Connect with us

ŞİRKETLER

TEKNOSA Net Kar ile tanıştı

2020 üçüncü çeyrek mali verileri açıklayan TEKNOSA 15,8 milyon TL Net Karlılık açıkladı. Firma 2019 aynı dönemde 129 milyon TL zarar açıklamıştı.

Yayınlanma:

|

İthalat ağırlıklı çalışan ve son yıllarda döviz kurlarındaki istikrarsızlıktan en çok etkilenen sektörlerin başında yer alan Teknoloji firmaları birer birer Piyasadan çekilirken TEKNOSA uzun yıllar zarar ile kapadığı dönemlerden sonra nihayet Net Karlılık ile tanıştı.

2020 üçüncü çeyrek mali verileri açıklayan TEKNOSA 15,8 milyon TL Net Karlılık açıkladı. Firma 2019 aynı dönemde 129 milyon TL zarar açıklamıştı. 2018 yıl sonunu 64 milyon TL; 2019 yıl sonunu 148 milyon TL Net Zarar ile kapatan firmanın 2020 üçüncü çeyrekte kar açıklaması yıl sonunu da karlılık ile kapama olasılığını güçlendirdi. Net karlılığın Firma için olumlu gösterge olmakla birlikte geçmiş yıllardan gelen zararın telafisi için çözüm üretmesi gerekiyor. Geçmiş yıllarda başta AVM’lerdeki yüksek kira giderleri ve Finansal Giderlerin artması bilanço üzerinde olumsuzluk oluştururken; firmanın 2019 olumsuz koşullarına rağmen Net Karlılık açıklaması ilerisi için de olumlu gösterge olarak yorumlandı.

2000 yılında kurulan firmanın 110 milyon TL olan Sermayesine rağmen Özkaynakların 2020 üçüncü çeyreğinde 251 milyon TL ekside olması ise firmanın yumuşak karnı haline gelmiş durumda. 2299 personel ile hizmet veren TEKNOSA, 2019 üçüncü çeyreğinde Üst Yöneticilerine 4,8 milyon TL ödeme yapması ise dikkat çekti.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Değerse’den Çanakkale üzüm yetiştiriciliğini canlandıracak yatırım modeli

Küresel üzüm üretimi, iklim kriziyle karşı karşıya kalırken; yatırım, inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı projelerle ülkemizdeki bölgesel üretim canlandırılıyor. Yeni nesil bir yatırım platformu, Çanakkale ve Kaz Dağları’ndaki projesiyle yatırımcıları ticari üzüm bağı yetiştiriciliğine teşvik ederken, bölgesel kalkınmaya da katkıda bulunuyor.

Yayınlanma:

|

Yazan:

İklim değişikliğinin etkileri gün geçtikçe artarken, tarımsal üretimleri de tehlikeye atıyor. İklim krizinin büyümesiyle 76 yıl içinde üzüm bağlarının %90’ının yok olabileceği tahmin ediliyor. Üzüm ticaretinin başrol oyuncusu ülkelerden biri olmasına rağmen Türkiye’de de yetersiz yağış sebebiyle şaraplık üzüm bağlarının zarar gördüğü bildiriliyor. Üzüm yetiştiriciliği ve şarap üretiminde, Çanakkale ve eteklerindeki Kaz Dağları son yıllarda adından söz ettirirken, İda Bağları Projesi, şarap turizmini canlandırırken ve ticari üzüm bağı yetiştiriciliğini de teşvik ediyor.

Yeni nesil yatırım platformu degerse.com’un Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile Bayramiç İda Bağları’nda hayata geçirdiği proje, bağcılık ya da arsa yatırımı yapmak isteyenlere sadece üzüm satın alma garantisi sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bölge ekonomisine de katkıda bulunuyor. degerse.com’un Kurucusu ve CEO’su Barış Mükyen, “İda Bağları Yetiştiricilik Modülü ile hazırladığımız projeler, ticari üzüm bağı yetiştiriciliği sektörüne yeni bir bakış açısı kazandıracak. Bölgede yeni nesil bir arsa yatırım değeri oluşturduk. Amacımız sadece maddi getiri değil, sürdürülebilir ve doğa ile dost bir yatırım modülü yaratmak” açıklamasını yaptı.

İlk yılda %125, 7 yılda ise %700’e varan kârlılık vaat ediyoruz”

Barış Mükyen, “Çanakkale’ye, bağcılığın ve üzümün kalbi olan Bayramiç’e geldiğimizde öncelikle üniversite ile görüştük. Buradaki hocalarımızla yaptığımız çalışmaların sonrasında, en yüksek verim almak için ne yetiştirmek gerekir sorusunun cevabını aradık” diyerek projeleri hakkındaki detayları paylaştı.

Buna göre, İda Bağları Projesi, arsa yatırımına odaklanan yatırımcılara piyasa rayici altında arazi satın alma imkanı sunarak ilk yılda %125’e, 7 yılda ise %700’e varan kârlılık vaat ediyor. Proje kapsamında sunulan bağ kurulumu ve bakım hizmetleri, arazilerin değerini artırarak yatırımcıların getirisini optimize ediyor. Bu stratejik yaklaşım, sürdürülebilir gelir sağlamanın yanı sıra, bölgesel ekonominin güçlenmesine de katkıda bulunuyor.

“Şaraplık üzüm yetiştiriciliğini teşvik ediyoruz”

Projenin bilimsel ayağını temsil eden Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Baytekin, İda Bağları Projesi’nin ekonomik gücünü şu sözlerle vurguladı: “Bağcılık yapan pek çok ailenin çocuğu, büyük kentlere göç etti. Bu durum, verimli arazileri atıl hale getirdi. 50-60 yıl öncesinde 750 bin hektar civarında araziye yayılan bağlar, 400 bin hektarın altına düştü. Bu sebeple dünyada benzeri olmayan bu proje, bölge için çok kıymetli.”

Miras yoluyla bölünen, göç nedeniyle artık işlenmeyen kısaca verimli olan ama işlenemediği için atıl olarak nitelendirilen arsaların yatırımlarla şaraplık üzüm yetiştiriciliğini yeniden canlandırdıklarını aktaran degerse.com’un Kurucusu ve CEO’su Barış Mükyen “Sürdürülebilir bir üretim modeli yaratırken ürünün satışını da garanti ediyoruz. Dolayısıyla, ilk gün itibarıyla kazanç sağlanmasını mümkün kılıyoruz. Bunun yanı sıra, tesisin değeri her yıl katlanarak artıyor. Ürünlerin hem bugün için hem de gelecekte çocuklarınıza doğru ve kazançlı bir yatırım olması da diğer avantajlardan biri” ifadelerini kullandı.

“Bu proje, sadece maddi getiri sağlayan bir yatırım değil”

İda Bağları Yetiştiricilik Modülü’nün çok yönlülüğüne dikkat çeken Barış Mükyen, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Organik üzüm bağları projesiyle üzüm bağı kurmak isteyen yatırımcılar için tüm süreci yönetiyoruz. Yatırımcılar adına organik üretim sertifikası başvurusu yapıyoruz. Tesis edilecek şaraplık üzüm bağlarında yatırımcıların organik koşullar altında üretim gerçekleştirmesini taahhüt ediyoruz. Hasadın ilk alıcısı oluyoruz. Öte yandan, onları yalnız maddi değil, manevi olarak da besliyoruz. Bağımsız parsellerde kurulacak bağlara, bağ evleri eşlik ediyor. Böylelikle yatırımcılara doğal yaşamı deneyimleme fırsatı sunuyoruz. Hocalarımızın rehberliğinde, bu kadim kültürlerden hareketle bölgeyi hareketlendirmek; dokusuna, dinamiklerine zarar vermeksizin buranın geçmişteki dinamiğine yeniden kavuşması adına elimizden geleni yapacağız.”

 

Okumaya devam et

EKONOMİ

DİSK-AR: Geniş Tanımlı İşsizlikte Artış Sürüyor

TÜİK’in Şubat 2024 işsizlik verilerini değerlendiren DİSK-AR, geniş tanımlı işsiz sayısının son bir yılda 811 bin, zamana bağlı eksik istihdamın da 611 kişi arttığını; geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 24,5, geniş tanımlı kadın işsizliğinin yüzde 32,9 oranlarına dayandığını belirtti.

Yayınlanma:

|

Yazan:

TÜİK’in bugün yayınlanan Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) araştırma sonuçlarına göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranının yüzde 8,7, mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranının (âtıl işgücü) ise yüzde 24,5 seviyesinde gerçekleştiği belirtilmişti. TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde dar tanımlı işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) 2024 Şubat ayında 3 milyon 78 bin oldu.

1 yılda geniş tanımlı işsiz sayısı 811 bin kişi arttı

DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise Şubat 2024’te 9 milyon 634 bin kişi olarak gerçekleşti. TÜİK’e göre pandemi öncesinde, 2020 Şubat’ta yüzde 12,6 olan dar tanımlı işsizlik Şubat 2024’te yüzde 8,7 olarak gerçekleşti. Ancak aynı dönemde geniş tanımlı işsizlik yüzde 20,6’dan yüzde 24,5’e yükseldi. Son 1 yılda geniş tanımlı işsiz sayısı 811 bin artarak 8,8 milyondan 9,6 milyona yükseldi. Covid-19 salgını sonrası geniş tanımlı işsizlik oranı 3,9 puan, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 2 milyon 553 bin kişi arttı.

Geniş tanımlı işsizlikte patlama yaşandı!

TÜİK tarafından yayımlanan HİA verilerine göre Şubat 2024’te geniş tanımlı işsizlikte (âtıl işgücü) patlama yaşandı. Geniş tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 811 bin, son 10 yılda (2014-2024 arası) ise 4 milyon 80 bin kişi arttı. Böylece son 10 yılda geniş tanımlı işsiz sayısı 1,7 katına çıktı. Şubat 2014’te 5,6 milyon olan geniş tanımlı işsiz sayısı Şubat 2023’te 8,8 milyon ve Şubat 2024’te ise 9,6 milyon olarak gerçekleşti. Geniş tanımlı işsiz sayısındaki artışın sebebi zamana bağlı eksik istihdam ve ümitsiz işsizler ile iş aramayıp çalışmaya hazır olanları, iş arayan ancak hemen çalışmaya başlayamayacak olanları kapsayan potansiyel işgücü sayısındaki artıştır. Âtıl işgücündeki yükselişin temel sebebi ise zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısında devasa artıştır.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Tekstil ve giyimde konkordato alarmı!

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye sanayisinin ve ihracatının lokomotif sektörlerinden tekstil ve hazır giyimde geçen yıl başlayan istihdam kaybı ve kapanmalar zirve yaptı. Bu yılın ilk çeyreğinde toplam konkordatoların yüzde 10’a yakını sadece tekstil sektöründen gerçekleşti. Söz konusu rakama giyim, halı ve iplik gibi diğer kategoriler de eklendiğinde oran yüzde 15’e kadar yükseldi. Öte yandan verilere göre geçen yıl en fazla konkordato ilan edilen sektörler sıralamasında ikinci sırada yer alan tekstil, bu yıl ilk sıraya yerleşti. Tekstil sektörünü inşaat, mobilya ve tarım izledi. En fazla konkordato riski taşıyan sektörler sıralamasında ise tekstil 195 şirket ile 2. sırada bulunuyor. Son olarak mart ayında Rof Tekstil için ifl as kararı verilirken, İmteks, CNC Tekstil, Durtaş Tekstil, Hazar Tekstil ve MSA Tekstil için de geçici mühlet kararı verildi. EKONOMİ’ye değerlendirme yapan tekstil ve hazır giyim sektörlerinin temsilcileri, ilk yarının sonuna kadar devam etmesi beklenen kapanma ve istihdam kayıplarının yılın son çeyreği itibarıyla dipten dönüş yapmasını bekliyor.

Öte yandan, Türkiye’nin en büyük odalarının konkordatoda alacakların firmaların değil kamu ve banka alacaklarını kapsaması konusunda çalışma yaptığını belirten iş insanları, aksi durumda domino etkisi ile konkordato rüzgarının yaşanacağını vurguladı.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre 2023 yılının tamamında tekstilde 646 şirket faaliyetlerine son verirken, 87 bin kişilik de istihdam çıkışı yaşandı. Giyimde ise kapanan şirket sayısı 2 bini aşarken, istihdam kaybı 111 bin olarak kayıtlara geçti. İki sektörde faaliyet gösteren şirket sayısı ise 64 binden ocak ayı itibarıyla 60 bin 249’a gerilerken istihdam kaybı da 200 bine yaklaştı. 2023 yılı sonunda 1 milyon 25 bin olan sektörün istihdamı, ocak ayında da erimeye devam etti ve 1 milyon 7 bin 547 oldu. Şubat ve mart aylarında yaşanan istihdam çıkışları ile birlikte bu rakamın 1 milyonun altına indiğini belirten sektör temsilcileri, ikinci yarıdaki toparlanma ile birlikte son çeyrekte istihdamda yeniden artışlarının yaşanacağını dile getirdi.

Takipteki krediler 876 milyon TL arttı

Gelişme sektörün takipteki kredi miktarında yaşanan artışta da kendini gösteriyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre geçen yıl ocak ayında tekstil ve tekstil ürünleri kategorisinde 5 milyar TL seviyesinde seyreden takipteki kredi miktarı, bu yıl şubat ayında yüzde 18,7 artışla 5 milyar 961 milyon TL’ye çıktı. Böylece 1 yıllık süreçte sektörde takipteki kredi miktarı 943 milyon TL arttı.

Kapasite kullanım oranları dipten döndü Merkez Bankası tarafından açıklanan kapasite kullanım oranları, bu yılın ocak ayında tekstilde yüzde 69,5 ile giyimde de yüzde 74,7 ile dip yapmıştı. Tekstil için söz konusu oran son 8 ayın, hazır giyim için de son 2,5 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçmişti. Ancak iki sektörde son iki ayda iyileşme emareleri gözlenmeye başladı. Mart ayı itibari ile tekstilde kapasite kullanım oranları yüzde 71,8’e çıkarken, giyimde ise söz konusu oran 75,4’e yükseldi. Bir başka önemli veri olan İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI Anketi ise önümüzdeki döneme dair olumlu bir tablo çizmiyor. Anketin 2024 Şubat ayı verilerine göre istihdamdaki en belirgin azalma, her ikisi aynı oranda olmak üzere giyim ve deri ürünleri ile tekstilde gerçekleşti. Şubat PMI verileri, Türk tekstil firmalarının yeni siparişlerinde ivme kaybının da sürdüğüne işaret etti. Düşüş Ocak ayına göre yavaşlasa da yüksek hızını korudu. Üretimdeki azalma hız kesmesine rağmen istihdamda daralma daha yüksek oranda gerçekleşti. Giyimde ise üretim PMI şubatta azalmaya devam etse de düşüş bir önceki aya göre hız kesti. Bu durum yeni siparişler için de söz konusu. İstihdam ve satın alma faaliyetleri azalmaya devam etti, ancak istihdamdaki gerileme son yedi ayın en düşük oranında gerçekleşti.

TOBB HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖR MECLİSİ BAŞKANI ŞEREF FAYAT:

Mali gücü olmayan firmalar devre dışı kalacak

TOBB Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, ihracat tarafında AB PMI endekslerinde bir miktar kımıldanmanın başladığını belirterek, “Son bir aydır Kızıldeniz’de yaşanan sorunlar ve markaların stoklarının azalması nedeni ile ihracatta çok fazla fi yat sorulan ve hatta orta-üst segmentte sipariş alınmaya başlanan bir döneme yavaş yavaş giriyoruz. İhracatta kur istenen seviyede olmasa da talepte bir gelişme başladı. Bu siparişler yılın ikinci yarısında bize fayda sağlayabilir noktaya geliyor” dedi. Ancak bu sürecin aynı zamanda mali gücü olmayan fi rmaların devre dışı kalacağı bir dönem olacağını anlatan Fayat, şöyle devam etti: “İçerdeki talebin daha da kısılacağını bildiğimiz için konkordato bacağındaki süreç devam edecek. İstihdam kayıpları da ilk yarı sonuna kadar devam eder. Konsolidasyon devam ediyor. Şu an fi rmalar maliyetine ve hatta zararına satış yapıyor. Fiyat artıramıyoruz. Ama orta ve üst segmentte sipariş almaya devam ettikçe önce zararın bittiği sonra da para kazanmaya başlayacağımız bir döneme gireceğiz” diye konuştu.

Yener KARADENİZ-Ekonomim

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.