Connect with us

GÜNCEL

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yatırım ortamının iyileştirilmesi ve yapısal reformların hayata geçirilmesi noktasında kararlıyız

Yayınlanma:

|

Erdoğan, bir otelde, Ticaret Bakanlığı, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), İtalya Dışişleri Bakanlığı ve İtalyan Ticaret Ajansı tarafından düzenlenen Türkiye-İtalya İş Forumu’nda yaptığı konuşmada, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’ye nazik misafirperverliği için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birincisini 2008’de Türkiye’de icra ettikleri hükümetlerarası zirve mekanizmasının aradan geçen sürede ülkeler arasındaki çok boyutlu siyasi ilişkilerin yanı sıra ekonomide de önemli ilerleme kaydedilmesine katkı sağladığını belirtti.

İş insanlarının girişimlerinin bu başarıda büyük rolü olduğunu vurgulayan Erdoğan, gelecek dönemde bu ortaklığın daha ileri seviyelere taşınacağına gönülden inandıklarını söyledi.

Gümrük tarifeleri

Ekonomide daha fazla korumacılığın ve sınırlar içerisine kapanmanın konuşulduğu bir dönemden geçtiklerini aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gümrük tarifeleri üzerinden yaşanan karşılıklı restleşmeleri hep beraber takip ediyoruz. Bu dinamik atmosferi, ülkemiz ekonomisi açısından başarıyla yönetmenin, hatta fırsata çevirmenin gayretindeyiz. Koronavirüs salgını başta olmak üzere, geçmişte benzer süreçlerden yara almadan çıktık. Bugün de aynı başarıyı sergileyeceğimize inanıyor, Türk ekonomisine güveniyoruz.

Batı ile doğuyu, kuzey ile güneyi birbirine bağlayan coğrafi konumumuzun gereği olarak bölgemizde ve dünyada etkili iktisadi ve ticari ortaklıklar kurmaya büyük önem atfediyoruz. Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim, Türkiye ekonomisi, bölgemizdeki çatışmalara, savaşlara ve 2023 yılında yaşadığımız asrın felaketi olan depreme rağmen büyümeyi sürdürüyor. Depremin Türk ekonomisine doğrudan maliyeti 104 milyar doları, dolaylı maliyeti 150 milyar doları buluyor. Buna rağmen yaralarımızı süratle sarıyoruz.”

40 milyar dolar ticaret hacmi hedefi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya özelinde baktıklarında, tüm küresel sınamalara rağmen ikili ticaretin Kovid-19 salgınından bu yana sürekli artış eğiliminde olduğunu gördüklerini ifade etti.

2020 yılında 17,3 milyar dolar seviyesinde olan ticaret hacminin 2024’te neredeyse ikiye katlanarak 32 milyar doları aştığını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Bugün Türkiye’deki İtalyan sermayesi dolaylı yollardan gelenlerle birlikte 5 milyar dolara, İtalya’daki Türk sermayesi ise son yıllarda önemli atılım göstererek 1 milyar dolara yaklaştı. Türk firmaları nasıl İtalya’yı Avrupa pazarına açılan bir kapı olarak görüyorsa, biz isteriz ki İtalyan firmaları da Türkiye’yi Asya’ya, Orta Doğu’ya ve Afrika’ya açılan bir kapı olarak değerlendirsinler.

İstanbul’dan sadece birkaç saatlik uçuş mesafesinde 2 milyar nüfusa erişilebiliyor. Türk Hava Yollarımız da İtalya’nın 9 şehrini İstanbul’a bağlıyor. Ticaret, yatırım ve ulaşım imkanlarının barındırdığı bu muazzam potansiyel, bizleri büyük ve iddialı hedefler belirlemeye teşvik ediyor. Bu düşünceyle bugünkü zirvede Sayın Meloni ile yeni ticaret hacmi hedefimizi 40 milyar dolar olarak tespit ettik. İş çevrelerimizin bugünkü görüşmeleri ve kuracakları yeni ortaklıklar kısa sürede yeni ticaret hedefimize ulaşılmasına katkı sağlayacaktır. Tabii karşılıklı yatırımların artırılması da bir diğer öncelikli hedefimiz olmayı sürdürüyor.”

“Daha fazla yatırımcıyı görmek istiyoruz”

Bölgesinde ve dünyada cazibe merkezi haline gelen Türkiye’de mevcut 1500 İtalyan şirketine ilave olarak daha fazla yatırımcıyı görmek istediklerini dile getiren Erdoğan, “Bilhassa Avrupa’da güvenlik ve savunma sektöründeki beklenen genişlemeden payımızı almak için ortak çalışmalarımızı artırmamızın menfaatimize olacağı kanaatindeyiz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeşil enerji, dijital teknolojiler, akıllı şehirler ve uzay gibi alanlarda stratejik ortaklıklar geliştirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Saygıdeğer dostlar, hükümetler olarak ticaret ve yatırım ilişkilerimizin daha yüksek seviyelere ulaşması amacıyla firmalarımızı desteklemeye devam edeceğiz. Ancak sizler de takdir edersiniz ki ekonomik işbirliği, salt hükümetlerin çabasıyla gelişmez. İş dünyamızın bu noktada elini taşın altına koyması lazım. İşbirliğini gerçek anlamda geliştirecek olanlar öncelikle sizlersiniz.

Biz engelleri kaldırdık, kaldırmaya devam ediyoruz. Her zaman teşvik edici olduk, olmayı da sürdüreceğiz. İş çevrelerimizden bizim açtığımız yollarda kararlılıkla ilerlemelerini arzu ediyoruz. Başbakan Sayın Meloni nezdinde iş adamlarımıza yönelik bu teşvik ve ilgiden dolayı İtalyan hükümetine tekrar şükranlarımı sunuyorum. Şunu bilmenizi isterim. Her türlü sorun karşısında gerek benim, gerek Bakan arkadaşlarımın kapısı ardına kadar açık olacaktır. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisimiz de her zaman sizlerin hizmetindedir. Aynı kolaylığı değerli dostum, Meloni’nin de göstereceğinden hiç şüphe duymuyorum.”

“Vize konusunda yaşanan güçlükler”

2025 yılı sona ermeden gerçekleştirilecek Türkiye-İtalya Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi 3. Dönem Toplantısı’nın önemini vurgulayan Erdoğan, “Ticari ve ekonomik ilişkilerimizin potansiyeline ulaşmasında Avrupa Birliği ile Gümrük Birliğimizin değişen küresel ekonomik koşullara uygun şekilde güncellenmesi ihtiyacını hissediyoruz.” dedi.

Kazan kazan yaklaşımıyla her iki taraf içinde fayda sağlayacak bir güncellemeye İtalyan hükümetinin ve iş çevrelerinin desteğini beklediklerinin altını çizen Erdoğan, “Öte yandan iş dünyamızın vize konusunda yaşadıkları güçlüklerin ekonomik ilişkilerimize ket vurduğunu görüyoruz. İtalyan iş çevrelerinin Avrupa Birliği kurumları nezdinde bu konuyu gündeme getirmelerinin iki tarafın da yararına olacağını düşünüyorum. Sözlerime son verirken bugünkü iş forumunun yeni girişimlere ve güçlü ortaklıklara vesile olacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

İtalya Başbakanı Meloni: İki ülke olarak, Akdeniz-Avrupa bağlamında müttefik ve dostuz

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de yaptığı konuşmada, iş forumuna son derece kalabalık ve nitelikli bir katılım olduğunu belirten Meloni, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile burada olmayı, bu iş forumunun çalışmalarını selamlamayı özellikle istedik. Çünkü ekonomik, ticari ve endüstriyel boyutun, İtalya ile Türkiye arasındaki stratejik ilişkinin temel bir parçası olduğuna inanıyoruz. İki ülke olarak, Akdeniz-Avrupa bağlamında müttefik ve dostuz.” dedi.

Meloni, Türkiye’de yaklaşık 400’den fazla İtalyan şirketinin faaliyet gösterdiğini ve bu şirketlerin yaklaşık 30 bin kişiye istihdam sağladığını, toplamda yaklaşık 18,5 milyar avro ciro ürettiklerini kaydetti.

İtalyan firmalarının, Türkiye’nin altyapı gelişimine önemli katkılarda bulunduğunu ifade eden Meloni, son hükümetlerarası zirvede Türkiye ve İtalya tarafından belirlenen 30 milyar avroluk hedefin 5 yıl öncesinden gerçekleşmesinin kendilerini teşvik ettiğini ve bugün ticaret hacmini orta vadede 40 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Meloni, Türkiye ve İtalya arasında işbirliklerinin kritik hammaddeler, uzay-havacılık, savunma ve ilaç sektörü gibi stratejik alanlarda da büyümeye devam ettiğini belirtti.

Önde gelen Türk firmalarının da İtalya’ya yatırım yapmakla daha fazla ilgilendiğini aktaran Meloni, Bu bağlamda Baykar Teknoloji’nin Piaggio Aerospace’i satın alması ve Leonardo ile insansız hava sistemlerinin geliştirilecek olmasını önemli bulduğunu kaydetti.

Meloni, ayrıca “Beko’nun İtalya’da rekabetçiliğini artırmak ve ‘Made in Italy’ markasının olağanüstü gücünü desteklemek için sunduğu üç yıllık yatırım planını önemli buluyorum. Sanayi Bakanlarımızın bu süreci yakından takip ettiğini ve istihdam düzeyini korumak için dikkatle izlemeye devam edeceklerini biliyorum.” diye konuştu.

Enerji alanında da işbirliklerini güçlendirdiklerini dile getiren Meloni, “Özellikle Karadeniz’deki Sakarya gaz sahası gibi sahaların geliştirilmesine İtalyan şirketleri Saipem ve Tenaris gibi firmalar katkı sağladı. Türkiye’nin üreteceği gaz da İtalya’ya ulaşabilecek. Bu işbirliğini derinleştirerek hem hidrojen hem de yenilenebilir enerji alanlarında gelecekteki fırsatları değerlendireceğiz.” ifadelerini kullandı.

İtalya ve Türkiye’nin birlikte 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacağını vurgulayan Meloni, “Böyle büyük etkinliklerin yatırım çekmek, kalkınma yaratmak ve istihdam oluşturmak açısından büyük fırsatlar sunduğunu çok iyi biliyoruz.” yorumunu yaptı.

Meloni, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ülkelerimiz halihazırda temel sektörlerde sağlam bir ekonomik ve sanayi işbirliği tabanına sahiptir. Amacımız, yapay zeka, kritik malzemeler, enerji geçişi, ileri teknolojiler ve uzay araştırmaları gibi günümüzün ve geleceğin en stratejik alanlarına doğru işbirliğimizi geliştirmektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve heyetine, bu önemli ziyaretleri ve bugün imzaladığımız birçok anlaşma için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bu anlaşmalar, önemli bir ortakla, Akdeniz bölgesinde ve Atlantik İttifakı’nda bir müttefikle işbirliğimizi derinleştirme imkanı sunuyor. Bugünü asla bir varış noktası olarak değil, her zaman olduğu gibi yeni bir başlangıç noktası olarak değerlendiriyorum.”

AA

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.