Connect with us

BANKA HABERLERİ

Karahan Döneminde TCMB: Sıkı Para Politikasıyla Dengelenme Arayışı

Yayınlanma:

|

Enflasyonla Mücadelede Yeni Dönem

2024 yılının Şubat ayında göreve gelen TCMB Başkanı Fatih Karahan, para politikasında “sıkı duruş” ilkesini merkezine alan bir yaklaşım benimsedi. Karahan dönemi, bir yandan geçmiş yılların yüksek enflasyon mirasıyla mücadele ederken, diğer yandan fiyat istikrarı ve finansal istikrar arasında hassas bir denge kurma çabasıyla öne çıktı.

Bu dönemde Merkez Bankası’nın temel hedefi, enflasyon beklentilerini çıpalamak ve fiyat istikrarı sürecini yeniden inşa etmek oldu. Bunun için güçlü bir faiz politikası, sıkı likidite yönetimi ve kredi genişlemesini sınırlayıcı makroihtiyati önlemler birlikte uygulandı.

1. Politika Çerçevesi: “Sıkı Duruş”un Kurumsallaşması

Karahan yönetimi, selefi Hafize Gaye Erkan döneminde başlatılan normalleşme sürecini sürdürerek politika faizini 2024 ortasında %45’e kadar yükseltti, ardından 2025 ortasında %43 seviyesinde dengeledi. Bu süreçte üç ana eksen belirginleşti:

  • Ara hedef yaklaşımı: Enflasyonla mücadelede 2025-2027 dönemine yayılan ara hedefler açıklandı.

  • Likidite yönetimi: Kısa vadeli TL faizlerinde aşırı oynaklık yaşanmaması için piyasalar aktif biçimde yönlendirildi.

  • KKM’den çıkış stratejisi: Kur korumalı mevduatın toplam mevduatlar içindeki payı kademeli olarak azaltıldı; 2025 ortasında 7 milyar dolar seviyesine kadar geriledi.

Bu strateji, TL mevduat payını artırarak döviz talebini sınırlamayı ve para politikasının aktarım mekanizmasını güçlendirmeyi hedefliyordu.

2. Verilerle Karahan Dönemi

Enflasyon ve Beklentiler

  • 2024 Nisan ayında %69,8’e kadar çıkan yıllık TÜFE, 2025 Eylül itibarıyla %33,3 seviyesine geriledi.

  • TCMB’nin yıl sonu tahmini %25-29 aralığında; orta vadede ise 2026’da tek haneli hedef korunuyor.

  • Hanehalkı 12 aylık enflasyon beklentisi halen %53 civarında seyrediyor, ancak düşüş eğilimi mevcut.

Büyüme ve Üretim

  • 2024’te Türkiye ekonomisi %3,2 büyüdü; 2025’in ilk yarısında büyüme %2,9 civarında seyrediyor.

  • Sanayi sektörü büyümesi %0,5 gibi zayıf bir seviyede kalırken, büyüme büyük ölçüde inşaat ve hizmet sektörlerinden geldi.

  • 2025’in ikinci çeyreğinde GSYH %4,8 artarken, TCMB değerlendirmeleri büyümede “ılımlı yavaşlama” riskine işaret ediyor.

Rezervler ve Finansal Denge

  • TCMB brüt rezervleri 183 milyar dolara ulaştı.

  • Döviz kredilerinin payı azalırken TL kredilerin payı arttı; bu, finansal istikrar açısından olumlu bir gelişme.

  • Kredi büyümesine getirilen aylık sınırlar (TL’de %2, yabancı parada %1,5) ile iç talep ve fiyat baskılarının kontrol altına alınması hedeflendi.

3. Olumlu Sonuçlar

  1. Enflasyonda Gerileme Eğilimi:
    Enflasyonun %70’lerden %30’lara inmesi, sıkı para politikasının etkisinin hissedildiğini gösteriyor.

  2. Rezerv Güçlenmesi:
    183 milyar dolarlık brüt rezerv, dış şoklara karşı tampon işlevi görüyor.

  3. Beklentilerin İyileşmesi:
    Orta vadeli hedeflerin açıklanması, piyasa güvenini kısmen artırdı.

  4. Dövizleşmenin Azalması:
    TL mevduat payının artması, finansal sistemin kur şoklarına duyarlılığını azalttı.

4. Olumsuz Yan Etkiler

  1. Büyüme Üzerinde Baskı:
    Yüksek faiz ve sınırlı kredi politikaları, sanayi üretimi ve yatırımlarda ivme kaybına neden oldu.

  2. Likidite Sıkışması:
    Reel sektörün krediye erişimi zorlaştı; işletme sermayesi finansmanında maliyetler arttı.

  3. Yavaşlayan Sanayi Üretimi:
    Nisan 2025’te sanayi üretimi aylık %3,1 daraldı.

  4. Tüketim Ağırlıklı Büyüme:
    Üretim yerine tüketim ve inşaat odaklı büyüme eğilimi sürüyor; bu da sürdürülebilirlik açısından risk oluşturuyor.

5. Genel Değerlendirme: “Disiplin mi, Daralma mı?”

Fatih Karahan döneminde TCMB, Türkiye ekonomisini “yüksek enflasyon sonrası dezenflasyon” sürecine sokmayı başardı. Ancak bu süreç, daha yavaş büyüme – yüksek faiz – sınırlı kredi üçgeninde ilerliyor. Makro göstergeler, kısa vadede yavaşlamayı ama uzun vadede daha istikrarlı bir ekonomik dengeyi işaret ediyor.

Politika setinin temel farkı, önceki yıllarda olduğu gibi kısa vadeli faiz indirimleriyle büyüme arayışı yerine, kalıcı fiyat istikrarı hedefinin önceliklendirilmesidir. Karahan yönetimi, “sabırlı sıkılaştırma” yaklaşımıyla güveni yeniden tesis etmeye çalışıyor.

6. Dengelenmenin Zorlu Yolu

Fatih Karahan dönemi, Türkiye ekonomisinde disiplinin yeniden inşası olarak tanımlanabilir. Rezerv artışı, enflasyonda düşüş eğilimi ve finansal istikrar sinyalleri, bu sürecin olumlu yanları. Buna karşın büyüme ve üretim tarafında “soğuma” etkileri bariz. Kısa vadede maliyetli olsa da, uzun vadede sürdürülebilir fiyat istikrarı için bu maliyetin kaçınılmaz olduğu görülüyor.

“Karahan dönemi, para politikasında sert frenin ardından kontrollü dengeye geçiş dönemidir. 2025’in ikinci yarısında dezenflasyon ivmesi kalıcı hale gelirse, TCMB’nin kredibilitesi güçlenecek; aksi durumda yüksek faiz-yavaş büyüme ikilemi ekonomiyi sıkıştırmaya devam edecektir.”

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.