GÜNCEL
2024 Yılı Gelir Vergisi Dilimleri ile Diğer Çeşitli Had ve Tutarlar Belirlendi
Yayınlanma:
3 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
30 Aralık 2023 tarihli ve 32415 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 324 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve 103 üncü maddelerinde yer alan maktu had ve tutarlar 2024 takvim yılında uygulanmak üzere yeniden belirlenmiştir.
Söz konusu had ve tutarlar aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.
- Gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife
Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 2024 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.
| 110.000 TL’ye kadar | 15% |
| 230.000 TL’nin 110.000 TL’si için 16.500 TL, fazlası | 20% |
| 580.000 TL’nin 230.000 TL’si için 40.500 TL (ücret gelirlerinde 870.000 TL’nin 230.000 TL’si için 40.500 TL), fazlası | 27% |
| 3.000.000 TL’nin 580.000 TL’si için 135.000 TL, (ücret gelirlerinde 3.000.000 TL’nin 870.000 TL’si için 213.300 TL), fazlası | 35% |
| 3.000.000 TL’den fazlasının 3.000.000 TL’si için 982.000 TL, (ücret gelirlerinde 3.000.000 TL’den fazlasının 3.000.000 TL’si için 958.800 TL), fazlası | 40% |
Yeni belirlenen kriterlere göre maaş hesaplama sayfamız güncellenmiştir.
- Vergiye uyumlu mükellefe vergi indirim tutarı 6.900.000 TL
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesi hükmü uyarınca, anılan maddenin birinci fıkrasında yer alan tutar, 1/1/2024 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere 6.900.000 TL olarak tespit edilmiştir.
- Mesken kira gelirleri için uygulanan istisna tutarı 33.000 TL
Gelir Vergisi Kanununun 21. maddesinde yer alan mesken kira gelirleri için uygulanan istisna tutarı, 2024 takvim yılında elde edilen kira gelirleri için 33.000 TL olarak tespit edilmiştir.
- Yemek Parası İstisnası 170 TL (KDV dahil 187)
Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 8 numaralı bendinde yer alan, işverenlerce işyeri veya işyerinin müştemilatı dışında kalan yerlerde hizmet erbabına yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı, 2024 takvim yılında uygulanmak üzere 170 TL (KDV dahil 187) olarak tespit edilmiştir.
- Yol Yardım Tutarı 88 TL
Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde yer alan, işverenlerce hizmet erbabının işyerine gidip gelmesi için sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı 2024 takvim yılında uygulanmak üzere 88 TL olarak tespit edilmiştir.
- Engellilik İndirimi Tutarları
Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde yer alan sakatlık indirimi tutarları, 2024 takvim yılında uygulanmak üzere;
– Birinci derece engelliler için: 6.900 TL,
– İkinci derece engelliler için: 4.000 TL,
– Üçüncü derece engelliler için: 1.700 TL,
olarak tespit edilmiştir.
- Taşıt Giderlerine İlişkin İndirim Tutarları
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının;
– (1) numaralı bendinde yer alan kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedeli 26.000 TL,
– (1) Gider olarak indirim konusu yapılabilecek özel tüketim vergisi ve katma değer vergisinin toplam tutarı 690.000 TL,
– (7) numaralı bendinde yer alan amortisman olarak indirim konusu yapılabilecek tutar; özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç 790.000 TL, vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde 1.500.000 TL,
olarak belirlenmiştir.
7.1. Serbest meslek kazancının tespitinde taşıt giderleri
Mesleki giderlere ilişkin 68 inci maddesinin birinci fıkrasının;
– (4) numaralı bendinde yer alan amortisman olarak indirim konusu yapılabilecek tutar; özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç 790.000 TL, vergilerin maliyet bedeline ek¬lendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde 1.500.000 TL,
– (5) numaralı bendinde yer alan kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedeli 26.000 TL, gider olarak indirim konusu yapılabilecek özel tüke¬tim vergisi ve katma değer vergisinin toplam tutarı 690.000 TL
olarak belirlenmiştir.
- Basit Usule Tabi Olmanın Genel Şartlarından Olan İşyeri Kira Bedeline İlişkin Tutar
Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan yıllık kira bedeli toplamı, 2024 takvim yılında uygulanmak üzere büyükşehir belediye sınırları içinde 55.000 TL, diğer yerlerde 34.000 TL olarak tespit edilmiştir.
- Basit Usule Tabi Olmanın Özel Şartlarını Belirleyen Hadler
Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan hadler, 2024 takvim yılında uygulanmak üzere;
– (1) numaralı bent için 690.000 TL ve 1.100.000 TL,
– (2) numaralı bent için 340.000 TL,
– (3) numaralı bent için 690.000 TL,
ğ) 68 inci maddesinin birinci fıkrasının;
– (4) numaralı bendinde yer alan amortisman olarak indirim konusu yapılabilecek tutar; özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç 790.000 TL, vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde 1.500.000 TL,
– (5) numaralı bendinde yer alan kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedeli 26.000 TL, gider olarak indirim konusu yapılabilecek özel tüketim vergisi ve katma değer vergisinin toplam tutarı 690.000 TL,
olarak tespit edilmiştir.
- Değer Artışı Kazançlarına İlişkin İstisna Tutarı: 87.000 TL
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan değer artışı kazançlarına ilişkin istisna tutarı, 2024 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 87.000 TL olarak tespit edilmiştir.
- Arızi Kazançlara İlişkin İstisna Tutarı: 200.000.- TL.
Gelir Vergisi Kanununun 82 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan arızi kazançlara ilişkin istisna tutarı, 2024 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 200.000 TL olarak tespit edilmiştir.
- Tevkifata ve İstisnaya Konu Olmayan Menkul ve Gayrimenkul Sermaye İratlarına İlişkin Beyanname Verme Sınırı: 13.000.-TL
Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı, 2024 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 13.000 TL olarak tespit edilmiştir.
- Kâr Hadleri Emsallerine Göre Düşük Olarak Tespit Edilmiş Bulunan Emtia İçin Özel Hadler
Milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kar hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için özel hadler belirleme yetkisi Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesi ile Maliye Bakanlığına verilmiştir. Bu yetki kullanılarak 2016 yılı için 25/12/2015 tarihli ve 29573 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 290) ile belirlenen tutarlar yeniden artırılmıştır.
| Emtianın Cinsi | Büyükşehir Belediye Sınırlan Dışında Kalan Y erlerde | Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde Kalan Yerlerde | ||
| Yıllık Alım Ölçüsü (TL) | Yıllık Satış Ölçüsü (TL) | Yıllık Alım Ölçüsü (TL) | Yıllık Satış Ölçüsü (TL) | |
| Değerli Kağıt | 1.180.000 | 1.300.000 | 1.400.000 | 1.700.000 |
| Şeker – Çay | 870.000 | 1.180.000 | 1.100.000 | 1.400.000 |
| Milli Piy. Bil., Hemen Kazan, Süper Toto vb. | 870.000 | 1.180.000 | 1.100.000 | 1.400.000 |
| İçki (Bira ve Şarap Hariç) – İspirto – Sigara – Tütün | 870.000 | 1.180.000 | 1.100.000 | 1.400.000 |
| Akaryakıt (LPG hariç) | 1.300.000 | 1.400.000 | 1.700.000 | 2.000.000 |
Belirtilen bu malların alım satımı ile uğraşanlar hakkında, basit usulün özel şartları bakımından yukarıdaki hadler dikkate alınmak suretiyle, 136 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki hesaplamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.
- Basit Usule Tabi Mükelleflerde Gün Sonunda Toplu Belge Düzenleme Uygulaması
Basit usule tabi mükelleflerle ilgili 6/12/1998 tarihli ve 23545 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No:215) ile getirilen, belge vermedikleri günlük hasılatları için gün sonunda tek bir fatura düzenlenmesine ilişkin uygulamanın, 31/12/2024 tarihine kadar devam etmesi uygun görülmüştür.
- 2023 takvim yılında elde edilen bir kısım menkul sermaye iradının beyanında dikkate alınacak indirim oranı uygulaması
Gelir Vergisi Kanununun 76 ncı maddesinin 5281 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında, 193 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5), (6), (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye irat¬larına (döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen faiz ve kâr payları, dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) fıkrada belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısmın, bu iratların beyanı sırasında indirim olarak dikkate alınacağı belirtilmişti.
193 sayılı Kanunun indirim oranı uygulamasına yönelik 76 ncı maddesinin ikinci fıkrası 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 5281 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmakla birlikte, anılan Kanunun geçici 67 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmü gereğince 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınacağından, indirim oranı uygulaması bahsi geçen menkul kıymet gelirleri için devam et¬mektedir.
İndirim oranı; 213 sayılı Kanuna göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değer¬leme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik or¬talama faiz oranına bölünmesi suretiyle tespit edilmekte olup 213 sayılı Kanun hükümlerine göre 2023 yılı için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranı %58,46’dır. Bu dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı ise % 16,59’dur. Buna göre, 2023 yılında elde edilen bir kısım menkul sermaye iradının beyanında uygulanacak in¬dirim oranı (%58,46 / %16,59=)% 352,38 olmaktadır.
Bu oranlar dikkate alındığında, 2023 yılı gelirlerine uygulanacak indirim oranı birden büyük çıkmaktadır.
Bu kapsamda, 2023 yılında elde edilen menkul sermaye iratlarından, 1/1/2006 ta¬rihinden önce ihraç edilmiş olan ve 193 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler indirim oranının birden büyük olması dolayısıyla beyan edilmeyecektir.
Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarının ve ticari işletmelere dahil kazanç ve iratların beyanında indirim oranı uygulanmamaktadır.
193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, anılan Ka¬nunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratları 1/1/2006 tarihinden itibaren nihai olarak tevkifat yoluyla vergilendirilmekte olup bu gelirlerin beyanı ve bu gelirlere indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.
Söz konusu tebliğe aşağıdaki bağlantı yardımıyla ulaşabilirsiniz.
Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 324)
Deloitte Türkiye
İlginizi Çekebilir
Erol Taşdelen
Şirketiniz 25-16 ve 25-12 geriye düştüğünde ne yapıyor?
Yayınlanma:
10 saat önce|
07/09/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Filenin Sultanları’nın İtalya karşısındaki finalini çocuklarınıza mutlaka izletin. Şirket çalışanlarınıza da izletin. Çünkü bu maçta onlarca iş kitabının anlatmaya çalıştığı liderlik, kriz yönetimi, takım ruhu, motivasyon, dayanıklılık ve vazgeçmeme kültürünü 122 dakikada canlı olarak gördük.
Ben olsam bu maçı bir kurumsal eğitim materyali olarak kullanırım.
Hatta yöneticilere tek bir soru sorarım: “Sizin şirketiniz 25-16 ve 25-12 geriye düştüğünde ne yapıyor?”
Çünkü şirketler iyi günlerde değil, 25-16 ve 25-12 geriye düştüklerinde gerçek karakterlerini gösterir.
Filenin Sultanları’nın Avrupa finalinde yaşadığı tam olarak buydu.
İlk set: 25-16 İtalya.
İkinci set: 22-25 Türkiye.
Üçüncü set: 25-12 İtalya.
Final oynuyorsunuz.
Rakibiniz dünyanın en güçlü takımlarından biri. İtalya sıralamada dünya birincisi.
Üçüncü sette 13 sayı fark yemişsiniz. Ve bir sonraki seti kaybederseniz Avrupa şampiyonluğu gidiyor. İşte tam burada normalde birçok takımın psikolojisi çöker.
Ama asıl hikâye burada başlıyor.
Vargas ağlıyor…
Belki de maçın en önemli görüntüsü buydu.
Melissa Vargas gibi dünyanın en önemli oyuncularından biri, üçüncü setin ardından yaşadığı hayal kırıklığıyla gözyaşlarına boğuluyor.
Düşünün:
Finaldesiniz.
Milyonlarca insan sizi izliyor.
En önemli oyuncunuz ağlıyor.
Takımın morali yerde.
Rakip özgüvenli.
Skor kötü.
İşte şirketlerde de kriz tam olarak böyle gelir.
Bir anda satışlar düşer.
Nakit akışı bozulur.
Banka limitleri daralır.
Maliyetler yükselir.
En iyi çalışanınız istifa eder.
Rakip agresifleşir.
Yönetim baskı altına girer.
Ve birileri çıkar: “Bu şirket artık toparlanamaz” der.
Peki Filenin Sultanları ne yaptı?
Vargas’ı suçlamadı.
Takım arkadaşını yalnız bırakmadı.
Krizi büyütmedi.
Birbirlerine sahip çıktılar.
Ve yeniden sahaya çıktılar.
Bence bu maçın iş dünyasına verdiği en büyük derslerden biri budur.
İyi takım, kötü günde belli olur
İyi günde herkes takım olabilir.
Satışlar yükselirken herkes mutludur.
Kâr açıklanırken herkes yöneticidir.
Primler dağıtılırken herkes şirketini sever.
Asıl mesele şudur: İşler kötü gittiğinde ne yapıyorsunuz?
Bir çalışan hata yaptığında onu herkesin önünde küçük düşürüyor musunuz?
Yoksa hatasını düzeltmesi için yanında mı duruyorsunuz?
Bir departman hedefini tutturamadığında suçlu mu arıyorsunuz?
Yoksa çözüm mü arıyorsunuz?
Bir yönetici psikolojik olarak çöktüğünde onu yalnız mı bırakıyorsunuz?
Yoksa: “Buradayız, beraber toparlayacağız” mı diyorsunuz?
Filenin Sultanları’nın üçüncü setten sonraki görüntüsü, bunun cevabını veriyor.
25-12’den sonra ne yaptılar?
Dördüncü set başlıyor. Türkiye o çöküşten öyle bir çıkıyor ki seyirci inançlı ve rakip şaşkın. Uzatma setine hızlı ek enerji ile başlandı.
Türkiye: 1-5 önde.
Sonra: 3-10 önde.
Takımın psikolojisinde şu düşünce oluştu: “Bugün olacak.”
Türkiye’nin düşüncesi dönüştü: “Daha maç bitmedi.”
Ve oyun değişiyor.
İtalya’nın rahatlığı bozuluyor.
Türkiye’nin özgüveni yükseliyor.
Seyircinin enerjisi sahaya yansıyor.
Türkiye dördüncü seti: 21-25 kazanıyor.
Bir anda maç yeniden başlıyor.
İşte şirket yönetiminde buna kriz dönüşü denir.
Geçmişteki skoru değiştiremezsiniz.
25-12 artık 25-12’dir.
Ama: Bir sonraki sayıyı kazanabilirsiniz.
Şirketlerde de aynı.
Geçmişte yaptığınız hatayı silemezsiniz.
Ama bir sonraki kararı doğru verebilirsiniz.
Beşinci set: İşte karakter burada ortaya çıkıyor
Final seti başlıyor.
Skor: 4-4.
Artık hata yapmanın maliyeti çok yüksek.
Türkiye disiplinini kaybetmiyor. 5-9 öne geçiyor.
Sonra: 7-12.
İtalya’nın direnci kırılmaya başlıyor.
Ve son: 10-15.
Maç bitiyor.
Türkiye Avrupa Şampiyonu!
İşte burada çok önemli bir yönetim dersi var: Krizden çıkmak yetmez. Krizden çıktıktan sonra disiplininizi korumanız gerekir.
Çünkü şirketler çoğu zaman krizde değil, krizden çıktıklarını zannettikleri anda hata yapar.
“En iyi çalışanım kurtarsın” anlayışı şirketleri kurtarmaz
Vargas olağanüstü bir oyuncu.
Ama Vargas tek başına şampiyon olmadı.
Takım oldu.
Herkes üzerine düşeni yaptı.
Birisi hücum etti.
Birisi blok yaptı.
Birisi savunma yaptı.
Birisi topu çıkardı.
Birisi moral verdi.
Birisi kenardan destek oldu.
İşte şirket de böyle çalışır.
CEO tek başına şirketi kurtaramaz.
Genel müdür tek başına şirketi büyütemez.
Finans direktörü tek başına nakit akışını düzeltemez.
Satış ekibi tek başına kâr yaratamaz.
Operasyon tek başına müşteri memnuniyeti sağlayamaz.
Şampiyonluğu yıldızlar değil, takım kazanır.
Kurumsal şirketlerin en büyük problemi: Krizde birbirini suçlamak
Türkiye’de şirketler kriz dönemlerinde bazen çok yanlış bir refleks gösteriyor:
Suçlu aramak.
Satış suçlanır.
Finans suçlanır.
Muhasebe suçlanır.
Banka suçlanır.
Ekonomi suçlanır.
Müşteri suçlanır.
Rakip suçlanır.
Çalışan suçlanır.
Herkes suçludur ama kimse çözüm üretmez.
Oysa kriz masasında sorulması gereken soru: “Kim suçlu?” değil.
“Bir sonraki sayıyı nasıl alacağız?” olmalı.
Filenin Sultanları bunu yaptı.
25-12’yi tartışmadılar.
25-21’i aldılar.
Sonra beşinci seti kazandılar.
Ve kupayı kaldırdılar.
Çocuklara bu maçı izletin
Çünkü çocuklara hayatı anlatırken sadece: “Başarılı ol” demek yetmez.
Onlara başarısızlıkla ne yapacaklarını da öğretmek gerekir.
Bu maç çocuğa şunu öğretiyor:
Kaybedebilirsin.
Üzülebilirsin.
Ağlayabilirsin.
Korkabilirsin.
Moralin bozulabilir.
Ama…
Bırakmak zorunda değilsin.
İnsan hayatında bundan daha önemli kaç ders vardır?
Şirketler çalışanlarına da izletmeli
Ben özellikle kurumsal şirketlerin bu tür maçları eğitimlerde kullanması gerektiğini düşünüyorum.
Maçı izlettikten sonra çalışanlara şu sorular sorulabilir:
1. Bizim şirketimiz 25-12 geriye düşse ne yapar?
2. Krizde ilk refleksimiz suçlamak mı, çözüm üretmek mi?
3. Takım arkadaşımız çöktüğünde yanında oluyor muyuz?
4. Yöneticilerimiz kötü haber geldiğinde paniğe mi kapılıyor?
5. Çalışanlarımız şirketin hedefini kendi hedefi gibi görüyor mu?
6. Rakip öne geçtiğinde mücadele gücümüz azalıyor mu?
7. Son ana kadar disiplinimizi koruyabiliyor muyuz?
Bu soruların cevapları, şirketinizin gerçek kültürünü ortaya çıkarır.
10 iş kitabı okuyacağınıza bazen bir maç izleyin
Kişisel gelişim sektöründe milyarlarca liralık kitap, seminer ve eğitim satılıyor.
“Liderlik.”
“Takım çalışması.”
“Motivasyon.”
“Başarı.”
“Mindset.”
“Resilience.”
“Change management.”
Hepsini okuyabilirsiniz.
Ama bazen iyi bir final maçı, bunların tamamını bir arada gösterebilir.
Çünkü kitap size teoriyi anlatır.
Bu maç ise: Teorinin sahadaki uygulamasını gösterdi.
Vargas’ın gözyaşı duygusal dayanıklılığı gösterdi.
Takım arkadaşlarının desteği takım ruhunu gösterdi.
25-12 sonrası geri dönüş kriz yönetimini gösterdi.
- setteki mücadele stratejik dönüşü gösterdi.
- setteki disiplin liderliği ve odaklanmayı gösterdi.
10-15’teki son sayı ise: Vazgeçmemenin sonucunu gösterdi.
İş dünyasında da maç 25-12’de bitmez
Bence bu finalden çıkarılacak en önemli cümle şu: “Skor kötü olabilir ama maç bitmediyse hikâye bitmemiştir.”
Bir şirketin bilançosu kötü olabilir.
Borcu fazla olabilir.
Kredileri pahalı olabilir.
Nakit akışı bozulmuş olabilir.
Satışları düşmüş olabilir.
Rakibi pazar payını almış olabilir.
Ama bunların hiçbiri tek başına: “Bitti” demek değildir.
Çünkü şirketlerde de son düdük çalmadan sonuç belli olmaz.
Önemli olan 25-12’den sonra ne yaptığınızdır.

Avrupa’nın zirvesinden Los Angeles’a
Filenin Sultanları bu olağanüstü mücadeleyi Avrupa şampiyonluğuyla tamamladı.
Türkiye üst üste ikinci kez Avrupa’nın zirvesine çıktı.
Üstelik finalde karşısındaki rakip sıradan bir takım değildi.
Dünya voleybolunun en güçlü ekiplerinden İtalya’ydı.
Bu şampiyonlukla birlikte Türkiye, Los Angeles 2028 Olimpiyatları’na katılma hakkını elde eden ilk takım olmanın da gururunu yaşadı.
Ama benim için kupadan daha önemli olan başka bir şey var.
Bu takım bize “yeniden ayağa kalkmayı” gösterdi.
İş dünyasının da buna çok ihtiyacı var.
Son söz
Çocuklarınıza bu maçı izletin.
Gençlere izletin.
Çalışanlarınıza izletin.
Yöneticilerinize izletin.
Ve özellikle kriz yaşayan şirket sahiplerine izletin.
Sonra şu soruyu sorun: “Biz 25-12 geriye düştüğümüzde ne yapıyoruz?”
Eğer cevabınız: “Dağılıyoruz” ise şirket kültürünüzü yeniden düşünmenin zamanı gelmiştir.
Eğer cevabınız: “Suçlu arıyoruz” ise daha büyük bir probleminiz vardır.
Ama cevabınız: “Birbirimize sahip çıkar, oyunu yeniden kurar ve bir sonraki sayıya odaklanırız”
ise…
O şirketin hâlâ şansı vardır.
Çünkü bazen Avrupa Şampiyonluğu ile iflas arasındaki fark; 25-12’den sonra ne yaptığınızdır.
Filenin Sultanları’na helal olsun.
Bize sadece bir kupa değil, krizden çıkmanın canlı dersini verdiler.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist
Erol Taşdelen
Konkordato alırım, bankalara faizi sildiririm diyenlere dikkat!
Yayınlanma:
11 saat önce|
07/09/2026Yazan:
Erol Taşdelen
“Konkordato ilan ederiz, bankalara faizi sildiririz. Ana parayı da 2 yıl ödemesiz, 7 yıl vadede öderiz…”
Son dönemde finansal sıkıntıya giren bazı şirket sahiplerine bu tür “formüller” pazarlayan, danışman görüntüsündeki kişilere dikkat etmek gerekiyor.
Çünkü bu söylem kulağa kolay bir kurtuluş reçetesi gibi gelse de, yanlış yönlendirme şirketi kurtarmak yerine iflasa sürükleyebilir.
Konkordato, bankalara karşı pazarlık masasına oturup “faizi silelim, ana parayı uzun vadeye yayalım” denilecek basit bir mekanizma değildir.
Banka neden faizi silsin?
Öncelikle şu gerçekle yüzleşmek gerekiyor: Banka para işini bilir.
Bir şirketin borcunun ne kadarının gerçekten sürdürülebilir olduğunu, nakit akışının ne söylediğini, teminatların değerini, şirketin faaliyet kârlılığını ve borç ödeme kapasitesini profesyonel ekipleriyle analiz eder.
Dolayısıyla bir danışmanın; “Konkordato al, bankalar faizi zaten siler” şeklindeki yaklaşımı son derece tehlikelidir.
Banka açısından konu yalnızca “faiz” değildir.
Bankanın karşısında; anapara riski, tahsilat süresi, teminat kalitesi, şirketin faaliyetlerinin devam edip edemeyeceği, ortakların şirkete koyacağı kaynak, nakit akışı, diğer alacaklıların durumu, şirketin gerçek borç ödeme kapasitesi gibi çok sayıda değişken vardır.
“2 yıl ödemesiz, 7 yıl vade” her şirket için kurtuluş değildir
Bir başka tehlikeli söylem ise şu: “2 yıl hiç ödeme yapma, sonra 7 yılda ödersin”.
Peki şirket iki yıl sonra gerçekten ödeme yapabilecek mi?
Bugün para kazanamayan, faaliyetlerinden yeterli nakit üretemeyen bir şirketin borcunu yalnızca ileri bir tarihe taşımak, problemi çözmez.
Sadece problemin tarihini erteler. Hatta borç yeniden yapılandırılırken faiz, masraf, komisyon, teminat ve diğer maliyetler dikkate alındığında şirketin toplam yükü daha da farklı bir noktaya gelebilir.
Bu nedenle asıl soru: “Borcu kaç yıl vadeye yayarım?” değil, “Bu şirket hangi nakit akışıyla bu borcu gerçekten ödeyebilir?” olmalıdır.
Konkordato şirketi otomatik olarak kurtarmaz
Konkordato bir “borç silme programı” değildir.
Amaç, şartları oluştuğunda borçlunun mali durumunun düzeltilmesine ve alacaklıların da mümkün olduğunca tatmin edilmesine imkân sağlayan hukuki bir süreçtir. Burada şirketin gerçek faaliyet gücü kritik önemdedir. Şirket; “Konkordato ilan ederim, bankalar bekler” mantığıyla hareket ederse ciddi bir yanılgıya düşebilir. Çünkü konkordato sürecine girmekle şirketin ekonomik gerçekleri ortadan kalkmaz.
Satış yoksa satış yaratmak, kârlılık yoksa kârlılık yaratmak, yüksek maliyet varsa maliyeti düşürmek, yanlış yatırımlar varsa bunları düzeltmek gerekir.
En büyük hata: Bankayı düşman görmek
Finansal sıkıntıya giren bazı şirketlerde en büyük hatalardan biri bankayı “karşı taraf” olarak görmektir. Oysa banka açısından da en iyi senaryo, kredinin tahsil edilmesidir.
Şirket gerçekten yaşayabilecek durumdaysa banka ile masaya oturup gerçekçi bir yeniden yapılandırma yapılması çoğu zaman daha sağlıklı olabilir. Ancak bunun için şirketin masaya; gerçek bilanço, gerçek nakit akışı, gerçek borç tablosu, gerçek teminat yapısı, gerçek faaliyet kârlılığı, uygulanabilir iş planı ile gelmesi gerekir.
Sadece “Konkordato ilan ederiz” demek plan değildir.
Danışman seçerken çok dikkat!
Şirket sahipleri özellikle bu dönemde “borcunuzu sildiririz”, “bankaları masaya oturturuz”, “faizi tamamen sildiririz”, “7-8 yıl vade alırız” gibi kesin vaatlerde bulunan kişilere karşı dikkatli olmalı. Çünkü şirketin kaderini, sosyal medyada anlatılan birkaç başarı hikâyesine göre belirlemek son derece risklidir.
Konkordato kararı bir sloganla değil, finansal analizle verilmelidir.
Şirketin önce şu soruya cevap vermesi gerekir: “Konkordato sonrası bu şirket gerçekten yaşayabilecek mi?”
Cevap hayırsa, konkordato yalnızca iflası geciktirebilir. Cevap evetse, o zaman hukuki süreç, finansal yeniden yapılandırma ve bankalarla müzakere birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak: Konkordato bir “borçtan kurtulma kampanyası” değildir. Bankaya; “Faizi sil, 2 yıl bekle, sonra 7 yılda ana parayı ödeyeyim” demek de tek başına finansal çözüm değildir.
Şirket sahipleri, kendilerine kolay ve kesin sonuçlar vaat eden “danışman görünümlü çakallara” değil, şirketin gerçek finansal durumunu ortaya koyabilecek yetkin finans, hukuk ve yeniden yapılandırma uzmanlarına güvenmeli.
Çünkü bankalar para işini gerçekten bilir.
Asıl mesele bankayı kandırmak değil, şirketi yeniden para kazanabilir hale getirmektir.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
GÜNCEL
Filenin Sultanları Avrupa’nın zirvesinde: Türkiye üst üste ikinci kez şampiyon
Yayınlanma:
18 saat önce|
06/09/2026Yazan:
BankaVitrini
Filenin Sultanları yine tarih yazdı! A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 CEV Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya’yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu oldu.
İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu’nda oynanan dev final, nefesleri kesti. İtalya karşısında mücadeleye 1-0 geride başlayan milliler, pes etmeyerek karşılaşmayı karar setine taşıdı ve 3-2’lik zaferle Avrupa’nın zirvesindeki yerini korudu.
İlk set İtalya’nın
Karşılaşmanın ilk setinde İtalya, özellikle Egonu ve Antropova’nın hücumdaki etkili oyunuyla üstünlük sağladı. İtalya seti 25-16 kazanarak mücadelede 1-0 öne geçti.
İkinci sette toparlanan Filenin Sultanları, oyunun kontrolünü eline aldı. Milliler seti 25-22 kazanarak skoru 1-1’e getirdi.
Üçüncü sette İtalya yeniden üstünlüğü ele geçirdi ve 25-12 ile 2-1 öne geçti.
Ancak Türkiye dördüncü sette müthiş bir geri dönüşe imza attı. Milliler, seti 25-21 kazanarak maçı karar setine taşıdı.
Karar setinde büyük zafer
Şampiyonu belirleyen beşinci sette büyük bir mücadele yaşandı. Filenin Sultanları kritik anlarda daha az hata yaparak seti 15-10, maçı da 3-2 kazandı.
Böylece Türkiye, Avrupa Şampiyonası’nda üst üste ikinci kez altın madalyanın sahibi oldu.
2023’ten sonra ikinci Avrupa şampiyonluğu
Daniele Santarelli yönetimindeki Türkiye, 2023 yılında Sırbistan’ı finalde 3-2 mağlup ederek tarihinde ilk kez Avrupa şampiyonu olmuştu.
2026’da ise finalde bu kez İtalya’yı aynı skorla geçen milliler, Avrupa şampiyonluğunu ikinci kez Türkiye’ye getirdi.
Türkiye turnuva boyunca yalnızca bir maç kaybetti. Grup aşamasında Polonya’ya mağlup olan milliler; son 16 turunda Azerbaycan’ı, çeyrek finalde Almanya’yı, yarı finalde ise Sırbistan’ı geçerek finale yükseldi.
Olimpiyat yolunda da tarihi başarı
Filenin Sultanları’nın Avrupa şampiyonluğu yalnızca bir kupa anlamına gelmiyor.
Türkiye, 2026 CEV Avrupa Şampiyonası’nı kazanarak 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na katılma hakkı elde etti.
A Milli Kadın Voleybol Takımı, kadın voleybolunda Avrupa kıtasından olimpiyat kotası alan ilk ülke oldu.
Türk voleybolu zirvede
A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın Avrupa şampiyonluğunun yanı sıra 2026 yılında Türk kadın voleybolunun kulüpler düzeyindeki başarısı da dikkat çekti. VakıfBank, 2026 CEV Şampiyonlar Ligi finalinde Eczacıbaşı Dynavit’i 3-1 yenerek Avrupa’nın en büyük kulüp kupasını yedinci kez kazandı.
Milli takımın Avrupa’da üst üste gelen başarısı ve Türk kulüplerinin uluslararası arenadaki üstünlüğü, Türkiye’nin kadın voleybolunda Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden biri haline geldiğini bir kez daha gösterdi.
Filenin Sultanları bir kez daha Avrupa’nın zirvesinde.
Şampiyon Türkiye! 🇹🇷🏆🏐
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.053)
- BANKA ANALİZLERİ (152)
- BANKA HABERLERİ (3.625)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (597)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.981)
- GÜNCEL (4.588)
- GÜNDEM (3.569)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (147)
- ŞİRKETLER (2.739)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (582)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.489)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (833)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (119)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (62)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (94)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- OpenAI'da yaprak dökümü sürüyor: Bir yönetici daha ayrıldı 25/08/2026
- İran'dan kritik iki temas 25/08/2026
- Halkbank'a 1,1 milyar dolarlık ilave kaynak 25/08/2026
- IMF Başkanı Georgieva: Küresel ekonomi enerji şokuna direniyor 25/08/2026
- İran'dan ekonomik savaş çıkışı 25/08/2026
- SpaceX'te yeni üs yatırımı planı 25/08/2026
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kabine toplantısı sonrası açıklamalar 25/08/2026
- Anthropic'ten yatırımcılara devasa 'pazar' sunumu 25/08/2026
- "Hürmüz'deki mayınlar temizlendi" 25/08/2026
- Sektörel güven endeksleri geriledi 25/08/2026
SON YAZILAR
- Şirketiniz 25-16 ve 25-12 geriye düştüğünde ne yapıyor? 07/09/2026
- Konkordato alırım, bankalara faizi sildiririm diyenlere dikkat! 07/09/2026
- Filenin Sultanları Avrupa’nın zirvesinde: Türkiye üst üste ikinci kez şampiyon 06/09/2026
- TL Kredide %32,2 Kritik Eşik: 2027’de Dolar Kredisi Avantajlı mı? 06/09/2026
- Kontrolmatik’te ödeme krizi büyüyor 05/09/2026
- İhracatçıya ucuz kredi hamlesi: Reeskont kredilerde yeni dönem 05/09/2026
- Fonlarda vergi ayarı: Yüzde 10 stopaj resmen başladı 05/09/2026
- Enflasyon düşüyor ama hayat pahalılığı bitmiyor 03/09/2026
- Piyasalar soluklandı: Zayıf istihdam Fed korkusunu törpüledi. Gözler TÜİK’te 03/09/2026
- Perakende devlerinde kârlılık alarmı: BİM pozitif ayrıştı 01/09/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini5 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
