BANKA HABERLERİ
QNB Finansbank Genel Müdürü Tan: Kredi büyümesinin yavaşlaması, batık kredi oranının artması gibi riskler var
Yayınlanma:
3 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
QNB Finansbank Genel Müdürü Ömür Tan, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA’ya yaptığı açıklamada, salgın dönemi sonrası küresel ekonomide para politikası başta olmak üzere ekonomi politikalarını belirleyen ana faktörün enflasyondaki görünüm olduğunu, küresel çapta artan enflasyona karşılık olarak gelişmiş ülke merkez bankaları da dahil olmak üzere birçok merkez bankasının faiz artırımı sürecine girdiğini, akabinde artan fonlama maliyetlerinin de beraberinde talebi baskılayıp enflasyondaki görünümü iyileştirirken, küresel ekonomide resesyon riski yarattığını söyledi.
Dikkat çekici diğer bir konunun artan jeopolitik riskler olduğunu, bu sebeple enerji ve emtia fiyatlarında artış görüldüğünü ve halen birçok risk bulunduğunu aktaran Tan, “Bugüne ve yarına dair duruma bakarsak enflasyon beklentilerinin iyileştiğini ve faiz artırım süreçlerinin büyük oranda tamamlandığını görüyoruz.” dedi.
Gelecek yıl için küresel ekonomide büyümenin yavaşlamasının beklendiğini, bu sebeple küresel büyümenin 2024’te yüzde 2-3 aralığında gerçekleşebileceğini tahmin ettiklerini belirten Tan, “Merkez bankaları, enflasyon görünümündeki iyileşmeden emin olduklarında özellikle yılın ikinci yarısında faiz indirimi sürecini de başlatabilirler. Jeopolitik risklerin azaldığı ve emtia fiyatlarında dengenin sağlandığı bir ortamda resesyon ihtimali çeyreksel bazda ortaya çıksa da küresel ekonominin yıllık bazda büyümesini bekliyoruz. İyileşen koşullarla küresel risk iştahı da toparlanacaktır. Bu sayede asıl normalleşmeyi ve büyüme trendinde artışı 2025 yılında görebileceğiz.” diye konuştu
“Şu an daha öngörülebilir bir ekonomik görünüm var”
Ömür Tan, 2023’ün Türkiye açısından çok hareketli bir yıl olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“Yılın başında deprem felaketini yaşadık, ardından uzun soluklu bir seçim süreci yaşadık. Seçimlerden sonra da ekonomi yönetimindeki değişim yıla en çok damga vuran gelişmeler oldu. Yeni ekonomi yönetimi işbaşı yaptığında en dikkat çekici konular enflasyon ve cari açıktı. Ekonomik görünüm çerçevesinde hızla aksiyon alındı, faiz artırımı sürecine girdik, makro ihtiyati tedbirler açıklandı ve sadeleşme adımları atıldı. Şu an daha öngörülebilir bir ekonomik görünüm var. Bunu ekonomik göstergelerde ve beklentilerde de görebiliyoruz. Orta ve uzun vadede ise atılan adımların daha fazla karşılığı olacağına ve bu adımların sürdürülmesi gerektiğine inanıyorum. Önümüzdeki yılda şu an atılan ve atılmaya devam edilen adımların sonuçlarını daha net bir şekilde göreceğiz.
Gelecek sene için beklentilerimiz atılan sıkılaştırıcı adımlarla birlikte iç talebin azalmasıyla enflasyonda kalıcı düşüş safhasına geçilmesi, ülke içerisinde TL cinsinden araçların yatırım aracı olarak görülmesiyle dolarizasyonun azalması, verimli ekonomik büyüme ve ihracatın da çok teşviki ile cari açığın azalması olacak. 2024 yılında iyileşen ekonomik göstergelerle birlikte ekonomiye güvenin artacağını ve küresel koşulların durumuna bağlı olarak sermaye akımlarının başladığını görebiliriz.”
“Atılan adımları orta ve uzun vadede olumlu buluyoruz”
QNB Finansbank Genel Müdürü Tan, bankacılık sektörü açısından 2022 yılına damgasını vuran konunun regülasyonlar olduğuna işaret ederek, bu çerçevede geçen yılın sektörde hedefler üzerine kurulan stratejilerle geçtiğini, bu yıl ise yeni ekonomi yönetimi tarafından faizlerin kademeli olarak artırıldığını ve regülasyonların sadeleştirildiğini anlattı.
Tan, “Kısa vadede sıkılaştırma adımları fonlama maliyetlerinin artması sebebiyle bankaların gelir tablosu açısından olumsuz etkiye sebep olsa da atılan adımları orta ve uzun vadede olumlu buluyoruz. Sıkılaştırma adımları, hem banka bilançolarını daha dengeli hale getiriyor hem de daha öngörülebilir bir ortam yaratıyor. Örneğin, aylık büyüme sınırları ile birlikte kredi talebinin ve iç talebin görece yavaşlatılması hedefleniyor. Öbür taraftan, artan fonlama maliyetleri sınırlı da olsa sorunlu kredi oranının artmasına sebep olabilir. Ancak şu an bankacılık sektöründe rekor seviyede düşük sorunlu kredi oranı olduğu için bunun da bir normalleşme olacağını düşünebiliriz. Bu adımların enflasyon beklentileri tamamen iyileşene ve TCMB başta olmak üzere ekonomi yönetiminin orta vadeli hedeflerine ulaşana kadar sürdürülebileceğini düşünüyorum.” şeklinde konuştu.
Türk bankacılık sektörü açısından beklentilerden farklılaşan bir yıl geçirdiklerini ifade eden Tan, kademeli sıkılaştırıcı para politikasına geçilmesinin dengeleri ve beklentileri değiştirdiğini, sektör açısından karlılık artıp bilançolar büyüse de regülasyonlar sebebiyle gelen hedeflerin zorlayıcı olduğunu söyledi.
BDDK verilerine göre, Ocak-Ekim 2023’te toplam aktiflerin yüzde 52, canlı kredilerin yüzde 46, müşteri mevduatlarının ise yüzde 57 büyüdüğünü, karlılık yıllık bazda yüzde 45 artışla 486 milyar liraya ulaşırken ortalama öz kaynak karlılığının yüzde 34,2 olduğunu aktaran Tan, “QNB Finansbank olarak biz de canlı kredisi büyümesi ve karlılık göstergelerinde hem sektörden hem de özel bankalardan olumlu ayrıştık.” dedi.
“Gelir tarafında bir daralma görmemiz olasılık dahilinde”
Ömür Tan, sektörde en çok dikkat çeken olumlu gelişmelerin faiz artışı sürecine geçilmesiyle orta ve uzun vadeli öngörülebilirliğin artması ve aktif kalitesinin iyi gitmeye devam etmesi olduğunu vurgulayarak, sektörde sermaye yeterlilik oranlarının güçlü oluşu ve bilançoların yapısının dayanıklı olmasının da olası risklere karşı koruma sağladığını kaydetti.
Tan, “Sektörde zorluk açısından ise faiz artışı sürecine kadar liralaşma hedeflerinin gerçekleştirilmesi zorlu bir hedefti. Şu an 1 yıllık vadede bankalar, enflasyon beklentilerine göre reel olarak pozitif getiri sağlayabiliyor. Bu sebeple standart TL mevduat daha çok tercih edilen bir ürün oldu. Ayrıca, halihazırda sterilizasyon amacıyla KKM hesaplarına yönelik olarak uygulanan zorunlu karşılıklara nema verilmemesi de yüksek tutarlı bakiyeler üzerinden faiz gelirinden mahrum kalınmasına ve net faiz marjlarının gerilemesine sebep oluyor. Bu sebeple de gelir tarafında kısa vadede bir daralma görmemiz olasılık dahilinde.” diye konuştu.
QNB Finansbank Genel Müdürü Tan, riskleri sıraladı
Bankacılık sektörüne yönelik 2024 beklentilerini de paylaşan Tan, şöyle devam etti:
“2024 yılında Türk bankacılık sektöründe, halihazırdaki para politikasının uygulandığı ve alınan aksiyonlar devam ettiği sürece enflasyon beklentileri paralelinde bir oranda kredi büyümesi görebiliriz. Gelecek yıl da kredi talebi, proje finansman ve ithalatçı firma talepleri haricinde TL cinsinden olacaktır. Enflasyon beklentilerine de uygun olarak gelecek sene kredi büyümesinin yüzde 35-40 arasında gerçekleşebileceğini tahmin edebiliriz. Mevduat tarafında da artan faizlerle birlikte TL mevduata talep daha fazla. Önümüzdeki yılda da bu trendin devam edeceğini ve ekonomi yönetiminin hedefi dahilinde liralaşma stratejisinin karşılığının daha fazla alınabileceğini düşünüyorum. Burada önemli olan şart ise mevcut para politikasının devam etmesi olacak. Bu çerçevede yabancı para (YP) cinsinden mevduat büyümesinin yatay kalabileceğini, TL cinsinden mevduatların ise yüzde 40 civarında büyüyeceğini öngörebiliriz.
Karlılık açısından bakarsak mevcut koşullarda faiz marjında daralma ve kısa vadede negatife dönme riski var. Nominal olarak yıllık bazda sektörde karlılığın arttığını görebiliriz ancak önümüzdeki yılda da sektörün ortalama öz kaynak karlılığı oranı, enflasyon oranının altında kalacaktır. Bu koşullar altında son birkaç yıldaki yurt içi ve yurt dışı piyasa şartları çerçevesinde daha olumlu bir yıl yaşamamız mümkün ama bankalar açısından artan borçlanma maliyetleri ile birlikte kredi büyümesinin yavaşlaması, batık kredi oranının artması gibi riskler de var. Şube tarafında ise artan dijital teknolojilerle birlikte yaşanan dönüşüm paralelinde şube ağının yatay kalıp sınırlı bir şekilde azalabileceğini tahmin edebiliriz.”
“KKM’deki erime devam edecek”
QNB Finansbank Genel Müdürü Tan, ekonomi yönetiminin hedefleri ve uzun vadede Türk bankacılık sisteminin daha sağlıklı hale gelip olası döviz bazlı riskleri bertaraf edebilmek adına KKM hesaplarının standart TL mevduata dönüştürülmesinin önemli bir gündem maddesi olduğunu vurguladı.
BDDK tarafından açıklanan haftalık verilere göre, ağustostan kasım sonuna kadar 15 haftadır KKM hesaplarında düzenli olarak azalış gördüklerini ifade eden Tan, toplam azalış tutarının 700 milyar liraya yaklaştığını, bunun da toplam KKM bakiyesinin azami seviyesi olan 3,4 trilyon liradan yüzde 20 azalışla 2,7 trilyon liraya düşmesi anlamına geldiğini, KKM hesaplarının hem TL hem de toplam mevduat içerisindeki payının da hızla azaldığını söyledi.
Tan, “Müşteriler de artan TL mevduat faizine paralel olarak vade dönüşlerinde standart TL mevduatı daha çok tercih ediyorlar. Ayrıca, regülasyonlar da KKM hesaplarının standart TL mevduata dönüştürülmesi açısından bankaları teşvik ediyor. KKM mevduatlarının en az 3 aylık olarak bağlanıyor olması atılan adımların etkisinin biraz da olsa gecikmeli görülmesine sebep oluyor. Önümüzdeki sene içerisinde mevcut para politikasının devam edip TL’ye olan güvenin daha da artmasıyla KKM’deki erimenin devam edeceğini söyleyebiliriz. KKM’nin tam olarak ne zaman sona ereceğini söylemek mümkün olmasa da 2024 sonuna geldiğimizde KKM’nin devam etse bile toplam mevduatlar içerisinde dikkate değer bir oranda olmayacağını düşünebiliriz.” şeklinde konuştu.
“1 yıllık vadede TL mevduatta pozitif reel faizin oluşması muhtemel”
Ömür Tan, mevduat faizlerindeki artışın politika faizindeki artışın paralelinde devam ettiğini, özellikle haziran ayı itibarıyla TL mevduat faizlerinin arttığını gördüklerini ve şu anda 1-3 ay arası vadelerde mevduat faizlerinin yüzde 50 seviyesine yaklaşmış durumda olduğunu anlattı.
Tan, “Aslında ekonomide istenilen şey, liralaşma hedefleri çerçevesinde standart TL mevduatın cazip hale gelmesi. Mevcut enflasyon oranı dikkate alındığında kısa bir süreden beri 1 yıllık vadede TL mevduat için pozitif bir reel faizin oluşması muhtemel. TL’ye güvenin artması ve TL varlıkların daha çekici hale gelmesi için paranın en azından enflasyon karşısında ezilmemesi gerekiyordu. Bu sebeple görülen artışı normal karşılıyorum. Bu artış da bir noktada dengelenecektir. Önümüzdeki süreçte TCMB’den ek faiz artışları gelirse mevduat faizlerinde yukarı yönlü bir hareket görebiliriz. Ancak halihazırdaki faiz seviyesi korunursa TL mevduat faizlerinin en yüksek seviyeye yaklaştığını söyleyebiliriz. Artan faizler ile standart TL mevduat talebi arttı ve müşterilerimiz de TL mevduatı tercih ediyorlar. Bizim de banka olarak TL mevduat payımız artmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
“(Kredilerde) Büyümenin tekrar hızlandığını görüyoruz”
QNB Finansbank Genel Müdürü Tan, kredi pazarında yılın üçüncü çeyreğinde büyümenin yavaşladığı bir dönem yaşadıklarını, halihazırda büyümenin tekrar hızlandığını gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Özellikle özel bankaların son birkaç ayda daha aktif olduğunu söylemek mümkün. Kredi büyümesinde bu yıl için kredi kartları ağırlıklı olmak üzere perakende kredilerde belirgin bir büyüme görüyoruz. TL tüzel kredilerde ise daha ılımlı bir büyüme var. Kredi pazarındaki büyüme, yasal düzenlemeler ve büyüme sınırları dahilinde müşteri taleplerine göre devam ediyor. 1 Aralık itibarıyla BDDK tarafından yayınlanan verilere göre, yılın başından bu yana bankacılık sektöründeki toplam nakdi krediler yüzde 49, tüketici kredileri yüzde 36, bireysel kredi kartları yüzde 142, tüzel krediler ise yüzde 45 büyüdü. Kredi faizleri ise perakende kredilerde yüzde 60, tüzel kredilerde ise yüzde 50 civarında seyrediyor. Halihazırdaki politika faizi ve mevduat faizi seviyesi dikkate alındığında kredi faizlerinin olması gereken yerde olduğunu söyleyebiliriz. Mevcut enflasyon oranına göre bakarsak da TL tüzel kredilerde negatif bir faiz marjı oluştuğu da görünüyor.
Son birkaç ayda ticari kredilerde bir miktar hızlanma olduğunu söylemek mümkün. 1 Aralık itibarıyla mevsimsellik ve kur etkisinden arındırılmış olarak bakılırsa 13 haftalık yıllıklandırılmış büyüme, ticari kredilerde yüzde 20’nin üzerine çıktı. Ağustos ayında ticari kredilerdeki büyüme neredeyse tamamen durmuştu. Ancak şu an ticari kredilerde aylık büyüme sınırları çerçevesinde büyümenin sürdüğünü söylemek mümkün. Politika faizinin artıp faiz üst sınırlarının bankalar açısından anlamlı bir hale gelmesiyle birlikte bankaların da kredi verme iştahının arttığını görüyoruz.”
Bankacılığın, dijital teknolojilerden ve yeniliklerden en çok etkilenen sektörlerden bir tanesi olduğunu vurgulayan Tan, bankaların dijital yatırımlara ve yeniliklere en çok yatırım yapan firmalardan olduğunu söyledi.
Tan, “Bankacılıkta son 10 yılda o kadar hızlı bir dönüşüm var ki 10 sene önce yenilik olarak konuştuğumuz şeyler bugün sürekli olarak kullandığımız, hatta eskimeye başlayan teknolojiler. Bugün yapay zeka ve robotik endüstriler, bankaların gündeminde var. Türk bankacılık sistemi, bu gibi yenilikleri en yakından takip eden sektörlerden bir tanesi. Bugün zaten farklı bankacılık alanlarında, farklı seviyelerde bu teknolojiler kullanılıyor ya da üzerine yoğun bir çalışma yürütülüyor. Bu sebeple bankacılıkta yakın gelecekte yapay zekanın ve robotik teknolojilerin kullanım ağırlığı artacaktır. Bankacılık çok hızlı dönüşüp değiştiği için birkaç yıl sonra nasıl bir bankacılık göreceğiz, bunu söylemek şimdiden pek mümkün değil ancak bugünün bankacılığından fazlasıyla farklı olacağını söyleyebiliriz.” diye konuştu.
“Kredi büyümesinin üzerinde kalarak pazar payı kazanmaya devam edeceğiz”
Ömür Tan, QNB Finansbank olarak 2023’te de başarılı performanslarıyla karlı ve sürdürülebilir büyümelerini devam ettirdiklerini, 3. çeyrek sonu itibarıyla toplam aktiflerinin yılın başına göre yüzde 43 artışla 862 milyar liraya, net kredilerinin yüzde 46 artışla 502 milyar liraya, müşteri mevduatlarının da yüzde 41 artışla 542 milyar liraya ulaştığını bildirdi.
Tan, şöyle devam etti:
“İlk 9 ayda net karımız 24,6 milyar lira olurken, ortalama öz kaynak karlılığımız yüzde 61’in üzerinde gerçekleşti. Karlı büyümemizi müşteri tabanımızı kuvvetli bir şekilde büyüterek destekledik ve risklerimizi de doğru yönettik. Batık kredi oranımız yüzde 1,6 seviyesine düşerek özel bankaların ortalamasının altında gerçekleşti. Banka olarak regülasyonlar çerçevesinde gelen hedefleri de hızla tutturduk ve rekabete göre regülasyona tabii daha az menkul kıymet tesis ettik. Banka olarak başarılı performansımızın yanı sıra müşteri memnuniyetini iyileştirmek için aksiyonlar almaya devam ediyoruz. Ayrıca, geleceğimizin teminatı çocukları merkez alarak devam ettiğimiz kurumsal sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik faaliyetlerimize de hız kesmeden devam ettik ve sorumlu bankacılık çerçevesinde çok önemli projelere imza attık.
QNB Finansbank olarak, ivmeli büyümemiz ile birlikte pazar payı kazanarak büyümeye devam ediyoruz. Önümüzdeki yıl da aynı şekilde büyümeye devam etmeyi hedefliyoruz. Banka olarak, stratejik olarak gördüğümüz kalemler ağırlıklı olarak sektördeki kredi büyümesinin üzerinde kalarak pazar payı kazanmaya devam edeceğiz.”
Türkiye ekonomisi açısından bankacılık sektörünü etkileyen ve değişmeye müsait çok fazla dinamik olduğu için büyüme oranlarının değişken olabildiğini aktaran Tan, banka olarak, 68 ilde bulunan 436 şubeleri ile hizmet verdiklerini kaydetti.
Bugün bankacılık işlemlerinin büyük bir çoğunluğunun dijital kanallar üzerinden yapılması ve bankacılığın geleceği düşünüldüğü zaman şube ağının daha verimli yönetilmesinin ön plana çıktığını belirten Tan, “Bankacılık sektöründe şube adedinin de yatay kalma veya azalma trendinde olduğu düşünüldüğünde şube ağında önümüzdeki sene yatay bir duruş gerçekleşecektir. İstihdam açısından da iştiraklerimizle birlikte 13 bini aşkın personelimiz var. Banka tarafında da ihtiyaçlar doğrultusunda istihdama katkı sağlamaya devam ediyoruz.” dedi.
İlginizi Çekebilir
BANKA HABERLERİ
KGF Akbank Mobil’de
Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi
Yayınlanma:
2 gün önce|
20/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.
İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.
Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.
Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.
KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm
Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.
Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.
İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.
Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi.
KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.
Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.
Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.
BANKA HABERLERİ
Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin
Yayınlanma:
4 gün önce|
19/07/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor
Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.
Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?
Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.
Bugün bankacılar;
- Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
- Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
- Basel kriterleri,
- AML/KYC,
- FATF,
- ESG,
- Dijital bankacılık,
- Yapay zeka,
- Siber güvenlik,
- SWIFT,
- uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.
Özellikle;
- dış ticaret finansmanı,
- proje finansmanı,
- yatırım bankacılığı,
- sendikasyon kredileri,
- ihracat finansmanı,
- fintech iş birlikleri
gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.
Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.
Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor
İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;
Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;
- Ziraat Bankası
- Halkbank
- VakıfBank
çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.
Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.
Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.
Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?
Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:
Kamu kesimi
- 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
- Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
- Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri
Siyasi görevler
- Eski milletvekilleri
- Eski bakanlar
Yerel yönetimler
- Büyükşehir belediye başkanları
- İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)
Devlet sporcuları
Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları
İhracatçılar
Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.
TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?
Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.
Mühendisler
En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.
Mimarlar
Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.
Diş Hekimleri
15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.
Veteriner Hekimler
Aynı teklif içerisinde bulunuyor.
Avukatlar
Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.
Bankacılar neden kapsam dışında?
Aslında bankacılık;
- Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
- ihracatı finanse eden,
- yatırımları organize eden,
- dış finansmanı sağlayan,
- uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan
stratejik sektörlerden biri.
Bugün;
- sendikasyon kredileri,
- Eurobond işlemleri,
- IFC,
- EBRD,
- Dünya Bankası,
- Asya Altyapı Yatırım Bankası,
- uluslararası yatırım fonları
ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.
Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.
Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?
Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.
Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;
- hızlı vize,
- uzun süreli çok girişli vizeler,
- fast-track uygulamaları,
- güvenilir yolcu programları
gibi kolaylıklar sağlanıyor.
Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.
Sektörün ekonomik büyüklüğü
Türk bankacılık sektörü;
- yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
- Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
- yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
- ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.
Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.
Olası model ne olabilir?
Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;
örneğin;
- en az 15 yıl kıdeme sahip,
- BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
- uluslararası işlemlerde görev yapan,
- belirli unvan seviyesine ulaşmış
bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.
Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.
Bankavitrini Analizi
Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.
Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.
Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.
Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.
BANKA HABERLERİ
Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir
Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?
Yayınlanma:
4 gün önce|
18/07/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde
Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.
Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.
Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.
Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.
Bankaya Başvurmak İlk Adım
Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.
İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.
Bu işlem bankacılık sektöründe;
- Chargeback
- Ters İbraz
- Harcama İtirazı
- Dispute
olarak adlandırılır.
Chargeback Nedir?
Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.
Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.
Aynı zamanda;
- hizmet verilmemesi
- eksik hizmet
- iptal edilen organizasyon
- kapanan okul
- hiç başlamayan eğitim
gibi durumlarda da kullanılabilir.
Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir
Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.
Bu nedenle;
- yurtdışı dil okulu
- üniversite
- yaz okulu
- eğitim danışmanlığı
- sertifika programı
gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.
Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?
En sık karşılaşılan örnekler şunlar:
1- Okul hiç açılmadı
Ödeme yapıldı.
Ancak okul faaliyet göstermedi.
2- Eğitim başlamadı
Kayıt yapıldı.
Ancak eğitim verilmedi.
3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı
Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.
4- Okul iflas etti
Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.
5- Danışman firma ortadan kayboldu
Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.
6- Eğitim çevrimiçine çevrildi
Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.
7- Eğitim iptal edildi
Program hiç başlamadı.
Banka Süreci Nasıl İşliyor?
Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.
1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.
Belgelerini sunuyor.
↓
2. Banka inceleme yapıyor.
↓
3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.
↓
4. İşlem iş yerine iletiliyor.
↓
5. İş yeri savunma yapıyor.
↓
6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.
Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?
Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.
Örneğin;
- ödeme dekontu
- kredi kartı ekstresi
- okul sözleşmesi
- kayıt belgesi
- kabul mektubu
- e-postalar
- okulun iptal yazısı
- vize reddi
- hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
- danışman firma yazışmaları
- ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar
başvuru dosyasına eklenebilir.
Süre Sınırı Var mı?
Evet.
Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.
Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.
Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.
Gecikme, hak kaybına yol açabilir.
Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?
Her ret kararı kesin değildir.
Tüketici;
- ek belge sunabilir,
- yeniden değerlendirme talep edebilir,
- tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
- gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.
Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?
Hayır.
Burada önemli fark oluşuyor.
Kredi kartı
Chargeback uygulanabilir.
Havale
Chargeback mekanizması yoktur.
Bu durumda;
- sözleşme hükümleri,
- hukuk davaları,
- icra yolları
ön plana çıkmaktadır.
Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.
Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk
Son yıllarda;
- artan döviz kuru,
- bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
- vize süreçlerinin uzaması,
- öğrenci sayılarındaki dalgalanma
nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.
Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.
Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.
Bankalar Açısından Risk
Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.
İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.
Dolayısıyla;
- belge incelemeleri
- uluslararası kart kuralları
- zaman yönetimi
- hukuki değerlendirmeler
önem kazanıyor.
Eğitim Kurumları Açısından Sonuç
Chargeback oranı yükselen kurumlar;
- daha yüksek komisyon ödeyebilir,
- riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
- ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
- kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.
Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.
Uzmanlar Ne Öneriyor?
Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:
- Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
- Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
- Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
- Tüm yazışmaları saklayın.
- Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
- Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.
Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme
Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.
Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.
Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.
Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.
Özet
Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.039)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.603)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (579)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.978)
- GÜNCEL (4.522)
- GÜNDEM (3.557)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.722)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.466)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (821)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (114)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (57)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (93)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Dünya Kupası'nda devlerin savaşında muazzam ekonomik başarı 19/07/2026
- Merz'den kapsamlı kabine değişikliği mesajı 19/07/2026
- Dr. Can Fuat Gürlesel hayatını kaybetti 19/07/2026
- MÜSİAD Başkanı Özdemir, yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini açıkladı 19/07/2026
- Trump'tan İran'ın mutabakat açıklamasına yanıt 19/07/2026
- Engelli araç ithal işlemlerinde randevu sistemi geliyor 19/07/2026
- Elektrikli araç şarj hizmetlerinde büyük artış 19/07/2026
- İran'dan Kuveyt'teki ABD hedeflerine saldırı 19/07/2026
- Ekonomi ve siyaset gündemi - 19 Temmuz 2026 19/07/2026
- ABD'den ölen askerleri için misilleme saldırısı 19/07/2026
SON YAZILAR
- Altın ve Gümüş: Nerede kalmıştık? 22/07/2026
- Savaşın gölgesinde gözler yeniden teknoloji devlerinin bilançolarında 21/07/2026
- Finansman giderleri/faaliyet karı oranı 2025’te de çok yüksek 21/07/2026
- İSO, “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” Araştırmasının Sonuçlarını Açıkladı 21/07/2026
- Ekonomide “Ruj Etkisi” Nedir? 20/07/2026
- KGF Akbank Mobil’de 20/07/2026
- HANGİ SEKTÖRLERE YATIRIM YAPMALI, HANGİLERİNE YAPMAMALI ? 20/07/2026
- Dernek ve Vakıflarda Güven Krizi 19/07/2026
- Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin 19/07/2026
- Şirkete Değil, Kariyerinize Sadık Kalın 18/07/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
