Connect with us

BANKA HABERLERİ

Yerli Sermayeli Bankaya ŞOK : Şube Müdürü MOBBING cezası aldı

İlklerin bankası olarak kendini lanse eden yerli sermayeli büyük banka bir ilke daha imza attı. Banka tarihinde ilk defa Şube Müdürüne açılan şahsi Mobbing davası Müdür aleyhine sonuçlandı ve “mobbing nedeni ile manevi tazminat” ödemeye mahkum edildi. Banka Üst Yönetimin şube müdürü ile ilgili kararı bekleniyor.

Yayınlanma:

|

İnsan Kaynaklarından sorumlu GMY TV – TV dolaşıp, “Personeli ne güzel motive edip, şevk ile çalıştırıp yeni bir KÜLTÜR oluşturduklarını” anlatırken sahada işlerin TV’lerde gösterildiği gibi olmadığı ortaya çıktı.

Bir sanayici ailenin ana hissedar olduğu Büyük Yerli Sermayeli bankanın Eski Muğla – Yeni Fethiye Müdürü K.A.C.‘ye Muğla Şubesinde birlikte çalıştığı Bireyselden sorumlu Yeşim K. tarafından 2019 yılında açılan “MOBBİNG Davası” 05.0.2021 tarihinde onaylanarak sonuçlandı. Yerli Sermayeli Bankanın ilk defa bir Şube Müdürü MOBBİNG nedeni ile kişisel ceza aldı. Dava müdür K.A.C.’ye açıldığı için para manevi tazminat olan 10.000.-TL cezayı da Şube Müdürü ödeyecek.

Şube Müdürüne açılan Mobbing Davasının özeti  

13 yıl süre ile Yerli Sermayeli bankada çalışan Yeşim K. 2013-2019 arası Bankanın Muğla Şubesinde görev yaptı. Sorunlar 2017 yılında Bodrum Şube Müdür olan K.A.C.’nin Muğla Şubesine Müdür olarak atanması ile başladı. Yeşim K. anlam veremediği şekilde MOBBİNG’e maruz kalmaya başlıyor. Baskıları azaltmak için Bankanın resmi Sendikası olan BANKSİS‘in  Muğla Şube temsilciliğine seçilmesi de mobbingi azaltmadığı gibi artarak devam etmesine neden oluyor. Zira o yıllarda banka sendikayı saf dışı bırakmak için “hukuksuz ve yasak olmasına” rağmen Müdürlere personelin sendikadan ayrılmaları için baskı yapıldığı gibi İK’dan telefon ile personellerin aranıp sendika üyeliğinden çıkmaları için ayrı bir mobbing uyguladığı yıllar aynı zamanda. Banka, “Sendikanın gerekli üye adetine sahip olmadığı için çalışanları temsil edemeyeceği” gerekçesi ile açtığı davanın görüldüğü ve sendikanın kazandığı dava yılları aynı zamanda.

Mobbing belirtileri; şubede personeller arasında ayrımcılık yapma, dışlama, işleyişten haberdar etmeme ve irtibatı kesme, personel şubede yokmuş gibi davranma, toplantılarda tersleme, küçük düşürücü tavırlar alma, çalışma hayatında hiç savunması dahi alınmamış personel üzerinde uydurma baskı yapma, uyarı yazılar gönderme, seviyesiz kurumsal olmayan mail – mesaj trafiği; siciline olumlu performans yönünden hiç katkı sağlamama, hedeflemede ayrımcılık yapma o noktaya geldi ki yıllardır severek yaptığı işi sürdürebilmek için psikolojik destek almak ve ilaçlar kullanmak zorunda kalıyor. Şube içinde dışlama, diğer pazarlamacıların müşteri ziyaretlerine eşlik ederken Yeşim K.nın müşterilerine gitmeme, müşteri ayrımı yapma işler o kadar çekilmez hale geliyor ki 2019 Mart ayında baskılar yetmiyormuş gibi düşük performans gerekçe gösterilerek işine son veriliyor. Oysa yasa diyor ki “önce personeli kazanmaya çalışacaksın, eğitimler ile eksiklerini tamamlayacaksın” hiçbiri yapılmıyor tabi ki.

Banka o kadar Kurumsal ki 13 yıl sonra personelin performansının düşük olduğunu anlıyor

Banka o kadar kurumsal ki 13 yıl sonra personelinin Performansının düşük olduğunu anlıyor. Bu veri bile başlı başına işin kurmaca olduğunun kanıtı aslında. Aslında Sendika Temsilcisi olması özellikle hedef haine getirirken sendikanın çıkarma karşısında sessiz kalması ayrı sorgulanması gereken bir konu.  Sistematik, baskı ve mobbing karşısında banka Teftiş Kurulu ve Üst Yönetim hakkında 10’larca şikayet olan K.A.C.’ye tepki göstermeyerek yaptığı mobbing uygulamalarını aslında üstü kapalı kabul etmiş ve desteklemiş oldular. Zira K.A.C.’ni çalıştığı Bodrum, Muğla, Fethiye gibi şubelerden sayısız şikayetler medyaya dahi yansımış durumda.

Çare Dava : Tabi Yeşim K. yapılanları sineye çekmeyerek işi yargıya taşıyor. Şube müdürü K.A.C. banka üst yönetimin de desteğini alarak kendinden emin mahkeme huzurunda yapılan mobbing uygulamaları İNKAR ediyor. Yaptıklarını, söylediklerini delikanlıca savunamıyor yani. Kendisine yönetilen tüm yaptıklarını inkar ediyor. Hatta o kadar çaresiz kalıyorlar ki mobbing’in zaman aşımına uğradığını dahi iddia etmeleri dava kayıtlarına geçiyor.  “Geçti Gitti” mantığı yani. Uyarıların performans düşüklüğü nedeni ile  verildiği belirtiliyor ama performansı geliştirici, personeli kazanmak için neler yaptığını anlatamıyor, yok çünkü. 13 yıldır performansı yeterli olan personel bir anda düşük performans gösteriyor yani. İddialar soyut ve afaki olarak savunma yapma acizliği içine düşülüyor. Bankanın Sendika ile ilgili baskı yapmadığı yalanı bile dillendiriliyor. Yeşim K.’nın Sendika Temsilciliği nedeni ile işten çıkarıldığına yönelik dava ise devam ediyor. Bu dava sonucu ile Sendika davasında da eli güçlenmiş durumda.

Mahkeme Kararı : MOBBİNG gerçekleşmiş     

Dosyayı değerlendiren Mahkeme Şube Müdürüne tokat gibi bir gerekçe ile 10.000.-TL artı masraflar olmak üzere “uyguladığı mobbing nedeniylemanevi tazminat” olarak para cezasına mahkum etti.

T.C. Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/255 Esas, 2020/490 nolu Karar Gerekçesinde ise yapılanlara tokat gibi cevaplar var:

Mobbing ( bezdirme / yıldırma )’nın varlığı için  kişilik haklarının ağır şeklinde ihlaline gerek olmadığı gibi kişilik haklarına yönelik haksızlığın yeterli olduğu ayrıca mobbing iddialarda şüpheden uzak kesin deliller aranmayacağı haksızlığı yeterli olduğu, Yargıtay İçtihatları ile de kesinleştiği belirtiliyor.

Mahkeme Mobbing tanımını da yaparak : “Aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin, bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum ve davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli bir şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalarına mobbing denilir” ifadesine yer verdi.

Yerli Sermayeli Bankada bir ilk    

Bir şube müdürüne “mobbing nedeni ile manevi tazminat” davası açılıp da cezaya tabi tutulması banka tarihinde bir ilk ve kırılma noktasını teşkil ediyor. Zira banka üst yönetimi müdürlere sürekli biz bankayız, büyüğüz, kimse dokunamaz gibi telkinlerde bulunup mobbing ortamını hazırlarken bu ve benzer cezalar kısmen işin o kadar kolay olmayacağının da kanıtı aynı zamanda. Cezayı yiyen şube müdürleri cepleri yanacağı için kısmen “niçin bu kadar baskı yapıyorum moduna” ister istemez girecektir. Sonuçta bedelini öder mobbing yaparım derler ise o başka. Sonuçlarına katlanırsan personelin kafasına klasör de atarsın körfez sermayeli bankada olduğu gibi.

Cezayı banka karşılar ise takip edeceğimizi belirtelim

Söz konusu para cezası şube müdürü şahsına K.A.C.’ye kesildi, dolayısı ile tazminat ve avukatlık masraflarını kendisi karşılayacak. Kişisel hatasının bedelini ödeyecek yani. Hal böyle iken bu cezayı banka bünyesinden karşılamaya kalkarlar ise bu sayfalardan yazmaya çekinmeyeceğiz. Zira bu durumda banka “ey müdürler istediğiniz kadar baskı, mobbing yapın cezaları biz karşılarız” anlamına gelir ki böyle bir durumda bankanın kurumsal olarak da ceza alması gündeme gelir. Ayrıca, cezayı banka karşılar ise bankada mobbingin kurumsal ve sistematik halde olduğu da kanıtlanmış olur. Öyle bir hata yapacaklarını sanmıyoruz ama uyarmadan da edemiyoruz. Bu arada banka iç kontrol ve Teftiş de Müdür’ün yemek faturalarını kontrol etsin ki cezayı dolaylı olarak bankaya ödettirmesin.    

Banka eski Muğla yeni Fethiye Müdürünün arkasında duracak mı?

Eski Muğla, şimdiki Fethiye müdürü olan K.A.C.‘nin “mobbing nedeniyle manevi tazminat” cezasının mahkeme tarafından onaylanması aynı zamanda K.A.C.‘nin Disiplin Suçu işlediğini bankanın MARKA değerine uygun davranmadığının da kanıtı. Bu durumda bankanın “basiretsiz yönetici” olarak K.A.C.’nin iş sözleşmesini sonlandırarak, Tazminatsız atması gündeme gelmiş durumda. Zira, disiplin suçları işten çıkarma yasaklarına tabi değil. Bankanın Mobbingçi K.A.C.‘nin mahkemece onaylanmış kararına karar gerekçesinde “mobbing nedeniyle manevi tazminat” diye açık açık yazmasına rağmen çalışmaya devam mı edeceği, Tazminatsız kovacak mı onu da önümüzdeki günlerde görüp takip etmeye devam edeceğiz.

SONUÇ : Bu dava İnsanı yok sayıp paradan başka gözü bir şey görmeyen banka yöneticilerine bir ders olsun. “Bu daha başlangıç” diyelim. Hiç kimse, “Mobbingçi banka müdür bu işte” konumuna düşmek istemez; bazı yöneticilerin kendilerine format atma zamanı geldi gibi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.