Connect with us

GÜNCEL

Ultra Zenginler Yeni Güvenli Liman Arıyor

Dubai’den Sessiz Servet Göçü: Singapur, Hong Kong ve İstanbul Yeniden Radar’da

Yayınlanma:

|

Erol Taşdelen | bankavitrini.com


Küresel servet yönetimi dünyasında dikkat çekici bir hareketlilik yaşanıyor. Uzun yıllardır ultra zenginlerin en gözde finans merkezlerinden biri olan Dubai, ilk kez ciddi bir güvenlik ve jeopolitik risk tartışmasının merkezine girdi. Özellikle Asyalı yüksek varlıklı ailelerin bir kısmı, Dubai’de tuttukları nakit varlıkları, gayrimenkulleri ve aile ofislerini Singapur, Hong Kong ve hatta İstanbul gibi alternatif merkezlere taşıma planları yapıyor.

Uluslararası haber ajansı Reuters’ın aktardığına göre bazı hukuk ve servet danışmanlık şirketleri, yalnızca birkaç gün içinde 10–20 aile ofisinin taşınma veya yeniden yapılandırma için bilgi aldığını belirtiyor. Hatta bazı danışmanlar, ortalama 50 milyon dolar büyüklüğünde portföye sahip müşterilerin Dubai’den çıkmak için hızlı kararlar almak istediğini ifade ediyor.

Bu gelişme tek başına bir şehir değişimi değil. Aslında küresel sermayenin “güvenli liman” anlayışının değiştiğini gösteren önemli bir sinyal.

Dubai’nin “Güvenli Liman” Hikâyesi Sarsılıyor mu?

Son 10 yılda Dubai, küresel servetin en hızlı büyüyen merkezlerinden biri haline geldi.

Bu yükselişin temel nedenleri şunlardı:

  • Düşük vergi politikası

  • Esnek şirket kurma süreçleri

  • Güçlü finans merkezi altyapısı

  • Yaşam kalitesi ve güvenlik

  • Avrupa–Asya–Afrika arasında stratejik konum

Dubai Uluslararası Finans Merkezi (DIFC), bugün yüzlerce varlık yönetim şirketi ve yüzlerce aile ofisine ev sahipliği yapıyor. Dünyanın en büyük servetlerinin önemli bir bölümü burada yönetiliyor.

Ancak son dönemde Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimlerin artması, özellikle İran merkezli risklerin Körfez bölgesine yaklaşması, Dubai’nin uzun yıllardır pazarladığı “istikrar adası” imajını test etmeye başladı.

Ultra zengin yatırımcılar için en kritik konu vergi değildir.

En kritik konu servetin fiziksel ve hukuki güvenliğidir.

Jeopolitik risk arttığında sermaye doğal olarak daha öngörülebilir merkezlere doğru hareket eder.

Yeni Güvenli Liman: Singapur

Dubai’den çıkış düşünen Asyalı yatırımcıların ilk baktığı yer Singapur.

Bunun nedeni oldukça net.

Singapur;

  • güçlü hukuk sistemi

  • siyasi istikrar

  • güçlü bankacılık sistemi

  • gelişmiş servet yönetimi altyapısı

ile dünyanın en kurumsal finans merkezlerinden biri.

Son yıllarda Singapur’da kurulan family office (aile ofisi) sayısı patlama yaşadı. Birkaç yıl önce yüzlerle ifade edilen bu sayı bugün binler seviyesine ulaşmış durumda.

Özellikle Çin, Tayvan, Endonezya ve Hindistan kökenli servet sahipleri için Singapur;

  • hem güvenli
  • hem de kültürel olarak yakın bir finans merkezi.

Bu nedenle Dubai’deki bazı Asyalı aileler için “eve dönüş limanı” olarak görülüyor.

Hong Kong Yeniden Sahneye Çıkıyor

Bir dönem siyasi gelişmeler ve Çin etkisi nedeniyle bazı yatırımcıların temkinli yaklaştığı Hong Kong, şimdi yeniden alternatif olarak konuşuluyor.

Hong Kong’un en önemli avantajları:

  • Çin sermayesi ile küresel finans arasında köprü olması

  • güçlü bankacılık sistemi

  • derin sermaye piyasaları

  • yatırım fonları için geniş altyapı

Özellikle Çinli ve Kuzey Asyalı servet sahipleri için Hong Kong, Dubai’ye göre daha tanıdık ve operasyonel olarak daha entegre bir merkez.

Ancak burada risk tamamen ortadan kalkmış değil.

Dubai’deki risk jeopolitik, Hong Kong’daki risk ise daha çok politik ve yönetişim temelli.

Yatırımcılar bu iki risk arasında denge kurmaya çalışıyor.

İstanbul Neden Konuşuluyor?

Reuters analizlerinde dikkat çeken bir diğer nokta ise İstanbul’un da alternatif merkezler arasında anılması.

İstanbul henüz Singapur veya Hong Kong kadar oturmuş bir küresel servet merkezi değil.

Ancak son yıllarda bazı gelişmeler dikkat çekiyor:

  • İstanbul Finans Merkezi’nin kurulması

  • bölgesel finans hub hedefi

  • gayrimenkul yatırımlarındaki artış

  • vatandaşlık programları

  • Avrupa–Orta Doğu–Asya arasında stratejik konum

Özellikle bazı yatırımcılar için Türkiye;

  • yatırım fırsatı
  • gayrimenkul pazarı
  • bölgesel erişim

gibi avantajlar sunabiliyor.

Bu nedenle İstanbul bugün için tam bir güvenli liman değil, ancak potansiyel alternatif merkez olarak konuşulmaya başladı.

Yeni Dönemin Gerçeği: Çok Merkezli Servet Stratejisi

Ultra zenginlerin davranışı bize yeni bir trendi gösteriyor.

Artık servet tek bir şehirde tutulmuyor.

Yeni model şöyle işliyor:

  • Dubai → şirket ve yaşam merkezi

  • Singapur → likidite ve portföy yönetimi

  • Hong Kong → Asya finans piyasaları

  • Londra / İsviçre → hukuk ve varlık koruma

  • İstanbul → gayrimenkul ve bölgesel yatırım

Yani servet artık tek limana değil çok limana dağıtılıyor.

Bu stratejiye finans dünyasında “multi-jurisdiction wealth strategy” deniyor.

Bankavitrini Yorumu

Dubai’den yaşanan bu sessiz servet hareketi bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor:

Zenginler vergi avantajı için değil, güven için yer değiştirir.

Bir finans merkezi olmak için yalnızca lüks konutlar veya düşük vergi yetmez.

Gereken şey:

  • güçlü hukuk sistemi

  • öngörülebilir ekonomi politikası

  • uluslararası finans altyapısı

  • güçlü bankacılık sistemi

  • küresel güven

Singapur ve Hong Kong’un başarısının arkasında tam olarak bu var.

Dubai’nin yaşadığı sarsıntı ise yeni bir soruyu gündeme getiriyor: 21. yüzyılın yeni güvenli limanı hangi şehir olacak?

Ve belki de asıl cevap şu: Artık tek bir liman yok.

Servet yeni dönemde limanlar arasında dolaşacak.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank “Şehrin İyi Hali” projesinin 12. dönem başvurularını başlattı

Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, “Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank’ın gençleri gönüllülükle tanıştıran toplumsal fayda projesi ‘Şehrin İyi Hali’nde 12’nci dönem başvuruları başladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, proje, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) işbirliği yaparak gençlere toplumsal fayda üretme ve kişisel gelişimlerini güçlendirme fırsatı sunuyor.

Bu kapsamda tüm üniversiteli gençlerin katılabileceği projede gençler, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) bir araya gelerek toplumsal fayda çalışmalarında yer alacak ve kişisel gelişimlerini destekleyecek deneyimler kazanacak.

Bugüne kadar yaklaşık 25 bin gence ulaşan Şehrin İyi Hali, gençlerin sürdürülebilirlik, çevre, hayvan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal kapsayıcılık gibi alanlarda aktif rol almasını sağladı. Yeni dönemde de gençler, Türkiye’nin farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek gönüllülük çalışmalarına katılacak.

Akbank, projeyle gönüllülük hareketini daha geniş bir alana yaymayı ve gönüllülüğün gençlerin hayatında kalıcı olmasını hedefliyor.

Şehrin İyi Hali gönüllülük etkinlikleri, bu yıl 10-25 Ekim’de 9 sivil toplum kuruluşuyla düzenlenecek. Gençler, Kurtaran Ev ile kulübe yapımı ve boyama, hayvanların bakımı ve gezdirilmesine destek olacak. ‘Kokopelli Şehirde’, Akmerkez’in terasındaki kent tarımı alanında ekoloji ve sürdürülebilir yaşam deneyimi sunarken, Türkiye Down Sendromu Derneğinde kapsayıcılık seminerinin yanı sıra kule yarışları ve pizza atölyeleri gerçekleştirilecek. ‘Bilim Virüsü’nün düzenlediği eğitimlerde de afet farkındalığı üzerine temel kavramlar konuşulacak.

Gençler, ‘Hadi İşaretin’ özel tasarlanmış kutu oyunuyla işaret diline yönelik etkinliklerde yer alırken, Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile evsiz bireyler için mutfakta gıda üretimine ve sokakta dağıtım faaliyetlerine destek olacak. Türkiye Omurilik Felçliler Derneği ile tekerlekli sandalye birleştirme çalışmalarına katılacak gençler, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları yakından gözlemleme fırsatı elde edecek. Gençler ayrıca ‘Hayat Tamircisi’ eşliğindeki ‘İkinci Şanslar’ atölyesinde engelli hayvanlar için yürüteç üretecek ve DenizTemiz Derneği/TURMEPA ile gerçekleştirecekleri kıyı temizliğinde topladıkları atık miktarlarını ölçüp, su altı ekosistemine verilen zararları gözlemleyecek.

Şehrin İyi Halinin 12’nci dönemi, gençlerin gönüllülük deneyimini kutlamak amacıyla düzenlenecek özel konserle sona erecek. Gönüllülük programını tamamlayan tüm gençlere sertifika verilecek. Tüm üniversiteli gençler, istedikleri projeye ‘sehriniyihali.com’ adresi üzerinden başvurabiliyor.

– ‘Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, Şehrin İyi Hali’nin, Akbank’ın insan odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımının en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Demiralp, projeye katılan gençlerin seçtikleri alanda gönüllü olarak farkındalık geliştirici atölyelere katıldığını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

‘Gençler, bu çalışmalara katılarak sürdürülebilir bir dünya için emek verirken, aynı zamanda liderlik becerilerini, empati yeteneklerini ve sorumluluk duygularını geliştiriyor. Şehrin İyi Hali ile bugüne dek 25 bine yakın genç bu iyilik hareketinin bir parçası oldu. Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Elektronik Parada Yaprak Dökümü

Elektronik Para Sektöründe Lisans Tasfiyesi Hızlandı: 2020 Sonrası Kurulan 12 Şirketin İzni İptal Edildi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Papel Elektronik Para’nın faaliyet izninin iptaliyle elektronik para ve ödeme kuruluşlarında lisans tasfiyesi yeniden gündemde. 2020 ve sonrasında kurulan şirketler arasında son dönemde art arda lisans iptalleri yaşanması dikkat çekiyor.

Türkiye’de elektronik para ve ödeme hizmetleri sektöründe lisanslı kuruluş sayısındaki değişim dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izninin iptal edilmesiyle, özellikle son yıllarda sektöre giren şirketlerin önemli bölümünün faaliyet dışına çıktığı görülüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) resmi mevzuat kayıtlarında Papel’in faaliyet izninin iptaline ilişkin karar 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Papel’e elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 27 Ekim 2022 tarihinde verilmişti. İptal kararı 6493 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine dayandırıldı.

2020 sonrası kurulanlarda tablo dikkat çekiyor

Hazırlanan listeye göre, 2020 ve sonrasında kuruluş izni/faaliyet başlangıcı bulunan 12 elektronik para ve ödeme kuruluşunun lisansı iptal edilmiş durumda.

Bunlar arasında:

  • IQ Money – 2020 kuruluş
  • Paybull – 2020 kuruluş
  • Vizyon – 2021 kuruluş
  • VepAra – 2022 kuruluş
  • FZY – 2022 kuruluş
  • TTM – 2022 kuruluş
  • ParaQR – 2022 kuruluş
  • Parolapara – 2022 kuruluş
  • Payco – 2022 kuruluş
  • Papel – 2022 kuruluş
  • Paypole – 2023 kuruluş
  • Junomoney – 2025 kuruluş yer alıyor.

TCMB’nin resmi ödeme sistemleri mevzuat sayfası da 2025-2026 döneminde Paybull, IQ Money, Paypole, Papara, Pay Fix, Klon, TTM, ParaQR, Parolapara, Vezne24, Junomoney, Payco, TRPOS ve son olarak Papel hakkında faaliyet izni iptali kararlarını listeliyor.

Sadece eski şirketler kapanmıyor

Buradaki önemli ayrıntı, lisans iptallerinin yalnızca uzun yıllardır faaliyet gösteren kuruluşlarla sınırlı olmaması.

Tam tersine, son birkaç yıl içerisinde kurulmuş ve elektronik para/ödeme sektörüne yeni oyuncu olarak giren şirketler de lisans kaybedenler arasında bulunuyor.

Papel bunun son örneği oldu. Şirketin elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 2022 yılında verilmişti; TCMB’nin 18 Eylül 2026 tarihli kararıyla izin iptal edildi ve karar 23 Eylül’de Resmî Gazete’de yayımlandı.

6493 sayılı Kanun’daki gerekçeler dikkat çekiyor

Lisans iptallerinde tek bir gerekçe bulunmuyor. Kullanılan hukuki dayanaklar arasında faaliyet izninden sonra faaliyete başlanmaması, iznin mevzuata aykırı beyan veya belgelerle alınması, ödeme kuruluşunun gerekli şartları kaybetmesi, faaliyetlerin güvenli şekilde yürütülmesini tehdit eden durumlar ve gerekli tedbirlerin süresinde alınmaması gibi hükümler bulunuyor.

Dolayısıyla her şirket için “aynı nedenle kapatıldı” şeklinde bir değerlendirme yapmak doğru değil.

Bir de birleşmeler var

Sektördeki küçülme yalnızca lisans iptallerinden ibaret değil.

Moka, PayU ve Paynet gibi kuruluşlar ise birleşme/devralma süreçleri nedeniyle faaliyet izinlerinin sona ermesi kapsamında değerlendirilmiş durumda. Bu nedenle hazırlanan listeye dahil edilmemiş olmaları, editoryal açıdan önemli bir ayrım.

“200 firma daha kaldırılır mı?”

Elektronik para sektöründeki lisanslı kuruluş sayısındaki değişim konusunda uzun süredir yapılan bir sektör tahmini yeniden gündeme geldi.

Özel toplantılarda yıllardır “Türkiye’nin 200 lisanslı firmayı daha kaldırabileceği” yönündeki tahminini dile getiren sektör gözlemcilerinden gelen değerlendirmeler, son dönemde yaşanan lisans iptalleri sonrasında yeniden tartışılmaya başladı.

Ancak burada kritik soru şu: Sektör gerçekten kaç lisanslı kuruluşu taşıyabilir?

Çünkü mesele yalnızca şirketlerin kapanması değil. Sermaye yeterliliği, teknik altyapı, iç kontrol, uyum, bilgi güvenliği, işlem hacmi, müşteri sayısı ve sürdürülebilir gelir modeli gibi unsurlar, lisanslı bir ödeme veya elektronik para kuruluşunun ayakta kalabilmesi açısından giderek daha önemli hale geliyor.

“200 firma” tartışmasının asıl önemli tarafı

Bugün itibarıyla ortaya çıkan tablo, sektörde bir eleme ve konsolidasyon sürecinin yaşandığını gösteriyor. Fakat bundan hareketle gelecekte kesin olarak 200 şirketin daha kapanacağını söylemek mümkün değil.

Asıl dikkat çekici soru ise şu: Türkiye’de ödeme ve elektronik para sektöründe kaç şirket gerçekten sürdürülebilir bir iş modeline sahip?

Papel’in de lisansının iptal edilmesiyle birlikte, 2020 sonrası kurulan kuruluşlar açısından ortaya çıkan tablo bu sorunun daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor.

Bankavitrini’nin notu: Hazırlanan listede birleşme nedeniyle faaliyet izni sona eren Moka, PayU ve Paynet yer almıyor. Liste, lisans iptali ile birleşme nedeniyle faaliyetin sona ermesini birbirinden ayırıyor.

Kaynak: TCMB ödeme sistemleri mevzuat kayıtları ve 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete.

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

150 Milyon TL Kredi Hayali Kurmayın! KOSGEB’de Limit Böyle Eriyor

KOSGEB’in 150 Milyon TL’lik Kredi Desteğinde Kritik Detay: Reklamdaki Rakamı Tam Kullanamayabilirsiniz!

Yayınlanma:

|

KOSGEB’in istihdam odaklı destek programında açıklanan KOBİ firmaları için 50 milyon TL ve KOBİ Dışı Ticari Firmalar için 150 milyon TL’lik kredi limitleri, işletmeler tarafından “kullanılabilecek kesin kredi tutarı” olarak algılanmamalı.

Çünkü açıklanan üst limitler, bazı işletmeler için çeşitli kriterler nedeniyle aşağı çekilebiliyor.

Daha önce aynı kapsamda kredi kullanıldıysa, kullanılan tutar yeni limitten düşülüyor. Bunun yanında işletmenin toplam borçluluğu da kredi tutarını etkileyebiliyor. Toplam borcun işletme kârının 3 katını aşması halinde ayrıca kesinti uygulanıyor.

“150 milyon TL kredi alırım” diye plan yapmayın!

Bu nedenle işletmelerin finansal planlamasını yalnızca KOSGEB’in açıkladığı üst limit üzerinden yapmaması gerekiyor.

Kredinin üst limitinden tam yararlanabilmek için;

  • Daha önce bu kapsamda kullandırım yapılmamış olması,
  • İşletmenin borçluluk seviyesinin düşük olması,
  • KOSGEB’in diğer başvuru ve uygunluk kriterlerinin sağlanması önem taşıyor.

Özetle; “KOSGEB 150 milyon TL kredi veriyor” demek, her işletmenin hesabına 150 milyon TL aktarılacağı anlamına gelmiyor.

Krediyi tam kullanırım diye plan yapmayın; önce işletmenizin geçmiş kullandırımını ve borçluluk oranını kontrol edin.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.