Connect with us

BANKA HABERLERİ

QNB Finansbank Genel Müdürü Tan: Kredi büyümesinin yavaşlaması, batık kredi oranının artması gibi riskler var

Yayınlanma:

|

QNB Finansbank Genel Müdürü Ömür Tan, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA’ya yaptığı açıklamada, salgın dönemi sonrası küresel ekonomide para politikası başta olmak üzere ekonomi politikalarını belirleyen ana faktörün enflasyondaki görünüm olduğunu, küresel çapta artan enflasyona karşılık olarak gelişmiş ülke merkez bankaları da dahil olmak üzere birçok merkez bankasının faiz artırımı sürecine girdiğini, akabinde artan fonlama maliyetlerinin de beraberinde talebi baskılayıp enflasyondaki görünümü iyileştirirken, küresel ekonomide resesyon riski yarattığını söyledi.

Dikkat çekici diğer bir konunun artan jeopolitik riskler olduğunu, bu sebeple enerji ve emtia fiyatlarında artış görüldüğünü ve halen birçok risk bulunduğunu aktaran Tan, “Bugüne ve yarına dair duruma bakarsak enflasyon beklentilerinin iyileştiğini ve faiz artırım süreçlerinin büyük oranda tamamlandığını görüyoruz.” dedi.

Gelecek yıl için küresel ekonomide büyümenin yavaşlamasının beklendiğini, bu sebeple küresel büyümenin 2024’te yüzde 2-3 aralığında gerçekleşebileceğini tahmin ettiklerini belirten Tan, “Merkez bankaları, enflasyon görünümündeki iyileşmeden emin olduklarında özellikle yılın ikinci yarısında faiz indirimi sürecini de başlatabilirler. Jeopolitik risklerin azaldığı ve emtia fiyatlarında dengenin sağlandığı bir ortamda resesyon ihtimali çeyreksel bazda ortaya çıksa da küresel ekonominin yıllık bazda büyümesini bekliyoruz. İyileşen koşullarla küresel risk iştahı da toparlanacaktır. Bu sayede asıl normalleşmeyi ve büyüme trendinde artışı 2025 yılında görebileceğiz.” diye konuştu

“Şu an daha öngörülebilir bir ekonomik görünüm var”

Ömür Tan, 2023’ün Türkiye açısından çok hareketli bir yıl olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Yılın başında deprem felaketini yaşadık, ardından uzun soluklu bir seçim süreci yaşadık. Seçimlerden sonra da ekonomi yönetimindeki değişim yıla en çok damga vuran gelişmeler oldu. Yeni ekonomi yönetimi işbaşı yaptığında en dikkat çekici konular enflasyon ve cari açıktı. Ekonomik görünüm çerçevesinde hızla aksiyon alındı, faiz artırımı sürecine girdik, makro ihtiyati tedbirler açıklandı ve sadeleşme adımları atıldı. Şu an daha öngörülebilir bir ekonomik görünüm var. Bunu ekonomik göstergelerde ve beklentilerde de görebiliyoruz. Orta ve uzun vadede ise atılan adımların daha fazla karşılığı olacağına ve bu adımların sürdürülmesi gerektiğine inanıyorum. Önümüzdeki yılda şu an atılan ve atılmaya devam edilen adımların sonuçlarını daha net bir şekilde göreceğiz.

Gelecek sene için beklentilerimiz atılan sıkılaştırıcı adımlarla birlikte iç talebin azalmasıyla enflasyonda kalıcı düşüş safhasına geçilmesi, ülke içerisinde TL cinsinden araçların yatırım aracı olarak görülmesiyle dolarizasyonun azalması, verimli ekonomik büyüme ve ihracatın da çok teşviki ile cari açığın azalması olacak. 2024 yılında iyileşen ekonomik göstergelerle birlikte ekonomiye güvenin artacağını ve küresel koşulların durumuna bağlı olarak sermaye akımlarının başladığını görebiliriz.”

“Atılan adımları orta ve uzun vadede olumlu buluyoruz”

QNB Finansbank Genel Müdürü Tan, bankacılık sektörü açısından 2022 yılına damgasını vuran konunun regülasyonlar olduğuna işaret ederek, bu çerçevede geçen yılın sektörde hedefler üzerine kurulan stratejilerle geçtiğini, bu yıl ise yeni ekonomi yönetimi tarafından faizlerin kademeli olarak artırıldığını ve regülasyonların sadeleştirildiğini anlattı.

Tan, “Kısa vadede sıkılaştırma adımları fonlama maliyetlerinin artması sebebiyle bankaların gelir tablosu açısından olumsuz etkiye sebep olsa da atılan adımları orta ve uzun vadede olumlu buluyoruz. Sıkılaştırma adımları, hem banka bilançolarını daha dengeli hale getiriyor hem de daha öngörülebilir bir ortam yaratıyor. Örneğin, aylık büyüme sınırları ile birlikte kredi talebinin ve iç talebin görece yavaşlatılması hedefleniyor. Öbür taraftan, artan fonlama maliyetleri sınırlı da olsa sorunlu kredi oranının artmasına sebep olabilir. Ancak şu an bankacılık sektöründe rekor seviyede düşük sorunlu kredi oranı olduğu için bunun da bir normalleşme olacağını düşünebiliriz. Bu adımların enflasyon beklentileri tamamen iyileşene ve TCMB başta olmak üzere ekonomi yönetiminin orta vadeli hedeflerine ulaşana kadar sürdürülebileceğini düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Türk bankacılık sektörü açısından beklentilerden farklılaşan bir yıl geçirdiklerini ifade eden Tan, kademeli sıkılaştırıcı para politikasına geçilmesinin dengeleri ve beklentileri değiştirdiğini, sektör açısından karlılık artıp bilançolar büyüse de regülasyonlar sebebiyle gelen hedeflerin zorlayıcı olduğunu söyledi.

BDDK verilerine göre, Ocak-Ekim 2023’te toplam aktiflerin yüzde 52, canlı kredilerin yüzde 46, müşteri mevduatlarının ise yüzde 57 büyüdüğünü, karlılık yıllık bazda yüzde 45 artışla 486 milyar liraya ulaşırken ortalama öz kaynak karlılığının yüzde 34,2 olduğunu aktaran Tan, “QNB Finansbank olarak biz de canlı kredisi büyümesi ve karlılık göstergelerinde hem sektörden hem de özel bankalardan olumlu ayrıştık.” dedi.

“Gelir tarafında bir daralma görmemiz olasılık dahilinde”

Ömür Tan, sektörde en çok dikkat çeken olumlu gelişmelerin faiz artışı sürecine geçilmesiyle orta ve uzun vadeli öngörülebilirliğin artması ve aktif kalitesinin iyi gitmeye devam etmesi olduğunu vurgulayarak, sektörde sermaye yeterlilik oranlarının güçlü oluşu ve bilançoların yapısının dayanıklı olmasının da olası risklere karşı koruma sağladığını kaydetti.

Tan, “Sektörde zorluk açısından ise faiz artışı sürecine kadar liralaşma hedeflerinin gerçekleştirilmesi zorlu bir hedefti. Şu an 1 yıllık vadede bankalar, enflasyon beklentilerine göre reel olarak pozitif getiri sağlayabiliyor. Bu sebeple standart TL mevduat daha çok tercih edilen bir ürün oldu. Ayrıca, halihazırda sterilizasyon amacıyla KKM hesaplarına yönelik olarak uygulanan zorunlu karşılıklara nema verilmemesi de yüksek tutarlı bakiyeler üzerinden faiz gelirinden mahrum kalınmasına ve net faiz marjlarının gerilemesine sebep oluyor. Bu sebeple de gelir tarafında kısa vadede bir daralma görmemiz olasılık dahilinde.” diye konuştu.

QNB Finansbank Genel Müdürü Tan, riskleri sıraladı

Bankacılık sektörüne yönelik 2024 beklentilerini de paylaşan Tan, şöyle devam etti:

“2024 yılında Türk bankacılık sektöründe, halihazırdaki para politikasının uygulandığı ve alınan aksiyonlar devam ettiği sürece enflasyon beklentileri paralelinde bir oranda kredi büyümesi görebiliriz. Gelecek yıl da kredi talebi, proje finansman ve ithalatçı firma talepleri haricinde TL cinsinden olacaktır. Enflasyon beklentilerine de uygun olarak gelecek sene kredi büyümesinin yüzde 35-40 arasında gerçekleşebileceğini tahmin edebiliriz. Mevduat tarafında da artan faizlerle birlikte TL mevduata talep daha fazla. Önümüzdeki yılda da bu trendin devam edeceğini ve ekonomi yönetiminin hedefi dahilinde liralaşma stratejisinin karşılığının daha fazla alınabileceğini düşünüyorum. Burada önemli olan şart ise mevcut para politikasının devam etmesi olacak. Bu çerçevede yabancı para (YP) cinsinden mevduat büyümesinin yatay kalabileceğini, TL cinsinden mevduatların ise yüzde 40 civarında büyüyeceğini öngörebiliriz.

Karlılık açısından bakarsak mevcut koşullarda faiz marjında daralma ve kısa vadede negatife dönme riski var. Nominal olarak yıllık bazda sektörde karlılığın arttığını görebiliriz ancak önümüzdeki yılda da sektörün ortalama öz kaynak karlılığı oranı, enflasyon oranının altında kalacaktır. Bu koşullar altında son birkaç yıldaki yurt içi ve yurt dışı piyasa şartları çerçevesinde daha olumlu bir yıl yaşamamız mümkün ama bankalar açısından artan borçlanma maliyetleri ile birlikte kredi büyümesinin yavaşlaması, batık kredi oranının artması gibi riskler de var. Şube tarafında ise artan dijital teknolojilerle birlikte yaşanan dönüşüm paralelinde şube ağının yatay kalıp sınırlı bir şekilde azalabileceğini tahmin edebiliriz.”

“KKM’deki erime devam edecek”

QNB Finansbank Genel Müdürü Tan, ekonomi yönetiminin hedefleri ve uzun vadede Türk bankacılık sisteminin daha sağlıklı hale gelip olası döviz bazlı riskleri bertaraf edebilmek adına KKM hesaplarının standart TL mevduata dönüştürülmesinin önemli bir gündem maddesi olduğunu vurguladı.

BDDK tarafından açıklanan haftalık verilere göre, ağustostan kasım sonuna kadar 15 haftadır KKM hesaplarında düzenli olarak azalış gördüklerini ifade eden Tan, toplam azalış tutarının 700 milyar liraya yaklaştığını, bunun da toplam KKM bakiyesinin azami seviyesi olan 3,4 trilyon liradan yüzde 20 azalışla 2,7 trilyon liraya düşmesi anlamına geldiğini, KKM hesaplarının hem TL hem de toplam mevduat içerisindeki payının da hızla azaldığını söyledi.

Tan, “Müşteriler de artan TL mevduat faizine paralel olarak vade dönüşlerinde standart TL mevduatı daha çok tercih ediyorlar. Ayrıca, regülasyonlar da KKM hesaplarının standart TL mevduata dönüştürülmesi açısından bankaları teşvik ediyor. KKM mevduatlarının en az 3 aylık olarak bağlanıyor olması atılan adımların etkisinin biraz da olsa gecikmeli görülmesine sebep oluyor. Önümüzdeki sene içerisinde mevcut para politikasının devam edip TL’ye olan güvenin daha da artmasıyla KKM’deki erimenin devam edeceğini söyleyebiliriz. KKM’nin tam olarak ne zaman sona ereceğini söylemek mümkün olmasa da 2024 sonuna geldiğimizde KKM’nin devam etse bile toplam mevduatlar içerisinde dikkate değer bir oranda olmayacağını düşünebiliriz.” şeklinde konuştu.

“1 yıllık vadede TL mevduatta pozitif reel faizin oluşması muhtemel”

Ömür Tan, mevduat faizlerindeki artışın politika faizindeki artışın paralelinde devam ettiğini, özellikle haziran ayı itibarıyla TL mevduat faizlerinin arttığını gördüklerini ve şu anda 1-3 ay arası vadelerde mevduat faizlerinin yüzde 50 seviyesine yaklaşmış durumda olduğunu anlattı.

Tan, “Aslında ekonomide istenilen şey, liralaşma hedefleri çerçevesinde standart TL mevduatın cazip hale gelmesi. Mevcut enflasyon oranı dikkate alındığında kısa bir süreden beri 1 yıllık vadede TL mevduat için pozitif bir reel faizin oluşması muhtemel. TL’ye güvenin artması ve TL varlıkların daha çekici hale gelmesi için paranın en azından enflasyon karşısında ezilmemesi gerekiyordu. Bu sebeple görülen artışı normal karşılıyorum. Bu artış da bir noktada dengelenecektir. Önümüzdeki süreçte TCMB’den ek faiz artışları gelirse mevduat faizlerinde yukarı yönlü bir hareket görebiliriz. Ancak halihazırdaki faiz seviyesi korunursa TL mevduat faizlerinin en yüksek seviyeye yaklaştığını söyleyebiliriz. Artan faizler ile standart TL mevduat talebi arttı ve müşterilerimiz de TL mevduatı tercih ediyorlar. Bizim de banka olarak TL mevduat payımız artmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

“(Kredilerde) Büyümenin tekrar hızlandığını görüyoruz”

QNB Finansbank Genel Müdürü Tan, kredi pazarında yılın üçüncü çeyreğinde büyümenin yavaşladığı bir dönem yaşadıklarını, halihazırda büyümenin tekrar hızlandığını gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Özellikle özel bankaların son birkaç ayda daha aktif olduğunu söylemek mümkün. Kredi büyümesinde bu yıl için kredi kartları ağırlıklı olmak üzere perakende kredilerde belirgin bir büyüme görüyoruz. TL tüzel kredilerde ise daha ılımlı bir büyüme var. Kredi pazarındaki büyüme, yasal düzenlemeler ve büyüme sınırları dahilinde müşteri taleplerine göre devam ediyor. 1 Aralık itibarıyla BDDK tarafından yayınlanan verilere göre, yılın başından bu yana bankacılık sektöründeki toplam nakdi krediler yüzde 49, tüketici kredileri yüzde 36, bireysel kredi kartları yüzde 142, tüzel krediler ise yüzde 45 büyüdü. Kredi faizleri ise perakende kredilerde yüzde 60, tüzel kredilerde ise yüzde 50 civarında seyrediyor. Halihazırdaki politika faizi ve mevduat faizi seviyesi dikkate alındığında kredi faizlerinin olması gereken yerde olduğunu söyleyebiliriz. Mevcut enflasyon oranına göre bakarsak da TL tüzel kredilerde negatif bir faiz marjı oluştuğu da görünüyor.

Son birkaç ayda ticari kredilerde bir miktar hızlanma olduğunu söylemek mümkün. 1 Aralık itibarıyla mevsimsellik ve kur etkisinden arındırılmış olarak bakılırsa 13 haftalık yıllıklandırılmış büyüme, ticari kredilerde yüzde 20’nin üzerine çıktı. Ağustos ayında ticari kredilerdeki büyüme neredeyse tamamen durmuştu. Ancak şu an ticari kredilerde aylık büyüme sınırları çerçevesinde büyümenin sürdüğünü söylemek mümkün. Politika faizinin artıp faiz üst sınırlarının bankalar açısından anlamlı bir hale gelmesiyle birlikte bankaların da kredi verme iştahının arttığını görüyoruz.”

Bankacılığın, dijital teknolojilerden ve yeniliklerden en çok etkilenen sektörlerden bir tanesi olduğunu vurgulayan Tan, bankaların dijital yatırımlara ve yeniliklere en çok yatırım yapan firmalardan olduğunu söyledi.

Tan, “Bankacılıkta son 10 yılda o kadar hızlı bir dönüşüm var ki 10 sene önce yenilik olarak konuştuğumuz şeyler bugün sürekli olarak kullandığımız, hatta eskimeye başlayan teknolojiler. Bugün yapay zeka ve robotik endüstriler, bankaların gündeminde var. Türk bankacılık sistemi, bu gibi yenilikleri en yakından takip eden sektörlerden bir tanesi. Bugün zaten farklı bankacılık alanlarında, farklı seviyelerde bu teknolojiler kullanılıyor ya da üzerine yoğun bir çalışma yürütülüyor. Bu sebeple bankacılıkta yakın gelecekte yapay zekanın ve robotik teknolojilerin kullanım ağırlığı artacaktır. Bankacılık çok hızlı dönüşüp değiştiği için birkaç yıl sonra nasıl bir bankacılık göreceğiz, bunu söylemek şimdiden pek mümkün değil ancak bugünün bankacılığından fazlasıyla farklı olacağını söyleyebiliriz.” diye konuştu.

“Kredi büyümesinin üzerinde kalarak pazar payı kazanmaya devam edeceğiz”

Ömür Tan, ​​​​​​​QNB Finansbank olarak 2023’te de başarılı performanslarıyla karlı ve sürdürülebilir büyümelerini devam ettirdiklerini, 3. çeyrek sonu itibarıyla toplam aktiflerinin yılın başına göre yüzde 43 artışla 862 milyar liraya, net kredilerinin yüzde 46 artışla 502 milyar liraya, müşteri mevduatlarının da yüzde 41 artışla 542 milyar liraya ulaştığını bildirdi.

Tan, şöyle devam etti:

“İlk 9 ayda net karımız 24,6 milyar lira olurken, ortalama öz kaynak karlılığımız yüzde 61’in üzerinde gerçekleşti. Karlı büyümemizi müşteri tabanımızı kuvvetli bir şekilde büyüterek destekledik ve risklerimizi de doğru yönettik. Batık kredi oranımız yüzde 1,6 seviyesine düşerek özel bankaların ortalamasının altında gerçekleşti. Banka olarak regülasyonlar çerçevesinde gelen hedefleri de hızla tutturduk ve rekabete göre regülasyona tabii daha az menkul kıymet tesis ettik. Banka olarak başarılı performansımızın yanı sıra müşteri memnuniyetini iyileştirmek için aksiyonlar almaya devam ediyoruz. Ayrıca, geleceğimizin teminatı çocukları merkez alarak devam ettiğimiz kurumsal sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik faaliyetlerimize de hız kesmeden devam ettik ve sorumlu bankacılık çerçevesinde çok önemli projelere imza attık.

QNB Finansbank olarak, ivmeli büyümemiz ile birlikte pazar payı kazanarak büyümeye devam ediyoruz. Önümüzdeki yıl da aynı şekilde büyümeye devam etmeyi hedefliyoruz. Banka olarak, stratejik olarak gördüğümüz kalemler ağırlıklı olarak sektördeki kredi büyümesinin üzerinde kalarak pazar payı kazanmaya devam edeceğiz.”

Türkiye ekonomisi açısından bankacılık sektörünü etkileyen ve değişmeye müsait çok fazla dinamik olduğu için büyüme oranlarının değişken olabildiğini aktaran Tan, banka olarak, 68 ilde bulunan 436 şubeleri ile hizmet verdiklerini kaydetti.

Bugün bankacılık işlemlerinin büyük bir çoğunluğunun dijital kanallar üzerinden yapılması ve bankacılığın geleceği düşünüldüğü zaman şube ağının daha verimli yönetilmesinin ön plana çıktığını belirten Tan, “Bankacılık sektöründe şube adedinin de yatay kalma veya azalma trendinde olduğu düşünüldüğünde şube ağında önümüzdeki sene yatay bir duruş gerçekleşecektir. İstihdam açısından da iştiraklerimizle birlikte 13 bini aşkın personelimiz var. Banka tarafında da ihtiyaçlar doğrultusunda istihdama katkı sağlamaya devam ediyoruz.” dedi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.