Connect with us

BANKA HABERLERİ

Kılıçdaroğlu’ndan Merkez Bankası’na ziyaret

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nu ziyaret etti. Ziyaret sonrası Kılıçdaroğlu, ardından da Kavcıoğlu açıklamalarda bulundu.

Yayınlanma:

|

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile Merkez Bankası’nda yaklaşık 1,5 saat görüştü. Kılıçdaroğlu, görüşmenin ardından çıkışta basın mensuplarına açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası’nın bir Cumhuriyet kurumu olduğunu vurgulayarak, ‘Cumhuriyet’ sözcüğünün kamu kurumları arasında bir Cumhuriyet Savcıları için bir de Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası için kullanıldığına dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, “Burası bağımsız bir kurum. Fiyat istikrarından sorumlu olan bir kurum. Kurumun bağımsızlığı sadece bizim için değil dünya finans piyasaları için de son derece önemli. Sıcak siyasetin Merkez Bankası’na müdahale etmesini asla istemedik ve istemiyoruz da. Bu düşüncemizi de Sayın Başkana ifade ettik. Ayrıca Merkez Bankası’nın yetkilerinin kararnamelerle alınıp başka kurumlara verilmesinin de doğru olmadığını, özellikle Fiyat İstikrar Komitesine vurgu yaparak da ifade ettik” dedi.

‘FİYAT İSTİKRARININ OLMADIĞINI GÖSTERİYOR’

Merkez Bankası’nın iyi bir kültürü olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Bu kültürün yok olmamasını istedik. İyi bir kadrosu var, kadronun korunması gerektiğini istedik. Bu konuda da elimizden gelen her türlü yardımı da yapabileceğimizi ifade ettik; Merkez Bankası’nın kimliğinin, kişiliğinin korunması açısından. Zam yağmuru geliyor zaten, arka arkaya geliyor. Dövizin kontrol edilememesi, Türk Lirasının sürekli değer kaybetmesi bizim açımızdan da sokaktaki vatandaş açısından da sanayici açısından da bir sorun olarak önümüzde duruyor. Bu konudaki hassasiyetimizi ve büyük ölçüde ifade ettik. Son 45 günde Türk Lirası yüzde 10 değer kaybetti. Bu rakam ciddi bir rakam. Yani 45 günde Türk Lirasının bu kadar büyük değer kaybetmesi fiyat istikrarının olmadığını gösteriyor ve bunun yansımaları sokaktaki insana gelecek. Sokaktaki insan bunun yansımalarından büyük ölçüde etkilenecek. Esnafından tutun, taşeron işçisine kadar veya işçiye kadar veya işsizlere kadar mutfağı büyük ölçüde etkileyecek bu” diye konuştu.

‘KARAKIŞ FONU OLUŞTURULMALI’

Dövizin yükselmesine karşı endişelerini de ifade ettiklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Çünkü önümüzdeki kış bir zam yağmuru gelecek. Elektrikten, akaryakıttan, doğal gazdan tutun hemen hemen her alanda ciddi sorunlar çıkabilir. Bu konuda ben grup toplantısında bir ‘Kara kış fonu’ oluşturulması gerektiğini ifade etmiştim. Burada da ismi ‘Kara kış’ olmayabilir; ama fakirin, fukaranın hakkını hukukunu korumak açısından, onların pahalı elektrik, doğal gazla karşılaşmamaları açısından en azından bütçelerine belli zaman dilimleri içinde katkıda bulunmak için bir fonun oluşturulması gerektiğini ifade ettim. Bu fon mutlaka olmalı aksi halde bu kış vatandaşlar için çok kötü olacak” diye konuştu.

‘KARARI LİYAKATLİ KİŞİLER VERSİN’

Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına müdahale eden kişinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu savunarak, “Faiz oranları düşsün veya faiz oranları şu seviyeye insin diye ilk bilgiyi veren, kamuoyunu bilgilendiren kişinin veya bu konuda talimat verdiğini söyleyen kişinin Erdoğan olduğunu biliyoruz. Buradan Erdoğan’a açık ve net çağrı yapıyorum; lütfen Merkez Bankası’nın kurumsal kimliğine saygı göster ve Merkez Bankası’nın faiz yükselir mi, faiz düşer mi bu konuda kararı sen değil bu konuda kararı liyakatli kişiler versinler. Eğer onlar bu kararı verebilirlerse o zaman dünyada pek çok finans kuruluşu da doğal olarak Merkez Bankası’na saygı gösterecektir” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, açıklamasının ardından soru almadan ayrıldı.

‘MERKEZ BANKASI’NI HERKESİN SAHİPLENMESİ GEREK’

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinin ardından binanın önünde gazetecilere açıklamada bulundu. Kavcıoğlu, görüşme talebinin Kılıçdaroğlu’ndan geldiğini ve kendisine randevu verdiklerini belirtti. Görüşmede, karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını söyleyen Kavcıoğlu, “Merkez Bankası, bu ülkenin en gözde, en güzide kurumlarından birisidir. Bu ülkenin her kişisinin sahiplenmesi gereken bir kurumudur. Dolayısıyla Merkez Bankası’nı yıpratan açıklamaların bizi üzüldüğünü, buradan da yine herkese ifade edeyim. Merkez Bankası güçlüdür. Rezervleriyle, rakamlarıyla, fiyat istikrarı anlamındaki mücadelesiyle gereken her şeyi kendi içinde kendi Para Politikası Kurulu ile birlikte almaktadır. Bugün rezervlerimiz 125 milyar dolara yaklaşmıştır. Dolayısıyla herkesin bu rakamları açıklaması ve bu rakamları gündeme getirmesi hem Merkez Bankası’nı daha güçlü kılacaktır hem ülkemizin bu anlamda daha güçlü görünmesini sağlayacaktır. Son 7 ayda 35 milyar dolara yakın gerçek bir rezervi Merkez Bankası’nın artmıştır. Bu Merkez Bankası’nın, ülkemizin gücünü göstermektedir” diye konuştu.

‘HER ŞEY DAHA GÜZEL OLACAK’

Kavcıoğlu, dövizin düşmesi için Merkez Bankası’nın bundan sonra nasıl adımlar atacağının sorulması üzerine, “Dünyada doların diğer paralar karşısındaki güçlü gelişimi hepsi önemli, hepsi etkiliyor. Biz de bu anlamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnşallah her şey daha güzel olacak” dedi.

‘HERHANGİ BİR SIKINTI YOK’

Merkez Bankası’ndaki görevden almaların Kılıçdaroğlu ile görüşmesinde gündeme gelmediğini kaydeden Kavcıoğlu, bir soru üzerine Bankadaki görevden almaların Banka yönetimi tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iletildiğini söyledi. Görevden almalara ilişkin yanlış spekülasyonlar yapıldığını söyleyen Kavcıoğlu, “Bu bütün kurumlarda olabilen şeyler. Bir kısmı arkadaşların kendi tercihi bir kısmı bizim kendi tercihimiz. Dolayısıyla herhangi bir sıkıntı yok. Bir sıkıntı varmış gibi anlatılması da Merkez Bankası’nı yıpratıyor” diye konuştu.

‘SPEKÜLASYON MERKEZ BANKASI’NA ZARAR VERİR’

Merkez Bankası’nın bütün rakamları ve iletişiminin açık olduğunu kaydeden Kavcıoğlu, “Bunların üzerine spekülasyon yapmak bu ülkeye, Merkez Bankası’na zarar verir. Herkes siyaset yapacaksa, bir eleştiri yapacaksa başka şeyler üzerinden yapmaları bu ülkeye daha az zarar verecektir. Merkez Bankası’nı bu kadar çok konuşulur şekilde eleştirmek ve yanlış, haksız şekilde eleştirmek doğru değil. Bu anlamda herkesi daha sağduyulu olmaya çağırıyorum. Bu konuda da Sayın Kılıçdaroğlu ve milletvekili arkadaşlarla hemfikiriz. Onlardan da bunu rica ettiğimde onlar da bunu saygıyla karşıladılar” dedi.

Kılıçdaroğlu’na her şeyi net bir şekilde anlattıklarını söyleyen Kavcıoğlu, “Eğer kafalarında bir soru işareti olursa bize her zaman arayabileceklerini net bir şekilde ifade ettik” diye konuştu.

‘BU KARAR HERKESİN KARARI’

Görevden alınan Merkez Bankası yöneticilerinin faiz indirimine karşı olduğu iddialarının sorulması üzerine Kavcıoğlu, “TCMB yıllardır faiz indiriyor, faiz artırıyor. Bu arkadaşların hepsi de yıllardır görev yapıyorlar. Bir insanın bir eleştiri yaparken biraz dersine çalışması lazım. Bu arkadaşlar faiz indirildiği dönemde de bu bankada görev yaptılar. Faiz artırıldığı dönemde bu bankada görev yaptılar. Dolayısıyla böyle bir hassasiyet söz konusu değil. Kaldı ki biz Para Politikası Kurulu olarak bütün teknik ekiple çalışacağız. Bütün verileri, içeride dışarda analiz ederek 21’inde bir karar vereceğiz. Bu anlamda kendi içimizde tabii ki tartışıyoruz; ama bu çok doğal, sonunda bir karar açıklıyoruz. Bu karar herkesin kararı. TCMB’nin kararı bugüne kadar böyle oldu bundan sonra da böyle olacak” diye cevap verdi.

‘DÜNYADA BÖYLE BİR TARTIŞMA YOKTUR’

Merkez Bankası’nın rezervleri hakkında bürüt ve net rezerv tanımları hakkında tartışmalara da değinen Kavcıoğlu, kendilerinin bu konudaki tanımlarının IMF tarafından da kabul edildiğini belirterek, “Şu an yaklaşık 125 milyar dolar ortalamanın üzerinde bir rezerv noktasına geldik. Ben arkadaşlardan bunun da konuşulup, tartışılmasını isterim. Bu Türkiye açısından çok önemli ve ekonomik olarak güzel gelişmedir. Eksi rezerv tartışması dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Swapları çıkıyorlar, kamu parasını çıkıyorlar, eksiye düşmek için her şeyi çıkarıyorlar; dünyada böyle bir tanımlama yok” değerlendirmesinde bulundu.

DHA

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

KGF Akbank Mobil’de

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.

İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.

Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.

Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.

KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm

Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.

Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.

İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.

Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi. ​​​​​​​

KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin

Yayınlanma:

|

Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor

Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.

Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?

Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.

Bugün bankacılar;

  • Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
  • Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
  • Basel kriterleri,
  • AML/KYC,
  • FATF,
  • ESG,
  • Dijital bankacılık,
  • Yapay zeka,
  • Siber güvenlik,
  • SWIFT,
  • uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.

Özellikle;

  • dış ticaret finansmanı,
  • proje finansmanı,
  • yatırım bankacılığı,
  • sendikasyon kredileri,
  • ihracat finansmanı,
  • fintech iş birlikleri

gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.

Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.

Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor

İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;

Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;

  • Ziraat Bankası
  • Halkbank
  • VakıfBank

çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.

Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.

Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.

Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?

Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:

Kamu kesimi

  • 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
  • Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
  • Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri

Siyasi görevler

  • Eski milletvekilleri
  • Eski bakanlar

Yerel yönetimler

  • Büyükşehir belediye başkanları
  • İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)

Devlet sporcuları

Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları

İhracatçılar

Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.

TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?

Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.

Mühendisler

En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.

Mimarlar

Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.

Diş Hekimleri

15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.

Veteriner Hekimler

Aynı teklif içerisinde bulunuyor.

Avukatlar

Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.

Bankacılar neden kapsam dışında?

Aslında bankacılık;

  • Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
  • ihracatı finanse eden,
  • yatırımları organize eden,
  • dış finansmanı sağlayan,
  • uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan

stratejik sektörlerden biri.

Bugün;

  • sendikasyon kredileri,
  • Eurobond işlemleri,
  • IFC,
  • EBRD,
  • Dünya Bankası,
  • Asya Altyapı Yatırım Bankası,
  • uluslararası yatırım fonları

ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.

Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.

Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?

Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.

Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;

  • hızlı vize,
  • uzun süreli çok girişli vizeler,
  • fast-track uygulamaları,
  • güvenilir yolcu programları

gibi kolaylıklar sağlanıyor.

Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.

Sektörün ekonomik büyüklüğü

Türk bankacılık sektörü;

  • yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
  • Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
  • yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
  • ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.

Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.

Olası model ne olabilir?

Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;

örneğin;

  • en az 15 yıl kıdeme sahip,
  • BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
  • uluslararası işlemlerde görev yapan,
  • belirli unvan seviyesine ulaşmış

bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.

Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.

Bankavitrini Analizi

Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.

Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.

Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.

Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir

Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?

Yayınlanma:

|

Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde

Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.

Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.

Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.

Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.

Bankaya Başvurmak İlk Adım

Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.

İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.

Bu işlem bankacılık sektöründe;

  • Chargeback
  • Ters İbraz
  • Harcama İtirazı
  • Dispute

olarak adlandırılır.

Chargeback Nedir?

Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.

Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.

Aynı zamanda;

  • hizmet verilmemesi
  • eksik hizmet
  • iptal edilen organizasyon
  • kapanan okul
  • hiç başlamayan eğitim

gibi durumlarda da kullanılabilir.

Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir

Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.

Bu nedenle;

  • yurtdışı dil okulu
  • üniversite
  • yaz okulu
  • eğitim danışmanlığı
  • sertifika programı

gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.

Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?

En sık karşılaşılan örnekler şunlar:

1- Okul hiç açılmadı

Ödeme yapıldı.

Ancak okul faaliyet göstermedi.

2- Eğitim başlamadı

Kayıt yapıldı.

Ancak eğitim verilmedi.

3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı

Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.

4- Okul iflas etti

Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.

5- Danışman firma ortadan kayboldu

Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.

6- Eğitim çevrimiçine çevrildi

Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.

7- Eğitim iptal edildi

Program hiç başlamadı.

Banka Süreci Nasıl İşliyor?

Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.

1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.

Belgelerini sunuyor.

2. Banka inceleme yapıyor.

3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.

4. İşlem iş yerine iletiliyor.

5. İş yeri savunma yapıyor.

6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.

Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?

Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.

Örneğin;

  • ödeme dekontu
  • kredi kartı ekstresi
  • okul sözleşmesi
  • kayıt belgesi
  • kabul mektubu
  • e-postalar
  • okulun iptal yazısı
  • vize reddi
  • hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
  • danışman firma yazışmaları
  • ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar

başvuru dosyasına eklenebilir.

Süre Sınırı Var mı?

Evet.

Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.

Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.

Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.

Gecikme, hak kaybına yol açabilir.

Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?

Her ret kararı kesin değildir.

Tüketici;

  • ek belge sunabilir,
  • yeniden değerlendirme talep edebilir,
  • tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
  • gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.

Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?

Hayır.

Burada önemli fark oluşuyor.

Kredi kartı

Chargeback uygulanabilir.

Havale

Chargeback mekanizması yoktur.

Bu durumda;

  • sözleşme hükümleri,
  • hukuk davaları,
  • icra yolları

ön plana çıkmaktadır.

Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.

Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk

Son yıllarda;

  • artan döviz kuru,
  • bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
  • vize süreçlerinin uzaması,
  • öğrenci sayılarındaki dalgalanma

nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.

Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.

Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.

Bankalar Açısından Risk

Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.

İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.

Dolayısıyla;

  • belge incelemeleri
  • uluslararası kart kuralları
  • zaman yönetimi
  • hukuki değerlendirmeler

önem kazanıyor.

Eğitim Kurumları Açısından Sonuç

Chargeback oranı yükselen kurumlar;

  • daha yüksek komisyon ödeyebilir,
  • riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
  • ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
  • kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.

Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.

Uzmanlar Ne Öneriyor?

Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:

  • Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
  • Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
  • Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
  • Tüm yazışmaları saklayın.
  • Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
  • Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.

Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme

Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.

Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.

Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.

Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.

Özet

Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist    www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.