Connect with us

BANKA HABERLERİ

DOLANDIRICILIKTA KULLANILAN “SOSYAL MÜHENDİSLİK YÖNTEMLERİ” NEDİR Kİ?

Yayınlanma:

|

Bankalar dolandırıcılık olaylarında işlemlerin SOSYAL MÜHENDİSLİK YÖNTEMLERİ ile olduğunu dolayısı ile kendilerinin bir kusurlarının bulunmadığını iddia ediyor. Suçlamayı kabul etmeyen bankalar sorunun müşterilerin cep telefonunda yetersince güvenlik önlemi almaması nedeni ile sorunun başlangıcını oluştruduğunu iddia ediyorlar. Bankaların buna karşı aldıkları önlemlerin de yeterli olmadığı yaşanan olumsu zörneklerden her geçen gün daha fazla hissediliyor. Zira, dolandırıldığını, haberi ve bilgisi olmadan hesabındaki paraların boşaltıldığını, kendi hesabından kredile rkullanılarak başka hesaplara aktarıldığı yönünde şiakyetler her geçen gün artış gösteriyor.  İyi de bankaların sorunun başlangıcı olarak gösterdikleri SOSYAL MÜHENDİSLİK YÖNTEMLERİ nedir ki? Hayatımıza yeni yeni kavramlar girerken, hadi birlikte Yapay Zeka desteği ile olayı masaya yatıralım…

Sosyal mühendislik, dolandırıcıların insanları manipüle ederek hassas bilgileri elde etmeye çalıştığı bir yöntemdir. Bu yöntemler genellikle insanların güvenini kazanarak veya korku ve aciliyet duygularını kullanarak gerçekleştirilir. İşte bazı yaygın sosyal mühendislik dolandırıcılık yöntemleri:

  1. Kimlik Avı (Phishing): Dolandırıcılar, resmi kurumlar veya tanınmış şirketlerden geliyormuş gibi görünen sahte e-postalar gönderirler. Bu e-postalar, kullanıcıları sahte web sitelerine yönlendirerek şifre, kredi kartı numarası gibi hassas bilgileri çalmayı amaçlar.
  2. Bahane Uydurma (Pretexting): Dolandırıcılar, belirli bir bilgiye erişim sağlamak için sahte bir kimlik veya hikaye uydururlar. Örneğin, kendilerini banka görevlisi veya polis olarak tanıtarak kişisel bilgilerinizi talep edebilirler.
  3. Yemleme (Baiting): Dolandırıcılar, cazip teklifler veya ödüller sunarak kullanıcıları tuzağa düşürmeye çalışırlar. Örneğin, ücretsiz bir yazılım veya indirim kuponu gibi teklifler sunarak kullanıcıların zararlı yazılımları indirmelerini sağlarlar.
  4. Quid Pro Quo: Dolandırıcılar, bir hizmet veya bilgi karşılığında kullanıcıdan hassas bilgiler talep ederler. Örneğin, teknik destek sağlama bahanesiyle kullanıcıların bilgisayarlarına erişim sağlayabilirler.
  5. CEO Dolandırıcılığı: Dolandırıcılar, şirket yöneticilerinin kimliğine bürünerek çalışanlardan para transferi veya hassas bilgi talep ederler.

Bu tür dolandırıcılıklardan korunmak için dikkatli olmak, şüpheli e-postaları açmamak ve kişisel bilgilerinizi paylaşmamak önemlidir. Ayrıca, resmi kurumların sizden asla şifre veya kişisel bilgi talep etmeyeceğini unutmamalısınız.

VATANDAŞ KENDİNİ NASIL KORUR?

Sosyal mühendislik dolandırıcılıklarından korunmak için aşağıdaki önlemleri alabilirsiniz:

  1. Şüpheli E-postalara Dikkat Edin: Tanımadığınız veya beklemediğiniz e-postaları açmayın. Özellikle kişisel bilgilerinizi isteyen veya acil bir işlem yapmanızı talep eden e-postalara karşı dikkatli olun.
  2. Güçlü Parolalar Kullanın: Parolalarınızı karmaşık ve tahmin edilmesi zor hale getirin. Aynı parolayı birden fazla hesapta kullanmaktan kaçının ve düzenli olarak parolalarınızı değiştirin.
  3. İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) Kullanın: Hesaplarınızı ek bir güvenlik katmanıyla korumak için iki faktörlü kimlik doğrulama kullanın. Bu, birinin parolanızı ele geçirse bile hesabınıza erişmesini zorlaştırır.
  4. Güncellemeleri İhmal Etmeyin: Yazılımlarınızı ve işletim sistemlerinizi düzenli olarak güncelleyin. Güncellemeler, güvenlik açıklarını kapatır ve sizi yeni tehditlere karşı korur.
  5. Kişisel Bilgilerinizi Paylaşırken Dikkatli Olun: Telefon, e-posta veya sosyal medya üzerinden kişisel bilgilerinizi paylaşmadan önce iki kez düşünün. Resmi kurumlar genellikle bu tür bilgileri talep etmez.
  6. Eğitim ve Farkındalık: Kendinizi ve çevrenizdekileri sosyal mühendislik dolandırıcılıkları hakkında eğitin. Şirketler için çalışanlarına düzenli olarak siber güvenlik eğitimleri vermek önemlidir.
  7. Güvenlik Yazılımları Kullanın: Antivirüs ve anti-malware yazılımları kullanarak cihazlarınızı koruyun. Bu yazılımlar, zararlı yazılımları tespit eder ve engeller.

VATANDAŞ SOSYAL MÜHENDİSLİK YÖNTEMLERİYLE DOLANDIRILDIĞINI NASIL ANLAR?

Bir vatandaşın sosyal mühendislik yöntemleriyle dolandırıldığını anlaması için dikkat etmesi gereken bazı işaretler vardır:

  1. Beklenmedik İletişimler: Tanımadığınız kişilerden gelen e-postalar, telefon aramaları veya mesajlar. Özellikle kişisel bilgilerinizi isteyen veya acil bir işlem yapmanızı talep eden iletiler şüpheli olabilir.
  2. Resmi Görünen Ancak Şüpheli Talepler: Banka, polis veya diğer resmi kurumlar gibi görünen kişilerden gelen ve kişisel bilgilerinizi, şifrelerinizi veya para transferi yapmanızı isteyen talepler. Resmi kurumlar genellikle bu tür bilgileri telefon veya e-posta yoluyla istemez.
  3. Cazip Teklifler: Çok iyi görünen teklifler veya ödüller. Örneğin, büyük bir ödül kazandığınızı söyleyen ancak ödülü almak için kişisel bilgilerinizi veya ödeme yapmanızı isteyen mesajlar.
  4. Kimlik Bilgilerinizin Kullanılması: Dolandırıcılar, sizin kimlik bilgilerinizi kullanarak güveninizi kazanmaya çalışabilirler. Örneğin, kredi kartı numaranız veya adresiniz gibi bilgileri bilerek sizi arayabilirler.
  5. Şüpheli Web Siteleri: E-postalar veya mesajlar aracılığıyla yönlendirildiğiniz web sitelerinin adreslerini dikkatlice kontrol edin. Resmi sitelerin birebir kopyası gibi görünen sahte siteler olabilir.

Eğer dolandırıldığınızı düşünüyorsanız, hemen ilgili kurumlarla iletişime geçmeli ve durumu bildirmelisiniz. Ayrıca, kişisel bilgilerinizi ve hesaplarınızı korumak için gerekli önlemleri almalısınız.

BANKALAR YETERİNCE ÖNLEM ALMIYOR MU, BANKALARIN YETERSİZ KALDIĞI ALANLAR YOK MU?

Bankalar, sosyal mühendislik dolandırıcılığına karşı çeşitli önlemler almaktadır, ancak bu tür saldırılar sürekli evrildiği için her zaman yeni tehditlerle karşı karşıya kalabilirler. İşte bankaların aldığı bazı önlemler ve karşılaştıkları zorluklar:

Bankaların Aldığı Önlemler:

  1. İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA): Hesaplara erişim sağlamak için ek bir güvenlik katmanı ekler. Bu, kullanıcıların sadece şifreyle değil, aynı zamanda telefonlarına gönderilen bir kodla da giriş yapmalarını gerektirir.
  2. Eğitim ve Farkındalık Programları: Bankalar, hem çalışanlarını hem de müşterilerini sosyal mühendislik dolandırıcılıkları konusunda eğitmek için düzenli programlar düzenler.
  3. Gelişmiş İzleme Sistemleri: Şüpheli aktiviteleri tespit etmek için gelişmiş izleme ve analiz sistemleri kullanırlar. Bu sistemler, olağandışı işlemleri veya giriş denemelerini tespit edebilir.
  4. Güvenlik Bildirimleri: Müşterilere, hesaplarında şüpheli bir aktivite tespit edildiğinde anında bildirim gönderirler. Bu, müşterilerin hızlı bir şekilde harekete geçmelerini sağlar.

Bankaların Karşılaştığı Zorluklar:

  1. İnsan Faktörü: Sosyal mühendislik dolandırıcılıkları, genellikle insan hatalarını hedef alır. En iyi güvenlik sistemleri bile, kullanıcıların dikkatli olmaması durumunda etkisiz kalabilir.
  2. Yeni ve Gelişen Tehditler: Dolandırıcılar, sürekli olarak yeni yöntemler geliştirirler. Bu, bankaların her zaman bir adım önde olmalarını zorlaştırır.
  3. Teknolojik Açıklar: Bankaların kullandığı yazılım ve sistemlerdeki güvenlik açıkları, dolandırıcılar tarafından istismar edilebilir. Bu nedenle, bankaların sürekli olarak sistemlerini güncellemeleri ve güvenlik açıklarını kapatmaları gerekmektedir.

Bankalar, müşterilerini korumak için sürekli olarak yeni stratejiler geliştirmekte ve mevcut güvenlik önlemlerini iyileştirmektedir. Ancak, müşterilerin de dikkatli olması ve güvenlik önlemlerine uyması büyük önem taşır.

Dijital Güvenliği hizmet alan değil hizmet verenin sağlamalı

Bankalar, Telefon Operatörleri, Adalet Bakanlığı, Emniyet Siber Suçlar birimi, BDDK, İçişleri Bakanlığı (MASAK) ortak bir ÇALIŞTAY yaparak eşgüdümsel olarak ne gibi aksiyon alabilecekleri yönünde yol haritası çıkarılması gerekiyor. Aksi halde Banka, Telefon Operatörleri, müşteri üçgeninde herkes birbirini suçlarken, dolandırıcılar tam gaz hesapları boşaltmaya devam eder. Çözülmesi gereken sorun bu üçgen içinde dolandırıcıların sızması nasıl sağlanıyor ve taraflar nasıl olup da bu güvenliği sağlayıp vatandaşa güvenli hizmet veremiyor. Gelinen noktada sadece müşteriyi suçlamak ve bankaların ve telefon operatörlerin sorumluluk almamak ise yapılan en büyük hatalardan biri olarak ortada duruyor. Kurumlardan gelen kendi sorumlulukları olmadığına yönelik yazıları da Bilirkişiler ve Mahkemeler sorgulamadan kabul ettiklerini genel davalara yansımış halde. Emsal kararlar tam emsal hale gelemedi maalesef. Vatandaş güvenli DİJİTALİN BANKASI’nı sadece reklamlarda değil, özünde de Dijital Güvenliği de görmek istiyor. Ortada binlece mağdur varken bankaların ısrarla “sistemlerinin güvenli olduğunu” iddia etmeleri ise inandırıcı olmuyor. Temel kuran Güvenliği hizmet alan değil hizmet verenin sağlaması gerektiği olmalıdır.

Erol TAŞDELEN-Ekonomist       www.bankavitrini.com

 

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.