Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Kara Cuma: Trenden ne zaman inilir? Disiplinli yatırımcının 6A kuralı

Yayınlanma:

|

Kıymetli metallerde uzun bir süredir taşıdığımız alım yönlü (uzun) pozisyonlardan Davos Zirvesi ardından çıkan bir ekip olarak, bugün kurumsal bültenimizin büyük bir kısmını farklı bir ton ile kaleme alacağım.

Altın cephesinde yaşanan yükseliş isteğini 3,400 dolardan bu yana her gün bültenimize taşırken, gümüş cephesinde ise uzun pozisyonlarımızı geçen yıl yaz aylarında 35 dolar seviyesinin yukarı yönlü geçilmesiyle açmıştık. Akabinde kasım ayında 54 doların geçilmesi ile pozisyonlarımız ciddi mânâda büyütmüş, çok yıllı teknik çalışmamız kapsamında 95-96 dolar bandını hedeflemiştik.

Davos Zirvesi’ne damga vuran Trump sonrası hedeflediğimiz seviyelerin gerçekleşmesiyle gümüş pozisyonumuzdan kâr al çalıştırarak çıkmış, akabinde söz konusu seviyenin aşılması durumunda neler olabileceğini (aşırılık) hep beraber gözlemeyeceğimizi belirtmiştim. Özellikle maraton koşu grubundaki arkadaşlarıma, 95-96 sonrası hareketin artık bir noktada 20 dolar artış-azalış şeklinde yaşanabileceğini düşündüğümü ifade ederken, bültenlerimizde de teknik göstergelerin aşırıya kaçtığına dikkat çekerek temkinli olunması yönünde uyarılarda bulunmuştuk. Gümüş pozisyonlarımızın hedefe ulaşması sonrası disiplinli bir trader olarak kâr stratejisini uygularken, altın uzun pozisyonlarımızdan da aslında neredeyse hiçbir niyetimiz yokken birlikte çıkmaya karar verdik! Altını sattığımızda ons fiyatı 5 bin doların hemen altında idi.

Tren tüm sürati ile giderken, trenden inme kararımıza Altı adet gözlemin belirleyici olduğunu peşinen söylemem gerekiyor. Hafta sonu bir kahve dükkânında rapor okurken ve bülten hazırlıkları için grafiklere bakarken, kahve fincanlarını toplayan bir çalışanın “Ne trade ediyorsunuz, gümüş mü?” diye sorması… Kendisinin de gümüş aldığını, fiyatın yukarı gitmeye devam etmesinden çok mutlu olduğunu anlatması… Ertesi gün markette yoğurt seçerken arkamdan gelen bir sesin “Gümüş çok daha yukarı gidecek” dediğini duymam ve gayriihtiyarı bunun bana mı söylendiğini düşünerek arkamı dönmem… Bankanın asansöründe katları tırmanırken personel arkadaşlarımın bültenlerden esinlenerek gümüş iştahlarının kabardığını fark etmem; emeklilik yaşı gelen başka bir meslektaşımın “Altın mı gümüş mü almalıyım” sorusuna da cevap vermem…

2024 yılı sonunda bankamızın müşterileri ile gerçekleştirdiğim 2025 yılı strateji sunumunda, portföylerde altına daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini anlatırken gümüşün de büyük bir potansiyel taşıdığını vurgulamıştım. Son haftalarda, altın fiyatının 5 bin dolar seviyesine yaklaşması, gümüşün ise her gün rekor kırması ile “altın ve gümüş alalım mı?” sorusunu kaç kişiyle konuştuğumu inanın ben de hatırlamıyorum. Masanın diğer tarafında oturan biri olarak talebin nasıl hızla arttığını çok net gözlemlerken, hayatında hiç altın hesabı açmamış müşterilerin sıraya girdiğini söylesem inanır mısınız bilemiyorum. Sayıların diliyle konuşacak olursak, talebin nasıl aşırıya kaçtığını, TCMB’nin haftalık bültenleri ile son haftalarda yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatlarının üçte birinden fazlasının kıymetli maden olmasıyla anlatmaya çalıştım. Tüm bu göstergeler bir araya geldiğinde, trenin raydan çıkmaya artık çok yaklaştığını anlamıştık!

Bankamızın Hazine ekibinin başarısında çok büyük bir rolü olan kıymetli teknik analiz hocamız Ali Perşembe’yi sevgi ve saygılarımla bir kez daha bültenimize taşımak istiyoruz. Ali hocam, bizlere verdiği eğitimde anlattığı çok güzel bir metafor hâlen daha bugün kulağıma küpedir. Ali hoca kapıdan girdiğinde, yaşlı teyzeler ile konken oynayan annesi “oğlum Ali gümüş almamız lâzım, fiyatı çok daha yukarıya gidecekmiş” der. Ali hoca dönüp bize der ki, o noktada artık ne var ne yok satacaksınız. Bilin ki “budala sendromu” başlamıştır. Basitçe, haber uçurumun eşiğindeki annesine kadar gitmiştir. Alacak artık başka biri kalmamıştır! Buna Annem maddesi diyoruz. Teknik bir bakış açısı ile grafikler Aşırı dikleşmiş, RSI gibi indikatörler Aşırı alım bölgelerinde tarihî zirveleri zorlarken, hacmin ise ciddi mânâda Arttığını gözlemledik.

Gümüşü satmaya karar verdiğimiz günün sabahında, yolda işe giderken, beni arayan bir arkadaşım “abi akşam uyuyamadım bütün gece telefon elimde gümüşü takip ettim” dedi. Buna da Asabiyet diyoruz. X (Twitter) ortamında herkes gümüşün enflasyon ile ayarlanmış fiyatı için ‘gökyüzünü’ işaret ederken, on haberin dokuzu kıymetli metallere ayrılmışsa buna da Aşırı haber (iyimserliği körükleyen) medya diyoruz. Aşırı volatiliteyi de eklersek, bilin ki dönüş (tepeden) artık çok yakındadır!

Neredeyse 25 yılı aşkın tecrübem ve Ali Perşembe hocamızın trading disiplinini alan biri işlemci (trader) olarak, çok açık bir şekilde yaşananların beni hiç de şaşırtmadığını söylemem gerekiyor. Trenin son vagonuna binen ve inecekleri durağı hiç hesaplamayan, fiyatın mütemadiyen yukarıya gideceğini düşünen yatırımcılar, bu noktadan sonra umutla bekleyeceklerini düşünüyoruz. Gümüşün ons fiyatı, perşembe günü 121 dolar seviyesini aşmasının ardından, haftanın son işlem gününde, 77 dolar seviyesine kadar gerileyip haftayı 84 dolar seviyelerinden tamamladı. Benzer bir şekilde, altının ons fiyatı da, söz konusu dönemde, 5,594 dolar seviyesini test edip 4,695 dolara kadar gerilemesi ardından haftayı 4,864 dolar seviyesinden tamamladı. Bu düşüşün altın ve gümüşün piyasa değerinden 7,6 trilyon dolar sildiğini hesaplıyoruz! Düşüşün yeni gün ve hafta başlangıcında da devam ettiğini aşağıda anlatacağız.

Doların değer kaybını uzun bir süredir seyreden başka bir arkadaşım, 4,700 dolar seviyelerinde artık dayanamayarak alım yaptığını anlatırken, ilk günkü psikolojisinin “ben aldım, artık düşer” olduğunu, fiyat yükselmeye devam edince emeklilik ve balık tutma hayallerinin yeniden kurulduğunu; hafta sonu ise klasik “Ben sana demedim mi” noktasına tekrar gelindiğini söylemem gerekiyor.

Yatırımcıların en büyük hatası, kanaatimce, risk kontrolü, oyun planı ve kişisel kontrol eksikliğinden kaynaklanıyor. En basitiyle trading için ‘disiplin’ gerekli. Pozisyona girmeden önce ya da alım satım kararı vermeden önce, hangi vadeyle pozisyona soyunduğunuza karar vermeniz gerekiyor. Bir saat sonra satmak için mi aldınız yoksa çocuğunuzun geleceği için uzun vadeli mi yatırım yapıyorsunuz. Alınan pozisyonun kâr al ve zarar kes seviyelerini belirlediniz mi? Pozisyondan çıktıktan sonra tekrar hangi seviyeden pozisyona geri gireceğinizi çalıştınız mı? Bu soruların cevapları defterinizde yazılı değilse, istemeden de olsa uzun vadeli yatırımcı olur; en sonunda da genellikle dipte pes ederek pozisyondan çıkarsınız. Yarın yine burada olabilmek için, evinize ve arabanıza gösterdiğiniz özeni paranıza da göstermeniz gerekiyor! Aksi hâlde “Ben aldım düştü, sattım yükseldi” nakaratı hiç bitmeyecektir.

Konuya biraz farklı bir yaklaşımla baktıktan sonra, önümüze bakalım. Temel mânâda kıymetli madenleri yukarıya taşıyan ana dinamiklerin hâlen daha yerli yerinde olmaya devam ettiğini görüyoruz. Bunların da neler olduğunu bültenlerimizde uzun bir süredir enine boyuna irdeledik. En temel argüman olarak zayıf dolar temasının korunmaya devam ettiğini söyleyebiliriz. Gümüşte dip çalışmalarının nerede olacağını şu anda söylememiz çok zor. Bu nedenle, yükselişin başladığı 50 dolar seviyesinin aşağı yönlü geçilmemesi durumunda, hâlen daha gümüşten söz etmeye devam edeceğiz. Altın için ise 3,400 seviyesinden başlayan yukarı yönlü hareket sonrası ilk düzeltme seviyesini dip olarak düşünürsek, test edilen 5,591 dolar zirvesinin %61,8 düzeltme seviyesini yaklaşık olarak 4,550 dolar seviyesine işaret ediyor. Söz konusu seviyenin aynı zamanda yükseliş trend çizgisine de denk geldiği not etmemiz gerekiyor. Görülmesi durumunda, alım yönünde değerlendirmeyi planlıyoruz (bakınız grafik).

Geride bıraktığımız hafta bilanço açıklayan ve beklentiyi karşılayamayarak hayal kırıklığı yaratan teknolojinin ağır sikleti Microsoft sonrası yeni haftaya piyasaların oldukça yoğun bir gündemle girdiğini not etmemiz gerekiyor. ABD’de en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 içerisinde yer alan şirketlerin yaklaşık dörtte biri bu hafta finansal sonuçlarını açıklayacak. Özelinde, Alphabet ve Amazon bilançolarının yapay zekâ (AI) temalı büyüme beklentilerini ne kadar cevap verebileceğine bakacağız.

Microsoft, bulut gelirlerindeki zayıflığın gölgesinde haftayı %8’e yakın düşüşle neredeyse son on ayın dibinde tamamlarken, teknoloji hisselerinde satış baskısını artırdı. Bu minvalde, haftanın son iş gününü %1 düşüşle olumsuz mânâda ayrışarak tamamlayan Nasdaq ardından, yeni gün ve hafta başlangıcında, Pasifik’in diğer ucunda da havanın bozduğunu söylememiz gerekiyor. Kıymetli metallerde son günlerde yaşanan ‘erime’ genel hatları ile moral bozarken, bu hafta açıklanacak yoğun şirket bilançoları ve önemli ekonomik veriler de risk iştahını baskıladı. Japonya dışında kalan en geniş tanımlı MSCI Asya-Pasifik endeksi %1’den fazla gerilerken, son dönemin flaş ismi Güney Kore borsası %5’den fazla geriledi; Hong Kong ve Tayvan borsalarında düşüş %2’yi aştı. Şangay borsası kayıplar kervanına %1’den fazla düşüşle eşlik ederken, gösterge endeks Tokyo borsası, iktidar partisinin seçimleri rahat kazanacağına dair anketlerin yarattığı iyimserlikle %0,8 gerileyerek bir nevi pozitif ayrıştı.

ABD Başkanı Trump’ın Fed başkanlığı için aday gösterdiği Kevin Warsh’un faiz indirimlerine tamamen karşı olmasa da sanıldığı kadar güvercin bir isim olmadığının anlaşılması, dolar açısından destekleyici, faiz getirisi olmayan altın için ise olumsuz bir algı yaratıyor. Öte yandan CME Group’un kıymetli metaller vadeli işlemlerinde teminat (margin) oranlarını artıracağını açıklaması, Kara Cuma sonrası bu sabah da düşüş isteğinin devam etmesine neden olduğunu görüyoruz. Teminat artışı, yatırımcıların aynı pozisyonu taşımak için daha fazla nakit bulundurmasını mânâsına geldiğini ve genelde satış baskısı yarattığının altını çizmek isteriz. Altının ons fiyatı 4,650 dolar, gümüşün ons fiyatı ise 75 dolar seviyelerine kadar bu sabah gerilerken, platin ve paladyumda da düşüş kervanına %3’ten fazla düşüşe eşlik ettiğini görüyoruz.

Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin cephesinde ise, haftalarca 88-89 bin dolar seviyesinin kıyısında yaşanan ‘can çekişme’ sona ererken, bu sabah aşağıda ilk hedef seviyemiz olan 75-76 bin dolar aralığının test edildiğini görüyoruz. Bu seviyelerde tutunamaması durumunda, daha da aşağıda 63-64bin aralığını takip edeceğiz (bakınız grafik). Dolar endeksi, yılın ilk ayını teknik mânâda oldukça önemli bir seviye olan 97’nin altında tamamlayarak son 15 yılın yükseliş isteğine son vermesi ardından yeni aya hafif de olsa yükselişle başladığını görüyoruz.

Dönelim Türk mali piyasalarına. Yıla oldukça iyi bir başlangıç yapan TL ve TL cinsi varlıkların geride bıraktığımız haftayı da iyimser tamamladığını görüyoruz. USDTRY kuru otoritenin kontrol sahasında 43,50 seviyelerine gelirken, hisse senetleri hem yerli hem de yabancı ilgisi ile yükselmeye devam ettiğini görüyoruz.  Borsa İstanbul ana endeksi haftanın son işlem gününü yatay tamamlasa da, yılın ilk ayını %23 gibi etkileyici bir performans sergileyerek tamamladı. Haftanın son iş gününde %3’e yakın yükselen bankacılık endeksi, ilk ayı da %21 yükselişle tamamladı. Teknik mânâda %20’den fazla yükseliş boğa piyasasının başladığını gösteriyor. Kıymetli madenlerde çıktıktan sonra Akbank uzun pozisyonumuzun yanına Turkcell, THY ve Koç Holding’i de ekledik. CDS risk primi 220 baz puan seviyesine yatay seyrederken, tahvil piyasasına yönelik ilginin de korunduğunu görüyoruz.

Her ayın ilk günü olduğu üzere, İstanbul Ticaret Odası (İTO) dün Ocak ayı enflasyon rakamlarını yayımladı. Buna göre, aylık TÜFE artışı %4,56 olurken yıllık gerçekleşmeyi de %36,15 seviyesine getirdi. Alt kalemler bazında bakarsak, giyim hâriç genele yayılan bir yükseliş görüyoruz. Yarın açıklanacak resmî enflasyon verisi öncesinde, hafta sonu, TCMB makro ihtiyati tedbirler üzerinden kredi kanallarını biraz daha sıkma yönünde (YP krediler ile tüketici kredilerine yeni tavanlar getirildi) bazı kararlar aldı. Öte yandan, BDDK’dan kredi kartı limitleri konusunda çok sert önlemler getirildi. Ayrıca, yeni kart limiti verilirken de gelir teyidi gerekecek. Bu adımların banka hisseleri üzerinden negatif etki doğurma ihtimalini göz ardı etmiyoruz.

Makro cephede ise her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD’de istihdam verilerine bakacağız. Fed’in faiz indirimlerine ara verdiği bir dönemde, işgücü piyasasının seyrine dair veriler faiz beklentileri açısından kritik önem taşıdığını unutmamak gerekiyor. Vadeli piyasalar şu aşamada Fed’in bir sonraki adım için haziran ayını öne çıkarırken, sene sonuna kadar 50 baz puanlık bir indirim öngörülüyor.

Altın

177000997313110a8880faa989cdec74b03f1971c8_1_1200.jpg

Bitcoin

1770009973f64a33405d8bc6985285ee847aafc338_2_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Uzun bayram tatili dönüşü, hem içeride hem de dışarıda dün oldukça yoğun bir günü geride bıraktık. Gözlerin çevrili olduğu Orta Doğu’da barış anlaşması neredeyse imzalandı derken, dün sabah bültenimizde de ele aldığımız üzere, İsrail’in Lübnan’a saldırılarının artması iplerin âdeta gerilmesine neden oldu. İran, İsrail’in tutumunu ya da saldırganlığını neden göstererek müzakereleri askıya aldığını duyurdu.

Küresel mali piyasaların da ilk nazarda tepkisi kuşkusuz olumsuz oldu. Günün son işlem saatlerine doğru İran cephesinden gelen haber risk iştahının bozulmasına neden olurken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı neredeyse 5 dolar artış kaydederek 98 dolar seviyesine yükseldi. Son dönemlerde güvenli liman olarak ön plana çıkan dolar (DXY) değer kazanırken, piyasaların kılavuz kargası konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi yeniden %4,50 seviyesinin üzerine tırmandı. Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin ise bir kez daha satış baskısına maruz kaldığına tanıklık ettik.

Günün son işlem saatlerine satıcılı ve moral bozukluğuyla giren piyasalar, gece ilerleyen saatlerde ABD Başkanı Trump’ın İran ile görüşmelerin sürdüğünü açıklamasıyla kayıplarını kısmen de olsa telafi ettiğini gördük. İran basını, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişletmesinin ardından dolaylı görüşmelerin durdurulduğunu öne sürerken, Trump kendilerine böyle bir bildirim yapılmadığını söyledi. Trump’ın gün içerisinde yaptığı açıklamalarda ise hem “görüşmeler devam ediyor” hem de “biterse umurumda değil” mesajını vermesi, sürecin ne kadar belirsiz bir zeminde ilerlediğini de çok net bir şekilde ortaya koydu.

Hatırlarsanız bizler en kötünün geride kaldığını iddia ederken, bundan sonraki sürecin ise uzun ve netameli geçeceğini belirtmiştik. Nitekim, piyasalar da bizimle aynı görüşte olacak ki, tarafların ne söylediğinden ziyade diplomatik kapının tamamen kapanmadığına kanaat getirerek gecenin son işlem diliminde nefeslenme şansı buldu. Brent petrolün varil fiyatı olumsuz haber akışıyla 98 dolara kadar tırmanması ardından geceyi 95 dolar seviyesinin altında tamamladı. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde 4,545 dolar seviyesine tırmanarak yeni aya ılımlı bir başlangıç yapmasının ardından olumsuz haber akışının da yardımıyla 100 dolar gerileme kaydederek günü de 4,500 dolar sınırına yakın bir seviyede kapattı. Gümüşün ons fiyatının ise 75 dolar seviyelerinden uzaklaşamadığı dikkatimizi çekerken, bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise son sekiz haftanın en düşük seviyesi olan 70 bin dolar seviyelerine kadar geriledi.

Görüleceği üzere, cephede atılan her diplomatik adım piyasaları rahatlatırken, sahadan gelen her yeni çatışma haberi ise enerji fiyatları üzerinden küresel ekonomiyi yeniden baskı altına alıyor. Bu bağlamda, İran, Lübnan’daki saldırıların devam etmesi hâlinde ABD ile yürütülen görüşmelerden çekilebileceğinin sinyalini verirken, Hürmüz Boğazı’nın ardından Bab el-Mendeb Boğazı’na yönelik tehditlerini de artırdığını görüyoruz. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bu güzergâhlara ilişkin endişeler petrol fiyatlarını bir günde %4 yukarı taşıdı. Bu gelişmeler cereyan ederken, bu sabah haber akışında Lübnan, İsrail ile Hizbullah arasında kısmi bir ateşkes sağlandığını duyurdu. Anlaşma, İsrail’in Beyrut ve çevresindeki Hizbullah kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını durdurmasını, Hizbullah’ın ise İsrail’e yönelik saldırılarını askıya almasını öngörüyor. Ancak bu gelişmenin savaşın sona erdiği anlamına gelmediğini de not etmek gerekiyor. Lübnan’ın güneyinde çatışmalar sürerken, İsrail ordusu Lübnan’dan atılan roketleri önlediğini açıkladı.

ABD borsaları dün geceyi ılımlı yükselişlerle tamamlamasının ardından yeni gün başlangıcında piyasalarda kısmen de olsa huzursuzluğun devam ettiğini görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemleri %0,5 civarında gerilerken, Pasifik’in diğer ucunda da bu sabah karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Orta Doğu’dan gelen karışık mesajları yorumlamakta zorlanan Asya piyasalarında dün görülen rekor seviyelerin ardından bugün özellikle teknoloji ve yapay zekâ bağlantılı hisselerde kâr satışları etkili oldu. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,6 değer kaybederken, son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası ise %2’den fazla geriledi.

Son haftalarda yapay zekâ temalı hisselerin öncülüğünde çok hızlı yükselen piyasanın teknik olarak aşırı alım bölgesine ulaşması satışları hızlandırırken, gözler Orta Doğu’dan gelecek haberlere çevrilmiş durumda. Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında sınırlı bir ateşkes açıklansa da çatışmaların tamamen sona ermemesi ve İran ile ABD arasındaki görüşmelere ilişkin belirsizlikler temkinli seyrin korunmasına neden oluyor. Güvenli liman özelliğiyle ön plana çıkan dolar, savaşın ilk döneminde güç kazanmasının ardından son günlerde kararsız bir seyir izlerken, her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD istihdam verileri piyasaların yön tayini açısından kritik önemde olacağını tekrar hatırlatmak isteriz. Enerji fiyatlarının tetiklediği enflasyon kaygısı birkaç ay önce hâkim olan faiz indirimi beklentilerini topyekûn rafa kaldırırken, Fed’in bir sonraki adımının faiz artırımı yönünde olacağına da %50 ihtimal tanınıyor. Japon yeni ise dolar karşısında 160 seviyesine yaklaşarak müdahâle riskini yeniden gündeme taşıdığını not edelim.

Yurt dışında hem savaş haberleri hem de merkez bankalarının bir sonraki adımına ışık tutacak ekonomik veriler aynı anda takip edilirken, Türkiye cephesinde ilaveten siyasi gelişmeler de izleniyor. CHP tarafında butlan kararının ardından karmaşık ve çok başlı bir yapının hâkim olduğunu not etmemiz gerekiyor. Grup Başkanı Özel bugün grup toplantısı çağrısı yaparken, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ise Özel’in grup başkanlığına itiraz ettiği yönünde haberler görüyoruz. CHP’de 111 milletvekilinin imzasıyla olağanüstü kurultay çağrısı yapıldığını da okuyoruz.

Makro cephede ise bayram sonrasında dün pek çok verinin açıklandığını gördük. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %2,5; bir önceki çeyreğe göre ise %0,1 oranında büyüme kaydetti. İlk çeyrek sonuçlarının bayat bir veri olduğunu düşünürsek, büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi PMI endeksi Mayıs ayında yukarı yönlü hareket ederek 49,8 seviyesine gelmek suretiyle son iki yılın zirvesine yükseldi. PMI verisinde 50 seviyesinin altı daralma olarak yorumlansa da, verideki canlanmaya dikkat çekmek isteriz. Öte yandan, İTO’nun İstanbul için açıkladığı Mayıs ayı enflasyon verisi gıda ve alkolsüz içecekler kaleminde ılımlı yükselişle %1,53 artış kaydetti. Bu sonuçla yıllık enflasyon, %36,83 seviyesinden %36,77 seviyesine geriledi. Bayram tatili nedeniyle resmî enflasyon verisinin TÜİK tarafından Cuma günü açıklanacağını, beklentinin de %1,5 civarında olduğunu not edelim.

Türkiye PMI

17803740454e90d88c9fcdf25ed74f2c40852a548b_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bitcoin ATM Devinin Çöküşü

Yayınlanma:

|

Yazan:

Bitcoin Depot İflas Korumasına Başvurdu, 9 Binden Fazla Kripto ATM Kapandı

ABD merkezli kripto para ATM devi Bitcoin Depot, artan yasal baskılar, yükselen uyum maliyetleri ve sert düşen gelirleri nedeniyle Chapter 11 kapsamında gönüllü iflas koruma başvurusunda bulundu. Şirket, dünya genelindeki 9 binden fazla kripto para ATM’sini devre dışı bıraktığını açıkladı.

Bir dönem Kuzey Amerika’nın en büyük Bitcoin ATM operatörü olarak gösterilen şirketin çöküşü, kripto sektöründeki “fiziksel erişim” modelinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattı.

Düzenleyici Baskılar İş Modelini Çökertti

Şirket CEO’su Alex Holmes yaptığı açıklamada, özellikle ABD eyaletlerinin son dönemde kripto ATM işletmecilerine yönelik çok daha sert düzenlemeler getirdiğini belirtti.

Yeni düzenlemeler kapsamında:

  • İşlem limitleri düşürüldü,
  • Kimlik doğrulama (KYC) zorunlulukları ağırlaştırıldı,
  • Kara para aklama önleme (AML) yükümlülükleri artırıldı,
  • Bazı eyaletlerde kripto ATM faaliyetleri tamamen yasaklandı,
  • Dolandırıcılık mağdurlarına yönelik operatör sorumlulukları genişletildi.

Şirket yönetimi, mevcut düzenleyici ortam altında iş modelinin artık sürdürülebilir olmadığını açıkladı.

Gelirler Sert Düştü

Bitcoin Depot’un 2026 yılı ilk çeyrek finansalları da alarm vermişti:

  • Gelirler yıllık bazda %49,2 düştü,
  • Şirket yaklaşık 9,5 milyon dolar net zarar açıkladı,
  • Daha önce yaşanan 3,7 milyon dolarlık kripto cüzdan saldırısı mali yapıyı daha da bozdu.

Şirket hisseleri Nasdaq’ta sert düşüş yaşarken bazı işlemlerde günlük kayıp %70’in üzerine çıktı.

Kripto ATM Modeli Neden Çöküyor?

Uzmanlara göre Bitcoin ATM sistemi ilk yıllarda “nakitten kriptoya hızlı geçiş” avantajıyla büyüdü. Ancak zamanla sektör şu sorunlarla karşı karşıya kaldı:

1. Dolandırıcılık Vakaları

Kripto ATM’leri özellikle yaşlı kullanıcıları hedef alan dolandırıcılık şebekelerinde sık kullanılmaya başladı.

2. AML ve MASAK Benzeri Baskılar

ABD’de FinCEN ve eyalet düzenleyicileri, yüksek risk nedeniyle sektöre çok daha ağır yükümlülükler getirdi.

3. Yüksek Operasyon Maliyeti

ATM lojistiği, nakit yönetimi, mağaza komisyonları ve güvenlik maliyetleri ciddi şekilde arttı.

4. Kripto Kullanım Alışkanlığının Değişmesi

Kullanıcılar artık mobil uygulamalar ve merkezi borsalar üzerinden çok daha düşük maliyetle işlem yapabiliyor.

“Bu Sadece Başlangıç Olabilir”

Sektör uzmanları, Bitcoin Depot’un iflasının sadece tekil bir şirket problemi olmadığını düşünüyor. Özellikle ABD’de faaliyet gösteren diğer kripto ATM operatörlerinin de benzer baskılar altında olduğu belirtiliyor.

Kripto sektöründe uzun süre “ana akım benimsenmenin vitrini” olarak gösterilen ATM ağlarının, artık yüksek regülasyon ve düşük kârlılık nedeniyle hızla küçülme sürecine girebileceği konuşuluyor.

Türkiye Açısından Ne Anlama Geliyor?

Türkiye’de doğrudan yaygın bir kripto ATM ağı bulunmasa da gelişme önemli mesajlar içeriyor:

  • Kripto sektöründe regülasyon baskısı küresel ölçekte sertleşiyor,
  • AML/KYC yükümlülükleri artık tüm fintech ve kripto şirketlerinin merkezinde,
  • “Denetimsiz büyüme” modeli sürdürülemez hale geliyor,
  • Fiziksel kripto erişim kanalları yüksek risk kategorisine giriyor.

Özellikle MASAK düzenlemeleri sonrası Türkiye’de de kripto platformları için daha sıkı denetim süreçlerinin gündeme gelmesi beklenebilir.

Sonuç

Bitcoin Depot’un çöküşü, kripto sektörünün artık “vahşi batı” döneminden çıktığını ve yüksek regülasyon dönemine girdiğini gösteriyor.

Bir dönem finansal özgürlüğün sembolü olarak görülen Bitcoin ATM’leri bugün; dolandırıcılık, uyum maliyetleri, yasal riskler ve düşük kârlılık nedeniyle sektörün en kırılgan alanlarından biri haline dönüşmüş durumda.

Bu iflas aynı zamanda şu soruyu yeniden gündeme taşıyor: “Kripto sektöründe ayakta kalacak olanlar teknoloji şirketleri mi olacak, yoksa regülasyona tam uyum sağlayabilen finansal kurumlar mı?”

bankavitrini.com

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Enflasyon korkusu: DXY kükredi, faizler sıçradı, piyasa Warsh’ı teste hazırlanıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Orta Doğu’da devam eden enerji gerilimi ve yükselen enflasyon endişeleri, küresel piyasalarda haftanın son iş günü büyük çaplı satışları beraberinde getirdi. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatının 109 doların üzerine çıkarak haftayı tamamlaması, normalleşme beklentilerinin ertelenmesine neden olurken, ABD tahvil faizlerinin son bir yılın zirvesine çıkması da âdeta tuz biber oldu. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,60, 30 yıllık tahvil faizi ise %5,13 seviyesine yükselirken, piyasalar Fed’in bu yıl yeniden faiz artırabileceğini fiyatlamaya başladı. Vadeli kontratlara göre, Aralık ayında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimali bir hafta önce %14 seviyesindeyken, şimdi yaklaşık %50 seviyesine yükselirken, daha da önemlisi, Ocak 2027 toplantısına yönelik artırım ihtimali de ilk kez %58 seviyesine yükseldi. Daha basit bir anlatımla, piyasa artık 2027 başında Fed’in yeniden faiz artırabileceğini baz senaryo olarak fiyatlamaya başladı.

Yükselen faiz baskısı hâliyle risk iştahını baskılarken, hisse senedi ve emtia piyasalarında sert satışları beraberinde getirdi. Risk iştahı denince akla gelen Nasdaq ve S&P 500 haftanın son iş gününü %1,5 civarında düşüşle tamamlarken, yapay zekâ rallisi ile yükselen teknoloji hisselerinde çözülme dikkat çekti. Özellikle, ABD yönetimi, Çinli şirketlerin Nvidia’nın en güçlü H200 yapay zeka çiplerini satın almasına onay vermesine rağmen, Pekin yönetimi yerli teknolojiyi desteklemek ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla bu alımları durdurması Nvidia’nın haftanın son iş günü %4,4 gerilemesine neden olurken, benzer kulvarda koşan AMD ise %6’ya yakın geriledi. Çarşamba günü açıklanacak Nvidia bilançosuyla birlikte yapay zekâ rallisinin sürdürülebilirliği hakkında ciddi ipuçları alacağız.

ABD’de geçen hafta hem üretici hem de tüketici enflasyonun yüksek gelirken, sanayi üretimi verilerinin de güçlü gelmesi, ekonominin hâlâ sıcak kaldığını göstererek faiz baskısını daha da artırdı. Güçlü ABD ekonomik verileri ve artan enerji maliyetleri, yüksek büyüme ve yüksek enflasyon kombinasyonunu yeniden fiyatlamasına neden olurken, faiz getirisi olmayan kıymetli madenler, beklenti setinde yaşanan değişim ardından sert bir şekilde satıldı. Döviz piyasasında dolar (DXY) üst üste beşinci günü de yükselişle tamamlarken, son iki ayın en güçlü haftalık performansına da imza attı. Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri altının ons fiyatını 4,540 dolar seviyesine iterken, haftalık bazda da kayıp %4 oldu. Benzer bir şekilde, yükselişi de düşüşü kadar sert olan gümüş tüm kazanımlarını geri vererek 76 dolar seviyesinden haftayı tamamladı. Altı günden 72 dolardan 89 dolar seviyesine yükselen gümüş, iki günde %14 düştü. Altın uzun pozisyonumuzu hafta ortası hafifletirken, gümüş uzun pozisyonlarımızı daha da güçlendirmiştir. Havanın bozulmasına paralel Cuma günü tüm pozisyonları kapatarak “square” pozisyona geçtik.

Açık söylemek gerekirse, bu kadar hızlı bir bozulma beklemiyorduk. Ancak piyasaların en önemli gerçeğinin de değişmediğini unutmayalım: trade never ends – yani işlem fırsatı hiçbir zaman tükenmez. Bu nedenle geriye dönüp takılmak yerine önümüze bakmaya devam edeceğiz. Yeter ki disipline, kâr almayı, iz süren stop kullanmayı ve gerektiğinde zarar kesmeyi tavizsiz şekilde uygulamayı sürdürelim. İşin belki de en zor kısmının, kaybedilen bir maçın ardından yeniden sahaya çıkabilmek olduğunu biz de çok iyi biliyoruz. Ancak çelik gibi sinirlere ve sarsılmaz bir disipline sahipseniz, piyasa ne kadar sert olursa olsun ‘yarın yine buradayım’ deme gücünü kendinizde bulabilirsiniz.

Bu bağlamda, çiçeği burnunda Fed Başkanı Warsh’ın ne yapacağını hep birlikte takip ederek biraz soluklanmaya çalışacağız. Doların ‘kükremesiyle’ kraliyet aslanı Sterlin günlerdir süren düşüş serisini devam ettirerek haftayı 1,33 seviyesinin diplerinde ve son beş haftanın en düşüğünde tamamladı. İngiltere’de zor günler geçiren Başbakan Starmer ve İşçi Partisi içinde başlayan liderlik tartışmaları sterlin üzerinde baskıyı artırıyor. İngiltere’de 30 yıllık tahvil faizi %5,85 seviyesine yükselerek 1988’den bu yana en yüksek seviyeye gelirken, ortak para birimi EUR’nun da dolar karşısında 1,1620 seviyesine kadar gerilediğini görüyoruz. Daha da aşağıda 1,16 seviyesine dikkat çekeceğiz.

Powell’ın Fed Başkanlığı’ndaki son günü, küresel mali piyasalar açısından pek de sevimli geçmedi Piyasalar, Trump’ın desteklediği yeni başkan Warsh’ın yeni dönemde enflasyona karşı ne kadar sert duracağını test etmeye hazırlanıyor. Cuma günü yaşananlar bir tesadüf mü tam olarak bilemesek de, faiz indirim umutlarıyla gelen Warsh’ı pek de kolay günlerin beklemediğini görüyoruz. Özellikle, Fed Komite Üyelerini ikna etmekte oldukça zorlanacağını düşünüyoruz. Warsh’ın piyasaya daha az müdahâle eden ve bilanço küçültmeyi savunan yaklaşımı, tahvil faizlerindeki yükselişle birlikte yatırımcıların odağına yerleşmiş durumda olduğunu göz ardı etmeyelim.

Türkiye cephesinin de hâliyle küresel satış baskısından uzak kalamadığını gördük. Bir şirketin tahvil itfasını gerçekleştiremeyerek temerrüde düşmesi de yatırım fonlarına yönelik soru işaretlerinin yeniden artmasına neden oldu. BİST100 endeksi haftanın son iş gününü %2’ye yakın düşüşle tamamlarken, CDS risk primi haftanın ilk işlem gününde 243 baz puana yükseldi. Enflasyon kaygılarına paralel iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi haftayı %42,4 seviyesinden tamamladı. TCMB Mayıs ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’nin sonuçlarını açıkladı. Bu bağlamda, Enflasyon Raporu’nda TCMB yıl sonu enflasyon tahmini %26 olarak belirlerken, piyasa aktörlerinin tahmini %28,94 seviyesinde yer aldı. 12 ay sonrasına ilişkin TÜFE enflasyonu tahmini %23,8, 24 ay sonrasına ilişkin tahmin ise %18,4 seviyesine yükseldiğini gördük. Piyasalar ilk faiz indirimini 100 baz puanla Eylül ayında beklerken, sene sonu politika faiz beklentisi ise %34 seviyesinde yer aldı. Sene sonu USDTRY kuru beklentisi ise hafif de olsa artarak 51,57 olmuş. Bizim tahminimizin de 52 seviyesinde olduğunu not edelim.

Yeni gün başlangıcında, Orta Doğu’da gerilim yeniden yükselirken, Brent petrolün varil fiyatı 112 dolar seviyesini test ettiğini görüyoruz. Reuters haberlerinde, Capital Economics yıl sonuna kadar sürecek bir kapanma senaryosunda Brent petrolün 130-140 dolar bandına, 2027 yılında ise 150 dolara kadar çıkabileceği uyarısında bulundu. Böyle bir senaryonun İngiltere ve Euro Bölgesi’nde enflasyonu yeniden %10’a itebileceğinin de hesaplandığını okuyoruz. Tahvil piyasaları ise enflasyon kaygılarını sert bir şekilde fiyatlamaya devam ediyor. ABD’de 10 yıllık gösterge tahvil faizi bu sabah %4,63 seviyesine yükselerek son 15 ayın zirvesine çıkarken, 30 yıllık tahvil faizi ise %5,15 seviyesini test ederek son 2,5 yılın zirvesine yükseldi.

Yukarıda da değindiğimiz üzere, Fed’in bu yıl faiz artırma ihtimali neredeyse %50 seviyesinde fiyatlanırken, havanın da hâliyle bozulduğunu görüyoruz. Risk iştahındaki azalmaya paralel gösterge endeks Tokyo borsası geçen haftaki rekor seviyelerin ardından bu sabah %1 gerilerken, Hong Kong borsası %1,5, Tayvan borsası ise %1,2 geriledi. Çin tarafında açıklanan tüketici harcamalarının zayıf gelmesi ve perakende satışların da beklentiyi karşılayamaması, dünyanın en büyük ikinci ekonomisinde yükselen enerji fiyatlarının ekonomik aktiviteyi yavaşlattığı yönünde yorumladık. Güney Kore borsası Cuma günü kaydettiği sert satışlar ardından bu sabah %1 yükselirken, dolar güvenli liman talebiyle güçlü kalmaya devam ederek peş peşe altıncı güne de yükselerek başladığını not edelim.

Altın ve gümüşün geçen haftanın son iki iş günü başlayan sert satış baskısına bu sabah da boyun eğerek sabah erken saatlerde sırasıyla 4,479 ve 73,80 dolar seviyesine kadar sarktığını akabinde ise hafif de olsa toplanarak 4,540 ve 75,20 dolar seviyelerine geldiğini görüyoruz. Teknik mânâda altında 4,530 dolar, gümüşte ise 73,50 dolar seviyelerinin altında olası bir kapanış, yukarı yönlü isteğin sorgulanmasına neden olacaktır (bakınız grafikler). Altı haftalık kesintisiz yükseliş serisi ardından geçen haftayı düşüşle tamamlayan kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin, bu sabah da olumsuz havaya ayak uydurarak, doların da güçlendiği bir günde 77 bin dolar seviyesinin altına sarktı.

Orta Doğu’da bir süredir korunan sessizlik bir nebze de olsun bozulurken, Bahreyn’de nükleer santralde drone saldırısı sonrası yangın çıkması ve Suudi Arabistan’ın ise üç drone etkisiz hâle getirdiğini açıklaması bir miktar da olsa endişe yarattı. Trump’ın İran’a yönelik hızlı hareket edin yönünde tehdidi dikkatlerden kaçmazken, gözler şimdi hem Paris’te başlayacak G7 toplantısına hem de Çarşamba günü açıklanacak Fed’in bir önceki toplantısının tutanaklarına çevrildi. Fed’in faiz indirimi söyleminden uzaklaşıp daha nötr hatta daha şahin bir çizgiye kayıp kaymadığını anlamaya çalışacağız.

Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye’de tüketici güven endeksi takip edilebilir. Volatilitenin genel anlamıyla yüksek seyretmesini bekliyoruz!

Altın

 17790785860e12cecae11f7771d601d831b09dca3b_1_1200.jpg

Gümüş

 17790785862bec64ce0c1f648c81ab9dd61a6bc750_2_1200.jpg

Son 10 gün, değişim

17790785875efc3bec198bb7d8bd02b7a598dc16b4_3_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.