Connect with us

BANKA HABERLERİ

Barış Soydan : 128 milyar doların perde arkası (1)

T24 yazarlarından Barış SOYDAN, tartışmalı 28 milyar doların peşine düşerek yazı dizisinin ilk bölümünü yayınladı… İşte o yazı :

Yayınlanma:

|

Rezervler hangi platformda satıldı? Gizemli protokol…128 milyar dolar gerçekleri yazı dizimize başlıyoruz…

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu‘nun geçen cuma yaptığı açıklamalarla 128 milyar doların akıbetiyle ilgili tartışma yeni bir boyut kazandı. “Döviz alım-satımlarının koordinasyon içinde yapılması” için Şubat 2017’de Hazine Müsteşarlığı ile protokol imzalandığını söyleyen Kavcıoğlu, “Söz konusu döviz işlemleri, işlem platformları üzerinden, o günkü piyasa koşulları ve fiyatları çerçevesinde gerçekleştirilmiştir” diyordu.

Ne protokolü bu? Hangi platformlar bunlar? Ve diğer sorular: Rezervler kime satıldı? “Adrese teslim” satış oldu mu? 128 milyar dolar gerçekleri yazı dizimize başlıyoruz…

Gizemli bir protokol

T24’te daha önce yayımladığımız “Kapalı kapılar arkasında Merkez Bankası” dizisinde, rezerv satışlarının Merkez Bankası ve Hazine arasındaki bir protokole dayalı olarak gerçekleştiğini belirtmiştik. Kavcıoğlu’nun geçen haftaki açıklamaları bu bilgiyi teyit etti: Rezervler protokole dayanılarak Hazine üzerinden kamu bankalarına transfer edilmiş. Kavcıoğlu her ne kadar Şubat 2017’de yapıldığını söylese de, sözü edilen protokolün Merkez Bankası ve Hazine arasındaki işlemleri düzenleyen eski tarihli protokol ve metinlerin devamı niteliğinde olduğu belirtiliyor. Söz konusu protokollerin temel amacı, Merkez Bankası’nın, Hazine’nin yurtdışı ödemeleri başta olmak üzere bankacılık işlemlerindeki rolünü belirlemekti. Alım satım işlemlerine dair hukuki bir çerçeve oluşturuyor ve kuralları koyuyordu. 2017 yılında dönemin Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, bu protokolün iptali için çabaladı ama başarılı olamadı.

Rezervler nasıl satıldı? 

Rezervler bu protokol aracılığıyla kamu bankalarına transfer edildikten sonra döviz piyasalarında Reuters ve Bloomberg gibi terminallerden, klasik döviz işlemleri nasıl gerçekleştiriliyorsa, öyle satıldı. Bu platformlarda tüm dünyadan talepler (alış satış kotasyonları) saniyeden kısa süre karşılaşıp eşleşiyor. Satışlar piyasalarda o anda geçen “bid/ask” taleplerinin karşılaştığı işlemler olarak gerçekleşti. Bu satışları Ziraat Bankası ve diğer kamu bankaları yaptı. İleride kayıtlar incelendiğinde döviz alanların muhtemelen çok bilindik küresel bankalar ile yerli bankalar olduğu ortaya çıkacak…

Merkez Bankası rezerv satışı için neden ihale açmadı? Neden Merkez Bankası sitesinde ve kaynaklarında satışlarla ilgili bilgi yok?

Kritik soru işte bu. Merkez Bankası kaynaklarında veya sitesinde satışlarla ilgili bilgi yok çünkü rezervler yukarıda gördüğümüz gibi ihaleyle değil, piyasa terminalleri kullanılarak yapıldı.

Dönemin başkanı Murat Çetinkaya’nın rezervlerin kamu bankalarına devrini sağlayan protokolü iptal etmeye çalıştığını yukarıda görmüştük. Bunda başarılı olamayınca döviz satışlarının Hazine tarafından açıklanması talep edildi. Bu da olmadı… Peki Merkez Bankası protokolü ve rezerv satışını kamuya neden açıklamadı? Çünkü “devlet içinde ikilik” görüntüsünün ortaya çıkmasından korkuluyordu. Üstelik rezerv satışlarının başladığı dönemde yerel seçimler vardı. Bu dönemde konuyu gündeme getirmek, hassas bir meseleyi siyasi arenaya taşımak anlamına da gelecekti. Haziran’da yenilenen İstanbul seçimi sonrasında Murat Çetinkaya görevden alındı, yerine satışlara itirazı olmayan Murat Uysal atandı… 

Neden kamu bankaları kullanıldı?

Herkesin aklına gelebilecek bir soru: Neden satışlar Merkez Bankası ihaleleriyle yapılmadı? Neden kamu bankalarına ihtiyaç duyuldu?

Bunun bir sebebi, yukarıda gördüğümüz gibi satışlar 2019 yılında ilk gündeme geldiğinde ekonomi yönetimi ile Merkez Bankası arasında anlaşmazlık bulunmasıydı. Rezervleri Hazine’nin yönetimine açmak, Merkez Bankası’nın itirazını aşmanın yoluydu. Muhtemelen ekonomi yönetimi, bir süre satış yapıldıktan sonra, seçim ertesinde ihtiyaç kalmayacağını öngörüyordu…

Bir diğer sebep, “Dış güçler ekonomimize saldırıyor” tezinin bir parçası olan “Geceleri sığ piyasada kuru yükseltiyorlar” argümanıydı. Geceleri kamu bankalarında nöbetçi kalan dealer’lar sığ piyasada dalgalanmayı önlemek için satış yapıyordu. Bu yöndeki haberler, yerel seçimler öncesinde Dünya gazetesine bile yansımıştı. Geceleri Asya piyasasına müdahale etmek kamu bankalarının işiydi, Merkez Bankası’nın bunu yapması mümkün değildi…

Bir başka sebep, kamu bankaları eliyle satış yapıldığında, satış zamanı, fiyatı, tutarı gibi kritik göstergelerin açıklanmasına ihtiyaç duyulmamasıydı. Bu sayede ekonomi yönetimi bir yandan kendince “elini açık etmiyor”, diğer yandan “Şu kadar müdahale edildi ama dolar düşmedi” türünden eleştirilerden kaçınmış oluyordu…

Son olarak dönemin yönetiminin “Sıra dışı finansal ve mevzuatsal mühendislik” uygulamalarını sevdiğini de eklemek gerek.

İşte bu nedenlerle Merkez Bankası bilinen şeffaf yöntemlerle piyasaya müdahale etmedi. Rakamlar ve detaylar bu nedenle açıklanmadı.

Adrese teslim satış oldu mu? 

Başka bir önemli soru: “Ucuza”, “adrese teslim”, “blok/toplu satış” yapıldı mı?

Yukarıda anlattığım gibi piyasa terminalleri kullanıldığı için yerli, yabancı yatırım kuruluşları, kamu bankalarının ne kadar satış yaptığını görebiliyordu. Nitekim bu dönemde Bloomberg, Reuters gibi uluslararası ajanslarda sık sık “Kamu bankaları şu kadarlık satış yaptı” türü haberler çıkıyordu. Bu haberlerin kaynağı, terminalin diğer ucundaki yabancı yatırım kuruluşlarıydı. Piyasanın kurtları aslında kamu bankaları üzerinden ne kadarlık satış yapıldığını görüyordu.

Yine de fakat 128 milyar doların bir kısmı piyasa dışında, adrese özel yöntemlerle satılmış olamaz mı? Kaynaklarım bunun birkaç nedenle zor olduğunu belirtiyor. Birincisi, tüm bankaların kullandığı platform ve terminaller dışında işlem yapabilmek için müşteri ile veya bir aracı ile anlaşmak gerekiyordu. Bu, Hazine tarafında çeşitli kademelerde imza ve onaylar gerektiren bir işlemdi. Kaynaklarım, kimsenin bu riski kolay kolay almak istemeyeceği belirterek, “Çok düşük ihtimalle bir yol bulmuş olunsa bile tutarlar çok yüksek olamaz” diyor… 

Birinci günün özeti: Rezervler doları yapay bir şekilde düşürmek için kamu bankaları üzerinden piyasa terminalleri aracılığıyla satıldı. Alanlar kuvvetle muhtemel çok bilindik küresel ve yerli bankalardı. Ekonomi yönetiminin umduğu olmadı, dolar 2020 baharında bir süre 6.85 TL’de kaldıktan sonra yazın patladı, Türkiye Kerim Rota‘nın yazdığı gibi “ütüldüğüyle”, rezervler boşaldığıyla kaldı…

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

QNB Finansbank’tan 500 milyon dolarlık ilk sürdürülebilir eurobond ihracı

QNB Finansbank Genel Müdürü Ömür Tan, “İlk sürdürülebilir eurobond ihracımız olma özelliğini taşıyan 500 milyon dolar tutarındaki ihracımızı başarıyla gerçekleştirdiğimiz için mutluyuz” dedi.

Yayınlanma:

|

Yazan:

QNB Finansbank, uluslararası piyasalarda 500 milyon dolarlık ilk sürdürülebilir eurobond ihracını gerçekleştirdi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, yurt dışı yerleşik yatırımcılara yönelik 5 yıl vadeli yapılan ihraca dünyanın farklı bölgelerindeki 100’ün üzerinde yatırımcıdan, ihraç tutarının 3,5 katından fazla talep geldi. 1,8 milyar doları aşan taleple işlemin getiri oranı yüzde 7,375, kupon oranı ise yüzde 7,250 olarak belirlendi.

Gerçekleştirilen ihraçla QNB Finansbank, Türk bankaları arasında 2015’den bu yana 5 yıl vadeli, ABD hazine bonosuna en yakın getiri oranıyla borçlanan banka oldu. Aynı zamanda banka, Eylül 2021’den bu yana Türk bankacılık sektöründe gerçekleştirilen ihraçlar arasında en düşük borçlanma oranına sahip ihraca da imza attı.

Eurobond ihracından elde edilecek kaynağın ‘QNB Grup Sürdürülebilir Finans ve Ürün Çerçevesi’ kapsamında yer alan ve uygunluk kriterlerini karşılayan Yenilenebilir Enerji, Temiz Ulaşım ve Temel Hizmetlere Erişim başta olmak üzere yeşil ve sosyal projelerde kullanılması hedefleniyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen QNB Finansbank Genel Müdürü Ömür Tan, ihracın kendi içinde birçok başarıları ve ilkleri kapsadığının altını çizerek, ilk sürdürülebilir eurobond ihraçları ile dünyanın geleceğini korumaya olan taahhütlerini güçlendirdiklerini belirtti.

Tan, elde edilen bu kaynağı, düşük karbonlu ekonomiye geçişi ve sosyal kalkınmayı destekleyecek projelerin finansmanına yönlendireceklerini vurgulayarak, ‘Bu işlem özelinde gelen yoğun ilgi ile beraber son dönemlerdeki en düşük borçlanma oranına sahip eurobond ihracını gerçekleştirdik. İşlemde gerçekleşen borçlanma faiz marjı Türkiye’nin uluslararası derecelendirme kuruluşlarınca yatırım yapılabilir seviyede olduğu zamanlardaki oranlar seviyesinde. Bu sonuç, global piyasalarda Türkiye ekonomisine ve QNB Finansbank’a duyulan güvenin önemli bir göstergesi.’ ifadelerini kullandı.

Bankacılık faaliyetlerinde sürdürülebilirlik konusunda öncü olmayı ilke edinen bir banka olduklarını ve bu kapsamda tüm iş süreçlerini ve stratejilerini ‘Dünyayla1’ vizyonu altında bütünleştirerek, sürdürülebilirlik odaklı, güçlü ve kapsayıcı bir yapı oluşturduklarını vurgulayan Tan, şunları kaydetti:

‘İlk sürdürülebilir eurobond ihracımız olma özelliğini taşıyan 500 milyon dolar tutarındaki ihracımızı başarıyla gerçekleştirdiğimiz için mutluyuz. QNB Finansbank olarak bankacılıktan doğan etki alanımız ve dönüştürücü gücümüzün farkındalığıyla hareket ediyoruz. Bu doğrultuda sürdürülebilir eurobond ihracımızla elde edilen kaynağı, çevreci ve sosyal yatırımlara yönlendirerek, öncelikle kendimizden başlattığımız değişim ve dönüşüm yolculuğunda müşterilerimiz ve tüm paydaşlarımızı destekleyerek uzun vadede sürdürülebilir kalkınma amaçlarının ulaşılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Türkiye Finans’tan ülke ekonomisine 175,6 milyar liralık katkı

Türkiye Finans Genel Müdürü Murat Akşam: “Güçlü sermaye yapısını 2024 yılının ilk çeyreğinde de sürdüren kurumumuz, milli ekonomiye toplamda 175,6 milyar liralık katkı sağladı” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye Finans, ülke ekonomisine 138,6 milyar lira nakdi ve 37,0 milyar lira gayri nakdi olmak üzere toplam 175,6 milyar liralık katkı sağladı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre Türkiye Finans, 2024 yılı ilk çeyrek döneminin mali sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) duyurdu.

Ülke ekonomisine 138,6 milyar lira nakdi ve 37,0 milyar lira gayri nakdi olmak üzere toplam 175,6 milyar liralık katkı sağlayan Türkiye Finans, topladığı fonları geçen yıl sonuna göre yüzde 6 artışla 187,6 milyar liraya çıkardı.

Türkiye Finans’ın yasal özkaynakları 2023’ün 4’üncü çeyreğine göre 2024’ün ilk üç ay sonunda yüzde 7,8 artarak 30,1 milyar lira olarak gerçekleşti.

– ‘Hayat Mobil Bankan Mobil’

2024’e ‘Hayat Mobil Bankan Mobil’ kampanyasıyla giren Türkiye Finans, ilk çeyrekte mobilden kazanılan müşteri sayısını 2023’ün ilk çeyreğine göre yüzde 54 artırarak 2024’ün ilk çeyreğinde banka çapında tüm segmentlerde ve başvuru kanalları arasında, yeni müşterilerinin yüzde 29’unu mobil bankacılıktan kazandı.

Geçen yılın aynı dönemine göre mobil oturum adedi de yüzde 20’lik artış gösterdi.

– Ülke ekonomisine güçlü finansman desteği

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Finans Genel Müdürü Murat Akşam, bankanın sürdürülebilir ve karlı büyüme stratejisini 2024’ün birinci çeyrek döneminde de koruduğunu belirterek, hem bireysel hem de ticari tarafta ülke ekonomisine güçlü biçimde finansman desteği verdiklerini kaydetti.

Akşam, finansal sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, ‘Güçlü sermaye yapısını 2024 yılının ilk çeyreğinde de sürdüren kurumumuz, milli ekonomiye toplamda 175,6 milyar liralık katkı sağladı. Türkiye Finans olarak topladığımız fonları geçen yıl sonuna göre yüzde 6 artışla 187,6 milyar liraya ulaştırdık. Bankamız 2024 yılının ilk üç ayında artan fon kaynağını finansman hacmini büyütmek için kullandı ve toplanan fonlarla ekonominin can damarı olan KOBİ’leri, üretimi ve ihracatı finanse etti.’ ifadelerini kullandı.

İlk çeyrekte 2024’e insan odaklı bankacılık anlayışıyla kurguladıkları ‘Hayat Mobil Bankan Mobil’ kampanyasıyla başlayarak dijital bankacılığın farklı nesilleri kapsayan ve ortak paydada buluşturan yönlerine odaklandıklarına vurgu yapan Akşam, öncü dijital bankacılık uygulamalarıyla ticareti desteklemeye devam ederek, ‘Dijital Teminat Mektubu’nu devreye aldıklarını ve müşterilerine hızlı, kolay ve güvenilir bir kullanım sunduklarına dikkati çekti.

Akşam, ‘ CIPS (The Chartered Institute of Procurement & Supply) tarafından yürütülen, CIPS Satın Almada Mükemmellik Programı’nı başarıyla tamamlayarak, dünya çapında saygın bir akreditasyon olan CIPS Kurumsal Satın Alma Sertifikası’nı almaya hak kazanan, Türkiye’deki tek finans kuruluşu olduk. Başarıyla aldığımız bu değerli sertifika ile uluslararası satın almada, mükemmellik programına uyum sergilediğimizi, satın alma fonksiyonları, süreçleri ve uygulamalarında ise uluslararası standartları yakaladığımızı belgelendirmiş olduk.’ değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Emlak Katılım ülke ekonomisine 98.3 milyar TL kaynak sağladı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Emlak Katılım’ın 2024 yılı birinci çeyreği itibarıyla ülkemiz ekonomisine sağladığı nakdi ve gayri nakdi finansman toplamı 98.3 milyar TL olarak gerçekleşti.

Ekonomik büyümeye ve istihdama katkısı yüksek olan sektörlere, sürdürülebilir ve erişilebilir finansman modelleri sunmak üzere çalışmalarını sürdüren Emlak Katılım, 2024 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı.

Emlak Katılım, reel sektöre sunduğu katkılar ile geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 114 oranında artışla 2024 yılının birinci çeyreğinde net 2 Milyar TL kâr sağlayarak istikrarlı büyümesini sürdürdü.

Aktif büyüklüğü 199.3 milyar TL’ye yükseldi

Emlak Katılım, yılın birinci çeyreği itibarıyla; aktif büyüklüğünü 199.3 Milyar TL, toplanan fonlarını da 157.3 Milyar TL seviyesine yükselterek emin adımlarla yoluna devam ediyor.

Emlak Katılım’ın 2024 yılı birinci çeyreği itibarıyla ülkemiz ekonomisine sağladığı nakdi ve gayri nakdi finansman toplamı ise 98.3 milyar TL olurken kullandırılan fon büyümesi yüzde 12 düzeyinde gerçekleşti.

Emlak Katılım, 2024 yılı birinci çeyrek sermaye yeterlilik oranı yasal yükümlülük seviyesinin çok üzerinde yüzde 19 olarak gerçekleşti.

Emlak Katılım, kaynaklarını etkin ve verimli bir şekilde kullanarak sadece ekonomiye değil; yaşadığımız dünyaya, çevremize ve sürdürülebilirliğe de katkı sunmanın öneminin bilinciyle çalışmalarını şekillendirmeye devam ediyor.

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.