Connect with us

GÜNCEL

Ticaret, terör ve barış aynı manşette

Yayınlanma:

|

ABD ile Çin arasında tarife görüşmelerinin beklentilerin oldukça üzerinde ve kısa bir süre zarfında iyimser sonuçlar getirmesi, tarifelerden bunalan  küresel mali piyasaların adeta ralli yapmasına neden oldu. İsviçre’de hafta sonu sonuçlanan ticaret görüşmelerinde iki ülke tarife oranlarını doksan günlüğüne ticarete imkân vermeyecek seviyelerden makûl sayılabilecek seviyelere indirdiklerini açıkladı. Sayıların dili ile konuşursak, Çin ABD’ye uyguladığı tarife oranını %125’ten %10’a; ABD ise %145’ten %30 seviyesine indirdi. Akabinde, hafta sonu iki ülkenin devlet başkanlarının da bir araya gelebileceği belirtidi.

Ticaret savaşlarından gelen iyimser açıklamalara ilaveten, Asya’da nükleer başlığa sahip iki ülkenin arasında yaşanan ve hergün tırmanan gerilimde  ateşkese varılması, devamında ise Perşembe günü İstanbul’un ev sahipliği yapacağı Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşta diplomatik çözüm arayışları gündemi süslerken, ABD Başkanı Trump ‘ın da görüşmelerin yolunda gitmesi durumunda İstanbul’a gelmeyi planladığını açıkladı.

Havanın her yerde birden iyimsere dönmesi ile hisse senedi endeksleri dün günü adeta kükreyerek tamamladı. Risk iştahı denince akla gelen Nasdaq endeksi %4,5 yükselişle son iki buçuk ayın zirvesinde ulaşırken, endeksin dipten %26 yükselerek tekrar boğa piyasasına geri döndüğünü de not edelim. Hisse senetlerinde yükseliş ya da artan risk iştahı güvenli limanlara satış getirirken, altının ons fiyatı dün %2,7 gerileyerek önemli bir teknik seviye olarak gördüğümüz 3,200 doların kıyısına kadar geriledi. Hatırlanacağı üzere, Trump’ın dolara değer kaybettirmek ve ABD’nin cari açığını azaltmak adına ilk yüz günlük dönemde izlediği agresif politikalar, hatta faiz indirimi talep edip FED başkanına “ahmak” diyerek kovmayı bile düşünmesi, yatırımcıları ABD varlıklarından uzaklaştırırken, ilk kez kral (dolar) kaybederse sorusunu da sormak durumunda kalmıştık. Kendi seçmeninden gelen desteğin de azaldığını gösteren anketler (onaylanma oranı keskin bir şekilde düştü) sonrası Trump’ın da normalleşme başlaması ile piyasaların da normalleşmeye başladığını görüyoruz.

İlk yüz günde görülen satış dalgasının tersinin dün yaşanması ile hisse senetlerine gelen alım, güvenli limanlara satış getirdi. Başta altın, devamın ise euro, sterlin, isviçre frangı ve yen gibi para birimlerinde sert satışları görüldü. Doların ayağının ‘kayması’ sonrası yatırımcıların akıl almaz bir şekilde sığındıkları Avrupanın ortak para birimi EUR, dolar karşısında üç hafta önce 1,16 seviyesine dayanması sonrası dün 1,1060 seviyesine kadar gerileyerek son bir ayın en düşük seviyesini test etti. EUR cephesinin yaşadığı yapısal sorunlar ve ABD ile açılan faiz farkına paralel biz sene başı EUR’nun parite (1,00) seviyesinin de altını test edebileceğini öngörmüştük. Paritenin hemen hemen herkesi ters köşeye yatırması ile ivme kazanan yükselişin adeta rövanşının yaşandığını görüyoruz. Teknik bir bakış açısı ile aşağıda sırası ile 1,1026, 1,0858 ve 1,0690 seviyelerini takip edeceğiz.

Doların önemli para birimlerine göre değerini gösteren sepet kur DXY son dört haftadır yükselerek 101,7 seviyesine kadar gelirken, doların piyasa faizi 10 yıllık devlet tahvilinin getirisi de %4,50 seviyesine dayanarak son bir ayın zirvesine yükseldi. Faiz getirisi olmayan güvenli liman altının, 3,500 dolar zirvesi baz alınırsa, son haftalarda yaşadığı satışları ile kayıp oranı %8 seviyesini aştı. Teknik mânâda 3,200 dolar seviyesinin altında düşüşün ivme kazanacağını düşünüyoruz. Altın uzun pozisyonlarımızı korumaya devam ediyoruz.

Türk mali piyasalarının da hem yurt dışı hem de yurt için gelişmelerden olumlu şekilde etkilendiğini görüyoruz. Terör örgütü PKK’nın fesih kararını açıklayarak kongre sonuç bildirgesini yayımlamak suretiyle silahları bıraktığını açıklaması, terörün sona erdirilmesi umutlarını yeşerterek hisse senetlerine alım getirdi. BİST100 ana endeksi günü %3,8 artışla tamamlayarak son altı haftanın en yükseğini test etti. Geçen hafta yüksek faiz oranları ve sorunlu kredilerde yaşanacak artış endişesi ile sert satışlara sahne olan bankacılık endeksi günü %4,4 yükselişle tamamladı. Yabancı indinde Türkiye’nin CDS risk primi 312 baz puan seviyesine kadar gelerek son bir ayın en düşük seviyesini test etti. USDTRY kuru bebek adımları ile 38,75 – 38,80 bandında yerleşirken, ons altında yaşanan düşüşün de yardımı ile altını gram fiyatı 4bin TL seviyesi sınıra kadar geriledi.

TCMB’nin analitik bilançosuna göre, 9 Mayıs valörlü işlemlerinde net döviz pozisyonu 485 milyon dolar artış kaydederken, altın fiyatlarında yaşanan düşüşün rezervleri azaltıcı yönde bir etki doğurduğunu görüyoruz. Nisan sonu manşet rakamın dibi gördüğü 7,5 milyar dolar seviyesinden 13 milyar dolar seviyesine yükselmesini ve erimenin durmasını büyük bir mutluluk ile kaleme alıyoruz. Bu arada Reuters’in dünkü haberinde brüt rezervlerin geçen hafta 6 milyar dolar arttığına yer verildi. Rakamları perşembe günü teyit edeceğiz.

ABD ile Çin’in karşılıklı olarak ek gümrük tarifelerini geçici olarak azaltma kararı alması, küresel resesyon endişelerini bir nebze de olsa yatıştırırken, yaşanan gelişmeler hisse senetlerinde sert yükselişleri, dolarda değer kazanımının, güvenli limanlarda ise gerilemeyi beraberinde getirdi. Lâkin toz pembe bir tablodan söz etmek için biraz erken olduğunu da göz ardı etmemek gerekiyor. Şöyle ki, temel sorunlar hâlen çözülmedi. ABD’nin Çin’le ticaret açığı, fentanil krizi ve sübvansiyon politikaları gibi yapısal meseleler masada kalmaya devam ederken, her ne kadar Trump cephesi ateşkesi “büyük kazanım” olarak sunsa da, doksan günün kalıcı çözüm için yetersiz olabileceğini düşünüyoruz. ABD’li tüketicilerin artan fiyatlar nedeniyle tedirgin, şirketlerin ise belirsizlik yüzünden siparişlerini temkinli sürdürmek durumda kalıyor. Tarafların hafta sonu elde ettiği mutabakatı, kopuşu önlemek olarak okuyoruz.

Gözler bugün ABD’de KKTC saati ile 15.30’da açıklanacak Nisan ayı TÜFE enflasyon verisinde olacaktır. ABD’de tarife gerginliği ile siparişlerin erkene çekilmesi sonrasında aylık artışın %0,3 yıllık manşet artışın ise %2,4 olması bekleniyor. Asıl enflasyonist etkinin Mayıs verisi ile görüleceğini düşünüyoruz. Türkiye cephesinde ise cari işlemler dengesi yakından takip edilecektir.

Yeni gün başlangıcında, Japonya’nın Nikkei endeksi, tarife oranlarının beklentilerin üzerinde düşürülmesi ile son üç ayın zirvesine yükseldi. Özellikle taşıma, bankacılık ve otomotiv hisselerinde sert yükselişlerin ön plana çıktığını gördük. ABD’de stagflasyon ve resesyon gibi korkutucu başlıkların hafiflemesi ve ticaret belirsizliğinin şimdilik azalması ile yaşanan dünkü risk iştahı ardından gözler Trump’ın Ortadoğu ziyaretine çevrildi. Resmî programa göre Suudi Arabistan, BAE ve Katar’a gidecek olan Trump’ın yukarıda da dile getirdiğimiz üzere, tarafların mutabık kalması hâlinde Rusya-Ukrayna müzakeresine destek vermek adında İstanbul’daki toplantılara da katılacağını tekrar not edelim. Düşünsenize Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin Zelensky ve Trump’ın bir araya gelmesi, İstanbul trafiğinde yola çıkacaklara şimdiden başarılar diliyorum 🙂

Emre Değirmencioğlu/iktisatbank.com

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.