ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Kara Cuma: Trenden ne zaman inilir? Disiplinli yatırımcının 6A kuralı
Yayınlanma:
9 ay önce|
Yazan:
BankaVitrini
Kıymetli metallerde uzun bir süredir taşıdığımız alım yönlü (uzun) pozisyonlardan Davos Zirvesi ardından çıkan bir ekip olarak, bugün kurumsal bültenimizin büyük bir kısmını farklı bir ton ile kaleme alacağım.
Altın cephesinde yaşanan yükseliş isteğini 3,400 dolardan bu yana her gün bültenimize taşırken, gümüş cephesinde ise uzun pozisyonlarımızı geçen yıl yaz aylarında 35 dolar seviyesinin yukarı yönlü geçilmesiyle açmıştık. Akabinde kasım ayında 54 doların geçilmesi ile pozisyonlarımız ciddi mânâda büyütmüş, çok yıllı teknik çalışmamız kapsamında 95-96 dolar bandını hedeflemiştik.
Davos Zirvesi’ne damga vuran Trump sonrası hedeflediğimiz seviyelerin gerçekleşmesiyle gümüş pozisyonumuzdan kâr al çalıştırarak çıkmış, akabinde söz konusu seviyenin aşılması durumunda neler olabileceğini (aşırılık) hep beraber gözlemeyeceğimizi belirtmiştim. Özellikle maraton koşu grubundaki arkadaşlarıma, 95-96 sonrası hareketin artık bir noktada 20 dolar artış-azalış şeklinde yaşanabileceğini düşündüğümü ifade ederken, bültenlerimizde de teknik göstergelerin aşırıya kaçtığına dikkat çekerek temkinli olunması yönünde uyarılarda bulunmuştuk. Gümüş pozisyonlarımızın hedefe ulaşması sonrası disiplinli bir trader olarak kâr stratejisini uygularken, altın uzun pozisyonlarımızdan da aslında neredeyse hiçbir niyetimiz yokken birlikte çıkmaya karar verdik! Altını sattığımızda ons fiyatı 5 bin doların hemen altında idi.
Tren tüm sürati ile giderken, trenden inme kararımıza Altı adet gözlemin belirleyici olduğunu peşinen söylemem gerekiyor. Hafta sonu bir kahve dükkânında rapor okurken ve bülten hazırlıkları için grafiklere bakarken, kahve fincanlarını toplayan bir çalışanın “Ne trade ediyorsunuz, gümüş mü?” diye sorması… Kendisinin de gümüş aldığını, fiyatın yukarı gitmeye devam etmesinden çok mutlu olduğunu anlatması… Ertesi gün markette yoğurt seçerken arkamdan gelen bir sesin “Gümüş çok daha yukarı gidecek” dediğini duymam ve gayriihtiyarı bunun bana mı söylendiğini düşünerek arkamı dönmem… Bankanın asansöründe katları tırmanırken personel arkadaşlarımın bültenlerden esinlenerek gümüş iştahlarının kabardığını fark etmem; emeklilik yaşı gelen başka bir meslektaşımın “Altın mı gümüş mü almalıyım” sorusuna da cevap vermem…
2024 yılı sonunda bankamızın müşterileri ile gerçekleştirdiğim 2025 yılı strateji sunumunda, portföylerde altına daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini anlatırken gümüşün de büyük bir potansiyel taşıdığını vurgulamıştım. Son haftalarda, altın fiyatının 5 bin dolar seviyesine yaklaşması, gümüşün ise her gün rekor kırması ile “altın ve gümüş alalım mı?” sorusunu kaç kişiyle konuştuğumu inanın ben de hatırlamıyorum. Masanın diğer tarafında oturan biri olarak talebin nasıl hızla arttığını çok net gözlemlerken, hayatında hiç altın hesabı açmamış müşterilerin sıraya girdiğini söylesem inanır mısınız bilemiyorum. Sayıların diliyle konuşacak olursak, talebin nasıl aşırıya kaçtığını, TCMB’nin haftalık bültenleri ile son haftalarda yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatlarının üçte birinden fazlasının kıymetli maden olmasıyla anlatmaya çalıştım. Tüm bu göstergeler bir araya geldiğinde, trenin raydan çıkmaya artık çok yaklaştığını anlamıştık!
Bankamızın Hazine ekibinin başarısında çok büyük bir rolü olan kıymetli teknik analiz hocamız Ali Perşembe’yi sevgi ve saygılarımla bir kez daha bültenimize taşımak istiyoruz. Ali hocam, bizlere verdiği eğitimde anlattığı çok güzel bir metafor hâlen daha bugün kulağıma küpedir. Ali hoca kapıdan girdiğinde, yaşlı teyzeler ile konken oynayan annesi “oğlum Ali gümüş almamız lâzım, fiyatı çok daha yukarıya gidecekmiş” der. Ali hoca dönüp bize der ki, o noktada artık ne var ne yok satacaksınız. Bilin ki “budala sendromu” başlamıştır. Basitçe, haber uçurumun eşiğindeki annesine kadar gitmiştir. Alacak artık başka biri kalmamıştır! Buna Annem maddesi diyoruz. Teknik bir bakış açısı ile grafikler Aşırı dikleşmiş, RSI gibi indikatörler Aşırı alım bölgelerinde tarihî zirveleri zorlarken, hacmin ise ciddi mânâda Arttığını gözlemledik.
Gümüşü satmaya karar verdiğimiz günün sabahında, yolda işe giderken, beni arayan bir arkadaşım “abi akşam uyuyamadım bütün gece telefon elimde gümüşü takip ettim” dedi. Buna da Asabiyet diyoruz. X (Twitter) ortamında herkes gümüşün enflasyon ile ayarlanmış fiyatı için ‘gökyüzünü’ işaret ederken, on haberin dokuzu kıymetli metallere ayrılmışsa buna da Aşırı haber (iyimserliği körükleyen) medya diyoruz. Aşırı volatiliteyi de eklersek, bilin ki dönüş (tepeden) artık çok yakındadır!
Neredeyse 25 yılı aşkın tecrübem ve Ali Perşembe hocamızın trading disiplinini alan biri işlemci (trader) olarak, çok açık bir şekilde yaşananların beni hiç de şaşırtmadığını söylemem gerekiyor. Trenin son vagonuna binen ve inecekleri durağı hiç hesaplamayan, fiyatın mütemadiyen yukarıya gideceğini düşünen yatırımcılar, bu noktadan sonra umutla bekleyeceklerini düşünüyoruz. Gümüşün ons fiyatı, perşembe günü 121 dolar seviyesini aşmasının ardından, haftanın son işlem gününde, 77 dolar seviyesine kadar gerileyip haftayı 84 dolar seviyelerinden tamamladı. Benzer bir şekilde, altının ons fiyatı da, söz konusu dönemde, 5,594 dolar seviyesini test edip 4,695 dolara kadar gerilemesi ardından haftayı 4,864 dolar seviyesinden tamamladı. Bu düşüşün altın ve gümüşün piyasa değerinden 7,6 trilyon dolar sildiğini hesaplıyoruz! Düşüşün yeni gün ve hafta başlangıcında da devam ettiğini aşağıda anlatacağız.
Doların değer kaybını uzun bir süredir seyreden başka bir arkadaşım, 4,700 dolar seviyelerinde artık dayanamayarak alım yaptığını anlatırken, ilk günkü psikolojisinin “ben aldım, artık düşer” olduğunu, fiyat yükselmeye devam edince emeklilik ve balık tutma hayallerinin yeniden kurulduğunu; hafta sonu ise klasik “Ben sana demedim mi” noktasına tekrar gelindiğini söylemem gerekiyor.
Yatırımcıların en büyük hatası, kanaatimce, risk kontrolü, oyun planı ve kişisel kontrol eksikliğinden kaynaklanıyor. En basitiyle trading için ‘disiplin’ gerekli. Pozisyona girmeden önce ya da alım satım kararı vermeden önce, hangi vadeyle pozisyona soyunduğunuza karar vermeniz gerekiyor. Bir saat sonra satmak için mi aldınız yoksa çocuğunuzun geleceği için uzun vadeli mi yatırım yapıyorsunuz. Alınan pozisyonun kâr al ve zarar kes seviyelerini belirlediniz mi? Pozisyondan çıktıktan sonra tekrar hangi seviyeden pozisyona geri gireceğinizi çalıştınız mı? Bu soruların cevapları defterinizde yazılı değilse, istemeden de olsa uzun vadeli yatırımcı olur; en sonunda da genellikle dipte pes ederek pozisyondan çıkarsınız. Yarın yine burada olabilmek için, evinize ve arabanıza gösterdiğiniz özeni paranıza da göstermeniz gerekiyor! Aksi hâlde “Ben aldım düştü, sattım yükseldi” nakaratı hiç bitmeyecektir.
Konuya biraz farklı bir yaklaşımla baktıktan sonra, önümüze bakalım. Temel mânâda kıymetli madenleri yukarıya taşıyan ana dinamiklerin hâlen daha yerli yerinde olmaya devam ettiğini görüyoruz. Bunların da neler olduğunu bültenlerimizde uzun bir süredir enine boyuna irdeledik. En temel argüman olarak zayıf dolar temasının korunmaya devam ettiğini söyleyebiliriz. Gümüşte dip çalışmalarının nerede olacağını şu anda söylememiz çok zor. Bu nedenle, yükselişin başladığı 50 dolar seviyesinin aşağı yönlü geçilmemesi durumunda, hâlen daha gümüşten söz etmeye devam edeceğiz. Altın için ise 3,400 seviyesinden başlayan yukarı yönlü hareket sonrası ilk düzeltme seviyesini dip olarak düşünürsek, test edilen 5,591 dolar zirvesinin %61,8 düzeltme seviyesini yaklaşık olarak 4,550 dolar seviyesine işaret ediyor. Söz konusu seviyenin aynı zamanda yükseliş trend çizgisine de denk geldiği not etmemiz gerekiyor. Görülmesi durumunda, alım yönünde değerlendirmeyi planlıyoruz (bakınız grafik).
Geride bıraktığımız hafta bilanço açıklayan ve beklentiyi karşılayamayarak hayal kırıklığı yaratan teknolojinin ağır sikleti Microsoft sonrası yeni haftaya piyasaların oldukça yoğun bir gündemle girdiğini not etmemiz gerekiyor. ABD’de en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 içerisinde yer alan şirketlerin yaklaşık dörtte biri bu hafta finansal sonuçlarını açıklayacak. Özelinde, Alphabet ve Amazon bilançolarının yapay zekâ (AI) temalı büyüme beklentilerini ne kadar cevap verebileceğine bakacağız.
Microsoft, bulut gelirlerindeki zayıflığın gölgesinde haftayı %8’e yakın düşüşle neredeyse son on ayın dibinde tamamlarken, teknoloji hisselerinde satış baskısını artırdı. Bu minvalde, haftanın son iş gününü %1 düşüşle olumsuz mânâda ayrışarak tamamlayan Nasdaq ardından, yeni gün ve hafta başlangıcında, Pasifik’in diğer ucunda da havanın bozduğunu söylememiz gerekiyor. Kıymetli metallerde son günlerde yaşanan ‘erime’ genel hatları ile moral bozarken, bu hafta açıklanacak yoğun şirket bilançoları ve önemli ekonomik veriler de risk iştahını baskıladı. Japonya dışında kalan en geniş tanımlı MSCI Asya-Pasifik endeksi %1’den fazla gerilerken, son dönemin flaş ismi Güney Kore borsası %5’den fazla geriledi; Hong Kong ve Tayvan borsalarında düşüş %2’yi aştı. Şangay borsası kayıplar kervanına %1’den fazla düşüşle eşlik ederken, gösterge endeks Tokyo borsası, iktidar partisinin seçimleri rahat kazanacağına dair anketlerin yarattığı iyimserlikle %0,8 gerileyerek bir nevi pozitif ayrıştı.
ABD Başkanı Trump’ın Fed başkanlığı için aday gösterdiği Kevin Warsh’un faiz indirimlerine tamamen karşı olmasa da sanıldığı kadar güvercin bir isim olmadığının anlaşılması, dolar açısından destekleyici, faiz getirisi olmayan altın için ise olumsuz bir algı yaratıyor. Öte yandan CME Group’un kıymetli metaller vadeli işlemlerinde teminat (margin) oranlarını artıracağını açıklaması, Kara Cuma sonrası bu sabah da düşüş isteğinin devam etmesine neden olduğunu görüyoruz. Teminat artışı, yatırımcıların aynı pozisyonu taşımak için daha fazla nakit bulundurmasını mânâsına geldiğini ve genelde satış baskısı yarattığının altını çizmek isteriz. Altının ons fiyatı 4,650 dolar, gümüşün ons fiyatı ise 75 dolar seviyelerine kadar bu sabah gerilerken, platin ve paladyumda da düşüş kervanına %3’ten fazla düşüşe eşlik ettiğini görüyoruz.
Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin cephesinde ise, haftalarca 88-89 bin dolar seviyesinin kıyısında yaşanan ‘can çekişme’ sona ererken, bu sabah aşağıda ilk hedef seviyemiz olan 75-76 bin dolar aralığının test edildiğini görüyoruz. Bu seviyelerde tutunamaması durumunda, daha da aşağıda 63-64bin aralığını takip edeceğiz (bakınız grafik). Dolar endeksi, yılın ilk ayını teknik mânâda oldukça önemli bir seviye olan 97’nin altında tamamlayarak son 15 yılın yükseliş isteğine son vermesi ardından yeni aya hafif de olsa yükselişle başladığını görüyoruz.
Dönelim Türk mali piyasalarına. Yıla oldukça iyi bir başlangıç yapan TL ve TL cinsi varlıkların geride bıraktığımız haftayı da iyimser tamamladığını görüyoruz. USDTRY kuru otoritenin kontrol sahasında 43,50 seviyelerine gelirken, hisse senetleri hem yerli hem de yabancı ilgisi ile yükselmeye devam ettiğini görüyoruz. Borsa İstanbul ana endeksi haftanın son işlem gününü yatay tamamlasa da, yılın ilk ayını %23 gibi etkileyici bir performans sergileyerek tamamladı. Haftanın son iş gününde %3’e yakın yükselen bankacılık endeksi, ilk ayı da %21 yükselişle tamamladı. Teknik mânâda %20’den fazla yükseliş boğa piyasasının başladığını gösteriyor. Kıymetli madenlerde çıktıktan sonra Akbank uzun pozisyonumuzun yanına Turkcell, THY ve Koç Holding’i de ekledik. CDS risk primi 220 baz puan seviyesine yatay seyrederken, tahvil piyasasına yönelik ilginin de korunduğunu görüyoruz.
Her ayın ilk günü olduğu üzere, İstanbul Ticaret Odası (İTO) dün Ocak ayı enflasyon rakamlarını yayımladı. Buna göre, aylık TÜFE artışı %4,56 olurken yıllık gerçekleşmeyi de %36,15 seviyesine getirdi. Alt kalemler bazında bakarsak, giyim hâriç genele yayılan bir yükseliş görüyoruz. Yarın açıklanacak resmî enflasyon verisi öncesinde, hafta sonu, TCMB makro ihtiyati tedbirler üzerinden kredi kanallarını biraz daha sıkma yönünde (YP krediler ile tüketici kredilerine yeni tavanlar getirildi) bazı kararlar aldı. Öte yandan, BDDK’dan kredi kartı limitleri konusunda çok sert önlemler getirildi. Ayrıca, yeni kart limiti verilirken de gelir teyidi gerekecek. Bu adımların banka hisseleri üzerinden negatif etki doğurma ihtimalini göz ardı etmiyoruz.
Makro cephede ise her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD’de istihdam verilerine bakacağız. Fed’in faiz indirimlerine ara verdiği bir dönemde, işgücü piyasasının seyrine dair veriler faiz beklentileri açısından kritik önem taşıdığını unutmamak gerekiyor. Vadeli piyasalar şu aşamada Fed’in bir sonraki adım için haziran ayını öne çıkarırken, sene sonuna kadar 50 baz puanlık bir indirim öngörülüyor.
Altın
Bitcoin
Emre Değirmencioğlu
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Diplomasi ertelendi, petrol yeniden $108: Piyasalar Fed haftasına gergin başladı
Yayınlanma:
1 ay önce|
14/09/2026Yazan:
BankaVitrini
Orta Doğu’da gözler bugün Umman’da yapılması planlanan kritik diplomasi toplantısına çevrilmişti. Umman’ın arabuluculuğunda İran ile Körfez’deki Arap ülkelerini bir araya getirmesi beklenen toplantıda, başta Hürmüz Boğazı olmak üzere bölgedeki deniz taşımacılığının nasıl güvence altına alınabileceği ele alınacaktı. İran’ın da, Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişlerini düzenlemek üzere Umman ile üzerinde çalıştığı bir öneriyi toplantıda Körfez ülkelerine sunması bekleniyordu. Ancak Umman Dışişleri Bakanı, taraflar arasında yeterli uzlaşı oluşmadığı gerekçesiyle toplantının ertelendiğini açıkladı.
Piyasa tarafında bunun ilk yansıması petrol fiyatlarında görüldü. Diplomatik çözüm umutlarının zayıflamasına, Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’nı bypass eden doğu-batı petrol boru hattının cuma günkü drone saldırısının ardından hâlâ kapalı olması da eklenince, arz endişeleri yeniden güç kazandı. Bir başka deyişle, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler nedeniyle son altı aydır petrol ihracatının önemli bölümünü Kızıldeniz’deki Yanbu Limanı’na yönlendiren Riyad, drone saldırılarının ardından boru hattını devre dışına aldıklarını açıklarken, küresel petrol arzının yaklaşık %4’ünün daha risk altına girdiğini görüyoruz.
Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, haftayı 104,60 dolar seviyesinden kapatmasının ardından haber akışının da etkisiyle yeniden 108 dolara yükselirken, ABD’de dizel fiyatının galon başına 6,20 dolar ile yeni rekor kırması enerji şokunun enflasyon üzerindeki baskısını artırmaya başladı. Riyad’ın Kızıldeniz’e açılan boru hattındaki tamirat çalışmalarının 5-6 hafta sürebileceğini okurken, Husilerin Bab el-Mendeb Boğazı’ndaki stratejik Perim Adası’na ulaşması da arz güvenliği endişelerini büyütüyor. Modern tarihin en ciddi enerji arzı krizlerinden biri ile karşı karşıya olduğumuzu itiraf etmemiz gerekiyor.
Cuma günü ABD’de açıklanan enflasyon verisi sonrası piyasalar Fed’in çarşamba günü 25 baz puan faiz artırmasına %86 ihtimal verirken, sene sonuna kadar ise beklenti 50 baz puana yükseldi. Çarşamba gününe yönelik piyasa beklentisi %86 seviyesine kadar çıkmışken, Fed’den 2023 ortasından bu yana ilk kez faiz artışına soyunabileceği beklentisiyle 10 yıllık gösterge ABD tahvil faizi %5 sınırına dayanırken, bu sabah hisse senetlerinden kıymetli metallere kadar pek çok enstrümanın baskı altında kaldığını görüyoruz.
Petrol ve faiz endişelerine bu sabah yapay zekâ hisselerindeki sert satışların da eklenmesiyle, küresel risk iştahı haftaya oldukça zayıf başladı. OpenAI ve Anthropic yöneticilerinin, yapay zekânın oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla teknolojinin geliştirilme hızının yavaşlatılması çağrısında bulunması AI bağlantılı hisseleri baskı altına aldı. Asya cephesinde gösterge endeks Nikkei %1 gerilerken, Güney Kore’de KOSPI %2,6 düştü. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde teknoloji hisselerinin ağırlıklı olduğu Nasdaq %1,3, S&P 500 ise %0,5 ekside işlem görürken, Avrupa vadeli endeksleri de güne düşüşle başlanacağına işaret ediyor. Yüksek tahvil faizlerinin baskısıyla altının ons fiyatı bu sabah 4,340 dolar seviyesine gerilerken, gümüşün ons fiyatı da 64 dolar civarında salınıyor. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin önemli bir değişim göstermeden 77,500 dolar seviyelerinde işlem görüyor.
Cuma günü açıklanan ABD TÜFE verisinde enerji ve gıda kalemlerini dışarıda bırakan çekirdek TÜFE artışı, yıllık bazda 2021’den bu yana en düşük seviyeye indi! Piyasanın faiz artırımına %86 ihtimal verdiği bir ortamda, bizler Fed’in çarşamba günü faiz artırmayacağını düşünüyoruz. Toplantıya şerh düşecek üye sayısını göz ardı etmesek de, Trump faktörünü de göz önüne alarak (faiz indirim talepleri), Fed’in faizi sabit bırakacağını düşünüyoruz. Talepten ziyade maliyet kaynaklı enflasyon artışı karşısında Fed’in faiz artırımına soyunması ne Hürmüz Boğazı’nı ne de Bab el-Mendeb Boğazı’nı açacaktır. Merkez bankaları enerji maliyetlerinde artışının ikincil etkilerini veya beklentilerdeki bozulmayı faiz artırarak dizginlemeye çalışabilir lâkin ABD’nin devasa borcu ve tahvil piyasalarının pek çok gelişmiş ülkede uzun yılların zirvesine ulaştığı bir ortamda, faiz artışının ne kadar faydalı olacağını da tam olarak kestiremiyoruz.
Elbette, vadeli faiz kontratlarının faiz artırım ihtimaline neredeyse %90 şans tanıdığı bir ortamda Fed’in eylül toplantısını pas geçmesi, piyasalardaki sisli havayı bir nebze olsun dağıtarak risk iştahının yeniden iyileşmesine yardımcı olabilir. Ancak diğer taraftan, Fed’in faiz artıramaması tahvil piyasasında kontrolü elden kaçırmaya başladığı yönündeki inancı daha da güçlendirebilir! Böyle bir senaryonun ise kıymetli metaller açısından oldukça pozitif sonuçlar doğurabileceğini düşünüyoruz.
Türkiye cephesinde ise TCMB’nin politika faizini %37 seviyesinde sabit tutmasının ardından gözler olası bir faiz indirimi için ekim toplantısına çevrilirken, SPK düzenlemelerinin yansımaları ise hisse senedi piyasalarında yakından takip edildi. BIST100 ana endeksi haftayı %3,25 yükselişle tamamladı. Bu sabah Reuters haberlerinde, Pusula Finans Holding’in Tera şirketler grubuna devri için düzenleyici kurumların onayı beklenirken, Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in Pusula Finans Holding’in yönetim kurulu başkanlığına getirildi belirtildi.
Dolar (DXY) küresel arenada haftaya yükselişle başlarken, para birimleri liginde ise EUR ve GBP’nin sırasıyla 1,1560 ve 1,35 seviyelerine geri çekildiğini görüyoruz. USDTRY kuru ise 48,62 seviyesine bebek adımlarıyla yükselirken, CDS risk primi 5 baz puan kadar artışla 225 baz puan seviyesine geldi. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi hafif bir yükselişle %39,76 seviyesinden haftayı kapatırken, gözler bu hafta Fed toplantısının yanı sıra Japon Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararını da yakından takip edecektir. BoJ’un 25 baz puan faiz artırımına gideceğine kesin gözüyle bakılırken, Japon Yeni son haftalarda değer kazanarak 154 seviyelerine kadar toparladı. Mali piyasaların gündeminde bugün önemli bir veri görünmüyor.
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Bessent’in faiz hamlesi: DXY geriliyor, kıymetli metaller, Bitcoin yükseliyor
Yayınlanma:
2 ay önce|
21/08/2026Yazan:
BankaVitrini
ABD Hazine Bakanı Bessent, uzun vadeli tahvillerde gelecek çeyrekte işlem başına 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkarılan geri alımların daha da büyütülebileceğini söyledi. Bessent, 20 yılın zirvesine çıkan uzun vadeli faizlerin ABD ekonomisinin temel görünümünü tam olarak yansıtmadığını savunurken; Ortadoğu’da devam eden savaş, yaz ayları nedeniyle azalan işlem hacmi ve belki de en önemlisi yapay zekâ yatırımları için hızlanan şirket tahvil ihraçlarının piyasadaki likidite havuzunu iyice kuruttuğuna dikkat çekti. ABD Hazinesi’nin hamlesi ardından ilk etapta %5,34 seviyesinden %5,18’e kadar gerileyen uzun vadeli tahvil faizleri, bu sabah yeniden %5,25 seviyesine toparlanırken, düşüş de beklentimize paralel kalıcı olmadı.
ABD Hazinesi’nin piyasalara vermiş olduğu mesajı iyi anlamak gerekiyor. Hazine tahvil piyasasındaki likiditeyi desteklemek ve faizlerin daha fazla yükselmesini engellemek için daha aktif bir rol üstlenmeye hazır oldu yönünde güçlü bir duruş sergilerken, bu hamle kamu borcunun 40 trilyon doları aştığı ve yıllık faiz giderlerinin ise şimdiden yaklaşık 1,2 trilyon dolara ulaştığı bir dönemde geldi! Yani konuyu sadece likidite kuruması olarak düşünmemek gerekiyor. Bessent her ne kadar bütçe harcamalarında yeni tasarruf adımları geleceğini söylese de, uzun vadeli faizlerin kalıcı biçimde gerilemesi için piyasanın ABD’nin borç ve bütçe görünümünde daha somut bir iyileşme görmesi gerekecek.
Bu noktada sıklıkla hatırlattığımız büyük resmi gözden kaçırmamak gerekiyor. ABD, Çin ile küresel liderlik için ciddi bir mücadeleye girişirken, Başkan Trump da bir iş insanı refleksiyle düşük kredi faizleri istiyor, fabrika çarklarının dönmesini, üretimin yeniden ABD’ye gelmesini ve istihdamın artmasını hedefliyor. Bu doğrultuda bir taraftan tarifeleri artırırken, diğer taraftan ekonomi yönetimi üzerinden daha zayıf bir dolar ile rekabet avantajı elde etmeye çalışıyor. Ancak gelinen noktada son altı aydır dolar değer kazanırken, piyasa faizleri de yukarıda gördüğümüz üzere yaklaşık 20 yılın zirvesine yükselmiş durumda.
Tam da bu nedenle, tecrübeli ve saygın bir hazineci olan Bessent’i hafife almamak gerektiğini düşünüyoruz. Scott Bessent’in 1992 yılında George Soros’un fonunda çalışırken İngiliz sterlinine karşı yapılan büyük bahiste önemli rol oynayan ve İngiltere Merkez Bankası’nı “Kara Çarşamba”ya götüren yatırımcılardan biri olduğunu yeri gelmişken bir kez daha hatırlatayım. Bu açıdan Amerikan Hazinesi’nin tahvil geri alım miktarını artırma kararını, nicelik olarak çok büyük olmasa da verdiği mesaj bakımından önemli buluyoruz.
ABD Hazinesi’nin adımı sonrasında dolarda başlayan değer kaybının devam edebileceğini düşünüyoruz. Savaş döneminde artan dolar likiditesi talebiyle son bir yılın zirvesine çıkan DXY endeksinin artık kademeli bir geri çekilme sürecine girebileceği kanaatindeyiz. Teknik anlamda uzun süredir önem verdiğimiz 100,50 seviyesini aşarak bizi huzursuz eden DXY, bu sabah 98,7 seviyesine kadar gerileyerek son üç ayın en düşük seviyesini gördü.
Kâğıt ve mürekkep sistemine baş kaldıran ve ocak ayı sonunda 5.600 dolar seviyesine kadar soluksuz yükselen altının ons fiyatı ise savaş döneminde artan likidite ihtiyacı, Warsh’un bilanço daraltması ve faiz artırımı yönündeki şahin açıklamalarıyla sert bir düzeltme sürecine girmiş, yapay zekâ şirketlerinin artan nakit ihtiyacı da satış baskısını artırmıştı. Gelinen noktada Fed’in faiz artırmasının zorlaştığı, uzun vadeli faizlerde ise kontrolün giderek zorlaştığı bir ortamda, altın gibi bu tür dönemleri fiyatlayan bir numaralı korunma aracının piyasalar tarafından yeniden hatırlandığını düşünüyoruz.
Bu minvalde, altının ons fiyatı piyasaların yakından takip ettiği 200 günlük hareketli ortalama olan 4,510 dolar seviyesinin üzerine yükselirken, gecelik kapanışın da bu teknik seviyenin üzerinde gerçekleşmesi hareketi teyit etti. Altın 4,540 dolar seviyesine kadar yükselirken, 5,600 dolar zirvesi ile 3,492 dolar dibini baz alan Fibonacci düzeltme seviyelerine göre yukarıda ilk önemli direnci 4,576 dolar seviyesinde görüyoruz. Her ne kadar orta vadeli hedeflerimiz çok daha yukarıda olsa da, son günlerde de vurguladığımız üzere V tipi, soluksuz bir yükseliş beklemiyoruz. Bu çerçevede, gelecek hafta düzenlenecek merkez bankalarının zirvesi niteliğindeki Jackson Hole toplantılarının da fiyatlamalar açısından önemli olacağını not etmek isteriz. Göz bebeğimiz gümüş ise 200 günlük hareketli ortalamanın geçtiği 71,95 dolar seviyesine henüz ulaşamasa da, bu sabah 69 dolar seviyesini test ederek son iki ayın zirvesine yükseldi. Kıymetli metallerde yükseliş isteğinin devam edeceğini düşünürken (bakınız grafik), uzun pozisyonlarımızı da korumaya devam ediyoruz.
Kripto cephesinde ise amiral gemisi Bitcoin, bu hafta şimdilik %20’ye yakın yükseliş kaydederek 75 bin dolar seviyesine kadar çıkarken, bir süredir 71 bin dolar olarak işaret ettiğimiz hedef seviyesini de süratle geride bıraktı. Teknik açıdan, 15,600 dolar seviyesinden başlayan ve 126 bin dolara kadar uzanan rallinin %50 Fibonacci düzeltme seviyesi olan 71 bin doların aşılması sonrasında bir sonraki önemli hedefin 84 bin dolar olduğunu düşünüyoruz (bakınız grafik).
Para birimleri liginde ise DXY cephesindeki geri çekilmeye paralel EURUSD paritesi 1,17 seviyesine yükselerek son üç ayın zirvesini test ederken, kraliyet aslanı sterlin de 1,3660 seviyesine ulaşarak son altı ayın en yüksek seviyesini gördü. Dolar zayıflığı devam ettiği müddetçe her iki paritede de yükseliş eğiliminin korunmasını bekliyoruz. GBP cephesinde haftalık kapanışın 1,3700 seviyesinin üzerinde gerçekleşmesi hâlinde, 1,40’lı seviyelerin yeniden gündeme gelebileceğini düşünüyoruz.
EUR ve GBP paritelerinde yaşanan sert yükselişe hafta sonu fonlama etkisinin de eklenmesiyle EURTRY kuru 56,30, GBPTRY kuru ise 65,50 seviyesine kadar yükseldi. Türk insanının bir numaralı yatırım araçlarından biri olan gram altın da 7 bin TL seviyesini test ederek yatırımcısının yüzünü güldürdü. Altın fiyatlarındaki yükselişin Türkiye ekonomisini pek çok kanaldan etkilediğinin altını kalınca çizmek gerekiyor. Artan servet etkisi, otomobilden beyaz eşyaya, konuttan diğer dayanıklı tüketim kalemlerine kadar iç talebi destekleyen bir unsur hâline geliyor. Bu nedenle ekonomik aktiviteyi, daha doğrusu iç talebi soğutmaya çalışan TCMB açısından kıymetli metal fiyatlarındaki yükseliş çok da iyi bir haber değil. Nitekim her perşembe olduğu üzere dün TCMB tarafından açıklanan haftalık verilerde de altının ayak izlerini net bir şekilde gördük.
Şöyle ki rezervlerin büyük bir kısmının altın olduğu düşünülürse, altın fiyatlarında yaşanan yukarı yönlü hareket TCMB’nin döviz alımları ile birleşince, TCMB’nin net yabancı para pozisyonu 19 Ağustos valörlü işlemlerde 51,2 milyar dolar seviyesine kadar yükselerek savaşın başladığı günlerdeki seviyesine kadar yükseldi. Haftalık verilere göre Liralaşma stratejisi devam ederken, TL mevduatın toplam mevduat içinde payı %62 seviyesine kadar yükseldi. Yabancının hisse senedi alımı ivme kazanırken, BIST100 ana endeksi ayın ilk üç haftasında %7 değer kazandı. USDTRY kuru bebek adımlarıyla 48,00 seviyesine gelirken, iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %40,87 seviyesinde kalarak önemli bir değişim göstermedi. Piyasalar TCMB’den normalleşme kapsamında Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyetini (AOFM) %40’dan %37’ye getirmesini beklerken, dün dört ay sonra ilk kez açtığı tahvil alımı ile piyasa faizini aşağıya çekti. CDS risk primi 223 baz puanla önemli bir değişim göstermedi.
Yeni güne başlarken, Bessent’in uzun vadeli tahvil faizleriyle giriştiği mücadele kendi içinde daha genişlemeci bir politika zeminine dönüşürken, kıymetli metallerden kripto varlıklara kadar uzanan sert değer kazanım eğilimi de korunuyor. Jeopolitik risklerde anlamlı bir değişim yaşanmamasına paralel Brent petrolün varil fiyatı 94 dolar seviyesine yükseldi. ABD Hazine Bakanı Bessent, İran’a yönelik “tarihin en ağır yaptırımlarının” devreye alınacağını ve paketin detaylarının pazartesi günü açıklanacağını söyledi. Washington, ekonomik baskıyı en üst seviyeye çıkararak İran’ı müzakere masasına zorlamayı ve yeni büyük çaplı askerî operasyonlara ihtiyaç bırakmamayı hedefliyor. Ancak burada önemli bir noktayı da unutmamak gerekiyor: İran, on yıllardır ağır yaptırımlar altında yaşamaya alışmış bir ekonomi.
ABD borsaları dün geceyi %1 civarında düşüşle tamamlarken, bu sabah Pasifik’in diğer yakasında havanın nispeten daha ılımlı olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Nikkei, Orta Doğu’da devam eden belirsizlik, yükselen petrol fiyatları ve yeniden güçlenen enflasyon endişeleriyle %0,3 gerilerken, haftalık kaybı %4’e yaklaşarak son bir ayın en kötü performansına yöneldi. Bölgenin diğer borsalarında ise %0,5 civarında yükselişler izlenirken, ABD vadeli endekslerinde de hafif alıcılı bir seyir dikkat çekiyor. Mali piyasaların gündeminde bugün içeride kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi ve tüketici güven endeksi; dışarıda ise İngiltere perakende satışlar ile Almanya, Euro Bölgesi ve ABD imalat PMI verileri takip edilecek.
Altın
Gümüş
Bitcoin
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
ABD Hazinesi’nden piyasalara ‘morfin’, kıymetli metaller yeniden sahnede
Yayınlanma:
2 ay önce|
20/08/2026Yazan:
BankaVitrini
ABD tahvil piyasasında son haftalarda artan satış baskısının ardından dün Hazine Bakanlığı devreye girmek zorunda kaldı. Otuz yıllık gösterge ABD tahvil faizinin hafta başında %5,34 ile neredeyse son 20 yılın zirvesine çıkmasının ardından Hazine, 10-30 yıl vadeli tahvillerde yaptığı geri alımların büyüklüğünü işlem başına 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkaracağını açıkladı. Haberle birlikte 30 yıllık faiz %5,20 civarına, 10 yıllık faiz ise %4,65 seviyesine geriledi.
Hükûmetler artık finansman bulmak için, yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek amacıyla büyük miktarda borçlanan teknoloji şirketleriyle de aynı havuzdan para çekiyor. Likidite daralınca yatırımcıların ilk yaptığı şey ise en kolay nakde çevirebildikleri varlıkları satmak oldu. Altın, gümüş ve Bitcoin bu nedenle geçtiğimiz 4-5 ay boyunca satış baskısına maruz kaldı. Hatırlayacağınız üzere, ocak sonunda 5,600 dolar seviyesine kadar soluksuz yükselen altın, artan bütçe açıkları ve kamu borçlarına karşı zayıf dolar temasını fiyatlıyordu. Ardından Fed başkanlığı için Kevin Warsh isminin öne çıkması ve Warsh’un bilanço küçültme ile %2 enflasyon hedefini güçlü biçimde vurgulaması bu hikâyeyi bozdu. Şubat sonunda savaşın başlaması, enerji fiyatlarının yükselmesi ve dolar likiditesine olan ihtiyacın artması da tabloyu ağırlaştırdı.
Sonuçta altın yaklaşık beş ayda zirvesinden %30 gerileyerek 3,942 dolara, gümüş ise zirvesinden %50’den fazla düşerek 54 dolar seviyesine kadar geldi. Son bir ayda Fed’in faiz artırmakta zorlanacağının ve Warsh’un aslında şahin görünümlü bir güvercin olduğunun iyice anlaşılmasıyla faiz artırım beklentileri de yumuşadı. Beklentileri karşılamayan enflasyon ve istihdam verileri faiz artışı ihtimalini iyice zayıflatınca altın yeniden 4,500 dolar, gümüş ise 67 dolar seviyesine dayandı. Dün ABD Hazinesi’nin tahvil geri alımlarını artırması da miktar olarak büyük olmasa bile piyasalara önemli bir mesaj verdi!
ABD ekonomi yönetimi, uzun vadeli faizlerin %5,34 ile neredeyse son 20 yılın zirvesine çıkmasıyla artık ağrı eşiğine daha fazla dayanamadı. Kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken, Trump’ın onay oranının da başkanlığının en düşük seviyesi olan %33’e gerilemesi, ekonomi yönetimi üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Zayıf dolar, düşük faiz ve ucuz petrol isteyen Trump’ın neredeyse tüm isteklerinin tersine döndüğü bir dönemde, hisse senedi piyasalarında ilave bir bozulmanın önüne geçmek adına Hazine de elindeki araçları kullanmaya başladı. Daha önce de altını çizdiğimiz üzere, ABD hanehalkının servetinin büyük bir bölümünün hisse senetlerinde olduğu bir ortamda, piyasalarda sert ve kalıcı bir bozulmaya kolay kolay izin verilmesini beklemiyoruz. Hazine’nin uzun vadeli tahvil geri alımlarını iki katına çıkarmasını da biraz bu gözle okumak gerekiyor. Sorunu kökünden çözmese de, en azından şimdilik ağrıları dindirecek morfinin de verilmiş olduğunu not etmek isteriz.
Teknik bir bakış açısıyla, altın için 4,510 dolar civarındaki 200 günlük ortalamaların önem arz edeceğini düşünüyoruz. Tam iki buçuk aydır 200 günlük ortalamaların altında olan altının ilk nazarda bu seviyeyi geçeceğini devamında ise kademeli bir şekilde yeniden 5,000 dolar seviyesini hedefleyeceğini düşünüyoruz. Gümüşte ise kısa vadede 71 dolar, devamında 80 dolar seviyesini takip edeceğiz. Kıymetli metallerdeki mevcut uzun pozisyonlarımızı sırasıyla 4,510 ve 71 doların üzerinde bir kapanışla daha da kuvvetlendireceğiz. Savaşla birlikte doların kazandığı güvenli liman kimliğinin, devamında enflasyon endişeleri ve şahin görünümlü Warsh nedeniyle unuttuğumuz USD debasement, yani doların satın alma gücünün zaman içinde aşınması temasına yeniden yerini bırakacağını düşünüyoruz. Mademki her şeyin fiyatı dolarla ölçülüyor, terazinin bir kefesi değer kaybetmeye mahkûmsa, diğer kefede hikâyesi olan her şeyin değer kazanmasını bekliyoruz. Ancak yüksek kamu borcu, bütçe açıkları ve savaşın enerji fiyatları üzerinden yarattığı enflasyon baskısı ortadan topyekûn kalkmış değil. Her ne kadar Hazine piyasayı rahatlatmak adına morfin verse de, sorunlar hâlâ masa üzerinde durmaya devam ediyor. Bu nedenle V tipi bir yükseliş de beklenmemelidir.
ABD’nin kamu borcu ilk kez 40 trilyon dolar sınırını aşarken, artışın hızı da artık dikkat çekmeye başladı. Borcun daha beş ay önce 39 trilyon dolar seviyesinde olduğunu hatırlatalım. Pandemi harcamaları, vergi indirimleri ve giderek büyüyen sosyal güvenlik ve sağlık giderleri bütçe açığını kalıcı hâle getirdi. ABD yılda yaklaşık 1,1 trilyon dolar faiz öderken, faiz giderleri de bütçenin en büyük kalemlerinden biri hâline geldi. Borç büyüdükçe yatırımcılar bu borcu taşımak için daha yüksek faiz talep ediyor. Dün Hazine’nin uzun vadeli tahvil geri alımlarını neden iki katına çıkardığını da böylece daha iyi anlayabiliyoruz. Faizlerin yüksek kalması bir yandan borcu çevirmenin maliyetini artırırken, diğer yandan yatırımların önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor. Neden kıymetli metallerin ateşli bir savunucusu olduğumuzun cevabı da aslında bu paragrafta yatıyor. Kâğıt ve mürekkep sistemine başkaldırı!
ABD Hazinesi piyasaların moralini düzeltirken, Moderna tarafından ise günün diğer önemli haberi geldi. Moderna ve Merck’in birlikte geliştirdiği kişiye özel mRNA kanser aşısı ileri aşama klinik çalışmada başarılı sonuç verirken, Moderna hisseleri dün gün içinde %175’e kadar yükseldi. Bu sonuç yalnızca şirket açısından değil, mRNA teknolojisinin kanser tedavisinde kullanılabileceğini göstermesi açısından da önem arz ediyor. Bir tarafta risk iştahı denince akla gelen teknoloji hisselerine gelen alımlar, diğer tarafta ise Moderna’nın başarısının akciğer, meme ve pankreas kanseri gibi diğer tümörlerde yürütülen mRNA çalışmalarına yönelik beklentileri artırmasıyla Nasdaq Biyoteknoloji Endeksi dün geceyi rekor seviyelerde tamamladı.
ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvillerde geri alım miktarını iki katına çıkarması küresel piyasalarda kısa sürede rahatlama yarattı. ABD’deki uzun vadeli tahvil faizlerindeki düşüşe Avrupa ve Japonya tahvil faizleri de eşlik etti. Dolar endeksi %1’e yakın gerileme kaydederek 99 seviyesinin altına gerilerken, ABD borsaları da faizlerdeki gerilemeden destek bularak geceyi sınırlı da olsa yükselişle tamamladı. Jeopolitik risklerde herhangi bir değişiklik olmamasına paralel petrolün varil fiyatı 92 dolar seviyelerinde bekle-gör stratejisine geçerken, kripto aleminde ise amiral gemisi Bitcoin olumlu havaya paralel 64 bin dolar seviyelerinde var olan prangalarından kurtularak 70 bin dolar seviyesine dayandı. Teknik mânâda bir süredir 71 bin dolar seviyesini hedefliyoruz (bakınız grafik).
Dün akşam geç saatlerde açıklanan Fed’in temmuz toplantısının tutanakları, enflasyon konusunda endişelerin belirgin şekilde arttığını gösterdi. Fed faizi %3,50-%3,75 aralığında sabit tutarken, üç üye 25 baz puanlık faiz artışı istedi. Tutanaklara göre birçok üye, enflasyon %2 hedefine doğru gerilemezse faiz artırmanın gerekli olacağını düşündüklerini okuduk. Üstelik toplantıda faiz indirimi yönünde destekten hiç söz edilmemesi, Fed içindeki tartışmanın son bir yılda ne kadar değiştiğini gösterdi. Buna karşılık yukarıda da değindiğim üzere son dönemde açıklanan veriler enflasyonda bir miktar yavaşlamaya işaret ederken, temmuz ayında şirketlerin beklenmedik şekilde istihdam azaltması işgücü piyasasına ilişkin endişeleri de artırdı. Bu beklentiler ışığında, Fed’in eylül toplantısında faizi sabit tutacağına yönelik beklentiler artarken, sene sonuna yönelik faiz artırım fiyatlaması ise bu sabah 22 baz puan ile güncelliğini koruyor.
Yeni güne başlarken, ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırmasıyla faizlerde yaşanan düşüş, Asya piyasalarına da rahatlama getirdi. Güney Kore borsası KOSPI dün %6’ya yakın gerilemesinin ardından bu sabah %6’nın üzerinde yükselişle kayıplarını telafi ederken, Japonya’da Nikkei endeksi %1’den fazla değer kazandı. EURUSD paritesi 1,17 seviyesine dayanarak neredeyse son üç ayın zirvesine gelirken, hafta sonu fonlama etkisiyle EURTRY kuru 56,00, GBPTRY kuru ise 65,25 seviyesini test etti. Yurdum insanının bir numaralı yatırım aracı olan gram altının 7 bin TL seviyesine dayanarak yatırımcısının yüzünü güldürdü. Altın fiyatları Türkiye’yi pek çok yönden etkiliyor. Her perşembe olduğu üzere bugün TCMB’nin haftalık raporunda rezervlerin altın etkisiyle nasıl olumlu mânâda yükseldiğini göreceğiz.
Türkiye cephesinde USDTRY kuru bebek adımlarıyla 48,00 seviyesinin kıyısına kadar gerilerken, iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41 seviyesinin altına geriledi. CDS risk primi ise 223 baz puanla önemli bir değişim göstermezken, hisse senetleri tarafında dün yükseliş isteğinin egemen olduğunu gördük. Borsa İstanbul ana endeksi dün günü şaşırtıcı bir şekilde %2,4 yükselişle tamamlarken, bankacılık hisseleri de benzer oranlarda yükseliş kaydetti. ABD tahvil piyasasındaki rahatlamanın küresel risk iştahına nefes aldırmasıyla bugün TL ve TL cinsi varlıkların da talep görmesini bekliyoruz.
BloombergHT’nin haberine göre Maliye Bakanlığı, yabancı ve kurumsal yatırımcıların özellikle para piyasası fonlarında yoğunlaşan işlemlerini mercek altına alıp bazı önlemler geliştirmeyi planlıyor. Öte yandan, İsrail’in Suriye’nin kuzeyine yönelik hava saldırıları ve Türkiye’ye yönelik açıklamalarının yarattığı rahatsızlık haber akışında devam ediyor. Mali piyasaların gündeminde bugün veri akışı zayıf görünüyor. Türkiye’de merkezi yönetim borç stoku takip edilebilir.
ABD 30 Yıllık Faiz vs Gümüş
Bitcoin
Emre Değirmencioğlu
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.054)
- BANKA ANALİZLERİ (152)
- BANKA HABERLERİ (3.642)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (603)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.987)
- GÜNCEL (4.634)
- GÜNDEM (3.589)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (147)
- ŞİRKETLER (2.747)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (582)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.500)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (841)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (120)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (62)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (95)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (20)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Erdoğan'dan fon açıklaması: Ödeme işlemleri biraz daha hızlanacak 21/10/2026
- Rusya'dan ABD'ye dizel taşıyan ilk tanker yola çıkıyor 21/10/2026
- Mercedes CEO'sundan 'Made in Europe' uyarısı 21/10/2026
- Elektrik piyasasında yeni teminat kuralları getirildi 21/10/2026
- Sigorta sektörünün prim üretimi 9 ayda 1 trilyon lirayı aştı 21/10/2026
- Türkiye'nin en güvenilir markaları Global Marketing Summit'te açıklandı 21/10/2026
- Brezilya'nın kanatlı ihracatında virüs engeli 21/10/2026
- Çin Merkez Bankası'ndan sessiz faiz adımı 21/10/2026
- Deutsche Bank CEO'su Sewing: Yapay zekada balon görmüyorum 21/10/2026
- Eski Macaristan Merkez Bankası Başkanı gözaltına alındı 21/10/2026
SON YAZILAR
- Vestel’de Borç Alarmı: Gözler Yatırımcıda 20/10/2026
- FİTCH’TEN TÜRKİYE’DE LEASİNG VE FAKTORİNG SEKTÖRÜNE ÇİFTE RİSK UYARISI 19/10/2026
- AVRUPA SOKAKLARINDA EKONOMİK İSYAN: BÜYÜME VAR, REFAH NEREDE? 19/10/2026
- Trump’ın Rusya açılımı dengeleri değiştirdi, risk iştahı toparlanıyor 19/10/2026
- AKBANK 1,7 MİLYAR TL CEZAYI NİÇİN YEDİ? 16/10/2026
- MSCI’DEN TÜRKİYE BORSASINA FREN! 16/10/2026
- KREDİ KARTINDA 12 AY SINIRI KALKTI MI? TAKSİTLİ ALIŞVERİŞTE YENİ DÖNEM! 16/10/2026
- VERGİLERİN HER 100 LİRASININ 21,6 LİRASI FAİZE GİDİYOR! 16/10/2026
- MSCI’den Endonezya’ya sert uyarı, Türkiye de mercek altında 16/10/2026
- ABD’de enflasyon ateşi yeniden yükseldi, küresel piyasalarda satışlar sertleşti 15/10/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ6 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini5 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu









