Connect with us

BANKA HABERLERİ

Merkez Bankası’nın tarihi faiz artışı beklentileri neden karşılamadı?

Yayınlanma:

|

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 21 Nisan’da İstanbul Gaziosmanpaşa’da yaptığı seçim konuşmasında düşük faiz politikasından vazgeçilmeyeceğini, “Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez. Amerika’da, Avrupa’da faiz yükselebilir ama Türkiye’de faiz düşecektir. Göreceksiniz enflasyon da faiz düşecektir” sözleriyle ortaya koymuştu.

Ancak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra yaptığı ilk toplantıda politika faizini yüzde 8,5’ten yüzde 15’e çıkardı.

Yüzde 6,5 oranındaki artış piyasa beklentilerin altında kalınca, döviz piyasalarında hızlı bir hareketlenme oldu. ABD Doları dün piyasa kapanışında 24,90’u gördükten sonra bugün 25,5’i denedikten sonra 25,60 lira seviyesinde seyrediyor.

ABD Lirası bu karar sonrası Türk Lirası karşısında yüzde 7 düzeyinde değer kazanmış durumda. 14 Mayıs seçimlerinden bu yana liranın, dolar karşısındaki değer kaybı da yüzde 25’i aştı.

Peki yeni ekonomi yönetimi, özelde de yeni Hafize Gaye Erkan’ın liderliğindeki Merkez Bankası yeni dönem için ne tür mesaj vermek istedi? Dahası bu mesaj piyasa aktörleri tarafından ne ölçüde doğru algılandı? Ve beklentiler neden karşılanmadı?

Güldem Atabay: “Gün bugündü, faiz de yüzde 20 olmalıydı, anladığım kadarıyla TL’de devalüasyon istiyorlar”

Ekonomist Güldem Atabay, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun 8,5 puanlık faiz artışının ilk mesajında “rasyonel zeminde dönme dışında bir seçenek kalmamıştır” diyen Mehmet Şimşek’in çizdiği çerçeveyle bağdaşmadığını düşünüyor.

VOA Türkçe’nin konuştuğu Atabay, “Şimşek’in sözleri bir güvenceydi. Ama bugünkü PPK metni bize ne gösteriyor. Şeffaf, açık ve Ortodoks politika izlenmeyecek. Süreç o şekilde ilerlemiyor. Aslında metinde ‘Gerektiği kadar gerektiği zaman’ ifadesi var. Bu ifade güçlü ama uygulama öyle değil. Çünkü bana göre ‘gerektiği zaman’ şimdi yani o gün, bugün. Gereken de en az 20 hatta 25. Böyle başlanmalıydı. Yüzde 20 ile başlanıp piyasalara mesaj verilmeliydi. Zaten bu olmadığı için de dolar bir günde yüzde 5 değer kazandı. Hızla 25 lirayı göreceğiz. Benim anladığım kadarıyla yabancı yatırımcıya girme pozisyonu açmak için Türk Lirası’nda bir devalüasyon istiyorlar” dedi.

“Mayıs seçimlerindeki senaryo bir daha denenebilir”

Atabay’a göre, bütün hesabın yine seçimler üzerine kurulu olduğunu savunarak, şunları ifade etti:

“Peki ne düşünüyor olabilirler? Cumhurbaşkanı ile bir marjda anlaşma sağlanmış. Bu yazılıp çizildiği gibi yüzde 25 olabilir. Temmuz’da yüzde 20, sonra 25’e çekip sonra duruma bakacaklar. Yazın turizm gelirleri de var, bu seviyelerde bir miktar yabancı yatırım gelecek, Rezervler artar, ‘seçime doğru baskılarız’ düşüncesi olabilir. Geçen sene enflasyon yüzde 98’in üzerine çıktı. Seçime doğru EYT sorunu çözüldü, asgari ücrette bir miktar artış yapıldı, birkaç düzeltme yapıldı, TL baskılandı. O senaryonun kazanacağı Mayıs Seçimlerinde görüldü. Aynı senaryo bir daha denenebilir.”

Politika faizini Mart 2021’deki yüzde 19 seviyesinden Şubat 2023’e kadar yüzde 8,5’e çeken Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, sadece Hafize Gaye Erkan’ın Şahap Kavcıoğlu ile yer değiştirmesi sonrası -piyasaların beklentilerini karşılamamış olsa da- hem politika faizinde tarihi bir artışa imza attı hem de toplantı metnini çok daha anlaşılır hale getirdi.

Doçent Çakmaklı: “Yeni kadronun sicili, yeni başkanın fiyakası bozuldu”

Koç Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Cem Çakmaklı, faiz artışının “göstermelik” yapıldığı algısı yarattığı bu nedenle de piyasaların sert tepki verdiği kanaatinde.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Doçent Çakmaklı, “PPK metni öncekilerle kıyaslandığında daha açık ve derli toplu. ‘Gerektiği zaman gerektiği kadar’ ifadesi de önemli. Ama faiz yüzde 8,5 enflasyon da yüzde 40 iken yüzde 6,5 faiz artışı mı gerekli görülüyor? Takvimlendirme yapılması ve detayların yazılması da gerekiyordu. Metnin altı dolmuyor ve uzun zamandır Merkez Bankası’nın kredibilitesi yok. Naci Ağbal işbaşına geldiğinde güven verdi. (Enflasyon yüzde 14 politika faizi yüzde 10’du, yüzde 15’e yükseltti.) Tam da bu nedenle sıfırdan yeni bir kadro kurmak çok önemli. Yeni kadronun repütasyonunu yüksek tutmak gerekir. Ama bu faiz artışı Merkez Bankası Başkanı Gaye Erkan’ın fiyakasını da yeni kadronun sicilini daha ilk günden bozdu” diye konuştu.

“Enflasyonla baş edilmezse sonraki reçete daha da sertleşecek”

Koç Üniversitesi öğretim üyesi, faiz artış oranın piyasaya “benim öncelikli konum enflasyon değil” mesajını verdiğini bu durumun da seçimlerden sonra daha büyük bir acı reçeteyi mecbur kılabileceğini düşünüyor.

Doçent Çakmaklı, “Enflasyon çok büyük bir olgu. Gelişmiş ülkeler ‘öcü’ gibi görüp savaşıyorlar. Zaman geçtikçe enflasyonla baş edilmezse sonraki reçete daha da sertleşecek. Çünkü birikimli bir şekilde enflasyon büyümüş oluyor. O zaman da ne olacak? Daha yüksek bir faiz artışı, daha derin bir resesyon ve çok daha acı bir reçete. 2024 Seçimlerinden sonra bizi ne bekleyecek? Enflasyon ne kadar yapışkan halde kalırsa onu yenmek de zorlaşıyor. Siz de Merkez Bankası’nın gerçekten enflasyonla savaşmayacağını düşünüyorsanız beklentileri yukarıda doğru güncelliyorsunuz. İnsanlar belirsizlik durumunda kendisini sigortalama çalışır ve dövize koşar. Yatırımcı algısı da eski haline döner” değerlendirmesinde bulundu.

22 Haziran öncesi birçok uluslararası finans kurumu beklentilerini açıklamıştı.

Dünyanın en büyük yatırım bankalarından Goldman Sachs yüzde 40 artış beklediğini duyururken kredi derecelendirme şirketlerinden Fitch yüzde 20 Moodys ise yüzde 25-30 aralığında bir artış tahmin ettiğini dile getirmişti.

Prof. Küçükkale: “Eğer istenen yüzde 40’lık faiz artışı olsa ekonomi felç olur, Türkiye resesyona giderdi”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Ekonomi Bölümü’nden Yakup Küçükkale özellikle yüzde 40 telaffuzunun beklenti zehirlenmesi yarattığı görüşünde.

Toplantı öncesi VOA Türkçe’ye yüzde 15-20 civarında bir artış beklediğini söyleyen Profesör Küçükkale, “Başta Yurtdışı finans kuruluşları beklentiyi çok yükselttiler. Goldman Sachs yüzde 40’lardan bahsetti. Piyasalar da bu tahminler ya da beklentiler sonrası ‘yüzde 25 ile 40 aralığında bir artışa gidebilir’ beklentisine girdi. Artış yüzde 6,5’ta kalınca tepki büyük oldu ve dövizde ani bir sıçrama yaşandı. Kademeli bir artış sinyali veriliyordu. Belli ki yol haritası bu şekilde belirlenmiş. Hedef yabancı sermaye çekmek, sıcak para getirmek. Rezervleri çoğaltmak istiyorlar. Temmuz, ağustos ve sonbahar aylarından da yeni adımlar gelecektir. Eğer istenen yüzde 40’lık faiz artışı olsa önden yüklemeli bu artış ekonomiyi felç ederdi, Türkiye resesyona giderdi” dedi.

“Açık ve şeffaf bir iletişim kurulmalıydı; kura istikrar kazandırarak enflasyonu düşürebiliriz”

Kurdaki bu artışta iletişim eksikliğinin de rolü olduğuna da dikkat çeken KTÜ öğretim üyesi, önümüzdeki aylarda artması muhtemel enflasyonun dizginlenmesi için kurun istikrarlı olması gerektiğini vurguladı.

“TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın ilk toplantısıydı. Açık ve şeffaf bir iletişim kurmalıydı öncesinde. Bunu yapamamış olmak bir hatadır. Rekor seviyede bir artış oluyor ama yine de topa konuyor. Demek ki hem kendisi hem de Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek beklentileri doğru yönetemediler. Enflasyon önümüzdeki süreçte 39-40’lardan 50’lere 60lara çıkacak. Bir talep enflasyonu değil maliyet enflasyonu olacak. Bunu nasıl durdurabiliriz? Döviz kuruna istikrar kazandırarak enflasyonu düşürebiliriz. Dünya kademeli kur artışlarıyla enflasyonu düşürüyor, bunu da unutmamak gerek.”

Bir sonraki Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısı 24 Ağustos’ta yapılacak.

VOA

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.