Connect with us

BANKA HABERLERİ

Mahfi Eğilmez : Yabancı Sermaye Raporu

Yayınlanma:

|

Yabancı Kaynak Nedir ve Hangi Formlarda Gelir

Yabancı kaynak, yurt dışında yerleşik kişi veya kurumlardan alınan kaynaklardır. Bir ekonomiye birkaç şekilde yabancı kaynak girişi olur: (1) Doğrudan yabancı sermaye yatırımı (yurt dışında yerleşik olan yatırımcıların ülkede yeni tesis kurmak veya mevcutları satın almak ya da onlara ortak olmak üzere döviz getirmesi.) (2) Portföy yatırımı (yabancıların hisse senedi ve tahvil satın almak amacıyla döviz getirmesi.) (3) Borç verme (yabancıların ülke kuruluşlarına dövizle borç vermesi.)

Türkiye’ye her üç formda da yabancı kaynak girişi oluyor. Cumhuriyet’in ilk birkaç kuşağı Lozan’da kapitülasyonları zorlukla kaldırdıkları ve sonrasında da 1954 yılına kadar Osmanlı dış borçlarını ödemekle uğraştıkları için yabancı sermayeye de dış borçlanmaya da mümkün olduğunca uzak durmaya çabalamışlardır. Bu uzak duruş nedeniyle Türkiye’ye 1923 – 1954 arasındaki 31 yılda yalnızca 2,4 milyon dolar tutarında doğrudan yabancı sermaye yatırımı girmiştir. 1954 yılında Demokrat Parti’nin çıkardığı yabancı sermayeyi teşvik kanunu ve petrol kanunu Türkiye’nin kapılarını yeniden yabancı sermayeye açmışsa da yabancı sermaye girişi sınırlı kalmış, 1954 – 1985 yılları arasındaki 31 yılda toplam 833 milyon dolar tutarında yabancı sermaye girişi olmuştur.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımı; yatırımcının yerleşik olduğu ekonomi dışındaki bir ekonomide bir işletmenin yönetimini denetlediği ya da yönetiminde söz sahibi olduğu uzun vadeli bir yatırım şeklidir.

Türkiye’de Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları

Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye girişinin zirveye çıktığı dönem 2005 yılında Avrupa Birliğiyle tam üyelik müzakeresine başlama kararından sonradır. Bunu aşağıdaki tablodan izlemek mümkündür (Diğer başlığı altında uluslararası sermayeli firmaların yabancı ortaklarından aldıkları krediler yer alıyor.) ( 1923 – 2002 ve 2003 – 2004 yılları için kaynak: Hazine Müsteşarlığı Yabancı Sermaye Raporları, diğer yıllar için kaynak: Ticaret Bakanlığı, Uluslararası Yatırım İstatistikleri.)

Aşağıdaki grafik 2005 yılından bu yana Türkiye’ye gelen yabancı sermaye ve bunun ne kadarının gayrimenkul alımına yöneldiğini gösteriyor (mavi doğrudan yabancı sermaye girişleri, kırmızı yabancıların gayrimenkul alımları.)

Grafikten açıkça görüleceği son iki yıla gelinceye kadar gibi yatırım amaçlı doğrudan yabancı sermaye girişleri düşerken gayrimenkul alımı için gelen yabancı sermaye yatırımları yükseliş göstermiş, son iki yılda gayrimenkul alımı için gelen yabancı sermaye de de düşüş başlamış bulunuyor.

Türkiye’nin 2003 – 2020 yılları arasında çektiği doğrudan yabancı sermaye yatırımı toplamı 224,6 milyar Dolardır. Bu kadar büyük kaynak girişi eğer verimli alanlarda kullanılabilmiş olsaydı bugün Türkiye’nin dış borçlanma gereksinimi de cari açığı da çok daha düşük olacaktı. Türkiye 2003 – 2020 yılları arasında Cumhuriyet’in toplam 15,4 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye kullanarak yarattığı tesisleri toplam 63 milyar dolara özelleştirmiş olmasına karşılık elde ettiği bu büyük kaynakları verimsiz alanlarda kullandığı için bugün hala yüksek dış borçlanmaya mahkûm bulunuyor.

Türkiye Doğrudan Yatırımları 2005 – 2008 Arasında Nasıl Çekti?

Tasarrufları yetersiz olan Türkiye’nin büyümesinin temelini oluşturan yatırımlarını yapabilmesi için yabancı kaynaklara ihtiyacı vardır. Bu kaynakları doğrudan yabancı sermaye olarak çekemediğimiz sürece dış borçlanmayı onun yerine ikame etmek zorunda kalıyoruz. Risklerin arttığı ve bunun sonucu olarak kurların yükseldiği bir ortamda bu gidişin enflasyona yansımasını hafifletmek için ister istemez faiz artışına gidilmek zorunda kalınıyor. Faizlerin arttığı dönemde de yabancı sermayenin yerini büyük ölçüde sıcak para formunda gelen dış borçlar alıyor.

Tabloda 2005 ile 2008 yılları arasındaki dönem Türkiye ile Avrupa Birliği’nin tam üyelik müzakerelerini ciddiyetle yürüttüğü dönemdir. Bu dönemde Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermaye yatırımları tutarı 71,5 milyar dolardır. Bu kadar yüksek yabancı sermaye girişinin temel nedeni Türkiye’nin bankacılık ve kamu maliyesi alanında Güçlü Ekonomiye Geçiş programıyla yaptığı reformlar ve AB ile tam üyelik müzakerelerine başlamış olmasıdır. Yabancı yatırımcılar bu müzakereler sonucunda Türkiye’nin AB üyeliğiyle demokrasi, hukuk gibi alanlarda Avrupa müktesebatına ulaşacağını düşündükleri, bir başka deyişle risklerin düşeceğini tahmin ettikleri için Türkiye’ye doğrudan yatırımlara hız vermişlerdir. Bunun sonucu olarak bu dört yıllık dönemde (2205 – 2008) Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermaye yatırımları tutarı 71,5 milyar dolar olmuştur.

Sonuç ve Değerlendirme

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıyla elde edilecek kaynaklar ileride gelir getirecek alanlarda kullanıldığı takdirde ülke kalkınmasına önemli katkıda bulunur. Bunu Kore, Çin gibi uzak doğu ülkelerinin, Çek Cumhuriyeti, Polonya gibi Avrupa ülkelerinin ve Bulgaristan, Romanya gibi komşumuz Balkan ülkelerinin deneyimlerinden gözlemleyebiliyoruz. Eğer bu kaynaklar verimli alanlarda kullanılmazsa ülkenin varlıklarını yabancılara kaptırmaktan başka bir işe yaramaz. Bunun da örneklerini Latin Amerika ülkelerinde görebiliyoruz.

Türkiye’nin 2005 – 2008 arasındaki 4 yıllık dönemde elde ettiği yabancı sermaye girişini yeniden sağlayabilmesinin tek yolu risklerini düşürmektir. Bu da hukukun üstünlüğü ve güçler ayrımına dayalı gerçek bir demokrasi ile başlayacak bir yola girilmesini gerekli kılıyor. Bu yola girilmesi için herhangi bir düzenleme yapmaya ya da Anayasa değişikliğine gerek bulunmuyor. Mevcut yasa ve düzenlemeleri yaşama geçirip uygulanmasını sağlamak yeterli.

Bir gün bunları yapıp yeniden yüksek miktarlı yabancı sermaye çekmek mümkün olabilirse o zaman bu kaynakları inşaat gibi alanlarda kullanmak yerine sanayi, teknoloji, AR-GE, eğitim gibi verimli alanlarda kullanmanın şart olduğunu da akıldan çıkarmamak gerekir.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankaların temettü dağıtımına onay

Yayınlanma:

|

Yazan:

BDDK, bankaların çekirdek sermaye yeterliliğine göre yüzde 10 ila 15 oranında temettü dağıtmasına izin verecek.

Kurumdan Türkiye Bankalar Birliğine gönderilen ve Bloomberg HT tarafından görülen yazıda bankaların olası kâr dağıtım taleplerinin, ihtiyatlılık ilkesi ve başta sermaye yeterlilik oranı olmak üzere bankaların özel durumları dikkate alınarak değerlendirilebileceği ifadesi yer aldı.

Buna göre bankalar, 2022de elde ettikleri kârlar ile daha önceki yıllarda dağıtım konusu yapılmayan kâr ve yedeklerin dağıtımını yapabilecek.

Kurumdan yapılan açıklamada dağıtım tutarının sınırlı tutulmasına gerekçe olarak ise “Dünya genelinde sürmekte olan ekonomik istikrarsızlık ve durgunluk beklentileri dikkate alındığında, bankaların özkaynak yapılarının güçlü tutulmasına yönelik ihtiyatlı politikanın sürdürülmesinin gerekmesi gösterildi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

İş Bankası: 4. çeyrek net kârı beklentilerin üzerinde

Yayınlanma:

|

Yazan:

İş Bankası 2022 yılının 4. çeyreğinde 19,3 milyar TLlik piyasa beklentisinin üzerinde, 23 milyar 528 milyon TL net dönem kârı elde etti. Çeyreksel bazda kârını yüzde 56,5 oranında artıran bankanın net karı 2022 yılının tamamında ise 61,5 milyar TL oldu. Bankanın 2021 yılının tamamında net karı 13,5 milyar TL seviyesindeydi.

Genişleyen marj oranları, artan ücret ve komisyon gelirleri ve güçlü iştirak gelirleri kârlılığı destekledi. Son çeyrekte yüzde 71,8e yükselen maddi özkaynak kârlılığı 2022 yılının tamamında ise yüzde 58,2 oldu. Aktif kârlılığı ise yüzde 5,4e çıktı. Bankanın serbest karşılık tabanı ise 2022 yılında 8,5 milyar TL oldu.

Banka yılın son çeyreğinde çeyreksel bazda yüzde 14 artışla swap maliyeti dahil net faiz gelirini 20,1 milyar TLye yükseltti. Böylece bankanın 2022 yılında net faiz geliri yüzde 256 artışla 63 milyar 749 milyon TL oldu. Swap maliyetine göre düzeltilmiş net faiz marjı ise son çeyrekte, bir önceki çeyrekteki yüzde 7,1den yüzde 7,5e yükselirken 2022 yılının tamamında ise yüzde 6,8 seviyesinde gerçekleşti. Kümüle net faiz marjında TFEX etkisi yüzde 2 olarak hesaplandı.

2021 yılında 7 milyar 620 milyon TL olan net ücret ve komisyon geliri 2022 yılında 16 milyar 147 milyon TLye yükseldi. Net Ücret ve Komisyon Gelirlerinin Faaliyet Giderlerine oranı, 2022 sonu itibarıyla yüzde 47,5 oldu.

Bankanın solo rakamlara göre çekirdek sermaye oranı ve ana sermaye oranı yüzde 20,5 olurken, sermaye yeterlilik oranı yüzde 22,4 seviyesinde gerçekleşti. Böylece tüm oranlar 2022 yılı minimum yasal limitlerinin üzerinde kaldı.

Bankanın 2022 yılı beklenti ve karşılaştırmalarına göre; TL kredi büyümesi geçen yıl için yüzde 45 olarak hedeflenirken yüzde 75,5 ve TL mevduat büyümesi yüzde 60 civarında belirlenirken yüzde 130 olarak gerçekleşti. Bankanın faaliyet giderleri artışı enflasyona paralel seviyede beklenirken daha yüksek bir oranda artış sergiledi ancak 2022de yüzde 35-36 seviyesinde hedeflenen faaliyet gideri/faaliyet geliri rasyosu hedeflenen seviyenin altında yüzde 25,8 seviyesinde gerçekleşti. Bankada yüzde 4 seviyesinin altında olarak hedeflenen takipteki kredi rasyosu ise yüzde 2,96 seviyesi ile yılı tamamladı.

Banka 2023 yılına ilişkin beklentilerini de yayımladı. 2023 yılında TL kredi büyümesinin yüzde 40ın üzerinde olması beklenirken ortalama özkaynak karlılığının yüzde 30 seviyesinde olması bekleniyor. İş Bankası 2023 yılında swap maliyetine göre düzeltilmiş net faiz marjının yüzde 5in üzerinde olacağını hesaplarken net ücret komisyon artışında yüzde 80 seviyelerinde artış beklendiğini de açıkladı. Bankanın takipteki krediler oranında beklentisi yüzde 3 seviyesinin altında olarak açıklanırken Sermaye Yeterlilik Rasyosu beklentisi yeni yıl için yüzde 15 seviyesinin üzerinde bulunuyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

TBB: DEPREM BÖLGESİNDE BORÇLAR 6 AY ERTELENDİ, ATM’LER ÜCRETSİZ

Yayınlanma:

|

Yazan:

TÜRKİYE BANKALAR BİRLİĞİ ( TBB ) yaptığı açıklamada Deprem Bölgesinde bankaların ATM’lerden ücret almayacağını ve vadesi gelmiş Banka borçlarının 6 ay ertelendiğini aşağıdaki şekilde duyurdu:

ATM’LERDEN ÜCRET ALINMAYACAK

Depremden etkilenen Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa illerinde bulunan ortak
ATM’lerden yapılacak işlemlerden ücret tahsis edilmemesi yönünde prensip kararı alınmıştır.

KREDİLER 6 AY ERTELENDİ

Kahramanmaraş ve Gaziantep merkezli, birçok ilimizde can kaybına ve hasara neden olan deprem felaketi nedeniyle vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz. Milletimize ve ülkemize geçmiş olsun. Başımız sağ olsun.
Birliğimiz Yönetim Kurulu 6 Şubat 2023 tarihli toplantısında, deprem felaketi nedeniyle, deprem bölgelerinde yaşanan sorunların hafifletilmesine katkıda bulunulması, bankacılık hizmetlerinin kesintisiz olarak sürdürülmesi ve ihtiyaç duyulacak desteğin sağlanması amacıyla yapılabilecekler görüşülmüştür.
Görüşmede, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile eşgüdüm halinde, bankalar tarafından alınan önlemler ve yapılan çalışmalar değerlendirilmiş, tavsiye niteliğinde aşağıdaki prensip kararları alınmıştır:
 Depremin bölge ekonomisinde yol açtığı olumsuz etkilere maruz kalan, ödeme güçleri olumsuz etkilenen banka müşterilerinin, talepleri halinde,
bankalara olan vadesi gelmiş veya 6 ay içinde vadesi gelecek borçlarının vadesinin bugünden itibaren 6 ay sonraya kadar ötelenmesine,
 Ayrıca, borçların ödenmesinde ve/veya kendilerine finansman olanakları sağlanmasında, müşteri özelinde değerlendirilmek üzere gerekli ek
kolaylıkların sağlanması hususlarında Üyelerimize tavsiyede bulunulmasına,
 Mücbir halin yaşandığı mahalde ikametgahı/işyeri adresi veya şubede hesabı bulunan müşterilerin kredi risk, kredi ödeme, senet ve çek
işlemlerine ilişkin bildirimlerinin, Risk Merkezi mücbir hal düzenlemesi çerçevesinde yapılması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi için
Risk Merkezi Üyelerinin bilgilendirilmesine,
 Felaketten etkilendiklerini, düzenlemelere uygun olarak belgeleyen banka müşterilerinin taleplerini bankalara iletmeleri hususunda
kamuoyuna bilgi verilmesine karar verilmiştir.

Okumaya devam et

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.