Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

MB’nın Döviz Varlığı Son 10 Yılın En Düşük Seviyesindeydi

Yayınlanma:

|

Merkez Bankaları ülkenin para biriminde tuttukları kaynaklarının yanında rezervlerinde altın ve döviz de bulundururlar. Çeşitli kaynaklarda uluslararası rezerv veya döviz rezervi olarak nitelendirilen bu rezervleri kullanarak merkez bankaları bazı faaliyetleri gerçekleştirirler. Hükümetin iç ve dış borç servisini gerçekleştirmek, yurtdışından gelebilecek ani şoklara karşı gerekli döviz likiditesini bulundurmak, yurt dışı para birimlerinin ani değer artışlarına göre likit olarak bulundurduğu dövizi kullanmak bu faaliyetlerden birkaçı. Fakat merkez bankalarının döviz rezervlerinin en önemli fonksiyonu ekonomik sıkıntılarda başvurulmak üzere bir sigorta görevi görmesidir. Son haftalarda Türk Lirası’nın yaşadığı değer kaybının nedenlerinden biri de Merkez Bankası’nın piyasaya güven verebilecek bir döviz rezerv miktarına sahip olamayışıdır.

Peki Türkiye’nin döviz rezervi yıllar içerisinde nasıl değişmişti? Dünyada en çok döviz rezervine sahip ülkeler hangileri? Gelişmekte olan ülkeler kategorisinde Türkiye’nin yeri nasıl?

Son 10 Yılda Türkiye’nin Döviz Rezervleri

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası güncel döviz rezervlerini uluslararası rezervler ve döviz likiditesi tablosu ile açıklıyor. Fakat geçmiş verileri Elektronik Veri Dağıtma Servisi (EVDS)’nin veri setinde kamuoyuna sunuyor. Bu verilere göre 2010 yılında Türkiye’nin 4,5 milyar $ değerinde altın varlığı, 70,7 milyar $ değerinde döviz varlığı toplamda ise 76,8 milyar $’lık resmî rezerv varlığı bulunuyordu. Son 10 yılda resmî rezerv varlığın en çok bulunduğu zaman ise 134,6 milyar $ ile 2013 yılının Kasım ayı. Ayrıca Kasım 2013’teki toplam döviz varlığı da 112,6 milyar $ ile son 10 yılın zirvesindeydi. Bununla birlikte 2014 yılında benzer seviyelerde seyreden döviz rezervleri 2015 yılından sonra ara ara artış gösterse de 2018 yılının 2. yarısında oldukça düşük seviyelere indi.

2018 yılında yaşanan döviz krizi ve Türk Lirası’nın yabancı para birimleri karşısında kısa bir sürede oldukça değer kaybetmesi beraberinde enflasyonu, dış ticaret sorununu, işsizliği ve faizlerde yaşanan artışı getirdi. Eylül 2018’de TCMB’nin resmî rezerv varlıkları 84,7 milyar $ değerindeydi ve bu da Kasım 2010’dan Eylül 2018’e kadar açıklanan en düşük resmî rezerv varlığıydı. Buna ek olarak Eylül 2018’de döviz rezervleri 65,5 milyar $, altın rezervleri ise 17,7 milyar $ seviyesindeydi.

Merkez Bankası’ndaki resmi rezerv varlıkların yaşandığı dönem ise 2020 yılının 2. yarısındaki Eylül ayı. Eylül ayı sonunda Merkez Bankası’nın resmî rezerv varlıkları 79,7 milyar $ değerindeyken bu Temmuz 2010’dan o tarihe kadar yaşanan en düşük seviyeydi. Ayrıca eylül ayında rezervlerdeki altın varlığı 41,8 milyar $ iken, döviz varlığı 36,3 milyar $ seviyesindeydi.

Bu kötü gidişatın ardından ise 6 Kasım 2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanan kararname ile TCMB Başkanı Murat Uysal görevden alındı ve göreve eski Maliye Bakanı Naci Ağbal atandı.

TCMB’nın yeni başkanı Naci Ağbal döneminde rezerv varlıklarla ilgili en güncel veriler ise 18 Aralık 2020’ye ait. Bu veriler eşliğinde son zamanlarda TL’nin dolar karşısındaki pozitif seyri ile beraber TCMB rezervlerinin de iyimser bir hava olduğunu söylemek mümkün. Buna göre TCMB’nin toplam rezervleri 91,8 milyar $ olarak açıklandı. Bu rezervin 42 milyar $’ını altın oluştururken, 49,8 milyar $’ını ise brüt döviz rezervleri oluşturmakta. 

Bunlara ek olarak yıllık değişime bakıldığında ise TCMB toplam rezervlerinin 2019 yıl sonuna göre %13’2 azaldığını, döviz varlıkların %35,4 azaldığını, altın varlıklarının ise %55 oranında arttığını söylemek mümkün.

Dünya’da En Çok Döviz Varlığına Sahip Ülkeler Hangileri?

IMF’nin 2020’nin 3. çeyreği itibarıyla açıkladığı verilere göre dünyada resmî döviz rezervlerinin %60,4’ünü Amerikan Doları oluşturuyor. Bu dağılımda doları %20,5 ile euro, %5,9 ile de Japon Yeni takip ediyor. Ülkeler arasında ise Çin yaklaşık 3,4 trilyon $ ile en çok döviz rezervine sahip ülke konumda. Çin’in yanı sıra Japonya 1,4 trilyon $, İsviçre 1 trilyon $, Rusya 585 milyar $, Hindistan ise 563 milyar $ ile bünyelerinde en çok döviz rezervi bulunduran diğer ülkeler.

Piyasalara en çok döviz sağlayan ABD’nin 143,2 milyar $’lık döviz rezervi bulunuyor. Almanya’nın 254,5 milyar $, Fransa 221,1 milyar $, Birleşik Krallık ise 216,4 milyar $’lık döviz rezervine sahip.

Gelişmekte Olan Ülkelerin Döviz Rezervleri

Bilindiği gibi Türkiye’nin farklı makroekonomik göstergeleri son dönemlerde gerek kamuoyu gerekse de siyasiler tarafından sıkça “gelişmekte olan ülkeler” ile karşılaştırılıyor. IMF’nin raporlarında “gelişmekte olan ülkeler” başlığı altında 100’ü aşkın ülke bulunsa da küresel ölçekte gelişmekte olan ülkeler olarak kabul edilen ve kamuoyu tarafından da bilinen ülkelerin başında ise Arjantin, Brezilya, Rusya, Hindistan, Endonezya, Güney Afrika ve Meksika gibi ülkeler geliyor. Ayrıca bu ülkeler ekonomik büyüklükleri bakımından da gruplarındaki diğer ülkelerden daha iyi seviyede.

Gelişmekte olan ülkeler olarak kabul edilen bu ülkelerin 2020 yılı rezerv varlık performansına bakıldığında Rusya kasım ayındaki yaklaşık 585 milyar $’lık rezerv varlığı ile listenin ilk sırasında yer alıyor. Hindistan ve Brezilya ise 563 ve 356 milyar $’lık rezerv varlıklarıyla gelişmekte olan ülkeler arasında en çok rezerv bulunduran diğer ülkeler. Türkiye ise ekim ayındaki 84 milyar 526 milyon $’lık rezerv varlığıyla sekiz ülke arasında 6. sırada. Bununla birlikte gelişmekte olan ülkeler arasında 2019 yılı sonuna göre rezervleri yüzdesel olarak en çok azalan ülke %20 ile Türkiye.

Emircan Yüksel – Doğruluk Payı

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Goldman: Türkiye yeniden oyuna dâhil oluyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Körfez ülkelerinden başlayan finansman ve yatırımcı görüşmeleri geçen hafta Goldman Sachs’ın düzenlediği ABD yatırımcı toplantılarıyla devam etmişti. Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Şimşek’in ABD sonrası önümüzdeki hafta Londra’da yatırımcılar ile buluşması bekleniyor. Hatırlanacağı üzere, seçimlerin geride kalması ile birlikte atanan kredibilitesi yüksek ‘yeni’ ekonomi takımı, bugüne kadar 2,150 baz puanlık faiz artışının gerçekleştirerek politika faizini %8,5 seviyesinden %30’a yükseltmiş, miktarsal sıkılaştırmaya gitmiş, bunun yanı sıra, gerçekçi enflasyon tahminleri, vergi artışları, kredilerle iç talebi soğutma adımları ile TCMB rezervlerini güçlendirecek politikalara da imza atmıştı.

Uluslararası yatırımcıların ise, seçimlerin ardından başlayan rasyonel politikalara dönüş süreci ile birlikte Türkiye ilgisinin de yeniden arttığını görüyoruz. Uzun süredir Türkiye’ye şüphe ile bakan ve Türk varlıklardan uzak duran yabancı yatırımcılar ortodox politikalara geri dönüşe paralel tahvil ve hisse senedi yatırımlarını artırmaya başladı. Aşağıda her ne kadar grafiklerin dili ile konuşacak olsak da, haziran ayından bu yana ağırlıklı hisse senedi olmak üzere yabancı yatırımcıların hisse senedi ve tahvil portföyü 2 milyar dolar artış kaydetti. Tahvillerde uzun süre sonra reel giriş olmasını önemsiyoruz lâkin daha gidilecek çok yol olduğu da aşikâr.

Geçen haftalarda ABD’deki toplantıyı düzenleyen Goldman Sachs, dün uzun aradan sonra Türkiye ekonomisi ile ilgili olarak iyimser bir rapor kaleme aldı. Raporda reel faizlerin yıl sonu itibarıyla pozitif bölgeye geçebileceğini, TL carry trade işlemlerinin de uzun yıllar sonra yeniden mümkün olabileceğini öngördü. “Türkiye yeniden oyuna dâhil oluyor” başlıklı raporda risklerin devam etmesine rağmen ülkede “önceki yılların aksine pozitif reel faiz stratejisine yönelik söylem ve destek” olduğuna dikkat çekildi. “Carry trade” olarak adlandırılan kavram TL faizlerinin TL’de yaşanan değer kaybını aşacağına vurgu yapmak suretiyle faiz artırımlarının devam edeceğine işaret ediyor. Bu minvalde, halihazırda %30 seviyesinde olan politika faizinin %40 ve üzerine doğru gideceğini de düşünmeye başladık.

Bültenlerimizde daha önce de belirttiğimiz üzere, USDTRY kurunun sene sonunun 29’lu seviyelerde bitireceği, mart ayında düzenlenecek yerel seçimlere kadar kurun göreceli olarak sakin kalarak 30-32 bandında seyredeceği, seçimlerden sonra ise (yılın ikinci çeyreğinde) daha hızlı bir kur artışının yaşanacağı, yüksek kur seviyesi ve ‘cezbedici’ faiz oranlarının yabancı girişlerini tetikleyeceği, gelen dövizin ise TCMB rezervlerini güçlendireceğini öngörüyoruz. Elbette, Goldman Sachs raporunu genel hatları ile olumu bulsak da, ya da Mehmet Şimşek ve ekonomi takımının mücadelesine şapka çıkarsak da, aşırı pembe tablolardan da uzak durulması gerektiğini düşünüyoruz.

Yurtdışı piyasalarda ise son günlerde esen sert rüzgârlar ardından dün bir nebze de olsun nefeslenme yaşandığını gördük. Doların piyasa faizi olan sepet bazında DXY dün bir miktar geri çekilse de, 11. haftayı da üst üstte kazanımla tamamlayarak neredeyse son 11 ayın zirvesinde yer almaya devam ediyor. Doların bir tık da olsun dün değer kaybetmesi ile pariteler nefes alırken, çeyrek dönem sonunu da göz önüne alarak, 1,30 seviyesinin üzerinden açmış olduğumuz kısa GBPUSD pozisyonumuzu 1,2150 seviyesinden kapattık. Altının ons fiyatı ise beklentimize paralel geri çekilmeye devam ederek 1,860 dolar seviyesini test etmek suretiyle son 6 ayın en düşük seviyesini test etti. Teknik mânâda aşırı satım bölgesine gelssek de, henüz geri dönüş için iddialı konuşamayız. Aşağıda ise 1,808 dolar seviyesi bulunuyor. ABD dolarının piyasa faizi ise son 16 yılın zirvesi olan %4,60 seviyelerinde salınmaya devam ediyor.

ABD borsaları geceyi yükselişle tamamlarken, ABD’de on yıl içinde hükümetin dördüncü kısmi kapanmasına doğru emin adımlarla ilerlendiğini de görüyoruz. Asya piyasaları bu sabah ılımlı bir hava sergilese de ve son 10 ayın en düşük seviyelerinden toparlasa da, yüksek faiz oranlarına ilişkin endişelerin güveni olumsuz etkilemesi ve doların güçlü kalmasıyla bir yılın en kötü çeyreklik performansını sergiliyor. Çin’li emlak devi Evergrande Grubu’nun kurucusunun şüpheli ‘yasadışı suçlar’ nedeniyle soruşturma altında olduğunu da not edelim. Dünyada faiz hadlerinin sert bir şekilde yükselmesi küresel risk iştahını olumsuz etkilemeye devam ederken, yüksek petrol fiyatları da yangına adeta körükle gidiyor.

Bugün piyasa kapanışı ardından uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin Türkiye kredi notu değerlendirmesini takip edeceğiz. Notun B ve negatif olarak notlayan kurumun görünümü durağana düzeltme ihtimaline göz ardı etmiyoruz. Aşağıdaki grafiklerden de okunabileceği üzere, dün TCMB tarafından açıklanan 22 Eylül ile biten haftaya ilişkin verilerde, brüt döviz ve altın rezervleri 125,5 milyar dolar ile son 6 ayın en yüksek düzeyine ulaşırken, net uluslararası rezervler, haziran başına göre bakılırsa 30 milyar dolar artış kaydetti. TCMB’nin geçen hafta politika faizini 500 baz puan artırarak %30 seviyesine yükseltmesi ardından döviz kuru üzerindeki ‘şefkatli’ ellerini de bir nebze de olsun çektiğini görüyoruz. Bu minvalde, USDTRY kuru kademeli olarak 27,45 seviyesine doğru yükseldi.

Bugün eylül ayının ve yılın üçüncü çeyreğinin son iş günü. Bu nedenle kazanda farklı yöne dönen pek çok kepçeye istinaden (bilanço hareketleri) piyasalarda dalga boyunun artma ihtimali göz ardı edilmemelidir. TSİ15:30’da ABD’de açıklanacak ve FED’in favori enflasyon endeksi olan PCE (kişisel gelir ve harcama) yakından takip edilmesi gerektiğini not düşerek iyi bir hafta sonu dileyelim.

TCMB Net Uluslararası Rezervler

22 Eylül ile biten haftada, TCMB net uluslararası rezervleri 6,3 milyar dolar artış kaydederek 23,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Seçim sonrası hemen haziran ayı başında eksi 5,7 milyar dolar olan rezervler yaklaşık 30 milyar dolar artış kaydetti!

169596157488b959389df816d0f0f92fbb845bf746_1_1200.jpg

TCMB Rezervler

22 Eylül ile biten haftada, TCMB’nin brüt döviz ve altın rezervleri yaklaşık 4 milyar dolar artış kaydetti. Altın rezervleri 41,6 milyar dolar, brüt döviz rezervleri ise 83,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylelikle brüt döviz ve altın rezervleri 125,5 milyar dolar ile son 6 ayın zirvesine yükseldi.

1695961574fe03d6f27dd3b3cb24daaa7f94116ce7_2_1200.jpg

Swap hariç net rezervler

22 Eylül ile biten haftada, swap ve hazine dövizleri düşülmüş bir şekilde bakılırsa, TCMB net döviz pozisyonu, eksi 64 milyar dolar seviyesinde kalmaya devam etmiş. Net pozisyonda yaşanan günlük değişim ise, son dönemlerde iyileşme kaydetse de, dalgalı bir seyir izliyor.

16959615757d4f2605c06840fdd84c14a7c0a92c22_3_1200.jpg

DTH

22 Eylül ile biten haftada, yurtiçi yerleşiklerde gerçek kişilerin DTH (döviz mevduatları) 1,1 milyar dolar azalırken tüzel kişilerin ise anlamlı bir değişim kaydetmedi. Stok rakam 175,6 milyar dolar.

169596157616da52c579f4528e390e61ea8a4dcf80_4_1200.jpg

KKM

BDDK verisine göre, 22 Eylül ile biten haftada, KKM hacminde yaklaşık 2,1 milyar TL büyüklüğünde bir daralma yaşandı. Otoritenin atmış olduğu adımlara rağmen (KKM’nin küçülmesi isteniyor), KKM’de son haftalarda bir düşüş yaşanıyor olsa da, yavaşlamanın ivme yitirdiğini söyleyebiliriz. Stok rakam 3,3 trilyon TL.

16959615767bf27eadaa30ad0d7d99ca5fb1019f99_5_1200.jpg

İktisatbank

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Küresel ekonomide ciddi bir ayrışma yaşanıyor: ABD ve ABD Doları güçlü

Yayınlanma:

|

Yazan:

Küresel mali piyasalarda bir süredir egemen olan ‘limoni’ hava yerini daha da sıkıntılı bir tabloya terk etti. Çin’in eski şaşalı dönemlerinin geride kalması, yaşanan deflasyon ve büyüyememe riski, bununla beraber konut sektörünün kanayan bir yara olması derken menüye Almanya odaklı Avrupa’nın da katılması, küresel ekonomide ciddi bir ayrışmaya sebebiyet verdi.

Almanya’da sürekli yüksek enflasyonun insanları tasarrufa teşvik etmesi ve tüketiciler arasındaki güvenin kötüleşmeye devam etmesine ilaveten, yılın ikinci çeyreğinde konut fiyatları geçen yılın aynı çeyreğine göre %9,9 gerileyerek 2000 yılından bu yana en sert düşüşü gerçekleştirdi. Küresel ekonomide yaşanan yavaşlama yetmezmiş gibi, arz kesintileri ile artan petrol fiyatları da enflasyonist baskı yaratarak işleri daha da zorlaştırıyor.

Petrol fiyatları ile arasında ciddi bir korelasyon olan ABD 10 yıllık tahvil faizleri dün bu sabah %4,62 seviyesini test ederek son 16 yılın yeni en yüksek seviyesini test ederken, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 97,30 dolar seviyesine yükselerek son 11 ayın zirvesine geldi. Not etmek gerekirse, Suudi Arabistan ve Rusya’nın arz kesintilerine ilave olarak ABD’de stokların kritik seviyenin altına gerilemesi de petrol fiyatları üzerinde baskı kuruyor.

Olumsuz havaya paralel ABD’de risk iştahının göstergesi konumunda Nasdaq endeksi tepeden ~%9 düştü. Doların piyasa kuru olan DXY ise peş peşe 10 haftadır devam eden yükselişini 11. haftaya da taşımakta kararlı görünüyor. Yine not etmek gerekirse, DXY son 11 ayın zirvesinde ve adım adım 107,2 seviyesine yürüyor. Olumsuz havaya paralel piyasaların korku endeksi VIX de mayıs ayından bu yana en yüksek seviyesini test etti.

ABD’de dün açıklanan dayanıklı tüketim malı siparişlerinin de tahminlere oranla daha kuvvetli sonuçlanması, acaba FED bir kez daha faiz artırımına soyunacak mı endişesini de tetikleyerek piyasalarda var olan limoni havayı destekledi. Bu minvalde, riskten kaçan yatırımcının dönüp dolaşıp yeniden rezerv para olan (güvenli liman) dolara sığınması, değeri dolar ile ölçülen pek çok enstrümanının da boynunun bükülmesine neden oluyor. 1,30 seviyesinin üzerinden açmış olduğumuz kısa GBPUSD pozisyonumuzda bu sabah 1,21 seviyesinin diplerine kadar geldik. EURUSD paritesi emin adımlarla 1,04 seviyesine doğru ilerlerken (0,9540 – 1,1270 hareketinin %50 düzeltme seviyesi), Japon Yeni pimi çekilmiş bomba misali Ekim 2022’de test ettiği 152 seviyesine her gün bir kademe daha yaklaşarak bu sabah 149,50 seviyesine dayanmak suretiyle Japon otoriteleri müdahale konusunda biraz daha zorladı. ABD’de tahvil faizlerinin multi yılların zirvesine yükselmesine paralel, faiz getirisi olmayan altını da zorlu bir sürecin beklediğini hafta başı söylemiştik. Riskleri aşağı yönlü gördüğümüz sarı metal 1,874 dolar seviyesi bu sabah test edild. Daha da aşağıda şubat dibi olan 1,808 dolar seviyesi takip edilebilir.

Türk mali piyasalarında ise göreceli olarak sakin hava korunuyor. USDTRY bebek adımları ile de olsa -beklentimize paralel- yükselmeye devam ederek  27,35 seviyesine geldi. Not düşmek gerekirse tüm zamanların zirvesindeyiz ve sene sonu 29,50 seviyelerine doğru hareketin de devam edeceğini düşünüyoruz. Bu arada Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, İngiliz Financial Times Gazetesi’ne verdiği demeçte “Doğru yoldayız ancak sabırlı olmalıyız” dedi. Tahvil ve CDS taraflarında kayda değer bir hareket görmezken, dün ana endeks günü %0,4 düşüşle tamamlarken, bankacılık endeksi %0,8 yükseldi. Borsa İstanbul’da %0,12 oranında oldukça sınırlı dolaşım oranına sahip QNB Finansbank’ın piyasa değerinde astronomik yükseliş de gözden kaçmıyor. QNB Finansbank’ın piyasa değerinin 1 trilyon TL’yi aşarak ana şirketi Katar Ulusal Bankası’nın (QNB) 40 milyar dolarlık piyasa değerinin üzerine çıkması yatırımcılar arasında yüksek sesle tartışılmaya başlandı!

Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında hava yine bozuk. Gösterge endeks Tokyo borsası %2 gerileyerek son 1 ayın en düşük seviyesini test ederken, Hong Kong borsası %1’in üzerinde düştü. Çin’li Evergrande Grubu’nun hisse alım satımı, artan tasfiye riski nedeniyle nakit sıkıntısı çeken geliştiricinin geleceğine ilişkin endişelerin artması nedeniyle başkanının polis gözetimine alındığına dair bir raporun ardından askıya alındı. Çin cephesinde işlerin her geçen gün daha da çetrefili bir hâl aldığını bir kez daha not edelim. ABD cephesinde ise Cumhuriyetçi ABD Temsilciler Meclisi Sözcüsü Kevin McCarthy, Senato’da görüşülen geçici finansman yasa tasarısını reddetti. Adım adım ABD’de hükümetin kapatılmasına doğru ilerliyoruz.

Mali piyasaların gündeminde her perşembe günü olduğu üzere TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenlerini önemle takip edeceğiz. Türkiye cephesinde ekonomik güven endeksi, ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve konut satışları, Almanya’da ise TÜFE verisi önem arz ediyor.

İktisatbank

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Küresel merkez bankalarının yeni politika duruşu: daha uzun süre, daha yüksek

Yayınlanma:

|

Yazan:

FED’in muğlak ifadelerle dolu ve iletişim anlamında başarısız geçen FOMC toplantısı ardından dün sahneye çıkan TCMB, politika faizini piyasa beklentilerine paralel (öngörülebilirlik önemli) 500 baz puan artırarak %30 seviyesine yükseltti. Politika faizinin mayıs ayında (seçim öncesi) %8,5 seviyesinde olduğunu not edelim. Kulislerde, artırım oranının daha yüksek düzeyde de olabileceği (jumbo) konuşuluyordu. Bu nedenle USDTRY kuru hafif bir yükselişle 27,10 seviyesine gelirken, hisse senetleri günü %3,6 yükselişle tamamladı. Tahvil faizleri ise sakin seyirlerini korudu.

TCMB’nin karar metninde önceki metinlere göre majör bir değişim göremesek de, aylık bazda bakıldığında enflasyonun ana eğiliminde düşüşün başlayacağı, 2024 yılında dezenflasyon sürecine girileceği, TL cinsi varlıklara ise gerek yurtiçi gerekse de yurtdışından talebin artmaya başlandığı ifadelerine yer verildiğini gördük.

Seçim dönemi öncesinde mütemadiyen yükselen ve 91 seviyesini aşan tüketici güven endeksi, sonrasında ise sert bir düşüş kaydetmişti. Dün TÜİK tarafından açıklanan eylül verisi %5,1 artışa işaret ederken, endeks 71,5 seviyesine toparlandı. Buna rağmen, Mayıs ayındaki zirvesinin yaklaşık %21,5 altında olduğunu da not düşmüş olalım.

FED toplantısı ardından dün TCMB ile aynı dakikalarda karar açıklayan İngiltere Merkez Bankası (BoE), politika faizini değiştirmeyerek %5,25 seviyesinde sabit bıraktı. Karar bir miktar sürpriz olarak görünse de, faiz toplantısı öncesinde %7 olan beklentiye karşı enflasyonun %6,7 düzeyinde artması, bu yönde bir karara sebebiyet vermiş olabilir. Sterlinin beklentimiz ile uyumlu değer kaybetmeye devam ederken, 1,30 seviyesinin üzerinden açmış olduğumuz kısa pozisyonumuzda 1,21 – 1,22 seviyesini kâr al bölgesi olarak takip edeceğiz.

ABD borsaları ‘şahin’ FED ardından dün geceyi de (%2) satış baskısı ile tamamladı. ABD’de 2 ve 10 yıl vadeli gösterge devlet tahvili faizleri bu sabah son 16-17 yılın yeni zirvesi olan sırası ile %5,15 ve %4,48 seviyesine ulaştı. Hatırlanacağı üzere, faiz indirimlerinin ne zaman başlayacağını merak eden piyasaları, karşılarında 2024 ve 2025 sonu faiz beklentilerinin yarım puan yukarı yönde güncellendiğini bulunca, ABD Doları sert bir şekilde değerlenmiş, bu kapsamda değerli metaller de kafalarını aşağıya çevirmişlerdi.

Fiyat seviyelerine bakmak gerekirse, GBPUSD paritesi 1,23 seviyesinin de altına inerek süratle 1,21 seviyesindeki hedefimize doğru bir adım daha yaklaşırken, EUR 1,06’lı seviyelerde salına devam ediyor. Bu bağlamda, doların piyasa kuru olan DXY de art arda 10. haftayı da yükseliş isteği ile tamamlamaya aday görünüyor. Teknik mânâda, DXY cephesinde 105,3 seviyesinin üzerinde doların güçlü seyrini artırarak korumasına imkân tanıyoruz. Altının ons fiyatı ise hafta içinde elde ettiği kazanımları koruyamayarak 1,920 dolar seviyelerinde tutunmaya çalışarak geçen haftaya göre önemli bir değişim kaydetmediğini görüyoruz.

Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) bu sabah sonuçlanan olağan faiz toplantısında, aşırı düşük faiz oranlarını koruduğunu ve gelecekteki para politikasına ilişkin güvercin yönlendirmesini de sürdürdüğünü, büyük parasal teşviki aşamalı olarak kaldırmak için de acelesi olmadığının sinyalini verdi. Dolar, Japon Yeni karşısında 148 seviyesinin üzerinde ve ‘tehlikeli’ sularda yüzerken, Japonya Maliye Bakanı Suzuki, para birimlerine ilişkin herhangi bir opsiyonu göz ardı etmeyeceğini söyleyerek geçtiğimiz Eylül ve Ekim aylarında gerçekleştirdiği müdahalelerin döviz piyasasında belirli etkileri olduğunu, döviz oynaklığının aşırı hâle gelmesi durumunda herhangi bir seçeneği göz ardı etmeyeceklerini söyledi.

Yeni gün başlangıcında, BoJ’un aşırı gevşek para politikasına bağlı kalması ve görünümünde herhangi bir değişiklik yapmaması, ABD faiz oranlarının ise yüksek kalmasını, hisse senetleri ve tahviller üzerinde baskı kurdu. Gösterge endeks Tokyo borsası %1 gerilerken, MSCI Dünya endeksi %1,7 düştü! Bu arada 10 yıllık Japon devlet tahvil getirisinin %0,75 seviyesine dayanarak son 10 yılın zirvesinde olduğunu not edelim. Japonya’da açıklanan veriler, çekirdek enflasyonunun ağustos ayında istikrarlı seyrederek art arda 17. ayda da merkez bankasının %2’lik hedefinin üzerinde kaldığını gösterdi. Enflasyonun yüksek seyretmesine rağmen aşırı gevşek para politikası duruşundan çıkılmaması YEN üzerinde fiyat baskısının daha da artacağının bir işareti olarak görülebilir.

Mali piyasaların gündeminde bugün İngiltere’de perakende satışlar, Almanya, EURO Bölgesi ve ABD’de ise imalat ve hizmetler PMI verileri takip edilebilir.

Menkul Kıymet İstatistikleri

15 Eylül ile biten haftada, yabancı yatırımcıların hisse senetlerinden 201 milyon dolar çıkış yaptıklarını görüyoruz. Bu da borsa cephesinde geçen hafta yaşanan kayıpları bir miktar da olsun açıklıyor. Tahvilde cephesinde ise 7 milyon dolar gibi düşük bir tutarında alış olduğunu görüyoruz.

16953878842afc077353a44ca766f0e33f0704eca3_1_1200.jpg

TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri

TCMB’nin brüt döviz rezervleri 0,8 milyar dolar, altın rezervleri ise 0,2 milyar dolar artış kaydetti. Böylelikle, brüt döviz ve altın rezervleri 121,5 milyar dolar ile Nisan 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye yükseldi.

169538788538f2b17dad5dcf3b562aa4a69758497b_2_1200.jpg

TCMB Swap Hariç Net Rezervleri

Öte yandan, TCMB’nin bankaları ile yapmış olduğu emanet dövizleri (swap) ve kamunun dövizlerini ayıkladığımızda, net rezervlerin eksi 65 milyar dolar ile son haftalara göre bir tık da olsun toparlanma kaydettiğini görüyoruz. TCMB’nin net döviz pozisyonunda yaşanan günlük değişim de (swaplar ve hazine dövizleri hariç) bu iyileşmeyi gösteriyor.

169538788581ceb354bccf47aed5553cddebfb6240_3_1200.jpg

KKM

BDDK verisine göre KKM hacminde yaklaşık 26 milyar TL düzeyinde bir daralma görüyoruz. Elbette kamunun kur farkı ödemeleri nedeniyle gerçek rakamı tam olarak bilemesek de, KKM’nin yavaş da olsa küçülmeye devam ettiğini not edelim. Bilançonun TL tarafından da artış görüyor olmamız, KKM’den TL’ye geçişlerin devam ettiğini bizlere söylüyor.

1695387886e006e909b9156bb6dd99206a6c3e145e_4_1200.jpg

DTH

15 Eylül ile biten haftada, yurtiçi yerleşik gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) 0,9 milyar dolar; tüzel kişilerin ise 0,2 milyar dolar azalmış. Toplam stok miktarı 176,8 milyar dolar.

1695387887ff54db0b56bed50774ff40a799301d8c_5_1200.jpg
İktisatbank

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

ABONELIK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.


Notice: date_default_timezone_set(): Timezone ID 'UTC+3' is invalid in /home/maviatlas/public_html/wp-content/plugins/notice-bar-old/inc/frontend/front-notice-bar.php on line 27