Connect with us

BANKA HABERLERİ

İş Bankası/Hakan Aran: Para politikasıyla yapılacak şeylerin sınırına ulaştık

Yayınlanma:

|

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, CNBC-e’ye açıklamalarda bulundu. “Para politikasıyla yapılabilecek şeylerin sınırına yaklaştığımızı hepimiz hissediyoruz” diyen Aran “Dün Merkez Bankası başkanımızın umut veren söylemleri de hepimiz bununla mücadele etmek konusunda başarılı olacağımıza inanıyoruz. Ama öteki taraftan elimizdeki araçlar da sınırlarında. Bunu da hissediyoruz. Dolayısıyla burada çok daha geniş bir şekilde bu faaliyeti genişletmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Sadece faizle enflasyonla mücadelede arzu ettiğimiz hızla ilerleyemeyiz”

Sadece faizle, para politikasıyla, ekonomide içinde bulunduğumuz bu enflasyonla mücadelede maalesef arzu ettiğimiz hızla ilerleyemeyiz. Bunun tıkanıklıklarını yaşıyoruz. Artık siyasetin de buna destek olması gerekiyor. Çünkü biz çok daha hızlı ilerleyebilirdik.”

Aran’ın konuşmasından öne çıkanlar özetle şu şekilde:

“Tırnaklarımızla biriktirdiğimiz rezervleri oynaklığı azaltmakta kullanıyoruz”

“Bizim ülkemizin ekonomisi büyük bir potansiyel taşıyor ve bu potansiyelin hayata geçmemesi için, bu potansiyelle çok daha büyük işler yapmamak için hiçbir engel yok. Ama biz şu anda bu biriktirdiğimizi iki yıldır neredeyse tırnakla kazınarak biriktirilen rezervlerimizi siyasi nedenlerle oynaklığın giderilmesinde kullanmak durumunda kalıyoruz. Bugün çok daha aşağıda bir faiz noktasında ve çok daha aşağıda bir enflasyon noktasında olabilirdik. Bunun önünde bir engel yok. Biz sanki burada sağladıklarımızı biraz farklı bir alanda kullanıyormuşuz düşüncesi var bende. O yüzden artık Merkez Bankası üzerine düşen görevleri yapıyor, yapmaya devam ediyor. Ama şunu bilmemiz lazım. Bu sadece Merkez Bankası’nın işi olmaktan çıkacağı bir yere doğru geliyor. Merkez Bankası bunu belki kendi çabasıyla 28’lere, 27’lere kadar enflasyonu indirebilir. Bunu da hemen nisan, mayıs ayı gibi yapabilir. Bunu da görebiliriz. Ama daha ötesini istiyorsak, tek haneye inmesini istiyorsak artık Türkiye’de siyasetin de durulmasını, öngörülebilirliğin sağlanmasını ve ekonomi dışında maliye politikası başta olmak üzere para politikasına destek olacak güçlerin de devreye girmesi gerekir. Aksi takdirde Merkez Bankası yalnız kalırsa enflasyonla mücadelede çok yavaş ilerleriz.”

“Herkes MB’ye yardım ederse 6 ay içinde enflasyonla mücadelede sonuç alırız”

“Bence gevşeme konuşmak için erken çünkü çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Önümüzde ocak ayı 2026 yılı yeni fiyatları var. Asgari ücret artışları var. Toplu iş sözleşmelerinin olduğu bir dönem ve buraya 31 ile 32 arasında bir enflasyonla gireceğiz. Önümüzdeki yıl beklenen enflasyon ve gerçekleşen enflasyon arasında hala en az 10 puanlık bir makas var. bu sözleşmelerin nerede bir tamamlanacağı, nerede bağıtlanacağı konusu enflasyonun da şekillenmesine vesile olacak. O yüzden çok rahat olan ve bu tedbirlerin gevşeyeceği bir 6 ay öngöremiyorum. Haziran ayına kadar bu sıkılık devam edecektir. Mutlaka bir eşiğin kırılması lazım ve dediğim gibi para politikasına diğer güçlerin de eşlik etmesi lazım. Eğer bunu Merkez Bankası’nın görevi evet fiyat istikrarını sağlamak, enflasyon düşürmek ama sadece bir kişinin üzerine yıkarsak ülke olarak bence üzerimize düşen görevi yapmamış oluruz. Artık bu noktadan sonra hepimizin ortak görevi ve herkes üzerine düşen rolü yaparak Merkez Bankası’na yardımcı olursa biz bu 6 ay içerisinde sonuç alır ve ondan sonra gevşeme ve bu tedbirlerin ortadan kalkmasından konuşabiliriz. Aksi takdirde çok erken olur. Bir de tüm kazanımlarımızı tekrar geri verme riski taşır.”

“Bankalar son 2-3 yıldır özkaynaklarını eritiyorlar”

“2025 yılına başlarken çok daha iyi bir 2025 yılı öngörmüştük. Aslında kur tahminimiz beklediğimiz gibi gerçekleşti. Enflasyon tahminimiz beklediğimizin üzerinde gerçekleşti. Merkez Bankası’na paralel düşünüyorduk. Biz yüzde 29’un altında bir enflasyonla yılı kapatacağımıza inanıyorduk. Ama dediğim gibi yaşanan o büyük oynaklık ve ağırlıklı olarak da ekonomiden değil siyasetten kaynaklı olan oynaklık nedeniyle bu yıl arzu ettiğimiz noktanın çok gerisinde kaldık.”

“Ne reel sektörün ne de bankaların hedef tutturabildiği bir yıl oldu”

“Bankalar aslında son 2-3 yıldır öz kaynaklarını eritiyorlar. Özkaynak karlılığı enflasyonun altında olduğu için bankaların özkaynağı azalıyor. Ama bu krize güçlü girildiği için de hala daha bankalar gücünü koruyor. Ama özkaynağın da eridiğini biliyor olmamız gerekiyor. O yüzden 2025 yılı ne reel sektörün ne bankaların hedef tutturabildiği bir yıl olmadı. Merkez Bankası ile aynı kaderi hepimiz paylaştık.”

Hem mevduat hem de kredi tarafındaki faizlerdeki bu denklikte sıkılaşma sizin planlarınızı nasıl etkiliyor?

“Evet. Yani olumsuz etkiliyor. Çünkü Türk Lirası kredi talebi neredeyse yok. Finansal okur yazarlığı olan büyük kurumsal ve ticari firmaların hiçbirisi bu oranlarla ticari TL kredi talep etmiyorlar. Ağırlıklı olarak YP kredi talebi var. Yabancı para kredi talebi var. Onda da makro ihtiyat tedbirler nedeniyle büyüme sınırları var. Onu da arzu ettiğimiz şekilde veremiyoruz. Dolayısıyla kredi konusunda bir ters seçim problemine neden olabilecek ve verdiğiniz zaman ancak o maliyetlerle kredi alanların en zor ve en son noktada olan firmalar olup aktif kalitesini bozma riski taşıyor. Sizin verebileceğiniz müşteriler bu krediyi istemiyorlar. O yüzden bir tıkanıklık ve sorun var. Bu bankaların aktif kalitesini etkileyebilir 2026 yılında, sorumlu alacak oranlarının artmasına neden olabilir.”

“Kredi ve mevduat tarafında sistemin bir an evvel rahatlaması gerekiyor”

“Hiçbir zaman sistemik bir boyuttan, sistemik risk yaratacak bir boyuttan bahsetmiyorum ama şu içinde bulunduğumuz durum çok rahat bir durum değil. O yüzden bir an evvel o normalleşme dediğimiz mevduat ve kredinin mevduat sahibinin birikimini yapmasını teşvik edecek. Ama kredi talep edenin de kredisini rahat kullanıp finansman maliyetini katlandıktan sonra hala kar edebilmesine imkan sağlayan bir finansman gideri noktasına getirecek olan seviyelere inmesi gerekiyor. Şu anda ikisi de bu seviyede değil. Tasarruf sahibini yatırım yapmaktan alıkoyuyor. Doğrudan faizde kalmasına neden oluyor. Kredi ihtiyacı olan müşterinin de kredi kullandığında tüm kazancını bankalara vermesi gerekiyor. Burada tarafların birbirine düşmesine neden olabilecek olan sorun var. Bunun mutlaka çözülmesi ve rahatlaması gerekiyor sistemin. Çok sürdürülebilir olarak görmüyorum içinde bulunduğumuz durumu.”

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.