Connect with us

BANKA HABERLERİ

Adliyelerde, 250 bin karşılıksız çek dosyası var

Yayınlanma:

|

Koronavirüs tedbirleri kapsamında karşılıksız çek mahkûmlarının cezalarının infazı 26 Mart 2020 tarihi itibarıyla durdurulmuş ve tahliye tarihinden itibaren en geç 1 yıl içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının 10’da birini ödeme zorunluluğu getirilmişti. Salgın sürecinde işleri aksayan binlerce esnaf çek taksitlerini ödeyemedi. Yeni bir infaz düzenlemesi yapılmaması halinde binlerce karşılıksız çek hükümlüsüne yeniden cezaevi yolu görünecek. Avukat Serkan Ağar, “Geçici önlemler yerine dünyada başka bir örneği olmayan karşılıksız çeke hapis cezası, müjdelenen yargı reformuyla birlikte bir an önce kaldırılmalı ve yaklaşmakta olan dip dalgası önlenmeli. Çek Kanunu’na geçici bir madde eklenmek suretiyle mart ayında cezaevine girecek olan binlerce esnafa yeni bir imkân sağlanmalı ve hükümlerin infazı en az iki yıl ertelenmeli” görüşünü savundu.

Salgın nedeniyle zor durumdaki çoğu restoran, kafe sahibi esnaf okurlarım, “İşimizi yapamadık. Bir kuruş kazanamadık. İnfaz durdurulması karşılığı ödememiz gereken çek taksitlerini bile ödeyemedik. Borcumuzu ödeyemediğimiz için tekrar hapse girersek nasıl ödeme yapacağız?” diye soruyorlar. 

Vergi suçlarından yakınan ve sahte faturaya katlamalı cezalandırmadan şikâyetçi olan okurlarımın durumunu özetleyen iki örnek soru da bakın şöyle:

VERGİ SUÇU DÜZENLEMESİ NE ZAMAN?

C.B.: Bursa’da bin 200 kişi çalışan şirketiz, matrah artırımı da yapsak yine bir şekilde ceza var. 2008-2011 yıllarından sorumlu tutup 12 yıl ceza verdiler. Toplam maddi zarar karşılığı devlete 85 bin TL ödedik. Bu nasıl vergi barışı? Bu çok acil bir durum. Vahim sonuçları var. Vergi suçu düzenlemeleri ne zaman yapılır?

İ.O.: 2016-2017 yıllarında şirketimize, mal aldığımız firmalardan sahte fatura çıktı. Ödemelerini havale yolu ile yapmamıza rağmen kabul etmediler ve savcılığa verdiler. 2016 yılı için 3 yıl 1 ay, 2017 için 3 yıl 1 ay, toplam 6 yıl 2 ay hapis cezası yapıyor. Her yıl sahte fatura çıkarsa hepsinden ayrı ayrı mı yargılanacağız? Bu kanunda bir değişiklik olacak mı?

ÇEK DOSYALARININ SAYISI 250 BİNİ BULDU

Karşılıksız çek mağduru okurlarımın sorularıyla ilgili vergi hukuku uzmanı avukat Dr. Serkan Ağar bakın şu değerlendirmeleri yaptı:

“‘Ekonomik suça ekonomik ceza’ ilkesinden hareketle 2012’de karşılıksız çeke hapis cezası öngören 27 yıllık uygulama kaldırılmışken, 2016’da karşılıksız çek düzenlemek yeniden hapis cezası ile cezalandırılan bir eylem haline geldi. Buna göre müşterisine verdiği çek bankada yazılan ‘karşılıksızdır’ kaşesi vurulan kişi, alacaklısının şikâyeti ile önce çek bedeli kadar adli para cezasına mahkûm ediliyor. Adli para cezasını ödeyemeyince, günlük 100 liradan hapis cezasına çevrilmesiyle hesaplanan hürriyeti bağlayıcı cezayı çekmek için cezaevine giriyor. Çeki karşılıksız çıkana bir çekten 3 yıl, birkaç çekten toplam 5 yıla kadar hapis cezası veriliyor. Bugün karşılıksız çekte dosya sayısı 250 bini bulmuş durumda.

BİR YILLIK SÜRE DOLUYOR

Salgın nedeniyle zor durumdaki çoğu restoran, kafe sahibi esnaf okurlarım, “İşimizi yapamadık. Bir kuruş kazanamadık. İnfaz durdurulması karşılığı ödememiz gereken çek taksitlerini bile ödeyemedik. Borcumuzu ödeyemediğimiz için tekrar hapse girersek nasıl ödeme yapacağız?” diye soruyorlar. 

Vergi suçlarından yakınan ve sahte faturaya katlamalı cezalandırmadan şikâyetçi olan okurlarımın durumunu özetleyen iki örnek soru da bakın şöyle:

VERGİ SUÇU DÜZENLEMESİ NE ZAMAN?

C.B.: Bursa’da bin 200 kişi çalışan şirketiz, matrah artırımı da yapsak yine bir şekilde ceza var. 2008-2011 yıllarından sorumlu tutup 12 yıl ceza verdiler. Toplam maddi zarar karşılığı devlete 85 bin TL ödedik. Bu nasıl vergi barışı? Bu çok acil bir durum. Vahim sonuçları var. Vergi suçu düzenlemeleri ne zaman yapılır?

İ.O.: 2016-2017 yıllarında şirketimize, mal aldığımız firmalardan sahte fatura çıktı. Ödemelerini havale yolu ile yapmamıza rağmen kabul etmediler ve savcılığa verdiler. 2016 yılı için 3 yıl 1 ay, 2017 için 3 yıl 1 ay, toplam 6 yıl 2 ay hapis cezası yapıyor. Her yıl sahte fatura çıkarsa hepsinden ayrı ayrı mı yargılanacağız? Bu kanunda bir değişiklik olacak mı?

Karşılıksız çek dalgası geliyor

ÇEK DOSYALARININ SAYISI 250 BİNİ BULDU

Karşılıksız çek mağduru okurlarımın sorularıyla ilgili vergi hukuku uzmanı avukat Dr. Serkan Ağar bakın şu değerlendirmeleri yaptı:

“‘Ekonomik suça ekonomik ceza’ ilkesinden hareketle 2012’de karşılıksız çeke hapis cezası öngören 27 yıllık uygulama kaldırılmışken, 2016’da karşılıksız çek düzenlemek yeniden hapis cezası ile cezalandırılan bir eylem haline geldi. Buna göre müşterisine verdiği çek bankada yazılan ‘karşılıksızdır’ kaşesi vurulan kişi, alacaklısının şikâyeti ile önce çek bedeli kadar adli para cezasına mahkûm ediliyor. Adli para cezasını ödeyemeyince, günlük 100 liradan hapis cezasına çevrilmesiyle hesaplanan hürriyeti bağlayıcı cezayı çekmek için cezaevine giriyor. Çeki karşılıksız çıkana bir çekten 3 yıl, birkaç çekten toplam 5 yıla kadar hapis cezası veriliyor. Bugün karşılıksız çekte dosya sayısı 250 bini bulmuş durumda.

BİR YILLIK SÜRE DOLUYOR

26 Mart 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 7226 sayılı kanunla, Çek Kanunu’na geçici bir madde eklendi. 24 Mart 2020 tarihine kadar işlenen karşılıksız çek suçundan dolayı mahkûm olanların cezalarının infazı 26 Mart 2020 tarihi itibariyle durduruldu. Karşılıksız çek hükümlüsünün tahliye tarihinden itibaren en geç 1 yıl içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının 10’da birini ödemesi zorunluluğu getirildi. Yüzde 10’luk tutar infazın durdurulmasından itibaren 1 yıl içinde ödenmez ise alacaklının şikâyeti üzerine hükmün infazına devam ediyor ve çek hükümlüsü yeniden cezaevine giriyor. Mahkemece hapis cezasının ortadan kaldırılmasına karar verilebilmesi için 1 yıllık sürenin sonunda çek bedelinin kalan yüzde 90’lık kısmını 30 ayda 15 taksitle ödemesi gerekiyor; iki taksit ödenmezse hükmün infazına yine devam ediliyor.

BİNLERCE ESNAFA CEZAEVİ YOLU GÖRÜNDÜ

Pandeminin de etkisiyle getirilen düzenleme ile karşılıksız çekten hüküm giymiş olanlar geçen yıl martta tahliye olmuşlardı. Ancak çek bedelinin yüzde 10’unu ödeyemeyenler için 1 yıllık süre bu ay doluyor. Bunların yeniden hapse girmesi gündeme gelecek. Yüzde 10’luk tutarı ödeyip, 2021 yılının mart ayından sonra çek bedelinin 15 eşit taksitinden, iki taksitini ödeyemeyenler de bu yıl tekrar hapse girecekler. Çekleri yazılan ve çek bedelini ödeyemeyen binlerce esnaftan bir de devlet çek bedeli kadar adli para cezası isteyecek, ödeyemediği takdirde hapse girecek. Böyle bir durum ekonominin dengelerini altüst edeceği gibi, kimseye de bir fayda sağlamayacaktır.

CEZA ADALETİNE SIĞMAZ

Yüklü tutardaki çekler nedeniyle beş yıla kadar hapis cezası verilen 250 bin dosyadaki iyi niyetli mağdurların ve ailelerinin feryatları duyulmalı. Çünkü hakkında ceza verilen çoğu kişi, aynı zamanda, başka icra dosyalarında alacaklı durumunda. Aynı kişi alacağını tahsil edemediği için borcunu ödeyemiyor ve karşılıksız çekten dolayı hapis cezası alıyor. Sonu gelmeyen bir kısırdöngüde binlerce aile oradan oraya savruluyor. Bir suç ve ona yüklenen ceza, onu yaratan şartlardan bağımsız olarak düşünülemez. Hiçbir ticaret erbabı çekinin yazılmasını istemez. Herkes çekini ödeyebilmek, ticari itibarını korumak ve geliştirmek ister. Şimdi bu insanları yeniden cezaevine yollamak ceza adaletine sığmaz. Kişileri hapiste tutmak; faaliyetlerini, kazanç sağlama ve borçlarını ödeyebilme imkanlarını ortadan kaldırmaktan başka bir işe yaramıyor. Bugün çek, bono (senet) gibi itibarını kaybetmiş bir kıymetli evrak haline geldi. Vadeli çek uygulamasına bir an önce son verilmeli veya Türk Ticaret Kanunu’ndaki gibi vadeye 60 gün sınırı getirilmeli, karekodlu çek kullanımı zorunlu olmalı.

KARŞILIKSIZ ÇEKE HAPİS CEZASI KALDIRILMALI

Geçici önlemler yerine dünyada başka bir örneği olmayan karşılıksız çeke hapis cezası uygulaması, müjdelenen yargı reformuyla birlikte bir an önce kaldırılmalı ve yaklaşmakta olan dip dalgası önlenmeli. Salgın dönemi değerlendirilerek iş işten geçmeden Çek Kanunu’na geçici bir madde eklenmek suretiyle mart ayında cezaevine girecek olan binlerce esnafa yeni bir imkân sağlanmalı ve hükümlerin infazı en az iki yıl ertelenmeli.”

İHEP’TEKİ VERGİ SUÇU DÜZENLEMESİ NASIL?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından geçen hafta açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı’ndaki (İHEP) vergi suçu düzenlemesinin nasıl olacağını soran okurlarıma yanıtım ise şöyle: “Vergi suçunun her yıl için ayrı ayrı oluşması yerine tek suç kabul edilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sağlanacak. Halen vergi ile ilgili suçlarda geriye dönük olarak, her bir dönem ve belge için ayrı ayrı ceza uygulanıyor. Bu düzenleme ile bunların tamamı tek bir suç olarak kabul edilecek. Etkin pişmanlık hükümlerinin vergi suçları için de uygulanabilmesi sağlanacak. İHEP’teki 11 temel ilke, 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyet için öngörülen süre iki yıl. Ancak bu konudaki düzenlemelerin en kısa sürede yapılması bekleniyor.”

Oya Armutçu – Hürriyet

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Almanya’nın en büyük finansal skandalı olan Wirecard davası başladı

Almanya tarihinin en büyük finansal skandalı olarak bilinen Wirecard şirketinin iflasına ilişkin, eski yöneticilerinin yargılanması Münih Eyalet Mahkemesi’nde başladı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Stadelheim Cezaevi’nin yakınında bulunan salonda yüksek güvenlik önlemleri altında başlayan duruşmada, Wirecard AG‘nin eski üst yöneticisi (CEO) Markus Braun ile şirketin eski iki yöneticisi yargılanıyor.

Savcılık, davanın ilk duruşmasında okunan iddianamede sanıkları, bir suç çetesi kurmak, şirket bilançosunda sahtekarlık yapmak ve şirkete kredi verenleri 3 milyar eurodan fazla dolandırmakla suçladı.

Tutuklu yargılanan Braun, hakkındaki iddiaları reddetti. Yine tutuklu sanıklardan Wirecard’ın Dubai’de kurduğu şirketin eski yöneticisi Oliver Bellenhaus‘un ise suçlamalarla ilgili savcılıkla işbirliği yapacağı belirtildi.

Davada 100 duruşmanın planlandığı aktarılırken, kararın 2024’ten önce verilmesi beklenmiyor.

ALMANYA’DA 1945’TEN BU YANA EN BÜYÜK FİNANSAL SKANDAL

Alman savcılar, ülkenin siyasi ve finansal kurumlarında şok dalgaları oluşturan Wirecard şirketinin iflasının ardından özel bir polis ekibi ile 450’den fazla kişiyi sorguladı, 40’tan fazla mülkte arama yaptı ve 42 terabayt veriyi taradı.

2020’de, birkaç yıl öncesine kadar “Alman finansal teknolojisinin geleceği” olarak addedilen Wirecard, şirketin bilançosunda 1,9 milyar eurodan fazla paranın kaybolduğunun ortaya çıkmasının ardından ülkenin 1945’ten bu yana en büyük finansal skandalının adresi olmuştu.

Şirket, 3,2 milyar euro borcunun ortaya çıkmasından sonra iflas başvurusunda bulunmuştu.

Skandal sonrasında Alman Federal Bankacılık Düzenleme Kurumu (BaFin), finansal teknoloji şirketini denetleme konusunda başarısız olduğu iddialarıyla karşı karşıya kalmış, kurum başkanı istifa etmişti.

2020’de dönemin başbakanı Angela Merkel ve o zamanki Maliye Bakanı, şimdiki Başbakan Olaf Scholz, şirketin gözetiminde yetersiz kalındığı için eleştirilmişti.

1999’da kurulan Wirecard’in hissedarları arasında The Goldman Sachs Group, Morgan Stanley, Societe Generale S.A, Bank of America Corporation ve Citigroup da bulunuyordu.

Skandal, Wirecard’in denetimini yapan EY’nin, şirketin 2019 hesaplarında 1,9 milyar eurodan fazla paranın kayıp olduğu gerekçesiyle bir önceki yılın finansal sonuçlarını onaylamamasından sonra ortaya çıkmıştı.

Wirecard AG’nin hisseleri, iflastan önce Almanya’nın en büyük şirketlerinin bulunduğu Dax 30 Endeksi’nde işlem görüyordu.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Banka yöneticilerini işten çıkarılma korkusu sardı

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD’de dün açıklamalarda bulunan finans devlerinin üst yöneticileri maaş kesintileri ve işten çıkarmalara gideceklerini belirterek 2023 yılında resesyon beklediklerini dile getirdi.

Yöneticilerin açıklamalarıyla piyasalarda risk algısı yükseldi. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) sıkı politikalara devam edeceği endişeleriyle ABD hisse senedi piyasaları değer kaybetti.

WALL STREET DEVLERİ KARAMSAR

Goldman Sachs CEO’su David Solomon, maaş kesintileri ve işten çıkarılmalar beklediğini belirtirken  zor zamanların ileride olduğu açıklamasını yaptı.

Bank of America CEO’su Brian Moynihan ise ekonomik sıkılaşma karşısında istihdamı azaltacaklarını duyurdu.

JP Morgan CEO’su Jamie Dimon da 2023 yılında orta-sert bir resesyon beklenebileceğini söyledi.

3 Wall Street devinin CEO’sunun istihdam ve durgunluğa dair uyarılarda bulunması piyasalardaki tansiyonu artırdı. CEO’ların değerlendirmeleri ise özetle şöyle oldu:

GOLDMAN SACHS

Goldman Sachs CEO’su Solomon, ekonomik görünüm hakkında karamsar konuştu. Solomon, maaş kesintilerinin ve potansiyel işten çıkarmaların sürpriz olmayacağını belirtti.

Dün Bloomberg televizyonuna konuşan Solomon, “Önümüzde inişli çıkışlı zamanlar olduğunu varsaymalısınız. Finansal kaynaklarınız konusunda biraz daha dikkatli olmalısınız” dedi.

JP MORGAN

JP Morgan CEO’su Dimon ise “Enflasyon her şeyi aşındırıyor ve teşviklerle elde edilen tasarruflar gelecek yılın ortalarında tükenecek” dedi.

Dimon, “Geleceğe baktığınızda, bu tür şeyler ekonomiyi pekala raydan çıkarabilir ve insanların endişe duyduğu hafif veya sert bir durgunluğa neden olabilir” diye konuştu.

BANK OF AMERICA

Bank of America CEO’su Moynihan ise harcamaların yavaşlamaya başlamasıyla birlikte tüketim tarafında cansızlık belirtilerini gördüğünü söyledi. ABD’deki durgunluk ve enflasyon hakkında konuşan Moynihan, işten çıkarmaların olası olduğunu belirtti.

Açıklamalar sonrası S&P500 endeksi yüzde 1,44 değer kaybıyla 3 bin 941 dolardan günü tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 1,03 değer kaybıyla günü 33 bin 596 puandan tamamlarken Nasdaq endeksi de yüzde 2 değer kaybıyla günü 11 bin 14 puandan bitirdi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankacı akrabalarıyla birlikte 300 milyon TL vurgun yaptılar

Yayınlanma:

|

Yazan:

Samsun ve Konya’da faaliyet gösteren 2 erkek kardeş, birçok kişiyi yurt dışında borsada yazılım yaptıkları ve kar payı verdikleri vaadiyle ağlarına düşürdü. Samsun Barosu’na kayıtlı Avukat Berivan Yaralı, ilk etapta 25 mağdurun şikayet dilekçelerini Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletti. Konu hakkında savcı tarafından 2022/41594 nolu birleştirilmiş soruşturma başlatıldı.

300 MİLYONLUK VURGUN YAPILDIĞI İDDİA EDİLDİ

Mağdurların çoğunun kamu görevlisi olduğu ve saadet zinciri sisteminin içerisinde zanlılar E.P. ve E.P. kardeşlerin kamu bankasında çalışan anne ve eşinin de yer aldığı iddia edilen saadet zincirinde 300 milyonluk vurgun yapıldığı ileri sürüldü. Avukat Berivan Yaralı, söz konusu şüphelilerin yakalanması ve cezalandırılması için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti.

“BANA ULAŞAN 25 KİŞİYLE BİRLİKTE ŞİKAYET BAŞVURUSUNDA BULUNDUK”

Zanlıların sistem içine aldıkları mağdurlara daha fazla kişiye ulaşmak için ilk aylarda düzenli ödeme yaptığını ifade eden Av. Berivan Yaralı, “Olay 1,5 sene önce Konya kaynaklı 2 kardeşin başlatmış olduğu bir proje. Konya ve Samsun’da birçok mağdur söz konusu. Samsun’da yaşayan kardeşle burada güven ilişkisine dayalı etrafındaki birçok kişiyi sisteme dahil ediyor. Yurt dışı kaynaklı borsa oynadıklarını, kardeşinin Konya’da yazılımcı olduğunu, Amerika’da bir borsa şirketine yazılım tasarlayıp, kiraya verdiklerini, bu sebeple çok para kazandıklarını ifade ediyorlar. Ortalama aylık yüzde 8-10 civarında yatırdıkları para kadar vatandaşlara ödeme yapacaklarını vadederek, 1,5 sene sistemi yürütüyorlar. İlk etapta sisteme dahil ettikleri vatandaşlara bu paraları ödüyorlar. Daha sonrasında, ‘tekrar para yatırın, daha çok kazanın’ vaadiyle çok fazla kişiyi mağdur ediyorlar. Bize şu anda 25 kişi yazılı başvuru yaptı. Sayının çok daha fazla olduğu ifade ediliyor. Mağdur vatandaşlar en son ekim ayı içerisinde son büyük vurgunu yaparak Samsun’dan uzaklaşıyorlar. Kişilerin, birileri tarafından saklandığı söyleniyor. Bana ulaşan 25 kişi ile birlikte Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet başvurusunda bulunduk. Konu hakkında soruşturma başlatıldı. En kısa zamanda faillerin bulunmasını umuyoruz” dedi.

Bunlar da Tosuncuk kardeşler! Kurdukları saadet zinciriyle 300 milyon TL'lik vurgun yaptılar

“ZANLILARIN İSTANBUL’DA OLDUKLARINI DUYUYORUZ”

300 milyon TL’lik bir vurgundan söz edildiğinin altını çizen Berivan Yaralı, “Vurgunun büyüklüğü bize söylenen 300 milyon TL civarında. Sistem, daha önce de gündeme gelen saadet zincirlerine benziyor. Zanlılar, yurt dışındaki şirketlere dolar yatıracakları, daha sonra bu parayı TL’ye çevirip vatandaşlara ödeme yapacakları vaadiyle nitelikli dolandırıcılığa başvuruyorlar. İlk etapta 25 kişilik bir suç duyurusunda bulunduk. Yeni başvurular da gelmeye başlıyor. Kaçan zanlılara ulaşamadıkça, suç duyurusunda bulunan insanlar artıyor. Zanlıların İstanbul’da olduklarını duyuyoruz” diye konuştu.

“OLAYIN BAŞROLÜNDE 2 ERKEK KARDEŞ BULUNUYOR”

Mağdurlardan birçoğunun sisteme zanlıların eşi ve annesi tarafından kamu bankasından aldıkları kredi ile girdiğini de belirten Yaralı, şunları söyledi; “Faillerden E.P.’nin eşi A.P., bir devlet bankasında çalışıyor. Bu olayı banka personelleri dahil, bankanın büyük yatırımcı olan müşterilerine, ‘Sizlere yüksek kredi çıkartabilirim, garantili bir iş, risk yok’ diye birçok insana kredi vererek saadet zincirine girmelerine neden oluyorlar. Söz konusu zanlı 2 kardeşe yardım ve yataklık yapan herkesten şikayetçi olundu. Olayın başrolünde 2 erkek kardeş, anne babaları ve eşleri ile bir de eski iş arkadaşları bulunuyor. 2 erkek kardeşin annesinin de Konya’da bir devlet bankasında yetkili bir memur olduğunu ve sisteme birçok kişiyi dahil ettiğini biliyoruz. Şahısların babasının bu paralardan elde ettiği gelirle aldığı lüks arabalarla sosyal medyada fotoğraflar bizlere ulaştı. Akrabalar ve birkaç galerici de söz konusu çete dahilinde. Tüm bu söz konusu kişileri şikayet dilekçemizde belirttik.”

Okumaya devam et

KATEGORİLER

SON YAZILAR

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.