Connect with us

BANKA HABERLERİ

FİNANSMANA ERİŞİM SORUNU TAHSİLATA SIÇRADI

Borcunu vadesinde ödeyemeyen işletme sayısında artış var. KGF desteğinin 250-300 milyar liraya çıkartılması isteniyor.

Yayınlanma:

|

■ Firmaların içinde bulunduğu finansman darboğazı, piyasada tahsilat krizinin fitilini ateşledi. Ödemesini vadesinde gerçekleştiremeyen ve çeklerini erteletenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Reel sektör temsilcileri, yılsonuna doğru piyasadaki nakit kıtlığının daha da artacağını, son çeyreğin çok daha zor geçeceğini belirtiyor.

■ Reel sektörü en çok korkutan ise tahsilat krizinin büyüyerek iflasların başlaması… Ekonomi yönetiminden piyasanın ihtiyaçlarına yönelik güçlü bir KGF paketi bekleyen iş dünyası, yeni gelecek paket için açıklanan 50 milyar TL’lik büyüklüğün çok az olduğunu, piyasanın 250-300 milyar TL’lik bir KGF desteği beklediğini belirtti.

Dünya Gazetesi’nden Merve Yiğitcan’ın haberine göre; Reel sektörde kangrene dönüşen finansmana erişim sorununda ikinci aşamaya geçildi. Tahsilatların piyasayı kilitlemeye başladığını söyleyen sektör temsilcileri, bu durumun devam etmesi halinde üçüncü aşama olan iflasların başlamasından endişeli. Ticari kredilere erişimin düşmesi nedeniyle piyasa borçlarını da çeviremez olan pek çok şirketin tasfiyeye gitme, tabela değiştirme, ya da konkordato seçeneklerini kullanmaya başladığı öğrenildi. Kapanan sermaye şirketi sayısında yılın sekiz ayında geçen yıla oranla yüzde 70 oranında yaşanan artış da piyasadaki gidişata ilişkin önemli bir sinyal niteliği taşıyor. Özellikle piyasada yaşanan nakit sorununun, kredi kapatma döneminin yaklaşmasıyla daha da artması bekleniyor. İşletmeler darboğazdan çıkış adına güçlü bir KGF paketinin acilen devreye girmesi gerektiğini belirtiyor.

Eroğlu: 15-20 yıldır hiç bu kadar artmamıştı

Pandemide artan hammadde ve lojistik maliyetlerinin piyasada fitilini ateşlediği finansman erişim sorunu, özellikle 2021’in sonlarında yaşanan döviz krizi ile beraber giderek derinleşmiş, ticari kredi büyümesinin giderek cılızlaşmasıyla artık birçok işletme için yönetimi imkansız hale dönüşmüş durumda. Şu sıralar pek çok alacaklı borcunu tahsil etmekte büyük zorluklar yaşıyor. Bu noktada reel sektör temsilcilerinin değerlendirmelerine başvurarak piyasanın son fotoğrafını çekmeye çalıştık. Konuyla ilgili en ciddi uyarı TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclis Başkanı Yavuz Eroğlu’ndan geldi. Sanayicilerin en büyük probleminin finansmana erişim olduğunu, ancak şimdilerde piyasada ödeme güçlüklerinin baş gösterdiğini dile getiren Eroğlu, “PAGEV’de geçtiğimiz günlerde hammadde tüccarları ile bir toplantı yaptık. Hep finansmana erişimde sıkıntı olduğunu söylüyorduk. Ama şimdi o tüccarların söylediği, son 15-20 yıldır ilk kez bu dönemde ödeme çeklerini erteletenlerde, ödemesini vadesinde gerçekleştiremeyenlerde ciddi artışlar var. Bu çok ciddi bir alarm” dedi.

 

“Vade kısıtlaması şart”

Finansman erişim sorununda ikinci aşamaya geçilerek tahsilat sorunlarının artmaya başladığını kaydeden Eroğlu, üçüncü aşamanın ise iflaslar olacağını, sürecin çok tehlikeli bir yere doğru gittiğine dikkat çekti. Bu sürecin daha kötüye gitmesini engelleyen faktörün hammadde ve lojistik fiyatlarının düşmesi olduğunu vurgulayan Eroğlu, ancak özellikle enerji maliyetlerindeki artışın bu avantajın da kaybedilmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Eroğlu, “Firmalara tek çıkış yolu ön ödemeli ya da peşin ödemeli ihracatla finansman yaratmak kalıyor. Diğer bir çözüm önerisi de başta perakende zincirleri olmak üzere büyük ölçekli firmaların, KOBİ’lere ödemeleri vade kısıtlı getirmektir. Örneğin büyük perakendecilere, KOBİ’lere maksimum 60 gün içinde ödeme yapma sınırı getirilebilir” dedi.

Son çeyrek daha da zorlu geçecek

İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel, birçok firmanın hammaddeden personele kadar giderlerini kredi kullanıp çevirdiğini, ancak şimdilerde kredilerin kesilmesiyle herkesin açığa düştüğünü anlattı. Finansman sorununun zincirleme bir etki yarattığına değinen Önel, “Hammaddeciler yine peşine döndü, birçok sektörde, kimse vadeli vermek istemiyor. Bu dönemde konkordato alanlar, başvuru hazırlığı yapanlar, faaliyet durduranlar, hatta rakibiyle üretim yapanlar bile var” dedi. Şu an nakitte ciddi yavaşlamanın söz konusu olduğunu vurgulayan Önel, son çeyreğin daha da zorlu geçeceğini, özellikle yılsonunda yapılması gereken kredi kapatmaların bu durumu daha da güçleştireceğini dile getirdi. KGF’nin bu noktada piyasayı rahatlatabileceğine dikkat çeken Önel, “Son KGF paketinin 50 milyar TL olacağı açıklandı, bu çok düşük kaldı. Bir önceki KGF 60 milyar TL idi ve çoğu şirket kullanamamıştı, beklentimiz en 150 milyar TL’ye çıkarılması” dedi.

8 ayda kapanan şirket sayısı 14 bine dayandı

İşletmelerin içinde bulunduğu mali sıkıntıların en kritik sonuçları, kapanan şirket istatistiklerinde görülebiliyor. TOBB tarafından en son açıklanan Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri’ne göre, 8 ayda kurulan sermaye şirketi sayısı 87 bin 755 iken kapanan şirket sayısı 13 bin 798 adet olarak gerçekleşti. 2022’nin 8 ayında, 2021’in 8 ayına göre kapanan şirket sayısında yüzde 70,2; kapanan kooperatif sayısında yüzde 39, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında ise yüzde 6,1 artış yaşandı.

Firmaların finansmana erişimde aksayan en önemli bacak hiç şüphesiz ticari krediler. Türkiye’de ortalama bir işletmenin ticari faaliyetlerinin büyük kısmını ticari kredilerle döndürdüğü herkesçe bilinen bir gerçek. Bundan hareketle ticari kredi büyümesinin enflasyonun altında seyretmesi yaşanan tıkanıklığı en iyi tarif eden verilerden. TÜİK’in son açıkladığı enflasyon verisine göre, TÜFE Eylül 2022’de bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 52,40; bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 83,45 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,91 olarak gerçekleşti. Aynı zamanda politika faizinin yüzde 12’ye kadar inmesine rağmen, ticari kredilerdeki büyüme oranı eylülde yıllık bazda yüzde 19,4 olarak gerçekleşti.

Fayat: 250-300 milyar TL’lik KGF gelirse işler ancak yüzdürülebilir

TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörü Meclis Başkanı Şeref Fayat da, piyasadaki sıkıntının çok büyük olduğunu dile getiren iş insanlarından. Piyasanın çok fazla sıkışmış durumda olduğunu belirten Fayat, uygulanan politikalarının sonuçlarının olması gerekenin tam tersi yönünde gerçekleştiğini dile getirdi. Fayat, “Normalde faiz düştükçe piyasanın rahatlaması ve parasal genişlemenin olması gerekirken, bizde niyeyse tam tersi oluyor. Her faiz indiriminde daha da sıkılaşma oluyor, kredi bulmak daha da zorlaşıyor. Bankacılık sistemine getirilen yeni koşullar da bunu artırıyor. Sadece özel değil kamu bankalarından da kredi almak zorlaşıyor, onlar da getirilen faiz sınırını aşmak için farklı masraflar getirerek faizi bu şekilde yukarı çekiyor” dedi. Bu sıkışıklığın aşılması için güçlü bir KGF paketinin gerektiğini kaydeden Fayat, “50 milyar TL’lik KGF paketi belki de sadece hazır giyim sektörünün ihtiyacı olan bir büyüklük. Acilen 250 – 300 milyar TL’lik bir paketin devreye girmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde reel sektör işlerini yüzdürebilir” diye konuştu.

KONKORDATO KOMİSERİ DR. TÜRKAY ÖZDEMİR:
Konkordato maliyetli, fesih ve tasfiyelerde artış daha fazla

Konkordato komiserliği ve konkordato avukatlığı yapan İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Türkay Özdemir, DÜNYA’ya finansman sorunu yaşayan şirketlerin son durumunu ve başvurdukları yöntemleri anlattı. 2018’de şirketleri konkordatoya koşturan nedenin döviz krizi olduğunu hatırlatan Özdemir, ancak 2021’in sonunda patlak veren döviz krizine rağmen konkordatolarda artış olmadığını, aksine bir düşüş gözlemlendiğini kaydetti. Konkordato sürecinin çok maliyetli olduğunu belirten Özdemir, “Ortalama bir işletmede konkordato projesinin hazırlanması 500 bin TL’den az değil, üzerine avukatlığı, vekilliği, komiser ücretleri, harçları derken bir konkordato sürecinin yönetilmesi ortalama 3 milyon TL’yi buluyor. Benim gözlemimle söylüyorum, konkordato ile kurtulanların oranı yüzde 50’dir” dedi. Peki konkordato maliyeti yüksek gelen işletmeler ne yapıyor? Özdemir, bu konuyu şu şekilde açıkladı: “Bu şekildeki firmaların büyük kısmı ‘En iyisi bir yeni tabela asayım’ diyor, o şirketi kurtarmaktansa bir yakını üzerine yeni bir şirket kurup devam etmeyi tercih ediyor. Firmalar, mümkün mertebe finansal yeniden yapılandırmayla bankalardaki sorunlarını çözebiliyorsa çözüyor, çözemiyorsa şirketten vazgeçmeyi, yeni alternatif şirket kurmayı tercih ediyorlar. Bu dönemde şirket kapanışlarında, fesih ve tasfiye süreçlerinde daha fazla artış olacaktır. Ki olmaya da başladı. Ben oralarda da kayyumluk yapıyorum. Tasfiye memuru görevlendirilmesi ya da temsil kayyumunda artışlar var.”

FOYDER BAŞKANI HASAN TENGİZ:
Konkordatodan düzgün çıkan şirket kara listeden kaçamıyor

Finansal ve Operasyonel Yapılandırma Profesyonelleri Derneği (FOYDER) Başkanı Hasan Tengiz, DÜNYA’ya finansal olarak zor durumda olan firmaların önündeki seçenekleri anlattı. “Şu anda piyasada bir sıkışıklık olduğu herkesin malumu” diyen Tengiz, “Kredi hacminde bir büyüme var ama enflasyonun altında kaldığı için şirketlerin ihtiyaçlarını kaldırmaktan uzak kalıyor. Şirketlerin yoğun şekilde yeniden yapılandırma arayışı içinde olduğunu biliyoruz” dedi. Bugün zorlanan işletmelerin başvurduğu 3 yöntemi paylaşan Tengiz, şöyle devam etti: “Yöntemlerden biri tek tek bütün finansal kurumlara içinde bulunduğu durumu anlatıp yapılandırma istemek… Bunda zaman zaman olumlu sonuç alındığı oluyor, ama genelde uygulamada çok fazla çalışmıyor bu yöntem. Diğer yöntem ise zordaki firma gidip finansal yeniden yapılandırma için başvuracak, bir lider banka bulacak kendine. Bunun da olumlu örneklerini gördük. Ancak bu durumda bankaların çok istekli davrandıklarını söylemek zor. Diğer yöntem ise konkordato… Ancak konkordato çok uzun bir süreç, yaklaşık 23-24 ay sürüyor ve oldukça masraflı. Bir de bu yola giden bir şirket süreçten düzgün çıksa da bazen açık, bazen kapalı kara listeye alınmaktan kaçamıyor. Biz burada AB direktifleri paralelinde birçok AB ülkesinin yasalarını çıkardığı ve uygulamaya başladığı önleyici yeniden yapılandırma süreçlerini önemli buluyoruz. Tabii 3-5 ayda bunun kamu tarafında uygulanması zor ama bir taraftan artık uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Belki de başlamak için o dönem bu dönemdir.”

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

BANKA KİRALIK KASA ÜCRETLERİ 20 BİN LİRAYI GEÇTİ

Yayınlanma:

|

Son yıllarda banaklardaki kiralık kasalara olan talep patlamasını bankalar fırsata çevirdi. Kiralık kasalar Bankalar için ciddi ücret ve komisyon geliri sağlarken  alınan depozitoları bazı bankaların vadesizde blokeli tutması ise müşterilerin tepki ve şikaytelerine neden oluyor.

TCMB ve BDDK’nın bu alanda düzenleme, denetleme yapmaması bankaların elini serbest bırakırken çoğu bankada boş kiralık kasaların kalmaması da kira ücretlerin fahiş düzeye ulaşmasına neden oldu.

Bazı bankalar yıllık ücretleri 20 bin Lirayı geçerken; müşterilerin rabet ettiği küçük kasa kiraları dahi 2-9 bin TL arasında değiştiği görüldü. Bankalar arasındaki kira ücret farkını açılmasında TCMB’nin bu alanda düzenleme yapmaması neden oldu. İŞBANK ve YAPI KREDİ Bankaları kiralık kasa ücretlerinde en fazla tarife ile ön plana çıkmış durumda. Kamu ile Katılım Bankaları özel bankalara göre daha makul kira ücret talep ettiği görüldü.

Kiralamadan önce mutlaka araştırın, pazarlık yapın

Bankalar arasında kiralık kasa ücret farkının fazla olması müşterileri banka banka dolaşıp fiyat almaya yönlendirirken, özellikle İstanbul gibi metropollerde bankalardaki boş kiralık kasa olmaması da vatandaşı çaresiz bankaların insiyatifine bırakmış durumda. Diğer taraftan özellikle banka ürünlerini kullandığınız banka ile kira ücretlerinde pazarlık yapılması faydalı olacaktır. Zira bazı bankalar müşterilerini kaybetmemek için ücretlerde indirim veya hiç almama yöntemini veya depozito almama yönünde ayrıcalıklar uygulayabiliyor. Depozitonun döviz veya vadeli hesapta tutulması ileriye yönelik maddi kaybı da önlerken, bazı bankaların depozitoyu vadesizde TL olarak tutması müşterilerin tepkisine neden oluyor.

Anahtar kaybolur is ene oluyor?

Kiralık kasalar biri bankada biri de müşteride olmak üzere çift anahtar ile açılabiliyor. Kasa anahtarı müşteri kaybetmesi halinde, çilingir ve kilit değişim için depozito almayı tercih ediyor. Diğer taraftankiralık kasa sahibinin vefat etmesi halinde noter huzurnda mirasciların gözetiminde kasalar açılarak çıkan varlıklar tutanağa geçirilip, mahkeme kararı ile hak sahiplerine veriliyor.

Kiralık Kasalar niçin tercih ediliyor

Son yıllada Dolarizasyon ve Piyasalardaki Güvenin kaybolması Kiralık Kasalara olan talebi artırırken; kiralık kasalarda ciddi döviz ve Altın biriktiğini tahmin temek zor değil. Zira, son yıllarda yaşanan su baskınlarından olumsuz etkilenen banka kasalarının noter huzurunda açılmasında kasalardan döviz ve altın çıktığı tespit edilmişti. Diğer taraftan, son yıllarda Ukrayna, Rusya savaşı ile gelen yabancı vatandaşlar yanında gurbetçi olarak yurt dışında çalışan Türk Vatandaşlarının da kiralık kasalara olan talep arttığı gözlemlendi.

Dikkat Sigorta kapsamında değil 

Özellike döviz ve altın gibi varlıklar kiralık kasalara konurken bu kasaların hısrızlık, yangın gibi olumsuzlukta banka sigorta kapsamında olmadığı bilinmesi gerekiyor. Son Kahramanmaraş merkezli depremde çoğu bankanın kiralık kasaları hasar görülürken bazı kasalara ulaşılamamış vatandaş maddi kayıplar yaşanmıştı.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Yapı Kredi’den 500 milyon dolarlık borçlanma

Yapı Kredi CEO’su Gökhan Erün, “Bankamıza ait işlemlerinin yüksek ilgi görmesi hem ülkemize hem de bankamıza duyulan güveni bir kez daha ortaya koyuyor.” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yapı Kredi 500 milyon dolarlık ilave ana sermayeye dahil edilebilir borçlanma aracı ihracını tamamladı. İhraçta nihai getiri yüzde 9,75 olarak gerçekleşti.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Yapı Kredi’nin başarıyla tamamladığı işleme, yurt dışı yatırımcılardan iki katından fazla talep geldi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yapı Kredi Üst Yöneticisi (CEO) Gökhan Erün, güçlü sermaye yapılarını koruyarak, geleceğe sağlam adımlarla ilerlediklerini belirterek, ‘2024 yılının ilk ayında sağlıklı bilanço yapımızı daha da iyileştirmek adına Yapı Kredi olarak, 650 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla gerçekleştirmenin gururunu yaşamıştık. Son olarak 500 milyon dolarlık ilave ana sermayeye dahil edilebilir borçlanma aracı ihracımıza gelen iki katından fazla talep ile aynı gururu bir kez daha yaşadık.’ ifadelerini kullandı.

2023 yılının üçüncü çeyreğinin sonundan itibaren uluslararası piyasalardan sağladıkları kaynağın yaklaşık 2 milyar dolara ulaştığına dikkati çeken Erün, ‘Uluslararası piyasalarda, bankamıza ait işlemlerinin yüksek ilgi görmesi hem ülkemize hem de bankamıza duyulan güveni bir kez daha ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir ve sağlıklı büyüme stratejimiz doğrultusunda tüm paydaşlarımız için fark yaratarak bir adım önde olmayı sürdüreceğiz.’ değerlendirmesinde bulundu.

Yapı Kredi’nin ilave ana sermayeye dahil edilebilir borçlanma aracı ihraç edilmesi işleminde Abu Dhabi Commercial Bank, Bank of America, Citibank, Emirates NBD, Morgan Stanley ve Standard Chartered görev aldı.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yatırım Tavsiyesi: Çikolata alın

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • TCMB’nin geçen haftalarda dezenflasyon sürecini tesis etmek adına atmış olduğu güçlü adımlar ya da tabir caizse el freni çekmesi sonrasında döviz piyasasında türbülans iyice azalsa da, ilacın yan etkisi bu sefer de hisse senetlerini vurdu. TL referans faiz oranının %52,42 seviyesine yükselmesi dahası %60 seviyesini aşan kredi faizleri, şirket performanslarını negatif etkilemeye başladı.
  • Yüksek faizin kredi piyasasını soğutmaya başladığını, krediye ulaşımın da zorlaştığını (miktarsal sıkılaştırma) tüketicinin kredi olmadan talebi yavaşlattığını, şirketlerin yüksek kredi faizleri karşısında beklemeye geçerek yatırımı da yavaşlaması / ertelemesi, elbette borsa için iyi bir haber teşkil etmiyor. TCMB’nin agresif adımlarının Türkiye’ye mesafeli bakan yabancı yatırımcının ‘soğukluğunu’ kıracağını ve Türkiye’ye geri geleceklerini fiyatlayan Borsa İstanbul’un lokomotif endeksi bankacılık sektörü bile dün olumsuz havadan negatif etkilenerek günü %2,60 düşüşle tamamladı (geçen haftayı %12,87 yükselişle güçlü bir şekilde tamamlamıştı). Genele yayılan satışların gölgesinde ana endes de %2,5 düşerken, CDS risk primi 318 baz puan ile yatay bir seyir izledi. USDTRY kuru ise kamu kontrolünde bebek adımları ile yükselişine devam ederken 32,20 seviyesine geldi.
  • Haber akışında, Hazine ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) arasında deprem bölgesine 500 milyon euro finansman desteği sağlanmasına ilişkin mutabakat zaptı imzalanırken, Türk Eximbank, Japon İhracat ve Yatırım Sigorta Kuruluşunun (NEXI) %100 oranında sigortası ve T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının garantisi altında bir bankalar konsorsiyumundan 140 milyon Euro tutarındaki 10 yıl vadeli kredi anlaşması imzaladı. Kredi kanallarının uygulanan ortodox para politikaları ve yüzünü Batıya dönen Türkiye sonrasında kademeli bir şekilde açılacağını paylaşmıştık.
  • Yurtdışı cephede ise sakin havanın korunduğunu görüyoruz. Paskalya haftası olması ve Cuma ve Pazartesi günlerinin pek çok ülkede tatil olması nedeniyle haftanın genelinin de yavaş ilerleyeceğini belirtmiştik. Dün fiyat boyları kısalırken, piyasalar ABD’de Cuma günü FED’in enflasyon göstergesi olarak kabul ettiği kişisel tüketim harcamaları (PCE) endeksi bekliyorlar. PCE verisinin Şubat ayında %0,3 yükseleceği, yıllık bazda ise %2,8 seviyesinde sabit kalacağı öngörülüyor. Bu oranların üzerinde bir artış görülmesi durumunda, Haziran ayında yönelik beklenen faiz indiriminin de zarar görebileceğini düşünüyoruz. FED Başkanı Powell’ın geçen hafta ümitleri yeşerten açıklamaları ardından vadeli işlemler Haziran’da %60 olasılıkla faiz indirimine gidileceğini fiyatlıyorlar.
  • Bültenimizi pek de sıkıcı olmadan ya da gündemin sakin olması nedeniyle aynı şeyleri tekrar etmeden biraz da son günlerin popüler konusu kakao fiyatlarına bakmak istiyoruz. Dün kakaonun ton fiyatı 10bin doları aşarak rekorunu daha da geliştirdi. Yükselişin arka planında olumsuz hava koşullarının ve regülasyonların etkili olduğu görüyoruz. Seneyi 4bin dolar civarından karşılayan kakaonun %130 artış kaydetmesi sonrasında çikolata fiyatlarının artacağına kesin gözüyle bakıyoruz. Hazır emtialardan söz etmişken, DXY ve ABD 10 yıllık tahvil faizinin sakin bir seyir izlemesine paralel, altın ve bitcoin defans hattını güçlü tutarak sırası 2,175 ve 70bin dolar seviyelerinde işlem görmeye devam ettiklerini not edelim. Teknik bir bakış açısı ile altında 2,550 dolar hedefimizi korurken, Bitcoin’in cephesinde ise riskleri yukarı yönlü görmeye devam ediyoruz.
  • ABD’nin doğusundaki Maryland eyaletine bağlı Baltimore kentinde bulunan yaklaşık 2,5km uzunluğundaki Francis Scott Key Köprüsü, büyük bir geminin çarpması sonucu çöktü ve köprü üzerindeki araçlar suya düştü. Baltimore köprüsünde meydana gelen kaza sonucu ABD ticaret performansının olumsuz etkileme ihtimali göz ardı edilmemelidir.
  • Yeni gün başlangıcında, Asya genelinde borsaların Paskalya tatili nedeniyle erken bitecek olan haftada yön bulmakta zorlandıklarını görüyoruz. Japonya borsası, YEN’in dolar karşısında 151,80 seviyesine yaklaşması ve Japonya Merkez Bankası’nı (BOJ) piyasaya müdahale edebileceği endişesine rağmen ihracat performansının artacağı beklentisi ile yükselirken, Şangay borsası ise geriledi. BOJ, en son Ekim 2022’de yen dolar karşısında 151,94 seviyesini gördüğünde piyasaya müdahale etmişti. İsveç Merkez Bankası (Riksbank) para politikası kararını günün ilerleyen saatlerinde açıklayacak. Beklenti, merkez bankasının politika faizini sabit tutacağı yönünde ancak piyasalar Haziran ayında faiz indirimine gidileceğine dair ipucu verilmesini bekliyor.

>Kakao

Dünyanın başlıca kakao üreticileri olan Gana ve Fildişi Sahili’ndeki büyük kakao işleme tesisleri, fiyatı hızla artan kakao çekirdeklerini satın alamadıkları için kakao işlemeyi azaltmak ya da durdurmak zorunda kaldı. Bu durum, dünya genelindeki çikolata fiyatlarının daha fazla yükseleceği anlamına geliyor.

1711518483da78b605f7a756fdd2b6419103768d9d_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.