Connect with us

BANKA HABERLERİ

SWIFT sistemi nedir? Rusya’ya SWIFT yaptırımı ne aşamada, neden henüz uygulanmadı?

Yayınlanma:

|

ABD ve Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik yaptırım kararlarında, uluslararası ödeme sistemi SWIFT’ten çıkarılma hamlesi henüz yer almadı. Ukrayna’nın talep ettiği Swift yaptırımı uygulamasına, Almanya ve İtalya’nın başını çektiği bir grup ülkenin karşı çıktığı belirtiliyor.

AB’nin Rusya’ya yaptırımları görüştüğü dünkü toplantının ardından Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, büyük bir yaptırım paketinin onaylandığını açıkladı ve bunun “AB’nin ne kadar birlik içinde olduğunu gösterdiğini” söyledi.

Ancak AB’nin yaptırım paketinde, Ukraynalı yetkililerin talep ettiği önlemlerden olan Rusya’nın uluslararası ödeme sistemi SWIFT’ten çıkarılması yer almadı.

AB’nin Rusya’ya yaptırımları ele aldığı saatlerde Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba sosyal medyada sert bir mesaj yayımladı.

Kuleba, “Bu konuda diplomatik davranmayacağım. Rusya’ya SWIFT yasağı uygulanması gerektiğinden şüphe duyan herkes, masum Ukraynalı erkek, kadın ve çocukların kanının kendi ellerinde de olacağını anlamalı. RUSYA’YI SWIFT’TEN MEN EDİN” dedi.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy de dün AB’nin yaptırım kararı öncesinde “Rusya’nın SWIFT’ten çıkarılmasını, Ukrayna üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturulmasını ve saldırgan tarafı durdurmak için diğer etkili adımların atılmasını talep ediyoruz” şeklinde bir açıklama yaptı.

Ancak Ukrayna’dan gelen SWIFT yasağı bu talebi AB’nin yaptırım kararlarında karşılık bulmadı.

SWIFT yaptırımı konusunda AB ülkeleri arasında görüş ayrılığı yaşanması bunda etkili oldu.

Bu yaptırım türüne Almanya, İtalya ve Macaristan’ın aralarında yer aldığı bir grup ülkenin karşı çıktığı belirtiliyor.

‘Kendilerini rezil ettiler’

Eski Avrupa Konseyi Başkanı ve Avrupa Halk Partisi Başkanı Donald Tusk, bu ülkelere sert şekilde tepki gösterdi.

Donald Tusk
Fotoğraf altı yazısı,Donald Tusk

Tusk, Twitter’da “Bu savaşta her şey gerçek: Putin’in çılgınlığı ve zalimliği, Ukraynalı kurbanlar, Kiev’e düşen bombalar. Yalnızca yaptırımlarınız yapmacık. Sert kararları bloke eden AB hükümetleri (Almanya, Macaristan, İtalya) kendilerini rezil ettiler” paylaşımında bulundu.

İtalya’da yapılan analiz ve yorumlarda, Roma yönetiminin SWIFT yaptırımına karşı çıkmasının nedenleri irdelendi. Bu nedenler arasında İtalya’nın Rus doğal gazına bağımlılığı da yer alıyor.

İtalya’ya doğal gazın yüzde 45’i Rusya’dan

İtalya Ekolojik Dönüşüm Bakanı Roberto Cingolani hafta başında yaptığı açıklamada ülkenin doğal gaz ihtiyacının yüzde 45’inin Rusya tarafından karşılandığını söylemişti.

Rusya’nın SWIFT sisteminden atılması halinde gaz ödemelerinin de yapılamayacağına, halihazırda süren enerji krizinin daha da tırmanacağına dikkat çekiliyor.

Rusya ile güçlü ticari ilişkiler ve İtalyan bankalarının Rusya’daki kredileri de Roma’nın elini bağlayan faktörler arasında sayılıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen ay Ukrayna krizi tırmanıştayken İtalya’nın önde gelen şirketleriyle bir video-konferans görüşmesi yapmış ve “İtalya’yı Rusya’nın önde gelen ekonomik partnerlerinden biri olarak görüyoruz” demişti.

Putin bu görüşmede, İtalyan şirketlerinin Rusya’daki yatırımlarının değerini 5 milyar dolar, İtalya’daki Rus yatırımlarını da 3 milyar dolar olarak açıklamıştı. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2021’de 30 milyar dolara ulaştığı hesaplanıyor.

Olası bir SWIFT yaptırımının Rusya’nın yanı sıra Avrupa ülkelerinin ekonomisine de zarar vereceği endişesi söz konusu. SWIFT seçeneğine karşı çıkan Almanya ve İtalya’nın bu riske daha açık olduğuna dikkat çekiliyor.

Öte yandan Almanya ve İtalya’nın, SWIFT yaptırımı gibi daha ağır seçenekleri, durum daha kritik hale gelirse kullanılmak üzere elde tutmaktan yana olduğu da belirtiliyor.

‘Daha sert tedbirlere hazırız’

İtalya Başbakanı Mario Draghi bugün parlamentoya Rusya-Ukrayna konusunda bilgi verirken, “Bu yaptırımların yetersiz kaldığı görülürse daha da sert tedbirlere hazırız” dedi.

Rusya’nın SWIFT sisteminden çıkarılması, ABD’nin yaptırım kararları arasında da yer almadı.

ABD Başkanı Joe Biden’a dünkü basın toplantısında bunun nedeni soruldu.

Biden, Rus bankalarına karşı aldıkları yaptırım kararlarının SWIFT yaptırımına eşdeğer etki yaratacağını savunduktan sonra öyle devam etti:

“İkinci olarak, bu seçenek her zaman mevcut. Ancak şu anda Avrupa’nın geri kalanı bu pozisyonu almak istemiyor.”

Fransa: SWIFT son seçenek

“Nükleer seçenek” olarak anılan SWIFT gibi ağır yaptırımların halen masada olduğu yönünde bir açıklama da Fransa’dan geldi.

Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Marie bugün Reuters ajansına yaptığı açıklamada, “SWIFT en son çare, ama bu da hala masada olan seçeneklerden” dedi.

Almanya Maliye Bakanı Christian Lindner de “tüm seçeneklerin masada olduğunu” söyledi.

Litvanya Başbakanı Ingrida Simonyte de SWIFT yaptırımı konusundaki tartışmaların sona ermediğini belirterek “Kimlerin karşı çıktığını biliyoruz ve onlarla müzakereye devam ediyoruz” dedi.

200’den fazla ülkede binlerce finans kurumu tarafından kullanılan SWIFT sisteminden dışlanma yaptırımı daha önce İran’a uygulanmıştı.

SWIFT nedir?

SWIFT, paranın hızla sınır tanımadan bir yerden bir yere gönderilmesini sağlayan uluslararası mali yapılanmanın ismi .

Kelime olarak da İngilizce, Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication yani Küresel Bankalararası Finansal İletişim Birliği’nin kısaltmasından oluşuyor.

1973’te oluşturulan ve merkezi Brüksel olan sisteme dünya çapında 200 ülkeden toplam 11 bin mali kuruluş ve banka üye.

Fakat SWIFT bildiğimiz geleneksel bir bankadan çok farklı. Kullanıcılara, aktarılan bir paranın bir hesaptan çıktığını ve diğer bir hesaba girdiğini bildiren bir gerçek zamanlı mesajlaşma sistemi gibi.

Bu sistem üzerinden her gün 40 milyonu aşkın mesaj gönderiliyor ve trilyonlarca dolar şirketler ya da hükümetler arasında el değiştiriyor.

SWIFT mesajlarının yüzde 1’den fazlasının Rusya bağlantılı ödemelere ilişkin olduğu tahmin ediliyor.

SWIFT kime ait ve kim tarafından denetleniyor?

SWIFT, tek bir kurumun kendi uluslararası ödeme sistemini geliştirmesi ve bu alanda tekel olmasını istemeyen Amerikan ve Avrupa Bankalarının ortak girişimiyle kurulan bir sistem.

2 binden fazla banka ve finans kuruluşu SWIFT ağının ortak sahibi.

Bu ağın merkezi Belçika’da ve işleyici Belçika Merkez Bankası tarafından, ABD ve İngiltere dahil dünyanın diğer önde gelen merkez bankalarıyla ortaklaşa denetleniyor.

Ruble sayan bir kişi

SWIFT, üyelerinin uluslararası ödemelerini güvenli bir şekilde yapmalarını sağlıyor. Anlaşmazlıklarda taraf olmayacağı var sayılıyor.

Ne var ki 2012’de İran nükleer programı gerekçesiyle konulan uluslararası yaptırımların parçası olarak SWIFT’ten dışlandı.

İran bunun sonucu olarak petrol ihraç gelirlerinin neredeyse yarısını ve dış ticaret gelirlerinin yüzde 30’unu kaybetti.

SWIFT, kuruluş olarak yaptırım kararlarında hiç bir etkisi olmadığını bu tür kararları hükümetlerin belirlediğini söylüyor.

Rusya SWIFT’ten dışlansa, etkisi ne olur?

Rus şirketleri böyle bir yaptırım konduğu takdirde SWIFT’in sağladığı normal, sorunsuz ve hızlı ödemeleri yapamaz hale gelir.

Petrol ve tarım ürünleri sektörlerindeki değerli ihraç ürünlerinin karşılığı olan ödemelerinde de büyük aksama yaşanır.

Böyle bir durumda tek tek bankalar birbiriyle iletişime geçerek ödemeleri gerçekleştirir ama bu da hem ek zaman hem ek masraf gerektirecektir ve nihayetinde Rusya hükümetinin gelirlerini etkiler.

Rusya daha önce de 2014 yılında Kırım’ı ilhak ettiğinde SWIFT’ten dışlanmakla tehdit edilmişti. Rusya hükümeti bunun savaş ilanı anlamına geleceğini söylemişti.

Batılı müttefikler o sırada Rusya’yı SWIFT’ten dışlama kararı almadılar ama bu tehdit Rusya’yı MIR adıyla bilinen kendi Ulusal Ödeme Sistemi’ni geliştirmeye yöneltti. Ancak sistemi Rusya dışında kullanan çok az ülke var.

Batılı ülkeler Rusya’ya Swift yaptırımı konusunda niye anlaşamadı?

Rusya’nın sistemden dışlanması Rusya’ya mal ihraç eden ya da ithalat yapan şirketleri, özellikle de Alman şirketlerini zor durumda bırakabilir.

Rusya, Avrupa Birliği ülkelerine en çok doğal gaz satan ülke ve buna alternatif bulmak kolay değil. Enerji fiyatları zaten bir süredir artıyor ve birçok hükümet fiyatların daha da yükselmesine sebep olacak adımlar atmak istemiyor.

Rusya’dan alacağı olan şirketlerin böyle bir dışlama durumunda paralarını tahsil edebilmek için alternatif yollar bulması gerekecektir. Uluslararası bankacılık sisteminde kaos yaşanması ihtimalini göze almamak gerektiğini düşünen bir çok çevre var.

Rusya’nın eski Maliye Bakanı Aleksey Kudrin SWIFT’ten dışlanmanın Rusya ekonomisinin yüzde 5 küçülmesine sebep olacağını söylemişti.

Fakat yine de böyle bir yaptırımın Rusya ekonomisi üzerinde kalıcı bir etki yapacağı kuşkulu bulunuyor. Rus bankaları ödelemelerini Çin gibi kendi ödeme sistemlerine sahip olan ve Rusya’ya yaptırım uygulamayan ülkeler üzerinden de yapabilir.

Bazı ABD Kongre üyeleri SWIFT yaptırımı konusunda ısrar etmiş ama Başkan Joe Biden, büyük ölçüde başka ekonomilere ve ülkelere yapabileceği olumsuz etkiyi göz önüne alarak diğer yaptırımları tercih ettiğini söylemişti.

Ayrıca bu konuda yaptırım koyabilmek için Avrupa hükümetlerinin desteği de gerekiyordu ve hükümetlerin birçoğu kendi ekonomilerinin zarar göreceği kaygısıyla düşünerek böyle bir karara karşı çıkmıştı.

bbc

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.