Connect with us

BANKA HABERLERİ

Wall Street Journal yazdı: First Republic Bank neden battı?

ABD’de iflas eden San Francisco merkezli First Republic Bank’ın ülkenin büyük bankalarından JPMorgan Chase tarafından satın alınması bankacılık dünyasını endişelendirdi. Wall Street Journal perde arkasında baskıyı fazlasıyla hisseden First Republic Bank’ın neden battığını yazdı

Yayınlanma:

|

First Republic Bank’ın müşterileri hesaplarından para çekmeye başladı ve banka, mevduat sertifikalarında daha yüksek oranlar sunarak akıntıyı durdurmaya çalıştı. Fakat durum oldukça zor bir hal aldı. Bankanın 78 yaşındaki kurucusu Jim Herbert, bir personel toplantısı sırasında elini masaya vurdu. Yakın kaynaklara göre Herbert “Daha fazla mevduat bulmalıyız” dedi. Bu, First Republic’in iki rakibi Silicon Valley Bank ve Signature Bank‘ı deviren mart ayındaki krizlerden önce gerçekleşti. Wall Street Journal’ın haberine göre sorunlar bundan sonra daha da kötüleşti.

Pazartesi sabahı erken saatlerde, düzenleyiciler First Republic’e el koydu ve faaliyetlerinin büyük bir kısmını JPMorgan Chase’e  satmak için bir anlaşma yaptı. First Republic’in çöküşü, 2008’de Washington Mutual Inc‘in çöküşünün ardından ABD tarihindeki ikinci en büyük banka iflasına işaret ediyor. Bu aynı zamanda bankacılıkta en başarılı stratejilerden biri olarak kabul edilen zengin mevduat sahiplerini cezbetme ve onlara beş yıldızlı hizmet sunma stratejisinin de sonu anlamına geliyor.

Mart ayındaki banka kaçışının hızını ve büyüklüğünü çok az kişi tahmin edebilirdi. First Republic sadece birkaç gün içinde mevduatlarının yarısından fazlasını yani yaklaşık 100 milyar dolar kaybetti. Ancak bankanın işleri çoktan yıpranmaya başlamıştı bile.

Sorunlar açıkça görülüyordu

First Republic’in çöküşü, Federal Rezerv’in mevduat sahiplerinin başka yerlerde daha iyi getiriler aramasına yol açan hızlı faiz oranı artışları nedeniyle tetiklendi. Bu da, tam da yükselen faiz oranları kredi portföyünün değerini düşürürken, onları elinde tutmak için daha fazla ödeme yapması gerektiği anlamına geliyordu. Bu, geriye dönüp bakıldığında açıkça görülen bir sorundu, ancak diğerleri gibi First Republic de Fed’in enflasyonla mücadelesini gayet iyi atlatacaklarını düşündü.

Müşteri odaklılık

Wall Street Journal yazarları Rachel Louise Ensign, Eliot Brown, AnnaMaria Andriotis ve Gina Heeb’e göre nunun olmaması gerekiyordu. Merkezi San Francisco’da bulunan First Republic, küçük bir kasaba hissi veren büyük bir bankaydı, nihai ilişki bankasıydı. Varlıklı müşteriler, mevduatlarına fazladan birkaç dolar faizden çok, yüksek kaliteli hizmet istiyorlardı.

First Republic bu müşterileri topladı, onlara minimum faiz ödedi ve mevduatlarını kredileri finanse etmek için kullandı. Daha fazla mevduat, Manhattan’daki apartman projeleri ya da Hawaii’deki ikinci evler için daha fazla kredi anlamına geliyordu. First Republic bu borçlulardan 2021 yılında ortalama yüzde 3,03 faiz alarak mevduat sahiplerine ödediği ortalama yüzde 0,12 faizden çok daha fazlasını geri aldı.

Rakiplerinin üzerinde bir değerle işlem gördü

Faiz oranlarının son derece düşük olduğu bir dönemde kazançlıydı. First Republic’in yıllık karı 2021’e kadarki on yılda dört katına çıktı. Banka ABD’nin en büyük 20 bankasından biri haline geldi ve birkaç standart ölçüte göre JPMorgan Chase & Co. ve Bank of America Corp. gibi bankaların çok üzerinde bir değerle işlem gördü. Amerika’nın en büyükleri olan bu iki banka, zengin semtlerde ve lüks kentsel alanlarda şubeler açarak onu kopyalamaya çalıştı.

First Republic, Silikon Vadisi’nde hızla büyüyen teknoloji zenginliğinden yararlanmak için özel bir çaba sarf etti. Gıda girişimlerine yatırım yapan bir risk sermayesi şirketini yöneten Peter Herz, 2002 yılında banka kendisine Menlo Park, Kaliforniya’da bir ev satın alması için kredi verdiğinde First Republic müşterisi oldu. Bir çek hesabı açtırdı ve kredisini bu hesaptan ödedi çünkü bu ona faiz oranında indirim kazandırdı. First Republic’ten aldığı hizmet, kişisel ve profesyonel hesaplarının çoğunu buraya taşımasına neden oldu.

Mark Zuckerberg müşterilerden biriydi

Konuyla ilgili bilgi sahibi kişiler, bankanın çalışanları hedeflemek için şirketlerle anlaşmalar yaptığını ve Alphabet‘in Google‘ında hesap açan çalışanların 2 bin dolardan fazla kayıt ikramiyesi kazandığını söyledi. Facebook‘un genel merkezinde bir şube kurdu ve zengin teknoloji çalışanlarına rutin olarak yüzde 2,5 veya daha düşük oranlarda uzun vadeli kredi teklif etti. Müşterilerden biri Mark Zuckerberg‘di. The Wall Street Journal’ın daha önceki haberlerine göre, First Republic 2012 yılında Facebook’un kurucusu ve CEO’suna başlangıç oranı yüzde 1,05 olan 5,95 milyon dolarlık bir kredi verdi.

Baskı giderek arttı

Herbert’in dönüşü Fed’in enflasyonu düşürme kampanyasının ilk günlerine denk geldi. First Republic’in değeri iki katına çıktı. Banka, Fed’in 2015 ve 2018 yılları arasındaki nispeten mütevazı faiz artışları serisi sırasında başarılı oldu ve yatırımcılara halka açık sunumlarda bu sefer farklı olacağını düşünmek için hiçbir neden olmadığını söyledi.

Perde arkasında ise baskı artıyordu. Hazine tahvilleri ve para piyasası hesapları aniden yüzde 4 getiri sunmaya başladığında, dünyanın en iyi müşteri hizmetleri bile zengin müşterilerini neredeyse hiçbir getirisi olmayan bir çek hesabına bağlı kalmaya ikna etmekte zorlanacaktı. Yakın kaynaklar, sorunlu müşterilerle ilgilenen bankacıların bazı durumlarda işi elde tutmaya çalışmak için mevduat oranlarını yükselttiğini söylüyor. Eski First Republic çalışanlarına göre, ev sermayesi ve diğer kredi limitlerini kullanan müşteriler, bu fonları First Republic mevduat hesaplarına yatırmaya etmeye teşvik edildi. O zamana kadar müşteriler parayı genellikle farklı bankalara transfer ediyorlardı.

Maliyet azaltma çabaları arttı

Yatırımcı sunumlarına ve eski çalışanlara göre, 2022’nin sonlarında banka işe alımları yavaşlattı ve yıl sonuna kadar ayrılan çok az sayıda çalışanın yerini doldurdu. Bankanın işletme müdürü Susie Cranston, maliyet azaltma çabalarına öncülük eden yöneticiler arasındaydı. 2022 yılı sonunda bankanın 176,4 milyar dolar mevduatı vardı ve bunun yüzde 68’i Federal Mevduat Sigorta Şirketi‘nin 250 bin dolarlık sigorta limitini aşıyordu. Bu da bankanın batması halinde müşterilerin bu parayı geri almasının garanti olmadığı anlamına geliyordu. Mevduatlar bankanın fonlarının yüzde 92’sini oluşturuyordu.

First Republic 2022 yılında mevduatlarını yüzde 13 artırdı. Ancak bunun bedelini ağır ödedi. Dördüncü çeyrekte First Republic, bir önceki yıl 20 milyon dolar olan mevduatlara 428 milyon dolar faiz ödedi. Artan mevduat maliyetleri First Republic için özellikle büyük bir sorundu çünkü gelirinin büyük bir kısmı yıllarca vadesi gelmeyecek düşük getirili, sabit oranlı kredilerden geliyor. First Republic kredi kartları ve otomobil kredileri gibi bankanın kredi portföyünü dengelemeye yardımcı olabilecek diğer ürünlere yönelmedi.

Oranlar piyasa değerlerinden yaklaşık 22 milyar dolar düşürdü

2022 yılında First Republic’in kredilerinin yarısından fazlası, ortalama faiz oranı yüzde 2,89 olan konut kredilerinden oluşuyordu. Yükselen oranlar piyasa değerlerinden yaklaşık 22 milyar dolar düşürdü. Banka kredileri satmak zorunda kalmadığı sürece kağıt üzerindeki zararlar pek sorun teşkil etmiyordu. Ancak bankanın kredileri geri çekmesi gerekirse, gerçekleşen zarar bankanın faaliyet göstermek için ihtiyaç duyduğu sermayeyi tüketecekti. Analistler şirketin faiz oranı uyumsuzluğuyla ilgili endişelerini dile getiriyordu. Hisse senedi 2022’yi yaklaşık yüzde 40 düşüşle kapattı. Silicon Valley Bank’ın 10 Mart’ta iflas etmesinin ardından düşüşe geçti.

Müşteriler paralarını çekmeye başladı

Mevduatlarından hiçbir şey kazanamamaktan artık memnun olmayan müşteriler paralarını önce yavaş yavaş, sonra da bir anda çekmeye başladı. Ne de olsa bankayla olan ilişkileri tamamen finansal bir ilişkiydi. First Republic paniği durdurmaya çalıştı. Kredi kuruluşu 10 Mart’ta bir açıklama yayınlayarak çeşitlendirilmiş bir mudi grubuna ve Federal Konut Kredisi Bankası ve Federal Rezerv Bankası‘nda 60 milyar doların üzerinde kullanılabilir, kullanılmamış borçlanma kapasitesine sahip olduğunu söyledi. İki gün sonra, yöneticiler bankanın mali durumu hakkında güvence vermek için müşterilere e-posta gönderdi.

Hisse senetleri düşmeye devam etti. 16 Mart’ta bir grup büyük banka First Republic’e 30 milyar dolar yatırmayı kabul etti, bu First Republic’i bir güvenlik duvarına dönüştürmek için tasarlanmış bir hamleydi. Bu yeterli olmadı. Mevduat kaçışı bankayı, varlıklarından elde ettiği kazancı büyük ölçüde aşan oranlarda devletten ve devlet destekli tesislerden borç para almaya zorladı. Borçlanma 15 Mart’ta 138 milyar dolara ulaştı.

Pazartesi sabahı varılan anlaşmanın bir parçası olarak JPMorganFirst Republic‘in sigortalı ve sigortasız 92 milyar dolarlık mevduatının tamamını üstleneceğini söyledi. Ayrıca bankanın yaklaşık 173 milyar dolarlık kredi ve 30 milyar dolarlık menkul kıymet de dahil olmak üzere varlıklarının çoğunu satın alıyor. FDIC, First Republic’in kredilerindeki kayıpları JPMorgan ile paylaşacak. FDIC, First Republic’in 84 şubesinin pazartesi günü normal çalışma saatlerinde JPMorgan’ın bir parçası olarak yeniden açılacağını ve müşterilerin mevduatlarına tam erişime sahip olacağını söyledi.

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.