Connect with us

BANKA HABERLERİ

2021’de bankalar için 10 zorluk

Yayınlanma:

|

COVID-19 sorunları ilk kez 2020 başlarında devreye girmesiyle birlikte, benzeri görülmemiş makroekonomik düşüşler ve bankacılık sektöründe korkularına rağmen, finans sektörleri küresel olarak oldukça iyi bir şekilde ayakta kaldı ancak 2021’de de böyle kalacak mı?

İHSmarkit 2021 yılında bankacılık sektörünün ne gibi zorluklar ile karşılaşabileceğini 10 madde halinde sıraladı. Rapora göre; Angola, Hindistan, Kenya ve Türkiye gibi 2020 şokundan bu tür yavaş toparlanma potansiyeline sahip ekonomilerde faaliyet gösteren ve önceden var olan varlık kalitesi sorunları olan ekonomilerdeki bankalar, kredi risklerinde hızlı bir artışla karşı karşıya kalacaklardır. Daha esnek bankacılık sektörleri daha hızlı makroekonomik toparlanmaları kolaylaştıracaktır.

2021 için küresel bankacılıkta dikkat edilmesi gereken on zorluk şöyle sıralandı :

1. Düzenleyici destek tedbirleri, olumlu aşı umutlarına rağmen 2021’e kadar yerinde kalması muhtemeldir.
Ülkeler covid-19 sürecinde aşı gibi olumlu haberler helmeye başlasa da 2021’de de benzer sorunlar devam edebilir. 2021 ilerleyen aylarda önlemlerin etkisi ile  hizmet ve turizm gibi önemli sektörlerde ve kötü etkilenen sektörlerde ki toparlanmayı başlayabilir. Destek tedbirlerinin zamanından önce kaldırılması, finans sektörünün kredi vermeyi keskin bir şekilde azaltarak ekonomik çöküşü güçlendirme riskini doğuracak.

2. Büyük ölçekli ekonomik düşüşlere rağmen, bankadaki bozulmanın şimdiye kadar keskin bir şekilde artmadığını izlendi
Kredi takip rasyosu olan NPL’ler 2020 yılında hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ekonomilerde ortalama olarak son derece istikrarlı kalmıştır. Kapsamlı COVID-19 destek tedbirleri bunda büyük rol oynamıştır ve destek tedbirleri kaldırıldığında bozulmanın hızla artabileceği bildirilmiştir. Kurumsal krediler başlangıçta en fazla risk altında olmasına karşın, kalıcı işsizlik artarsa konut kredisi kalitesi bozulacak. Yakın zamanda uzatılan destek tedbirleri geri çekilirse NPL’ler 2021’in sonlarında veya 2022 başlarında artabilir.

3.Ekonomideki sıkılaşma devam ettikçe bankaların kredi büyümesi de yavaşlayacaktır
Bankalar küresel olarak 2020 başlarında, COVID-19  pandemi sürecinde en kötü  döneminde bile reel ekonomiye kredi sağlamasını genişlettiler. 2021 boyunca     gelişmekte olan piyasaların çoğunda bu kredi büyümesinin yavaşlaması bekliyor.

4. Bankacılık sektörünün kar yaratmada zorlukları devam edecek
2020 yılında rapor elde edilen karlılıkları korumak için zorlanabilirler. Faiz oranlarındaki makasın daralması bankaların kar marjlarını da düşürecek.   Hükümetler genişleyen bütçe açıklarını gidermenin yollarını ararken, bankalara  yönelik yeni ve artan vergilendirme, özellikle Orta ve Doğu Avrupa’da bu eğilimi daha da kötüleştirebilir.

5. Temettü kısıtlamaları kaldırılsa bile sermayelerini  desteklenmeye devam etmeliler
ek çok büyük ekonomide, genişlemeci para politikaları vade borç maliyetlerini keskin bir şekilde düşüren ve 2021’i geride kalması beklenen koşulları da azalttı. Bu, bankalara likiditeyi destekleyen ve sermaye tamponlarını güçlendiren sermaye   araçlarının artışı da dahil olmak üzere uygun fiyatlı uzun   vadeli finansmanı düzenleme kapsamı sunmaktadır. Bankaların, gelişmiş ekonomi merkez bankası stres testlerinde açıkça işaretlenmiş bir tehdit olan kurumsal kredilere yönelik potansiyel ağır gelecek düşüşleri ile ilgili önemli kuyruk riskleri ışığında ihtiyati fazla sermaye tamponlarını korumalarını bekliyoruz.

6. Hızlı toparlanma, daha güçlü bankacılık sektörlerinin daha zayıf ekonomilerdeki bankaların satın alımlarını genişletmesine izin verecek     
Karlılığın düşmesi ve önemli varlık kalitesi sorunlarının tehdidi, bankacılık sektörünün hem ulusal hem de uluslararası konsolidasyonunu hızlandıracak ve bu da sektör yoğunluğunu artıracaktır. Çin gibi daha hızlı ve daha sürdürülebilir ekonomilerdeki büyük bankalar veya Japonya, Kenya ve Körfez gibi önceden var olan genişleme hedefleri olan ekonomilerdeki bankalar, yüksek büyüme potansiyeli ekonomilerinde stratejik riskler alarak liderliği ele alacaklardır.      

7.Gelişmekte olan piyasalarda Kamu Harcamaları büyümeye devam edebilirsiniz

Gelişmekte olan piyasalarda, özellikle Sahra-altı Afrika, Latin Amerika ve Pakistan gibi Asya’nın bazı bölgelerinde bankalar, 2020 yılında iç ülke borç varlıklarını daha da artırdı.       

8.Banka kurtarma yenilenen vurgu
Düzenleyici kurumların 2021 yılında yerel banka kurtarma ve çözüm rejimlerini  yükseltme çabalarını yeniden başlatmalarını bekliyoruz. Örneğin AB, nihai bankacılık birliği yolunda atılmış önemli adımlardan biri olarak 2024 yılına kadar çerçevesinin üye ülkeler arasında tam uyumlu hale getirilmesini istiyor. Avrupa Komisyonu, ulusal hükümetlerin 2015 yılından bu yana ortak bir plan üzerinde anlaşma sağlayamaması sonrasında, bankacılık birliğinin bir diğer ayağı olan Avrupa Mevduat Sigorta Programı için yeni bir öneri de yapmayı düşünüyor.

 9. ESG (Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetim) girişimlerine daha fazla odaklanın
 COVID-19’dan çevreye doğru yatırımcılar arasında odak noktasının değişmesi ESG konularını giderek daha öncelikli hale getirecektir. Bankaların, dönüştürücü  ekonomik girişimleri finanse etmek için ESG hedefli borç vererek yanıt verme olasılığı yüksektir. Bu açıkça gelişmiş ekonomilerde odak kazanıyor iken,  Macaristan’dan Malezya’ya gelişmekte olan piyasalar özellikle iklim ile ilgili risklere bankaların maruz kalma değerlendirmek daha fazla önem ve tercihli sermaye tedavisi yoluyla yeşil girişimlerin finansmanı teşvik ediyoruz.

10.Küresel finans sektörü, büyük ve küçük çaplı siber saldırı ile karşı karşıya kalması muhtemeldir
Bankalar siber  güvenlik alanında zaafları devam ediyor. Salgın sırasında, çoğu siber güvenlik çerçevesi en iyi ihtimalle marjinal olarak geliştirildi ve müşteri kimlik hırsızlığı, dijital soygun, gasp ve veri sızıntıları gibi siber güvenlik sorunları tehdidini bırakarak küresel finans sektörü için önemli bir tehdit ve en kötü ihtimalle küresel olarak yıkıcı ve sistematik olarak önemli bir tehdit oluşturabilecek.

IHSMarkit

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.