Connect with us

GÜNCEL

ABD’nin Ukrayna Barış Planının TAM METNİ

Yayınlanma:

|

1. Ukrayna’nın egemenliği teyit edilecek.

2. Rusya, Ukrayna ve Avrupa arasında kapsamlı bir saldırmazlık anlaşması imzalanacak. Son 30 yılın tüm belirsizlikleri giderilmiş sayılacak.

3. Rusya’nın komşu ülkeleri işgal etmeyeceği ve NATO’nun daha fazla genişlemeyeceği garanti edilecek.

4. ABD’nin arabuluculuğunda Rusya ve NATO arasında, küresel güvenliği sağlamak, iş birliği ve gelecekteki ekonomik kalkınma fırsatlarını artırmak amacıyla tüm güvenlik sorunlarını çözmek ve gerilimi azaltma koşulları yaratmak için bir diyalog süreci başlatılacak.

5. Ukrayna’ya kalıcı güvenlik garantileri verilecek.

6. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin büyüklüğü 600.000 personel ile sınırlandırılacak.

7. Ukrayna, anayasasına NATO’ya katılmayacağını, NATO da tüzüğüne Ukrayna’nın gelecekte NATO’ya kabul edilmeyeceğine dair bir hüküm eklemeyi kabul eder.

8. NATO, Ukrayna’ya asker konuşlandırmamayı kabul eder.

9. Avrupa savaş uçakları Polonya’da konuşlandırılacaktır.

10. ABD garantisi: ABD, garanti karşılığında tazminat alacaktır. Ukrayna, Rusya’yı işgal ederse, garantiyi kaybedecektir. Rusya, Ukrayna’yı işgal ederse, kararlı ve koordineli bir askeri müdahalenin yanı sıra, tüm küresel yaptırımlar yeniden yürürlüğe girecek, yeni Rusya topraklarının tanınması ve bu anlaşmanın diğer tüm avantajları iptal edilecektir. Ukrayna, Moskova veya St. Petersburg’a sebepsiz yere füze fırlatırsa, güvenlik garantisi geçersiz sayılacaktır.

11. Ukrayna, AB üyeliğine uygundur ve bu konu değerlendirilirken Avrupa pazarına kısa süreli tercihli erişim hakkına sahip olacaktır.

12. Ukrayna’nın yeniden inşası için güçlü bir küresel önlem paketi, aşağıdakileri içerir ancak bunlarla sınırlı değildir:

a. Teknoloji, veri merkezleri ve yapay zeka gibi hızla büyüyen endüstrilere yatırım yapmak üzere bir Ukrayna Kalkınma Fonu’nun oluşturulması.

b. ABD, boru hatları ve depolama tesisleri de dahil olmak üzere Ukrayna’nın gaz altyapısını ortaklaşa yeniden inşa etmek, geliştirmek, modernize etmek ve işletmek için Ukrayna ile iş birliği yapacaktır.

c. Şehirlerin ve yerleşim alanlarının restorasyonu, yeniden inşası ve modernizasyonu için savaştan etkilenen bölgelerin rehabilitasyonuna yönelik ortak çaba verilecektir.

d. Altyapı geliştirme.

e. Maden ve doğal kaynakların çıkarılması.

f. Dünya Bankası, bu çabaları hızlandırmak için özel bir finansman paketi geliştirecektir.

13. Rusya küresel ekonomiye yeniden entegre edilecektir:

a. Yaptırımların kaldırılması aşamalı olarak ve her bir vaka için ayrı ayrı görüşülecek ve kararlaştırılacaktır.

b. ABD, enerji, doğal kaynaklar, altyapı, yapay zeka, veri merkezleri, Kuzey Kutbundaki nadir toprak metalleri çıkarma projeleri ve diğer karşılıklı fayda sağlayan kurumsal fırsatlar alanlarında karşılıklı kalkınma için uzun vadeli bir ekonomik iş birliği anlaşması imzalayacaktır.

c. Rusya, G8’e yeniden katılmaya davet edilecektir.

14. Dondurulan fonlar şu şekilde kullanılacaktır: Dondurulan Rus varlıklarından 100 milyar dolar, ABD öncülüğündeki Ukrayna’nın yeniden inşası ve yatırımı çalışmalarına yatırılacaktır. ABD, bu girişimden elde edilen kârın %50’sini alacaktır. Avrupa, Ukrayna’nın yeniden inşası için mevcut yatırım miktarını artırmak amacıyla 100 milyar dolar ekleyecektir. Dondurulan Rus fonlarının geri kalanı, belirli alanlarda ortak projeler uygulayacak ayrı bir ABD-Rusya yatırım aracına yatırılacaktır. Bu fon, ilişkileri güçlendirmeyi ve çatışmaya geri dönmemek için güçlü bir teşvik oluşturmak amacıyla ortak çıkarları artırmayı amaçlayacaktır.

15. Bu anlaşmanın tüm hükümlerine uyumu teşvik etmek ve sağlamak amacıyla güvenlik konularında ortak bir Amerikan-Rus çalışma grubu kurulacaktır.

16. Rusya, Avrupa ve Ukrayna’ya yönelik saldırmazlık politikasını yasallaştıracak.

17. ABD ve Rusya, START I Antlaşması da dahil olmak üzere nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve kontrolüne ilişkin antlaşmaların geçerliliğini uzatma konusunda anlaşacaktır.

18. Ukrayna, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması uyarınca nükleer olmayan bir devlet olmayı kabul eder.

19. Zaporijya Nükleer Santrali, UAEK gözetiminde faaliyete geçirilecek ve üretilen elektrik, Rusya ve Ukrayna arasında eşit olarak dağıtılacaktır — 50:50.

20. Her iki ülke, farklı kültürlere karşı anlayış ve hoşgörüyü teşvik etmeyi ve ırkçılık ile önyargıyı ortadan kaldırmayı amaçlayan okullarda ve toplumda eğitim programları uygulamayı taahhüt eder:

a. Ukrayna, dini hoşgörü ve dilsel azınlıkların korunması konusunda AB kurallarını benimseyecektir.

b. Her iki ülke de tüm ayrımcı önlemleri kaldırmayı ve Ukrayna ve Rus medya ve eğitim haklarını güvence altına almayı kabul edecektir.

c. Tüm Nazi ideolojileri ve faaliyetleri reddedilmeli ve yasaklanmalıdır.

21. Bölgeler:

a. Kırım, Luhansk ve Donetsk, ABD de dahil olmak üzere fiilen Rusya olarak tanınacaktır.

b. Herson ve Zaporijya temas hattı boyunca dondurulacak ve bu da temas hattı boyunca fiili tanıma anlamına gelecektir.

c. Rusya, beş bölge dışında kontrol ettiği diğer mutabık kalınan topraklardan vazgeçecektir.

d. Ukrayna kuvvetleri, Donetsk Oblastı’nın şu anda kontrol ettikleri kısmından çekilecek ve bu çekilme bölgesi, uluslararası alanda Rusya Federasyonu’na ait bir bölge olarak tanınan tarafsız bir silahsızlandırılmış tampon bölge olarak kabul edilecektir. Rus kuvvetleri bu silahsızlandırılmış bölgeye girmeyecektir.

22. Gelecekteki toprak düzenlemeleri üzerinde anlaştıktan sonra, hem Rusya Federasyonu hem de Ukrayna, bu düzenlemeleri zorla değiştirmemeyi taahhüt eder. Bu taahhüdün ihlali durumunda herhangi bir güvenlik garantisi geçerli olmayacaktır.

23. Rusya, Ukrayna’nın Dinyeper Nehri’ni ticari faaliyetler için kullanmasını engellemeyecek ve Karadeniz üzerinden tahılın serbest taşınması konusunda anlaşmalara varılacaktır.

24. Çözülmemiş sorunları çözmek için bir insani yardım komitesi kurulacaktır:

a. Geriye kalan tüm tutuklular ve cenazeler “hepsi için hepsi” esasına göre değiştirilecektir.

b. Çocuklar da dahil olmak üzere tüm sivil tutuklular ve rehineler iade edilecektir.

c. Aile birleştirme programı uygulanacaktır.

d. Çatışma mağdurlarının acılarını hafifletmek için önlemler alınacaktır.

25. Ukrayna 100 gün içinde seçim yapacaktır.

26. Bu çatışmaya dahil olan tüm taraflar, savaş sırasındaki eylemlerinden dolayı tam af alacak ve gelecekte herhangi bir talepte bulunmamayı veya herhangi bir şikayeti değerlendirmemeyi kabul edecektir.

27. Bu anlaşma yasal olarak bağlayıcı olacaktır. Uygulanması, Başkan Donald J. Trump başkanlığındaki Barış Konseyi tarafından izlenecek ve garanti altına alınacaktır. İhlaller için yaptırımlar uygulanacaktır.

28. Tüm taraflar bu muhtırayı kabul ettikten sonra, her iki taraf da anlaşmanın uygulanmasına başlamak üzere kararlaştırılan noktalara çekildikten hemen sonra ateşkes yürürlüğe girecektir.

– Financial Times –

 

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.