Connect with us

GÜNCEL

İş Yerinde Herkesin Yaptığı 4 Hata

Yayınlanma:

|

İş yerinde hata yapmak utanç verici ve rahatsız edici olabilir, özellikle de işe yeni başladığınızda veya ekipteki yeni kişi olduğunuzda. Ancak gerçek şu ki, herkes hata yapar ve bunlar sürekli gelişim için gereklidir. Bir hata yaptığımızda, bunu saklamak veya göz ardı etmek yerine, öğrenmek ve becerilerimizi geliştirmek için bir fırsat olarak kullanabiliriz.

Elbette tüm hatalar aynı değildir. İş yerinde yapabileceğiniz birkaç farklı hata türü vardır. Bu hatalardan ders çıkarma yaklaşımınız, gelişim çizginizi belirleyecektir.

İşte iş yerinde karşılaşabileceğiniz dört hata türü ve her birinden nasıl ders çıkaracağınız.

1) Sonradan fark edilen hatalar

Bazen bir şeyi amaçladığımız gibi yapsak da daha sonra bir noktada hata yaptığımızı fark ederiz. Örneğin, önemli bir müşterinize bir soru sorduktan sonra patronunuzun cevabı zaten bildiğini ve bu soruyu ona sormanızı tercih edeceğini öğrenebilirsiniz.

Sonradan fark edilen hatalardan ders çıkarmak

Sonradan fark edilen hatalar, genellikle siz elinizden gelenin en iyisini yaparak çalışırken meydana gelir. İnsanlar bir hata yaptıklarını fark ettiklerinde genellikle ilk tepkileri utanmak, hatayı görmezden gelmek veya sorumluluğu reddetmeye çalışmak olur.

Duygularınızın sizi yönlendirmesine izin vermek yerine, durun, nefes alın ve durumu nasıl ele almak istediğinizi gerçekten düşünün. Neler öğrenebileceğinizi ve neleri değiştirebileceğinizi düşünmek ve belirlemek için biraz zaman ayırın. Böylelikle gelişme olasılığınızı artıracak, aynı hatayı tekrar yapma olasılığınızı ise azaltacaksınız.

Kendinize şu soruları sorabilir veya başkalarıyla tartışabilirsiniz:

  • Bu hataya ne yol açtı?
  • Çıkarabileceğim dersler neler?
  • Bu hatayı tekrarlamamak için ileride neleri değiştirebilirim?
  • Bir sıkıntıya veya zarara neden olduysam, bunu onarmamın veya hafifletmemin bir yolu var mı?

Hatanız üzerine düşünmek, gelecekte neleri değiştirmeniz ve farklı yapmanız gerektiğini belirlemenize yardımcı olur. Ayrıca yeni teknikler araştırabilir, zorlandığınız alanda uzmanlığı olan yetenekli kişileri gözlemleyebilir, planlı pratikler yapabilir, koçlardan veya mentorlardan rehberlik isteyebilirsiniz.

Uzman tavsiyesi: Farkında olmayabileceğiniz hataları ortaya çıkarmak için geribildirim isteyin.

Hataları önceden öngörebilmeniz mümkün olmasa da yöneticinizden ve ekip arkadaşlarınızdan düzenli olarak geribildirim isteyerek farkında olmayabileceğiniz hatalarınızı öğrenebilirsiniz. Bu kişilerin sunacağı rehberlik ve bakış açısı, güçlü yönleriniz ve zorlandığınız alanlar hakkında yeni içgörüler edinmenize yardımcı olacak ve daha hızlı öğrenmenizi sağlayacaktır. Geribildirim istemek aynı zamanda size ve diğer kişilere sürekli öğrenmek ve gelişmek istediğinizi hatırlatacaktır.

Ekibinize şu gibi sorular sorabilirsiniz:

  • Çalışma yaklaşımımda neleri geliştirebilirim?
  • Toplantıda nasıl daha iyi katılım gösterebileceğimi öğrenmem için beni gözlemler misiniz?
  • Ekiple iletişimimde neleri iyileştirebilirim?

2) Dikkatsizlik hataları

Bazen iyi bildiğimiz ve önceden hata yapıp ders çıkardığımız bir görevde dahi dikkatsiz davranıp aynı hataya düşebiliriz. Örneğin, finans ekibinden son müşteri teklifinizdeki fiyatlandırmayı onaylamasını istemeyi yine unuttunuz diyelim. Şimdi teklifi iptal etmeniz ve müşteriyi kaybetme riskini almanız gerekecek.

Dikkatsizlik hatalarından ders çıkarmak

Dikkatsizlik hataları tükenmişlik, aynı anda birden fazla görevle uğraşmak veya acele etmek gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Yaptığınız hataları hızlı bir şekilde düzeltmek önemli olsa da hatanın tekrarlanmasını önlemek için gerekli ayarlamaları yapabilmeniz için kök nedenini, yani hataya yol açan sistemi veya alışkanlığı belirlemek de hayati önem taşır.

Hatanızın temel nedenini belirlemek için kendinize şu gibi sorular sorun:

  • Sürece bir adım eklemeli veya süreçteki bir adımı değiştirmeli miyim?
  • Hatamdan öğrendiklerim ışığında şablon belgeyi geliştirebilir miyim?
  • İstediğim davranış biçimi alışkanlık haline gelene kadar her sabah veya belirli toplantılardan önce düzenli bir hatırlatma ayarlamalı mıyım?

Örneğin, teklifinizde yaptığınız hata üzerine düşündüğünüzde, bilgisayar ekranınızda birkaç pencerenin açık olduğunu ve aynı anda birden fazla görevi tamamlamaya çalıştığınızı fark edebilirsiniz. Sonuç olarak, dikkatiniz dağıldı ve çalışmanızı onaylamaları için finans ekibine e-posta göndermeyi unuttunuz. Bundan sonrası için sadece tek bir görevle uğraşmak ve daha iyi konsantre olmak için bir hatırlatıcı ayarlayabilirsiniz. Daha da iyisi, teklif sunmadan önce geçmeniz gereken onay sürecini özetleyen bir kontrol listesi hazırlayabilirsiniz.

Neyi değiştirmeniz gerektiğini belirlemek amacıyla bir hata üzerine düşünmek, hatanızı sürekli kafanızda döndürüp durmaktan farklıdır ki bu genellikle faydasızdır. Neyi farklı yapacağınızı belirledikten sonra buna göre plan yapıp yolunuza devam edebilirsiniz.

Uzman tavsiyesi: Dikkatsizlik hatalarınızı paylaşın.

Hatalı bir sistem veya süreç nedeniyle dikkatsizlik hatası yaptıysanız, ekibinizdeki diğer kişilerin de aynı hataya düşme ihtimali vardır. Dolayısıyla, hata yaptığınız için biraz utanıyor olsanız dahi edindiğiniz değerli içgörüleri paylaşmanız önemlidir.

Elbette kendiniz de bir çözüm üretebilirsiniz. Ancak, ekip arkadaşlarınızla birlikte daha etkili olabilirsiniz. Örneğin, LinkedIn’deki üst düzey liderlerin haftalık toplantılarında bir önceki hafta öğrenilen derslerin paylaşıldığı bir bölüm vardır.

3) Acemilik hataları

Acemilik hataları, kendimizi mevcut yeteneklerimizin ötesine taşırken yaptığımız hatalardır. Gelişmek için bildiklerimizin sınırlarını aşmamız gerekir ve bu da hatalar yapmamıza neden olabilir. Yeni zorlukların üstesinden gelirken veya yeni yaklaşımlar denerken, bazı şeyleri yanlış yapmamız kaçınılmazdır. Başka türlüsü mümkün değildir.

Örneğin, bir proje güncellemesi sunacağınız bir müşteri toplantısına hazırlandığınızı varsayalım. Geçmişte müşterilerinizden slaytlarınızın çok metin ağırlıklı ve takip etmesi zor olduğuna dair geribildirimler aldınız. Bu nedenle alternatif yaklaşımlar denemek istiyorsunuz. Bazı slaytlarda sadece büyük bir görsel kullanmaya karar veriyorsunuz, bazılarında ise daha büyük bir yazı tipi ve daha az sözcük kullanmayı deniyorsunuz. Başka bir bölüm için projektörü kapatmayı ve görseller olmadan bir hikâye anlatmayı deniyorsunuz. Toplantıdan sonra, denediğiniz bazı yöntemlerin etkili olmasına rağmen sunumun diğer bölümlerinin başarısız olduğuna dair geribildirim alabilirsiniz.

Acemilik hatalarından ders çıkarmak

Acemice hatalar yaptığınızda kendinizi rahatsız hissedebilirsiniz. Ancak bunları hiç yapmamanız genellikle daha kötüdür. Konfor alanınızın dışına hiç çıkmazsanız ilerlememe veya geride kalma riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Diğer hatalarda olduğu gibi, bir acemilik hatası yapmış olmanız gelişmeniz için yeterli değildir. Hatanın üzerine düşünmeniz, neleri değiştirmeniz gerektiğini belirlemeniz ve buna göre ayarlamalar yaparak tekrar denemeniz gerekir.

Acemilik hatalarından ders çıkarmak için kendinize şu gibi sorular sorabilirsiniz:

  • Hangi becerimi geliştirmeye çalışıyorum?
  • Nasıl bir strateji deneyebilirim? Bunun beni geliştirip geliştirmeyeceğini nasıl test edebilirim?
  • Fikir ve geribildirim kaynağı ne ya da kim olabilir?
  • Sürecim ne kadar iyi işliyor? Denemek istediğim farklı bir öğrenme süreci var mı?

Yeni bir alanda uzmanlık kazanırken, yakın gelişim alanınızda kalmayı hedefleyin. Bu, halihazırda ustalaştığınızdan biraz daha ileri bir zorluk seviyesidir, ancak iyileştirme girişimlerinizin etkisiz kalacağı veya önemli zarara neden olabileceği kadar ileri değildir. Sürekli deneyip başarısız oluyorsanız, zorluk seviyesini azaltabilir veya görevi daha küçük parçalara ayırabilirsiniz.

Uzman tavsiyesi: Düşük riskli ortamlarda acemilik hataları yapın.

Acemilik hataları değerli öğrenme fırsatları sunsa da kendinizi yüksek riskli durumlara sokmaktan kaçının. Potansiyel zararın minimum olduğu durumlarda deneme yapmak en iyisidir.

Beyoncé, Sara Blakely, Tom Brady, Steph Curry ve Lady Gaga gibi elit sanatçılar, halihazırda ustalaşmış oldukları becerilerin ötesine geçmek çalışırlar. Ancak bu kişilerin halka açık bir performans veya yarışma sırasında önlenebilir hatalar yaptıklarını görme olasılığınız çok azdır. Konuşmacılar, performans sanatçıları ve sporcular perdenin arkasındayken yeni yaklaşımlar deneyebilirler, ancak milyonlarca insanın önünde olduklarında en iyi sonucu veren şeyi yaparlar.

Gelişme sürecinizi de aynı şekilde düşünün. Yukarıdaki sunum örneğini ele alalım. Yeni slaytlarınızı gerçek sunum sırasında test etmek yerine, geribildirimlerini almak için slaytları önceden bir iş arkadaşınıza gösterin. Yeni yaklaşımlarınızdan hangilerinin işe yarayıp hangilerinin yaramadığı konusunda görüşlerini alabilirsiniz. Böylece önemli bir müşterinin önünde hata yapmaktan kaçınabilirsiniz.

4) Ağır sonuçları olan hatalar

Bir şirketin kritik bir projeyi kaybetmesine neden olan bir teslim tarihini kaçırmak veya dergi kapağınızda göze batan bir yazım hatası yapmak oldukça görünür olan ve ağır sonuçları olan hatalardır. Dolayısıyla bu tür hatalardan kaçınmamız gerekir.

Ağır sonuçları olan hatalardan ders çıkarmak

Bazen, yeni bir şey deneyip gelişmeye çalışırken ağır sonuçları olan hatalar yapılabilir. Ancak çoğu zaman, sadece karmaşık ve hızla değişen bir dünyada yaşayan insanlar olduğumuz için meydana gelirler.

Peki, ağır sonuçları olan bir hata yaptığınızda ne yapmalısınız? Herkesin hata yapabileceği anlayışına sahip sağlıklı bir kültürde çalışıyorsanız, hatanızı ekibinize veya patronunuza söylemelisiniz, özellikle de bunu keşfeden ilk kişi sizseniz. Sorumluluğu üstlenmek özgüven işaretidir ve ayrıca öğrenme ve ilerleme isteğini gösterir.

Patronunuz veya ekip arkadaşlarınız sonraki adımları düşünmenize yardımcı olabilir veya gerekirse sürece dahil olabilir. Tanım gereği, hatanızın sonuçları önemlidir. Bu nedenle çıkarılan dersleri ve ileride nelerin değiştirileceğini belirlemek adına yardım istemeniz önemlidir. Birlikte şunları keşfedebilirsiniz:

  • Ne yanlış gitti? Bu hataya ne yol açtı?
  • Verilen zarar nedir? Zararı nasıl onarabilir veya azaltabiliriz?
  • Gelecekte aynı hatalardan kaçınmak için sistemlerimizi ve süreçlerimizi nasıl değiştirebiliriz?
  • Çıkardığımız dersleri şirketteki diğer kişilerin de faydalanması için paylaşmalı mıyız?

Hatanızı söylemekten çekinerek gizlemeyi tercih etmeniz sonradan çok daha kötü sonuçlara yol açabilir. En iyi ihtimalle, bu bilgiyi saklamak stres yaratacak ve zehirli bir kültürü devam ettirecektir. Şeffaflığı teşvik etme çabalarınız başarısız olursa, çalışanlarını başarısızlıktan ders çıkarmaya teşvik eden başka bir kuruluşta iş aramayı düşünün.

Uzman tavsiyesi: Bütün hataları ağır sonuçları olan hatalarla denk tutmayın.

Ne zaman gelişmeye odaklanacağınızı ve ne zaman temkinli davranıp uygulamaya odaklanacağınızı belirlemeniz önemlidir. Böylelikle ağır sonuçları olan hatalardan kaçınabilir, acemilik hatalarından ders çıkararak gelişebilirsiniz.

Ancak burada önemli olan, her türden hatanın ağır sonuçları olduğunu düşünmekten kaçınmaktır. Yeni ve zorlu görevler üstlenebileceğimiz zamanları ve alanları belirlemek yerine iş arkadaşlarımızın mümkün olduğunca tüm hatalardan kaçınmamızı istediklerine inanırsak fazla muhafazakâr davranabiliriz.

İş arkadaşlarınızla ne zaman güvenli davranacağınızı ve ne zaman yeni meydan okumalar üzerine çalışacağınızı açıkça tartışabilirsiniz. Bunu yapmanız kafanızın daha net olmasını, iş arkadaşlarınızla daha uyumlu çalışmanızı ve ilerlemenizi sağlarken kaygınızı da azaltır. Patronunuza bir sonraki ekip toplantınızda aşağıdaki soruları tartışmaya açık olup olmadıklarını sorabilirsiniz:

  • Ne zaman risklerden kaçınmak, ne zaman iyi bildiğimiz yöntemleri takip etmek istiyoruz?
  • Ne zaman gelişmeye çalışmak ve risk almak istiyoruz?
  • Bunları yapmak için birbirimize nasıl yardım edebiliriz?

. . .

Hata yapmak yalnız hissetmenize neden olabilir. Geri çekilme ve içinize kapanma dürtüsü hissedebilirsiniz. Ancak hatalar çoğu zaman sosyal bir sistem içinde meydana gelir. Düşünmek ve öğrenmek de kolektif bir süreç olmalıdır. Birden fazla beyin tek bir beyinden daha iyi öğrenir ve performans gösterir. Farklı insanlar olayları farklı algılayabilir ve daha çeşitli bilgi, beceri ve düşünme biçimleriyle katkıda bulunabilir. İşte bu nedenle, hatalarınıza farklı bir bakış açısı getirebilecek kişilerle işbirliği yapmak çok önemlidir.

Öğrenmek ve gelişmek adına hatalardan ders çıkarma niyetinizi iş arkadaşlarınızla paylaşın. Sadece çalışmak için değil, aynı zamanda birbirinizin gelişimini desteklemek için işbirliği yapmayı teklif edin. Bu işbirliğinin ve hatalara yaklaşımınızın nasıl olacağı konusunda ortak bir anlayışa ulaşmaya çalışın.

HBR

Okumaya devam et

EKONOMİ

2026’nın ilk sinyali; büyüyemeyen ekonomi

“Büyümeden ödün vermeden enflasyonu düşürme” hedefinin, programın iki temel dinamiği değiştirilmeden gerçekleşemeyeceği artık verilerle sabittir. O nedenle ilk çeyrek büyüme verisi, önemli bir uyarı işaretidir

Yayınlanma:

|

TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisi bu yılın birinci çeyreğinde (Ocak-Şubat-Mart) geçen yılın aynı çeyreğine göre, yıllık bazda yüzde 2,5 büyüdü. Ancak bu oran piyasa beklentisi olan yüzde 2,7’nin altında kaldı.

Daha da önemlisi çeyreklik bazda büyüme fiilen “sıfır” (yüzde 0,1); bir önceki çeyreğe göre aslında büyümedik. Çeyreklik bazda yüzde 0,1’lik bu oran, ekonomik aktivite düzeyinin bir önceki çeyreğe oranla yatay bir seyir izlediğini gösteriyor.

Sanayi yıllık bazda yüzde 0,8 küçülürken, özellikle imalat sektörü kaynaklı küçülme çeyreklik verilere de yansıdı. Sanayi üretimi, yüksek faiz ortamı ve artan maliyetlerin etkisiyle ivme kaybederek büyümeyi aşağı çeken ana unsur oldu.

Tarım sektörü 2025 yılının derin küçülme oranlarından sonra nihayet yıllık bazda yüzde 4,6, çeyreklik bazda ise yüzde 5,9 büyüdü.

İnşaat sektörü ise 2025 yılında yüzde 10’un üzerinde seyreden rekor büyüme oranlarının ardından ilk çeyrekte yıllık bazda sadece yüzde 3,2 büyüdü, üstelik çeyreklik bazda yüzde 1,7 daraldı.

Sektörlerdeki zayıf görünümün yanında bilgi-iletişimdeki yüzde 9,5’luk oran çarpıcı görünse de bu durum büyük ölçüde 5G teknoloji altyapı yatırımlarına dayalı olduğu için kalıcı bir ivmelenme olmayabilir.

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde büyümenin itici güçlerinden biri de yatırımlar yani gayrisafi sabit sermaye oluşumu (makine-teçhizat ve inşaat yatırımları). Bu kalem yıllık bazda yüzde 3 artış kaydedip büyümeye 0,8 puanlık katkı verse de çeyreklik bazda yüzde 2,2 küçüldü.

Stoklar ise büyümeye 0,5 puanlık pozitif katkı verdi. Çeyreklik bazda talep yavaşlarken üretilen malların bir kısmının satılamayıp rafa kalktığı anlaşılıyor olsa da bunun da teknik olarak büyüme rakamını yukarıda tuttuğu görülüyor.

Harcama yöntemiyle milli gelire bakalım;

Hanehalkı tüketimi yıllık yüzde 4,8 arttı ancak çeyreklik artış yüzde 0,1’de kaldı. Talebin sıkılaşma adımlarıyla hız kestiği hissediliyor. Ama kimin talebi ve tüketimi? Zaten “program” dar ve sabit gelirliler üzerinde çalışıyor yıllardır. Yine de yüksek gelirlilerin ve servet transferinin etkisiyle doğan talebin baskılanması zor.

Devlet de harcamacı tarafta yerini aldı; yıllık bazda devletin nihai harcamaları yüzde 2,1 artarken, çeyreklik artış yüzde 3,3 oldu. “Kamuda tasarruf olmalı” derken, devletin harcamalarının artması büyük ikilemi ortaya koyuyor.

Asıl kırılganlık ihracatta. İhracat yıllık yüzde 12,7, çeyreklik yüzde 7,5 daralarak en zayıf halka oldu. Bu dengesizlik sebebiyle net dış ticaret, büyümeyi 2,5 puan aşağı çekti.

İhracattaki sorunlar yapısal nitelik taşıyor. Yüksek faiz, girdi maliyetlerindeki artış, kur baskısı, atıl kapasite ve dış talepteki durgunluk, hepsi bir arada etkisini gösterdi.

Nisan sonunda imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a, ihracatçılar için yüzde 14’e indirilmesi olumlu bir adım; ancak yapısal sorunlar gündemdeyken bu düzenlemenin etkisi sınırlı kalacak. Sanayinin dış rekabet gücü zayıfladıkça ihracat üzerindeki baskı artmaya devam edecek. Bu sürecin işsizliği yukarı taşıması kaçınılmaz görünüyor.

Program hedefiyle gerçek arasındaki makas açıklanamaz hale geldi. Talebin baskılanması ve kur kontrolüne dayanan mevcut program, enflasyonla mücadelede somut bir ilerleme sağlayamıyor. Öte yandan iç ve dış talebi belirgin şekilde soğuttuğu anlaşılıyor. “Büyümeden ödün vermeden enflasyonu düşürme” hedefinin, programın iki temel dinamiği değiştirilmeden gerçekleşemeyeceği artık verilerle sabittir. O nedenle ilk çeyrek büyüme verisi, önemli bir uyarı işaretidir.

Prof. Dr. Binhan Elif YILMAZ – T24

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Petrol ve dolar yükselirken Fed kaygıları risk iştahını bastırıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Küresel mali piyasaların odağında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler bulunmaya devam ederken, İsrail’in tutumunun barış sürecini zorlaştırdığı görüşünün giderek daha geniş kabul gördüğünü izliyoruz. Bu sabah İsrail ile Lübnan arasında ateşkesin uygulanmasına yönelik varılan anlaşma olumlu bir gelişme olarak öne çıksa da, bölgeden gelen çelişkili açıklamalar ve zaman zaman yeniden yükselen gerilim piyasaların temkinli duruşunu korumasına neden oluyor. Daha basit bir ifadeyle, piyasalar artık ‘anlaşma yakın’ yönündeki açıklamalardan çok, çatışmaların gerçekten durduğunu ve diplomatik sürecin somut sonuçlar ürettiğini görmek istiyor.

Bu minvalde yapay zekâ temalı hisselerde görülen kâr satışları ve Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik risklerin risk iştahını belirgin bir şekilde azaltmasıyla ABD borsalarının geceyi %1 civarında düşüşle tamamladığını görüyoruz. Dolar endeksi (DXY), Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik gerilimlerin etkisiyle güvenli liman talebinden destek alarak son iki ayın en güçlü seviyelerinde salınırken, İran’ın Kuveyt’e yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar petrol fiyatlarının yüksek seviyesini korumasına neden oluyor. DXY’nin güç kazanması, ABD tahvil faizlerinin de yükselmesine neden olurken, Fed’in enflasyon baskıları nedeniyle faiz indirimlerini uzun süre erteleyebileceği beklentisi de piyasalar üzerinde ilave baskı kurmaya devam ediyor.

Tansiyonun barometresi konumunda olan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, üç günlük kesintisiz yükseliş isteği ardından dün 99 dolar seviyesini test ederken, ABD ham petrol stoklarının beklentilerin iki katı kadar azalması da küresel petrol talebinin güçlü seyrettiğine işaret etti. Haber akışı sizin de takdir edeceğiniz üzere pek de olumlu düzlemde ilerlemezken, mevcut stresin üzerine 16-17 Haziran tarihinde düzenlenecek olağan Fed toplantısının da eklenmeye başladığını düşünüyoruz. Fed’in yeni başkanı Warsh, göreve yapay zekâ yatırımlarının ekonomiyi desteklediği ancak İran savaşı kaynaklı enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırdığı zorlu bir dönemde başlıyor. Nitekim, Fed’in yayımladığı Beige Book raporu, birçok bölgede enerji fiyatlarındaki artışın nakliye, gıda ve gübre maliyetlerine yayıldığını, tüketicilerin ise daha fazla kredi kartı kullanıp harcamalarını temel ihtiyaçlara yönlendirdiğini gösterdi. Bu durum, ekonomik büyümenin yavaşladığı ancak enflasyonun yüksek kaldığı stagflasyon riskini yeniden gündeme taşıdığını belirtelim.

Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, Hürmüz Boğazı’nın âdeta dünyanın boğazını sıktığı, enflasyon beklentilerinin yükseldiği ve tedarik zincirlerinin kırıldığı bir ortamda, faiz indirimi beklentilerinin yerini faiz artırımı ihtimaline bıraktığını görüyoruz. Bu sabah Fed vadeli işlemleri, yıl sonuna kadar faiz artışı olasılığını yaklaşık %51 olarak fiyatlıyor. Bu değişimin altını özellikle çizmek gerekiyor. Fed cephesinde büyüme ile enflasyonla mücadele tercihi arasında yaşanacak görüş ayrılıklarını merakla takip edeceğiz. Güvenli liman edasıyla son dönemlerde ön plana çıkan doların bir süre daha bu belirsizlik ortamında güçlü kalmasını, bunun da faizlerin yüksek seyretmesine zemin hazırlayabileceğini düşünüyoruz.

ABD borsalarının dün geceyi düşüşle tamamlaması ardından, yapay zekâ temalı hisselerin önemli oyuncularından Broadcom’un beklentilerin altında kalan gelir tahmini sonrası teknoloji ve yarı iletken hisselerinde satışlar hızlandı. Broadcom’un açıkladığı sonuçlar, yatırımcıların yüksek beklentilerini karşılayamayınca hisseler mesai sonrası işlemlerde %13’ten fazla değer kaybetti. Şirketin ikinci çeyrek gelirleri piyasa tahminlerinin hafif altında kalırken, üçüncü çeyrek için açıkladığı yapay zekâ çipi gelir beklentisi de beklentilerin gerisinde kaldı. Daha da önemlisi, yönetimin 2027 yılına ilişkin 100 milyar dolarlık yapay zekâ gelir hedefini yukarı yönlü revize etmemesi, piyasada büyüme ivmesinin yavaşlayabileceği endişelerini artırdı.

Havanın genel hatlarıyla olumsuz olması ve Broadcom’un açıkladığı sonuçlar ardından yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz. Japonya’nın gösterge endeksi Nikkei, bir gün önce ulaştığı tarihi zirveden geri çekilmek suretiyle %2 gerilerken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de %0,5 civarında düşüşler görüyoruz. Japon Yeni dolar karşısında kritik 160 seviyesini tekrar test ederken, bu seviye, Japon yetkililerin geçmişte döviz piyasasına müdahale ettiği bölge olması nedeniyle yakından izleniyor. Her ne kadar Japonya Merkez Bankası’ndan bu ay faiz artırımı gelebileceğine yönelik beklentiler güçlense de, doların küresel belirsizliklerden aldığı destek YEN üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Doların güçlü seyrine paralel EURUSD paritesi 1,16, GBPUSD paritesi ise 1,34 seviyelerinin diplerine kadar geriledi.

Risk iştahındaki bozulma kripto para piyasalarına da yansırken, Bitcoin ve Ethereum son dört ayın en düşük seviyelerini test etti. Dört hafta önce 83 bin dolar seviyesine dayanan Bitcoin bu sabah 61 bin dolar seviyelerine kadar gerilerken, küresel piyasalarda güvenli liman arayışının yeniden ön plana çıktığını not etmemiz gerekiyor. Güvenli limanın da bu günlerde dolar olması, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin tatsız bir seyir izlemesine neden oluyor. Altının ons fiyatı dün 4,425 dolar seviyesini test ederken, gümüş ise 72,50 dolar seviyesine kadar geriledi. Her ikisi de bu sabah tepki alımları ile sırasıyla 4,465 dolar 73,50 dolar seviyelerine yükselse de, teknik görünüm pek de iç açıcı olmadığını söylememiz gerekiyor. Haftalık kapanışı görerek daha sağlıklı yorum yapmaya gayret edeceğiz. Bir süre daha gelişmeleri takip etmek adına kenarda beklemeye devam ediyoruz.

Genel hatlarıyla Hürmüz düğümünün çözülemiyor olması, Fed’in de Warsh başkanlığında yaklaşan ilk olağan toplantısı küresel piyasaları gererken, Türkiye cephesinde ise bir önceki gün özellikle de bankacılık endeksi önderliğinde (BlackRock dedikodusu) yaşanan yükselişin ardından dün siyasi beklentilerin ağır basmasıyla kazanımların bir bölümünün geri verildiğine şahit olduk. BİST100 ana endeksi %1,7 gerilerken, bankacılık hisseleri ise %2’ye yakın geriledi. USDTRY kuru 46 seviyelerine doğru bebek adımlarıyla yükselişini sürdürürken, CDS risk priminin ise hafif de olsa yükselerek 242 baz puana geldiğini not edelim. Her ne kadar içeride siyasi gelişmeler ve dışarıda jeopolitik gelişmeler baskı unsuru yaratsa da, dün de belirttiğimiz üzere, ABD ile ilişkilerde yapıcı zeminin korunması, önümüzdeki ay Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ABD Başkanı Trump’ın da katılacağının açıklanması, Türkiye’nin giderek güçlenen jeo-ekonomik konumu büyük resimde dikkat çekmeye devam edeceğini düşünüyoruz.

Yurt içi yerleşiklerin Türk Lirası’na olan ilgisi devam ederken, mevduat tercihinde uzun süredir yaklaşık olarak %60 Türk Lirası, %40 yabancı para kompozisyonu da korunmaya devam ediyor. TCMB’nin kur oynaklığını yönetebilecek araç seti ile hareket alanını koruması nedeniyle, mevcut görünüm altında USDTRY kuru açısından da önemli bir risk görmediğimizin altını çizmek isteriz. Dün bu bağlamda, TCMB’nin haftalık bültenini yine yakından inceledik. TCMB’nin butlan kararı ardından 13 milyar dolar eriyen net yabancı para pozisyonu, 2 Haziran valörlü işlemlerde 4,2 milyar dolar toparlanma kaydettiğini görüyoruz. Manşet rakamın ise 20,8 milyar dolar seviyesine toparlandığını not edelim (bakınız grafik).

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu

 178054738882c8e0146034af6baf9acb2b980073b0_1_1200.jpg

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonundan yaşanan günlük değişim

1780547388e89d8163183be31e9ee5816a349b553c_2_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

GÜNCEL

Kredi tahsisinde asıl risk: Üreten firmayı yalnız bırakmak

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borsada işlem gören firmaların dahi finansmana erişimde zorlandığı bir dönemde, şirketlerin kredi taleplerinde alışılmışın dışında sorularla karşılaşması; destek yerine köstek olunması kime ne kazandıracak?

İyi günlerde peşinden koşulan firmaların, zor zamanlarında da yanında olmak gerekir. Çünkü bankacılığın asli görevi yalnızca “riski reddetmek” değil; doğru analizle, doğru teminatla ve doğru nakit akışı kurgusuyla firmaların üretmeye devam etmesini sağlamaktır.

Bugün bazı bankalarda, klimalı odalarda oturup “red”, “olmaz”, “uygun değil” diyerek parayı batırmadığını düşünen bir anlayışın öne çıktığını görüyoruz. Oysa firmayı tanımadan, hikâyesini bilmeden, talep edilen finansman sonrası oluşacak nakit akışını analiz etmeden; beş ay önceki mali verilerle bugünün şirketini değerlendirmek sağlıklı bir tahsis politikası olamaz.

Limit açmadığınız bir firma, müşteri çeklerini factoring yoluyla nakde çevirdi diye “factoring riski var” denilerek uzak duruluyorsa, şu soru sorulmalıdır: O halde neden o firmaya çek karşılığı banka limiti açılmadı?

Daha da çelişkili olanı, kendi factoring şirketi bulunan bankaların bile “factoring riski var” gerekçesiyle kredi taleplerine mesafeli durmasıdır. Madem factoring bazılarına göre bu kadar sakıncalı görülüyor, o zaman bankaların neden factoring şirketleri var?

Unutulmamalıdır ki müşteri olmadan bankacılık sistemi bir hiçtir. Bankaların ihtiyacı; batan, iflas eden, üretimden kopan müşteriler değil; çalışan, üreten, istihdam sağlayan ve ayakta kalan müşterilerdir.

Buradan tüm bankaların kredi tahsis yöneticilerine sevgi ve saygılarımı sunuyor; bu dönemde bakış açısının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü bugün firmaya kapatılan her kredi kapısı, yarın ekonomide kapanan bir üretim kapısına dönüşebilir.

Bayram KOÇSOY – Emekli Banka Müdürü

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.