Connect with us

GÜNCEL

TL ve TL cinsi varlıklara talep arttı. TCMB rezerv biriktirmeye devam ediyor

Yayınlanma:

|

  • Haftanın ikinci gününü de, hem içeride hem de dışarıda piyasalar iyimser bir seyirle tamamlandı. Türkiye cephesinde yerel seçimler ardından egemen olan iyimser havanın katlanarak arttığını görüyoruz. TCMB’nin açıkladığı analitik bilançoya göre, döviz pozisyonunu 20 Mayıs günü yaklaşık 2,5 milyar dolar daha iyileşme kaydederken, yerel seçimlerden sonra geçen 31 iş gününde, swap ve kamu dövizleri hâriç net döviz pozisyonun yaklaşık 53,4 milyar dolar iyileşme kaydettiğini gösterdi. Bu minvalde, manşet rakam da eksi 20,5 milyar doların seviyesine iyileştiğini görüyoruz. Bu tempo ile gidilirse, Haziran başı rezervlerin artıya geçeceğini not edelim!
  • Rezerv biriktirme noktasında etkileyici bir tablo ile sergileyen TCMB’nin USDTRY kurunu da hâlen daha 32,20’li seviyelerde tutmayı başardığının altını çizmek gerekiyor. Kurun sakin seyri ve TL’nin ağız sulandırıcı getirisi, bunun yanı sıra yabancı menşeli raporlarda kaleme alınan TL alım yönünde tavsiyelerin de ışığında, TL ve TL cinsi varlıklara olan talebin arttığını görüyoruz. Elbette, TCMB’nin son 31 iş gününde ortalama 1,7 milyar, Mayıs ayında ise vites artırarak (son 13 günde) aldığı günlük ortalama 2,4 milyar dolar sonrası piyasada ciddi bir TL bolluğu yaşandığı ve piyasa faizlerinin de gerilemeye devam ettiğini görüyoruz. Borsa İstanbul gecelik repo faizi dün %47,13 seviyesine gerilerken, piyasada var olan fazla TL’nin de TCMB’ye park edildiğini gördük. Son verilere göre, Açık Piyasa İşlemleri (APİ) net fonlaması 462 milyar TL ile son dönemlerin en yüksek seviyesine geldi (bakınız grafik).
  • Döviz piyasasında var olan iyimser havanın ve son iki haftadır 32,20’li seviyelerinde denge bulan USDTRY kurunu bir yana bırakırsak, 2 yıl vadeli gösterge tahvil bileşik faizi %41,84 seviyesine gerileyerek 2024 yılının en düşük seviyesini test etti. Barclays Türk tahvilleri için ağırlık arttır tavsiyesinde bulunurken, hatırlanacağı üzere JP Morgan’ın tahvil endeksindeki Türkiye ağırlığını arttırması haberi sonrası yabancı yatırımcının devlet tahvili portföyü son 3 haftada 4,2 milyar dolar artış kaydetmişti. Bakan Şimşek’in piyasalarda var olan swap düzenlemesine yönelik beklentiye swap sınırlamalarının tek yönlü olarak gevşetilebileceğini belirtmesi de yabancının TL’ye erişiminin önünü açacağını, TL ve TL cinsi finansal varlık fiyatlarını destekleyeceğini düşünüyoruz. 5 yıl vadeli CDS risk primi bebek adımları ile de olsun 260 baz puan seviyesine gerileyerek son 4 yılın dibinde işlem gördüğünü de hazır yeri gelmişken not edelim.
  • Dün Türk mali piyasalarında adeta bayram havası yaşandı. Reuters’in haberine göre Yapı Kredi’nin %61,2’si ile ilgilenen First Abu Dhabi Bank (FAB) ardından bankacılık endeksi ralli yaptı. Yaklaşık 8 milyar dolar tutarında bir bedel ile FAB’ın Yapı Kredi ile ilgilenmesi sonrasında başta Yapı Kredi ve Koç Holding hisseleri olmak üzere banka hisselerinde büyük çaplı bir hareketlilik yaşandı. Günün ilk yarısında söz konusu hisseler tavan seviyelerden işlem görürken, BİST Banka endeksi (XBANK) yaklaşık %9 oranında artış kaydetti. Koç Grubu’nun ise “konu ile ilgili ön görüşmeler devam etmekle birlikte, kamuya açıklama yapılmasını gerektirecek nitelikte bir gelişme bulunmamakta” açıklaması sonrasında XBANK günü %6 yükselişle kapatırken, ana endeks de benzer bir şekilde günün ilk yarısında kaydettiği %3 artışı koruyamayarak günü %1,5 artıda tamamladı. Bir noktaya dikkat çekmek istiyoruz. Her ne kadar ana endeks 11-12 bin aralığında olan hedefimize artık dayanmış olsa da, sınai ve teknoloji hisselerinin işlem gördüğü endeksler günü yine ekside tamamladı. Bu da borsa cephesinde genele yayılan bir iyimserlik olmadığını gösteriyor.
  • Bu kadar olumlu gelişmenin arasında, dün Reuters haberlerinde, ABD Hazine Bakanı Yellen’in Rusya’ya yönelik yaptırımları en endişe verici şekilde ihlal eden ülkelerin Türkiye, BAE ve Çin olduğun söylemesi dikkatimizden kaçmadı. Yellen, Hazine olarak ihlalleri engellemek için çalışacaklarını ifade ederken, Haziran sonu Kara Paranın Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu (FATF)’ın Türkiye’yi gri listeden çıkaracağı yönünde beklentinin ise tehlike girmesinden endişe ediyoruz!
  • Dün çok sayıda FED üyesi şahin bir üslup takınarak konuştu. Üyeler enflasyonun henüz %2 seviyesine kalıcı olarak yöneldiğine dair ikna olmadıklarını ve faiz indirimleri için daha fazla kanıta ihtiyaç duyduklarını ve sabırlı olunması yönünde çağrı yaptıklarını görüyoruz. Hatırlanacağı üzere, dün de bültenimizde enflasyondaki gidişattan bir miktar üyelerin mutsuz olduklarını belirtmiştik. Piyasalar herşeye rağmen, FED’den bu yıl yaklaşık 44 baz puanlık faiz indirimi beklerken, çeyrek puanlık faiz indirimi Kasım ayı için tamamen fiyatlanmış durumda. Bu bağlamda, gece geç saatlerde açıklanacak FED’in bir önceki toplantısının tutanaklarını dikkatle takip edileceğini düşünüyoruz. Hava çok ‘güneşli’ olmasa da, ABD borsalarının dün geceyi de rekor tazeleyerek tamamladığını yeri gelmişken not edelim. En büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P500 endeksi %0,3 artışla yeni bir zirve seviyesine imza atarken, gözler, yapay zekanın bayrak taşıyıcısı olarak nitelendirilen Nvidia’nın bugün açıklanacak (beklentiler olumlu) finansallarına çevrildi. ︎
  • Zayıf dolar argümanı genel hatları ile korunmaya devam ettiğini de görüyoruz. Altının ons fiyatı 2,420 dolar ile rekor seviyelerde salınmaya devam ederken, haftayı 30 doların direncinini üzerinde ve 12 senenin zirvesinde kapatan gümüşün ise 32 dolar seviyelerinde işlem görmeye devam ettiğini not edelim. Altında yukarıda 2,550 dolar seviyesini hedeflerken, gümüşte ise ilk hedef seviyemizin 35 dolar olduğunu bir kez daha hatırlatalım. Zayıf dolar teması kendisini kıymetli madenlere karşı gösterirken, dün piyasa değeri (market cap) olarak en büyük iki para birimleri olan eter ve bitcoin, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) spot eter borsa yatırım fonunu (ETF) onaylayabileceği yönündeki spekülasyonların yardımı ile altı haftanın yeni yüksek seviyelerine tırmanması ardından bugün dinlenmeye geçti. Tıpkı kıymetli madenlerde olduğu üzere, kripto paralara yönelik yukarı yönlü beklentimizi koruyoruz. Brent cinsi ham petrol varil fiyatı ise neredeyse son 5 haftanın en düşük seviyesine gerileyerek 83 dolar düzeyinin altında işlem görüyor. Brentin gerilemesi, İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin ölümü ve Suudi kralının sağlık sorununa rağmen, petrol cephesinde arz yönlü bir aksama beklenmediğine işaret ediyor.
  • ABD borsalarının geceyi küçük kazanımlarla ama rekor seviyelerde tamamlaması ardından bu sabah Asya piyasalarında genel hatları ile havanın sakin olduğunu görüyoruz. Japonya’nın gösterge endeksi Nikkei, yatırımcıların yapay zeka çip lideri Nvidia’nın kazançlarını beklemesiyle düşerken, Japon Yeni’ne ilişkin belirsiz görünümün de temkinli havayı desteklediğini not edelim. Mali piyasaların gündemi bugün sakin görünüyor. Nvidia finansalları yanı sıra, makro cephede ise ABD ikinci el konut satışları takip edilebilir.

>TL likiditesi arttı, piyasa faizleri geriliyor

1716353074f1603d73ab6ce0e0a2f24b51821ab14c_1_1200.jpg

>TCMB swap ve kamu dövizleri hâriç net rezervleri

1716353074fa9cefce39bc7d61a23ba41412cfc2da_2_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.