Connect with us

BANKA HABERLERİ

Kılıçdaroğlu’ndan Merkez Bankası’na ziyaret

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nu ziyaret etti. Ziyaret sonrası Kılıçdaroğlu, ardından da Kavcıoğlu açıklamalarda bulundu.

Yayınlanma:

|

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile Merkez Bankası’nda yaklaşık 1,5 saat görüştü. Kılıçdaroğlu, görüşmenin ardından çıkışta basın mensuplarına açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası’nın bir Cumhuriyet kurumu olduğunu vurgulayarak, ‘Cumhuriyet’ sözcüğünün kamu kurumları arasında bir Cumhuriyet Savcıları için bir de Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası için kullanıldığına dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, “Burası bağımsız bir kurum. Fiyat istikrarından sorumlu olan bir kurum. Kurumun bağımsızlığı sadece bizim için değil dünya finans piyasaları için de son derece önemli. Sıcak siyasetin Merkez Bankası’na müdahale etmesini asla istemedik ve istemiyoruz da. Bu düşüncemizi de Sayın Başkana ifade ettik. Ayrıca Merkez Bankası’nın yetkilerinin kararnamelerle alınıp başka kurumlara verilmesinin de doğru olmadığını, özellikle Fiyat İstikrar Komitesine vurgu yaparak da ifade ettik” dedi.

‘FİYAT İSTİKRARININ OLMADIĞINI GÖSTERİYOR’

Merkez Bankası’nın iyi bir kültürü olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Bu kültürün yok olmamasını istedik. İyi bir kadrosu var, kadronun korunması gerektiğini istedik. Bu konuda da elimizden gelen her türlü yardımı da yapabileceğimizi ifade ettik; Merkez Bankası’nın kimliğinin, kişiliğinin korunması açısından. Zam yağmuru geliyor zaten, arka arkaya geliyor. Dövizin kontrol edilememesi, Türk Lirasının sürekli değer kaybetmesi bizim açımızdan da sokaktaki vatandaş açısından da sanayici açısından da bir sorun olarak önümüzde duruyor. Bu konudaki hassasiyetimizi ve büyük ölçüde ifade ettik. Son 45 günde Türk Lirası yüzde 10 değer kaybetti. Bu rakam ciddi bir rakam. Yani 45 günde Türk Lirasının bu kadar büyük değer kaybetmesi fiyat istikrarının olmadığını gösteriyor ve bunun yansımaları sokaktaki insana gelecek. Sokaktaki insan bunun yansımalarından büyük ölçüde etkilenecek. Esnafından tutun, taşeron işçisine kadar veya işçiye kadar veya işsizlere kadar mutfağı büyük ölçüde etkileyecek bu” diye konuştu.

‘KARAKIŞ FONU OLUŞTURULMALI’

Dövizin yükselmesine karşı endişelerini de ifade ettiklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Çünkü önümüzdeki kış bir zam yağmuru gelecek. Elektrikten, akaryakıttan, doğal gazdan tutun hemen hemen her alanda ciddi sorunlar çıkabilir. Bu konuda ben grup toplantısında bir ‘Kara kış fonu’ oluşturulması gerektiğini ifade etmiştim. Burada da ismi ‘Kara kış’ olmayabilir; ama fakirin, fukaranın hakkını hukukunu korumak açısından, onların pahalı elektrik, doğal gazla karşılaşmamaları açısından en azından bütçelerine belli zaman dilimleri içinde katkıda bulunmak için bir fonun oluşturulması gerektiğini ifade ettim. Bu fon mutlaka olmalı aksi halde bu kış vatandaşlar için çok kötü olacak” diye konuştu.

‘KARARI LİYAKATLİ KİŞİLER VERSİN’

Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına müdahale eden kişinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu savunarak, “Faiz oranları düşsün veya faiz oranları şu seviyeye insin diye ilk bilgiyi veren, kamuoyunu bilgilendiren kişinin veya bu konuda talimat verdiğini söyleyen kişinin Erdoğan olduğunu biliyoruz. Buradan Erdoğan’a açık ve net çağrı yapıyorum; lütfen Merkez Bankası’nın kurumsal kimliğine saygı göster ve Merkez Bankası’nın faiz yükselir mi, faiz düşer mi bu konuda kararı sen değil bu konuda kararı liyakatli kişiler versinler. Eğer onlar bu kararı verebilirlerse o zaman dünyada pek çok finans kuruluşu da doğal olarak Merkez Bankası’na saygı gösterecektir” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, açıklamasının ardından soru almadan ayrıldı.

‘MERKEZ BANKASI’NI HERKESİN SAHİPLENMESİ GEREK’

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinin ardından binanın önünde gazetecilere açıklamada bulundu. Kavcıoğlu, görüşme talebinin Kılıçdaroğlu’ndan geldiğini ve kendisine randevu verdiklerini belirtti. Görüşmede, karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını söyleyen Kavcıoğlu, “Merkez Bankası, bu ülkenin en gözde, en güzide kurumlarından birisidir. Bu ülkenin her kişisinin sahiplenmesi gereken bir kurumudur. Dolayısıyla Merkez Bankası’nı yıpratan açıklamaların bizi üzüldüğünü, buradan da yine herkese ifade edeyim. Merkez Bankası güçlüdür. Rezervleriyle, rakamlarıyla, fiyat istikrarı anlamındaki mücadelesiyle gereken her şeyi kendi içinde kendi Para Politikası Kurulu ile birlikte almaktadır. Bugün rezervlerimiz 125 milyar dolara yaklaşmıştır. Dolayısıyla herkesin bu rakamları açıklaması ve bu rakamları gündeme getirmesi hem Merkez Bankası’nı daha güçlü kılacaktır hem ülkemizin bu anlamda daha güçlü görünmesini sağlayacaktır. Son 7 ayda 35 milyar dolara yakın gerçek bir rezervi Merkez Bankası’nın artmıştır. Bu Merkez Bankası’nın, ülkemizin gücünü göstermektedir” diye konuştu.

‘HER ŞEY DAHA GÜZEL OLACAK’

Kavcıoğlu, dövizin düşmesi için Merkez Bankası’nın bundan sonra nasıl adımlar atacağının sorulması üzerine, “Dünyada doların diğer paralar karşısındaki güçlü gelişimi hepsi önemli, hepsi etkiliyor. Biz de bu anlamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnşallah her şey daha güzel olacak” dedi.

‘HERHANGİ BİR SIKINTI YOK’

Merkez Bankası’ndaki görevden almaların Kılıçdaroğlu ile görüşmesinde gündeme gelmediğini kaydeden Kavcıoğlu, bir soru üzerine Bankadaki görevden almaların Banka yönetimi tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iletildiğini söyledi. Görevden almalara ilişkin yanlış spekülasyonlar yapıldığını söyleyen Kavcıoğlu, “Bu bütün kurumlarda olabilen şeyler. Bir kısmı arkadaşların kendi tercihi bir kısmı bizim kendi tercihimiz. Dolayısıyla herhangi bir sıkıntı yok. Bir sıkıntı varmış gibi anlatılması da Merkez Bankası’nı yıpratıyor” diye konuştu.

‘SPEKÜLASYON MERKEZ BANKASI’NA ZARAR VERİR’

Merkez Bankası’nın bütün rakamları ve iletişiminin açık olduğunu kaydeden Kavcıoğlu, “Bunların üzerine spekülasyon yapmak bu ülkeye, Merkez Bankası’na zarar verir. Herkes siyaset yapacaksa, bir eleştiri yapacaksa başka şeyler üzerinden yapmaları bu ülkeye daha az zarar verecektir. Merkez Bankası’nı bu kadar çok konuşulur şekilde eleştirmek ve yanlış, haksız şekilde eleştirmek doğru değil. Bu anlamda herkesi daha sağduyulu olmaya çağırıyorum. Bu konuda da Sayın Kılıçdaroğlu ve milletvekili arkadaşlarla hemfikiriz. Onlardan da bunu rica ettiğimde onlar da bunu saygıyla karşıladılar” dedi.

Kılıçdaroğlu’na her şeyi net bir şekilde anlattıklarını söyleyen Kavcıoğlu, “Eğer kafalarında bir soru işareti olursa bize her zaman arayabileceklerini net bir şekilde ifade ettik” diye konuştu.

‘BU KARAR HERKESİN KARARI’

Görevden alınan Merkez Bankası yöneticilerinin faiz indirimine karşı olduğu iddialarının sorulması üzerine Kavcıoğlu, “TCMB yıllardır faiz indiriyor, faiz artırıyor. Bu arkadaşların hepsi de yıllardır görev yapıyorlar. Bir insanın bir eleştiri yaparken biraz dersine çalışması lazım. Bu arkadaşlar faiz indirildiği dönemde de bu bankada görev yaptılar. Faiz artırıldığı dönemde bu bankada görev yaptılar. Dolayısıyla böyle bir hassasiyet söz konusu değil. Kaldı ki biz Para Politikası Kurulu olarak bütün teknik ekiple çalışacağız. Bütün verileri, içeride dışarda analiz ederek 21’inde bir karar vereceğiz. Bu anlamda kendi içimizde tabii ki tartışıyoruz; ama bu çok doğal, sonunda bir karar açıklıyoruz. Bu karar herkesin kararı. TCMB’nin kararı bugüne kadar böyle oldu bundan sonra da böyle olacak” diye cevap verdi.

‘DÜNYADA BÖYLE BİR TARTIŞMA YOKTUR’

Merkez Bankası’nın rezervleri hakkında bürüt ve net rezerv tanımları hakkında tartışmalara da değinen Kavcıoğlu, kendilerinin bu konudaki tanımlarının IMF tarafından da kabul edildiğini belirterek, “Şu an yaklaşık 125 milyar dolar ortalamanın üzerinde bir rezerv noktasına geldik. Ben arkadaşlardan bunun da konuşulup, tartışılmasını isterim. Bu Türkiye açısından çok önemli ve ekonomik olarak güzel gelişmedir. Eksi rezerv tartışması dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Swapları çıkıyorlar, kamu parasını çıkıyorlar, eksiye düşmek için her şeyi çıkarıyorlar; dünyada böyle bir tanımlama yok” değerlendirmesinde bulundu.

DHA

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.