Connect with us

GÜNCEL

2022 YILI SONU İTİBARİYLE BANKA ÖZEL SANDIKLARINDAKİ SON DURUM

Yayınlanma:

|

506 sayılı SGK kanunu ile kurula bulunan 18 özel sandığın, ilk kez 1976 yılında yapılan yasal düzenlemeyle ulusal sosyal güvenlik sistemine devri kararı alınmıştır. Ancak  düzenleme, o dönemde Anayasa Mahkemesi tarafından ret edilmiş, daha sonraki yıllarda da devir ile ilgili benzer yasal düzenlemeler yapılmış ve yine Anayasa Mahkemesi kararlarıyla ikinci kez  devir gerçekleştirilememiştir. Güncelde yasa gereği devrin gerçekleşmesi gerekirken bir türlü gerçekleştirilememesi nedeniyle devir kararı süresiz olarak cumhurbaşkanlığı yetkisine bırakılmış ve Cumhurbaşkanı da bu konuda karar vermemektedir.

Ülkemizde özellikle son yıllarda gelir dağılımının daha da bozulması, yüksek enflasyonist ortam ve sabit gelirlilerin milli gelirden aldıkları payların hızla düşmesi tüm emekliler gibi özel sandık banka emeklilerinin de satın alma güçlerini düşürmüştür. Bu emeklilere daha önceden verilmeyen maaş promosyonu ve bayram ikramiyeleri ile ilgili yoğun talep ve şikayetler sonucu bankaların büyük bir kısmı maaş promosyon ve bayram ikramiyelerini vermek zorunda kalmışlardır. Her ne kadar ödememekte direnen bazı bankalar olsa da eninde sonunda onlarda ödemek durumunda kalacaklardır.

Öte yandan bu sandıklardaki temel sorunlardan biri olan şeffaf olmayan yönetim tarzları devam etmektedir. Tamamen banka yönetimleri tarafından atanan sandık yöneticileri, banka emeklilerini gerçek anlamda temsil etmemektedirler. Sandık mali mali yapıları ile ilgili varsa yapılan denetimler konusunda emekliler bilgi sahibi olamamaktadırlar. Sandık mali yapıları ile ilgili bilgilere, kısmi olarak ancak bankaların Kamu Aydınlatma Platformunda (KAP) yıl sonlarında yayınladıkları Yıllık faaliyet raporlarından ulaşılabilmektedir. Konun çok teknik olması nedeniyle de bu bilgileri bir emeklinin sağlıklı değerlendirmesi de kolay olamamaktadır.

Öncelikle bu sandıkların son yıllardaki aktif ve pasif üye sayılarının ülkemizdeki genel sosyal güvenlik sistemine dahil emekliler ile karşılaştırmalı gelişimine bakalım.

2022 yıl sonu itibariyle bu sandıklardaki aktif sigortalı sayısı 144.213, aylık alanlar 97.041 ve bağımlı sayısı 197.735 olmak üzere toplam 438.989 kişiye ulaşmıştır. Türkiye’de aktif pasif oranı 2.01 iken bu sandıklardaki oran 1.49’dur. Yani ülkemizde 2.01 çalışan 1 emekliye bakarken bu sandıklarda 1.49 kişi 1 emekliye bakmaktadır. Son yıllarda teknolojinin gelişimi banka çalışan sayısının ve banka şube sayısının azalması nedeniyle bu oran, hızla düşmekte ve zaman içinde daha da düşmesi muhtemeldir.

Aktif sigortalı sayı artışı genel sistem ile karşılaştırıldığında banka sandıklarındaki artış oranı daha düşük kalmakta, genel sistemde bağımlı sayısı azalırken banka sisteminde artmaktadır. Bu süreç zaten mali yapıları zayıf hatta tam olarak mali yapılarının ne olduğu da bilinmeyen bu sistemin zaman içinde daha da  büyük sorunlara yol açması muhtemeldir. 506 sayılı kanun 20. Maddesi gereği Ticaret Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile  Hazine ve Maliye bakanlığı tarafından denetlenmesi gereken bu kurumların denetlenip denetlenmediği bilinmemekte , denetlenmekte ise bile denetim raporlarına en azından üyeleri tarafından ulaşılamamaktadır.

Söz konusu sandıkların bağlı olduğu bankaların 31.12.2022 yıl sonu itibariyle faaliyet raporlarından derlediğimiz bilgiler aşağıdadır. Öncelikle açıklanan  varlık dökümleri bilgileri ve sonrasında ilgili sandıkların açık ve fazla bilgileri verilmiştir.

2022 yılı içinde varlığını en çok artıran iki banka % 69 ile Garanti bankası ve %59 ile Vakıfbank  olup hem bu bankaların  hemde diğer bankaların varlık artış oranları enflasyon artışı dikkate alındığında son derece düşük kalmış olup bozuk mali yapılarının ileride daha da büyük sorunlara yol açması kaçınılmazdır. Her bir sandık ağırlıklı farklı türde varlık bulundurmaktadır. Özellikle menkul kıymet ve banka mevduatlarının yüksek enflasyon karşısında değer kaybı kaçınılmazdır. Keza son dönemde uygulanan para politikaları özellikle bu iki kalemin getirisini enflasyon karşısında anlamsız hale getirmektedir. Banka çalışanı, emekli ve bağımlı sayıları dikkate alındığında söz konusu varlıkların gelecekte yararlanıcıların sağlık ve sağlık dışı yükümlülükleri için ne kadar yetersiz olacağını kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

İlgili sandıklar sağlık ve sağlık dışı yükümlülüklerini hesaplarken yasa gereği belirlenmiş olan Aktüeryal teknik faiz oran olarak %9.8 ve 1980 verilerini baz alan mortalite oranlarını dikkate almaktadır. Oysa bu varsayımlar  günümüz gerçeklerini hiçbir şekilde yansıtmamaktadır. Bağımsız danışman firmalarına yaptırılan bu hesaplamalara göre bankaların Aktüeryal açıkları bir yana bir çoğunda fazlalık görülmekte ve yasanın verdiği varsayımların yanlışlığı nedeniyle de kamuoyu, gerçekleri tam olarak bilememektedir. Denetim yapan danışman firmaları da faaliyet raporlarında bu konuları kilit denetim konuları olarak belirterek buradaki riskli durumu ortaya koymuş olmaktadırlar.

Sağlık ve sağlık dışı prim bugünkü peşin değer(gelecekte çalışanlardan elde edilecek sigorta primlerinin bugünkü değeri)  ile varlık toplamlarını, sandıkların sağlık ve sağlık dışı prim yükümlülükleri ile karşılaştırdığımızda aradaki fark sandığın açık veya fazlalığını meydana çıkarmaktadır. Ne yazık ki 8 mayıs 2008 de çıkarılan 5754 sayılı yasa ile aktüeryal teknik faiz oranı %9.8 belirlendiğinden ve sandıklar da bu oranı dikkate aldığından ortaya çıkan açık yada fazlalık gerçeği tam olarak yansıtmamakta hatta aktüeryal açıklar aktüeryal fazlalık gibi açıklanmaktadır.

2022 yılı için açıklanan ve gerçekleşen ÜFE ve TÜFE hangisini dikkate alırsanız alın, tabloda görüleceği üzere banka sandıklarının yükümlük artış oranları, varlık artış oranlarının çok üzerindedir. Bu durum mali yapılarının her geçen yıl özellikle de 2022 yılı içinde daha da kötüleştiğini göstermektedir.

Banka sandıklarının Ulusal sigorta güvenlik kapsamına alınması belirsiz tarihe ertelenmiş olup bu konuda Cumhurbaşkanı, muhtemelen bu sandıkların mali yapısındaki sorunlar nedeniyle karar almamaktadır. Sandık ve banka yönetimleri de yaklaşık 50 yıla varan devir konusu tartışmalarının sonucunun nereye varacağını bilmemektedir. Sandık yönetim ve denetimleri şeffaf değildir. Mali yapıları her geçen gün daha da kötüye gitmektedir.2022 sonu itibariyle 438.989 kişiyi ilgilendiren bu konunun kendiliğinden çözülmesi mümkün değildir. Siyasetin bu konuyu bir an önce ele alarak çözmesi gerekmektedir. Bu kara deliğin ileride hem yüzbinlerce kişiyi mağdur etmemesi hemde devlet bütçesine daha fazla yük olmaması bakımından TBMM yeni dönemde bu konuyu ele alarak devir konusunu netleştirmesi ve/veya bu sandıkların denetim ve yönetimlerin şeffaf hale getirilmesi banka çalışanları ve emeklilerinin geleceği açısından oldukça önemlidir.

Murat ŞENOL – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.