Connect with us

BANKA HABERLERİ

Yerli Sermayeli Bankaya ŞOK : Şube Müdürü MOBBING cezası aldı

İlklerin bankası olarak kendini lanse eden yerli sermayeli büyük banka bir ilke daha imza attı. Banka tarihinde ilk defa Şube Müdürüne açılan şahsi Mobbing davası Müdür aleyhine sonuçlandı ve “mobbing nedeni ile manevi tazminat” ödemeye mahkum edildi. Banka Üst Yönetimin şube müdürü ile ilgili kararı bekleniyor.

Yayınlanma:

|

İnsan Kaynaklarından sorumlu GMY TV – TV dolaşıp, “Personeli ne güzel motive edip, şevk ile çalıştırıp yeni bir KÜLTÜR oluşturduklarını” anlatırken sahada işlerin TV’lerde gösterildiği gibi olmadığı ortaya çıktı.

Bir sanayici ailenin ana hissedar olduğu Büyük Yerli Sermayeli bankanın Eski Muğla – Yeni Fethiye Müdürü K.A.C.‘ye Muğla Şubesinde birlikte çalıştığı Bireyselden sorumlu Yeşim K. tarafından 2019 yılında açılan “MOBBİNG Davası” 05.0.2021 tarihinde onaylanarak sonuçlandı. Yerli Sermayeli Bankanın ilk defa bir Şube Müdürü MOBBİNG nedeni ile kişisel ceza aldı. Dava müdür K.A.C.’ye açıldığı için para manevi tazminat olan 10.000.-TL cezayı da Şube Müdürü ödeyecek.

Şube Müdürüne açılan Mobbing Davasının özeti  

13 yıl süre ile Yerli Sermayeli bankada çalışan Yeşim K. 2013-2019 arası Bankanın Muğla Şubesinde görev yaptı. Sorunlar 2017 yılında Bodrum Şube Müdür olan K.A.C.’nin Muğla Şubesine Müdür olarak atanması ile başladı. Yeşim K. anlam veremediği şekilde MOBBİNG’e maruz kalmaya başlıyor. Baskıları azaltmak için Bankanın resmi Sendikası olan BANKSİS‘in  Muğla Şube temsilciliğine seçilmesi de mobbingi azaltmadığı gibi artarak devam etmesine neden oluyor. Zira o yıllarda banka sendikayı saf dışı bırakmak için “hukuksuz ve yasak olmasına” rağmen Müdürlere personelin sendikadan ayrılmaları için baskı yapıldığı gibi İK’dan telefon ile personellerin aranıp sendika üyeliğinden çıkmaları için ayrı bir mobbing uyguladığı yıllar aynı zamanda. Banka, “Sendikanın gerekli üye adetine sahip olmadığı için çalışanları temsil edemeyeceği” gerekçesi ile açtığı davanın görüldüğü ve sendikanın kazandığı dava yılları aynı zamanda.

Mobbing belirtileri; şubede personeller arasında ayrımcılık yapma, dışlama, işleyişten haberdar etmeme ve irtibatı kesme, personel şubede yokmuş gibi davranma, toplantılarda tersleme, küçük düşürücü tavırlar alma, çalışma hayatında hiç savunması dahi alınmamış personel üzerinde uydurma baskı yapma, uyarı yazılar gönderme, seviyesiz kurumsal olmayan mail – mesaj trafiği; siciline olumlu performans yönünden hiç katkı sağlamama, hedeflemede ayrımcılık yapma o noktaya geldi ki yıllardır severek yaptığı işi sürdürebilmek için psikolojik destek almak ve ilaçlar kullanmak zorunda kalıyor. Şube içinde dışlama, diğer pazarlamacıların müşteri ziyaretlerine eşlik ederken Yeşim K.nın müşterilerine gitmeme, müşteri ayrımı yapma işler o kadar çekilmez hale geliyor ki 2019 Mart ayında baskılar yetmiyormuş gibi düşük performans gerekçe gösterilerek işine son veriliyor. Oysa yasa diyor ki “önce personeli kazanmaya çalışacaksın, eğitimler ile eksiklerini tamamlayacaksın” hiçbiri yapılmıyor tabi ki.

Banka o kadar Kurumsal ki 13 yıl sonra personelin performansının düşük olduğunu anlıyor

Banka o kadar kurumsal ki 13 yıl sonra personelinin Performansının düşük olduğunu anlıyor. Bu veri bile başlı başına işin kurmaca olduğunun kanıtı aslında. Aslında Sendika Temsilcisi olması özellikle hedef haine getirirken sendikanın çıkarma karşısında sessiz kalması ayrı sorgulanması gereken bir konu.  Sistematik, baskı ve mobbing karşısında banka Teftiş Kurulu ve Üst Yönetim hakkında 10’larca şikayet olan K.A.C.’ye tepki göstermeyerek yaptığı mobbing uygulamalarını aslında üstü kapalı kabul etmiş ve desteklemiş oldular. Zira K.A.C.’ni çalıştığı Bodrum, Muğla, Fethiye gibi şubelerden sayısız şikayetler medyaya dahi yansımış durumda.

Çare Dava : Tabi Yeşim K. yapılanları sineye çekmeyerek işi yargıya taşıyor. Şube müdürü K.A.C. banka üst yönetimin de desteğini alarak kendinden emin mahkeme huzurunda yapılan mobbing uygulamaları İNKAR ediyor. Yaptıklarını, söylediklerini delikanlıca savunamıyor yani. Kendisine yönetilen tüm yaptıklarını inkar ediyor. Hatta o kadar çaresiz kalıyorlar ki mobbing’in zaman aşımına uğradığını dahi iddia etmeleri dava kayıtlarına geçiyor.  “Geçti Gitti” mantığı yani. Uyarıların performans düşüklüğü nedeni ile  verildiği belirtiliyor ama performansı geliştirici, personeli kazanmak için neler yaptığını anlatamıyor, yok çünkü. 13 yıldır performansı yeterli olan personel bir anda düşük performans gösteriyor yani. İddialar soyut ve afaki olarak savunma yapma acizliği içine düşülüyor. Bankanın Sendika ile ilgili baskı yapmadığı yalanı bile dillendiriliyor. Yeşim K.’nın Sendika Temsilciliği nedeni ile işten çıkarıldığına yönelik dava ise devam ediyor. Bu dava sonucu ile Sendika davasında da eli güçlenmiş durumda.

Mahkeme Kararı : MOBBİNG gerçekleşmiş     

Dosyayı değerlendiren Mahkeme Şube Müdürüne tokat gibi bir gerekçe ile 10.000.-TL artı masraflar olmak üzere “uyguladığı mobbing nedeniylemanevi tazminat” olarak para cezasına mahkum etti.

T.C. Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/255 Esas, 2020/490 nolu Karar Gerekçesinde ise yapılanlara tokat gibi cevaplar var:

Mobbing ( bezdirme / yıldırma )’nın varlığı için  kişilik haklarının ağır şeklinde ihlaline gerek olmadığı gibi kişilik haklarına yönelik haksızlığın yeterli olduğu ayrıca mobbing iddialarda şüpheden uzak kesin deliller aranmayacağı haksızlığı yeterli olduğu, Yargıtay İçtihatları ile de kesinleştiği belirtiliyor.

Mahkeme Mobbing tanımını da yaparak : “Aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin, bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum ve davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli bir şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalarına mobbing denilir” ifadesine yer verdi.

Yerli Sermayeli Bankada bir ilk    

Bir şube müdürüne “mobbing nedeni ile manevi tazminat” davası açılıp da cezaya tabi tutulması banka tarihinde bir ilk ve kırılma noktasını teşkil ediyor. Zira banka üst yönetimi müdürlere sürekli biz bankayız, büyüğüz, kimse dokunamaz gibi telkinlerde bulunup mobbing ortamını hazırlarken bu ve benzer cezalar kısmen işin o kadar kolay olmayacağının da kanıtı aynı zamanda. Cezayı yiyen şube müdürleri cepleri yanacağı için kısmen “niçin bu kadar baskı yapıyorum moduna” ister istemez girecektir. Sonuçta bedelini öder mobbing yaparım derler ise o başka. Sonuçlarına katlanırsan personelin kafasına klasör de atarsın körfez sermayeli bankada olduğu gibi.

Cezayı banka karşılar ise takip edeceğimizi belirtelim

Söz konusu para cezası şube müdürü şahsına K.A.C.’ye kesildi, dolayısı ile tazminat ve avukatlık masraflarını kendisi karşılayacak. Kişisel hatasının bedelini ödeyecek yani. Hal böyle iken bu cezayı banka bünyesinden karşılamaya kalkarlar ise bu sayfalardan yazmaya çekinmeyeceğiz. Zira bu durumda banka “ey müdürler istediğiniz kadar baskı, mobbing yapın cezaları biz karşılarız” anlamına gelir ki böyle bir durumda bankanın kurumsal olarak da ceza alması gündeme gelir. Ayrıca, cezayı banka karşılar ise bankada mobbingin kurumsal ve sistematik halde olduğu da kanıtlanmış olur. Öyle bir hata yapacaklarını sanmıyoruz ama uyarmadan da edemiyoruz. Bu arada banka iç kontrol ve Teftiş de Müdür’ün yemek faturalarını kontrol etsin ki cezayı dolaylı olarak bankaya ödettirmesin.    

Banka eski Muğla yeni Fethiye Müdürünün arkasında duracak mı?

Eski Muğla, şimdiki Fethiye müdürü olan K.A.C.‘nin “mobbing nedeniyle manevi tazminat” cezasının mahkeme tarafından onaylanması aynı zamanda K.A.C.‘nin Disiplin Suçu işlediğini bankanın MARKA değerine uygun davranmadığının da kanıtı. Bu durumda bankanın “basiretsiz yönetici” olarak K.A.C.’nin iş sözleşmesini sonlandırarak, Tazminatsız atması gündeme gelmiş durumda. Zira, disiplin suçları işten çıkarma yasaklarına tabi değil. Bankanın Mobbingçi K.A.C.‘nin mahkemece onaylanmış kararına karar gerekçesinde “mobbing nedeniyle manevi tazminat” diye açık açık yazmasına rağmen çalışmaya devam mı edeceği, Tazminatsız kovacak mı onu da önümüzdeki günlerde görüp takip etmeye devam edeceğiz.

SONUÇ : Bu dava İnsanı yok sayıp paradan başka gözü bir şey görmeyen banka yöneticilerine bir ders olsun. “Bu daha başlangıç” diyelim. Hiç kimse, “Mobbingçi banka müdür bu işte” konumuna düşmek istemez; bazı yöneticilerin kendilerine format atma zamanı geldi gibi.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Carry trade devam etse de, Londra’da TL likiditesi arttı, faiz ise geriledi!

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Türk mali piyasalarında sakin seyir gün boyu korunurken, akşam üzeri, USDTRY kurunda son dönemlerin aksine pek de alışık olmadığımız bir hareketliliğe tanıklık ettik. Öncesinde, TCMB’nin net döviz pozisyonunda iyileşme devam etse de, sayıların dili ile, yerel seçimler ardından geçen 36 iş gününde 62,4 milyar dolar rezerv biriktiren (günlük ortalama 1,7 milyar dolar) TCMB’nin 27 Mayıs tarihinde net döviz pozisyonunda yaşanan iyileşmenin son bir ayın en düşüğünde ve sadece 0,7 milyar dolar olması, dün dikkatlerden kaçmadı.
  • Dün günün büyük bir bölümünde sakin ve son dönemlerde olduğu üzere 32,18 seviyelerinde salınan USDTRY kuru, akşam üzeri saatlerde ani bir sıçrama ile 32,30 seviyesine kadar yükseldi. USDTRY kurunda son dönemlerin aksine yaşanan bu hareketin ya da Türk Lirasına yönelik ilginin azalması arkasında Londra piyasalarında kısa vadeli swap oranları gerilemesinin yattığını düşünüyoruz. Reuters verilerine göre, 1 ay vadeli oran (implied yield) %30 seviyesine kadar geriledi. Yabancının döviz satıp TL almaya (carry trade) devam etmesi ile TL likiditesinin arttığı ve getirisinin de gerilediğini görüyoruz.
  • ‘Carry’ kelimesi, taşımak anlamına geldiğinden; finans piyasalarında bir varlığın taşınması, ondan sağlanan getiri demek olduğu için bu işleme de carry trade adı veriliyor. ‘Trade’ ise herhangi bir düşük faize sahip para biriminize borçlanarak bu parayı, yüksek faiz getiren bir para birimine yatırmanızla beraber elde edilen kazanca deniyor. Bu bağlamda, yabancının döviz satıp TL almaya devam etmesi için TL faizinin cazibesini yitirmemesi gerekiyor. Onun da reçetesi swap penceresi genişletilmesinde yatıyor. Bakan Şimşek konuya geçen hafta değinse de, henüz bu yönde bir adım atılmadı.
  • USDTRY kurunda dün piyasa kapanışına doğru yaşanan yükselişin dışında, Borsa İstanbul’un günü yatay tamamladığını, lokomotif endeks Bankacılık hisselerinin ise günü %1,9 yükselişle tamamladığını gördük. Çok net bir şekilde bankacılık endeksini dışarıda tutarsak, borsa yükseliyor kelimesini kullanmakta bir nebze de olsun tedirginlik yaşıyorum. Sene başına göre bakılırsa, bankacılık endeksi %77 artış kaydederken, ana endeks %42, sınai endeksi ise sadece %27 artış kaydetti. CDS risk primi 260 baz puan seviyesinin diplerine kadar gerileyerek son 4 yılın en düşük seviyelerinde salınmaya devam ederken, 2 yıllık tahvilin bileşik faizi ise %41,47 ile bu yılın en düşük seviyelerinde işlem görmeye devam ediyor.
  • ABD’de dün açıklanan tüketici güven endeksi beklenmedik şekilde yükselerek FED’in faiz indirimlerinin zamanı ve büyüklüğüne ilişkin şüpheleri yeniden canlandırdı. FED üyelerinin de şahince ifadelerinin korunduğunu görüyoruz. Dün konuşan Minneapolis Başkanı Kashkari, acele bir faiz indirimine gerek olmadığını belirtti. Piyasaların kılavuz kargası ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvillerinin getirisi %4,56 seviyesine yükselerek 3 Mayıs’tan bu yana -son 3 haftanın- zirvesine yükseldi. Güçlü veri ardından piyasalarda ekonominin gücü ve yüksek seyrini koruyan enflasyon kaynaklı baskılara ilişkin şüpheler tekrar canlansa da, vadeli faiz işlemlerine göre, Eylül ayında 25 baz puan büyüklüğünde bir faiz indirimine bu sabah %44 olasılık verildi.
  • Geride bıraktığımız haftayı, öncesinde direnç sonrasında destek seviyesi olan 30 doların üzerinde kapatan gümüş bu sabah 32,30 dolar seviyesine kadar yükselerek güçlü bir görünüm arz ediyor. Gümüşte yukarıda 35 dolar seviyesini hedeflemeye ve uzun pozisyolarımızı korumaya devam ediyoruz. Altının da ons fiyatı 2,360 dolar seviyesine gelirken, ham petrol fiyatları ise OPEC+’ın Pazar günü gerçekleştireceği toplantıda üretim kesintilerinde değişiklik yapmayacağı beklentileriyle üst üste dördüncü işlem gününde de yükselerek 84,50 dolar ile bir ayın zirvesine yükseldi. Direnişin parası bitcoin ise 70 bin dolar seviyesinin etrafında son dönemlerde olduğu üzere yukları gitmekte istekli ama bir türlü istediği itici gücü bulamıyor havalarında salınmaya devam ediyor.
  • Son iki günde bültenimizde bizce çok önemli gördüğümüz demografik koşulların hızla bozulması ve kapitalist sistemin kendi içinde yaşadığı gelgitlere yer vererek yeni dünya düzenine okurarlarımızı ve kendimizi hazırlamaya çalışıyoruz. Portföylerde veya emeklilik planlarında, altın, gümüş ve kripto paralara ölçülü miktarda itibarlı (!) paraların yanında yer verilmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istiyoruz.
  • ABD borsaları dün geceyi karmaşık bir seyir izleyerek tamamladı. Dow Jones sanayi endeksi gerilerken, teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi yükseldi. Bu sabah pasifiğin diğer ucunda da limoni bir hava hâkim. Kore ve Hong Kong borsalarında %1,5 civarında düşüşler görüyoruz. Bugün gözler FED toplantısından 2 hafta önce yayımlanan Beige Book (Bej Kitap) olacaktır. Bej Kitap; var olan, mevcut ekonomi koşullarına ilişkin geniş bir yorumlar özetidir. ABD FED Kurulu tarafından yılda 8 defa yayınlanır. Ekonominin mevcut durumunun bir özeti, iş insanlarının ekonomi üzerine görüşlerini raporlar.
  • TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenlerini, yarın, her hafta olduğu üzere, yön tayin edebilmek adına enine boyuna irdeleyeceğiz. Ne demiştik: ölçemezsen bilemezsin, bilemezsen de yönetemezsin. Öte yandan, yılın ilk çeyreğinin kuvvetli geçtiğine işaret eden pek çok öncü veri ardından Türkiye’de Cuma günü açıklanacak GSYH büyümesine bakacağız (beklenti yıllık büyümenin %5,6 seviyesinde olması yönünde).

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

CHP’li Gürer: ‘Nüfusun yarısının kredi borcu var’

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, batık kredilere ve yurttaşların banka borçlarına dikkat çekti.

Yayınlanma:

|

Yazan:

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, CHP Grubu tarafından yayınlanan haftalık ekonomi notunda belirtilen batık kredi ve vatandaşların borçlarına ait verileri değerlendirdi.

BATIK KREDİLER ARTTI

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bankaların vadesinde tahsil edemediği için icra takibine aldığı batık krediler 1,5 milyar lira daha artarak 17 Mayıs itibariyle 208,3 milyar liraya kadar yükseldiğini söyledi. Gürer, “Varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Bankaların tahsil edemediği kredilerin toplamının 208,3 milyar liraya yükselmesi, ekonomideki sorunların yansımasının bir göstergesidir. Bu, borçlarını ödeyemeyen kişi ve işletme sayısının artması ve esnafın, vatandaşın ekonomik anlamda yaşadığı zorluklardandır” dedi.

BİREYSEL KREDİ BORCU ARTIYOR

CHP’li  Ömer Fethi Gürer, tüketicilerin bankalara olan borçları 2024 yılı başından bu yana 383 milyar lira (yüzde 14,1 oranında) arttığının verilere yansıdığını ifade etti. Gürer , “Enflasyon oranının yüksek seyretmesi tüketicilerin günlük harcamalarını karşılayabilmek için borçlanmaya yönelmesine neden olmaktadır. Aynı şekilde, gelir artışının enflasyon karşısında yetersiz kalması da borçlanmayı artırmaktadır. Borcu olmayan vatandaş, esnaf, çiftçi sayısı çok az kaldı. Vatandaş borçlanarak hayatını idame ettirmeye çalışıyor.” şeklinde konuştu.

İCRA TAKİBİNE ALINAN BORÇLAR DA ARTTI

Bankalar ve finans kuruluşlarının tüketicilerden zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları bireysel kredi ve kredi kartı alacaklarının ise 10-17 Mayıs haftasında 1,5 milyar lira daha artarak 63,7 milyar liraya ulaştığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Vatandaşların yaşadığı ekonomik zorluklar, sosyal sorunlara yol açmaktadır. Özellikle düşük gelirli kesimler, bu tür borç yüklerinden daha fazla etkilenmekte olup bu durum toplumsal anlamda huzursuzluğa yol açmaktadır.” diye konuştu

GÜRER, “ÜLKEMİZİN NEREDEYSE YARISININ KREDİ BORCU VAR”

Bankalar ve finans kuruluşlarına bireysel kredi borcu bulunan vatandaş sayısının son bir yılda 1 milyon 795 bin kişi artarak Mart 2024 sonu itibariyle 40 milyon 331 bin kişiye çıktığını ve aynı dönemde kredi kartı borcu bulunan vatandaş sayısının ise 2 milyon 650 bin kişilik artışla 37 milyon 190 bin kişiye ulaştığını, ayrıca bankalara kredili mevduat borcu bulunanların sayısı da 1 milyon 218 bin kişilik artışla 29 milyon 84 bin kişi olduğunu belirten CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizin neredeyse yarı nüfusu kadar vatandaşın kredi borcu bulunuyor. Bu durumun sürdürülebilirliği söz konusu değil. Vatandaş bankalara borçlanıyor, sonrasında borcunu yüksek faiz oranı ile yapılandırıyor. Daha sonra yükselen borcunu ödeyemiyor ve icralık oluyor. Esnaf ve çiftçinin borçlarının değişken faiz oranları gerekçe gösterilerek artırılması ilerleyen süreçte sorunların artmasına neden olacak. Hiç hesapta olmayan bir borç yükü altına giren çiftçi ve esnaflarımız, mevcut durumda zaten günü kurtarma derdine düşmüşken bir de artan kredi faiz oranları üzerinden borçlarını ödeyememe riski ile karşı karşıya kalmışlardır” dedi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

AKBANK FENA TOSLADI!

Yayınlanma:

|

Son günlerde AKBANK müşterilerinden hesaplarını boşaltıldığı, kredi kullandırıp başka hesaplara aktarıldığı, bu işlemler yapılırken kendilerine herhangi bir bilgilendirme gelmediği yönünde şikayetler artmış durumda. Çoğu banka müşteri itirazlarında işlemi bloke ederken; 2023 Nisan’ında benimde benzer bir olay karşısında AKÖDE’yi aradığımda “bir şey yapamayacaklarını, mahkeme kararı getirmem gerektiğini” söylemişlerdi.  Bankanın-AKÖDE’nin hesap güvenliğinde gerekli özeni göstermediğinin ve MÜŞTERİNİ TANI ilkesine uymadığını,  ibretlik nitelikte kendi deneyimimi paylaşmak isterim. 30.04.2024 tarihinde CİMER aracılığı ile TCMB ve BDDK’ya aşağıdaki “görüş ve öneri”de bulundum. BDDK’nın cevabını ve AKÖDE’nin BDDK’ya gönderdiği sorular ile hiç ilgisi olmayan, geçiştirilmiş cevabını Sosyal Sorumluluk gereği aynen yayınlıyorum:

CİMER ÜZERİNDEN BDDK’YA İSTEK VE ÖNERİ BAŞVURUM

Banka ve AKÖDE ile yaptığım telefon konuşmaları sonuçsuz kalınca, BDDK’ya konuyu iletme gereği duydum, aşağıdaki başvuruyu yaptım.

BDDK, TCMB GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE,

Sayıları 36’yı bulan “Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri” veren firmalar TCMB lisanlaması ile 6493 sayılı “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun” kapsamında kurulmuş. Adalet Bakanlığı, İzmir Bölge, Banka Bilirkişisi olarak özellikle Dolandırıcılık Dosyalarına Bilirkişi Dosyaları hazırlamaktayım. Yaptığım tespitlere göre bu firmaların ilk hesap açılış ve işleyişinde Dolandırıcıların işini kolaylaştırıp Vatandaşın mağduriyetini artırıcı maddi manevi zarar görmesini sağlayan ciddi Dijital Güvenlik açığı mevcuttur. Söz konusu firmalardan AKBANK‘ın iştiraki olan AKÖDE Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş firmasını kamupyunda bilinen adı ile TOSLA ürünündeki açıkları bir makale ile de Kamuoyu ile paylaştım ve önerilerimi de yaptım.

Bu tür hesapalrda 2 ana açık bulunmkatadır.

1- Elektronik Para ve Ödeme Hesapalrının ilk ortaya çıktığı 2015-20 arasında herhangi bir kişinin ismi-TC ve doğum tarihi bilgileri ile hespların açıldığı sadece telefon numarası ve email adresine teyit kodu ile aktifleştirildiği tespit edilmiştir. Özellikle yabancılar adına kayıtlı telefonlar ile dolandırıcılık yapılmış, bu kişilere ulaşamadığı için mahkemeler adına hesap açılan kişileri cezalandırmıştır. Bu firmalar mahkemelere kendiler uydurduğu banka literatüründe ve adliye litaretüründe olayan “BASİT USULDE DOĞRULAMA” diyerek elindeki kimlik bilgilerini bildirmiş fakat bu bilgilerin şüpheye yer vermeyecek şekilde gerçek hesap sahibi olamayabileceği bilgisini paylaşmamış bu durumda olayla hiç alakası olmayan insanlar yargılanıp cezalar almıştır.

2- Diğer taraftan Banka hesaplarına 3. kişilerin ATM Kartı veya Kredi Kartı bağlanamazken; bu hesaplara 3. kişilerin bilgisi ve onayı olmadan TOSLA gibi Elektronik Para ve Ödeme Hizmeti veren hesaplara ATM Kartı veya Kredi Kartı bağlanabilmektedir. Bağlanan kart ile bu hesaplara paralar aktarılabilmektedir ki dolandırıların da yaptıkları budur.

ÖNERİLERİM:

1- AKÖDE – TOSLA yeni hesap açılışlarnda Dijital Kimlik Doğrulama sistemine geçmiştir. NFC, “Yakın Alan İletişimi” doğrulama kontrolünü uygulamaya koymuş; Yabancı uyruklu, eski nüfus cüzdanı olan, kimliğinde fotoğrafı bulunmayan ve NFC destekli cihazı olmayan kişiler Tosla dijital kimlik doğrulamasını gerçekleştiremiyor ve hesap açamıyor fakat eski Dijital Güvenlik olmadan hesaplar halen AKTİF ve kullanımda. Bu hesapların gerçek kimlik doğrulama yapılana kadar PASİF hale getirilmesini öneriyorum.
2- Halen devam eden, bu hesaplara 3. kişilerin bilgi ve onayı olmadan ATM Kartının veya Kredi Kartının bağlanabilmesi yasaklanması gerekir.

Vatandaşın mağduriyetin gidermek için yukarıdaki 2 tedbirin acilen alınması için değerlendirmeye sunarım.
Saygılarımla

EROL TAŞDELEN-532 286 1886

Not: Yukarıda özetlediğim durum ile ilgili makalem www.bankavitrini.com sitemde detaylı yayınlanmış olup link aşağıda gibidir.
https://bankavitrini.com/dijital-dolandici-olarak-suclanabilirsiniz/

AKÖDE’NİN BDDK’YA CEVABI

Sayın Erol Taşdelen,

T.C Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na hitaben ilettiğiniz talebiniz incelendiğinde, şikayetin Bankamız iştiraki Aköde Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. (“Aköde”)’nin “Tosla” markası ile sağladığı, ödeme ve elektronik para hizmetlerinin sunulduğu uygulamada yapılan işlemlere ilişkin kimlik tespiti süreçlerine ilişkin olduğu anlaşılmış, talebiniz AkÖde tarafından incelenmiş ve resmi kurumlara konuya ilişkin açıklayıcı cevap verilmiştir. Şikayet konusu hususlar doğrudan iştirakimiz Aköde ile ilgili olduğundan Aköde’den konuya dair iletilen yanıtlar aşağıda aynen iletilmektedir. Aköde Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlari Hakkında Kanun (“6493 sayılı Kanun”) ve ilgili düzenlemeleri kapsamında TCMB’den almış olduğu faaliyet izinleri çerçevesinde elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşu olarak faaliyet göstermektedir. Aköde 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve alt düzenlemeleri ile 6493 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemelerine uygun şekilde faaliyette bulunmakta olup bilgilerinize sunarız. Saygılarımızla. Akbank T.A.Ş. Sabancı Center 4.Levent, 34330 İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu : İstanbul Sicil Numarası : 90418

(Not: AKÖDE, Benzer cümleler ile mahkemelere de aynı cevabı gönderiyor, ki mahkemelerin asıl öğrenmek istediği siz bu işlemleiri nasıl yapıyorsunuz değil, mahkemeleri “bu işlemi yapan kişi kim, o bilgiler geröekten o kişiye mi ait?” bilgisini talep ediyor. AKÖDE ise, “kimliğini bildirdiği kişinin şüpheye yer vermeyecek şekilde hesap sahibi olduğunu teyit edemiyor, BASİT USULDE DOĞRULAMA(!) diye geçiştiriyor”, sorun da bu zaten! BASİT USULDE DOĞRULAMA derken MÜŞTERİNİ TANI ilkesine uyulmamış; hesap açılışında beyan edilen, teyit edilmemiş kimlik bilgileri demek istiyor. Bugüne kadar Bankacı Bilirkişiler ve Mahkemeler bunu sorgulamadığı için bildirilen isme direkt yargısal işlem yaptı…)

BDDK’NIN EK CEVABI

Başvurunuza ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür. Bilindiği üzere, Bankacılık Kanunu’nun ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca bankacılık hizmetlerinden alınan faiz, ücret ve komisyon belirleme yetkisi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına verilmiştir. Bu nedenle, başvurunuzun TCMB’ye yapılması takdirlerinizdedir. Bilgi edinilmesi rica olunur.

KONUYU BDDK ANLAMAMIŞ, AKÖDE DE ALAKASIZ CEVAPLAMIŞ

Son günlerde AKBANK ile ilgili şikayetler artmış durumda. AKBANK eski müdürlerinden biri ve Adalaet Bakanlığı İzmir Bölge Müdürlüğüne bağlı Bankacı Bilirkişisi olarak ağırlıklı Dolandırıcılık dosyalarına Bilirkişi Raporu hazırlamaktayım. AKBANK ile ilgili Dolandırıcılık davalarında yukarıda bahsettiğim AKÖDE/TOSLA hesaplarındaki Dijital Güvenlik açığını daha önce detaylı yazmama ve CİMER üzerinden yaptığım başvuruda NET OLARAK belirtmeme rağmen AKÖDE’den gelen cevaba bakar mısınız. Sadece,”Aköde Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlari Hakkında Kanun (“6493 sayılı Kanun”) ve ilgili düzenlemeleri kapsamında TCMB’den almış olduğu faaliyet izinleri çerçevesinde elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşu olarak faaliyet göstermektedir. Aköde 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve alt düzenlemeleri ile 6493 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemelerine uygun şekilde faaliyette bulunmakta olup bilgilerinize sunarız.” diyerek remen GEÇİŞTİRİLMİŞ. Ben ne sormuşum, gelen cevap ne? Ben, “siz nasıl ve hangi yetki ile faaliyet gösteriyorsunuz” diye bir soru yönetmedim ki! Aynı cevabı sürekli mahkemelere de gönderiyorlar. Soru ne, cevap ne? Hiç alakası yok! Resmen dalga geçiyorlar! Bankacılık temel kurallarından: MÜŞTERİNİ TANI ilkesi resmen ihmal edilmiş!

AKÖDE 2018’DE KURULUP 2019’DA TOSLA’NIN SUNUMU YAPILMIŞTI

AKBANK iştiraki olan AKÖDE, TOSLA uygulamasını 2018’de faaliyete geçirmiş, dönemin Genel Müdürü Hakan BİNBAŞGİL ve o dönem AKÖDE Genel Müdürü Sitare SEZGİN tarafından sunumu yapılmıştı.

AKÖDE YÖNETİMİ SORUNA DUYARSIZ, AKSİYON PLANLARI YOK, HATANIN DEVAMINDA BİR SORUN GÖRÜLMÜYOR

Mevcut Genel Müdür Emel Arsever ile yaklaşık bir saat yaptığım görüşmede ayrıntılı bilgi vermeme rağmen; yeni hesapların ne kadar güvenli olduğunu savunsa da eski hesapların aynı güvenlik sınırları içinde olup olmadığı konusunda “onlar da yeni hesaplar gibi güvenli” diyememekte, konuyu “yasal olarak kimlik doğrulama yapmak zorunda değiliz” gibi akla hayale sığmayacak sığlıkta bir cevap ile geçiştirte. Ama AKÖDE Mahkemelere BASİT USULDE DOĞRULAMA diye hesap sahibini bildirdiklerinde, “niçin o hesabın gerçekte o kişiye ait olamayabileceğini not olarak yazmadıkları, hesabın açılışında yeni hesaplar gibi gerçek kişi doğrula yapılmadığını” yazmadıklarını ise cevapsız bırakabilmekte Hukuk Servisini adres gösterecek kaçamak cevap vermektedir. Olay basit aslında empati yaptığınızda sizin adınıza hesap açılıp vatandaş dolandırılmakta, hiç ilginiz olmadığı halde hesap sizin adınıza olduğu için kendinizi yargılanırken bulabilmektesiniz. Çözüm de belli, GÜVENSİZ HESAPLAR gerçek kimlik teyidi alınana kadar PASİF HALE GETİRİLMESİ. Benim önerim de bu şekilde oldu zaten! Bu nasıl uygulanmaz, akıl alır gibi değil! AKÖDE, “komisyon kazanacak” diye sahte hesaplara göz göre göre nasıl izin verilir ve tedbir alınmaz, savunulur? Hiç bir banka geliri, göz göre göre güvenlik açığı nedeni ile bilgisi dışında açılması ve masum insanların yargılanıp dolandırıcılıktan hapis cezası almasını haklı çıkarmaz! İş Etik kurallarına duyarlı ve Vicdani duyguya sahip hiç bir banka yönetimi de bunu bile bile savunma yapamaz, arkasında duramaz! Sizin para hırsınız bir masum insanın bile hapis cezası alması, sabıkalı hale düşmesini haklı hale getiremez! Mahkemelerde süren binlerce dava varken ( o da şikayet edilenler ) yeni olayların olmaması için eski hesaplara Güvenik tedbiri alınmamasının gerekçesi olamaz!

AKBANK iştiraki AKÖDE’nin TOSLA hesaplarında detaylarını daha önce yazdığım yazıda da belirttiğim gibi resmen dolandırıcıların işi kolaylaştırılmış. Güvensiz (beyana tabi) hesaplar hala aktif! AKÖDE Genel Müdürü Emel Hn. ile yaptığım Nisan ayındaki telefon görüşmede bu konuyu “firmamız kimlik tespiti yapmaya zorunlu değildir” diye geçiştirdi. Yeni hesapların ne kadar güvenli olduğunu anlattı. Kısaca, eski ve halen akttif olan hesap sahiplerinin  şüpheye yer vermeyecek şekilde hesap ismi ve TC’ye ait olduğundan emin değiller. O nedenle BASİT USULDE DOĞRULAMA diye bir kavram uydurup mahkemelere de bu şekilde bildiriyorlar. Ben edeceğim komisyon gelirlerine bakarım, hesap başkalarının adına açılmış, vatandaş dolandırılmış umurumuzda değil konumuna banka kendini nasıl düşürür anlamakta zorlanıyorum. Mahkeme de bildirilen isimlerin şüpheye yer vermeyecek şekilde o kişilere ait olduğunu var sayıp yargılayıp hapis cezaları veriyor. Durum bu kadar vahim!

SORUNU DENEYİMLİ BANKACI CEO KAAN GÜR ÇÖZER

Mahkemeye TOSLA’nın güvenlik açığı ile ilgili gerekli bilgilendirme yaptım, bu iş BDDK ile değil Asliye Ceza Mahkemeleri ile çözülecek belli ki, geç çözülecek ama konunun vahametini anlayacak bir Mahkeme Heyeti mutlaka çıkacaktır. Adalete inancım tam. Hoş, “Bankalardaki BDDK murakıpları bu tür hesaplardaki Güvenlik açıklarını nasıl yakalayıp, tespit edip de müdahale etmezler” diye de düşünmüyor değil insan! Alt kadroların sorunun vahametini anlamama/anlamaya çalışmamaları, çözüm üretmemeleri beni şaşırtsa da, Banka Hesap Güvenliği konusunda hassas olan benin tanıdığım yeni CEO Kaan GÜR bu işe el atıp kısa sürece çözer! MÜŞTERİNİ TANI ilkesi sadece Bankaları değil, TCMB’nin izin verdiği Finans Kurumlarını da kapsar.  Bu işi savsaklamak hiç bir bankaya hele Dijital Bankacılığında Dünya 1.liği alan bankaya hiç yakışmaz! DİJİTALİN BANKASI AKBANK sloganı içi boş olmaması gerekir!

Erol TAŞDELEN– Ekonomist, Adalet Bakanlığı İzmir Bölge Bankacı Bilirkişisi (sc:48413)  

*************

EK OKUMA:

HEPİMİZ DİJİTAL DOLANDICI OLARAK SUÇLANIP YARGILANABİLİRİZ

Dijital dönüşüm ve Bankacılıkta Siber Güvenlik?

 

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.