Connect with us

BANKA HABERLERİ

Şimdi de, E-ithalatta dolandırıcılığı başladı!

Pandemide dış ticaretin büyük kısmı dijitale kayınca, dolandırıcılar e-ithalat yapan Türk firmalarının başını daha çok ağrıtmaya başladı. En çok dolandırıcılık vakası Tayland, Hong Kong, Polonya ve Danimarka pazarında yaşandı. Dünya Gazetesinden Merve Yiğitcan Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkanı Ömer Karadeniz ile konuyu ele alan bir yazı yayınladı.

Yayınlanma:

|

Pandemi dış ticarette dijitalin payını artırırken, bu durum e-ithalatta dolandırıcılık vakalarının da artmasına neden oldu. 2020’nin başından bu yana Tayland, Hong Kong, Polonya ve Danimarka gibi ülkelerden ithalat yapmak isteyen birçok Türk firmasının dolandırıldığı öğrenildi. Dolandırıcılığa konu olan ürünlerin başında pandemide satışları patlayan kişisel koruyucu malzemeler ile son dönemde fiyatları önemli oranda artan kağıt geliyor. Dolandırıcılık haberlerinin geldiği son ülke ise Tayland oldu. Buradan ucuza nitril eldiven ithal etmek isteyen Türk firmaların yüksek meblağlara dolandırıldığı öğrenildi. Konuyla ilgili Ticaret Bakanlığı’nın yayınladığı uyarıda, dolandırıcıların profesyonel internet siteleri kurup, özellikle isim benzerliğini kullanarak sahte şirketler üzerinden piyasanın oldukça altında fiyattan nitril eldiven teklifl eri verdiği, ucuz nitril eldiven almaya çalışan birçok ithalatçı firmanın da yüksek meblağlarla Tayland’da dolandırıldığı belirtildi.

Parayı alıp ortadan kayboluyorlar

Son dönemde yaşanan vakalar incelendiğinde, dolandırıcı firmaların çoğunun piyasanın altında fiyat vererek şirketleri çektiği, sahte internet siteleri ve ürün görsel- bilgileriyle ithalatçı firmaları aldatıp, ödemenin bir kısmını aldıktan sonra ortadan kaybolduğu göze çarpıyor.

Nelere dikkat etmeli?

Peki e-ithalatta dolandırıcılık nasıl gerçekleştiriliyor? İthalatçı firmalar dolandırılmamak için nelere dikkat etmeli?

Konuyla ilgili DÜNYA’ya açıklamalarda bulunda Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkanı Ömer Karadeniz, pandemiyle birlikte teknolojinin her alanda varlığını artırdığını, iş hayatının hızlı temposuna ayak uydurmak için firmaların teknolojiden büyük destek aldığını, ancak teknolojinin beraberinde getirdiği pek çok tehdidin firmaları açık şekilde zarara uğrattığını söyledi. Plastik sektörü bazında incelendiğinde sektörün ihtiyaç duyduğu hammadde ve ürünleri ithal ettiğini ve üretimini bu şekilde gerçekleştirdiğini ifade eden Karadeniz, “İthalatını, e-ithalat şeklinde teknoloji yoluyla daha hızlı ve makul fiyatla yapmak isteyen bazı şirketler maalesef dolandırıcıların tuzağına düşebiliyor. Dolandırıcıların yaptığı en büyük tuzak, ithalatçının ihtiyacı olduğu hammaddeyi ya da ürünü piyasa fiyatlarının bayağı altında satacakmış gibi online platformlar üzerinden cazip fiyatlarla sunması” diye konuştu.

Sözde ihracatçının en büyük vaadinin ise ‘ürünü daha yüksek fiyata iç pazarda satabilecekken, daha düşük fiyata ihraç etmek istemesi’ olduğunu söyleyen Karadeniz, bu tuzağa düşen ithalatçının da ürünü kaçırmamak adına koşulları göz ardı edip aceleci davranarak dolandırıcıların talep ettiği ön ödemeyi hemen yaptığını kaydetti. Karadeniz, “Ancak ön ödemeyi alan sözde ihracatçı firma yani dolandırıcılar, ithalatçıya hiçbir şekilde geri dönüş yapmayıp tüm iletişimi kesiyorlar ve maalesef iş işten geçmiş oluyor” dedi.

Ürün fiyatları takip edilmeli

PLASFED Başkanı, ithalatçının bu durumlarda detaycı, araştırmacı ve kuşkucu olması gerektiğinin altını çizerek, en ince ayrıntısına kadar araştırmaların yapılıp, bütün koşulların göz önünde bulundurulması gerektiğini savundu. Karadeniz, dolandırıcıların tuzağına düşmemesi için ithalatçı firmalara şu tavsiyelerde bulundu: “Söz konusu online platformun güvenirliği araştırılmalı. İhracatçı firmanın e-posta, web sitesi, telefon, adres, varsa birlikte iş yaptığı referans verebilecek firmalar iyi incelenmeli. Ürün fiyatları takip edilmeli. İthal edilecek ürünün hangi fiyatla ülkeye gireceğini araştırmak ve bilgi sahibi olmak burada çok önemli. Peşin ödemelerden kaçınmak ve akreditifl i ödemeleri yapmadan önce sağlam araştırmalar yapmak gerekli. Şirketler, İthalat Genel Müdürlüğü gibi devlet otoritesinin bünyesinde yer alan kurumlarla iletişim halinde olup, gerektiğinde bilgi almalı.”

Ani talep artışları etkili oldu

Ekreditif uzmanı Özgür Eker de, e-ithalatta yaşanan artışlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Eker, COVID-19 salgını neticesinde başlangıçta salgına karşı koruyucu ekipman olarak sınıfl andırılan cerrahi maske, nitril eldiven ve dezenfektan gibi ürünlerde başlayan çok büyük ve ani talep artışlarının zamanla ateş ölçer gibi salgın ile bağlantılı ürünlere sıçradığını kaydetti. Dolandırıcılık vakalarını anlamak için ekonomik seyri iyi analiz etmek gerektiğine dikkat çeken Eker, dolandırıcılara zemin hazırlayan uluslararası ticaretteki gelişmeleri ise şöyle sıraladı: “Konteynelerin ülkeler arasında sağlıklı döngüye girememesinden ötürü denizyolu navlun fiyatları astronomik boyutlara ulaştı. Dahası pek çok ihracatçı yüküne konteyner bulamıyor. Pek çok hammadde yoka düştü ve fiyatı aşırı arttı. Çip gibi kritik öneme haiz elektronik parçaların tedarikinde büyük sıkıntılar görülüyor.”

‘İthalatçı kendi hırsının kurbanı’

Tüm bu gelişmelerin sonucunda dış ticaret konusunda dolandırıcılık olaylarının artış görülmesinin şaşırtıcı olmadığına dikkat çeken Eker, “Pandemi nedeniyle uluslararası seyahatin de olabildiğince kısıtlanmış olması, bu tarz dolandırıcı firmaların ekmeğine adeta yağ sürüyor” dedi. Dış ticaret işlemlerinde dolandırıcılığın çok çeşitli şekillerde gerçekleşebileceğine değinen Eker, şöyle devam etti: “İthalat aşamasında en çok karşımıza çıkan dolandırıcılık ise en basit anlamda ithalatçıdan bir ödeme almak, ama bu ödemenin karşılığında ürün göndermemek veya düşük kaliteli ürün göndermek şeklinde oluyor. Dolandırıcılar ithalatçı firmaların piyasada görülen dalgalanmalardan kar elde etme hırslarını manipüle ediyor ve kendi bilgilerini art niyetli bir şekilde ithalatçılar aleyhine kullanıyorlar.”

Dolandırıcılık vakalarına karşı 5 önlem

Akreditif uzmanı Özgür Eker, ithalat aşamasında dolandırıcı firmalara yapılan ödemelerin geri tahsil edilebilmesinin çok düşük olasılık olduğuna dikkat çekerek, “Mümkün mertebe testi kırılmadan tedbir alınmalı” dedi. Eker, mevcut durumda ithalat aşamasında dolandırıcılık olaylarından uzak durabilmek için, şirketlere şu tavsiyelerde bulundu:

1- Bir ürün küresel anlamda yoka düşmüşse bunun mutlaka bir sebebi vardır. Bu sebep iyice anlaşılmadan, yoka düşmüş veya fiyatı çok artmış ürünlerin tedarikine girişilmemeli.

2- İthalatçılar pandemi öncesinde iş yapmadıkları alanlardan olabildiğince uzak durmaya çalışmalı.

3- İthalatçıların olabildiğince daha önceden çalışılmış oldukları, üretim ve finansal yapısını bildikleri tedarikçilerden ürün almasında fayda var.

4- Peşin ödemeler yapmaktan olabildiğince kaçınmak ve ürünlerin yükleme öncesinde uluslararası bir gözetim firması tarafından denetlenmesini sağlamak da dolandırıcılık karşısında alınabilecek önlemlerin başında geliyor.

5- İthalatçıyı daha çok koruyan ödeme yöntemleri tercih edilmeli. En makul ödeme yöntemi bu süreçte akreditif olmalı.

İthalatçılar hangi ülkede ne ile dolandırıldı?

Tayland: Bu ülkeden piyasanın altında fiyatlara nitril eldiven ithal etmek isteyen Türk firmaları yüksek meblağlarda dolandırıldı. Bunun üzerine Ticaret Bakanlığı, nitril eldiven ithalatı yapan firmaları başka alternatifl ere yönelmesi konusunda uyardı.

Hong Kong: Elektronik ithal etmek isteyen Türk firmaları, ön ödemeyi yaptıktan sonra sözde ihracatçı firmalardan haber alamayarak mağdur oldu.

Polonya: Özellikle A4 kağıt ithal etmeye çalışan birçok Türk firması, Polonya merkezli gerçek firmaların web-sitelerini taklit eden veya tamamen sahte ad ve ürün çeşitliliği ile kendini tanıtan sahte ihracatçılar tarafından dolandırıldı.

Danimarka: Gerçek firmaların adını kullanarak internet sitesi kuran dolandırıcıların, başta Polonya olmak üzere farklı ülkelerdeki banka hesaplarına para gönderilmesini talep ettiği ve sonrasında internet sitelerini kapatarak ortadan kayboldukları görüldü.

Hollanda: Pandeminin başlarında Hollanda’da maske dolandırıcılığı vakalarındaki artışlar nedeniyle Türk firmaları Ticaret Bakanlığı tarafından uyarıldı.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.