Connect with us

BANKA HABERLERİ

Körfez Sermayeli bankaya MOBBING cezası

Yayınlanma:

|

Yargıdan Körfez Sermayeli Bankaya Mobbing cezası

Covid-19 pandemi sürecinde işten çıkarmanın yasaklandığı dönemde bölgelerde oluşturduğu ikna odalarında personeli istifaya ikna etmeye çalışan Körfez sermayeli bankaya yargıdan şok haber geldi. İşten çıkarma yerine tazminatı verip istifa dilekçesi aldığı ve bu davranışına karşılık ikna ettiği (!) bazı medya mensupları aracılığı ile “Dürüst Banka, Delikanlı Banka” ilan edilen   Körfez sermayeli bankanın çalışanına Mobbing uyguladığı Mahkeme kararı ile de ispatlanmış oldu. Davadan vazgeçmesi için personele çeşitli vaatlerde bulunmasına rağmen her türlü teklifi ret eden Saime B.’nin açtığı dava İstinaf Kararı olarak da lehine sonuçlanınca bankada tam bir şok etkisi yarattı. Zira, bankalar ispatlanması çok zor olan mobbing davalarında kendilerinden emin halde yöneticilerine yalan ifadeler ile mobbing yapmadıklarını; mobbing içeren yazışmaların samimiyetten kaynaklandığı gibi komik gerekçeler arkasına da sığınmaktan çekinmiyorlardı. Kesinleşen kararlar ile mobbingçi bankaların da yargı karşısında o kadar güçlü olmadıklarını ortaya koydu.

Körfez Sermayeli bankaya mobbing davası açıldı

Körfez Sermayeli bankada çalıştığı dönemde Mobbinge uğrayan Saime B. konuyu yargıya taşıyarak bankada performans yetersizliği nedeni ile kapı önüne konan R.K. ile halen görevine devam eden ve çevresinde yaptığı mobbing içerikli söylem ve mailleri ile ün salan M.K. tarafından kendisine sistematik mobbing uyguladığını belirterek Bankaya “Manevi Tazminat” talebi ile dava açtı.  Saime B. mahkeme sürecinde banka lehine yalancı şahitlik yapan eski iş arkadaşları S.T. ve A.A. hakkında da “mahkeme huzurunda yalan beyan – TCK 272“den suç duyurusunda bulundu. Ayrıca işe iade davasını da kazanan Saime B.’yi mahkeme açtığı Mobbing davasında da haklı bularak Körfez Sermayeli Bankayı tazminat ödemeye mahkum etti.

İstanbul 17. İş Mahkemesi 18.07.2017 tarihinde açılan davada Davacı personeli haklı bularak 03.12.2019 tarihinde davayı karara bağlayarak Bankayı tazminat ödemeye mahkum etti.

Körfez Sermayeli banka,  Müdürün yazdığı mobbing içerikli mailleri “samimiyetten kaynaklandığını” ileri sürerek karara itiraz etti

Körfez sermayeli bankanın İş Mahkemesinin davacı lehine karara itiraz etmesi sonu dava T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinden olan 31. Hukuk Dairesine gitti. Mobbing yazışmaların “samimiyetten kaynaklandığı” savunan banka yapılan mobbing uygulamaları da inkar yolunu gitti. Banka itirazında, “…. müdür R.K. ile samimi yazışmalarının bulunduğunu, azarlama olmadığını, görev tanımı dışında bir talimat vermediğini, koli taşıma işi yaptırmadığını … iş sözleşmesinin 09.10.2015 tarihinde performans düşüklüğü nedeni ile feshedildiğini …” savundu. Tazminat tutarının fahiş olmasına da itiraz eden banka ilk derece mahkemenin almış olduğu “mobbing kaynaklı manevi tazminat” kararın reddini talep etti.

İtiraz işe yaramadı, bankanın savunması kabul edilmedi İstinaf Kararı onaylandı

İstanbul 17. İş Mahkemesinin 2016/514 E. kararını inceleyen İstanbul Bölge 31.Hukuk Mahkemesi 2017/570 K. ile Bankanın yaptığı itirazı ret ederek  17. İş Mahkemesinin  almış olduğu kararı onaylamış oldu.

Gerekçeli karar bankaya tokat gibiydi :  Mobbing tanımı yapıldı

Kararın gerekçesinde mobbing tanımı da yapıldı : “Aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin, bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum ve davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli bir şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalarına mobbing denilir” ifadesi kullanıldı.

Gerekçede ayrıca mobbing yöntemleri hakkında bildiler yer aldı; ” hedef alınan kişinin şeref, kişilik, karakter, inanç, değer, yetenek, tecrübe, düşünce, tercih, yaşam biçimi ve kültür gibi yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur. Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, çalışan önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinseli ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır” şeklinde  tanımlandı.  

İLO’ya göre de yapılanlar mobbinge girmekte olduğunun altı çizildi

Gerekçeli kararda Uluslararası Çalışma Örgütü ( İLO )‘ay göre Mobbing tanımlaması : “bir veya bir grup işçiyi sabote etmek için yapılan zalimce, kötü niyetli, intikamcı, aşağılayıcı ve eleştirici tavırlarla kendini gösteren davranış biçimi” şeklinde tanımlandığı bilgisi yer aldı.

Gerekçede ayrıca; “Mobbing varlığı için kişilik haklarının ağır şekilde ihlaline gerek yoktur. Kişilik haklarına yönelik bir haksızlığın varlığı yeterlidir” ifadesi yer aldı.

Karar gerekçesinde belirtilen bir konu da: “… mobbing gibi diğer dava türlerine göre ispatı nispeten daha zor olan bir konuda, kesin ve mutlak bir ispat şartı aranmamalıdır” ifadesi dikkat çekicidir.

Somut olayda; “… dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, kararın gerekçesi ile delillerin taktir ve değerlendirmesi isabetli olup istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir” denerek körfez Sermayeli Bankanın itiraz başvurusunu ret etti.

Dava kararı emsal oldu

Mobbing uygulamasına yönelik “manevi tazminat” kararı emsal olması nedeni ile kıymetli hale gelirken bu yönde son yıllarda mahkeme kararlarının olumlu sonuçlanmaya başladı.

Karardan sonra açıklama yapan Saime B. “bu karar benim ne kadar haklı olduğumun ispatıdır. Bizler para peşinde koşan insanlar değil İnsanlıktan çıkan banka yöneticilerinin yaptıklarını mahkemede inkar etme onursuzluğunun dahi işe yaramadığını; yaşatırken bu insanlara yaptıklarının yanlarına kalmayacağını göstermemiz açısından da çok kıymetli bir karar. İnsanlar cesur olsunlar, hukuk adalet er ya da geç işliyor ve haklıya hakkını veriyor. O gözlerinde büyüttükleri kurumların yargı karşısında yaptıklarını dahi savunamamalarının ve yalan beyanlara başvurmalarını duymak para ile ölçülecek bir duygu değil. Sizin karşınızda koltuktan ve unvandan aldıkları güçle aslan kesilen insanların süklüm püklüm, söylediklerini ve yaptıklarını yalan ile inkar etmeleri bile insana yetiyor” ifadelerini kullandı.

Dava Mobbinge uğrayanlara Emsal oldu

Davanın kesinleşmesi ile Mobbing yaşayan çalışanlar için emsal teşkil eden davalardan biri haline geldi. Mobbing sürecinde çekilen mesaj ve mailler gibi delillerin kişisel arşivde saklanması, şahitler ile güçlendirilmesi bu tip davalarda ilerde çok işe yarıyor.  

Önümüzdeki dönemde mobbing davaları yanında 4857 sayılı İş Kanununun “Eşit davranmama” ilkesine aykırılıktan “çalışanlarda ayrımcılık yapılması” davaları gibi davaların artarak devam etmesi bekleniyor.

Tabi her şey bu dünyada da bitmiyor. Mevlana’nın dediği gibi : “Kul unutur, Allah unutmaz”.

HİKAYENİN SONU : Biz bankayız bize kimse dokunamaz; ben yaptım yanıma kar kaldı tarzı anlayışlara ders olsun.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.