Connect with us

GÜNCEL

Yabancı ülkelerden gelen aramalarda dolandırıcılık arttı

Türkiye’de yaygınlaşan ve birçok kişinin telefonuna gelen bu aramalara cevap verildiği takdirde neler olacağını anlatan Bilişim Uzmanı Alev Akkoyunlu, “İletişim devam ettiğinde, karşıdaki kişinin iş olanakları gibi cazip fikir ve tekliflerle geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda yaptığınız bir iş karşılığında kazanç sağlayacağınız vaadi ile kredi kartı bilgileriniz isteniyor. Kartınızın aktif olup olmadığını kontrol etmek amacıyla işlem yaptığınız durumlar için üç beş dolar para kartınıza gönderiliyor. Ardından, kartınızla yüklü miktarda alışveriş yapıp sizi dolandırabiliyorlar” dedi.

Yayınlanma:

|

Son birkaç haftadır çoğunlukla Senegal, Nijerya, Filipinler gibi ülkelerden olmak üzere Türkiye’deki birçok kişiye WhatsApp üzerinden arama ve mesaj gelmeye başladı. Bilişim uzmanı Alev Akkoyunlu, aramaların sebepleri, son zamanlarda sıklaşma nedenleri, ne amaca hizmet ettiği gibi merak edilen konularla ilgili DHA’ya konuştu.

“YABANCILARDAN GELEN BU ARAMALAR GENELLİKLE DOLANDIRMA AMAÇLI OLUYOR”  

Aramalardan kendisinin de muzdarip olduğunu belirten Akkoyunlu, “Son birkaç haftadan beri birçok insana bu arama ve mesajlar geliyor. Muhtemelen bir veri sızıntısı söz konusu oldu. Cep telefon numaralarımız başkaları tarafından ele geçirilmiş olduğu için üst üste bu şekilde arama ya da mesaj alıyor olabiliriz. Sadece Türkiye’de bu durumun olduğunu düşünmüyorum; dünya genelinde birçok kişi bu tarz arama ve mesajlar alıyor. Yabancılardan gelen bu aramalar genellikle dolandırma amaçlı oluyor. Beni arayan numaralara baktığımda aramaların Senegal, Nijerya, Filipinler gibi benimle alakası olmayan yerlerden geldiğini görüyorum. Aramaların yapıldığı numaralarda, genellikle albenili ve ilgi çekici birinin profil fotoğrafı kullanılıyor.  Sizi arayan ya da mesaj atan bir erkek olsa bile bu kişi, aramaya ve mesaja geri dönmenizi sağlamak için güzel bir kadının resmini kullanabiliyor. Diyalog devam ettirildiğinde ise karşıdaki kişinin iş olanakları, cazip fikir ve tekliflerle geldiğini görüyoruz. Bugün sadece İngilizce değil bazı çeviri uygulamaları kullanarak Türkçe mesajlar da atıldığını söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

“İŞLEM YAPTIĞINIZ DURUMLAR İÇİN ÜÇ BEŞ DOLAR PARA GÖNDERİLİYOR”

Akkoyunlu, Aramaları açan ya da mesajlara cevap veren kişilerin sonrasında nelerle karşılaşacağını da şöyle özetledi:

“Diyaloğun devamında size bir ödeme yapılacak vaadi ile kredi kartı bilgileriniz isteniyor. Bugün, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada ekonomik bir kriz var; birçok kişi kolay yoldan ve hızlı şekilde para kazanmak istiyor. Belirli bir iş ve uğraş karşılığında kazanç sağlayacağınız vaadi verildiğinde ise bu fikir bazı kişilere cazip gelebiliyor. Kredi kartı bilgileriniz verildikten sonra kartınızın aktif olup olmadığını kontrol etmek amacıyla işlem yaptığınız durumlar için üç beş dolar para gönderiliyor. Kontrol yapıldıktan sonra kartınızla, 3D ile alışveriş yapılamayan bir yerden yüklü miktarda alışveriş yapıp sizi dolandırabiliyorlar.”

“VERİLERİN FARKLI YOL VE YÖNTEMLERLE BAŞKA KİŞİLERİN ELİNE GEÇME OLASILIĞI ÇOK YÜKSEK”  

Son zamanlarda aramaların bu denli artması, kişisel verilerin korunup, korunmadığına dair soru işaretlerini de ortaya çıkardı. Verilerin birçok şekilde sızabileceğini söyleyen Akkoyunlu ise “Kişisel Verilerin Korunma Kanunu’na göre birçok kurumun verilerini koruması ve verinin içerden dışarıya sızıntısını engellemesi gerekiyor. Fakat bunu yapamayan kurumlar mevcut. Verileriniz, bir form ve dosyanın ele geçirilmesi ile çalınmış olabilir. Siz çok iyi önlemler almış olsanız dahi çalıştığınız kurum o önlemleri almamış bu yüzden herhangi bir sunucu üzerinde veri tabanında sızıntı yaşanmış olabilir, ya da bile isteye verileriniz alıp kasti bir şekilde kullanılması için üçüncü gruplara satan kişiler olabilir. Zamanında; bir market çalışanının, market için doldurulan form bilgilerini alıp bir sigorta şirketine satma teşebbüsü ile karşılaşmıştık. Bu tarz durumlarda spesifik olarak ‘şuradan gerçekleşen bir sızıntı’ diyerek aramaların sebeplerini bir duruma bağlamak olmaz. Verilerin çok farklı yol ve yöntemlerle başka kişilerin eline geçmiş olma olasılığı çok yüksek” ifadelerini kullandı.

“BİREYSEL ÖNLEM ALMAK VE BİREYSEL BİLİNÇ OLUŞTURMAK GEREKİYOR”  

Akkoyunlu, “Açık konuşmak gerekirse yabancı ülkelerden gelen bu aramalar, kısmi olarak oltalama diyebileceğimiz bir dolandırıcılık yöntemidir. Bugün, dış aramaların hepsi kapatılabilir ama yurt dışında arama yapması gereken ve iletişimlerini bu şekilde sağlayan birçok kişi de var. Örneğin ben, İngiltere’de yaşayan kız kardeşimle görüşmelerimizi WhatsApp üzerinden yapıyorum. Bu yüzden regülasyon yapılıp bir kanun ile hattın veya dışarıdan gelen aramaları tamamen kapatılması sağlıklı bir yöntem olmamakla olası bir durum da değil. Bu durumda, bireysel önlem almak ve bireysel bilinç oluşturmak gerekiyor. Her ne kadar ‘sadece bu yeterli değil’ desek bile bunu yapmaya mecburuz çünkü bugün dış aramaların tamamen kapatılması çok mümkün değil” dedi.

“AMAÇ, BİZİ CAZİP BİR İŞ, PARA KAZANMA TEKLİFİ İLE ELE GEÇİRMEKTİR”  

Aramalara karşı bireysel önlem alınmasının çok önemli olduğunu söyleyen Akkoyunlu, konuyla ilgili şu önerilerde bulundu:

“Öncelikle tanımadığımız, bilmediğimiz kişilerden gelen aramaları kabul etmeyip, mesajlara cevap vermeyelim. Rehberimizde olmayan hatta tanıdığımız kişilerden dahi gelen mesajlara dikkat edelim. Günümüzde, sosyal mecralarımız çalınabiliyor bu yüzden rehberimizde olan kişilerin dahi bu amaçla mesaj atma durumları olabilir. Bankalardan gelen link, işlem bilgileri, şifrelerinizi güncelleyin gibi mesajlar aldığınızda mutlaka 2 kere düşünüp öyle hareket etmeniz gerekiyor. Özellikle WhatsApp üzerinden gelen arama, çağrı ve mesajlardaki asıl amaç, bizi inanamayacağımız derecede cazip bir iş, para kazanma teklifi ile ele geçirmektir. Birisi ile bu tarz bir diyaloğun içine girdiğinizde mutlaka 2 kere düşünmeli ve kredi kartı, banka, kişisel verilerinizi paylaşmamamız gerekiyor. Sizi bu şekilde arayan, üst üste rahatsız eden kişileri uygulama üzerinden engelleyebilirsiniz. Ayrıca haber mecraları çok önemli bir rol oynuyor; bu tarz dolandırılma yöntemleri olduğu ne kadar çok ifşa edilir ve bilinçlendirilirse o kadar önüne geçinilebilir olur.”

“SADECE BİR KERE DEĞİL ÜST ÜSTE İKİ KERE ARADILAR”  

Kendisinin de uygulama üzerinden arandığını söyleyen Elif Ertaş, “İki kere yaşadım, ikisini de engelledim. Ayrıca, sadece bir kere değil üst üste iki kere aradılar. Bir bakıyorum Afrika ülkesi, bir bakıyorum bambaşka yerden arama geliyor ‘ne alaka’ dedim, oldukça garip geldi. Benim bilgilerimin Afrika’da ya da başka bir ülkede ne işi var? Aramalara hiç cevap vermeden numaraları engelledim, herkese de bunu öneririm. Aramalara cevap veren kişiler gördüm, karşı taraf Türkçe cevap veriyor. Buna herkesin dikkat etmesi gerekiyor” diye konuştu.

“GENELDE PARA KOPARMAYA ÇALIŞIYORLAR”  

Kerem Demir ise “Geçen sene benim başıma da böyle bir olay gelmişti. Yabancı bir numara satış ya da başka bir amaçla sizi arıyor. Ben internete ilan verdikten sonra aranmıştım. Genelde para koparmaya çalışıyorlar, kanmamak lazım ve hep tedbirli olmak lazım. Ben direkt engelledim” dedi.

“ARAMALARIN AÇILMAMASI GEREKTİĞİNİ BİLİYORUM”  

Başına böyle bir olay gelmediğini belirten Ramazan Okur da “Her gelen mesaja cevap vermemek lazım, verildiği zaman sonuçlarına katlanılıyor. Bunun çok tehlikeli olduğunu ve aramaların açılmaması gerektiğini biliyorum” şeklinde konuştu.

Okumaya devam et

GÜNCEL

34 ülkeye ihracat yapan Türk tekstil devi iflasın eşiğinde

Yayınlanma:

|

Yazan:

Bursa İnegöl’de 4000 metrekarelik tesis içinde faaliyet gösteren ve 34 ülkeye ihracat yapan Armes Home, ekonomik zorluklarla karşılaşarak konkordato ilan etti. 1985 yılında küçük bir dükkanda kurulan şirket, onlarca ülkeye ihracat yaparak büyüdü. Ancak, zorlu bir dönemden geçerek konkordato talebinde bulundu.

KESİN MÜHLETLE FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRECEK

Mahkeme şirkete 13 Nisan 2024 tarihine kadar konkordato kesin mühleti verdi. Armes Home, verilen kesin mühlet ile birlikte faaliyetlerini sürdürmeye devam edecek.

Konkordato Komiserliği yaptığı duyuru ile alacaklıları toplantıya davet etti.

Yayımlanan duyuruda şu ifadeler kullanıldı:

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/1287 Esas Sayılı Dosyası ile görülmekte olan Konkordato (Adi konkordatodan kaynaklanan İİK. 285 ila 308/h) davası nedeniyle Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğünün 87231 sicil numarası ile (Mersis No: 0080035883500011) kayıtlı bulunan, Yıldırım Vergi Dairesi Müdürlüğü 0800358835 vergi kimlik numaralı Armes Ev Tekstili San. Ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirkete ve Yıldırım Vergi dairesi mükellefi Vergi. NO: 6770025457) nolu İbrahim Özdemir, Özgür Özdemir, Uğur Özdemir’e, 2004 sayılı 287.maddesi uyarınca, 13.04.2023 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile konkordato kesin mühleti verilmiş, kesin mühlet kararıyla birlikte, S.M.Mali Müşavir Nesrin Beşe ve Finans Uzmanı Melih Ece Konkordato Komiserleri olarak görevlendirilmiştir.

Konkordato mühleti içerisinde alacaklılar toplantısının yapılmasına kadar Kanunda öngörülen tüm işlemlerin heyetimizce gerçekleştirilmesini müteakip alacaklılar toplantısı hazırlık işlemlerine başlandığını ve bu çerçevede yukarıda anılan davacıların konkordato teklifini müzakere etmek üzere 28.02.2024 tarihinde Çarşamba günü “Kazım Karabekir Mah. Koyuncu Sok. No:1 Yıldırım/BURSA (Şirket Merkezi)” adresinde alacaklılar toplantısı gerçekleştirilmesine; Armes Ev Tekstili San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve İbrahim Özdemir için adi alacaklılarla saat 10:30 Armes Ev Tekstili San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve İbrahim Özdemir için rehinli alacaklılarla saat 11:00 ve Ortaklar Özgür Özdemir, Uğur Özdemir için 11:15 de toplantı yapılmasına karar verilmiştir.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Prof. Dr. BORATAV: Arjantin’de Neo-faşizm: Javier Milei

Askerî faşizmin mirasını ilkel/kaba neoliberalizmle kaynaştırmaya çalışıyor. Bu neo-faşist sentezin Arjantin’de tutması güç görünüyor.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Arjantin’de Kasım 2023 seçimlerinde sol-Peronist iktidar değişti. Önem taşıyor; gözden geçirelim.

Başka özellikleri bir yana, Arjantin dış borç krizleri ile ün yapmış bir ülkedir. Türkiye ile de benzerlikleri çoktur. İki ülkeye de neoliberalizmi 1980’li yıllarda askerî rejimler getirmişti. İktidarlar sivilleştikten sonra neoliberalizmin krizleri ile tanıştılar. Bu yüzyılın başındaki sert bunalımlar Arjantin’e 15 yıllık sol-Peronist, Türkiye’ye bugünkü İslamcı iktidarları getirdi.

2024’e geldiğimizde Arjantin ve Türkiye enflasyonla cebelleşmektedir. İki ülkenin ekonomik büyüklüğü başa baş; Arjantin nüfusu Türkiye’nin yarısıdır. Birlikte “kırılgan yükselen ekonomiler” arasında yer almaktayız.

Javier Milei: Neo-faşist bir siyasetçi

Haber kanallarında “tuhaf” davranışları ile dikkatimizi çeken Javier Milei Kasım 2023 seçimini kazandı, Arjantin cumhurbaşkanı oldu.

Milei, TV programlarında renkli, kavgacı bir iktisatçı olarak ün yapmaktaydı. Siyasete 2021’de katıldı. Söylemine, programına bakarsak Latin Amerika’da seçimle iktidara gelen neo-faşist liderlerden biri olacaktır. Peru’dan Fujimori’yi, Brezilya’dan Bolsonaro’yu andırıyor. Siyasal platformunda “anti-komünizm” bayraktarlığı öne çıkıyor. Arjantin’in kanlı askerî darbe dönemlerini yüceltiyor.

Milei, seçim kampanyasında “uçuk-kaçık” ekonomik sloganlara ağırlık verdi. Devlet müdahaleleri ile beslenen “klanlara” saldırdı. Gerçekte ise ayrıcalıklı sermaye çevrelerini değil, güçlü sendikaların sağladığı yüksek ücretleri, enflasyona karşı Peronist yardımlardan yararlananları hedeflemektedir: “Sosyal adalet nedir? Bir kişinin emek ürününü alıp bir başkasına vermektir; yani hırsızlıktır. İncil’deki On Emir’e aykırıdır” (Mark Weisbrot, CEPR, 17 Kasım 2023 ).

İktisat programı, neoliberalizmin ödünsüz, özgün sağ ucunda yer almaktadır. Neoliberallerin anti-komünizm saplantısının kaynağında Hayek’in Kölelik Yolu kitabı yer alır. 1944 tarihli kitap, özünde, “kolektivist” (Sovyet-tipi) planlamaya karşı bir polemiktir. Takipçileri o tezleri 1980’li yılların dünyasına taşıdı.

Anti-komünizm ile özgün neoliberalizmin bileşkesi, çevre ülkelerinde önce Şili’de, sonra Arjantin’de askerî rejimler içinde uygulandı. Türkiye de fazla gecikmedi; bu bileşkeyi 12 Eylül rejiminde yaşadı. Ekonomik söylemini de Turgut Özal’dan dinledik. O tarihte “özel sektör” yerine “hür teşebbüs” diyen Özal’cı çevreler Hayek’in fanatizmini de yansıtmaktaydı.

2000 sonrasında IMF ve DB, kaba neoliberalizmi yoksulluk gündemi ile “sulandırdı”. Milei, Arjantin’de “aslına dönmek” taraftarıdır.

‘Uçuk-kaçık sloganlar’ ile kazanılan seçim…

Ekim 2023 başkanlık seçiminde, Peronist hükümetin ekonomi bakanı Sergio Massa yüzde 37, Milei yüzde 30’luk oyla ikinci tura kaldılar.

Seçim kampanyasında Milei yukarıda değindiğim uçuk-kaçık ekonomik sloganları bir testere ile kürsüye çıkarak tekrarlıyor; bakanlıkların yarısını kapatacağını, “devlet müdahalelerini sıfırlayacağını” ilan ediyordu.

Bu önlemlere iddialı bir ekonomik program da eklemekteydi: Merkez Bankası kapatılacak; peso yerine ABD doları resmî para olacaktır.

1990’lı yıllarda Arjantin, IMF gözetiminde 1 dolar = 1 peso kuruna dayanan ve Merkez Bankası’nı bir Para Kurulu’na dönüştüren bir istikrar programı uygulamıştı. “Yarı-dolarlaşma” programı 2001’de iflas etti; bir yılda dört başkanı eskitti; ağır bir dış borç krizi ve on beş yıllık Peronist iktidarlar dönemi ile sonuçlandı. Milei, bu programı, “tamamen dolarlaşma” biçiminde hortlatmayı önerdi.

Ham petrol ihracatçısı Ekvador’da bir benzeri uygulanmaktadır. Öneri ciddiye alındı. Uluslararası iktisat çevrelerinden 100’ü aşkın imzalı bir bildiri, programın risklerine dikkat çekti (Guardian, 8 Kasım 2023).

Önceki Arjantin programının 20 yıl önceki ağır sonuçları toplumsal bellekte yer alıyor mu? Bugünkü seçmen tabanında nasıl algılanmaktadır? Milei bu sorular üzerinden bir kumar oynadı. Rakibi Massa ise, sosyal yardımlar ve fiyat denetimleri sayesinde enflasyona karşı bir güvence kalkanı sağlamaktaydı; buna güvendi.

Başkanlık seçiminin Kasım’daki ikinci turu sürprizle sonuçlandı. Milei’nin kumarı tuttu; aleyhindeki yedi puanlık fark kapandı; fazlası da sağlandı: 8 puan oy fazlasıyla başkan seçildi.

Şok tedavisi ve sonrası

Milei’nin ekonomi programının uygulanması, bir şok tedavisi ile başladı.

Yeni cumhurbaşkanı, enerji ve toplu taşıma (otobüs, metro) ulaşımında uygulanan Hazine sübvansiyonlarını derhal kaldırdı. Arjantin peso’sunun yüzde 50 oranında devalüasyonunu kararlaştırıldı. Tüm kamu altyapı ihalelerinin durdurulduğu ilan edildi.

Bu kararlara yeni bir güvenlik protokolü refakat etti. Enflasyonu besleyen ilk önlemlere tepkiler öngörüldüğü için… Kentlerdeki toplu yürüyüşlerde trafik engellenmesi, barikatlar yasaklanacak; para cezası uygulanacaktır. Protokol, Genel İşçi Konfederasyonu’nun ilan ettiği genel grevin sokaklara taşmasını engelleyemedi.

20 Aralık tarihli bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ise, iç piyasalarda bir dizi “serbestleştirme” ve şirket teşvikleri içeriyordu: Yabancılara gayri menkul satışı serbestleşmektedir. Kira sınırlamaları ve kayıt-dışı istihdama uygulanan yaptırımlar kaldırılmaktadır. Grev uygulamaları sınırlanmakta; sendika aidatı toplanmasında işveren yükümlülükleri tırpanlanmaktadır. Bazıları “yasal düzenleme gerekli olduğu” için mahkemelerce engellendi.

Kararname, kamu işletmelerini anonim şirketlere dönüştürülmesini öngörüyor; Arjantin Havayolları’nın öncelikle özelleştirmesini hedefliyor. Temel tüketim ürünlerinde fiyat artışlarını frenlemek için süpermarketlere, şirketlere uygulanan denetimlere son veriliyor.

21 Aralık’ta “Arjantin ekonomisinin yeniden yapılandırması” başlıklı Torba Kanun taslağı parlamentoya sunuldu. Milei’nin beş yıllık programının çerçevesini içermektedir.

Ayrıntılara değinemem. Emeklilik aylıklarında otomatik artışların önlenmesi dikkatimi çekti. “Enflasyon farkı ödemelerini kaldıran” bu düzenlemeye Mehmet Şimşek’in de taraftar olduğunu hatırlattığı için… Torba Kanun taslağındaki en önemli madde, Cumhurbaşkanı’na vergileme, emeklilik, enerji, güvenlik gibi alanlarda 2027’ye kadar geniş (kanun hükmünde) yetkiler vermektedir (Telesur, 21 Aralık 2023).

Umulan sonuç çıkmadı. Milei’nin partisi LLA, 257 üyeli parlamentoda 38 temsilci ile açık-ara azınlıktadır. Meclis Komisyonu taslağı görüştü; Genel Kurul’a aktardı. Taslağın görüşülmesi 109 muhalife karşı 144 oyla kabul edildi. Maddelerin görüşülmesine geçildiğinde sağcı partilerle sağlanan anlaşma uygulanmadı. Önemli değişiklikler yapılmaya başlandı. Milei “ihanete uğradığı” iddiasıyla Torba Kanun taslağını tümüyle parlamentodan çekti (Financial Times, 7 Şubat 2024).

Yeni bir uzlaşma uzaktadır. Milei, parlamento engellediği takdirde bağlayıcı olmayan bir referandum ile “muhalifleri halka şikâyet edeceğini” açıklamıştı (Buenos Aires Herald, 9 Ocak 2024). Etkili olacağı şüphelidir.

‘Tam dolarlaşma’ erteleniyor…

Seçim kampanyası başlarken Milei, ekonomiyi tamamen dolarlaştırma tasarımını ciddiye aldığını gösteren işaretler vermişti. 1990’lı yıllardaki yarı-dolarlaşma programının mimarı olan Domingo Cavallo, ekonomi takımına danışman olarak girmişti. Bu konuda ciddi çalışmaları olan Emilio Ocampo da Merkez Bankası’nın bir sonraki başkanı olarak tanıtılmıştı.

Bu konuda bir önceki neoliberal başkan Macri’nin devreye girdiği anlaşılıyor. Kampanya sırasında Milei ile görüşerek ekonomi programındaki “sivri öğeleri yumuşatma” uyarısında bulunduğu açıklanıyor (J.C. Ferre, NACLA, 24 Ocak).

Başkanlığı kesinleştikten sonra Milei de dolarlaşma tasarımını erteleme işaretleri verdi: “Arjantin ekonomisinin dolarlaşması uzun bir sürecin son aşamasıdır; bu yıl tamamlanması beklenemez” (Bloomberg, 6.2.2024).

Milei hükümeti kurarken dolarlaşma taraftarı Ocampo’ya merkez bankası başkanlığını önermiş; ama “acele etmeye gerek yok” diye de uyararak… Ocampo’nun da “ben merkez bankasını kapatmak için başkanlığı üstlenecektim; yönetmek için değil…” tepkisiyle görevi kabul etmediğini öğreniyoruz (Peter Koenig, Global Research, 3 Aralık 2023).

***

Javier Milei, enflasyon ortamında siyaset sahnesine hem uçuk-kaçık sloganlarla, hem de iddialı bir ekonomik programla çıkarak başkan seçildi. Askerî faşizmin mirasını ilkel/kaba neoliberalizmle kaynaştırmaya çalışıyor. Bu neo-faşist sentezin Arjantin’de tutması güç görünüyor.

İzlenmesi gerekiyor…

Prof. Dr. Korkut BORATAV. sol.org.tr

Okumaya devam et

GÜNCEL

Gözler 33 ayın dibine gerileyecek FED’in favori enflasyon göstergesi PCE’de

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türk mali piyasalarında -özellikle de hisse senetlerinde- son günlerde satış baskısının hâkim olduğunu görüyoruz. Hafta başı kaleme aldığımız bültenimizde, psikolojik olarak endeksin 3 dolar seviyesine gelmesi, yüklü halka arzların sistemden para çıkışına neden olması (yeni kaynak girişinin eksikliği) ve belki de Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kararnamesinde yer alan 37 düzenleme için iptal kararı vermesinin getirdiği kombine etki ile ana endeks son 2 günde %3,3 geriledi.

Türk mali piyasaları denince en hareketli olan piyasa olarak hisse senetlerine işaret etsek de, alternatif piyasalarda havanın sakin olduğunu görüyoruz. USDTRY kuru kamu otoritesinin kontrolünde her gün bir adım daha yukarıya sloganı ile 31,20 seviyesini de devrirken, 5 yıl vadeli CDS risk primi neredeyse son 3 yılın en düşük seviyesi olan 285 baz puandan işlem görüyor. Tahvil faizleri ise göreceli sakin bir seyir kaydetti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan verilere göre, Ocak 2024 dönemine ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %3,5 artarak 19,99 milyar dolar olurken, ithalat ise %22 azalarak 26,22 milyar dolar. Bu sonuçlarla dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %56,4 azalışla 14,3 milyar dolar düzeyiden 6,23 milyar dolar seviyesine geriledi. Her ne kadar dış ticaret açığında -uygulanan rasyonel politikalarla- azalma olsa da, aylık olarak yaklaşık 6 milyar dolar açığın yıllık karşılığı 72 milyar dolar açık seviyesine denk gelerek GSYIH’nın içinde önemli bir yer tutuyor. Açığın daha da daralması için talebin de biraz daha soğuması gerekiyor.

ABD’de bugün açıklanacak FED’in favori enflasyon göstergesi olan PCE verisi öncesinde dün küresel piyasalarda -veri akışının da sakin olmasını yardımı ile- fiyat boylarının kısaldığını gördük. Reuters anketine göre Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisinde yıllık artış oranının %2,8 ile Nisan 2021’den bu yana (neredeyse son 3 yılın) en düşük düzeyinde gelmesi bekleniyor.

Hatırlanacağı üzere, yılbaşında, piyasalar, FED’in faiz indirimlerine Mart ayında başlamasını beklerken, son dönemde gelen güçlü veriler ardından beklenti Haziran ayına ertelendi. Yılbaşında toplam 150 baz puan seviyesine yükselen faiz indirim fiyatlamasının (abartılı olduğunu söylemiştik) yerini 75 baz puan faiz indirimine (3 x 25 baz puan) terk ettiğini bir kez daha not edelim.

ABD borsaları, FED’in bundan sonra faiz görünümüne ya da yol haritasına ışık tutacak önemde PCE verisi öncesinde dün akşam hafif de olsa gerilerken, son dönemde şaha kalkan teknoloji hisseleri satış baskısında ön planda kaldı. Piyasalara yön teşkil eden ABD’nin 10 yıllık tahvil faiz getirisinin %4,25 – 4,30 bandında salınmasına paralel altının da ons fiyatı 2,035 dolar seviyesinde sakin bir seyir izlemeye devam ederken, USDTRY kurunda yaşanan yükselişe paralel gram altın TL bazında 2,042 seviyesine yükselerek her gün rekorunu bir adım daha yukarıya taşımaya devam etti.

Bitcoin artış devam ediyor

Direnişin parası Bitcoin’in 57,500 dolar seviyesindeki 3. hedefimize de ulaşması ardından dün akşam bir ara 64bin dolar seviyesine kadar yükseliş kaydetti. Akabinde, kripto para borsası Coinbase, çok sayıda kullanıcının bakiyesini $0 olarak göstermesi ardından yaşanan panikle kısa bir süre içinde 4bin dolar geriledi. Coinbase, “varlıklarınız güvende” olduğunu ve sorunu araştırdıklarını belirten bir açıklama yapması ardından tekrar 62,500 dolar seviyesine toparlandığını gördük. 3 yılı aşkın bir sürenin en büyük aylık kazancına imza atmaya hazırlanan bitcoinin gözünü tüm zamanların zirvesine ($69bin) diktiğini düşünüyoruz. Akabinde, keşfedilmemiş sularda ne kadar mesafe kat edeceğini teknik bir bakış açısıyla paylaşacağız.

Yeni gün başlangıcında, PCE verisi öncesinde Asya piyasalarının yön bulmakta zorlandığını görüyoruz. Japonya borsası zirve seviyelerde kâr satışları ile karşı karşıya kalırken, Çin ve Hong Kong cephesinde ise alıcı bir seyir görüyoruz. Japonya’nın ocak ayı fabrika üretimi son 4 yılın en hızlı düşüşüne işaret etmesi de geçen yılın sonlarında resesyona giren bir ekonominin kırılganlığıyla ilgili endişeleri artırdı.

ABD Kongresi’ndeki Demokrat ve Cumhuriyetçi liderler Çarşamba günü, 30 Eylül’de sona erecek mali yıl için çeşitli federal programları finanse eden 12 yıllık yasa tasarısının ilerletilmesi konusunda anlaşmaya vardıklarını ve ayrıca Cumartesi günkü hükümet kapanmalarını da önleyebileceklerini duyurdular.

Her ne kadar gözler PCE verisinde olsa da, TÜİK TSİ 10.00’da 4Ç23 dönemi GSYIH büyümesini açıklayacak. Anketlere göre yıllık büyüme oranının %3,5 olması ancak önceki çeyreğe göre ekonominin bir miktar da olsa daralması bekleniyor. Her hafta Perşembe günü olduğu üzere Türkiye’de TCMB ve BDDK’nın bültenlerini dikkatli bir şekilde irdeleyeceğiz. Seçim ekonomisinin başlaması ve buna bağlı olarak sermaye girişinin zayıflaması ve döviz talebinin artmasının yanı sıra dış açığın da yüksek olduğu mevsime girilmesinin yardımı ile TCMB’nin net rezervlerinde yaşanan yılbaşı sonrası erimenin ne kadar arttığına bakacağız. Almanya enflasyonu da göz ucuyla da olsa takip edilecektir.

Bugün 29 Şubat…. Bir astronomik yıl yaklaşık olarak 365.242 gün olmasına rağmen normal bir takvim yılı 365 gündür. 4 yılda bir 366 güne çıkan bir yıl 12’ye tam olarak bölünemediği için bazı ayların 30 bazılarının ise 31 çekmesine karar verilir. Julyen takviminde Şubat ayı yılın son ayıdır. İngilizce’de ”July” olarak bilinen Temmuz ayı, Julius Caesar’ın adını taşır ve 31 gün sürer.

>PCE

1709184037deec9add78b60aba2b539805a59316c3_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.