Connect with us

BANKA HABERLERİ

Beklenen kur oynaklığı tarihi düşük seviyelerde. XBANK’ta tehlikeli formasyon!

Yayınlanma:

|

Geride bıraktığımız hafta sağlık sorunları nedeniyle düzenli bir şekilde bültenimizi paylaşamadık. Genel hatları ile, haftanın sakin bir şekilde tamamlandığına şahit olduk. Perşembe günü kaleme aldığımız bültenimizde de belirttiğimiz üzere, jeopolitik risk algısını en iyi yansıtan altın ve petrol gibi emtialarda görülen sert geri çekilme, jeopolitik risk algısının hafiflediğini bizlere net bir şekilde anlattık. Tedirginliğin bölgenin dışına taşmayacağı  inancı ile altının ons fiyatı 1,935 dolar seviyesine gerileyerek son 3 haftanın dibini test ederken, petrolün varil fiyatı 80 doların diplerine kadar inerek son 4 ayın en düşük seviyesine geriledi.

Risk algısı iyileşmeye devam ederken, FED cephesinden gelen kafa karıştırıcı açıklamalar ise piyasaların kafasını yine karıştırdı. Son haftalarda özellikle ABD cephesinde açıklanan zayıf verileri faiz artırım döngüsünün sonuna gelindiği yönünde yorumlarken, FED Başkan Powell’ın “yeterince kısıtlayıcı duruş sergilediğimizden emin değiliz” demesini pek de anlamlandıramadık. Doların piyasa faizi olan 10 yıllık devlet tahvili hafta içinde %4,50 seviyesinin de altını test etmesi ardından Powell’ın açıklamaları ile %4,63 seviyesinden haftayı kapattı. Altın ve tahvil satıcı bir seyir izlerken, direnişin parası bitcoin haftayı 37bin dolar seviyesinde kapatarak son 6 ayın zirvesine imza attı. Teknik mânâda yukarıda bir sonraki hedef 42bin dolar görünüyor. Tüm bu enstrümanların seyrini yarın ABD’de açıklanacak TÜFE enflasyonu belirleyecek. Yıllık manşet TÜFE enflasyonunun %3,3’e gerilemesi; çekirdek göstergenin ise %4,1 seviyesinde kalması bekleniyor. Çarşamba günü açıklanacak perakende satışlar verisi de ekonominin genel gidişatına ışık tutacaktır.

Türkiye cephesinde ise hem mevduat hem de tahvil faizlerinin sert bir şekilde yükseldiğini son günlerde bültenlerimizde ele alıyoruz. TCMB’nin bankalar üzerinde var olan regülasyonları kademe kademe kaldırarak soyunduğu sadeleştirmeye paralel 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faiz %42 seviyesine dayanırken, 3 aya kadar vadeli mevduat faizi yine TCMB verilerine göre 3 Kasım ile biten haftada, ortalamada, önceki haftaya oranla neredeyse 3 puan artarak %44,50 seviyesine yükseldi. Bankaların, yine TCMB tarafından getirileren TL mevduat büyüme hedefine paralel ay başlarında mevduat toplamada daha agresif olmaları bu yükselişin arkasında yatan ana neden olsa da, oranı yukarıda tutan bir diğer neden ise KKM dönüşümlü TL mevduatlara göreceli olarak daha yüksek oran telaffuz edilmesi olduğunu unutmamak gerekiyor.

Bu arada faiz oranlarının yukarıya gelmesine rağmen yabancı yatırımcıların henüz istenilen boyutta döviz bozup Türkiye’nin iç borçlanma enstrümanlarına (TL) yatırım yapmadıklarından şikâyet ederken, ‘ılık’ paranın ise Türkiye’nin yabancı para enstrümanlarına gelmeye devam ettiğini not edelim. Mesela, geçen hafta sonuçlanan 2,5 milyar dolar büyüklüğümde sukuk ihracı ardından, QNB Finansbank uluslararası piyasalardan sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi. 10 yıl vadeli ve 5. yılda geri çağırma opsiyonlu ihraca, ihraç tutarının 4 katına yakın talep gelirken, getiri oranı %10,75 seviyesinde gerçekleşti. Toplam 300 milyon dolar nominal tutarındaki ihraca, dünyanın farklı bölgelerindeki 100’ün üzerinde yatırımcıdan toplamda 1,1 milyar doları üzerinde talep geldi.

USDTRY kuru geride bıraktığımız hafta göreceli olarak sakin bir seyir izleyerek kamunun izin verdiği ölçüde 28,55 seviyesine kadar yükseldi. Kur cephesinde beklenen kur oynaklığının yine tarihi düşük seviyelere gerilediğini not edelim! BİST100 endeksinin hafta genelinde yükselmekte zorluk çektiğini gördük. Yeni kaynak girişinin eksikliği, öte yandan mevduat ve tahvil faizlerinin yukarı gitmeye ve negatif reel faiz makası daralmaya devam ettikçe, borsanın üzerinde var olan baskının da artmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Teknik mânâda ana endekste 7,560 endeks seviyesine çok uzun bir zamandır dikkat çekerken, bankacılık endeksinde de oluşmaya başlayan Omuz Baş Omuz formasyonu dikkatimizi 7,350 endeks seviyesine çevirmemize neden oldu (bakınız grafik). Türkiye’nin yabancı indinde risklerini yansıtan 5 yıl vadeli risk primi 377 baz puan seviyesine gerilerken, iç tarafta hafta genelinde ekonomiden ziyade yargı meselesi gündemin ilk sırasında sıcaklığını hep korudu.

Koç Topluluğu’nun katılımı ile Ford Motor Company ve LG Energy Solution tarafından Ankara’da gerçekleştirilmesi planlanan batarya hücre üretimi yatırımıyla ilgili olarak yapılan değerlendirmelerde, mevcut elektrikli araç penetrasyonundaki gelişme dikkate alınarak batarya yatırımı için zamanlamanın uygun olmaması nedeniyle iptal edildiği duyuruldu. Dünyada elektrikli araçlara doğru ‘dönüşüm’ tüm sürati ile devam ederken ve bu sektörün kalbini batarya oluştururken, Türkiye’nin değişimin gerisinde kalmaması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye siyasi cephede dikkatimizi çeken bir başka haber ise,

Merkez Bankası eski başkanlarından Durmuş Yılmaz’ın İYİ Parti’den istifa etmesinin ardından, diğer bir istifa açıklaması da İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Bahadır Erdem’den geldi. İki isim partilerinin yerel seçimlerde aday gösterme kararını eleştirdiler. Böylelikle İYİ Parti bir haftada 3 sandalye yitirmiş oldu.

Moody’s, mali açık ve mali riskleri artıran siyasi kutuplaşmayı gerekçe göstererek ABD’nin not görünümünü negatife çevirdi. Yatırımcıları arasında var olan iyimser havanın da, önde gelen merkez bankalarından gelen ve yatırımcıların faizlerin zirve seviyeyi gördüğü yönünde umutlarını ve faiz indirimi beklentilerini suya düşüren açıklamalar ardından yeni haftanın pek de iyimser başlamadığını görüyoruz: ABD borsalarının vadeli işlemleri %0,50 civarında aşağıda işlem görürken, Pasifiğin diğer ucunda da havanın tatsız olduğunu not edelim. Mali piyasalar yarın ABD’de açıklanacak enflasyon verilerinin FED yarattığı faiz artırımı tamam mı devam mı karmaşasına net bir cevap vermesini umut ederken, gözler bugün Türkiye cephesine açıklanacak cari işlemler dengesine çevrildi. Hafta içerisinde de Hazine tahvil ihraçlarını takip edeceğiz. Faiz oranlarının yükselmeye devam etmesini bekliyoruz.

XBANK

Bankacılık endeksinde, teknik analizde sıklıkla rastalanan OBO (Omuz Baş Omuz) formasyonunu andıran bir oluşuma rastladık. Elbette bu formasyonun hayat bulması için aşağıda mavi yatay çizgi olan (boyun çizgisi) 7,350 altında günlük kapanışına ihtiyacımız var. Gerçekleşirse, teknik mânâda daha da aşağıda 5,600 seviyesine varan bir düşüş mümkün görünüyor.

169985237426a47b8d5f85878c018d1a5e310c5128_1_1200.jpg

TL oynaklık oranı

Beklenen kur oynaklığının tarihi düşük seviyelere gerilediğini görüyoruz. Oynaklığın bu kadar düşmesi sonrasında genelde kur cephesinde sert bir yükseliş de gecikmiyor…

1699852374087b6ae6e8b095bde602fcd25814fb39_2_1200.jpg

TCMB faizi vs 3 aya kadar vadeli mevduat faizi

1699852375f53922d824f6ee3409db0cd144e988f4_3_1200.jpg
İktisatbank

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.