Connect with us

BANKA HABERLERİ

VakıfBank’ın aktif büyüklüğü 2,4 trilyon lirayı aştı

VakıfBank’ın nakdi ve gayri nakdi krediler yoluyla Türkiye ekonomisine sağladığı finansman desteği, yıllık bazda yüzde 70 artarak 1,8 trilyon liraya ulaştı. Aynı dönemde nakdi krediler, yıllık yüzde 74 artışla 1,4 trilyon liraya yükselirken; VakıfBank’ın aktif büyüklüğü ise yıllık yüzde 77 artışla 2,4 trilyon lira seviyesini aştı. Böylece nakdi krediler ve toplam aktifler için pazar payları, sırasıyla bir önceki yılın aynı dönemindeki seviyeler olan yüzde 11,6 ve yüzde 10,6’dan, yüzde 12,9 ve yüzde 11,6’ya yükseldi.

Yayınlanma:

|

Aktif büyüklükte Türkiye’nin iki büyük bankasından biri olarak reel ekonomiye desteğini kesintisiz sürdüren VakıfBank, 2023 yılının üçüncü çeyreğine ait finansal sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. 2023 yılının üçüncü çeyreğinde aktif büyüklüğünü geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 77 oranında artırarak 2,4 trilyon liraya yükselten VakıfBank, ulaştığı 18 milyar 542 milyon lira brüt kârından 3 milyar 519 milyon lira vergi karşılığı ayırarak, 15 milyar 23 milyon lira net kâr elde etti.

Bankanın üçüncü çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “2023 yılının üçüncü çeyreği, ekonomi yönetimimizin attığı sıkılaşma adımlarının ve makro ekonomik politikalardaki normalleşmenin özellikle sektörümüzde hissedildiği bir dönem oldu. Tüm bu pozitif gelişmeler ışığında biz de ekonomi yönetimimizle uyumlu olarak bilançomuzu verimli bir şekilde yönetmeyi sürdürdük. VakıfBank olarak seçici kredi politikamız doğrultusunda, özellikle ihracat ve yatırım odaklı, ülkemiz istihdamına katkı sağlayan ticari ve KOBİ segmentindeki müşterilerimizi desteklemeye devam ettik” dedi. İzlenen stratejilerle VakıfBank’ın toplam ticari kredi portföyü büyüklüğünün 1,1 trilyon lira seviyesini aştığının altını çizen Üstünsalih, “Bu alandaki öncülüğümüz ile reel ekonomiye ve firmalarımıza ihtiyaç duydukları finansal desteği dönem gözetmeksizin sağlamaya devam ettiğimizi göstermiş olduk. Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünü kutladığımız bu dönemde ülkemize sağladığımız destekte hız kesmemek Bankamız adına gurur kaynağıdır” ifadelerini kullandı.

“Toplam mevduatlar ana fonlama kalemimiz olmaya devam etti”

Üstünsalih fonlama tarafında toplam mevduatların yıllık bazda yüzde 78 artışla 1,7 trilyon lirayı aşarak VakıfBank’ın ana fonlama kalemi olmaya devam ettiğine dikkat çekerek, “Böylece bu alandaki pazar payımız bir önceki yıl yüzde 11,9 olan seviyesinden 12,8’e yükseldi. Buradaki en büyük önceliğimiz, tabana yaygın müşteri ve mevduat yapımızı korumak ve mümkün olduğunca daha çok sayıda müşterimize ulaşmak. Böylece müşterilerimizin tasarruflarını en doğru şekilde değerlendirmeleri için ihtiyaçları olan desteği onlara sağlamak. Ayrıca ekonomi yönetimimizce atılan adımlar sayesinde hem Bankamız özelinde hem de sektör genelinde KKM ürün grubundaki mevduatlarda kademeli ancak belirgin bir azalış eğilimi olduğunu gözlemliyoruz. Bu alanda ekonomi yönetimimiz öncülüğünde uygulamaları takip etmeye devam edeceğiz” dedi.

VakıfBank, 2 yıl aradan sonra 5 yıllık vadede piyasayı açan ilk Türk Bankası oldu

VakıfBank’ın 2023 yılının Ağustos ayında uluslararası bir banka ile 500 milyon dolar tutarında ve 5 yıl vadeli yeni bir teminatlı fonlama işlemini başarıyla tamamladığı ve ardından da Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) ile, ilk 3 yıl anapara ödemesiz olmak üzere, toplam 10 yıl vadeli ‘Yeşil Konut Projesi’ kapsamında 100 milyon Euro’luk ikinci dilimin kullandırılması konusunda anlaşmaya vardığını hatırlatan Üstünsalih, sözlerini şöyle sürdürdü:

“VakıfBank yine sektöre öncülük eden bir gelişmeye imza attı. Çok kısa bir süre önce Eylül ayı başında 5 yıl vadeli 750 milyon dolarlık sürdürülebilir eurobond ihracını da başarıyla tamamlayarak iki yıl aradan sonra bu vadede piyasayı açan ilk Türk bankası olduk. İşleme, farklı kıtalardan 180’e yakın kurumsal yatırımcıdan 2,6 milyar dolar tutarında, işlem büyüklüğünün 3,5 katı kadar talep toplandı. 2023 yılında şu ana kadar altı Türk bankası toplam yedi farklı eurobond işlemiyle piyasaya geldi. Doğru strateji, zamanlama ve yatırımcılar nezdinde yarattığımız pozitif algı sayesinde, normalde bir araya gelmesi zor üç bileşeni olan en düşük maliyet, en yüksek tutar ve en uzun vadeyi tek bir işlemde bir araya getirmeyi başaran banka olduk.”

Üstünsalih, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ekonomi yönetimimiz tarafından alınan makro ihtiyati tedbirler ve eş zamanlı uygulanan para politikasındaki sıkılaşma adımları Türkiye’ye ve Türk bankalarına olan güveni yeniden arttırdı. Görüldüğü üzere uluslararası fonlama alanındaki en aktif Türk bankası olarak bir yandan pek çok yeni yabancı kaynağı ülkemize getirmeye devam ederken, diğer yandan bu kaynakları vakit kaybetmeden reel sektörün kullanımına sunuyoruz. Bunun en güzel örneği olarak 2020 yılında Dünya Bankası ile imzaladığımız 250 milyon dolarlık kaynağın tamamının amacına uygun bir şekilde firmalarımıza kullandırdığımızı bir kez daha hatırlatmak isterim. Bu anlamda ilerleyen dönemlerde de reel sektördeki firmalarımıza destek olmaya devam edeceğiz.”

VakıfBank’ın konsolide olmayan 30 Eylül 2023 tarihli bilançosunun önemli finansal göstergeleri:

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.