ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Sterlin Çöktü: Böyle aşk olur mu hiç? Kalbin yok mu senin? #Dolar
Yayınlanma:
4 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
- Âdeta olağanüstü günlerden geçiyoruz. Neredeyse bu sene 90 merkez bankası politika faizini yükseltti. Aralarında enflasyon yerine büyüme tercihi nedeniyle tam aksi yönde politika izleyen Türkiye, Çin ve Japonya’nın yerel para birimleri de hâliyle haftayı hırpalanarak tamamladı. Japonya 1998’den sonra FX piyasasına müdahale ederek YEN’in değer kaybını durdurmaya çalışırken, iktisadi faaliyette ivme kaybı gören TCMB, politika faizini peş peşe ikinci ayda da indirerek Doların Türk Lirası karşısında Cuma günü yeni zirveyi (18,4280) test etmesine neden oldu. Hatırlanacağı üzere, 20 Aralık 2021’de, KKM ürünü devreye konulmadan önce 18,42 tüm zamanların zirvesi olarak grafiklere işaretlenmişti.
- Amiral gemin FED’in enflasyonla kararlı mücadelesi ve bu yolda büyüme ve istihdamın acı çekeceğini söylemesi ardından en büyük 500 hissenin işlem gördüğü S&P500 endeksi hafta genelini yaklaşık %5 düşüşle tamamlarken, doların (DXY) piyasa kuru olan DXY, yirmi yılın en yüksek seviyesine tırmandı. Öte yanda, FED’in para politikası duruşuna en hassas 2 yıllık tahvil ile 10 yıllık faiz makası arasında getiri farkı son 22 yılın en negatif düzeyine açılırken (-50 baz puan), 15 yıl aradan sonra 2 yıllık tahvil haftayı %4,24 seviyesinde ve 15 yılın yeni en yüksek seviyesinde tamamladı.
- Gerek artan jeopolitik riskler (Ukrayna’da ayrılıkçı bölgelerin referandumu), Moskova’nın Ukrayna’da nükleer silah kullanması halinde “felaket sonuçları” konusunda ABD’nin uyarısı, gerekse Avrupa ile Rusya arasında devam eden ekonomik savaşın kıta Avrupası üzerinde yarattığı baskının gölgesinde EUR’da kan kaybının devam etmesini bekliyoruz. EUR dolar karşısında 0,96’lı seviyelere kadar gerileyerek son 20 yılın dibini test ederken, riskin hâlen daha aşağı yönlü olduğunu düşünüyoruz. Bu risklere ilaveten, İtalya’da 2. Dünya Savaşı sonrası en sağcı hükümetin iş başına gelmesiyle sonuçlanabilecek genel seçimler dün yapıldı. Seçimler anketlerle uyumlu sonuçlanırsa ülkenin en büyük partisi olması beklenen İtalya’nın Kardeşleri lideri Giorgia Meloni (faşist diktatör Mussolini sonrası aşırı sağcı ilk başbakan olma yolunda görünüyo) ülkenin ilk kadın başbakanı olabilir. İtalya’nın siyasi sorunlarının da Kıta Avrupasını olumsuz etkilemesini bekliyoruz. Teknik bir bakış açısıyla, EUR’da daha da aşağıda 0,87 seviyesinin radar menzilinde olabileceğini ön görüyoruz.
- Haftaya belki de damgasını vuran en büyük gelişmelerde biri, İngiltere’de Cuma günü açıklanan vergi indirim paketi oldu. Açıklanan paketin 1972 yılından bu yana en büyük vergi indirimleri içermesi, tahvil piyasasında âdeta çöküşü tetiklerken (5 yıl vadeli GITL (İngiltere devlet tahvili)) 50 baz puandan daha fazla sıçrayarak tek günlük yükseliş rekoru kırdı. İngiltere Merkez Bankası’ndan Kasım ayı olağan PPK toplantısında yönelik 100 baz puan faiz artırım beklentisi de %50’nin üzerine çıktı.
- Kraliyet aslanı Sterlin ise Dolar karşısında süratle haftayı 1,08’li seviyelere kadar gerileyerek 1985 yılından bu yana (yani son 37 yılın) en düşük seviyesinde tamamlaması ardından, bu sabah Asya işlemlerinde, Sterlin’in Mart 1985’te test edilen ve grafiklerde görebildiğimiz en düşük seviye olan 1,0520 seviyesini de aşağı yönlü geçerek 1,0382 seviyesi ile tüm zamanları en düşük seviyesine geldiğini görüyoruz. Daha basit bir yaklaşımla, açıklanan devasa vergi paketi sonrası Sterlin son 24 saate neredeyse %7’den fazla değer kaybetti. Sterlinin de tıpkı EUR gibi dolar karşısında aynı kaderi paylaşma ihtimali (uzun süredir beklentimiz bu yönde) azımsanmamalıdır.
- Gelin şimdi bu vergi indirimlerinin sterlin açısından ne demek olduğunu anlamaya çalışalım. Bir tarafta devam eden enerji krizi, yaklaşan soğuk ve pahalı kış, diğer tarafta ise büyüme problemlerini dengelemek adına İngiltere’nin atmış olduğu son 40 yılın en büyük vergi indirim adımının bütçe dengesini daha da fazla bozacağına inanıyoruz. Devletin vergi gelirlerinin düşecek olması daha fazla borçlanma gereksinimi getirirken, diğer taraftan hane halkının harcanabilir gelir düzeyinin artacak olması da enflasyon için sevimsiz bir haber. Nihayetinde, artan enflasyona karşı daha fazla faiz artırım ihtiyacı da daha pahalı borçlanma anlamına geldiğinden, sterlin ciddi mânâda baskı altında görünüyor.
- DXY sepetinde yer alan 6 para birimi içinde aslan payı yaklaşık olarak %58 ile EUR’da bulunurken, YEN %14, Sterlin ise %12 paya sahip. Söz konusu 3 para birimin başına neler geldiğini anlatmaya çalıştık. Bu bakış açısıyla, DXY’nin de son 20 yılın zirvesine ulaşmasına şaşmamak gerekiyor. Teknik mânâda yukarıda 109,2 seviyesinin üzerinde aylık bir kapanış ile (teyit) 121 seviyesine doğru bir yolculuk bizleri şaşırtmayacaktır. Hazır yeri gelmişken, 1973 doğumlu olan DXY grafiğini incelerken, Twitter’da kıymetli hocam @e507’nin de hafta sonu Plaza Anlaşmasını gündeme getirdiğini okudum. Finansal okuryazarlık adına yeri gelmişken kısaca ben de konuya değinmek isterim.
- Japonya’nın geride bıraktığımız hafta başarısız olma ihtimali çok yüksek olan doğrudan piyasa müdahalesini birkaç gün nedenleri ile birlikte bültenimizde ele aldık. Temelinde, ABD ile Japonya arasında açılan getiri farkı YEN’in değer kaybı ile sonuçlanmaktadır ve sadece Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) müdahalesi YEN’in değer kaybını (yavaşlatsa da) durdurmaya yetmeyecektir. YEN’in değer kaybının arkasında yatan asıl sorun Japonya’nın faiz artır(a)mıyor olmasıdır. Lâkin, sorunun çözümü tek başına BoJ ile değil, çok katılımlı (küresel merkez bankalarının tamamının katılımıyla) başarıya ulaşabilir. Tarihte de bunun en çok bilinen örneği 1985 yılında New York’ta bulunan Plaza Otel’de, Fransa, Batı Almanya, Japonya, ABD ve İngiltere’nin para piyasalarına koordineli müdahale ederek Japon Yeni ve Alman Markı karşısında ABD Dolarının değer kaybettirilmesi için yaptıkları antlaşmadır (Plaza Anlaşması). Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, ABD Doları, 1985-1987 yılları arasında keskin değer kaybederken, piyasaya tekrar müdahale edileceği 1987 yılı Louvre Anlaşması’na kadar (bu sefer de doların devam eden düşüşünü durdurmayı amaçlayan, 22 Şubat 1987’de Paris’te imzalanan anlaşma) devam etmiştir. Plaza Anlaşmasının ana amacı, döviz kurlarını etkileyerek Amerikan ve Avrupa mallarının ihracatta Japon malları karşısında rekabet gücünü sağlamaktı. Asıl sorulması gereken soru ise bugünün dünyasında böyle bir anlaşma tekrar imzalanır mı? FED’in (ABD’nin) enflasyonla mücadele ettiği bir ortamda güçlü Dolar politikası izlemesi nedeniyle neredeyse imkânsızdır.
- Küresel mali piyasalarda FED sonrası olumsuzluk, Avrupa’da egemen olan enerji krizi, Rusya özelinde artan jeopolitik endişeler ve küresel enflasyon sorunu finansal piyasalarda büyük bir panik havasına neden oluyor. Bu da hâliyle ne var ne yok sat doları al isteğini kamçılıyor. Bunu kaliteye kaçış (flight to quality) olarak ele alıyoruz. Euro ve YEN’den sonra çöküşe Sterlin’in de katılması sonrası hisse senetlerinde yaşanan sert satışlara kıymetli madenler de katıldı. Gümüşte Cuma günü yaşanan %4’ü aşkın değer kaybı bu sabah da korunuyor. Altının ons fiyatı haftayı kritik destek seviyesi olan 1,685 doların altında yine tamamladı. Daha da aşağıda 1,600 dolar seviyesini hedefliyoruz. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı uzun bir süredir dile getirdiğimiz kritik destek 92 doların altında ve haftayı %6’nın ötesinde kayıpla kapatarak bu sabah 85 dolara kadar geriledi. Daha da aşağıda 78 dolar seviyesine yönelik hedefimizi koruyoruz. Bu arada, Alman kamu kuruluşu RWE, Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) ile Avrupa’nın en büyük ekonomisine Aralık ayı sonuna kadar sıvılaştırılmış doğal gaz sağlamak için bir anlaşma imzaladığını duyurdu.
- Türkiye cephesinde hisse senetlerindeki sorunlar gündemin ilk sırasında yer alırken, Hazine Bakanı Nebati aracı kurum genel müdürleri ile bir araya gelirken, VİOP’ta vade sonu yaklaşırken konuşulan sorunlu rakam tutarı kafaları karıştırıyor! USDTRY kuru yeni haftanın ilk işlemlerinde 18,44 seviyesine yükselerek tüm zamanların zirvesini bir adım daha yukarıya taşırken, Sterlin ve Euro’da yaşanan çöküş ile EUR/TRY kuru son 2 ayın, GBP/TRY kuru ise psikolojik 20 seviyesinin de altına gerileyerek 19,30 ile son 4 ayın dibini test etti.
- Yeni gün başlangıcında, Asya piyasalarında hava olabildiğince olumsuz. Japonya’da açıklanan ve 20 ayın en düşük seviyesine ulaşan PMI verisi ardından gösterge endeks Tokyo borsası %2 aşağıda işlem görürken, ABD borsalarının vadeli işlemleri de haftaya satıcılı başladı. Piyasaların panik havası ile koruma enstrümanlarına yönelik talebini arttırdığını olurken, piyasaların tansiyonunu gösteren volatilite endeksi VIX ise henüz 30 seviyesini aşmadığını not etmiş olalım.
- Japon YEN’i yanı sıra, küresel risk iştahının bir başka göstergesi olan ve faiz artırma kervanına katılmayan bir diğer para birimi olan Çin Yuanın bu sabah 7,2 seviyesine dayanarak son 2,5 yılın en zayıf seviyesini test etti. Yuanın değer kaybının yavaşlatmak adında, Çin merkez bankası (PBoC), spekülatif işlemlere karşı 28 Eylül’den itibaren vadeli döviz alımlarında finansal kurumlar için döviz riski rezervlerini mevcut sıfırdan %20’ye çıkaracağını söyledi. Böylelikle Yuanı açığa satmayı zorlaştırmak isteyen PBoC, FX piyasasına da dolaylı olarak müdahale etmiş oldu. Lâkin, spot piyasada işlem gören Yuanın habere neredeyse tepki vermediğini de not edelim!
- Veri takviminde bugün içeride kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi takip edilebilir. Dışarıda ise Almanya’da açıklanacak IFO endeksi önemli.
>İngiltere Tahvilleri roketledi
İngiltere’de 1972’den bu yana açıklanan en büyük vergi indirim paketi, kamu maliyesinin borçlanma gereksinimi artıracağından, tahvil piyasasında sert bir tepki ile karşılandı. 5 yıl vadeli İngiltere tahvili bir günde 50bp fazla sıçrayarak rekor kırdı. Risk yukarı yönlü.
>GBPUSD çöktü
Sterlin’in 1985 yılında test edilen 1,0520 seviyesinin çekim gücüne daha fazla dayanamayarak bu sabah Asya piyasalarında 1,0382 seviyesini test ederek tüm zamanların en düşüğüne gerilediğini görüyoruz. 24 saatte %7 değer kaybeden Sterlin için bilinmeyen sulardayız. Risk hâlen daha aşağı yönlü olduğunu düşünüyoruz.
>EURUSD adım adım güneye
EUR cephesinde, Avrupa’nın zor kışı ve artan resesyon kaygılarına paralel adım adım 0,87 seviyesine doğru yürüdüğünü düşünüyoruz. Risk aşağı yönlü görünüyor.
>Kaliteye Kaçış
1973 doğumlu DXY endeksi, 6 farklı para birimine göre doların gücünü (değerini) gösteriyor. DXY içerisinde aslan payı ~ %58 ile EUR’da bulunurken, YEN %14 , GBP %12 paya sahip. Söz konusu 3 para birimin başına son günlerde neler geldiğini düşünürsek, teknik mânâda 109,2 üzerinde 121 seviyesini hedeflemeye devam ediyoruz.
>Brent
Brent cinsi ham petrolün varil fiyatının teknik mânâda 92,1 dolar seviyesinde olan desteğinin bir kez daha altına haftayı tamamladığını görüyoruz. Genel kanının aksine, petrolde riski aşağı yönlü görüyor ve 78 doların radar menzilinde olduğunu düşünüyoruz.
>Ons Altın
1,685 dolar seviyesinde bulunan önemli teknik desteğin altında kaldığı sürece, 1,600 seviyesinin çekim gücü ağır basacaktır.
>ABD 2Y/10Y
FED’in para politikası beklentilerindeki değişimlere karşı oldukça hassas olan ABD’nin 2 yıl vadeli devlet tahvili getirisi %4,2 seviyesine ulaşarak son 15 yılın zirvesinde yer alırken, 2 ve 10 yıl vadeli gösterge tahviller arasında makas (eski) 52 baz puana açılarak son 22 yılın en negatif seviyesine geldi.
>Borsaları Ayı Piyasasında
Sene başına göre bakılırsa, Avrupa’nın gösterge endeksi Stoxx600 da (S&P500 ve Nasdaq) ile birlikte ayı piyasası (%20’den büyük) bölgesine girdi!
İKTİSATBANK
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Petrol ve dolar yükselirken Fed kaygıları risk iştahını bastırıyor
Yayınlanma:
3 saat önce|
04/06/2026Yazan:
BankaVitrini
Küresel mali piyasaların odağında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler bulunmaya devam ederken, İsrail’in tutumunun barış sürecini zorlaştırdığı görüşünün giderek daha geniş kabul gördüğünü izliyoruz. Bu sabah İsrail ile Lübnan arasında ateşkesin uygulanmasına yönelik varılan anlaşma olumlu bir gelişme olarak öne çıksa da, bölgeden gelen çelişkili açıklamalar ve zaman zaman yeniden yükselen gerilim piyasaların temkinli duruşunu korumasına neden oluyor. Daha basit bir ifadeyle, piyasalar artık ‘anlaşma yakın’ yönündeki açıklamalardan çok, çatışmaların gerçekten durduğunu ve diplomatik sürecin somut sonuçlar ürettiğini görmek istiyor.
Bu minvalde yapay zekâ temalı hisselerde görülen kâr satışları ve Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik risklerin risk iştahını belirgin bir şekilde azaltmasıyla ABD borsalarının geceyi %1 civarında düşüşle tamamladığını görüyoruz. Dolar endeksi (DXY), Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik gerilimlerin etkisiyle güvenli liman talebinden destek alarak son iki ayın en güçlü seviyelerinde salınırken, İran’ın Kuveyt’e yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar petrol fiyatlarının yüksek seviyesini korumasına neden oluyor. DXY’nin güç kazanması, ABD tahvil faizlerinin de yükselmesine neden olurken, Fed’in enflasyon baskıları nedeniyle faiz indirimlerini uzun süre erteleyebileceği beklentisi de piyasalar üzerinde ilave baskı kurmaya devam ediyor.
Tansiyonun barometresi konumunda olan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, üç günlük kesintisiz yükseliş isteği ardından dün 99 dolar seviyesini test ederken, ABD ham petrol stoklarının beklentilerin iki katı kadar azalması da küresel petrol talebinin güçlü seyrettiğine işaret etti. Haber akışı sizin de takdir edeceğiniz üzere pek de olumlu düzlemde ilerlemezken, mevcut stresin üzerine 16-17 Haziran tarihinde düzenlenecek olağan Fed toplantısının da eklenmeye başladığını düşünüyoruz. Fed’in yeni başkanı Warsh, göreve yapay zekâ yatırımlarının ekonomiyi desteklediği ancak İran savaşı kaynaklı enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırdığı zorlu bir dönemde başlıyor. Nitekim, Fed’in yayımladığı Beige Book raporu, birçok bölgede enerji fiyatlarındaki artışın nakliye, gıda ve gübre maliyetlerine yayıldığını, tüketicilerin ise daha fazla kredi kartı kullanıp harcamalarını temel ihtiyaçlara yönlendirdiğini gösterdi. Bu durum, ekonomik büyümenin yavaşladığı ancak enflasyonun yüksek kaldığı stagflasyon riskini yeniden gündeme taşıdığını belirtelim.
Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, Hürmüz Boğazı’nın âdeta dünyanın boğazını sıktığı, enflasyon beklentilerinin yükseldiği ve tedarik zincirlerinin kırıldığı bir ortamda, faiz indirimi beklentilerinin yerini faiz artırımı ihtimaline bıraktığını görüyoruz. Bu sabah Fed vadeli işlemleri, yıl sonuna kadar faiz artışı olasılığını yaklaşık %51 olarak fiyatlıyor. Bu değişimin altını özellikle çizmek gerekiyor. Fed cephesinde büyüme ile enflasyonla mücadele tercihi arasında yaşanacak görüş ayrılıklarını merakla takip edeceğiz. Güvenli liman edasıyla son dönemlerde ön plana çıkan doların bir süre daha bu belirsizlik ortamında güçlü kalmasını, bunun da faizlerin yüksek seyretmesine zemin hazırlayabileceğini düşünüyoruz.
ABD borsalarının dün geceyi düşüşle tamamlaması ardından, yapay zekâ temalı hisselerin önemli oyuncularından Broadcom’un beklentilerin altında kalan gelir tahmini sonrası teknoloji ve yarı iletken hisselerinde satışlar hızlandı. Broadcom’un açıkladığı sonuçlar, yatırımcıların yüksek beklentilerini karşılayamayınca hisseler mesai sonrası işlemlerde %13’ten fazla değer kaybetti. Şirketin ikinci çeyrek gelirleri piyasa tahminlerinin hafif altında kalırken, üçüncü çeyrek için açıkladığı yapay zekâ çipi gelir beklentisi de beklentilerin gerisinde kaldı. Daha da önemlisi, yönetimin 2027 yılına ilişkin 100 milyar dolarlık yapay zekâ gelir hedefini yukarı yönlü revize etmemesi, piyasada büyüme ivmesinin yavaşlayabileceği endişelerini artırdı.
Havanın genel hatlarıyla olumsuz olması ve Broadcom’un açıkladığı sonuçlar ardından yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz. Japonya’nın gösterge endeksi Nikkei, bir gün önce ulaştığı tarihi zirveden geri çekilmek suretiyle %2 gerilerken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de %0,5 civarında düşüşler görüyoruz. Japon Yeni dolar karşısında kritik 160 seviyesini tekrar test ederken, bu seviye, Japon yetkililerin geçmişte döviz piyasasına müdahale ettiği bölge olması nedeniyle yakından izleniyor. Her ne kadar Japonya Merkez Bankası’ndan bu ay faiz artırımı gelebileceğine yönelik beklentiler güçlense de, doların küresel belirsizliklerden aldığı destek YEN üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Doların güçlü seyrine paralel EURUSD paritesi 1,16, GBPUSD paritesi ise 1,34 seviyelerinin diplerine kadar geriledi.
Risk iştahındaki bozulma kripto para piyasalarına da yansırken, Bitcoin ve Ethereum son dört ayın en düşük seviyelerini test etti. Dört hafta önce 83 bin dolar seviyesine dayanan Bitcoin bu sabah 61 bin dolar seviyelerine kadar gerilerken, küresel piyasalarda güvenli liman arayışının yeniden ön plana çıktığını not etmemiz gerekiyor. Güvenli limanın da bu günlerde dolar olması, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin tatsız bir seyir izlemesine neden oluyor. Altının ons fiyatı dün 4,425 dolar seviyesini test ederken, gümüş ise 72,50 dolar seviyesine kadar geriledi. Her ikisi de bu sabah tepki alımları ile sırasıyla 4,465 dolar 73,50 dolar seviyelerine yükselse de, teknik görünüm pek de iç açıcı olmadığını söylememiz gerekiyor. Haftalık kapanışı görerek daha sağlıklı yorum yapmaya gayret edeceğiz. Bir süre daha gelişmeleri takip etmek adına kenarda beklemeye devam ediyoruz.
Genel hatlarıyla Hürmüz düğümünün çözülemiyor olması, Fed’in de Warsh başkanlığında yaklaşan ilk olağan toplantısı küresel piyasaları gererken, Türkiye cephesinde ise bir önceki gün özellikle de bankacılık endeksi önderliğinde (BlackRock dedikodusu) yaşanan yükselişin ardından dün siyasi beklentilerin ağır basmasıyla kazanımların bir bölümünün geri verildiğine şahit olduk. BİST100 ana endeksi %1,7 gerilerken, bankacılık hisseleri ise %2’ye yakın geriledi. USDTRY kuru 46 seviyelerine doğru bebek adımlarıyla yükselişini sürdürürken, CDS risk priminin ise hafif de olsa yükselerek 242 baz puana geldiğini not edelim. Her ne kadar içeride siyasi gelişmeler ve dışarıda jeopolitik gelişmeler baskı unsuru yaratsa da, dün de belirttiğimiz üzere, ABD ile ilişkilerde yapıcı zeminin korunması, önümüzdeki ay Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ABD Başkanı Trump’ın da katılacağının açıklanması, Türkiye’nin giderek güçlenen jeo-ekonomik konumu büyük resimde dikkat çekmeye devam edeceğini düşünüyoruz.
Yurt içi yerleşiklerin Türk Lirası’na olan ilgisi devam ederken, mevduat tercihinde uzun süredir yaklaşık olarak %60 Türk Lirası, %40 yabancı para kompozisyonu da korunmaya devam ediyor. TCMB’nin kur oynaklığını yönetebilecek araç seti ile hareket alanını koruması nedeniyle, mevcut görünüm altında USDTRY kuru açısından da önemli bir risk görmediğimizin altını çizmek isteriz. Dün bu bağlamda, TCMB’nin haftalık bültenini yine yakından inceledik. TCMB’nin butlan kararı ardından 13 milyar dolar eriyen net yabancı para pozisyonu, 2 Haziran valörlü işlemlerde 4,2 milyar dolar toparlanma kaydettiğini görüyoruz. Manşet rakamın ise 20,8 milyar dolar seviyesine toparlandığını not edelim (bakınız grafik).
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonundan yaşanan günlük değişim
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor
Yayınlanma:
2 gün önce|
02/06/2026Yazan:
BankaVitrini
Uzun bayram tatili dönüşü, hem içeride hem de dışarıda dün oldukça yoğun bir günü geride bıraktık. Gözlerin çevrili olduğu Orta Doğu’da barış anlaşması neredeyse imzalandı derken, dün sabah bültenimizde de ele aldığımız üzere, İsrail’in Lübnan’a saldırılarının artması iplerin âdeta gerilmesine neden oldu. İran, İsrail’in tutumunu ya da saldırganlığını neden göstererek müzakereleri askıya aldığını duyurdu.
Küresel mali piyasaların da ilk nazarda tepkisi kuşkusuz olumsuz oldu. Günün son işlem saatlerine doğru İran cephesinden gelen haber risk iştahının bozulmasına neden olurken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı neredeyse 5 dolar artış kaydederek 98 dolar seviyesine yükseldi. Son dönemlerde güvenli liman olarak ön plana çıkan dolar (DXY) değer kazanırken, piyasaların kılavuz kargası konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi yeniden %4,50 seviyesinin üzerine tırmandı. Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin ise bir kez daha satış baskısına maruz kaldığına tanıklık ettik.
Günün son işlem saatlerine satıcılı ve moral bozukluğuyla giren piyasalar, gece ilerleyen saatlerde ABD Başkanı Trump’ın İran ile görüşmelerin sürdüğünü açıklamasıyla kayıplarını kısmen de olsa telafi ettiğini gördük. İran basını, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişletmesinin ardından dolaylı görüşmelerin durdurulduğunu öne sürerken, Trump kendilerine böyle bir bildirim yapılmadığını söyledi. Trump’ın gün içerisinde yaptığı açıklamalarda ise hem “görüşmeler devam ediyor” hem de “biterse umurumda değil” mesajını vermesi, sürecin ne kadar belirsiz bir zeminde ilerlediğini de çok net bir şekilde ortaya koydu.
Hatırlarsanız bizler en kötünün geride kaldığını iddia ederken, bundan sonraki sürecin ise uzun ve netameli geçeceğini belirtmiştik. Nitekim, piyasalar da bizimle aynı görüşte olacak ki, tarafların ne söylediğinden ziyade diplomatik kapının tamamen kapanmadığına kanaat getirerek gecenin son işlem diliminde nefeslenme şansı buldu. Brent petrolün varil fiyatı olumsuz haber akışıyla 98 dolara kadar tırmanması ardından geceyi 95 dolar seviyesinin altında tamamladı. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde 4,545 dolar seviyesine tırmanarak yeni aya ılımlı bir başlangıç yapmasının ardından olumsuz haber akışının da yardımıyla 100 dolar gerileme kaydederek günü de 4,500 dolar sınırına yakın bir seviyede kapattı. Gümüşün ons fiyatının ise 75 dolar seviyelerinden uzaklaşamadığı dikkatimizi çekerken, bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise son sekiz haftanın en düşük seviyesi olan 70 bin dolar seviyelerine kadar geriledi.
Görüleceği üzere, cephede atılan her diplomatik adım piyasaları rahatlatırken, sahadan gelen her yeni çatışma haberi ise enerji fiyatları üzerinden küresel ekonomiyi yeniden baskı altına alıyor. Bu bağlamda, İran, Lübnan’daki saldırıların devam etmesi hâlinde ABD ile yürütülen görüşmelerden çekilebileceğinin sinyalini verirken, Hürmüz Boğazı’nın ardından Bab el-Mendeb Boğazı’na yönelik tehditlerini de artırdığını görüyoruz. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bu güzergâhlara ilişkin endişeler petrol fiyatlarını bir günde %4 yukarı taşıdı. Bu gelişmeler cereyan ederken, bu sabah haber akışında Lübnan, İsrail ile Hizbullah arasında kısmi bir ateşkes sağlandığını duyurdu. Anlaşma, İsrail’in Beyrut ve çevresindeki Hizbullah kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını durdurmasını, Hizbullah’ın ise İsrail’e yönelik saldırılarını askıya almasını öngörüyor. Ancak bu gelişmenin savaşın sona erdiği anlamına gelmediğini de not etmek gerekiyor. Lübnan’ın güneyinde çatışmalar sürerken, İsrail ordusu Lübnan’dan atılan roketleri önlediğini açıkladı.
ABD borsaları dün geceyi ılımlı yükselişlerle tamamlamasının ardından yeni gün başlangıcında piyasalarda kısmen de olsa huzursuzluğun devam ettiğini görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemleri %0,5 civarında gerilerken, Pasifik’in diğer ucunda da bu sabah karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Orta Doğu’dan gelen karışık mesajları yorumlamakta zorlanan Asya piyasalarında dün görülen rekor seviyelerin ardından bugün özellikle teknoloji ve yapay zekâ bağlantılı hisselerde kâr satışları etkili oldu. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,6 değer kaybederken, son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası ise %2’den fazla geriledi.
Son haftalarda yapay zekâ temalı hisselerin öncülüğünde çok hızlı yükselen piyasanın teknik olarak aşırı alım bölgesine ulaşması satışları hızlandırırken, gözler Orta Doğu’dan gelecek haberlere çevrilmiş durumda. Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında sınırlı bir ateşkes açıklansa da çatışmaların tamamen sona ermemesi ve İran ile ABD arasındaki görüşmelere ilişkin belirsizlikler temkinli seyrin korunmasına neden oluyor. Güvenli liman özelliğiyle ön plana çıkan dolar, savaşın ilk döneminde güç kazanmasının ardından son günlerde kararsız bir seyir izlerken, her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD istihdam verileri piyasaların yön tayini açısından kritik önemde olacağını tekrar hatırlatmak isteriz. Enerji fiyatlarının tetiklediği enflasyon kaygısı birkaç ay önce hâkim olan faiz indirimi beklentilerini topyekûn rafa kaldırırken, Fed’in bir sonraki adımının faiz artırımı yönünde olacağına da %50 ihtimal tanınıyor. Japon yeni ise dolar karşısında 160 seviyesine yaklaşarak müdahâle riskini yeniden gündeme taşıdığını not edelim.
Yurt dışında hem savaş haberleri hem de merkez bankalarının bir sonraki adımına ışık tutacak ekonomik veriler aynı anda takip edilirken, Türkiye cephesinde ilaveten siyasi gelişmeler de izleniyor. CHP tarafında butlan kararının ardından karmaşık ve çok başlı bir yapının hâkim olduğunu not etmemiz gerekiyor. Grup Başkanı Özel bugün grup toplantısı çağrısı yaparken, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ise Özel’in grup başkanlığına itiraz ettiği yönünde haberler görüyoruz. CHP’de 111 milletvekilinin imzasıyla olağanüstü kurultay çağrısı yapıldığını da okuyoruz.
Makro cephede ise bayram sonrasında dün pek çok verinin açıklandığını gördük. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %2,5; bir önceki çeyreğe göre ise %0,1 oranında büyüme kaydetti. İlk çeyrek sonuçlarının bayat bir veri olduğunu düşünürsek, büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi PMI endeksi Mayıs ayında yukarı yönlü hareket ederek 49,8 seviyesine gelmek suretiyle son iki yılın zirvesine yükseldi. PMI verisinde 50 seviyesinin altı daralma olarak yorumlansa da, verideki canlanmaya dikkat çekmek isteriz. Öte yandan, İTO’nun İstanbul için açıkladığı Mayıs ayı enflasyon verisi gıda ve alkolsüz içecekler kaleminde ılımlı yükselişle %1,53 artış kaydetti. Bu sonuçla yıllık enflasyon, %36,83 seviyesinden %36,77 seviyesine geriledi. Bayram tatili nedeniyle resmî enflasyon verisinin TÜİK tarafından Cuma günü açıklanacağını, beklentinin de %1,5 civarında olduğunu not edelim.
Türkiye PMI
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Bitcoin ATM Devinin Çöküşü
Yayınlanma:
2 hafta önce|
19/05/2026Yazan:
BankaVitrini
Bitcoin Depot İflas Korumasına Başvurdu, 9 Binden Fazla Kripto ATM Kapandı
ABD merkezli kripto para ATM devi Bitcoin Depot, artan yasal baskılar, yükselen uyum maliyetleri ve sert düşen gelirleri nedeniyle Chapter 11 kapsamında gönüllü iflas koruma başvurusunda bulundu. Şirket, dünya genelindeki 9 binden fazla kripto para ATM’sini devre dışı bıraktığını açıkladı.
Bir dönem Kuzey Amerika’nın en büyük Bitcoin ATM operatörü olarak gösterilen şirketin çöküşü, kripto sektöründeki “fiziksel erişim” modelinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattı.
Düzenleyici Baskılar İş Modelini Çökertti
Şirket CEO’su Alex Holmes yaptığı açıklamada, özellikle ABD eyaletlerinin son dönemde kripto ATM işletmecilerine yönelik çok daha sert düzenlemeler getirdiğini belirtti.
Yeni düzenlemeler kapsamında:
- İşlem limitleri düşürüldü,
- Kimlik doğrulama (KYC) zorunlulukları ağırlaştırıldı,
- Kara para aklama önleme (AML) yükümlülükleri artırıldı,
- Bazı eyaletlerde kripto ATM faaliyetleri tamamen yasaklandı,
- Dolandırıcılık mağdurlarına yönelik operatör sorumlulukları genişletildi.
Şirket yönetimi, mevcut düzenleyici ortam altında iş modelinin artık sürdürülebilir olmadığını açıkladı.
Gelirler Sert Düştü
Bitcoin Depot’un 2026 yılı ilk çeyrek finansalları da alarm vermişti:
- Gelirler yıllık bazda %49,2 düştü,
- Şirket yaklaşık 9,5 milyon dolar net zarar açıkladı,
- Daha önce yaşanan 3,7 milyon dolarlık kripto cüzdan saldırısı mali yapıyı daha da bozdu.
Şirket hisseleri Nasdaq’ta sert düşüş yaşarken bazı işlemlerde günlük kayıp %70’in üzerine çıktı.
Kripto ATM Modeli Neden Çöküyor?
Uzmanlara göre Bitcoin ATM sistemi ilk yıllarda “nakitten kriptoya hızlı geçiş” avantajıyla büyüdü. Ancak zamanla sektör şu sorunlarla karşı karşıya kaldı:
1. Dolandırıcılık Vakaları
Kripto ATM’leri özellikle yaşlı kullanıcıları hedef alan dolandırıcılık şebekelerinde sık kullanılmaya başladı.
2. AML ve MASAK Benzeri Baskılar
ABD’de FinCEN ve eyalet düzenleyicileri, yüksek risk nedeniyle sektöre çok daha ağır yükümlülükler getirdi.
3. Yüksek Operasyon Maliyeti
ATM lojistiği, nakit yönetimi, mağaza komisyonları ve güvenlik maliyetleri ciddi şekilde arttı.
4. Kripto Kullanım Alışkanlığının Değişmesi
Kullanıcılar artık mobil uygulamalar ve merkezi borsalar üzerinden çok daha düşük maliyetle işlem yapabiliyor.
“Bu Sadece Başlangıç Olabilir”
Sektör uzmanları, Bitcoin Depot’un iflasının sadece tekil bir şirket problemi olmadığını düşünüyor. Özellikle ABD’de faaliyet gösteren diğer kripto ATM operatörlerinin de benzer baskılar altında olduğu belirtiliyor.
Kripto sektöründe uzun süre “ana akım benimsenmenin vitrini” olarak gösterilen ATM ağlarının, artık yüksek regülasyon ve düşük kârlılık nedeniyle hızla küçülme sürecine girebileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Ne Anlama Geliyor?
Türkiye’de doğrudan yaygın bir kripto ATM ağı bulunmasa da gelişme önemli mesajlar içeriyor:
- Kripto sektöründe regülasyon baskısı küresel ölçekte sertleşiyor,
- AML/KYC yükümlülükleri artık tüm fintech ve kripto şirketlerinin merkezinde,
- “Denetimsiz büyüme” modeli sürdürülemez hale geliyor,
- Fiziksel kripto erişim kanalları yüksek risk kategorisine giriyor.
Özellikle MASAK düzenlemeleri sonrası Türkiye’de de kripto platformları için daha sıkı denetim süreçlerinin gündeme gelmesi beklenebilir.
Sonuç
Bitcoin Depot’un çöküşü, kripto sektörünün artık “vahşi batı” döneminden çıktığını ve yüksek regülasyon dönemine girdiğini gösteriyor.
Bir dönem finansal özgürlüğün sembolü olarak görülen Bitcoin ATM’leri bugün; dolandırıcılık, uyum maliyetleri, yasal riskler ve düşük kârlılık nedeniyle sektörün en kırılgan alanlarından biri haline dönüşmüş durumda.
Bu iflas aynı zamanda şu soruyu yeniden gündeme taşıyor: “Kripto sektöründe ayakta kalacak olanlar teknoloji şirketleri mi olacak, yoksa regülasyona tam uyum sağlayabilen finansal kurumlar mı?”
bankavitrini.com
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.023)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.576)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (560)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.974)
- GÜNCEL (4.407)
- GÜNDEM (3.550)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.671)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (575)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.416)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (55)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (9)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (795)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (106)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (51)
- Onur ÇELİK (49)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (91)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (18)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Resmi Gazete'de bugün (04.06.2026) 03/06/2026
- İran: Müzakerelerde somut bir ilerleme sağlanamadı 03/06/2026
- Fed'in Bej Kitap raporunda yüksek enflasyon vurgusu 03/06/2026
- Morgan Stanley ve UniCredit'ten ‘Warsh’ uyarısı 03/06/2026
- Bessent: Enflasyondaki yükseliş kısa vadeli olacak 03/06/2026
- Otokar, Automecanica'nın yüzde 96,77'sini devraldı 03/06/2026
- Trump Ankara'daki NATO zirvesine katılacak 03/06/2026
- ABD fabrika siparişlerinde 11 ayın en büyük artışı 03/06/2026
- ABD'de hizmet faaliyetleri toparlandı 03/06/2026
- ABD-İran geçici anlaşma görüşmelerindeki temel anlaşmazlık konuları 03/06/2026
SON YAZILAR
- İstanbul Finans Merkezi için tarihi teşvik paketi yayımlandı 04/06/2026
- 2026’nın ilk sinyali; büyüyemeyen ekonomi 04/06/2026
- Petrol ve dolar yükselirken Fed kaygıları risk iştahını bastırıyor 04/06/2026
- Kredi tahsisinde asıl risk: Üreten firmayı yalnız bırakmak 04/06/2026
- SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması 03/06/2026
- Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi 03/06/2026
- Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı 03/06/2026
- Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor? 02/06/2026
- Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor 02/06/2026
- Geleceğin Bankalarını Don Kişotlar mı Kuracak? 01/06/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu











