Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı’na en yüksek teklifi veren Vahit Karaarslan kim?
İstanbul’un en büyük marinası olan Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı’nın 40 yıllık işletme hakkı için düzenlenen ihalede 505 milyon dolarla en yüksek teklifi veren Vahit Karaarslan, 1975 doğumlu, Diyarbakırlı bir iş insanı
Türkiye’nin ikinci, İstanbul’un en büyük yat limanı olan Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı için 40 yıllığına işletme hakkı verilmesi ihalesi 16 Temmuz’da düzenlendi. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından yapılan ihaleye 6 şirket ve ortaklık katıldı ve 300 milyon dolar ile açık artırma başladı. İhalede Koç Holding ortaklığı Tek-Art Kalamış ve Fenerbahçe Marmara Turizm Tesisleri A.Ş. favori olarak görülüyordu. Çünkü hem yıllardır marinayı işletiyorlardı hem de denizcilik Rahmi Koç’un özel ilgi alanı olduğu için Kalamış Yat Limanı farklı bir yere sahipti. Ancak yapılan ihalede Koç Holding ortaklığı olan şirket 504 milyon dolar ile en yüksek teklifte bulunan ikinci şirket oldu. 505 milyon dolar veren Vahit Karaarslan ise limanı 40 yıllığına işletme hakkı için düzenlenen ihalede en yüksek teklifi verdi.
İhale sonrası dikkatler Vahit Karaaslan ve şirketine çevrildi. Başta sosyal medya olmak üzere hakkında parça parça bilgiler paylaşılmaya başlandı. Hatta kendisi için “Antalya’yı baştan inşa eden kişi” yorumları yapıldı.
Karaarslan, 1975 Diyarbakır doğumlu. 27 yıl önce ticarete atıldı. Önce tarım, ardından akaryakıt ve gayrimenkul sektörüne girdi. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, ailesinin tarım ve hayvancılıkla uğraştığını söylediği Vahit Karaarslan’ın inşaat sektörüne girdikten sonra büyümeye başladığını anlattı: “2000’li yıllarda TOKİ ihalelerine katıldı ve büyük ölçekli inşaat projeleri yürüttü. 2009’da Diyarbakırspor yönetimine girdi, 2013’te de Ticaret Odası meclis üyeliği görevini üstlendi. Daha sonraki dönemde bölgede büyümek isteyen diğer şirketler gibi başka illerde yatırım yapmaya başladı.”
Antalya’da ihaleler kazandı
Karaarslan önce Antalya’da şirket şubesi açtı ve burada Özelleştirme İdaresi’nin ihalelerine girdi; aldığı arsalara projeler üretti. Örneğin 2016’da Antalya’nın Kepez ilçesinde bulunan ve Sümer Holding’e ait olan 11 bin 641 metrekarelik arsayı ÖİB’nin açtığı ihalede 4 milyon 830 bin dolara aldı. 2021’de de yine Sümer Holding’in Antalya Aksu’da özelleştirilen 23 bin metrekarelik arsasına 176 milyon TL verdi. Şirketin web sitesinde Antalya’da 4 projesi olduğu görülüyor. Bunlar 249 dairelik Rengi Antalya Green Life, 99 dairelik Rengi Antalya Green Park, 436 dairelik Rengi Antalya ve kaç daire yapılacağı açıklanmayan Rengi Antalya Premium. “Antalya’yı baştan inşa etti” yorumlarına sebep olan 3 projedeki toplam daire sayısı 784.
Rekortmenler listesinde yok
Vahit Karaarslan, başka illerde de ÖİB’den ihaleler kazandı. 2018’de Diyarbakır Kayapınar’da yine Sümer Holding’in mülkiyetinde olup özelleştirilen 38 bin metrekarelik taşınmazı 7 milyon 608 bin dolara satın aldı. 2019’da Aydın Didim’de yine Sümer Holding arazisini 1 milyon 29 bin dolara, 2023’te ise İzmir Konak’ta bulunan ve Karayolları Genel Müdürlüğü’ne kayıtlı 8 bin metrekarelik taşınmazı 651.5 milyon TL’ye, bu yılın ocak ayında Ankara Çankaya’da bulunan Hazine’ye ait 18 bin metrekarelik araziyi 461 milyon TL karşılığında aldı. Buraya bir not da düşmek gerek; Vahit Karaarslan ne Antalya’da ne de Diyarbakır’da bu yıl açıklanan 2022 vergi rekortmenleri ilk 100 listesinde yer alıyor. Bunun iki nedeni olabilir; ya ilk 100’e giremedi ya da adının gizli kalmasını istedi.
“Teknem yok, binmem keyif insanı değiliz!”
İhaleyi kazanan Vahit Karaarslan’ı hikayesini öğrenmek için aradığımızda önce sorularımıza cevap verdi ancak daha sonra zamanının olmadığını söyledi. Aramızdaki kısa görüşme ise şöyle gerçekleşti:
Bildiğimiz kadarıyla Diyarbakır merkezli bir firmasınız. Başlangıç hikayeniz nedir?
Biz 97-98’de tarım firması olarak kurulduk, daha sonra akaryakıt, daha sonra arsa, en son da inşaat.
İnşaatı seçmenizin özel bir nedeni var mı?
Bazı işlerin büyümesi sınırlıdır ama inşaat ve gayrimenkulde sınır olmadığı için bu sektöre girdik.
Diyarbakır’dan sonra da Antalya’da projeler üretmişsiniz…
Sadece Antalya değil. TOKİ’den, Milli Emlak’tan, Çevre Şehircilik’ten, Özelleştirme’den Türkiye’nin böyle rahat satılabilecek yerlerinden gayrimenkuller aldık. İstanbul’daysa İstanbul’a, Ankara’daysa Ankara’ya, İzmir’deyse İzmir’e, arazilerimizin bulunduğu yere gittik.
Kaç ilde yatırımınız var?
Antalya, Aydın, İstanbul dahil 14 ilde arsalarımız var.
Hep kamu ihalelerine mi katıldınız?
24 yıldır ilgili devlet kurumlarında ihalelere girip en yüksek teklifi vererek alıyor ve üstüne inşaatlar yapıyoruz.
İnşaat sektöründe yatırımlarınız varken yat işletmeciliği gibi farklı bir sektöre yatırım yapma kararı almanızda ne etkili oldu?
İnsanlar bu son dönemde gittikçe zenginleşiyor. Zenginleşen insanlar arttıkça gördük ki yat sahipliği de artıyor. Yat bağlama yerleri Türkiye’de, hele de İstanbul’da çok sınırlı. Biz burada gelecek gördüğümüz için değişik bir alternatif olarak bu sektöre de girelim dedik. Kısmet olur da bunu başarırsak devamı da gelecek.
Denizcilikle bir ilginiz var mı?
Yok.
Örneğin tekneniz var mı?
Benim teknem yok, tekneye de binmem.
Neden tekneye binmiyorsunuz?
Biz keyif insanı değiliz, bizim amacımız ülkemizdeki zengin insanlara hizmet etmek.
505 milyon doların ödemesini nasıl yapacaksınız?
Özelleştirme İdaresi’nin belli kuralları oluyor. O kurallar çerçevesinde ödenecek. Şu an fazla vaktim yok ve yanlış anlaşılmalara da sebep vermemek için sorularınızı yazılı gönderir misiniz, arkadaşlarım size yardım olacak…
‘AVM ve benzeri büyük kütleli yapılar yapılamaz’
İhale sonrası marinaya AVM inşaatı yapılacak, vatandaşın denize erişimi engellenecek yorumları yapıldı. ÖİB’den Oksijen’e gönderilen bilgi notunda bu konuyla ilgili şu bilgiler paylaşıldı: “Bölgenin doğal ve arkeolojik sit alanı özelliği dikkate alınarak, yat imanında yapılacak her türlü inşaat ve fiziki müdahale öncesinde ÇED raporu alınmasına ilişkin tüm mevzuat hükümlerine uyulacak olup, imar planı hükümleri ile halkın mevcut kıyı kullanımına herhangi bir engel getirilmemiş olup yapılaşma azami ölçüde sınırlandırılmıştır. Bu çerçevede, alışveriş merkezi ve benzeri büyük kütleli yapıların yapılması, plan hükümleri ile engellenmiştir.”
Koç Topluluğu en son 504 milyon dolara çıktı
16 Temmuz’da yapılan ihalede, elemesiz turda en yüksek teklif 300 milyon dolar oldu. İhalenin elemeli yazılı ilk turunda en düşük teklifi veren Silahtaroğlu Mühendislik İnşaat Anonim Şirketi/Sinyar Enterprises-Sole Proprietorship L.L.C Ortak Girişim Grubu, ikinci elemeli yazılı turda ise Ceynak Yatırım Holding AŞ elendi. Ardından 410 milyon dolar başlangıç fiyatı ve 1 milyon dolar artırma aralığıyla ‘açık artırmaya’ geçildi. Can Kültür Sanat Eğitim Kurumları İşletmeciliği Anonim Şirket, en son 469 milyon dolarlık teklif verdi ve ardından ihaleden çekildi. Geriye Koç Holding’e bağlı Tek-Art Kalamış ve Fenerbahçe Marmara Turizm Tesisleri AŞ ile Vahit Karaarslan kaldı. Koç Holding’e bağlı şirket en son 504 milyon dolara çıktı. Karaarslan 505 milyon dolarla ihalede en yüksek teklifi verdi.
Yeni imar planı ile nasıl bir marina geliyor?
2017’de Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından yapılan yeni imar planı iki önemli genişleme imkanı sundu.
Ana mendireğin 300 metre, tali mendireğin 160 metre uzatılması öngörülerek, Kalamış ve Fenerbahçe isimli iki marina birleştirildi. Kabaca, deniz alanı 80 bin metrekare büyüdü. Tekne kapasitesi yeni iskele planlaması ile yüzde 35-50 civarında artacak ve 1500’den 1800 civarına çıkacak.
İmar planında emsal oran yüzde 13’e çıkarıldı. Böylece kara alanı 14 bin 500 metrekareye ulaştı. Bunun içindeki ticaret ve turizm alanı da kabaca 9 bin metrekare olarak belirlendi.
Yeni plana göre:
Toplam deniz alanı: 314.512 metrekare Toplam kara alanı: 123.247 metrekare Yüzen iskele: 11.407 metrekare Kara alanı (Dalgakıran dahil): 111.840 metrekare İmar planı emsal oran: % 13 Emsal inşaat alanı: 14.539 metrekare Maksimum ticari alan: 6.978 metrekare Maksimum turizm tesis alanı: 2.907 metrekare
“Kredi çekeceğiz” vaadiyle 20 milyon dolandırdılar… 14 kişi tutuklandı
Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri; bankalarda tanıdıkları olduklarını belirtip kredi çekme vaadiyle vatandaşları dolandıran 20 kişiyi gözaltına aldı. Şahıslardan 14’ü tutuklandı. Vurgunun boyutunun 20 milyon liraya bulduğu belirtiliyor.
Bursa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekipleri banka aracılığıyla vatandaşları dolandıran şüphelilere yönelik geniş kapsamlı çalışma başlattı. “Bankalarda tanıdıkları vasıtasıyla uygun oranda yüksek meblağlı kredi çıkartacaklarını iddia edip vatandaşları 20 milyon lira dolandıran şebeke takibe alındı.
Ekiplerin radarına takılan şüpheliler Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde teknik ve fizik takip sonrası gözaltına alındı. Şüphelilerin sosyal medyada kredi danışmanlığı adı altında paylaşımlar yaparak mağdur kişiler adına çektikleri para ile elektronik eşya alıp, 2. el olarak piyasaya sürerek haksız kazanç elde ettiği öğrenildi. Adresleri tespit edilen şüphelilere yönelik harekete geçen ekipler, Bursa başta olmak üzere İstanbul, İzmir, Tekirdağ, Antalya, Muğla ve Mardin’de 20 kişiyi gözaltına aldı.
6 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Ş.D, B.D, D.D, B.E, B.O, M.A, H.K, E.S, S.Ö, U.A, Y.G, O.D, M.E, O.Y, isimli 14 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi:
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, dolandırıcılara fırsat verilmeyeceğini belirterek çalışmaların titizlikle devam edeceğini açıkladı.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türk bankacılık sektörü için görünümünün 2024 yılı ortasındaki “iyileşen” durumundan 2025 yılı için “nötr“e revize edildiğini açıkladı.
Fitch “Türk Bankaları Görünümü” raporunda, belirlenen görünümün hala yüksek enflasyon ve Türk lirası faiz oranları, yavaşlayan ekonomik büyüme ve düzenleyici müdahaleden kaynaklanan varlık kalitesi üzerindeki kısa vadeli baskıyı, yetkililerin politika değişikliğinin ardından iyileşen işletme koşullarıyla dengelediğini belirtti.
Açıklamada, “TL mevduatlarının kısa vadeli niteliği göz önüne alındığında, 2025 yılında TL faiz oranlarının düşmesiyle bankaların net faiz marjlarının iyileşmesini bekliyoruz. Ayrıca, teminatsız perakende kredilendirme, KOBİ ve ticari krediler tarafından yönlendirilen, GSYH büyümesinin yavaşlaması ve hala yüksek olan enflasyon ve faiz oranlarından kaynaklanan sorunlu kredi oranlarında ve değer düşüklüğü giderlerinde ılımlı bir artış öngörüyoruz.” denildi.
Bankaların 2025 yılında dış piyasalara girmeye devam etmesini beklediğine işaret eden Fitch, ancak bunun 2024’teki güçlü dış piyasa ihraçlarının ardından daha fırsatçı bir şekilde olacağını ifade etti.
Fitch, “Hem karlılık hem de varlık kalitesi, düzenleyici değişiklikler, potansiyel Türk lirası değer kaybı ve daha riskli segmentlere ve sektörlere maruz kalma dahil olmak üzere makroekonomik ortama duyarlı olmaya devam ediyor. Temel senaryomuz, mevcut ekonomik programın devam etmesidir, ancak bir politika geri dönüşü enflasyonist baskıları ve makroekonomik ve finansal istikrar risklerini yeniden alevlendirebilir.” değerlendirmesinde bulundu.
DENİZBANK tarafından KAP açılamasında Bankanın Ana Hissedarı olan Emirates NBD’nin HAKAN ATEŞ’in Genel Müdürlük görevinden ayrılacağını duyurduğu bilgisini paylaştı…
Ana Ortağımız Emirates NBD tarafından Bankamızın Üst Yönetimindeki görev değişikliğiyle ilgili olarak 6 Aralık 2024 tarihinde yapılan basın açıklamasını bilgilerinize sunarız.
Emirates NBD, DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş’in görevinden ayrılacağını ve Bankanın yeni Genel Müdürü olarak Recep Baştuğ’un atandığını duyurdu.
Emirates NBD, bugün, 27 yıl süresince gösterdiği olağanüstü liderliğin ardından Hakan Ateş’in DenizBank Genel Müdürü olarak görevinden ayrılacağını duyurdu. Ateş, Emirates NBD bünyesindeki çalışmalarını DenizBank Yönetim Kurulu Üyesi olarak devam ettirecek.
Ateş, 1997 yılında DenizBank’ın Kurucu Başkanı olarak göreve başladığı günden bu yana Bankanın başarısında önemli bir rol oynadı. Onun liderliğinde DenizBank, Türkiye’nin önde gelen finansal kuruluşlarından biri haline gelip, dijital bankacılık ve inovasyon alanlarında sektörünün öncüsü oldu.
Bu geçiş sürecinin ardından, Recep Baştuğ, 1 Ocak 2025 itibarıyla DenizBank Genel Müdürü olarak Ateş’in görevini üstlenecektir. Baştuğ, 35 yıllık bankacılık kariyeri boyunca edindiği liderlik ve sektör deneyimiyle söz konusu göreve büyük bir birikimle gelmektedir. Son olarak, Türkiye’nin ikinci en büyük özel bankası olan Garanti BBVA’nın Genel Müdürü olarak görev yapan Baştuğ, Bankayı önemli makroekonomik ve rekabetçi zorlukların yaşandığı bir dönemde başarıyla yönetmiştir.