Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Dışarıda gerilim, içeride iyimserlik: TL varlıklar ‘ışıldıyor’

Yayınlanma:

|

Kısa bir molanın ardından tekrar ‘sahalara’ geri döndük. Müsadenizle, çok da konular bayatlamadan, geçen haftanın kısa bir özetini yaparak yeni güne ve gelişmelere konsantre olmaya çalışacağım. Yarından itibaren de eski rutinimize geri döneceğiz.

Kanaatimce, Türk mali piyasaları açısından geçen haftanın en önemli gündem başlığını TCMB’nin yılın ilk Enflasyon Raporu teşkil etti. Ocak ayında enflasyonun neredeyse %5’e yakın gelmesi, Şubat ayına yönelik öncü verilerin de gıda ve ramazan ayı kaynaklı %3 civarında geleceği endişesi piyasaların Rapora daha da yakından bakmasına neden oldu. TCMB’nin 2026 için ara hedefinin %16 olduğu bir ortamda, daha yılın ilk iki ayında %8 civarında gelecek olan enflasyon sonrası, Enflasyon Raporu bir miktar da olsa sancılı bir şekilde takip edildi. Başkan Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin önceki rapordaki %13-19 bandından %15-21 aralığına yükseltirken, orta nokta tahmini hâliyle %16’dan yukarı kaydı. Yine de, TCMB’nin %16 olan ara hedefini resmî olarak koruduğunu gördük.

Tahminlerdeki yukarı yönlü revizyonun arka planında ise gıda fiyatlarındaki oynaklık, hizmet grubunun TÜFE sepetindeki artan ağırlığı, uzun bir süredir enflasyonun müsebbibi olarak görünen kira, eğitim yer yer de sağlık olarak ön plana çıktı. Özellikle, gıda tarafında yaşanan enflasyonist baskının arka planında yapısal sorunlar olduğunu not etmek gerekiyor. Mesela geçen hafta TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı nüfus istatistiklerine göre, il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı neredeyse %94 olmuş. Daha basit bir anlatımla, gıda için (üretim) köyde insan kalmamış! Bu veri bile başlı başına arz sorunu doğururken, kent merkezlerine yönelik göç sonrası, konut cephesinde başgösteren arz sorunu da hâliyle kira enflasyonunu yukarı itiyor.

Eğitim ve sağlığa da neredeyse servet ödediğimizi unutmamak gerekiyor. Bizim çocukluğumuzda eğitim kalitesinin ne kadar yüksek olduğunun ve devlet okullarına gittiğimizin altını çizmem gerekiyor. Okula servet ödemeyince, bu sefer ikinci çocuğu yapmayı daha rahat düşünebiliyorsunuz! Nüfus artış hızının neden düştüğünü bir de bu gözle değerlendirmek gerekiyor. Hülâsa, meselelerin köküne inmeden, enflasyonun kalıcı bir şekilde %20’nin altına inmesini biraz hayalcilik olarak görüyorum.

Mesela geçen hafta izin nedeniyle ilk kez gittiğim Amsterdam’da da konut sektöründe sorun olduğunu ve kiraları ya da konaklamanın ciddi mânâda pahalı olduğunu gözlemledim. Hatta meşhur kanallarının yana park edilen gemi evler de dikkatimden kaçmadı. Talebin çok hızlı artması ama arzın (yeni ev yapımının) aynı hızda artmaması tıpkı Türkiye’de olduğu üzere sorunun kökünde yatan ana neden olarak ön plana çıkıyor.

Konuyu çok da dağıtmadan, Merkez Bankası Başkanı Karahan’ın gıda konusunda yapmış olduğu yorumlar biraz kafamızı kurcalasa da, piyasaya ‘gerçekçi’ mesajlar vermesi TL ve TL cinsi varlıkları destekledi. Sıkı duruşun kararlılıkla süreceği vurgusu, faiz indirimlerinde sürecin daha yavaş ilerleyeceğine işaret ediyor. Bu minvalde, TCMB’nin Şubat enflasyonunu da gördükten sonra, 12 Mart tarihinde düzenlenecek olağan PPK toplantısı öncesinde gidişattan rahatsızlık duymaması hâlinde, 50-75 baz puan civarında bir indirime soyunabileceğini düşünüyoruz. Büyük resimde, TL’nin bu yıl dolar karşısında değer kaybedeceğini lâkin yıl sonu enflasyon beklentisi olan %24’ten daha az kaybedeceğini, bunun da enflasyondan daha az değer kaybederek TL’nin reel olarak güçlenmeye devam edeceğini mânâsına geldiğinin altını çizmemiz gerekiyor!

Gerek ekonomi cephesinde, gerekse de siyasî ya da diplomatik cephede yaşanan olumlu gelişmeleri birlikte ele alınca, yabancı yatırımcının Türkiye ilgisinin devam ettiğini söylememiz gerekiyor. ABD-Türkiye ilişkilerinde yaşanan iyileşmenin, önümüzdeki aylarda CAATSA yaptırımlarının kalkması ile taçlanabileceğini göz ardı etmiyoruz. Halkbank ve S-400 meselelerine de bir formül bulunacağını düşünürken, özellikle CAATSA yaptırımlarının kalkması ve F-35 programına geri dönüş, Türkiye için sadece askerî değil, büyük bir yatırım hikâyesi yaratacağını da düşünüyoruz. Bu minvalde Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olası bir ABD ziyaretinin kulislerde konuşulduğu, iç siyasette ise tansiyonun düşme eğiliminde olduğunu not etmemiz gerekiyor. Bu gelişmeleri birlikte ‘okursak’, BIST100 ana endeksi geçen haftayı %5’e yakın yükselişle tamamlarken, bankacılık endeksinde yükseliş %8’e vardı. Tahvil faizlerinde bir miktar düşüş olurken, CDS risk primi de 215 baz puan civarına geriledi. USDTRY kuru ise otoritenin kontrolünde 43,70 seviyelerine bebek adımlarıyla da olsa yükseldi.

Kıymetli metallerde çok uzun bir süredir taşıdığımız uzun pozisyonlardan geride bıraktığımız haftalarda çıkmamız ardından yönümüzü Borsa İstanbul’a çevirmiştik. Şimdilik hisse senedi pozisyonlarımızın oldukça iyi gittiğinin altını çizmemiz gerekiyor. Ucuz kaldığı görüşünden de hareketle alımlara sahne olan hisse senetlerinde biz Akbank, THY, Turkcell ve Koç Holding tarafında pozisyonlanırken, konuyu TCMB’nin haftalık verileriyle bağlamak isteriz. Şöyle ki, 6 Şubat ile biten haftada, yabancının Türkiye ilgisinin ivme kaybetmekle birlikte korunduğunu gördük. Söz konusu haftada yabancı yatırımcıların hisse, DİBS ve eurobond alımları toplamda 745 milyon dolar olurken, büyük resmi görmek adına grafiklere dört haftalık hareketli ortalamayı da ekledik. Yabancının Türkiye ilgisinin Aralık ayından beri korunduğunu aşağıdaki grafikten takip edebilirsiniz.

Yine TCMB verilerine göre, yurt içi yerleşiklerin mütemadiyen artan kıymetli metal âşkının 6 Şubat ile birlikte (yaşanan vahşi volatilite sonrası) duraksadığını gördük. Altının ons fiyatının 5 bin dolar seviyesine oturmasıyla TCMB’nin net yabancı para pozisyonunun 70 milyar dolar seviyesine gerilediğini görüyoruz (zirve geçen haftalarda neredeyse 84 milyar dolar ile görülmüştü.).

Öte yandan, TCMB, Piyasa Katılımcıları Anketinin Şubat ayı sonuçlarını açıkladı. Yıl sonu TÜFE enflasyon beklentisi %23,23’ten %24,11 seviyesine yükselirken (TCMB tahmin aralığının tavanını %21’e çekti), 12 ay sonrasına ilişkin beklenti ise %22,20’den hafif de olsa %22,10 seviyesine geriledi. 24 ay sonrasına ilişkin TÜFE enflasyon beklentisi ise yine hafifçe %16,94’ten %17,11 seviyesine yükseldi. Yıl sonu USDTRY kuru beklentisi 51,17’den 51,09’a gerilerken, 12 ay sonrasına ilişkin beklenti ise 51,89’dan 52,39’a yükselmiş. 2026 sonu politika faiz beklentisi hafifçe yükselerek %29 seviyesine gelmiş. Bizim beklentilerimiz de piyasadan pek de uzak olmadığını not edelim. Anketin diğer detaylarını aşağıdaki grafikten görebilirsiniz.

Dönelim yurt dışı piyasalara. Powell’ın koltuğu için aday gösterilen Warsh’un bilanço küçültme yönünde planı, piyasaları geçen hafta rahatsız etti. Pandemi döneminde 9 trilyon dolara kadar yükselen Fed’in bilançosu, son verilere göre 6,6 trilyon dolar düzeyinde yer alıyor. Lâkin, Fed’in hazine tahvilleri almaması ve bilanço küçültmeyi tercih etmesi, faiz hadlerini yukarıya itebileceğini göz ardı etmemek gerekiyor; bu yönde bir adım Trump’ın planlarıyla örtüşmediğini peşinen belirtelim. Hatırlatma yapmak gerekirse, Kasım ayında yapılacak ara seçimlere kadar faizlerin gerilemesi için Trump yönetiminin şartları zorlayacağını, neredeyse varlıklarının yarısını hisse senetlerinde tutan ABD vatandaşlarının ise mutlu olmaları için endekslerde gerilmeye de mümkün mertebe izin vermek istemeyeceklerini düşünüyoruz.

Şubat ayının ilk iki haftasını %4’e yakın düşüşle tamamlayan Nasdaq endeksi, teknoloji hisselerinde genel hatlarıyla egemen olan limoni havayı anlatmaya fazlasıyla yetiyor. Dolar zayıflığına ayak uydurmayan Bitcoin’in ise biraz sancılı bir süreçten geçtiğini hep birlikte gözlemliyoruz. Bitcoin’in Nasdaq ile korelasyonunun yüksek olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Son dönemlerde gözden düşen amiral gemisi Bitcoin’i biz de 88 bin dolar seviyesinde verdiği mücadeleyi kaybetmesi ardından aşağı yönlü bir bakış açısıyla takip ediyoruz. Bu minvalde 15 bin dolar seviyesinden başlayan ve 125 bin dolar seviyesinde biten yükseliş sürecinin en önemli düzeltme seviyesinin aşağıda 58 bin dolar seviyesinde olduğunu düşünüyoruz (bakınız grafik). Bu seviyenin altını ‘uçurum’ olarak görürken, öte yandan düşüşün bittiğine kanaat getirmemiz durumunda ise uzun pozisyon açmak için tereddüt etmeyeceğiz. Bitcoin Altın rasyosunun da aşırı satım seviyelerine geldiğinin altını çizelim!

Amazon hisseleri üst üste dokuzuncu işlem gününü de düşüşle tamamlayarak 2006 yılından bu yana en uzun kayıp serisine imza attığını görüyoruz. Uzun bir süredir geminin yelkenlerini âdeta şişiren teknoloji rizgârının sembollerinden biri olan Amazon’daki bu zayıflama, Nasdaq ve teknoloji endeksleri açısından da kritik bir kırılganlık sinyali veriyor. Teknoloji hisselerindeki çözülme endeksler üzerinde baskı kurarken, bu hafta 1 trilyon doları aşan piyasa değeriyle dikkat çeken Walmart’ın bilançosunun tüketici talebinin nabzını tutacağını düşünüyoruz.

Walmart’ın bilançosunun yanı sıra, ABD’de bu hafta açıklanacak 4. çeyrek büyüme verisi ve Fed’in favori enflasyon göstergesi PCE’nin de ekonomi yavaşlıyor mu yoksa dengeleniyor mu sorusuna yanıt vereceğini düşünüyoruz. Geride kaldığımız hafta gecikmeli olsa da açıklanan ABD istihdam verisi beklentilere göre daha kuvvetli gelince faiz indirim öngörüleri törpülenmişti (ya da sert bir resesyon ihtimali zayıfladı.). Öte yandan, yine geçen hafta açıklanan enflasyon verisinin de piyasaları heyecanlandırmadığını not edelim. Bu sabah itibariyle, Fed’in 18 Mart tarihinde sonuçlanacak olağan FOMC toplantısında faizleri sabit tutacağına kesin gözüyle bakılırken, Haziran ayı ile birlikte yılın geriye kalanı için toplam 62 baz puan faiz indirimi öngörülüyor.

Geride bıraktığımız hafta Japonya’da erken genel seçimi Başbakan Takaichi’nin partisinin çoğunluğu elde ederek kazanması, YEN ve Nikkei üzerinde belirleyici oldu. YEN haftayı dolar karşısında değer kazanarak tamamlarken, genişlemeci politikaları ile bilinen Takaichi’nin galibiyeti ardından gösterge endeks Tokyo borsası hafta genelini %5 yükselişle tamamladı. Benzer bir şekilde, geride bıraktığımız hafta %8 yükselen Güney Kore ve %6 yükselen Tayvan borsaları, yeni gün ve hafta başlangıcında tatiller nedeniyle (Çin, Güney Kore, Tayvan kapalı konumda) hacimsiz ve sakin bir seyir izlerken, Japonya’nın dördüncü çeyrekte sadece %0,1 büyümesi (beklenti %1,6) Tokyo piyasasındaki güçlü ralliyi gölgeledi. Çin’in tatilde olması, emtia fiyatları üzerinde -azalan talep- aşağı yönlü baskı kurabilir. ABD piyasalarının da bugün Başkanlar Günü tatili nedeniyle kapalı konumda olacağını not edelim.

Çin’in ABD tahvillerindeki payı her geçen gün azalırken, rezerv tercihini ABD tahvillerinden altına doğru kaydırdığını görüyoruz. Altının ons fiyatı ilk kez 5 bin dolar üzerinde haftalık kapanışa imza atarken, teknik mânâda 5,100 dolar seviyesinin üzerinde günlük kapanış durumunda, yeniden uzun pozisyon almak için kolları sıvamayı deneyeceğiz. Bu sabah altının ons fiyatı haftaya 4,975 dolar seviyesinden başlarken, gümüşün ons fiyatı ise 75 dolar seviyelerine geri çekildiğini görüyoruz. Özellikle, gümüş cephesinde çok kısa bir süre içerisinde yaşanan sert çöküş ardından kafamızın eskisi kadar rahat olamadığının altını kalınca çizmemiz gerekiyor.

Reuters haberine göre, ABD ordusu, Başkan Trump’ın talimatı hâlinde İran’a karşı haftalar sürebilecek kapsamlı bir askerî operasyon ihtimaline hazırlandığını okuyoruz. Olası bir operasyonun yalnızca nükleer tesislerle sınırlı kalmayıp devlet ve güvenlik altyapısını da hedef alabileceği belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanı Rubio diplomatik çözümün zor olduğunu ifade etse de, tüm seçeneklerin masada olduğunu anlıyoruz. İran, ABD ile Cenevre’de süren nükleer görüşmelerde yaptırımların kaldırılması karşılığında petrol-doğalgaz projeleri, madencilik yatırımları ve uçak alımları gibi somut ekonomik kazanımlar içeren bir anlaşma arayışında olduğunu belirtirken, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu seyreltmeye açık olabileceği sinyalini de verdi.  Özetle taraflar masada ekonomik çıkar temelli bir uzlaşı zemini ararken, sahada askerî hazırlıklar müzakere gücünü artıran bir kaldıraç olarak kullanılıyor.

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Münih Güvenlik Zirvesi sonrası Slovakya ve Macaristan’ı kapsayan Orta Avrupa turuna çıkarak Trump yönetiminin bölgeyle ilişkileri güçlendirme mesajını verdiğini görüyoruz. Slovakya’da Başbakan Fico ile enerji ve savunma iş birliğini görüşen Rubio, Macaristan’da ise Trump’a yakınlığıyla bilinen Viktor Orban ile bir araya gelecek. Her iki ülkenin Rus enerji kaynaklarına bağımlılığı ve Moskova ile temaslarını sürdürmesi dikkat çekerken, NATO’nun 2035’e kadar GSYH’nin %5’i savunma harcaması hedefi ve Ukrayna politikası görüşmelerin ana başlıkları arasında yer aldı. Rubio, Avrupa’ya yönelik eleştirilerini sürdürse de ulusal çıkarlar örtüştüğünde güçlü ortaklık vurgusu yaparak birlik mesajı verdiğini not edelim. AB’nin geleceğinin risk altında olduğu bilinci güçlenirken, savunma harcamalarının arttığı veya daha da artacağı bir ekosistemde, mutlak surette savunma sanayi temalı yatırım araçlarının portföylerde bulunması gerektiğini düşünüyoruz. Bu cenahta en büyük ETF olan ITA takip edilebilir (2025 yılı getirisi %48).

Bitcoin

17712190095e502a9a1b590f7576476a9ea77bb186_1_1200.jpg

FED Bilanço Büyüklüğü

17712190096d6428ecf0bd7aa8fb308c96513e3284_2_1200.jpg

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi

1771219010284f6207838deb5956530f600c48d473_3_1200.jpg

Menkul Kıymet İstatistikleri

1771219010932767750e2b962f8965ee07e48917ec_4_1200.jpg

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu

1771219010f666950fe36ecfd539cffe4157f79335_5_1200.jpg

Kıymetli Maden Depo Hesaplarının Toplam YP Mevduat içinde Payı

1771219010b81c6ee57d183978a69a6e405e26b2b5_6_1200.jpg

Gerçek Kişi Kıymetli Maden Depo Hesaplarının Toplam YP Mevduat içinde Payı

17712190115f7d342edcc5abd52ae07f7c39188499_7_1200.jpg

Gerçek Kişi Kıymetli Maden Depo Hesaplarında Değişim

177121901120fee3b88b4d05da24569a60bd910da9_8_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Uzun bayram tatili dönüşü, hem içeride hem de dışarıda dün oldukça yoğun bir günü geride bıraktık. Gözlerin çevrili olduğu Orta Doğu’da barış anlaşması neredeyse imzalandı derken, dün sabah bültenimizde de ele aldığımız üzere, İsrail’in Lübnan’a saldırılarının artması iplerin âdeta gerilmesine neden oldu. İran, İsrail’in tutumunu ya da saldırganlığını neden göstererek müzakereleri askıya aldığını duyurdu.

Küresel mali piyasaların da ilk nazarda tepkisi kuşkusuz olumsuz oldu. Günün son işlem saatlerine doğru İran cephesinden gelen haber risk iştahının bozulmasına neden olurken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı neredeyse 5 dolar artış kaydederek 98 dolar seviyesine yükseldi. Son dönemlerde güvenli liman olarak ön plana çıkan dolar (DXY) değer kazanırken, piyasaların kılavuz kargası konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi yeniden %4,50 seviyesinin üzerine tırmandı. Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin ise bir kez daha satış baskısına maruz kaldığına tanıklık ettik.

Günün son işlem saatlerine satıcılı ve moral bozukluğuyla giren piyasalar, gece ilerleyen saatlerde ABD Başkanı Trump’ın İran ile görüşmelerin sürdüğünü açıklamasıyla kayıplarını kısmen de olsa telafi ettiğini gördük. İran basını, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişletmesinin ardından dolaylı görüşmelerin durdurulduğunu öne sürerken, Trump kendilerine böyle bir bildirim yapılmadığını söyledi. Trump’ın gün içerisinde yaptığı açıklamalarda ise hem “görüşmeler devam ediyor” hem de “biterse umurumda değil” mesajını vermesi, sürecin ne kadar belirsiz bir zeminde ilerlediğini de çok net bir şekilde ortaya koydu.

Hatırlarsanız bizler en kötünün geride kaldığını iddia ederken, bundan sonraki sürecin ise uzun ve netameli geçeceğini belirtmiştik. Nitekim, piyasalar da bizimle aynı görüşte olacak ki, tarafların ne söylediğinden ziyade diplomatik kapının tamamen kapanmadığına kanaat getirerek gecenin son işlem diliminde nefeslenme şansı buldu. Brent petrolün varil fiyatı olumsuz haber akışıyla 98 dolara kadar tırmanması ardından geceyi 95 dolar seviyesinin altında tamamladı. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde 4,545 dolar seviyesine tırmanarak yeni aya ılımlı bir başlangıç yapmasının ardından olumsuz haber akışının da yardımıyla 100 dolar gerileme kaydederek günü de 4,500 dolar sınırına yakın bir seviyede kapattı. Gümüşün ons fiyatının ise 75 dolar seviyelerinden uzaklaşamadığı dikkatimizi çekerken, bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise son sekiz haftanın en düşük seviyesi olan 70 bin dolar seviyelerine kadar geriledi.

Görüleceği üzere, cephede atılan her diplomatik adım piyasaları rahatlatırken, sahadan gelen her yeni çatışma haberi ise enerji fiyatları üzerinden küresel ekonomiyi yeniden baskı altına alıyor. Bu bağlamda, İran, Lübnan’daki saldırıların devam etmesi hâlinde ABD ile yürütülen görüşmelerden çekilebileceğinin sinyalini verirken, Hürmüz Boğazı’nın ardından Bab el-Mendeb Boğazı’na yönelik tehditlerini de artırdığını görüyoruz. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bu güzergâhlara ilişkin endişeler petrol fiyatlarını bir günde %4 yukarı taşıdı. Bu gelişmeler cereyan ederken, bu sabah haber akışında Lübnan, İsrail ile Hizbullah arasında kısmi bir ateşkes sağlandığını duyurdu. Anlaşma, İsrail’in Beyrut ve çevresindeki Hizbullah kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını durdurmasını, Hizbullah’ın ise İsrail’e yönelik saldırılarını askıya almasını öngörüyor. Ancak bu gelişmenin savaşın sona erdiği anlamına gelmediğini de not etmek gerekiyor. Lübnan’ın güneyinde çatışmalar sürerken, İsrail ordusu Lübnan’dan atılan roketleri önlediğini açıkladı.

ABD borsaları dün geceyi ılımlı yükselişlerle tamamlamasının ardından yeni gün başlangıcında piyasalarda kısmen de olsa huzursuzluğun devam ettiğini görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemleri %0,5 civarında gerilerken, Pasifik’in diğer ucunda da bu sabah karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Orta Doğu’dan gelen karışık mesajları yorumlamakta zorlanan Asya piyasalarında dün görülen rekor seviyelerin ardından bugün özellikle teknoloji ve yapay zekâ bağlantılı hisselerde kâr satışları etkili oldu. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,6 değer kaybederken, son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası ise %2’den fazla geriledi.

Son haftalarda yapay zekâ temalı hisselerin öncülüğünde çok hızlı yükselen piyasanın teknik olarak aşırı alım bölgesine ulaşması satışları hızlandırırken, gözler Orta Doğu’dan gelecek haberlere çevrilmiş durumda. Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında sınırlı bir ateşkes açıklansa da çatışmaların tamamen sona ermemesi ve İran ile ABD arasındaki görüşmelere ilişkin belirsizlikler temkinli seyrin korunmasına neden oluyor. Güvenli liman özelliğiyle ön plana çıkan dolar, savaşın ilk döneminde güç kazanmasının ardından son günlerde kararsız bir seyir izlerken, her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD istihdam verileri piyasaların yön tayini açısından kritik önemde olacağını tekrar hatırlatmak isteriz. Enerji fiyatlarının tetiklediği enflasyon kaygısı birkaç ay önce hâkim olan faiz indirimi beklentilerini topyekûn rafa kaldırırken, Fed’in bir sonraki adımının faiz artırımı yönünde olacağına da %50 ihtimal tanınıyor. Japon yeni ise dolar karşısında 160 seviyesine yaklaşarak müdahâle riskini yeniden gündeme taşıdığını not edelim.

Yurt dışında hem savaş haberleri hem de merkez bankalarının bir sonraki adımına ışık tutacak ekonomik veriler aynı anda takip edilirken, Türkiye cephesinde ilaveten siyasi gelişmeler de izleniyor. CHP tarafında butlan kararının ardından karmaşık ve çok başlı bir yapının hâkim olduğunu not etmemiz gerekiyor. Grup Başkanı Özel bugün grup toplantısı çağrısı yaparken, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ise Özel’in grup başkanlığına itiraz ettiği yönünde haberler görüyoruz. CHP’de 111 milletvekilinin imzasıyla olağanüstü kurultay çağrısı yapıldığını da okuyoruz.

Makro cephede ise bayram sonrasında dün pek çok verinin açıklandığını gördük. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %2,5; bir önceki çeyreğe göre ise %0,1 oranında büyüme kaydetti. İlk çeyrek sonuçlarının bayat bir veri olduğunu düşünürsek, büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi PMI endeksi Mayıs ayında yukarı yönlü hareket ederek 49,8 seviyesine gelmek suretiyle son iki yılın zirvesine yükseldi. PMI verisinde 50 seviyesinin altı daralma olarak yorumlansa da, verideki canlanmaya dikkat çekmek isteriz. Öte yandan, İTO’nun İstanbul için açıkladığı Mayıs ayı enflasyon verisi gıda ve alkolsüz içecekler kaleminde ılımlı yükselişle %1,53 artış kaydetti. Bu sonuçla yıllık enflasyon, %36,83 seviyesinden %36,77 seviyesine geriledi. Bayram tatili nedeniyle resmî enflasyon verisinin TÜİK tarafından Cuma günü açıklanacağını, beklentinin de %1,5 civarında olduğunu not edelim.

Türkiye PMI

17803740454e90d88c9fcdf25ed74f2c40852a548b_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bitcoin ATM Devinin Çöküşü

Yayınlanma:

|

Yazan:

Bitcoin Depot İflas Korumasına Başvurdu, 9 Binden Fazla Kripto ATM Kapandı

ABD merkezli kripto para ATM devi Bitcoin Depot, artan yasal baskılar, yükselen uyum maliyetleri ve sert düşen gelirleri nedeniyle Chapter 11 kapsamında gönüllü iflas koruma başvurusunda bulundu. Şirket, dünya genelindeki 9 binden fazla kripto para ATM’sini devre dışı bıraktığını açıkladı.

Bir dönem Kuzey Amerika’nın en büyük Bitcoin ATM operatörü olarak gösterilen şirketin çöküşü, kripto sektöründeki “fiziksel erişim” modelinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattı.

Düzenleyici Baskılar İş Modelini Çökertti

Şirket CEO’su Alex Holmes yaptığı açıklamada, özellikle ABD eyaletlerinin son dönemde kripto ATM işletmecilerine yönelik çok daha sert düzenlemeler getirdiğini belirtti.

Yeni düzenlemeler kapsamında:

  • İşlem limitleri düşürüldü,
  • Kimlik doğrulama (KYC) zorunlulukları ağırlaştırıldı,
  • Kara para aklama önleme (AML) yükümlülükleri artırıldı,
  • Bazı eyaletlerde kripto ATM faaliyetleri tamamen yasaklandı,
  • Dolandırıcılık mağdurlarına yönelik operatör sorumlulukları genişletildi.

Şirket yönetimi, mevcut düzenleyici ortam altında iş modelinin artık sürdürülebilir olmadığını açıkladı.

Gelirler Sert Düştü

Bitcoin Depot’un 2026 yılı ilk çeyrek finansalları da alarm vermişti:

  • Gelirler yıllık bazda %49,2 düştü,
  • Şirket yaklaşık 9,5 milyon dolar net zarar açıkladı,
  • Daha önce yaşanan 3,7 milyon dolarlık kripto cüzdan saldırısı mali yapıyı daha da bozdu.

Şirket hisseleri Nasdaq’ta sert düşüş yaşarken bazı işlemlerde günlük kayıp %70’in üzerine çıktı.

Kripto ATM Modeli Neden Çöküyor?

Uzmanlara göre Bitcoin ATM sistemi ilk yıllarda “nakitten kriptoya hızlı geçiş” avantajıyla büyüdü. Ancak zamanla sektör şu sorunlarla karşı karşıya kaldı:

1. Dolandırıcılık Vakaları

Kripto ATM’leri özellikle yaşlı kullanıcıları hedef alan dolandırıcılık şebekelerinde sık kullanılmaya başladı.

2. AML ve MASAK Benzeri Baskılar

ABD’de FinCEN ve eyalet düzenleyicileri, yüksek risk nedeniyle sektöre çok daha ağır yükümlülükler getirdi.

3. Yüksek Operasyon Maliyeti

ATM lojistiği, nakit yönetimi, mağaza komisyonları ve güvenlik maliyetleri ciddi şekilde arttı.

4. Kripto Kullanım Alışkanlığının Değişmesi

Kullanıcılar artık mobil uygulamalar ve merkezi borsalar üzerinden çok daha düşük maliyetle işlem yapabiliyor.

“Bu Sadece Başlangıç Olabilir”

Sektör uzmanları, Bitcoin Depot’un iflasının sadece tekil bir şirket problemi olmadığını düşünüyor. Özellikle ABD’de faaliyet gösteren diğer kripto ATM operatörlerinin de benzer baskılar altında olduğu belirtiliyor.

Kripto sektöründe uzun süre “ana akım benimsenmenin vitrini” olarak gösterilen ATM ağlarının, artık yüksek regülasyon ve düşük kârlılık nedeniyle hızla küçülme sürecine girebileceği konuşuluyor.

Türkiye Açısından Ne Anlama Geliyor?

Türkiye’de doğrudan yaygın bir kripto ATM ağı bulunmasa da gelişme önemli mesajlar içeriyor:

  • Kripto sektöründe regülasyon baskısı küresel ölçekte sertleşiyor,
  • AML/KYC yükümlülükleri artık tüm fintech ve kripto şirketlerinin merkezinde,
  • “Denetimsiz büyüme” modeli sürdürülemez hale geliyor,
  • Fiziksel kripto erişim kanalları yüksek risk kategorisine giriyor.

Özellikle MASAK düzenlemeleri sonrası Türkiye’de de kripto platformları için daha sıkı denetim süreçlerinin gündeme gelmesi beklenebilir.

Sonuç

Bitcoin Depot’un çöküşü, kripto sektörünün artık “vahşi batı” döneminden çıktığını ve yüksek regülasyon dönemine girdiğini gösteriyor.

Bir dönem finansal özgürlüğün sembolü olarak görülen Bitcoin ATM’leri bugün; dolandırıcılık, uyum maliyetleri, yasal riskler ve düşük kârlılık nedeniyle sektörün en kırılgan alanlarından biri haline dönüşmüş durumda.

Bu iflas aynı zamanda şu soruyu yeniden gündeme taşıyor: “Kripto sektöründe ayakta kalacak olanlar teknoloji şirketleri mi olacak, yoksa regülasyona tam uyum sağlayabilen finansal kurumlar mı?”

bankavitrini.com

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Enflasyon korkusu: DXY kükredi, faizler sıçradı, piyasa Warsh’ı teste hazırlanıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Orta Doğu’da devam eden enerji gerilimi ve yükselen enflasyon endişeleri, küresel piyasalarda haftanın son iş günü büyük çaplı satışları beraberinde getirdi. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatının 109 doların üzerine çıkarak haftayı tamamlaması, normalleşme beklentilerinin ertelenmesine neden olurken, ABD tahvil faizlerinin son bir yılın zirvesine çıkması da âdeta tuz biber oldu. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,60, 30 yıllık tahvil faizi ise %5,13 seviyesine yükselirken, piyasalar Fed’in bu yıl yeniden faiz artırabileceğini fiyatlamaya başladı. Vadeli kontratlara göre, Aralık ayında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimali bir hafta önce %14 seviyesindeyken, şimdi yaklaşık %50 seviyesine yükselirken, daha da önemlisi, Ocak 2027 toplantısına yönelik artırım ihtimali de ilk kez %58 seviyesine yükseldi. Daha basit bir anlatımla, piyasa artık 2027 başında Fed’in yeniden faiz artırabileceğini baz senaryo olarak fiyatlamaya başladı.

Yükselen faiz baskısı hâliyle risk iştahını baskılarken, hisse senedi ve emtia piyasalarında sert satışları beraberinde getirdi. Risk iştahı denince akla gelen Nasdaq ve S&P 500 haftanın son iş gününü %1,5 civarında düşüşle tamamlarken, yapay zekâ rallisi ile yükselen teknoloji hisselerinde çözülme dikkat çekti. Özellikle, ABD yönetimi, Çinli şirketlerin Nvidia’nın en güçlü H200 yapay zeka çiplerini satın almasına onay vermesine rağmen, Pekin yönetimi yerli teknolojiyi desteklemek ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla bu alımları durdurması Nvidia’nın haftanın son iş günü %4,4 gerilemesine neden olurken, benzer kulvarda koşan AMD ise %6’ya yakın geriledi. Çarşamba günü açıklanacak Nvidia bilançosuyla birlikte yapay zekâ rallisinin sürdürülebilirliği hakkında ciddi ipuçları alacağız.

ABD’de geçen hafta hem üretici hem de tüketici enflasyonun yüksek gelirken, sanayi üretimi verilerinin de güçlü gelmesi, ekonominin hâlâ sıcak kaldığını göstererek faiz baskısını daha da artırdı. Güçlü ABD ekonomik verileri ve artan enerji maliyetleri, yüksek büyüme ve yüksek enflasyon kombinasyonunu yeniden fiyatlamasına neden olurken, faiz getirisi olmayan kıymetli madenler, beklenti setinde yaşanan değişim ardından sert bir şekilde satıldı. Döviz piyasasında dolar (DXY) üst üste beşinci günü de yükselişle tamamlarken, son iki ayın en güçlü haftalık performansına da imza attı. Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri altının ons fiyatını 4,540 dolar seviyesine iterken, haftalık bazda da kayıp %4 oldu. Benzer bir şekilde, yükselişi de düşüşü kadar sert olan gümüş tüm kazanımlarını geri vererek 76 dolar seviyesinden haftayı tamamladı. Altı günden 72 dolardan 89 dolar seviyesine yükselen gümüş, iki günde %14 düştü. Altın uzun pozisyonumuzu hafta ortası hafifletirken, gümüş uzun pozisyonlarımızı daha da güçlendirmiştir. Havanın bozulmasına paralel Cuma günü tüm pozisyonları kapatarak “square” pozisyona geçtik.

Açık söylemek gerekirse, bu kadar hızlı bir bozulma beklemiyorduk. Ancak piyasaların en önemli gerçeğinin de değişmediğini unutmayalım: trade never ends – yani işlem fırsatı hiçbir zaman tükenmez. Bu nedenle geriye dönüp takılmak yerine önümüze bakmaya devam edeceğiz. Yeter ki disipline, kâr almayı, iz süren stop kullanmayı ve gerektiğinde zarar kesmeyi tavizsiz şekilde uygulamayı sürdürelim. İşin belki de en zor kısmının, kaybedilen bir maçın ardından yeniden sahaya çıkabilmek olduğunu biz de çok iyi biliyoruz. Ancak çelik gibi sinirlere ve sarsılmaz bir disipline sahipseniz, piyasa ne kadar sert olursa olsun ‘yarın yine buradayım’ deme gücünü kendinizde bulabilirsiniz.

Bu bağlamda, çiçeği burnunda Fed Başkanı Warsh’ın ne yapacağını hep birlikte takip ederek biraz soluklanmaya çalışacağız. Doların ‘kükremesiyle’ kraliyet aslanı Sterlin günlerdir süren düşüş serisini devam ettirerek haftayı 1,33 seviyesinin diplerinde ve son beş haftanın en düşüğünde tamamladı. İngiltere’de zor günler geçiren Başbakan Starmer ve İşçi Partisi içinde başlayan liderlik tartışmaları sterlin üzerinde baskıyı artırıyor. İngiltere’de 30 yıllık tahvil faizi %5,85 seviyesine yükselerek 1988’den bu yana en yüksek seviyeye gelirken, ortak para birimi EUR’nun da dolar karşısında 1,1620 seviyesine kadar gerilediğini görüyoruz. Daha da aşağıda 1,16 seviyesine dikkat çekeceğiz.

Powell’ın Fed Başkanlığı’ndaki son günü, küresel mali piyasalar açısından pek de sevimli geçmedi Piyasalar, Trump’ın desteklediği yeni başkan Warsh’ın yeni dönemde enflasyona karşı ne kadar sert duracağını test etmeye hazırlanıyor. Cuma günü yaşananlar bir tesadüf mü tam olarak bilemesek de, faiz indirim umutlarıyla gelen Warsh’ı pek de kolay günlerin beklemediğini görüyoruz. Özellikle, Fed Komite Üyelerini ikna etmekte oldukça zorlanacağını düşünüyoruz. Warsh’ın piyasaya daha az müdahâle eden ve bilanço küçültmeyi savunan yaklaşımı, tahvil faizlerindeki yükselişle birlikte yatırımcıların odağına yerleşmiş durumda olduğunu göz ardı etmeyelim.

Türkiye cephesinin de hâliyle küresel satış baskısından uzak kalamadığını gördük. Bir şirketin tahvil itfasını gerçekleştiremeyerek temerrüde düşmesi de yatırım fonlarına yönelik soru işaretlerinin yeniden artmasına neden oldu. BİST100 endeksi haftanın son iş gününü %2’ye yakın düşüşle tamamlarken, CDS risk primi haftanın ilk işlem gününde 243 baz puana yükseldi. Enflasyon kaygılarına paralel iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi haftayı %42,4 seviyesinden tamamladı. TCMB Mayıs ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’nin sonuçlarını açıkladı. Bu bağlamda, Enflasyon Raporu’nda TCMB yıl sonu enflasyon tahmini %26 olarak belirlerken, piyasa aktörlerinin tahmini %28,94 seviyesinde yer aldı. 12 ay sonrasına ilişkin TÜFE enflasyonu tahmini %23,8, 24 ay sonrasına ilişkin tahmin ise %18,4 seviyesine yükseldiğini gördük. Piyasalar ilk faiz indirimini 100 baz puanla Eylül ayında beklerken, sene sonu politika faiz beklentisi ise %34 seviyesinde yer aldı. Sene sonu USDTRY kuru beklentisi ise hafif de olsa artarak 51,57 olmuş. Bizim tahminimizin de 52 seviyesinde olduğunu not edelim.

Yeni gün başlangıcında, Orta Doğu’da gerilim yeniden yükselirken, Brent petrolün varil fiyatı 112 dolar seviyesini test ettiğini görüyoruz. Reuters haberlerinde, Capital Economics yıl sonuna kadar sürecek bir kapanma senaryosunda Brent petrolün 130-140 dolar bandına, 2027 yılında ise 150 dolara kadar çıkabileceği uyarısında bulundu. Böyle bir senaryonun İngiltere ve Euro Bölgesi’nde enflasyonu yeniden %10’a itebileceğinin de hesaplandığını okuyoruz. Tahvil piyasaları ise enflasyon kaygılarını sert bir şekilde fiyatlamaya devam ediyor. ABD’de 10 yıllık gösterge tahvil faizi bu sabah %4,63 seviyesine yükselerek son 15 ayın zirvesine çıkarken, 30 yıllık tahvil faizi ise %5,15 seviyesini test ederek son 2,5 yılın zirvesine yükseldi.

Yukarıda da değindiğimiz üzere, Fed’in bu yıl faiz artırma ihtimali neredeyse %50 seviyesinde fiyatlanırken, havanın da hâliyle bozulduğunu görüyoruz. Risk iştahındaki azalmaya paralel gösterge endeks Tokyo borsası geçen haftaki rekor seviyelerin ardından bu sabah %1 gerilerken, Hong Kong borsası %1,5, Tayvan borsası ise %1,2 geriledi. Çin tarafında açıklanan tüketici harcamalarının zayıf gelmesi ve perakende satışların da beklentiyi karşılayamaması, dünyanın en büyük ikinci ekonomisinde yükselen enerji fiyatlarının ekonomik aktiviteyi yavaşlattığı yönünde yorumladık. Güney Kore borsası Cuma günü kaydettiği sert satışlar ardından bu sabah %1 yükselirken, dolar güvenli liman talebiyle güçlü kalmaya devam ederek peş peşe altıncı güne de yükselerek başladığını not edelim.

Altın ve gümüşün geçen haftanın son iki iş günü başlayan sert satış baskısına bu sabah da boyun eğerek sabah erken saatlerde sırasıyla 4,479 ve 73,80 dolar seviyesine kadar sarktığını akabinde ise hafif de olsa toplanarak 4,540 ve 75,20 dolar seviyelerine geldiğini görüyoruz. Teknik mânâda altında 4,530 dolar, gümüşte ise 73,50 dolar seviyelerinin altında olası bir kapanış, yukarı yönlü isteğin sorgulanmasına neden olacaktır (bakınız grafikler). Altı haftalık kesintisiz yükseliş serisi ardından geçen haftayı düşüşle tamamlayan kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin, bu sabah da olumsuz havaya ayak uydurarak, doların da güçlendiği bir günde 77 bin dolar seviyesinin altına sarktı.

Orta Doğu’da bir süredir korunan sessizlik bir nebze de olsun bozulurken, Bahreyn’de nükleer santralde drone saldırısı sonrası yangın çıkması ve Suudi Arabistan’ın ise üç drone etkisiz hâle getirdiğini açıklaması bir miktar da olsa endişe yarattı. Trump’ın İran’a yönelik hızlı hareket edin yönünde tehdidi dikkatlerden kaçmazken, gözler şimdi hem Paris’te başlayacak G7 toplantısına hem de Çarşamba günü açıklanacak Fed’in bir önceki toplantısının tutanaklarına çevrildi. Fed’in faiz indirimi söyleminden uzaklaşıp daha nötr hatta daha şahin bir çizgiye kayıp kaymadığını anlamaya çalışacağız.

Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye’de tüketici güven endeksi takip edilebilir. Volatilitenin genel anlamıyla yüksek seyretmesini bekliyoruz!

Altın

 17790785860e12cecae11f7771d601d831b09dca3b_1_1200.jpg

Gümüş

 17790785862bec64ce0c1f648c81ab9dd61a6bc750_2_1200.jpg

Son 10 gün, değişim

17790785875efc3bec198bb7d8bd02b7a598dc16b4_3_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.