Connect with us

GÜNCEL

Asya borsaları şarkı söylerken, karanlığın prensi sessizce ‘eve’ döndü: RIP Ozzy

Yayınlanma:

|

ABD Başkanı Trump, Japonya ile önemli bir ticaret anlaşmasına vardığını açıkladı. Anlaşma kapsamında Japonya’dan ithal edilen mallara uygulanması planlanan %25’lik gümrük vergisi %15’e indirildi. Bu gelişme, Japonya’nın ABD’ye 550 milyar dolarlık yatırım sözü vermesiyle birlikte duyuruldu. Otomotiv sektörüne odaklanan anlaşma, Japon otomobillerine uygulanan tarifelerin azaltılmasını içeriyor. Japonya Başbakanı Ishiba, anlaşmanın ABD ile ticaret fazlası veren ülkeler arasında en düşük tarife oranını sunduğunu belirtti. Ayrıca Trump, Japonya ile LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) alanında Alaska’da ortak girişim kurulacağını duyurdu. Trump yönetimi, 1 Ağustostan önce başka ülkelerle de benzer ticaret anlaşmalarını tamamlamayı hedefliyor.

Trump’ın açıklaması Asya borsalarında coşkulu bir yükselişe yol açtı. Asya’nın gösterge endeksi Tokyo borsası Nikkei %3,4 değer kazanarak son bir yılın zirvesine çıktı. Toyota ve Mazda hisseleri çift haneli yükselişlere imza atarken, Japon devlet tahvili getirileri sert yükselirken, güvenli liman YEN ise dolara karşısında sınırlı da olsa değer kaybetti. Öte yandan, ABD ile Çinli yetkililerin önümüzdeki hafta Stockholm’de bir araya gelerek ticaret müzakere süresinin uzatılmasını değerlendirecekleri açıklandı. Bu haber Asya piyasalarının genelini de destekledi: Çin’in blue chip endeksi CSI300 eksi %0,3, Hong Kong Hang Seng endeksi %0,6 yükseldi. Japonya Başbakanı Ishiba’nın, pazar günü yapılan üst meclis seçimlerinde koalisyonun aldığı ağır yenilginin ardından partisinden gelen baskılar sonucunda gelecek ay sonunda görevi bırakma kararı aldığını da not edelim.

Trump’ın Avrupa Birliği temsilcilerinin Washington’da ticaret görüşmeleri yapacağını açıklaması, AB ile de bir anlaşmaya varılabileceği yönünde umutları da artırdı. Özellikle önceki günlerde AB’nin potansiyel misilleme önlemlerine dair artan endişeler, bu açıklamayla bir miktar yatıştı. Bu gelişmeyle birlikte Avrupa borsalarının vadeli işlemleri %1 yükselirken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde ise yükselişin daha sınırlı olduğunu görüyoruz. Her ne kadar piyasanın odağı ticaret anlaşmalarına kaymış olsa da, ABD’de bilanço sezonu karmaşık sinyaller vermeye başladı. Ticaret savaşlarının şirket kârlılıkları üzerindeki baskısını ilk somut şekilde hissettiren General Motors (GM)oldu. Japonya ile yapılan anlaşmanın rekabet dengesini bozduğunu savunan GM, yalnızca ikinci çeyrekte tarifelerden kaynaklı 1,1 milyar dolarlık zarara uğradığını, yıl genelinde bu etkinin 4-5 milyar dolara ulaşabileceğini açıkladı. Bu tabloyla birlikte GM hisseleri dün akşam %8 değer kaybetti.

Genel olarak, piyasalar anlaşmayı Japonya için bir belirsizliğin ortadan kalkması ve daha geniş çaplı ticaret gerilimlerinin yatışabileceği yönünde olumlu karşıladı. Hisse senetleri coşkulu bir yükseliş kaydederken, kıymetli madenler ve kripto paralar cephesinde de yükselişin devam ettiğini görüyoruz. Geçen haftalarda kâr satışları ile bir miktar gerileyen altının ons fiyatı yeniden yönünün yukarıya çevirerek bu sabah 3,430 dolar seviyesine yükseldi. Benzer bir şekilde göz bebeğimiz, çok uzun bir süredir büyük bir potansiyele sahip olduğunu ve portföylerde mutlaka bulunması gerektiğini söylediğimiz gümüş pozitif ayrışarak 39,30 seviyesine gelmek suretiyle son 14 yılın en yüksek seviyesini test etti. Altın gümüş rasyosunun da teknik mânâda 88 seviyesinin altında gümüşü desteklemesi ile yükselişin devam edeceğini düşünüyoruz.

Kripto cenahında ise direnişin parasın bitcoin bu sabah yeniden 119bin dolar seviyesine dayandı. Teknik bir bakış açısı ile 113bin dolar seviyesinin aşılması ile yukarıda 150bin dolar seviyesinin bulunduğunu önceden paylaşmıştık. Henüz teknik görünümde bir bozulma bulunmuyor. Ralliye biraz geç katılan en büyük ikinci kripto para birimi olan ethereum ise yukarıda iki kere test ettiği 4bin dolar seviyesi öncesinde 3,740 dolar seviyelerinde dinlenmeye devam ettiğini görüyoruz. Ripple cephesinde 3,67 dolar ile tüm zamanların zirvesinin test edilmesi ardından 3,45 dolar seviyelerinin aşağıda destek görevi üstleneceğini düşünüyoruz. Dar stop (zarar kes) stratejisi ile uzun pozisyon denenebilir. Bu gürültünün içinde risk iştahını da yerli yerinde olmasına paralel kripto paraların piyasa büyüklüğü (market cap) 4 trilyon dolara dayandığını not edelim.

PIMCO’nun eski CEO’su ve saygın ekonomist El-Erian, FED Başkanı Powell’ın bağımsızlığı korumak için istifa etmesi gerektiğini açıkça savundu. El‑Erian’a göre, şiddetlenen siyasi baskılar ve Trump’ın FED üzerindeki sözlü saldırıları nedeniyle Powell görevde kalmaya devam ederse FED’in kurumsal özerkliği ciddi şekilde zedeleneceğini söyledi. Her ne kadar Hazine Bakanı Bessent, Powell’ın istifası için şu aşamada herhangi bir neden göremiyorum dese de baskıların da arttığını söylemek gerekiyor. ABD Dolarında kısa süren değerlenme ardından değer kaybı yeniden şiddetlendi.  EURUSD paritesi birkaç gün önce 1,1560 seviyesine kadar gerilemesi ardından yeniden 1,1750 seviyelerine yükseldi. Trump’ın dolar üzerinde yarattığı değer kaybı baskısının çok riskli bir strateji olduğunu bir kez daha not etmemiz gerekiyor.

Türk mali piyasalarında ise yarın sonuçlanacak TCMB olağan PPK toplantısı öncesinde iyimer havanın genel hatları ile korunduğunu görüyoruz. USDTRY kuru TCMB’nin kontrol sahasında 40,40 seviyelerine yükselirken, dört gündür gerileyen 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %40,22 seviyesine geldi. CDS risk primi 285 baz puan ile son dönemlerin en düşük seviyelerinde salınırken, son günlerde hızlı bir tempo yakalayan hisse senetleri dün günü yatay bir şekilde ya da dinlenerek tamamladı. Ana endekste yukarıda teknik bir seviye olarak 10,900 takip edilebilir.

TCMB, finansal kesim dışındaki firmaların döviz pozisyonuna ilişkin Mayıs verilerini yayımladı. Buna göre, net döviz pozisyon açığı 176,2 milyar dolara ulaşarak artışını sürdürdü. Karşılaştırmak gerekirse, bu rakam 2023 sonunda 70 milyar dolar seviyesindeydi ve aynı zamanda son yedi yılın en yüksek açığına işaret ediyor. Daha önce de vurguladığımız üzere, büyüyen açık bir zorunluluktan ziyade, mevcut koşullarda firmalar tarafından bilinçli bir tercih olarak öne çıkıyor. TL faizlerinin %60’lara ulaştığı ve şirket kârlılıklarının baskılandığı bir ortamda, firmalar, finansman ihtiyaçlarını gidermek için döviz cinsi borçlanmayı sürdürüyor. 2024’te TL’nin reel olarak değer kazanmasıyla birlikte bu eğilim daha çok getiri arayışına dönüşmüştü: düşük faizli dövizle borçlanıp yüksek TL faizine yönelme yani klasik “carry trade” stratejisi benimsenmişti. Geçtiğimiz yıl oldukça kazançlı olan bu yaklaşım, bu yıl için de şimdilik geçerliliğini koruyor gibi görünse de, taşınan kur riskinin büyüklüğünü de göz ardı etmemek gerekiyor!

Rock müziğin efsanevi ismi, Black Sabbath’ın kurucu vokalisti Ozzy Osbourne, dün akşam 76 yaşında hayatını kaybetti. “Prince of Darkness” (Karanlığın Prensi) lakabıyla tanınan Ozzy, sadece çığır açan sahne performansları ve eşsiz vokaliyle değil, aynı zamanda milyonlara ilham veren müziğiyle de hafızalara kazınmış bir isimdi. Solo kariyerinde de sayısız başarıya imza atan Ozzy, kuşaklar boyunca rock ve metal kültürünün simge ismi oldu. Sevenleri için büyük bir kayıp, arkasında ise silinmeyecek bir miras bıraktı. Yankısı asla dinmeyecek şarkılar arasında yürek burkan “Mama, I’m Coming Home” ile hafızalarda yer edinen Ozzy, sahnelerden sonsuzluğa uzanan yolculuğuna çıktı. Huzur içinde ‘eve’ dön. Seni hiç unutmayacağım!

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.