal bir eleme olması kaçınılmaz aslında. Eprom Enerji, Göktekin Enerji, Esenboğa Enerji, Konkordato başvurusunda bulundu. Çok dillendirilmiyor ama kamuoyunca yakından bilinen bazı firmalarında finans sıkıntısı yaşadığını sektör içindekiler biliyor.

Yalnızca Yerli Hücre üretimi ile üretilen panellere teşvik gelmesi sektörü nasıl etkiledi?

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 24.08.2024 tarihinde yayınladıkları Yatırımlarda Devlet Yardımlarının Uygulanmasına İlişkin Tebliğ ile Türkiye’de üretilmeyen panellerde yerli hücre kullanılma koşulu getirdi. Peki yerli hücre ile panel üreten var. Var! Tek firma: KALYON PV! Kalyon PV, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından düzenlenen Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalelerinde kazanan firmalardan biridir.  Devlet eli ile yapılan yeni düzenlemede panel imalatında TEKEL yaratıldı iyi mi! Türkiye’de Panel üretim lisansı olan 89 firma arasında sadece KALYON PV hücre üretimi yapıyor. İthalatı önleyelim derken GES’de TEKEL yaratmış olduk. GES yatırımları bıçak gibi kesilir hale geldi. Teşvik hazırlığı yapan firmaların evraklar ellerinde kaldı.

KALYON PV’nin hücre imalatı yeterli mi?

Yerli Panel üretiminde tekel konumuna getirilen KALYON PV’nin hücre üretimi yeterli değil. Zira, 3 GWh talebe karşılık KALYON PV’nin panel üretimi yaklaşık 1 GWh dolayında, bunun ne kadarının yerli üretim hücreler ile yapıldığı ise henüz netleşmiş değil. Ama tüm ülke ihtiyacını karşılamadığı biliniyor. İmalat talebi karşılamadığı için yerli hücreyi KALYON PV ürünleri piyasada  watt başına0,28-0,30 cent’ten fiyatlanır hale geldi. Oysa, diğer paneller watt başına  0,17-0,18 cent dolayında. Al size enflasyonu besleyen bir enden daha. Avrupa ülkelerinde bu maliyet 10 cent’e kadar düştü. %20 vergiyi ekleyince üstelik teşvikten de çıkarılınca GES yatırımcı sanayicinin maliyetleri nerede ise 2 katına çıktı.  KALYON PV ürünlerine yönelik diğer önemli bir eleştiri de piyasadaki en iyi ve verimli hücre olmadığı yönünde. Zira, test sonuçlarını karşılaştırıyorum KALYON PV ürünlerinden daha verimli global ölçekteki panel üreticileri mevcut. Hal böyle iken devlet eli ile tekel yaratılarak bir taraftan GES yatırımı yapan sanayicinin yatırım maliyeti artırılırken, diğer taraftan da daha verimsiz panellere mahkum hale getiriliyor. KALYON PV gibi büyük projeler, devlet tarafından sağlanan finansal teşviklerden yararlanılmıştır. Bu teşvikler arasında düşük faizli krediler, vergi indirimleri ve hibe programları yer alır. Bu kapsamda, KALYON PV’nin performansı hızlı bir şekilde kalıcı ve tekel sürdürülebilirliğini sağladı.

Tekelleşme Anayasaya aykırı

Devlet eli ile Güneş Enerjisi Santralleri (GES) Panel imalatında TEKEL yaratılması açıkça Anayasamızın 167. Maddesine de aykırı. Anayasamızın Madde 167 – “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler” ifadeleri ile piyasa güvence altına alınmışken; GES panel imalatında devlet eli ile TEKEL yaratılmış durumda. Rekabet Kurumu’nun ana görevlerinden biri de piyasada TEKEL oluşmasının önüne geçmesi şeklidedir. Dolayısı ile GES’de yapılan yerli hücre koşulu haksız yere rekabeti bozan bir ortam oluşturdu. GES imalat temsilcileri, “teşvik düzenlemesinin 1 Ocak 2025’e ertelenmesi gerektiğini, aksi takdirde, sektörde konkordato ilanlarının yaygınlaşacağını” belirtiyor.

Sanayici yatırım maliyetleri artmış durumda, düzenlemeden zararlı çıktı

Yerli hücre dışındaki panellerin teşvik kapsamından çıkarılması sanayici de ciddi zarar eder hale geldi. Bir defa watt başına 0,17-18 cent’e aldığı panelleri Kanyon’dan alması halinde maliyet 0,28-30 cent’e yükseldi. Diğer bir kaybı da yerli hücreli ürünlerin yetersizliği piyasada mal sıkıntısı da yaratacağı için montaj süreci uzayacak ve  Enerji kayıplarına neden olacak. 2024 kışında yatırımını bitirmeyi planlayan fabrikalar 2024 yaz güneşini de kaçıracağı için nerede ise 1 yıllık bir GES Enerji kaybı ile karşı karşıya kaldı. Zira, yazın günlerin uzaması ve güneş etkisi ile GES verimi kıyaslanmayacak kadar kıymetli.

GES yatırımlarının yavaşlamasında TEİAŞ rolü

TEİAŞ’ın mevcut kapasiteyi artırmaması, altyapı yatırımlarını yavaşlatması Sanayicilerin GES yatırımlarını da yavaşlatmakta. Dağıtım ağındaki yetersizlikler GES önünde ciddi engel olmuş durumda.

Yerli hücre üretiminin yatırım maliyeti ne kadar?

Yerli panel hücre yatırımının maliyeti yaklaşık 150-300 milyon USD. Bu kadar büyük yatırımını şu an panel üreten firmaların tek başına yapması çok zor. Fakat zaman verilir se 3-4 firma bir araya gelip ortak yatırım yapması mümkün. Yeni düzenlemelere hazırlıksız yakalanan panel üreticilerin bir araya gelip yerli hücre imalat yapma koşullarını da zor duruma sokmuş durumda.

Panel imalatçılarını iflaslar yaşanacak

Mevcut durum 89 panel imalat lisansı alan firmayı sıkıntılı hale getirmiş durumda. Zaten talebin kat ve kat üzerinde panel imalatı, kar marjlarının düşmesi söz konusu iken diğer taraftan da panellerin teşvik dışında bırakılması sektörde ciddi rahatsızlık yarattı. Yatırımlarını dahi finans edememiş konumundaki çoğu firma bu ani değişikliğe hazırlıksız yakalandı. En az 15.000 istihdam sağlayan sektörden sadece kendi çalışanları değil, montaj hattında çalışanlarla birlikte 250 binden fazla çalışanı da olumsuz etkileyecek.

Panel İmalatçıları Yatırım Teşvik Belgeli-YTB ile İhracat Sayılan Satış ve Teslimler Hakkında Tebliğ (İhracat: 2005/2) kapsamında haklar kullanıyor; D3 Belgesi özel bir imtiyaz belgesiyle gümrük, gözetim ve hatta KDV gibi vergilerinden özel muafiyet sağlanarak hammadde ithal ederek müşteriye uygun maliyetlerle Panel satılabiliyordu. Yeni düzenleme ile bu belgeler ile avantaj da ortadan kalkmış oldu.

Emekleme aşamasındaki GES yatırımları devam etmeli

Enerji maliyetlerini aşağıya çekmek için GES yatırımı devam etmeli. Son yıllarda tekstil başta olmak üzere Mısır gibi ülkelere yatırımlarını kaydırmada Türkiye’de Enerji maliyetlerinin yüksekliği direkt etkili oldu. Mısır’da Sanayi Elektrik maliyeti %56, Doğalgaz maliyeti %29 daha ucuz. Sadece Mısır’a sanayi yatırımı 2,5 milyar USD’yi geçti ve bu ülkede 90 bin istihdam sağladı. Yazık!

Genel Maliyet içinde Panel Maliyeti ne kadar?

GES yatırımında Panellerin maliyeti genel maliyetin %45-50’sini oluşturuyor. Dolayısı ile yatırımın yarısını oluşturan panel maliyetindeki düzenleme direkt yatırımcının maliyetini de etkiliyor.

Güneş enerjisi projeleri nasıl finanse ediliyor?

GES yatırımların çoğu Özkaynaklar yafa Banka-Leasing gibi finansal kuruluşlar tarafından Proje bazlı finans sağlanıyor. EXİMBANK ve Kamu bankaları bu tür projelere 1-2 yıl ödemesiz 10 yıla kadar kredi vadesi sağlayan finans seçenekleri sunuyor. Bankaları yurt dışından kullandıkları krediler genelde Yeşil Finansman, Hibrit Fİnansman koşulu ile olduğu için bankaların çoğu bu alandaki finansmana sıcak bakıyor. Faiz oranlarının artması ise yatırımcılar için ciddi maliyet oluştursa da özellikle ihracatçı firmaların 2024’de değişken faizli döviz kredi tercih etmeleri zamanın ruhuna da uygun. Bazı GES imalatcı ve yapımcı firmalar müşterilerine finans kaynakları yönünden danışmanlık hizmeti de vermeye başlaması bu alanda müşterileirn işini de kolaylaştırıyor.

Sürdürülebilir yatırımlarda vergi niçin var?

Dünyanın birçok ülkesinde GES yatırımlarına ciddi sürdürülebilir destek ve vergi avantajı sağlanıyor. Türkiye’deki bankalar yurt dışından buldukları sendikasyon kredilerin son yıllarda nerede ise tamamı sürdürülebilir alanlarda kullanılma üzere verilir hale geldi. EXİMBANK dahil bankalar GES yatırım kredi vermek için istekli.  GES yatırımda %20 KDV mevcut. Kurumlar vergisinden de istisna değil, olmalı mı kesinlikle. Özellikle Avrupa’ya ihracat yapan firmaların Sürdürülebilir Enerji kullanmaları ciddi avantaj sağlayacak.

GES iletim ve dağıtım maliyetleri artırıldı

Maç oynanırken kurallar değişti, “lisansız üretimlerde” başlangıçta iletim ve dağıtım bedeli 5 bin -10 bin TL iken 150-300 bin TL’ye artırıldı. Ortalama 1  MWp üretimde 5- 10 bin $ iletim bedeline artırıldı bu da 20 -30 kat artışa karşılık geliyor bu beklenmedik artış yatırımcıyı caydırıcı etki yapmaya başladı. Bu konuda açılmış davalar var. Yerliler kaybetti, yabancılar tahkime gitti.

GES yatırımda Sanayici “KDV kalkmalı” diyor

Sanayici öztüketim için yapılan GES yatırımlarda teşviklerin devam etmesi, yerli hücre şartının gevşetilmesini; yatırımdaki %20 KDV’nin kaldırılmasını talep ederken bu yatırımların vergi istisna kapsamında olmasını da talep ediyor.

Panel imalatçıları KDV’de TEKEL’de kalkmalı

Panel imalatçıları da başta anayasaya ve Serbest Piyasa ekonomisi düzenlemelerine aykırı olan devlet eli ile yaratılan KALYON PV’ye sağlanan TEKEL avantajının iptal edilerek eşit rekabet koşullarının yaratılmasını talep ediyor. Sektörün henüz yatırım aşamasında olduğu için bu tür yasal düzenlemenin erken ve rekabeti bozduğunu öne sürüyorlar ki çok haklılar. Sektör temsilcileri Panelde KDV’nin kalkması sektörü rahatlatacağı konusunda da sanayiciler ile aynı çizgide buluşmuş durumda. Hücre bazlı teşvik daraltılmasında da ciddi zararlarının olduğunu en azından eldeki stokların bitirilmesi, evrakları hazırlanan teşvik başvurularının tamamlanması için öncelikli olarak teşviklerde ek süre verilmesi gerektiği üzerinde sanayicilerle birlikte hemfikirler.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist      www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

KGF Akbank Mobil’de

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.

İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.

Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.

Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.

KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm

Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.

Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.

İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.

Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi. ​​​​​​​

KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin

Yayınlanma:

|

Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor

Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.

Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?

Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.

Bugün bankacılar;

  • Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
  • Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
  • Basel kriterleri,
  • AML/KYC,
  • FATF,
  • ESG,
  • Dijital bankacılık,
  • Yapay zeka,
  • Siber güvenlik,
  • SWIFT,
  • uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.

Özellikle;

  • dış ticaret finansmanı,
  • proje finansmanı,
  • yatırım bankacılığı,
  • sendikasyon kredileri,
  • ihracat finansmanı,
  • fintech iş birlikleri

gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.

Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.

Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor

İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;

Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;

  • Ziraat Bankası
  • Halkbank
  • VakıfBank

çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.

Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.

Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.

Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?

Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:

Kamu kesimi

  • 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
  • Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
  • Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri

Siyasi görevler

  • Eski milletvekilleri
  • Eski bakanlar

Yerel yönetimler

  • Büyükşehir belediye başkanları
  • İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)

Devlet sporcuları

Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları

İhracatçılar

Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.

TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?

Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.

Mühendisler

En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.

Mimarlar

Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.

Diş Hekimleri

15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.

Veteriner Hekimler

Aynı teklif içerisinde bulunuyor.

Avukatlar

Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.

Bankacılar neden kapsam dışında?

Aslında bankacılık;

  • Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
  • ihracatı finanse eden,
  • yatırımları organize eden,
  • dış finansmanı sağlayan,
  • uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan

stratejik sektörlerden biri.

Bugün;

  • sendikasyon kredileri,
  • Eurobond işlemleri,
  • IFC,
  • EBRD,
  • Dünya Bankası,
  • Asya Altyapı Yatırım Bankası,
  • uluslararası yatırım fonları

ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.

Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.

Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?

Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.

Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;

  • hızlı vize,
  • uzun süreli çok girişli vizeler,
  • fast-track uygulamaları,
  • güvenilir yolcu programları

gibi kolaylıklar sağlanıyor.

Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.

Sektörün ekonomik büyüklüğü

Türk bankacılık sektörü;

  • yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
  • Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
  • yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
  • ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.

Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.

Olası model ne olabilir?

Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;

örneğin;

  • en az 15 yıl kıdeme sahip,
  • BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
  • uluslararası işlemlerde görev yapan,
  • belirli unvan seviyesine ulaşmış

bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.

Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.

Bankavitrini Analizi

Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.

Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.

Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.

Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir

Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?

Yayınlanma:

|

Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde

Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.

Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.

Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.

Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.

Bankaya Başvurmak İlk Adım

Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.

İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.

Bu işlem bankacılık sektöründe;

  • Chargeback
  • Ters İbraz
  • Harcama İtirazı
  • Dispute

olarak adlandırılır.

Chargeback Nedir?

Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.

Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.

Aynı zamanda;

  • hizmet verilmemesi
  • eksik hizmet
  • iptal edilen organizasyon
  • kapanan okul
  • hiç başlamayan eğitim

gibi durumlarda da kullanılabilir.

Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir

Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.

Bu nedenle;

  • yurtdışı dil okulu
  • üniversite
  • yaz okulu
  • eğitim danışmanlığı
  • sertifika programı

gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.

Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?

En sık karşılaşılan örnekler şunlar:

1- Okul hiç açılmadı

Ödeme yapıldı.

Ancak okul faaliyet göstermedi.

2- Eğitim başlamadı

Kayıt yapıldı.

Ancak eğitim verilmedi.

3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı

Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.

4- Okul iflas etti

Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.

5- Danışman firma ortadan kayboldu

Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.

6- Eğitim çevrimiçine çevrildi

Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.

7- Eğitim iptal edildi

Program hiç başlamadı.

Banka Süreci Nasıl İşliyor?

Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.

1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.

Belgelerini sunuyor.

2. Banka inceleme yapıyor.

3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.

4. İşlem iş yerine iletiliyor.

5. İş yeri savunma yapıyor.

6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.

Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?

Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.

Örneğin;

  • ödeme dekontu
  • kredi kartı ekstresi
  • okul sözleşmesi
  • kayıt belgesi
  • kabul mektubu
  • e-postalar
  • okulun iptal yazısı
  • vize reddi
  • hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
  • danışman firma yazışmaları
  • ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar

başvuru dosyasına eklenebilir.

Süre Sınırı Var mı?

Evet.

Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.

Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.

Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.

Gecikme, hak kaybına yol açabilir.

Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?

Her ret kararı kesin değildir.

Tüketici;

  • ek belge sunabilir,
  • yeniden değerlendirme talep edebilir,
  • tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
  • gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.

Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?

Hayır.

Burada önemli fark oluşuyor.

Kredi kartı

Chargeback uygulanabilir.

Havale

Chargeback mekanizması yoktur.

Bu durumda;

  • sözleşme hükümleri,
  • hukuk davaları,
  • icra yolları

ön plana çıkmaktadır.

Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.

Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk

Son yıllarda;

  • artan döviz kuru,
  • bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
  • vize süreçlerinin uzaması,
  • öğrenci sayılarındaki dalgalanma

nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.

Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.

Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.

Bankalar Açısından Risk

Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.

İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.

Dolayısıyla;

  • belge incelemeleri
  • uluslararası kart kuralları
  • zaman yönetimi
  • hukuki değerlendirmeler

önem kazanıyor.

Eğitim Kurumları Açısından Sonuç

Chargeback oranı yükselen kurumlar;

  • daha yüksek komisyon ödeyebilir,
  • riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
  • ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
  • kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.

Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.

Uzmanlar Ne Öneriyor?

Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:

  • Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
  • Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
  • Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
  • Tüm yazışmaları saklayın.
  • Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
  • Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.

Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme

Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.

Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.

Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.

Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.

Özet

Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist    www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.