Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Büyük Uyanış: Fed bağımsızlığı sarsılırken altın ve gümüş sahnede!

Yayınlanma:

|

Bir haftalık aradan ya da zihin yatırımı ardından önemli gördüğüm gelişmelerin üzerinden geçerek geniş bir açıdan gündemi yakalamaya çalışacağım. Son bir haftada küresel piyasalarda öne çıkan başlığın ana aktörleri pek de değişmemiş. Trump ile Fed arasındaki gerilim daha da artarken, Trump’ın, Fed yönetim kurulu üyesi Cook’u geçmişte mortgage suistimali yaptığına ilişkin iddialarla görevden alma girişimi, 111 yıllık Fed tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir durum olarak ön plana çıktı. Bu adım, Fed’in bağımsızlığına dair ciddi soru işaretleri yaratırken, ABD’den gelen zayıf makro verilerin ise faiz indirimlerini gerekli kılması, piyasaların tepkisinin de hâliyle sınırlı kalmasına neden oldu. Powell’ın Jackson Hole konuşmasında “değişen risk dengesi” vurgusu yaparak daha güvercin bir ton benimsemesi de küresel risk iştahını destekledi.

Faiz indirim beklentisinin kuvvetlenmesi ile MSCI Dünya endeksi ve ABD borsaları yeni rekor seviyelere ulaşırken, Fed’in favori enflasyon verisi PCE’nin de haftanın son iş günü beklentiler paralelinde sonuçlanması, stagflasyon endişesi şimdilik rafa kaldırdı. Tahvil piyasasında ise ABD’de faiz eğrisi dikleşirken, 2 ile 30 yıl vadeli tahvil farkı geçen hafta 13 baz puana kadar genişledi. ABD’de uzun vadeli faizlerin kısa vadelilere göre daha hızlı yükselmesi, uzun vadede enflasyon/borçlanma risk priminin fiyatlandığını gösteriyor. Tahvil piyasasındaki gerilim aksine hisse senetlerini çok fazla etkilenmemesinin nedeni ise faiz indiriminin şirketler için olumlu olması olarak yorumluyoruz.

Biraz daha geniş açıdan bakıldığında, Trump’ın Fed’in bağımsızlığını zorlayarak faizleri hızlı biçimde indirmek istemesi, kısa vadede ucuz para seven piyasaları memnun etse de uzun vadede ekonomik dengeleri bozma riski barındırıyor. Netice itibariyle, parayı harcayan ile paranın maliyetini belirleyen otoritenin aynı olmaması gerektiğini unutmamak gerekiyor. Ayrıca, politika faizini indirmek tek başına uzun vadeli faizleri düşürmeye de yetmiyor. Nitekim Türkiye’de 2021-2023 yılları arasında TCMB faizleri indirirken piyasa faizleri yükselmeye devam etmişti. Bugün de Fed’den beklenen faiz indirimi hisse senetlerini destekleyebilir, fakat dolar üzerinde baskı oluşturma ihtimali küçümsenmemelidir. Trump’ın Fed içerisindeki karar alıcılar üzerinde nüfuzunu artırma çabası ise, küresel ekonomi açısından önümüzdeki yılların daha stresli, öngörülmesi güç ve dalgalı bir döneme sahne olabileceğine işaret ediyor.

New York Fed eski Başkanı Dudley’in gelişmeleri Fed’in bağımsızlığına yönelik gerçek bir saldırı olarak nitelendirmesi ve piyasanın bu konuda yeterince rahatsızlık göstermemesini “garip” bulduğunu dile getirmesini de önemli bulduğumuz not etmek isteriz. Gelişmeleri alt alta üst üste koyduğumuzda, Jackson Hole toplantısı ardından sert bir yükseliş kaydeden Bitcoin tüm kazançlarını geri vererek 107bin dolar seviyelerine kadar geri çekilirken, kıymetli madenlerin ise adeta şaha kalktığını görüyoruz. Bu gelişmeyi manşetimize Büyük Uyanış olarak taşıdık. Kıymetli madenler önceki paragrafta yazdığımız endişeyi fiyatlarken, fiat para sistemine de meydan okumaya devam ettiklerini düşünüyoruz. Altının ons fiyatı, üç aylık konsolidasyon sonrası, cuma gününü, 3,446 dolar seviyesinden kapatarak tüm zamanların en yüksek günlük, haftalık ve aylık kapanışına imza attı. Öte yandan, göz bebeğimiz gümüş de benzer bir şekilde 40 dolar seviyesine dayanarak son 14 yılın zirvesine yükseldi.

Bu sabah itibariyle, altının 3,475 gümüşün ise 40,45 dolar seviyesine yükseldiğini not edelim. Çok uzun bir süredir olduğu üzere, faiz getirisi olmayan kıymetli madenlerin etkileyici yükselişini devam ettireceğini düşünüyoruz. Gümüşte artık tüm zamanları zirvesi olan 50 dolar seviyesini beklemek pek de şaşırtıcı olmasa gerek. Altında ise ilk etapta 3,700 dolar seviyesini devamında ise daha yüksek seviyeleri hedefliyoruz. Altın gümüş rasyosu hâlen daha altını desteklemeye devam ederken, gümüşün daha süratli koşabilmesi adına aşağıda 78 seviyesinin altına inmesi gerektiğini düşünüyoruz (bakınız grafikler.). Bitcoin cephesinde ise 125bin dolar seviyesindeki hedefimizin gerçekleşmesi ardından bir sonraki zirve için enerji biriktirme çalışmalarının bir süre devam edeceğini düşünüyoruz. Altın bitcoin rasyosu altını desteklemeye devam ederken, göz ucuyla takip ettiğiniz Ripple cephesinde ise teknik görünümün 2,80 dolar seviyesinin altında ciddi mânâda olumsuz göründüğünün altını çizelim!

Bir hafta izin döneminde pek çok gelişme olsa da, doların sepet bazında değerini gösteren DXY’nin zayıf seyrini korumaya devam ettiğini lâkin yeni bir dip yapmadığını da görüyoruz. Belki de Fransa’da yeniden patlak veren hükûmet krizinin de bu noktada bir payının olduğunu düşünüyoruz. Şöyle ki, Başbakan Bayrou, 8 Eylül’de güvenoyuna gideceğini duyurunca Fransız mali piyasalarında satış baskısı hâkim oldu: CAC 40 endeksi haftayı %4’e yakın düşüşle tamamlarken, Fransa 10 yıl tahvil faizi ile Almanya arasındaki fark 60 baz puana açıldı. FED riskine rağmen EURUSD paritesinin haftayı 1,17 seviyesinin altında tamamlamasını da buna bağlıyoruz.

Futbol takımlarımızın hafta içi başarısız sonuçlar alması ardından Fenerbahçe büyük beklentileri ile getirdiği Mourinho ile yollarını ayırırken, finansal piyasalar cephesinde ise genel hatları ile temkinli iyimserliğin korunduğunu gördük. BIST100 endeksi hafta içinde 11,600 seviyesini aşarak tüm zamanların zirvesine yükselirken, haftanın son günlerinde kâr satışları ile hafif de olsa geriledi. Yine de, Ağustos ayını tüm zamanların zirvesinde tamamladığının altını çizmemiz gerekiyor. Bu noktada siyasi tansiyonun düşük kalması ve bu ay görülecek CHP Kurultay davasından bir karar çıkmayacağı görüşünün de ağır basmasının önemli bir unsur teşkil ettiğini düşünüyoruz. Yabancı indinden Türkiye’nin risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi 265 baz puan ile son beş ayın en düşük seviyesine indi. TL tahvil faizleri gevşerken, USDTRY kuru 41 civarında dengelendi. TCMB’den haftaya düzenlenecek olağan PPK toplantısına yönelik 300 baz puanlık faiz indirimi beklentisi de bu süreçte belirleyici oldu. Neredeyse yerel seçimlerden (Nisan 2024) bu yana Türk Lirası pozisyonlarımızı korumaya devam ediyoruz. Risklerin belirgin derecede artmayacağı senaryosu ile carry trade eğiliminden faydalanmaya devam edilmesini hâlen daha makul buluyoruz.

Her hafta perşembe günü açıklanan haftalık TCMB ve BDDK verilerine de kısaca değinmek isteriz. 22 Ağustos ile biten haftada, parite etkisinden arındırılmış seriye göre yurtiçi yerleşiklerin DTH hacmi 2 milyar dolar artış gösterdi. Detaylarda, yükselişin tamamının yine tüzel kişilere ait olduğunu görüyoruz. Gerçek kişilerde ise uzun bir süredir olduğu üzere anlamlı bir değişim göremedik. 2021 ve 2023 yılları arasında TCMB’nin faizi indirimleri enflasyonu ve kuru şirazesinden çıkardıktan sonra devreye sokulan KKM, kamuya büyük bir (kambur) yük getirmişti. Stok bakiyesinin 10,5 milyar dolara kadar gerilemesi ardından, beklentilere paralel KKM’nin ‘fişi’ TCMB tarafından çekildi. Ağustos 2023 ayında KKM bakiyesinin 127,5 milyar dolar seviyesi ile zirve yaptığını hatırlatalım.

Bir nevi yabancı para enstrümanı sayılabilecek KKM dâhil, yabancı paranın toplam mevduatlar içindeki payı uzun süredir %40 seviyelerinde yatay seyrediyor. Ancak son dönemde yatırımcı ilgisinin DTH yerine yatırım fonlarına yöneldiğini görüyoruz. Bu doğrultuda, TEFAS verilerini kullanarak yatırımcı eğilimlerindeki değişimi ve fonlardaki dolarizasyon eğilimini inceleyecek yeni bir çalışma yaptık. Aşağıdaki grafikten de izlenebileceği üzere, 19 Mart’ta patlak veren siyasi gelişmelerin ardından döviz kurlarında artan volatilite, menkul kıymet yatırım fonlarındaki döviz cinsi portföy büyüklüğünü yukarı taşıdı. Mart ortasında %30 seviyelerinde olan döviz payı, Nisan başında %37’ye kadar yükseldi. Son verilere göre ise %35 civarında dengelenmiş durumda. Bugün itibarıyla fonlardaki döviz cinsi portföy büyüklüğü yaklaşık 54 milyar dolar olduğunu görüyoruz.

Yurtdışı yerleşiklerin menkul kıymet pozisyonlarında ise net olarak önemli bir değişim gözlemedik. Hisse senetlerinde 90 milyon dolarlık artış yaşanırken, son 19 haftada toplam girişin 3 milyar dolara ulaştığı ve bu dönemin 18 haftasında kesintisiz giriş olduğunu altını çizmemiz gerekiyor. TCMB’nin net yabancı para pozisyonu (swap ve Hazine dövizleri hariç) 28 Ağustos itibariyle kademeli artışını sürdürerek 46,2 milyar dolar seviyesine yükseldi ve 20 Mart’tan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Hatırlanacağı üzere, siyasi iklimdeki değişim öncesinde söz konusu rakam 60 milyar dolara kadar çıkmış, ardından 8 milyar dolar seviyelerine kadar gerilemişti (bakınız grafik).

Makro cephede ise, sanayide işlerin iyi gitmediğini gösteren kapasite kullanım oranı %73,5’e gerileyerek pandemi sonrası en düşük seviyeye indi. Dış ticaret açığı Temmuz’da yıllık %11,8 daralırken, Avrupa’nın biraz da olsa toparlanması ve parite etkisinin Türk ihracatçısına destek verdiğini düşünüyoruz. İşsizlik oranı %8’e gerilese de, rakamları yorumlamakta biraz zorlandık! Öte yandan, Türk-İş verilerine göre açlık sınırı 27,111 TL, 4 kişilik bir aile için yoksulluk sınırı ise 88,309 TL oldu. Asgari ücretin 22,105 TL olduğunu düşünürsek, yetersiz kaldığını bir kez daha görüyoruz.

Yeni gün, hafta ve ay başlangıcında Asya piyasalarında karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Tayvan ve Güney Kore borsaları %1 gerilerken, Japonya’nın gösterge endeksi Nikkei, teknoloji hisselerindeki sert satışlarla %2’nin üzerinde düşerek son üç haftanın en düşük seviyesine geriledi. Özellikle Nvidia tedarikçisi Advantest’in %9,1 kaybı, Wall Street’teki teknoloji odaklı satışlar ve Alibaba’nın Nvidia’ya rakip yeni çip haberi etkili oldu. Öte yandan, bu sabah açıklanan veriler, ABD’nin yüksek tarifelerinin Asya’da imalatı zayıflattığına işaret etti. Japonya, Güney Kore ve Tayvan PMI verileri daralma kaydederken, Çin’in özel sektör PMI verisi ise 50,5 ile sürpriz biçimde büyüme kaydetmesi ile Şangay borsası yükseldi. Artan tarifeler ve ucuz Çin ihracatının bölge ekonomileri üzerinde çift yönlü baskı oluşturduğunu görüyoruz.

Fed’in eylül toplantısında faiz indirimi yapıp yapmayacağına dair beklentilerin seyrini belirleyecek en kritik veri olarak, her ayın ilk cuması olduğu üzere bu hafta açıklanacak Ağustos istihdam raporu öne çıkıyor. Temmuz ayındaki zayıf rakamların ardından piyasalar eylül ayında 25 baz puanlık indirim ihtimalini %89 seviyesinde fiyatlarken, zayıf gelecek bir rapor ekonomik yavaşlama kaygılarını artırsa da daha agresif indirim beklentilerini güçlendirebilir. Yılbaşından bu yana %10 yükselen hisse senetleri rekor seviyelere yaklaşırken, yapay zekâ hisselerinde dalgalanma dikkat çekiyor: sektörün dev ismi Nvidia ise finansalların hayal kırıklığı yaratmasıyla son üç haftada %5 değer kaybetti. Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye cephesinde İTO enflasyon verisi ve büyümenin öncü göstergesi imalat PMI verileri bulunuyor. Resmî enflasyon verilerini çarşamba günü takip edeceğiz. Bugün ABD’de ve Kanada piyasaları Labour Day nedeniyle kapalı konumda olacak. İşlem hacminin düşük seyretmesi bekleniyor, dolayısıyla küresel piyasalarda da hareketler sınırlı kalabilir.

Yatırım Fonları Döviz Cinsi Portföy Büyüklüğü ve Portföydeki Döviz Payı

 175669975608cca03a38e5cc84811c066b3c69f361_1_1200.jpg

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu

 1756699756ce6a87965306ee4bf7b518233f2fe5a7_2_1200.jpg

Altın

17566997560f6d23c62bd27801b299d48cf4af8481_3_1200.jpg 

Gümüş

1756699757ac20fc88560a5a44d68acefd64aa575c_4_1200.jpg 

Altın Gümüş Rasyosu

1756699757fd57853ddc2b83fc4e1f10117eb3064b_5_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Altın ve Gümüş: Nerede kalmıştık?

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD borsaları teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan güçlü toparlanmanın yardımıyla geceyi yükselişle tamamladı. En büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi %1’e yakın yükselerek üç günlük düşüş serisini sonlandırırken, toparlanmaya özellikle yarı iletken hisseleri öncülük etti. Nasdaq Bileşik endeksinin %1,3 yükselmesinin ardından iyimser havanın Pasifik’in diğer ucuna da yansıdığını görüyoruz. Asya’da bu sabah alımlar hız kazanırken, çip üreticilerinin ağırlıkta olduğu Güney Kore KOSPI endeksi %5 yükseldi. Japonya’da gösterge endeks Tokyo borsası %2 prim yaparken, Güney Kore’nin temmuz ayının ilk bölümünde yarı iletken ihracatının yaklaşık üç katına çıkması ve Tayvan’dan gelen güçlü sipariş verileri, yapay zekâ temalı teknoloji hisselerine yönelik iyimserliği yeniden canlandırdı.

Jeopolitik cephede ise Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’de Suudi petrol tankerlerini hedef alabileceği yönündeki tehditleri nedeniyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 92 dolar seviyesine yükselirken, piyasalarda belirgin bir riskten kaçış eğilimi de görülmedi. Yatırımcılar dikkati yeniden şirket bilançolarına çevirirken, bugün açıklanacak Alphabet ve Tesla sonuçları, yapay zekâ yatırımlarının şirket kârlılığına etkisi açısından yakından takip edilecektir. Diğer taraftan dolar değer kazanırken, sepet kur DXY 101,20 seviyesine varan bir yükseliş kaydetti. İngiltere’nin yeni başbakanı ve Hazine Bakanı şimdilik yeterli heyecan yaratamazken, birkaç gün önce 1,3560 seviyesine yükselen GBPUSD paritesi 1,3370 seviyelerine geri çekildi.

Piyasaların kılavuzu konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,63 seviyesine gelerek son iki ayın en yüksek seviyesini test ederken, gelecek hafta gerçekleştirilecek olağan Fed toplantısı öncesinde faizlerin sabit bırakılması ana beklenti olmayı sürdürüyor. Fed faiz vadeli kontratları yıl sonuna kadar toplam 38 baz puanlık ilave sıkılaşma ihtimalini fiyatlamaya devam ederken, Ekim toplantısında artırım ihtimali %77 seviyesinde fiyatlandırılıyor. Faiz getirisi olmayan kıymetli metaller, Fed’in yeni başkanının isminin telaffuz edildiği 29 Ocak’tan bu yana (yaklaşık beş aydır) neredeyse her fırsatta satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Son günlerde ise yeniden hayat belirtisi göstermeye başladı. Yükselişin fitilini büyük önem verdiğimiz 54 dolar seviyesinin test edilmesiyle ateşleyen gümüş bu sabah 60 dolar seviyesini test ederken, benzer bir şekilde altının da ons fiyatı 4,140 dolar seviyesine dayanarak teknik mânâda düşüş serisini sonlandırdı. Dün gümüşte açtığımız ilk kademe uzun pozisyonumuza bugün altını da ekleyeceğiz. Unutmayın, bir enstrüman sadece yükselirken alınır! Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin bu sabah 66 bin dolar seviyesinin üzerine yerleşti.

Büyük resimde ise, piyasaların Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik riskleri tamamen göz ardı etmese de, odağını yeniden teknoloji şirketlerinin bilançolarına ve yapay zekâ temasına çevirdiğini görüyoruz. Bu minvalde petrol fiyatları son altı haftanın zirvesini test etse de, risk iştahının bozulmadığı ve yukarıda da görüleceği üzere, kıymetli metallerin daha fazla satış baskısıyla karşı karşıya kalmadığını görüyoruz. Ya da ekonomi ile jeopolitikanın yavaş yavaş ayrışmaya başladığın altını çizmemiz gerekiyor. Haber akışında, ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun diplomatik çözüm arayışını sürdürmeye hazır olduklarına dair mesaj verirken, buna karşın sahadaki gerilim tırmanmaya devam ediyor. Yemen’deki Husiler, uluslararası denizcilik şirketlerine gönderdikleri resmî uyarıda Suudi Arabistan limanlarına yükleme veya boşaltma yapan gemilerin hedef alınabileceğini bildirirken, bu uyarının ardından Asya’ya petrol taşıyan üç Suudi tanker rotasını değiştirdi.

İran’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik tehditleriyle birlikte Kızıldeniz’de de risklerin artması, küresel enerji arzı açısından iki kritik deniz geçidini aynı anda baskı altına aldı. Enerji arzına ilişkin riskler ön planda kalsa da, piyasalar bir yandan diplomatik girişimlerden gelebilecek ateşkes sinyallerini, diğer yandan enerji arzını sekteye uğratabilecek somut gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürüyor. Diplomasi kapısı tamamen kapanmış görünmese de çatışmanın maliyeti ve ekonomik etkilerinin de giderek büyüdüğünü görüyoruz. Pentagon, İran savaşının ABD’ye bugüne kadar 37,5 milyar dolara mal olduğunu açıklarken, ek bütçe talebi Washington’da yaklaşan ara seçimler öncesinde siyasî tartışmaları da beraberinde getirdi. Savaş karşıtı sesler her geçen gün yükseliyor. Başkan Trump savaşta hayatını kaybeden Amerikan askerlerinin sayısının on sekize yükseldiğini açıkladı.

Türkiye cephesinde ise ismi büyük yabancı kurumlardan birinin dün USDTRY kuru ile ilgili kaleme aldığı rapor gündemi oldukça meşgul etti. Goldman Sachs, TCMB’nin önümüzdeki dönemde döviz kurunda daha fazla değer kaybına izin verebileceği ve yıl sonuna kadar %20’lerin ortasında bir yükseliş yaşanabileceği öngördü. Açıkçası raporun mevcut beklentilere kıyasla hangi yeni bilgiyi sunduğunu görmekte zorlandık. Uzun bir süredir bizim de sene sonu için kur beklentimiz yaklaşık 52,00 seviyesinde bulunuyor. Bu da zaten sene başına göre bakılırsa (43,00 – 52,00) yaklaşık %20 düzeyinde bir yükselişe işaret ediyor. Dolayısıyla Goldman’ın raporu, mevcut beklentilerden belirgin şekilde ayrışan yeni bir hikâye sunmaktan ziyade, piyasada zaten konuşulan temel senaryoyu teyit ediyor. Kaldı ki, yabancı kurum raporlarının zaman içinde değişen ekonomik ve jeopolitik gelişmelere bağlı olarak sık sık revize edildiğini de geçmişte defalarca gördük!

Yabancı bir kurumda uzun bir süre çalışan biri olarak bu raporları da nasıl yazdıklarını yakından bilsem de, ayrı bir tartışma konusu olduğundan bu noktaya hiç değinmeyeceğim. Dün Türk mali piyasaları günü limoni bir şekilde tamamladı. Ana endeks %0,7 gerilerken, bankacılık hisseleri %0,8 oranında düştü. XBANK’ın son 20 günde neredeyse %20 gerilediğinin altını çizmek gerekiyor. USDTRY kuru kamunun kontrolünde 47,20 seviyelerine gelirken, 5 yıl vadeli CDS risk primi 240 baz puanla son altı haftanın en yüksek seviyesine geldi. Petrol fiyatlarının seyri, net enerji ithalatçısı olan Türkiye’nin cari açık ve enflasyonla savaşını pekâlâ desteklemiyor. Her ne kadar manşete bakarak petrol fiyatlarının 92 dolar seviyesine gelerek son altı haftanın zirvesini test ettiğini söylerken, rafineri fiyatlarındaki yüksek seyrin daha da belirgin bir hâl aldığını ve arz sorunlarının başta motorin olmak üzere rafineri ürünlerini ciddi şekilde olumsuz etkilediğini not etmek gerekiyor. Bu minvalde, iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi de tıpkı petrol fiyatları gibi %41,81 seviyesine yükselerek son altı haftanın zirvesini test etti.

Türkiye cephesinde dün siyasi gelişmeler de ön plana çıktı. CHP’den ayrılan Özgür Özel, bugün yeni partisini kuracağını açıklarken, çok sayıda milletvekilinin yeni oluşuma katılabileceği beklentisi siyasi gündemin ilk sırasına yerleşti. Mali piyasaların gündeminde ise bugün İngiltere’de enflasyon rakamları, Türkiye’de ise kapasite kullanım oranı ile reel kesim güven endeksi takip edilebilir.

Altın

1784694647c2108fe2bcdbd9da14e776aaa66b9f37_1_1200.jpg
 
Gümüş

17846946472c73a425143baddd178fd8dbe7c82ca5_2_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Savaşın gölgesinde gözler yeniden teknoloji devlerinin bilançolarında

Yayınlanma:

|

Yazan:

Dün KKTC Mali piyasaları 20 Temmuz Özgürlük ve Barış Bayramı nedeniyle kapalı konumdaydı. Bayramımız öncelikle kutlu olsun. Kıbrıs’ta son günlerde hareketli seyir dikkat çekiyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 27-29 Temmuz tarihlerinde dayı ziyaret etmesi bekleniyor. İki liderle ayrı görüşmelerin ardından üçlü zirve gerçekleştirilecek. BM, taraflar arasında diyaloğu yeniden canlandırmayı ve ağustos sonu veya eylül ayında yeni bir gayriresmî 5+1 toplantısı için ortak zemin oluşturmayı amaçlıyor. Sürecin seyrinin, Kıbrıs meselesinde önümüzdeki dönemin diplomatik takvimi açısından belirleyici olacağını düşünüyoruz.

Öte yandan, KKTC-Türkiye arasında doğalgaz hattı için ilk imzalar atıldı. İmzalanan mutabakat zaptı kapsamında Türkiye’den deniz altı boru hattıyla KKTC’ye doğalgaz ulaştırılması hedefleniyor. Projenin hayata geçmesiyle enerji arz güvenliğinin güçlenmesi, elektrik üretim maliyetlerinin düşmesi ve sanayi ile turizm sektörünün rekabet gücünün artması amaçlanıyor. Rum basınında projenin geniş yankı bulduğunu görüyoruz. NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin gövde gösterisinin ardından, bazı yorumlarda, su ve elektrik projelerinin ardından doğalgaz hattının da tamamlanmasıyla KKTC’nin enerji alanında ciddi bir avantaj elde edebileceği, mevcut eğilimin sürmesi halinde Güney Kıbrıs’ın gelecekte KKTC’den daha ucuz elektrik temin etmek zorunda kalabileceği değerlendirmelerine yer verildi.

Büyük resme baktığımızda ise Avrupa’nın Rus gazına alternatif arayışı devam ederken, Doğu Akdeniz kaynaklarının KKTC üzerinden Türkiye’ye, oradan da Avrupa pazarına ulaştırılması, mesafe ve maliyet açısından en rasyonel güzergâhlardan biri olacağı enerji uzmanları tarafından değerlendiriliyor. Ancak bölgedeki jeopolitik dengeler ve siyasi anlaşmazlıklar, ekonomik açıdan en verimli görülen bu rotanın hayata geçirilmesinin önündeki en büyük engel olmayı sürdürüyor. Bu sürecin, KKTC’nin uluslararası alandaki k gündemin merkezinde  onumuna da olumlu katkı sağlamasını temenni ediyoruz.

Küresel mali piyasaların gündeminde ise ABD-İran savaşının gündemin merkezinde yer tutmaya devam ediyor. ABD ordusunun Mart ayından bu yana ilk kez can kaybı yaşaması ardından jeopolitik riskler yeniden tırmanırken, Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine yönelik saldırılar ve bölgedeki enerji altyapısını hedef alan gelişmeler, arz güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden artırdı. Tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün gün içinde 91 doların üzerine yükselse de, diplomatik temasların yeniden başlayabileceği beklentisiyle kazanımlarının önemli bir bölümünü geri verdi.

Petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen küresel risk iştahında belirgin bir bozulma yaşanmaması dikkat çekiyor. Cuma günü teknik açıdan önemli gördüğümüz 100,50 seviyesini bir kez daha test eden dolar endeksi (DXY), buradan gelen tepki alımlarıyla 100,90 seviyesine toparlandı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşımasıyla, piyasaların para politikası beklentileri açısından yakından izlediği ABD 2 yıllık tahvil getirisi de hafif yükselerek %4,20 seviyesine çıktı. Vadeli kontratlar yıl sonuna kadar toplam 33 baz puanlık faiz artışını fiyatlarken, ekim toplantısında faiz artırımı olasılığı %71 seviyesinde bulunuyor.

Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerde ise altının ons fiyatı 4,040 dolar seviyesine yükselirken, gümüşün ise geçen hafta büyük bir önemle takip ettiğimiz 54 dolar seviyelerini test ederek toparlanmaya başladığını görüyoruz. Gümüşte son günlerde fiyatın gerilemesine rağmen teknik analizde sıklıkta rastladığımız güç göstergesi olan RSI göstergesinin gerilememesi, hatta yükselmesi, dibin test edilmiş olabileceğine işaret ediyor. Teknik mânâda aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere bu sabah 58 dolar seviyesine yaklaşan gümüşte, eğer beklenmedik olumsuz bir gelişme olmazsa yukarı yönlü isteğin artmaya başlayacağını düşünüyoruz. Böyle bir durumda yukarıda ilk seviye olarak 63 doları hedefleyeceğiz. Bugün kademeli olarak uzun pozisyona geçmek için hazırlıklara başlayacağız.

Gümüşte yukarı yönlü hareketlilik dikkatimizi çekmeye devam ederken, altın tarafında da benzer bir hareketten söz etmek adına yukarıda 4,100 dolar seviyesinin üzerinde kapanış görmek isteyeceğiz. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, Bloomberg Emtia Endeksinin genelinde yeniden yükseliş isteğinin tırmandığını görüyoruz. Öte yandan, dört haftadır yükseliş isteği sergileyen lâkin bir türlü 65 bin dolar seviyesinin üzerine yerleşemeyen Bitcoin bu sabah 65,500 dolar seviyelerine kadar gelerek kıymetli metallerdeki yükselişe eşlik ettiğinin altını çizmek isteriz.

Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a deniz ablukası ilan etmesi, ABD-İran savaşının Kızıldeniz’e yayılma riskini artırdı. Henüz Bab el-Mendep Boğazı’nın tamamen kapandığına dair bir bilgi bulunmazken, olası saldırılar veya sevkiyatların aksaması, Hürmüz Boğazı’ndaki kayıplara ek olarak küresel petrol arzı, navlun ve sigorta maliyetleri üzerinde baskı yaratabileceğini düşünüyoruz. Buna karşılık İran ile ABD arasında ateşkes arayışlarının sürmesi, petrol fiyatlarındaki ilk yükselişin sınırlı kalmasını sağladı. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün gün boyu 86-91 dolar geniş bandında hareket ettikten bu sabah 88 dolar seviyelerinde dengelendiğini görüyoruz.

ABD borsaları dün geceyi yatay tamamlarken, yeni gün başlangıcında, Pasifik’in diğer ucunda iyimser bir seyir görüyoruz. Orta Doğu’da ateşkes için yürütülen arabuluculuk girişimlerinin yanı sıra petrol fiyatlarını bir aylık zirveden aşağı gevşemesiyle gösterge endeks Tokyo borsası %2,5 yükselirken, gözlerin üzerine çevrili olduğu ve dün %4,5 gerileyen Güney Kore borsası KOSPI bu sabah %4,5 yükseliş kaydetti. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde yükseliş isteği göze çarparken, Nasdaq vadelisinde %1 yükseliş dikkat çekiyor.

Jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki oynaklık yakından takip edilirken, piyasaların odağı ikinci çeyrek bilanço sezonuna çevrilmiş durumda. Bu hafta Alphabet, Tesla, Intel ve IBM başta olmak üzere teknoloji devlerinin açıklayacağı finansal sonuçlar, yıl boyunca yapay zekâ temasıyla yükselen piyasaların yönü açısından kritik önemle takip edilecektir. Alphabet’in yeni yapay zekâ çipleri geliştirdiğine yönelik haber akışı teknoloji sektörüne alım getirdi. Ancak beklentilerin oldukça yükseldiği mevcut ortamda, şirketlerin yalnızca kârlılık rakamları değil, gelecek döneme ilişkin verecekleri mesajlar da piyasalarda belirleyici olacaktır.

Avrupa siyasetinde ise İngiltere’de yeni dönem resmen başladı. İşçi Partisi lideri Keir Starmer’ın görevden ayrılmasının ardından başbakanlık koltuğuna oturan Manchester eski Belediye Başkanı Andy Burnham, son 10 yılda yedinci başbakan oldu. Siyasî istikrarsızlığa son verme sözü veren Burnham, 40 yılın en büyük değişimini hedefleyen yeni bir siyasi ve ekonomik model hazırlayacağını açıkladı. İlk aşamada hayat pahalılığı, konut sorunu ve zayıf ekonomik büyümeye odaklanacağını söylerken, piyasa fiyatlamasına bakarsak GBPUSD paritesi 3 gündür gerileyerek 1,3430 seviyelerine geri çekildi. İngiltere borsası FTSE100 de benzer bir şekilde günü %0,7 oranında düşüşle tamamladı. Bu arada dün gece saatlerinde, daha önce 2002-2007 yılları arasında Hazine’de görev yapan Savunma eski Bakanı John Healey’i maliye bakanı olarak atadı. Healey, yatırımcılar ve parlamenterler tarafından deneyimli ve güven veren bir isim olarak karşılandığını haber akışında okuyoruz. Bugün İngiltere piyasalarının Healey atamasını nasıl fiyatlayacağını takip edeceğiz.

TCMB, Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Temmuz ayı sonuçlarına göre, sene sonu TÜFE beklentisi ve on iki ay sonrasına ilişkin beklenti hemen hemen önemli bir değişim göstermeden sırasıyla %29,21 ve %23,95 oldu. Sene sonu USDTRY kuru beklentisi 51,55 olurken, sene sonuna kadar katılımcılar TCMB’den 230 baz puan faiz indirimi beklerken (%37’den %34,70), Perşembe günü sonuçlanacak olağan PPK toplantısında ise faizlerin sabit tutulacağı tahmin ediliyor (bakınız grafik).

Türk mali piyasaları geçen hafta tahterevalli misali inişli çıkışlı bir seyir izlemişti. Küresel arenada cereyan eden olumsuzluklar ve iç siyasette artan endişeler ön plana çıkarken, NATO Zirvesi ardından yeşeren ABD yaptırımlarının kalkacağı beklentisi, S-400 ve F-35 meseleleri ön planda kalmaya devam etti. Dün BIST100 ana endeksi günü %0,7 oranında artışla tamamlarken, bankacılık endeksi %1,6 geriledi. USDTRY kuru kamunun kontrolünde 47,20 seviyelerine gelirken, yurt içi yerleşiklerin TL ilgisinin devam ettiğini görüyoruz. TCMB’nin Cuma valörlü işlemlerde 38 milyar dolar seviyesine yükselen net yabancı para pozisyonu, pazartesi valörlü işlemlerde -hafta sonu riski- 33,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Altın fiyatlarının derleme etkisiyle rezervler üzerinde olumsuz etki doğurması, net pozisyon üzerinde baskı kuruyor. CDS risk primi uzun bir aradan sonra 220-230 baz puan seviyelerini terk ederek 240 baz puana yükseldi.

23. FIFA Dünya Kupası’nın finalinde İspanya, uzatma dakikalarında bulduğu golle Arjantin’i 1-0 mağlup ederek tarihindeki ikinci Dünya Kupası şampiyonluğunu kazandı. Maç boyunca oyunun kontrolünü elinde tutan İspanya, üstün futbolunu son bölümde skora yansıtmayı başarırken, bu zaferle şampiyonluk sayısını ikiye çıkararak Fransa ve Uruguay’ı yakaladı. Arjantin ise üç şampiyonlukta kaldı. Böylece Dünya Kupası tarihindeki denge de Avrupa lehine biraz daha bozuldu. Avrupa ülkeleri toplam 13, Güney Amerika temsilcileri ise 10 şampiyonluğa ulaştı. Turnuvanın ardından Paraguay ve Arjantin eleştirilen odağına yerleşti.

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi

 1784608675e2304d3d1b8bc1ec89b151b6a29ab196_1_1200.jpg

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi – USDTRY ve TÜFE

 1784608675b84fb85136bc6d82eb4b0ac3c71b9e33_2_1200.jpg

Gümüş

 178460867599e52501f96b6cf82afa16d49315452d_3_1200.jpg

Bloomberg Emtia Endeksi

17846086753642178d1df80965fb0d3b729e577203_4_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Küresel risk iştahı zayıf. Savaşın gölgesinde satış baskısı teknolojiye sıçradı

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden hız kazandı. ABD ordusu, İran’ın özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki askerî kapasitesini zayıflatmayı hedefleyen yeni hava saldırıları düzenlerken; İran da bölgedeki ABD üslerine füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdi. Çatışmaların yeniden tırmanmasıyla Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği büyük ölçüde dururken, İran’ın, ABD’nin enerji altyapısını hedef alması durumunda Kızıldeniz’deki Bab el-Mendeb Boğazı’nı da baskı unsuru olarak kullanabileceği belirtiliyor. Bu gelişmeler enerji arzına ilişkin endişeleri artırırken, petrol fiyatları yüksek seyrini koruyor. Brent cinsi ham petrol 85 dolar seviyesinde denge bulsa da, son iki haftada %20’den fazla yükseliş kaydettiğini hatırlatalım. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, önümüzdeki haftalarda gerilimin düşmemesi hâlinde küresel enerji arzı açısından ciddi risklerin oluşabileceği uyarısında bulundu.

İran ve ABD’nin geçen ay sağlanan ateşkes öncesindeki noktaya geri döndüğünü görüyoruz. Önümüzdeki günlerde yeniden müzakere masası etrafında bir araya gelinemezse, çatışmaların daha da tırmanmasından endişe ediyoruz. Hâliyle bu görünüm, küresel piyasalarda risk iştahını baskılamaya devam ediyor. Bu bağlamda son ayların zayıf halkası konumunda kıymetli metallerde satış baskısının sürdüğünü görüyrouz. Altındaki son zayıflığı yalnızca Fed’in faiz artırımına bağlamanın da zayıf bir argüman olduğunu düşünüyoruz. Faiz getirisi sunmayan kıymetli metaller faizlerin arttığı dönemlerde genellikle baskı altında kalsalar da, ezber bozarcasına Fed’in faizleri artırdığı dönemlerde de değer kazanabildiklerini daha önce de tecrübe ettik.

Son aylarda yaşadığımız baskının temel nedeni ise Orta Doğu’da savaşın yarattığı likidite sıkışıklığı olarak ön plana çıkıyor. Gemilerin yüzmediği, uçakların rahatça uçamadığı, tedarik zincirlerinin kırıldığı bir ekosistemde, turizm gelirlerinin bile sarsılması hâliyle bütçe açıklarını artırarak likidite ihtiyacını da ön plana çıkarıyor. Küresel dolar likiditesinin sıkıştığı durumlarda, altın rezervleri dâhil çeşitli varlıklarda otoritelerin satışa yönelmesini normal karşılamak gerekiyor. En basit örneği çok uzaklarda aramamak gerekiyor. Savaşın en yoğun hissedildiği geçen aylarda TCMB’nin yüklü altın satışları ister istemez altın fiyatlarının seyrini olumsuz yönde etkilemişti. Hülâsa, jeopolitik gerilim sürdüğü ve dolar likiditesi üzerindeki baskı devam ettiği müddetçe kıymetli metallerin yönünü yukarıya çevirmekte zorlanacağını düşünüyoruz. Haftalık kapanışın bizlere önemli ipuçları sunacağını da unutmamak gerekiyor. Bu bağlamda, teknik bir bakış açısıyla bu sabah 55 dolar seviyesinin altını test eden gümüşte asıl hareketin başladığı 54,35 dolar seviyesini büyük bir dikkatle takip edeceğiz. Dört bin dolar seviyesinin altını test eden altında ise 3,950 dolar seviyesi kritik destek konumunda olduğunu hatırlatalım.

ABD borsalarının dün geceyi düşüşle tamamlarken, teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq Bileşik endeksi %1,5 geriledi. Micron, Dell, Broadcom gibi ön planda olan teknoloji hisseleri %5’in üzerinde gerilerken, Netflix’in üçüncü çeyrek için açıkladığı finansallar piyasa beklentilerinin altında kaldı: şirket hisseleri geceyi %8’in üzerinde değer kaybıyla tamamladı. Bu sabah Pasifik’in diğer cephesinde ekranların koyu kırmızıya boyandığını görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası ve teknoloji ağırlıklı Tayvan borsasında düşüş %4,5’i aşarken, son dönemlerin flaş ismi hatta son günlerde tahterevalli tarzı bir görünüm sunan Güney Kore borsası KOSPI her ne kadar bu sabah kapalı konumda olsa da, tepeden düşüşün %30 seviyesine geldiğini not edelim. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde düşüş isteğinin korunduğunu görüyoruz. Nasdaq vadelisi %1 daha gerilerken, yarı iletken hisselerindeki satış baskısının genele yayıldığını söylememiz gerekiyor.

Jeopolitik risklerin yeniden yükselmesiyle petrol fiyatları haftalık bazda %11’in üzerinde prim yapmaya hazırlanırken, zayıf ABD enflasyon verilerinin etkisiyle Fed’in yıl sonuna kadar yalnızca 27 baz puanlık faiz artırımı yapacağını fiyatlamaya devam ediyor. Ani bir faiz artırım ihtimali için takip edilen 29 Temmuz toplantısına yönelik beklenti ise %10 seviyesine kadar geriledi. Daha önce de sıklıkla belirttiğimiz üzere, Fed’in yeni başkanı Warsh’un kurumu yeniden şekillendirmeye hazırlandığını ve enflasyona karşı sıfır tolerans anlayışıyla şahin bir duruş sergilediğini görüyoruz. Buna karşın ay başından bu yana açıklanan ABD istihdamı ile tüketici ve üretici enflasyonu verileri, sanılanın aksine büyük çaplı bir enflasyon sorununa işaret etmiyor. Bu minvalde, yapay zekâ devriminin neler getireceği, Trump’ın dünyayı nereye sürükleyeceğinin bilinmediği bir ekosistemde, Fed Başkanı Warsh da beklenti yönetimini sıkı tutmaya çalışarak şahin tonunu korusa da, faiz artışının kolay bir seçenek olmayacağını düşünüyoruz.

Bu bağlamda, dolarda yaşanan son dönemdeki güçlenmeden elbette çekinsek de, ya da teknik mânâda dolar endeksinin (DXY) 100,50 seviyesinin üzerinde kalması bizler mutlu etmese de, yükseliş isteğinin devam etmemesi gerektiğini düşünüyoruz. ABD insanının servetinde hisse senetlerinin ne kadar büyük bir yer tuttuğunu geçen günlerde paylaşmıştık. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesi hisse senetlerinde yaşanacak büyük çaplı bir düşüş hâliyle seçmen nezdinde ciddi bir varlık kaybı yaratması, Trump’ın hiç de arzulamadığı bir tabloya neden olabilir. Tüm bu gelişmeleri birlikte değerlendirdiğimizde, savaşın aslında kimseye faydası olmadığını çok net bir şekilde söylememiz gerekiyor.

Türkiye cephesinde ise bir günlük tatil ardından dün ılımlı bir günün geride kaldığına şahitlik ettik. TCMB’nin rezerv pozisyonu iyileşmeye devam ederken, S-400 mevzusu ve CAATSA yaptırımlarıyla ilgili olumlu beklentilerin ışığında BİST100 ana endeksi günü %1,2 artıda tamamladı. Endeks üzerinde ağırlığı bulunan halka açık bir faktoring şirketindeki son üç günlük taban serisi borsadaki yükselişi sınırlandırdı. Enerji fiyatlarının gölgesine rağmen iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi hafif de olsa gerileyerek %41,15 seviyesine gevşerken, TCMB’nin önümüzdeki hafta düzenlenecek olağan PPK toplantısında faiz oranlarını sabit bırakacağını düşünüyoruz.

USDTRY kuru pazartesi valörlü işlemlerde hafta sonu fonlama faizinin de etkisiyle 47,15 seviyesine yükseldi. Türk insanının bir numaralı yatırım aracı olan gram altın 6 bin TL seviyesine gerilerken, altın fiyatlarında yaşanan düşüşün Türkiye ekonomisini pek çok kanaldan olumsuz etkilediğinin de altını çizmek gerekiyor. Bugün TCMB ve BDDK’nın haftalık verilerini takip edeceğiz. Makro cephede ise Türkiye’de konut satışları, Euro bölgesi TÜFE, ABD yeni konut inşaatları, sanayi üretimi ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi takip edilebilir.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.