ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Trump NATO’yu gölgede bıraktı. Piyasalar yeniden jeopolitiği fiyatlıyor
Yayınlanma:
2 saat önce|
Yazan:
BankaVitrini
ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden tırmandı. ABD ordusu, Hürmüz Boğazı’nda ticaret gemilerinin güvenli geçişini sağlamak amacıyla İran’a yeni hava saldırıları düzenlediğini açıklarken, operasyonun İran’ın önceki gün ticaret gemilerine yönelik saldırılarına misilleme olduğunu belirtti. İran ise buna karşılık ABD askerî üslerinin bulunduğu Kuveyt ve Bahreyn’i füze ve İHA saldırılarıyla hedef aldı. Trump’ın geçici ateşkesin artık sona erdiğini söylemesi de taraflar arasında diplomatik çözüm ihtimalinin önemli ölçüde zayıfladığına işaret etti.
Çatışmaların Hürmüz Boğazı’nda yoğunlaşması, petrol arzında aksama yaşanabileceği endişesini yeniden gündeme taşırken, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün gün içinde 80 dolar seviyesini aştı. Hatırlanacağı üzere, bir süredir savaş öncesi döneme gerileyerek 70 doların diplerinde seyreden petrolün fiyatı böylelikle %10’dan fazla artış gösterdi. Her ne kadar fiyat tepkisi savaş döneminde test edilen 120 dolar seviyelerine nazaran sınırlı kalsa da, gerilimin tırmanması veya deniz taşımacılığının kesintiye uğraması hâlinde enerji fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgası görülebileceğinden endişe ediyoruz. Takdir edeceğiniz üzere, bu da küresel enflasyon görünümü, merkez bankalarının faiz politikaları ve riskli varlıklar üzerinde baskı yaratabilecek önemli bir risk olarak ön plana çıkıyor.
Dün gözler Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’ne çevrilmişti. Ancak zirvenin önüne geçen yine Trump oldu. İran konusunda beklediği desteği göremeyen Trump, İspanya’yı sert sözlerle hedef alırken, Hazine Bakanı’na bu ülkeyle tüm ticari ilişkilerin sonlandırılması için talimat verdiğini açıkladı. Tüm bu sert söylemlere rağmen NATO liderleri ortak bildiride uzlaşmayı başardı. Ankara Zirvesi Bildirisi’nde küresel güvenlik tehditlerine karşı ortak savunma ve caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesi, Ukrayna’ya askerî ve mali desteğin sürdürülmesi ve müttefikler arasındaki askerî entegrasyonun artırılması yönünde kararlar öne çıktı.
Jeopolitik risklerin hızla tırmanması ve petrol fiyatlarında görülen sert yükseliş, küresel piyasalarda moralleri bozarken risk iştahını da belirgin şekilde zayıflattı. Dolar Endeksi (DXY) 101 seviyelerinde yatay seyrini korurken, gösterge 10 yıllık ABD tahvil faizi son günlerde yaklaşık 20 baz puan yükselerek yeniden %4,60 seviyesine dayandı. Son dönemin zayıf halkası olan kıymetli metaller ise satış baskısından yine kurtulamadı. Altının ons fiyatı üst üste dördüncü işlem gününü düşüşle tamamlayarak 4,050 dolar seviyesine gerilerken, mahallenin sert çocuğu gümüşte satışlar daha da sert hissedildi ve fiyat bir kez daha 57 dolar seviyesini test etti.
Gümüş cephesinde asıl kritik eşik ise yükseliş hareketinin başladığı 55 dolar seviyesi olmaya devam ediyor. Bu seviyenin yeniden test edilmesi ancak aşağı yönlü kırılamaması, alıcıların hâlâ güçlü olduğunu ve orta vadeli yükseliş trendinin korunduğunu gösterecektir. Bu nedenle 55 dolar seviyesini önümüzdeki günlerde yakından izlemeye devam edeceğiz. Altında ise yukarıda 200 günlük üssel ortalamaların geçtiği 4,326 dolar seviyesi aşılmadan heyecan yapmamaya gayret edeceğiz.
Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin hafta içinde 63,770 dolar seviyesindeki önemli teknik bölgenin (%61,8 fibo) üzerini test etse de, daha da fazlasını yapmaya şimdilik gücü yetmedi (bakınız grafik). Seviyenin yukarı yönlü geçilmesi durumunda, 75 bin dolar, aşağısında kalmaya ve havanın daha da bozması durumunda ise 46,700 dolar seviyesinin çekim alanına girebileceğimizi düşünüyoruz.
Altın mı, Bitcoin mi sorusuna mevcut konjonktürde cevabımız net bir şekilde altın olacaktır. Fed faiz kontratları Eylül ayında faiz artırım ihtimalini %67, yıl sonuna kadar ise toplam 36 baz puanlık ilave faiz artışını fiyatlıyor. Ancak ABD ekonomisinin geldiği yüksek borçluluk seviyesi düşünüldüğünde, faiz artırımlarının uzun soluklu bir politika hâline gelmesini düşük bir ihtimal olarak görüyoruz. Fed’in yeni Başkanı Warsh şahin bir duruş sergilese de, bunun büyük ölçüde beklentileri yönetmeye ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu düşünüyoruz.
Üstelik faiz artırımlarının konuşulduğu bir dönemde ABD’nin kamu maliyesi üzerindeki yükün artması ve buna uzun sürebilecek maliyetli bir savaşın eklenmesi kolay yönetilebilir bir tablo değil. Altın, faiz getirisi olmayan bir yatırım aracı olduğu için kısa vadede baskı altında kalmaya devam edebileceğini göz ardı etmiyoruz. Ancak büyük resimde ABD dolarında kaçınılmaz olduğunu düşündüğümüz değer kaybı beklentimizi de koruyoruz. Bu nedenle kıymetli metallerde yaşanan geri çekilmeleri, orta ve uzun vadeli yatırımcılar açısından önemli bir alım fırsatı olarak değerlendirmeye devam ediyoruz.
Ankara’nın muhteşem bir şekilde ağırladığı ve her detayın nakış gibi işlendiği NATO Zirvesini âdeta gölgede bırakan Trump’ın dünkü açıklamaları, Türk mali piyasalarını da olumsuz etkiledi. CAATSA yaptırımlarıyla ilgili olumlu haberler manşetleri süslerken, BİST100 endeksi günü %2’den fazla düşüşle tamamladı. ABD-Türkiye ilişkileri özellikle de Erdoğan-Trump görüşmesi üzerinden kuvvetli bir resim ortaya çıkarken, Trump, CAATSA’yı kaldırıp F-35 uçaklarını vereceğini açıklasa da bu hususta henüz karar vermediğini de sözlerine ekledi. Her ne kadar liderlerin güçlü dayanışması büyük bir mutluluk yaratsa da, yeni bir haberin veya somut gelişmenin yokluğunda, piyasa aktörleri artan jeopolitik gelişmeleri fiyatlamayı tercih etti.
Öte yandan, hisselerin gerçek ortaklık yapısındaki şeffaflık ve serbest dolaşım hesaplamalarına ilişkin endişelerin giderilmesini isteyen MSCI’ın ardından S&P Dow Jones da Türkiye’yi izlemeye aldı. Şimdilik Türkiye’nin “Gelişmekte Olan Ülkeler (Emerging Markets)” statüsünde herhangi bir değişiklik bulunmuyor. Ancak gerekli adımların atılmaması hâlinde Türkiye’nin “Frontier Market” kategorisine düşürülmesi ihtimali masada kalmaya devam ediyor. Bu başlığın Borsa İstanbul açısından önemi oldukça büyük. Çünkü MSCI ve S&P endekslerini birebir takip eden birçok uluslararası fon bulunuyor. Olası bir statü değişikliği hâlinde bu fonların önemli bir kısmı yatırım kuralları gereği Türkiye pozisyonlarını azaltmak, hatta tamamen çıkmak zorunda kalabilir. Bu da yabancı yatırımcı ilgisinin azalmasına ve Borsa İstanbul’dan sermaye çıkışının hızlanmasına neden olabilir. Nitekim benzer bir süreç yaşayan Endonezya’da, MSCI’nın yaptığı uyarıların ardından yabancı yatırımcı çıkışı hızlanmış ve borsa ciddi değer kaybetmişti. Bu nedenle konu, kısa vadeli bir piyasa hareketinden ziyade Türkiye sermaye piyasalarının güvenilirliği ve yabancı yatırımcı nezdindeki algısı açısından yakından takip edilmesi gereken önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Önemli küresel endekslerden çıkarılma tehdidinin yanı sıra sosyal medyada bir süredir dolaşan NATO Zirvesi ardından iç siyasette yönelik yeni ve önemli gelişmelerin artabileceği yönünde dedikodu mekanizmasının da âdeta tuz biber olduğunu söylememiz gerekiyor. USDTRY kuru kamunun da desteğiyle 46,87 seviyelerine bebek adımlarıyla yükselirken, Türkiye’nin yabancı nezdinde risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi son dönemlerde demir attığı 220 baz puan seviyesinden 10 baz puan kadar yükselişle 230 baz puan seviyesine yükseldi. Tahvil cephesinde ise 2 yıl vadeli gösterge tahvil dün yaşanan gelişmeler ardından 50 baz puan kadar yükselerek %40,50 seviyesini test etti.
Dün akşam, merakla beklenen Fed’in Haziran toplantısına yönelik tutanaklar, enflasyona ilişkin endişelerin belirgin şekilde arttığını gösterdi. Üyelerin büyük bölümü enflasyonun yüksek seyretmesi hâlinde ilave faiz artışının gerekli olabileceği görüşünde birleşirken, hizmet sektörü, ulaştırma ve enerji bağlantılı kalemlerde fiyat baskılarının yaygınlaştığına dikkat çekildi. Fed’in faiz indiriminden uzaklaşıp gerektiğinde yeniden faiz artırabileceği beklentisi daha yüksek sesle dile getirilmeye başlanırken, ABD borsaları dün geceyi düşüşle tamamladı.
Yeni gün başlangıcında ise Pasifik’in diğer ucunda Asya borsalarının güne karışık bir seyirle başladığını görüyoruz. Bu yıl %120 yükselen Güney Kore borsası KOSPI, son 20 günde %30 geriledi! Bu sabah KOSPI %1’e yakın gerilerken, Nvidia’nın Çin’e yönelik H200 yapay zekâ çiplerinin sınırlı satışına yeniden izin verilebileceğine ilişkin haber akışının da desteğiyle Japonya borsası %2’ye yakın yükseliş kaydetti. Genel hatlarıyla hava temkinli olsa da, son günlerde sert satış baskısı altında kalan yarı iletken hisselerine gelen tepki alımlarıyla günün pek de karamsar başlamadığını not etmek gerekiyor. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde hafif de olsa yükseliş isteği görüyoruz.
Mali piyasaların gündeminde bugün her hafta Perşembe günü olduğu üzere TCMB ve BDDK’nın haftalık verilerini yakından takip edeceğiz. Yurt dışında ise ABD’de işsizlik maaş başvuruları ve ikinci el konut satışları takip edilebilir.
Bitcoin
Emre Değirmencioğlu
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
NATO’da yeni sinyaller, Ortadoğu’da yeni risk. Gözler Fed tutanaklarında
Yayınlanma:
1 gün önce|
08/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Ankara’da dün başlayan NATO Zirvesi, Avrupa’nın savunma harcamalarını artırma taahhüdünü somut adımlara dönüştürme çabasına sahne oldu. Trump’ın uzun süredir yaptığı harcama çağrılarına yanıt vermek amacıyla en az 50 milyar dolarlık yeni savunma anlaşmaları devreye alınırken, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte savunma sanayisinde devrim çağrısı yaparak ittifakın üretim kapasitesinin hızla artırılması gerektiğini söyledi. Avrupa ülkeleri ABD’nin daha fazla savunma harcaması yönündeki taleplerine yanıt vermeye çalışırken, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski de artan Rus saldırıları karşısında hava savunma sistemleri ve mühimmat desteğinin hızlandırılması çağrısında bulundu.
ABD Başkanı Trump ise Avrupa müttefiklerini İran savaşında Washington’a yeterli destek vermemekle eleştirirken, Türkiye açısından dikkat çeken mesajlar verdi. Trump, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıklarken, F-35 savaş uçaklarının satışına açık olduklarını ifade etti ve iki ülke ilişkilerinin en iyi döneminde olduğunu söyledi. Ayrıca Türkiye olmasa NATO Zirvesi’ne katılmayacağını belirten Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkilerinin güçlü olduğunu vurguladı. Trump, Putin ve Zelenskiy’nin barış antlaşmasına istekli olduklarını düşündüğünü ifade ederken, yeniden gündeme taşıdığı Grönland’ın ABD tarafından kontrol edilmesi gerektiği yönündeki açıklamaları ise ittifak içindeki siyasi gerilimlerin sürdüğüne işaret etti.
Zirvede verilen olumlu mesajlar, Türkiye’nin daha önce satın aldığı 5 adet F-35 uçağının teslim edilebileceğine yönelik beklentileri güçlendirse de, bunun Türkiye’nin F-35 programına yeniden tam anlamıyla dâhil olacağı anlamına geldiğini düşünmüyoruz. Savunma iş birliğinin tam anlamıyla normalleşmesi ise zaman alacağa benziyor. ABD basınında yer alan haberlere göre sürecin ilerlemesi için S-400 meselesinin çözüme kavuşturulması ve Kongre onayının alınması gerekiyor. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da Kongre’de bu konuda direnç yaşanabileceğine işaret ederken, İsrail ve Yunanistan’ın olası itirazlarının süreci zorlaştırabileceği belirtiliyor. Buna karşın Trump’ın CAATSA yaptırımlarını kaldırma yönündeki mesajları, Ankara ile Washington arasında son yılların en güçlü normalleşme sinyallerinden biri olarak öne çıkıyor.
Basın toplantısında, Trump’ın “zamanı geldi, dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz” sözlerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mimikleri ve ABD’li bakanlara yönelik “iyi dinleyin” dercesine yaptığı el işareti, günün en dikkat çekici karelerinden biri oldu. Her ne kadar Trump’ın Türkiye’ye ilişkin açıklamaları Türk mali piyasaları tarafından yakından takip edilse de, piyasa reaksiyonunun ise oldukça sınırlı kaldı. Günlerdir Trump’tan gelecek olumlu sürprizleri fiyatlayan piyasalar, söylem tarafında beklediği mesajları alsa da, bunların kısa vadede somut sonuçlara dönüşeceğine dair güçlü bir işaret göremedi. Bu nedenle iyimserlik fiyatlara beklenen ölçüde yansıyamadı. ABD’de Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Kongre’nin atacağı adımlar da sürecin seyrini belirleyecek önemli başlıklardan biri olmaya devam edeceğini unutmamak gerekiyor.
Yurt dışı cephede ise, ABD borsaları teknoloji hisselerindeki satışların etkisiyle geceyi düşüşle tamamladı. Beklentilerin oldukça üzerinde finansal sonuçlar açıklayan Samsung Electronics’in ardından piyasalar, güçlü bilançoların dahi yapay zekâ hisselerinde oluşan yüksek beklentileri karşılamaya yetmeyebileceğini düşünürken, çip üreticileri üzerindeki satış baskısı hız kazandı. Bu çerçevede Micron %5’in, SanDisk ise %8’in üzerinde değer kaybederken, Nasdaq 100 endeksi geceyi %1,8 düşüşle tamamladı. Satış baskısını artıran bir diğer gelişme ise Çinli yapay zekâ girişimi DeepSeek’in kendi yapay zekâ çipini geliştirdiğine yönelik Reuters haberi oldu. Bu gelişme, şirketin gelecekte Nvidia ve Huawei’ye olan bağımlılığını azaltabileceği beklentisini gündeme taşıdı. SpaceX, halka arzının üzerinden bir ay bile geçmeden Nasdaq 100 endeksine dâhil olurken, yapay zekâ ve yüksek momentumlu teknoloji hisselerinde görülen genel satış baskısına paralel olarak ilk işlem gününde %7’ye yakın geriledi.
Öte yandan, Orta Doğu’da jeopolitik gerilimin yeniden yükseldiğini söylememiz gerekiyor. ABD, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik saldırıların ardından İran’a yeni hava saldırıları düzenlerken, İran petrolünün uluslararası piyasalarda satışına izin veren lisansı da iptal etti. ABD cephesi seksenden fazla hedefin vurulduğunu ve ticari gemilere yönelik tehdit oluşturduğu belirtilen İran Devrim Muhafızları’na ait çok sayıda sürat teknesinin imha edildiğini açıkladı. İran ise saldırıları açık bir saldırganlık olarak nitelendirerek sert karşılık verme tehdidinde bulundu. İran medyası, ülkenin önemli enerji tesislerinin çevresinde patlamalar yaşandığını bildirirken, Katar da bir LNG tankerinin insansız hava aracıyla vurulduğunu açıkladı.
Gelişmelerin ardından petrol fiyatları %3’ün üzerinde yükselirken, piyasalarda geçen ay ilan edilen ateşkesin kalıcılığına yönelik soru işaretleri ise yeniden gündeme geldi. Her ne kadar ABD tarafı nihai bir anlaşma için diplomatik temasların sürdüğünü belirtse de, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik etkisi ve bölgede artan askerî hareketlilik, jeopolitik risk priminin yeniden yükselmesine neden oldu. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı %3 yükselerek günlerdir 71 dolar seviyesinde devam eden sessizliğini bozarak bu sabah 76 dolar seviyesinin üzerine yükseldi. Petrolün yükselişi, enflasyon endişelerini de beraberinde getirirken, piyasaların kılavuzu konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi son bir ayın zirvesi olan %4,5650 seviyesine kadar yükseldi. Her ne kadar çatışmalar henüz tam anlamıyla paniğe yol açmasa da, ateşkes sürecinin kırılganlığını yeniden hatırlattı. Haber akışında ABD Stratejik Petrol Rezervi’nin 1983’ten bu yana en düşük seviyeye gerilemiş olması da piyasaların gözünden kaçmadı.
Dün gece yapay zekâ temalı hisselerde başlayan kâr realizasyonu, yeni güne başlarken Pasifik’in diğer tarafına da taşındığını görüyoruz. Samsung Electronics’in dün sabah beklentileri aşan finansal sonuçlarına rağmen hisselerindeki sert düşüş ve ABD’de çip hisselerinde yaşanan satışların ardından Güney Kore borsası Kospi %3 gerilerken, gösterge endeks Tokyo borsası %0,5 geriledi. Hong Kong borsasının %2’yi aşan yükselişi ise bölge piyasalarında ilave kayıpları sınırladı. Yılın en flaş endeksi konumunda olan Kospi endeksinde teknik görünümün pek de hoşumuza gitmediğini peşinen belirtmemiz gerekiyor! Haber akışında, JPMorgan, kısa vadede yapay zekâ hisselerinde oynaklığın sürebileceğini belirtirken, uzun vadeli görünümün ise olumlu kalmaya devam ettiğini belirttiğini not edelim.
NATO liderleri, zirvenin ana oturumu için bugün Ankara’da bir araya gelecek. Avrupa ülkeleri ABD Başkanı Trump’ı ittifaka olan bağlılığını yeniden teyit etmeye ikna etmeye çalışacak. Makro cephede ise gözler bu gece 21.00’de açıklanacak Fed toplantı tutanaklarına çevrildi. Fed’in yeni başkanı Kevin Warsh dönemine ilişkin ilk önemli ipuçları piyasalar tarafından yakından takip edilecek. Bu sabah Fed vadeli faiz kontratlarına göre Eylül ayına yönelik faiz artırım beklentisi %63 olarak görülürken, sene sonuna kadar ise 35 baz puan faiz artırımı fiyatlanıyor. ABD tahvil faizlerinin yükselişine paralel dolar endeksi 101 seviyesinin üzerine yükselirken, EURUSD paritesi 1,14 seviyesinin hemen üzerinde tutunmaya devam ediyor. Yakından takip edilen ve son 40 yılın en değersiz seviyelerinde işlem gören Japon yeni, ABD tarım dışı istihdam verisi ardından elde ettiği sınırlı kazanımları koruyamayarak bu sabah yeniden 162 seviyesinin üzerine yükseldi. Uzun vadeli Japon tahvilleri son otuz yılın en yüksek seviyesine gelirken, Japon otoritelerinin piyasaya müdahâle etmeye hazır oldukları yönünde sözlü uyarılarının ise devam ettiğini görüyoruz.
Bitcoin dün bir ara önemle takip ettiğimiz 64 bin dolar seviyesinin üzerini denese de, havanın bozulmasına paralel yeniden 63 bin dolar seviyesinin altına geriledi. Kıymetli metaller cephesinde ise genel hatlarıyla egemen olan limoni seyrin korunmaya devam ettiğini görüyoruz. Altının ons fiyatı bu sabah 4,130 dolar seviyesine gerilerken, gümüş ise 61 dolar seviyesinin altında işlem görüyor. Teknik bir bakış açısıyla, gümüşte 62-63 dolar seviyelerinin üzerinde temiz bir günlük kapanış görmemiz gerekiyor ki bültenimizin de tonu yeniden neşelenebilsin (bakınız grafik). Altın cephesinde ise 200 günlük üssel ortalamaların (EMA) 4,330 dolar seviyesinden geçtiği hatırlatmakta fayda görüyoruz.
Gümüş
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Gözler Ankara’da: NATO Zirvesi ve F-35 mesajları piyasaların radarında
Yayınlanma:
2 gün önce|
07/07/2026Yazan:
BankaVitrini
ABD borsaları haftanın ilk işlem gününü yükselişle tamamladı. Yapay zekâ yatırımlarının ikinci çeyrek şirket bilançolarını destekleyeceği beklentisiyle teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi %1’in üzerinde yükselirken, Asya piyasaları bu sabah aynı iyimserliği paylaşmadı. Yatırımcılar, güçlü şirket kârlarından ziyade yapay zekâ yatırımlarının ne kadar sürdürülebilir olduğuna odaklanırken, bölge borsalarında satış baskısı öne çıktı. Bu görünümde, Samsung Electronics’in ikinci çeyrek faaliyet kârının 19 kat artarak yaklaşık 58 milyar dolara ulaşacağını açıklaması da risk iştahını canlandırmaya yetmedi. Beklentileri aşan sonuçlara rağmen Samsung hisseleri gün içinde %8’e yaklaşan değer kaybederken, satışlarda yapay zekâ kaynaklı çip talebinin zirveye ulaşmış olabileceği ve ABD’li teknoloji devlerinin veri merkezi yatırımlarında yavaşlama yaşanabileceği endişeleri etkili oldu.
Gösterge endeks Tokyo Borsası %1,5, son dönemin yıldızı Güney Kore Borsası ise %7’nin üzerinde geriledi. MSCI Asya Pasifik (Japonya hariç) endeksi de %1’e yaklaşan kayıpla işlem görürken, yapay zekâ yatırımlarının hız kesebileceği endişesi teknoloji hisselerinde satış baskısını artırdı. Döviz piyasasında Japon yeni dolar karşısında 162 seviyesinin üzerinde işlem görerek son 40 yılın en zayıf seviyelerine yakın seyrini sürdürürken, Japon yetkililerden gelebilecek olası bir müdahâle yakından takip ediliyor. Brent petrol önemli bir değişim göstermeyerek 72 dolar civarında dengelenirken, dolar endeksinin ise 100,8 seviyesinde seyrederek teknik açıdan önem verdiğimiz 100,50 seviyesinin üzerinde tutunmaya devam ettiğini görüyoruz.
Piyasaların kılavuzu konumunda 10 yıllık ABD devlet tahvilinin getirisi %4,49 seviyesine hafif de olsa yükselirken, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerde ise limoni havanın korunduğunu görüyoruz. Altının ons fiyatı 4,135 dolar, gümüşün ise 61,20 dolar seviyesine kadar geriledi. Teknik mânâda gümüşte yükseliş isteğinin başladığına kanaat getirebilmemiz için 63 dolar üzerinde temiz bir gecelik kapanış görmeyi bekliyoruz. Altında ise 200 günlük üssel ortalamanın 4,330 dolar seviyesinden geçtiğini not edelim. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin’in son haftalarda 63,770 dolar üzerinde haftalık kapanış yapmakta zorlandığını görüyoruz. Bitcoin için de yükseliş isteğinden söz edebilmek adına 64 bin dolar seviyesinin üzerinde haftalık kapanış görmek isteyeceğiz (bakınız grafikler). Böyle bir durumda daha da yukarıda 75 bin dolar seviyesinin hedef hâline gelebileceğini düşünüyoruz.
Ankara, bugün başlayacak NATO Zirvesi’nde 32 ülkenin liderine ev sahipliği yaparken, gözler ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşmeye çevrildi. Zirvenin öne çıkan başlıklarını Ukrayna’ya destek, savunma harcamaları, Türkiye-ABD ilişkileri, CAATSA yaptırımları ve F-35 programı oluşturuyor. Son dönemde İran krizi ve ABD’nin Avrupa’daki askerî varlığını azaltma kararları nedeniyle gerilen transatlantik ilişkilerin geleceği açısından kritik önem taşıyan zirvede verilecek mesajlar, jeopolitik risk algısı ve savunma sanayii başta olmak üzere küresel piyasalar tarafından yakından izlenecektir.
Zirve öncesinde haber akışını hızlandıran en önemli gelişme ise New York Times’ın, Trump’ın Erdoğan’a Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden katılmasına hazır olduğu mesajını vermeyi planladığını yazması oldu. Habere göre iki lider arasında bu konuda mektup teatisi de gündeme gelebilir. Her ne kadar Kongre’nin S-400 sistemi nedeniyle yürürlükte bulunan yasal kısıtlamaları devam etse de, bu haber son dönemde normalleşme sinyalleri veren Ankara-Washington ilişkileri açısından dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor.
Zirve, Türkiye açısından da önemli bir diplomatik fırsat sunuyor. Doğu Avrupa’daki güvenlik sorunları ve NATO’nun güney kanadındaki riskler, Türkiye’nin ittifak içindeki stratejik önemini daha da artırıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Trump yönetiminin CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda güçlü irade gösterdiğini açıklaması da bu beklentileri destekler nitelikte. NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, gelişmiş savunma sanayii ve kriz yönetim kapasitesiyle Avrupa-Atlantik ile Orta Doğu güvenlik mimarisinin kesişim noktasındaki rolünü zirve boyunca bir kez daha ön plana çıkarma fırsatı yakalayabileceğine kesin gözüyle bakıyoruz.
Beklentiler seviyesinde açıklanan Haziran ayı enflasyon verisine rağmen, enflasyonist baskıların genele yayılmış olması ve bunun yanı sıra Temmuz enflasyonunun da yüksek gelebileceği endişesine paralel, TCMB’nin 23 Temmuz tarihinde düzenlenecek olağan PPK toplantısında ana duruşunu değiştirmeden korumaya devam edeceğini düşünüyoruz. Bununla birlikte, TCMB’nin piyasayı %40 olan gecelik faiz yerine politika faizi olan %37’den fonlamaya başlayacağını da tamamen göz ardı etmiyoruz. Bunun için de NATO Zirvesi sonuçlarına paralel Türkiye’ye yönelik fon akışlarını değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyoruz.
Borsa İstanbul bankacılık endeksi, enflasyon verisi ardından TCMB’nin faiz indiriminde zorlanacağı endişeleriyle haftanın son iş günü kaydettiği %4,2 düşüş ardından dün yatay bir seyir izlerken, ana endeks ise gün içi kazanımları koruyamayarak benzer şekilde günü yatay tamamladı. Her ne kadar tonumuz olumsuz olmasa da, büyük resimde, Borsa İstanbul ana endeksine dolar bazlı bakmaya devam ettiğimizi, 330 dolar seviyesinin üzerinde temiz bir kapanış görmeden henüz hamle yapmanın erken olacağını düşünüyoruz. Bu sabah USDTRY kuru güne 46,80 seviyesinin hemen üzerinde başlarken, CDS risk primi son dönemlerde olduğu üzere 223 baz puanda yatay seyrini korumaya devam ediyor. Tahvil faizlerinde ise 2 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi henüz %40 seviyesinin etrafındaki dar banttan uzaklaşamadı.
Gözler bir tarafta Nato Zirvesi’ne çevrilmişken, öte yandan yarın ABD Merkez Bankası’nın yeni Başkanı Kevin Warsh dönemine ait ilk FOMC toplantı tutanaklarını da yakından takip edecektir. Fed faiz vadeli kontratlarına göre, faiz artırım beklentileri zayıf gelen istihdam verisi ve savaş dönemi öncesine dönen petrol fiyatlarıyla zayıflasa da, sene sonuna kadar bir kez 25 baz puan artırım beklentisi korunmaya devam ediyor.
Bitcoin
Bitcoin cephesinde teknik görünümde dikkat çeken en önemli gelişme RSI göstergesinde oluşan pozitif uyumsuzluk. Fiyat yatay bir seyir izlerken RSI göstergesinin daha yüksek dipler oluşturması, satış momentumunun zayıfladığına ve alıcıların yeniden güç kazanmaya başladığına işaret ediyor. Pozitif uyumsuzluklar çoğu zaman yukarı yönlü hareketlerin öncü sinyali olarak değerlendirilse de, bu görünümün teyit edilebilmesi için fiyatın önemli direnç seviyelerini (64 bin) aşması gerekiyor.
Gümüş
Altın
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Fed’e bekleme alanı açan veri piyasaları rahatlattı; gözler TÜİK’te
Yayınlanma:
6 gün önce|
03/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Büyük bir merakla beklenen ABD Haziran ayı tarım dışı istihdam verisi piyasa beklentisinin altında kaldı. Haziran ayında tarım dışı sektörde 57 bin kişi istihdam edilirken, piyasa beklentisinin (110 bin) belirgin şekilde altında kaldı. Ayrıca Nisan ve Mayıs ayı istihdam verileri toplam 74 bin kişi aşağı yönlü revize edildi. İşsizlik oranı %4,3’ten %4,2’ye gerilese de, bu iyileşme güçlü istihdamdan ziyade 720 bin kişinin iş gücünden ayrılması sonucu işgücüne katılım oranının %61,5’e gerileyerek Mart 2021’den bu yana en düşük seviyesine inmesinden kaynaklandı.
Piyasalar veriyi Fed açısından güvercin algılarken, yakın vadede faiz artırımı beklentileri de hâliyle zayıfladı. Risk iştahı kısmen de olsa yükselirken, son dönemlerde durmaksızın baskı altında kalan kıymetli metaller ve kripto paralar toparlandı. Dün sabah saatlerinde Eylül ayına yönelik 25 baz puan faiz artırımına %61 olasılık tanınırken, bu sabah bu oran %15 seviyesine kadar geriledi. Piyasaların göstergesi konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizinde kayda değer bir değişim olmazken, dolar endeksi (DXY) ise geriledi. Bununla birlikte istihdamdaki yavaşlama, devam eden jeopolitik riskler ve yüksek akaryakıt fiyatlarının gecikmeli etkilerinin enflasyonist baskıları süratle sönümlendirmesini beklemiyoruz. Bu nedenle de Fed’in enflasyonla mücadeleye öncelik vermeye devam edeceğini göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyoruz.
ABD ekonomisinin sağlığı açısından en önemli ipuçlarını verdiğine inanılan Haziran ayı istihdam verisinin beklentileri karşılayamaması bu sabah Asya piyasalarında risk iştahını destekledi. Asya borsaları iki günlük düşüşün ardından toparlama kaydederken, Japonya ve Çin’de açıklanan Haziran ayı PMI verileri de ekonomik faaliyetin büyümeye devam ettiğini göstererek iyimserliği güçlendirdi. Güney Kore borsası teknoloji hisselerine gelen alımlarla dünkü kayıplarını telafi ederek %4’ten fazla yükselirken, geriye kalan bölgelerde ise %1 civarında yükselişler görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de artılar göze çarpıyor.
Piyasalar artık sene sonuna kadar FED’den bir kez 25 baz puan faiz artırımı beklerken, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin haftayı iyimser bir şekilde tamamlamaya aday olduğunu not edelim. Altının ons fiyatı 4,200 dolar seviyesine yaklaşırken, gümüşün teknik mânâda önemsediğimiz 63 dolar seviyesinin üzerinde haftayı tamamlaması durumunda, uzun pozisyon açmak için kolları sıvayacağız. DXY’nin geri çekilmesiyle EURUSD paritesi bu sabah 1,1470 seviyelerine kadar yükselirken, ABD piyasalarının bugün Bağımsızlık Günü nedeniyle kapalı konumda olacağını hatırlatalım. Dolar endeksinin geri çekilmesiyle Japon yeni dolar karşısında 161 seviyelerine toparlanırken, müdahâle beklentileri nedeniyle dalgalı seyrin korunmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 70 dolar seviyesinin diplerinden hafif de olsa yükselse de, genel görünümü, zayıflayan ABD istihdam verisinin küresel piyasalarda faiz baskısını hafifletmesiyle riskli varlıkları desteklediği şeklinde yorumluyoruz.
İstihdam verisinin ardından, Fed’in faiz artırımı konusunda biraz daha bekleme alanı kazandığını düşünüyoruz. Özellikle son dönemde yüksek değerlemeler nedeniyle baskı altında kalan teknoloji hisseleri açısından verinin kısa vadede bir nefes alma imkânı sağlayacağı görüşündeyiz. Bununla birlikte tek bir veriyle bakarak fazla iyimser bir tablo çizmenin de doğru olmayacağını unutmamak gerekiyor. Bu noktadan sonra gözler yeniden enflasyon verileri ile ikinci çeyrek şirket bilançolarına çevrilecektir. İşgücü piyasasında kademeli bir soğuma ve enflasyonda ilave yavaşlama görülmesi hâlinde, Fed’in bu yıl faiz artırmak zorunda kalmayacağı beklentisinin güç kazanacağını, bunun da risk iştahını ve özellikle hisse senedi piyasalarını desteklemeye devam edebileceğini düşünüyoruz. Son olarak küçük bir not düşelim: ABD verisinin ciddi bir şekilde aşağı yönlü revize edilmesi, açıklanan ilk verilerin güvenilirliğine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi!
Türkiye cephesinde ise bugün gözler TÜİK tarafından açıklanacak Haziran ayı enflasyon verisinde olacaktır. Anketler TÜFE’nin aylık bazda %1 artmasına ihtimal verirken, çekirdek verilerin de önem arz edeceğini göz ardı etmeyelim. Son günlerde tekrar ettiğimiz üzere, enerji fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin yardımıyla Temmuz ayıyla birlikte enflasyonda yeniden daha ılımlı seviyeleri konuşmaya başlayacağımızı, bunun da TCMB’nin elini biraz da olsa rahatlatacağını düşünüyoruz. Bu bağlamda, savaşın patlak vermesiyle birlikte fonlamanın haftalık repo faizi (%37) yerine gecelik borç verme faizi (%40) üzerinden yapılmasına geçilmişti. Önümüzdeki dönemde bu uygulamadan geri adım atılarak normalleşme sürecinin başlayacağını öngörüyoruz. Politika faizinde indirimin ise Eylül ayında gerçekleşeceğini düşünüyoruz.
USDTRY kuru ABD piyasalarının bugün tatil konumunda olması nedeniyle dört günlük fonlama faizinin de yardımıyla 46,80 seviyesine yükselirken, yabancı nezdinde Türkiye’nin risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi 223 baz puan ile son dönemde olduğu üzere yatay bir seyir izlemeye devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki geri çekilme, tahvil piyasalarını desteklemeye devam ederken, net enerji ithalatçısı olan Türkiye’nin petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere geri çekilmesiyle olumlu mânâda etkilenmeye devam edeceğini düşünüyoruz. Jeo-ekonomik tarafta yaşanan olumlu hikâyenin de yardımı ile, TL ve TL cinsi varlıkların yatırımcı ilgisinde kalmaya devam edeceğinin altını tekrar çizmek isteriz. Bu minvalde, 2 yıl vadeli gösterge tahvil bileşik faizi %40 seviyesinin hemen etrafında kalmaya devam ederken, Türk hisse senetlerinde alım isteğinin korunacağını düşünüyoruz.
Bugün ABD piyasaları Kurtuluş Günü tatili nedeniyle kapalı konumda olacak. Küresel mali piyasaların daha sakin bir gün geçireceğini düşünüyoruz. Makro cephede ise Almanya ve Euro bölgesi hizmetler PMI verisi takip edilebilir.
Gümüş
Emre Değirmencioğlu
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.032)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.597)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (575)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.975)
- GÜNCEL (4.496)
- GÜNDEM (3.551)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.712)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.454)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (815)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (111)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (54)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (93)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Resmi Gazete'de bugün (09.07.2026) 08/07/2026
- İran'dan ABD'ye sert yanıt: Saldırılar cevapsız kalmayacak 08/07/2026
- ABD saldırıları sonrası İran'ın güneyinde peş peşe patlamalar 08/07/2026
- Trump talimatı verdi: İran'a yönelik saldırılar başlatıldı 08/07/2026
- Trump yönetiminden Suriye için kritik adım 08/07/2026
- Vance: Gemilere ateş açarlarsa, onları darmadağın ederiz 08/07/2026
- Google Photos'a yapay zeka tabanlı video düzenleme aracı geldi 08/07/2026
- OpenAI, gelişmiş yeni ses modellerini kullanıma sundu 08/07/2026
- Fed tutanakları: Yapay zeka kaynaklı talep enflasyonu yüksek tutabilir 08/07/2026
- Erdoğan'dan F-35 yanıtı: Bizi izlemeye devam edin 08/07/2026
SON YAZILAR
- Trump NATO’yu gölgede bıraktı. Piyasalar yeniden jeopolitiği fiyatlıyor 09/07/2026
- Sanayiciler yatırım kararını nasıl profesyonelce almalı? 09/07/2026
- MSCI’nin ardından S&P Dow Jones da Türkiye’yi yakın takibe aldı 08/07/2026
- İş Bankası’ndan ücretsiz Amazon Prime üyeliği kampanyası 08/07/2026
- NATO’da yeni sinyaller, Ortadoğu’da yeni risk. Gözler Fed tutanaklarında 08/07/2026
- MSCI’dan Türkiye’ye Yeni Uyarı 07/07/2026
- NATO Zirvesi’nde ABD’den Türkiye’ye Güçlü Mesajlar 07/07/2026
- Gözler Ankara’da: NATO Zirvesi ve F-35 mesajları piyasaların radarında 07/07/2026
- Türkiye küresel diplomasinin merkezinde: NATO Zirvesi başlıyor 06/07/2026
- 65 Milyar Dolar Kazandıran Turizm, Kredilerden Neden Sadece %4 Pay Alıyor? 06/07/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu






