Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Gümüşte 45 yıllık kırılma anı: Siz hepiniz ben tek

Yayınlanma:

|

Bültenlerimiz ana kahramanın çok uzun yıllardır gümüş olduğunu siz değerli okurlarımız pekâlâ biliyorlar. Tarihe adeta tanıklık ettiğimiz bu son günlerde, gümüşe bugün biraz daha uzun bir paragraf ayırmak istiyoruz. Eşref Rüya dizisinden de esinlenerek, manşetimizden de anlaşılacağı üzere, çok uzun yıllardır büyük bankaların fiyat manipülasyonuna maruz kalan ve potansiyel fiyatının oldukça altında yer alan gümüş, sene başına göre dolar karşısında %60 yükselerek, değer saklama araçları olan altın ve bitcoinin de önüne geçerek getiri sıralamasına bir numaraya yükseldi.

Uzun yıllardır, ödünç alınan gümüşün, satılıp daha sonra daha düşük fiyattan geri alınarak kâr elde edilme stratejisinden büyük fayda sağlayan büyük bankaları #silversqueeze başlığı ile piyasanın bir kez daha sıkıştırılması, kısa pozisyon sahipleri ciddi zararlar yazdırırken, pozisyonlarını kapatmak için yeniden gümüş almak zorunda kalmaları da fiyatı görülmemiş seviyelere itebileceğini düşünüyoruz. Bu minvalde, 45 yıllık kırılma anının geldiği tarihî günlere tanıklık ediyoruz. Uzun bir süredir büyük bir potansiyel taşıdığını belirterek, fiat para sistemine olan güvenin de sorgulandığı, hatta yatırımcıların fiziksel enstrümanlara yönelmeye başlandığı yeni dünya düzeninde, gümüşe olan talebin bir noktada artacağını hemen hemen her platformda ele alıyorduk. Fed’in faiz indirimlerine başlaması, güneş enerjisi, elektrikli araçlar ve 5G gibi sektörlerden gelen endüstriyel talebin yanı sıra arz açığın ve elbette enflasyona karşı koruma potansiyeli, gümüşü tarihî bir dönüm noktasına taşıyor.

Aşağıdaki uzun vadeli grafiğe bakarak, gümüşün son 45 yılda iki kez 50 dolar seviyesine yaklaştığı ve akabinde oldukça sert satışlarla karşılaştığını biliyoruz. 1980 yılında 48 dolar seviyesine kadar gelen gümüş akabinde 4 dolara, 2011 yılında ise 49,8 dolara kadar yeniden tırmanan gümüş devamında ise 11 dolara kadar gerilemişti. Tarihe adeta yarım asır sonra tekrar tanıklık ettiğimiz bu günlerde, tüm zamanları zirvesinden sadece 3 dolar uzakta olduğumuzun altını çizmemiz gerekiyor. Bu seviye her ne kadar Çanakkale geçilmez olarak görülse de, bizler bu sefer Çanakkale’nin geçileceğine yüksek bir ihtimal veriyoruz. Ya da tarih yeniden tekerrür mü edecek, yoksa bu kez kalıcı bir kırılımla ile çok yıllı konsolidasyon son mu bulacak çok kısa bir süre içinde bunun cevabını alacağız. Tarihi zirvenin geçilmesi durumunda, teknik analizde sıklıkla karşılaştığımız fincan ve kulp formasyonunun çalışacağını, böyle bir durumda süper döngü rallisi ile gümüşün soluğu 75-100 dolar arasında alacağını, başarısız olması durumunda ise aşağıda 25 – 30 dolar bandına kadar geri çekileceğini düşünüyoruz.

Unutmamak gerekiyor ki, 50 doların üzerinde güçlü bir hareket, ya da fiyatın bu seviyelerde sergileyeceği tepki, önümüzdeki on yılın da nasıl şekilleneceğine ışık tutacaktır. Çok uzun bir süredir sahip olduğumuz, akabinde 35 dolar seviyesinin geçilmesi ile patlayıcı hareketin başlayacağını savunduğumuz ve bu süreçte farklı seviyelerden büyüttüğümüz uzun pozisyonlarımızı, görülmesi durumunda 49 dolar seviyelerinden realize edeceğiz. Altın gümüş rasyosunun böyle bir durumda 77,50 seviyelerine kadar gerileyeceğini öngörüyoruz (bakınız grafik). Fiyatın bu seviyelerde biraz dinleneceğini akabinde ise ikinci patlayıcı hareketin 50 doların geçilmesi ile başlayacağını düşünüyoruz. Not etmemiz gerekiyor ki, çok uzun bir süredir koruduğumuz altın uzun pozisyonlarımızı da benzer bir şekilde realize edeceğiz. Çeyrek dönem sonunu gözeterek kurguladığımız oyun planımız bu şekilde olsa da, kıymetli hocam Ali Perşembe’nin de dediği üzere, yukarıya giden bir enstrümanda sadece long (uzun) pozisyon açılır! Bizler de ivedi bir şekilde yeniden altın ve gümüşte uzun pozisyon açacağız. Usain Bolt “Ben 9 saniyede koşmak için 4 yıl antrenman yaptım; çoğu insan ise 2 ayda sonuç göremeyince vazgeçiyor.” dediğini unutmadan yatırım sabır işi olduğunu bir kez daha not etmiş olalım.

Geride bıraktığımız haftaya damga vuran Erdoğan-Trump görüşmesi öncesinde yaşanan iyimser havanın, haftanın son iş günü korunamadığını gördük. F-16 savaş uçaklarının modernizasyonu, F-35 programına yeniden dâhil olma, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve Kaan savaş uçaklarına yönelik motorların tedarikine yönelik soru işaretlerinin yanı sıra, Halkbank davası ile ilgili de benzer bir şekilde somut bir haber çıkmaması, hisse senetleri üzerinden baskı kurdu. %3 düşen bankacılık endeksi öncülüğünde Borsa İstanbul ana endeksi %2 gerilerken, Halkbank hisselerinin %7’ye yakın değer kaybettiğini not edelim. CHP davasına yönelik hukukî belirsizlikler de tabloya eklenince, yatırımcılar artan risk ortamında hafta sonuna pozisyon taşımaktan kaçındı. Diğer piyasalarda bozulma sınırlı düzeyde kaldı: 2 yıllık gösterge bileşik faiz %39,8 , 5 yıl vadeli CDS risk primi ise 260 baz puan ile herhangi bir bozulma kaydetmedi. USDTRY kuru ise yeni haftaya 41,57 seviyesinden başladığını not edelim.

Gözler Fed’in üzerinde olmasına paralel, piyasalar da haftanın son iş günü açıklanan ve Fed’in favori enflasyon göstergesi olan PCE verisini dikkatle takip etti. Yıllık manşet enflasyon %2,9 seviyesinde kalırken, bu tablo küresel risk iştahını olumlu mânâda etkiledi. Hisse senetleri yönünü yukarı çevirirken, Fed Başkanı Powell’ın ABD borsalarının değerli olduğu yönünde yaptığı açıklama ardından kaydettiği kayıplarını telafi ettiğini gördük. En büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi, 2020 yılından bu yana en iyi üçüncü çeyrek performansına koşarken, değerlemeler tarihsel ortalamaların oldukça üzerine çıktığının altını çizmemiz gerekiyor.

Yeni haftanın ilk iş gününde, Pasifik’in diğer ucunda, Asya borsalarının haftaya karmaşık bir seyir ile başlangıç yaptığını görüyoruz. ABD’de hükûmetinin çarşamba günü kapanma ihtimalinin bir miktar da olsa fiyatlama davranışının üzerinde baskı kurduğunu görüyoruz. Başkan Trump, Kongre liderleriyle bugün bir araya gelecek. ABD borsalarının vadeli kontratları hafif de olsa yükselirken, Tayvan ve Japonya borsaları geriledi; Güney Kore borsası ise %1’in üzerinde artış kaydetti. ABD’de on yıllık tahvil faizi, ABD’de hükûmetinin kapanma riskine paralel bu sabah 4,16% seviyesine yükselerek son 4 haftanın zirvesini gelirken, doların (DXY) haftaya değer kaybı ile başladığını görüyoruz. EURUSD paritesi 1,17 seviyelerine toparlanırken, emtia cephesinde ise altın 3,799 dolar ile rekor kırarken, gümüş ise 46,70 dolar seviyesini test ederek son 14 yılın zirvesinde yer aldı. Petrol fiyatları ise Irak’tan Türkiye’ye 2,5 yıl aradan sonra yeniden petrol akışının başlaması ve OPEC+’ın arz artırımı beklentisiyle geriledi. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı yeniden 70 dolar seviyesinin altına gerilerken, kripto cenahında ise amiral gemi bitcoin 108bin dolar seviyelerinin diplerinden destek bularak yeniden 112bin dolar seviyesine kadar yükseldi.

Her ayın ilk cuma günü olduğu gibi, ABD ekonomisinin nabzını tutan resmî istihdam raporu piyasaların yönü açısından kritik olacaktır. Yatırımcılar, işgücü piyasasında yumuşama işaretleri görmeyi ve bunun Fed’in faiz indirim patikasına destek vermesini bekliyor. Fed’in yıl sonuna kadar birkaç kez daha indirime gitmesi olası görünse de, açıklanacak veriler bu beklentilerin seyrini doğrudan şekillendireceğini düşünüyoruz. Her şeye rağmen, Fed’in önümüzdeki ay faiz indireceğine neredeyse kesin gözüyle bakıyoruz. İstihdam raporunun oldukça zayıf gelmesi durumunda ise resesyon endişelerinin alevlenebileceğini göz ardı etmemek gerekiyor. Üstelik hükûmetin kapanma riski de raporun yayımlanmasını geciktirerek belirsizliği artırabilir. Kısacası, piyasalarda tarihi zirveler görülse de, bu hassas denge, istihdam verisiyle birlikte yeniden sınanabilir. Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye’de ekonomik güven endeksi, ABD’de ise bekleyen konut satışları takip edilebilir.

Gümüş

 17591191660417331f67fccdf4276b34e08eaca2ff_1_1200.jpg

Altın gümüş rasyosu

 17591191676c6edfe2fe5f73591a31c1c3ee721d4f_2_1200.jpg

Yılbaşına göre getiriler

1759119167d2f4ebd0359b908d314215e7cc348b1e_3_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Petrol ve dolar yükselirken Fed kaygıları risk iştahını bastırıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Küresel mali piyasaların odağında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler bulunmaya devam ederken, İsrail’in tutumunun barış sürecini zorlaştırdığı görüşünün giderek daha geniş kabul gördüğünü izliyoruz. Bu sabah İsrail ile Lübnan arasında ateşkesin uygulanmasına yönelik varılan anlaşma olumlu bir gelişme olarak öne çıksa da, bölgeden gelen çelişkili açıklamalar ve zaman zaman yeniden yükselen gerilim piyasaların temkinli duruşunu korumasına neden oluyor. Daha basit bir ifadeyle, piyasalar artık ‘anlaşma yakın’ yönündeki açıklamalardan çok, çatışmaların gerçekten durduğunu ve diplomatik sürecin somut sonuçlar ürettiğini görmek istiyor.

Bu minvalde yapay zekâ temalı hisselerde görülen kâr satışları ve Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik risklerin risk iştahını belirgin bir şekilde azaltmasıyla ABD borsalarının geceyi %1 civarında düşüşle tamamladığını görüyoruz. Dolar endeksi (DXY), Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik gerilimlerin etkisiyle güvenli liman talebinden destek alarak son iki ayın en güçlü seviyelerinde salınırken, İran’ın Kuveyt’e yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar petrol fiyatlarının yüksek seviyesini korumasına neden oluyor. DXY’nin güç kazanması, ABD tahvil faizlerinin de yükselmesine neden olurken, Fed’in enflasyon baskıları nedeniyle faiz indirimlerini uzun süre erteleyebileceği beklentisi de piyasalar üzerinde ilave baskı kurmaya devam ediyor.

Tansiyonun barometresi konumunda olan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, üç günlük kesintisiz yükseliş isteği ardından dün 99 dolar seviyesini test ederken, ABD ham petrol stoklarının beklentilerin iki katı kadar azalması da küresel petrol talebinin güçlü seyrettiğine işaret etti. Haber akışı sizin de takdir edeceğiniz üzere pek de olumlu düzlemde ilerlemezken, mevcut stresin üzerine 16-17 Haziran tarihinde düzenlenecek olağan Fed toplantısının da eklenmeye başladığını düşünüyoruz. Fed’in yeni başkanı Warsh, göreve yapay zekâ yatırımlarının ekonomiyi desteklediği ancak İran savaşı kaynaklı enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırdığı zorlu bir dönemde başlıyor. Nitekim, Fed’in yayımladığı Beige Book raporu, birçok bölgede enerji fiyatlarındaki artışın nakliye, gıda ve gübre maliyetlerine yayıldığını, tüketicilerin ise daha fazla kredi kartı kullanıp harcamalarını temel ihtiyaçlara yönlendirdiğini gösterdi. Bu durum, ekonomik büyümenin yavaşladığı ancak enflasyonun yüksek kaldığı stagflasyon riskini yeniden gündeme taşıdığını belirtelim.

Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, Hürmüz Boğazı’nın âdeta dünyanın boğazını sıktığı, enflasyon beklentilerinin yükseldiği ve tedarik zincirlerinin kırıldığı bir ortamda, faiz indirimi beklentilerinin yerini faiz artırımı ihtimaline bıraktığını görüyoruz. Bu sabah Fed vadeli işlemleri, yıl sonuna kadar faiz artışı olasılığını yaklaşık %51 olarak fiyatlıyor. Bu değişimin altını özellikle çizmek gerekiyor. Fed cephesinde büyüme ile enflasyonla mücadele tercihi arasında yaşanacak görüş ayrılıklarını merakla takip edeceğiz. Güvenli liman edasıyla son dönemlerde ön plana çıkan doların bir süre daha bu belirsizlik ortamında güçlü kalmasını, bunun da faizlerin yüksek seyretmesine zemin hazırlayabileceğini düşünüyoruz.

ABD borsalarının dün geceyi düşüşle tamamlaması ardından, yapay zekâ temalı hisselerin önemli oyuncularından Broadcom’un beklentilerin altında kalan gelir tahmini sonrası teknoloji ve yarı iletken hisselerinde satışlar hızlandı. Broadcom’un açıkladığı sonuçlar, yatırımcıların yüksek beklentilerini karşılayamayınca hisseler mesai sonrası işlemlerde %13’ten fazla değer kaybetti. Şirketin ikinci çeyrek gelirleri piyasa tahminlerinin hafif altında kalırken, üçüncü çeyrek için açıkladığı yapay zekâ çipi gelir beklentisi de beklentilerin gerisinde kaldı. Daha da önemlisi, yönetimin 2027 yılına ilişkin 100 milyar dolarlık yapay zekâ gelir hedefini yukarı yönlü revize etmemesi, piyasada büyüme ivmesinin yavaşlayabileceği endişelerini artırdı.

Havanın genel hatlarıyla olumsuz olması ve Broadcom’un açıkladığı sonuçlar ardından yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz. Japonya’nın gösterge endeksi Nikkei, bir gün önce ulaştığı tarihi zirveden geri çekilmek suretiyle %2 gerilerken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de %0,5 civarında düşüşler görüyoruz. Japon Yeni dolar karşısında kritik 160 seviyesini tekrar test ederken, bu seviye, Japon yetkililerin geçmişte döviz piyasasına müdahale ettiği bölge olması nedeniyle yakından izleniyor. Her ne kadar Japonya Merkez Bankası’ndan bu ay faiz artırımı gelebileceğine yönelik beklentiler güçlense de, doların küresel belirsizliklerden aldığı destek YEN üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Doların güçlü seyrine paralel EURUSD paritesi 1,16, GBPUSD paritesi ise 1,34 seviyelerinin diplerine kadar geriledi.

Risk iştahındaki bozulma kripto para piyasalarına da yansırken, Bitcoin ve Ethereum son dört ayın en düşük seviyelerini test etti. Dört hafta önce 83 bin dolar seviyesine dayanan Bitcoin bu sabah 61 bin dolar seviyelerine kadar gerilerken, küresel piyasalarda güvenli liman arayışının yeniden ön plana çıktığını not etmemiz gerekiyor. Güvenli limanın da bu günlerde dolar olması, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin tatsız bir seyir izlemesine neden oluyor. Altının ons fiyatı dün 4,425 dolar seviyesini test ederken, gümüş ise 72,50 dolar seviyesine kadar geriledi. Her ikisi de bu sabah tepki alımları ile sırasıyla 4,465 dolar 73,50 dolar seviyelerine yükselse de, teknik görünüm pek de iç açıcı olmadığını söylememiz gerekiyor. Haftalık kapanışı görerek daha sağlıklı yorum yapmaya gayret edeceğiz. Bir süre daha gelişmeleri takip etmek adına kenarda beklemeye devam ediyoruz.

Genel hatlarıyla Hürmüz düğümünün çözülemiyor olması, Fed’in de Warsh başkanlığında yaklaşan ilk olağan toplantısı küresel piyasaları gererken, Türkiye cephesinde ise bir önceki gün özellikle de bankacılık endeksi önderliğinde (BlackRock dedikodusu) yaşanan yükselişin ardından dün siyasi beklentilerin ağır basmasıyla kazanımların bir bölümünün geri verildiğine şahit olduk. BİST100 ana endeksi %1,7 gerilerken, bankacılık hisseleri ise %2’ye yakın geriledi. USDTRY kuru 46 seviyelerine doğru bebek adımlarıyla yükselişini sürdürürken, CDS risk priminin ise hafif de olsa yükselerek 242 baz puana geldiğini not edelim. Her ne kadar içeride siyasi gelişmeler ve dışarıda jeopolitik gelişmeler baskı unsuru yaratsa da, dün de belirttiğimiz üzere, ABD ile ilişkilerde yapıcı zeminin korunması, önümüzdeki ay Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ABD Başkanı Trump’ın da katılacağının açıklanması, Türkiye’nin giderek güçlenen jeo-ekonomik konumu büyük resimde dikkat çekmeye devam edeceğini düşünüyoruz.

Yurt içi yerleşiklerin Türk Lirası’na olan ilgisi devam ederken, mevduat tercihinde uzun süredir yaklaşık olarak %60 Türk Lirası, %40 yabancı para kompozisyonu da korunmaya devam ediyor. TCMB’nin kur oynaklığını yönetebilecek araç seti ile hareket alanını koruması nedeniyle, mevcut görünüm altında USDTRY kuru açısından da önemli bir risk görmediğimizin altını çizmek isteriz. Dün bu bağlamda, TCMB’nin haftalık bültenini yine yakından inceledik. TCMB’nin butlan kararı ardından 13 milyar dolar eriyen net yabancı para pozisyonu, 2 Haziran valörlü işlemlerde 4,2 milyar dolar toparlanma kaydettiğini görüyoruz. Manşet rakamın ise 20,8 milyar dolar seviyesine toparlandığını not edelim (bakınız grafik).

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu

 178054738882c8e0146034af6baf9acb2b980073b0_1_1200.jpg

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonundan yaşanan günlük değişim

1780547388e89d8163183be31e9ee5816a349b553c_2_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Uzun bayram tatili dönüşü, hem içeride hem de dışarıda dün oldukça yoğun bir günü geride bıraktık. Gözlerin çevrili olduğu Orta Doğu’da barış anlaşması neredeyse imzalandı derken, dün sabah bültenimizde de ele aldığımız üzere, İsrail’in Lübnan’a saldırılarının artması iplerin âdeta gerilmesine neden oldu. İran, İsrail’in tutumunu ya da saldırganlığını neden göstererek müzakereleri askıya aldığını duyurdu.

Küresel mali piyasaların da ilk nazarda tepkisi kuşkusuz olumsuz oldu. Günün son işlem saatlerine doğru İran cephesinden gelen haber risk iştahının bozulmasına neden olurken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı neredeyse 5 dolar artış kaydederek 98 dolar seviyesine yükseldi. Son dönemlerde güvenli liman olarak ön plana çıkan dolar (DXY) değer kazanırken, piyasaların kılavuz kargası konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi yeniden %4,50 seviyesinin üzerine tırmandı. Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin ise bir kez daha satış baskısına maruz kaldığına tanıklık ettik.

Günün son işlem saatlerine satıcılı ve moral bozukluğuyla giren piyasalar, gece ilerleyen saatlerde ABD Başkanı Trump’ın İran ile görüşmelerin sürdüğünü açıklamasıyla kayıplarını kısmen de olsa telafi ettiğini gördük. İran basını, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişletmesinin ardından dolaylı görüşmelerin durdurulduğunu öne sürerken, Trump kendilerine böyle bir bildirim yapılmadığını söyledi. Trump’ın gün içerisinde yaptığı açıklamalarda ise hem “görüşmeler devam ediyor” hem de “biterse umurumda değil” mesajını vermesi, sürecin ne kadar belirsiz bir zeminde ilerlediğini de çok net bir şekilde ortaya koydu.

Hatırlarsanız bizler en kötünün geride kaldığını iddia ederken, bundan sonraki sürecin ise uzun ve netameli geçeceğini belirtmiştik. Nitekim, piyasalar da bizimle aynı görüşte olacak ki, tarafların ne söylediğinden ziyade diplomatik kapının tamamen kapanmadığına kanaat getirerek gecenin son işlem diliminde nefeslenme şansı buldu. Brent petrolün varil fiyatı olumsuz haber akışıyla 98 dolara kadar tırmanması ardından geceyi 95 dolar seviyesinin altında tamamladı. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde 4,545 dolar seviyesine tırmanarak yeni aya ılımlı bir başlangıç yapmasının ardından olumsuz haber akışının da yardımıyla 100 dolar gerileme kaydederek günü de 4,500 dolar sınırına yakın bir seviyede kapattı. Gümüşün ons fiyatının ise 75 dolar seviyelerinden uzaklaşamadığı dikkatimizi çekerken, bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise son sekiz haftanın en düşük seviyesi olan 70 bin dolar seviyelerine kadar geriledi.

Görüleceği üzere, cephede atılan her diplomatik adım piyasaları rahatlatırken, sahadan gelen her yeni çatışma haberi ise enerji fiyatları üzerinden küresel ekonomiyi yeniden baskı altına alıyor. Bu bağlamda, İran, Lübnan’daki saldırıların devam etmesi hâlinde ABD ile yürütülen görüşmelerden çekilebileceğinin sinyalini verirken, Hürmüz Boğazı’nın ardından Bab el-Mendeb Boğazı’na yönelik tehditlerini de artırdığını görüyoruz. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bu güzergâhlara ilişkin endişeler petrol fiyatlarını bir günde %4 yukarı taşıdı. Bu gelişmeler cereyan ederken, bu sabah haber akışında Lübnan, İsrail ile Hizbullah arasında kısmi bir ateşkes sağlandığını duyurdu. Anlaşma, İsrail’in Beyrut ve çevresindeki Hizbullah kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını durdurmasını, Hizbullah’ın ise İsrail’e yönelik saldırılarını askıya almasını öngörüyor. Ancak bu gelişmenin savaşın sona erdiği anlamına gelmediğini de not etmek gerekiyor. Lübnan’ın güneyinde çatışmalar sürerken, İsrail ordusu Lübnan’dan atılan roketleri önlediğini açıkladı.

ABD borsaları dün geceyi ılımlı yükselişlerle tamamlamasının ardından yeni gün başlangıcında piyasalarda kısmen de olsa huzursuzluğun devam ettiğini görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemleri %0,5 civarında gerilerken, Pasifik’in diğer ucunda da bu sabah karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Orta Doğu’dan gelen karışık mesajları yorumlamakta zorlanan Asya piyasalarında dün görülen rekor seviyelerin ardından bugün özellikle teknoloji ve yapay zekâ bağlantılı hisselerde kâr satışları etkili oldu. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,6 değer kaybederken, son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası ise %2’den fazla geriledi.

Son haftalarda yapay zekâ temalı hisselerin öncülüğünde çok hızlı yükselen piyasanın teknik olarak aşırı alım bölgesine ulaşması satışları hızlandırırken, gözler Orta Doğu’dan gelecek haberlere çevrilmiş durumda. Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında sınırlı bir ateşkes açıklansa da çatışmaların tamamen sona ermemesi ve İran ile ABD arasındaki görüşmelere ilişkin belirsizlikler temkinli seyrin korunmasına neden oluyor. Güvenli liman özelliğiyle ön plana çıkan dolar, savaşın ilk döneminde güç kazanmasının ardından son günlerde kararsız bir seyir izlerken, her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD istihdam verileri piyasaların yön tayini açısından kritik önemde olacağını tekrar hatırlatmak isteriz. Enerji fiyatlarının tetiklediği enflasyon kaygısı birkaç ay önce hâkim olan faiz indirimi beklentilerini topyekûn rafa kaldırırken, Fed’in bir sonraki adımının faiz artırımı yönünde olacağına da %50 ihtimal tanınıyor. Japon yeni ise dolar karşısında 160 seviyesine yaklaşarak müdahâle riskini yeniden gündeme taşıdığını not edelim.

Yurt dışında hem savaş haberleri hem de merkez bankalarının bir sonraki adımına ışık tutacak ekonomik veriler aynı anda takip edilirken, Türkiye cephesinde ilaveten siyasi gelişmeler de izleniyor. CHP tarafında butlan kararının ardından karmaşık ve çok başlı bir yapının hâkim olduğunu not etmemiz gerekiyor. Grup Başkanı Özel bugün grup toplantısı çağrısı yaparken, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ise Özel’in grup başkanlığına itiraz ettiği yönünde haberler görüyoruz. CHP’de 111 milletvekilinin imzasıyla olağanüstü kurultay çağrısı yapıldığını da okuyoruz.

Makro cephede ise bayram sonrasında dün pek çok verinin açıklandığını gördük. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %2,5; bir önceki çeyreğe göre ise %0,1 oranında büyüme kaydetti. İlk çeyrek sonuçlarının bayat bir veri olduğunu düşünürsek, büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi PMI endeksi Mayıs ayında yukarı yönlü hareket ederek 49,8 seviyesine gelmek suretiyle son iki yılın zirvesine yükseldi. PMI verisinde 50 seviyesinin altı daralma olarak yorumlansa da, verideki canlanmaya dikkat çekmek isteriz. Öte yandan, İTO’nun İstanbul için açıkladığı Mayıs ayı enflasyon verisi gıda ve alkolsüz içecekler kaleminde ılımlı yükselişle %1,53 artış kaydetti. Bu sonuçla yıllık enflasyon, %36,83 seviyesinden %36,77 seviyesine geriledi. Bayram tatili nedeniyle resmî enflasyon verisinin TÜİK tarafından Cuma günü açıklanacağını, beklentinin de %1,5 civarında olduğunu not edelim.

Türkiye PMI

17803740454e90d88c9fcdf25ed74f2c40852a548b_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bitcoin ATM Devinin Çöküşü

Yayınlanma:

|

Yazan:

Bitcoin Depot İflas Korumasına Başvurdu, 9 Binden Fazla Kripto ATM Kapandı

ABD merkezli kripto para ATM devi Bitcoin Depot, artan yasal baskılar, yükselen uyum maliyetleri ve sert düşen gelirleri nedeniyle Chapter 11 kapsamında gönüllü iflas koruma başvurusunda bulundu. Şirket, dünya genelindeki 9 binden fazla kripto para ATM’sini devre dışı bıraktığını açıkladı.

Bir dönem Kuzey Amerika’nın en büyük Bitcoin ATM operatörü olarak gösterilen şirketin çöküşü, kripto sektöründeki “fiziksel erişim” modelinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattı.

Düzenleyici Baskılar İş Modelini Çökertti

Şirket CEO’su Alex Holmes yaptığı açıklamada, özellikle ABD eyaletlerinin son dönemde kripto ATM işletmecilerine yönelik çok daha sert düzenlemeler getirdiğini belirtti.

Yeni düzenlemeler kapsamında:

  • İşlem limitleri düşürüldü,
  • Kimlik doğrulama (KYC) zorunlulukları ağırlaştırıldı,
  • Kara para aklama önleme (AML) yükümlülükleri artırıldı,
  • Bazı eyaletlerde kripto ATM faaliyetleri tamamen yasaklandı,
  • Dolandırıcılık mağdurlarına yönelik operatör sorumlulukları genişletildi.

Şirket yönetimi, mevcut düzenleyici ortam altında iş modelinin artık sürdürülebilir olmadığını açıkladı.

Gelirler Sert Düştü

Bitcoin Depot’un 2026 yılı ilk çeyrek finansalları da alarm vermişti:

  • Gelirler yıllık bazda %49,2 düştü,
  • Şirket yaklaşık 9,5 milyon dolar net zarar açıkladı,
  • Daha önce yaşanan 3,7 milyon dolarlık kripto cüzdan saldırısı mali yapıyı daha da bozdu.

Şirket hisseleri Nasdaq’ta sert düşüş yaşarken bazı işlemlerde günlük kayıp %70’in üzerine çıktı.

Kripto ATM Modeli Neden Çöküyor?

Uzmanlara göre Bitcoin ATM sistemi ilk yıllarda “nakitten kriptoya hızlı geçiş” avantajıyla büyüdü. Ancak zamanla sektör şu sorunlarla karşı karşıya kaldı:

1. Dolandırıcılık Vakaları

Kripto ATM’leri özellikle yaşlı kullanıcıları hedef alan dolandırıcılık şebekelerinde sık kullanılmaya başladı.

2. AML ve MASAK Benzeri Baskılar

ABD’de FinCEN ve eyalet düzenleyicileri, yüksek risk nedeniyle sektöre çok daha ağır yükümlülükler getirdi.

3. Yüksek Operasyon Maliyeti

ATM lojistiği, nakit yönetimi, mağaza komisyonları ve güvenlik maliyetleri ciddi şekilde arttı.

4. Kripto Kullanım Alışkanlığının Değişmesi

Kullanıcılar artık mobil uygulamalar ve merkezi borsalar üzerinden çok daha düşük maliyetle işlem yapabiliyor.

“Bu Sadece Başlangıç Olabilir”

Sektör uzmanları, Bitcoin Depot’un iflasının sadece tekil bir şirket problemi olmadığını düşünüyor. Özellikle ABD’de faaliyet gösteren diğer kripto ATM operatörlerinin de benzer baskılar altında olduğu belirtiliyor.

Kripto sektöründe uzun süre “ana akım benimsenmenin vitrini” olarak gösterilen ATM ağlarının, artık yüksek regülasyon ve düşük kârlılık nedeniyle hızla küçülme sürecine girebileceği konuşuluyor.

Türkiye Açısından Ne Anlama Geliyor?

Türkiye’de doğrudan yaygın bir kripto ATM ağı bulunmasa da gelişme önemli mesajlar içeriyor:

  • Kripto sektöründe regülasyon baskısı küresel ölçekte sertleşiyor,
  • AML/KYC yükümlülükleri artık tüm fintech ve kripto şirketlerinin merkezinde,
  • “Denetimsiz büyüme” modeli sürdürülemez hale geliyor,
  • Fiziksel kripto erişim kanalları yüksek risk kategorisine giriyor.

Özellikle MASAK düzenlemeleri sonrası Türkiye’de de kripto platformları için daha sıkı denetim süreçlerinin gündeme gelmesi beklenebilir.

Sonuç

Bitcoin Depot’un çöküşü, kripto sektörünün artık “vahşi batı” döneminden çıktığını ve yüksek regülasyon dönemine girdiğini gösteriyor.

Bir dönem finansal özgürlüğün sembolü olarak görülen Bitcoin ATM’leri bugün; dolandırıcılık, uyum maliyetleri, yasal riskler ve düşük kârlılık nedeniyle sektörün en kırılgan alanlarından biri haline dönüşmüş durumda.

Bu iflas aynı zamanda şu soruyu yeniden gündeme taşıyor: “Kripto sektöründe ayakta kalacak olanlar teknoloji şirketleri mi olacak, yoksa regülasyona tam uyum sağlayabilen finansal kurumlar mı?”

bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.