Connect with us

GÜNDEM

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde yeni dönem!

Milyonlarca kişi için geçerli. Resmen yürürlüğe girdi. Bireysel emeklilik sisteminde (BES) yeni dönem. Emeklilik planı yılda en az 4 kez değiştirilebilecek. BES’ten ayrılmak isteyen katılımcı talep formunu posta veya elektronik iletişim yoluyla şirketine ulaştırır. Talep yazısı bilgi şirkete ulaştığı tarihten itibaren yirmi iş günü içinde bireysel emeklilik hesabındaki birikim ve devlet katkısı hesabındaki varsa hak kazanılan tutarlar şirket tarafından katılımcının belirttiği hesaba ödenir.

Yayınlanma:

|

Bireysel Emeklilik Sistemi hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. Yapılan değişiklik madde madde sıralandı. 

İŞTE YAPILAN O DEĞİŞİKLİK:

MADDE 1 – 9/11/2012 tarihli ve 28462 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanan Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yürürlükten kaldırılmış, (b), (m), (ö) ve (t) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.

“b) Bakanlık: Kurumun ilişkili olduğu Bakanlığı,”

“m) Elektronik iletişim aracı: Kısa mesaj, elektronik posta, telefon, faks, çağrı merkezleri, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, emeklilik gözetim merkezi veya şirket tarafından ilgilisine talep veya bildirim iletimi, bilgi ve belge erişimi sağlamak üzere oluşturulan internet sitesi, mobil uygulama veya e-Devlet kimlik doğrulama hizmeti kullanılarak elektronik ortamda gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletilere ilişkin saklanabilir her türlü iletişim yöntemini,”

“ö) Kalıcı veri saklayıcısı: Emeklilik sözleşmesi ve/veya sertifikasının taraf ve ilgilileri arasında gönderilen bilgiyi, bu bilginin amacına uygun olarak makul bir süre incelemesine elverecek şekilde kaydedilmesini ve değiştirilmeden kopyalanmasını sağlayan ve bu bilgiye aynen ulaşılmasına imkân veren kısa mesaj, elektronik posta, internet, disk, CD, DVD, hafıza kartı, e-Devlet kimlik doğrulama hizmeti kullanılarak erişim sağlanan elektronik ortam ve benzeri her türlü araç veya ortamı,”

“t) Kurul: Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunu,”

“aa) Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformu (BEFAS): İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. tarafından işletilen emeklilik yatırım fonu paylarının alım satımının yapılacağı merkezi elektronik platformu,

bb) Kurum: Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunu,”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(3) İlgisine göre katılımcı, sponsor veya işveren Kurumca belirlenen belgeleri doldurup imzalar veya elektronik iletişim araçları ile onaylar. Şirket tarafından belgelerin birer örneği kalıcı veri saklayıcısı ile ilgilinin erişimine sunulur. Şirket, ilgili belgeleri matbu olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla muhafaza eder. Şirket tarafından aşağıdaki hususlarda katılımcıya bilgilendirme yapılır:

a) Katılımcının elektronik iletişim araçları ile bilgi ve belgelere erişebileceği.

b) Katılımcının tercih etmesi durumunda söz konusu belgeleri matbu olarak veya tercih edeceği bir elektronik iletişim aracı ile alabileceği.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(4) Şirket, emeklilik sözleşmesini veya sertifikasını, yürürlük tarihinden itibaren on iş günü içinde kalıcı veri saklayıcısı ile ilgilinin erişimine sunar ve elektronik iletişim araçlarıyla veya matbu olarak ilgilisine gönderir. İşveren grup emeklilik sertifikası, grup emeklilik planının genel esasları ile sistemin işleyişine ilişkin temel bilgileri içerir. Şirket, emeklilik sözleşmesinin ve işveren grup emeklilik sertifikasının belirtilen süre içinde ve usulüne uygun olarak gönderildiğini ispatla yükümlüdür.”

MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “altı” ibaresi “on iki” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 11 – (1) Emeklilik planı bir yılda azami dört kez değiştirilebilir. Bu yöndeki değişiklik talebi, şirkete yazılı olarak veya elektronik iletişim araçlarıyla yapılır. Şirketin uygun görmesi halinde yeni emeklilik planına, plan değişiklik talebinin şirkete ulaşmasını müteakip on iş günü içinde geçiş yapılır ve tadil edilen emeklilik sözleşmesi/sertifikası on iş günü içinde kalıcı veri saklayıcısı ile ilgilinin erişimine sunulur. İlgilinin talebi halinde, belgeler ayrıca elektronik iletişim araçlarıyla gönderilir.”

MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 15 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Şirket, elektronik iletişim araçları ile veya matbu şekilde yapılan ayrılma talebinin kendisine ulaştığı tarihten itibaren beş iş günü içinde, ayrılma bilgi ve talep formu ile hesap bildirim cetvelini elektronik iletişim araçları ile iletir. Şirket, isteyen katılımcının ayrılma bilgi ve talep formu ile hesap bildirim cetvelini şirketin internet sitesinde kendi adına oluşturulan güvenli sayfadan alabilmesi için gerekli altyapıyı hazırlar. Katılımcı ilgili mevzuat düzenlemelerine göre temin edilmesi gereken tüm evrak ile ayrılma bilgi ve talep formunu; imzalayarak posta yoluyla veya onaylayarak elektronik iletişim araçlarıyla eksiksiz olarak şirkete ulaştırır ve ilgili bilgi ve belgelerin şirkete ulaştığı tarihten itibaren yirmi iş günü içinde bireysel emeklilik hesabındaki birikim ve devlet katkısı hesabındaki varsa hak kazanılan tutarlar şirket tarafından katılımcının belirttiği hesaba ödenir.”

“(9) Emeklilik gözetim merkezi;

a) e-Devlet kimlik doğrulama hizmeti kullanılarak erişilen güvenli alan üzerinden cayma, aktarım, ayrılma ve emeklilik işlemlerine dair talep, bilgi ve belgelerin başvuru sahipleri ile şirketler arasında iletilmesine ve hak sahiplerince aranmayan paralara ilişkin bilginin şirketler adına ilgililere iletilmesine aracılık edebilir.

b) Vefat eden katılımcıların lehtarlarına ve hak sahiplerine e-devlet aracılığıyla bildirim yapabilir ve lehtarlar ile yasal varislere, vefat edenlerin emeklilik sözleşmesi olup olmadığına dair sorgulama hizmeti verebilir.

(10) Kurum, dokuzuncu fıkra kapsamındaki faaliyetlerin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirler.”

MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, üçüncü fıkrasında yer alan “katılımcının tanımlı elektronik posta adresine, tanımlı cep telefonuna kısa mesaj yoluyla veya faksına, bunlar yoksa posta adresine” ibaresi “elektronik iletişim araçları ile” olarak değiştirilmiş, dördüncü fıkrasında yer alan “katılımcının tanımlı elektronik posta adresine veya faksına, bunlar yoksa posta adresine gönderir” ibaresi “elektronik iletişim araçları ile katılımcıya gönderir veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığı ile katılımcının erişimine sunar” olarak değiştirilmiş, beşinci fıkrasında yer alan “postayla ve kendi İnternet sitesi aracılığıyla” ibaresi “iletişim araçları üzerinden” olarak değiştirilmiş ve aynı madddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Öneri elektronik iletişim araçları ile katılımcıya gönderilir veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığı ile katılımcının erişimine sunulur.”

“(7) Bu Yönetmelik kapsamında elektronik iletişim araçlarıyla gerçekleştirilecek onay işlemlerinin teyidi şirketler tarafından yapılır.”

MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğe 23/A maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Emeklilik yatırım fonlarının merkezi bir platformdan alınıp satılabilmesi

MADDE 23/B – (1) Kurum tarafından Sermaye Piyasası Kurulunun görüşü alınarak BEFAS’ta işlem görecek başka şirketlerin kurucusu olduğu fonların, Kurum tarafından belirlenecek emeklilik planlarına dahil edilerek katılımcılara sunulması zorunludur. Bu kapsamda sunulacak fonların alım satımı, İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. tarafından Sermaye Piyasası Kurulunun ve Kurumun uygun görüşü alınarak belirlenen uygulama esasları çerçevesinde BEFAS üzerinden gerçekleştirilir.

(2) Birikimin bir kısmının veya tamamının BEFAS’ta işlem gören fona veya fonlara yönlendirildiği sözleşme veya sertifikalarda;

a) 22/A maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kontrol işlemi uygulanmaz.

b) 22/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan iade işleminde BEFAS üzerinden alınan diğer şirketlere ait fonlar üzerinden yapılan kesintiler dahil edilmez, sadece katılımcının sözleşmesinin veya sertifikasının bulunduğu şirketin fonları dahil edilerek iade işlemi yapılır.

(3) Birikiminin bir kısmını veya tamamını BEFAS’ta işlem gören fona veya fonlara yönlendirmek isteyen katılımcılara ikinci fıkrada belirtilen hususlarda bilgilendirme yapılarak katılımcıların onayı alınır.

(4) Emeklilik gözetim merkezi BEFAS üzerinden başka şirketlerin fonlarını seçmek isteyen katılımcıların fon seçeneklerini değerlendirebilmesi için Kurumca belirlenen ilkeler çerçevesinde bilgilendirme amacıyla gerekli altyapıyı kurar.

(5) Kurum, işbu maddeye istinaden yapılacak bilgilendirmelere dair usul ve esasları belirler.”

MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin 26/A maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(5) Bu madde kapsamındaki paralar emeklilik şirketleri tarafından, ödemeyi gerektiren tarihi izleyen Şubat ayının sonuna kadar hak sahipleri, katılımcı ya da çalışana kısa mesaj, diğer elektronik iletişim araçları üzerinden; herhangi bir elektronik iletişim aracı bilgisi bulunmaması durumunda ise iadeli taahhütlü mektup ile bildirilir.”

MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 29 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.”

MADDE 11 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, 22/A maddesinin dördüncü fıkrasında, aynı maddenin altıncı fıkrasında ve Ek-5’te yer alan “Bakanlık” ibareleri “Kurul” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 12 – Aynı Yönetmelik ve eklerinde yer alan “Bakanlık” ibareleri “Kurum”; “Bakanlıkça” ibareleri “Kurumca”; “Bakan” ibaresi “Kurul”; “Müsteşarlığın” ibareleri “Kurumun”; “Müsteşarlığa” ibaresi “Kuruma”; “Kurul” ibareleri “Sermaye Piyasası Kurulu”; “Kurulca” ibaresi “Sermaye Piyasası Kurulunca”; “Kurulun” ibareleri “Sermaye Piyasası Kurulunun”, “Bakanlık Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü” ibareleri “Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü” ve “güvenli elektronik iletişim araçları” ibareleri “elektronik iletişim araçları” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 13 – Bu Yönetmeliğin;

a) 8 inci maddesi 1/7/2021 tarihinde,

b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

MADDE 14 – Bu Yönetmelik hükümlerini Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Kredi tahsisinde asıl risk: Üreten firmayı yalnız bırakmak

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borsada işlem gören firmaların dahi finansmana erişimde zorlandığı bir dönemde, şirketlerin kredi taleplerinde alışılmışın dışında sorularla karşılaşması; destek yerine köstek olunması kime ne kazandıracak?

İyi günlerde peşinden koşulan firmaların, zor zamanlarında da yanında olmak gerekir. Çünkü bankacılığın asli görevi yalnızca “riski reddetmek” değil; doğru analizle, doğru teminatla ve doğru nakit akışı kurgusuyla firmaların üretmeye devam etmesini sağlamaktır.

Bugün bazı bankalarda, klimalı odalarda oturup “red”, “olmaz”, “uygun değil” diyerek parayı batırmadığını düşünen bir anlayışın öne çıktığını görüyoruz. Oysa firmayı tanımadan, hikâyesini bilmeden, talep edilen finansman sonrası oluşacak nakit akışını analiz etmeden; beş ay önceki mali verilerle bugünün şirketini değerlendirmek sağlıklı bir tahsis politikası olamaz.

Limit açmadığınız bir firma, müşteri çeklerini factoring yoluyla nakde çevirdi diye “factoring riski var” denilerek uzak duruluyorsa, şu soru sorulmalıdır: O halde neden o firmaya çek karşılığı banka limiti açılmadı?

Daha da çelişkili olanı, kendi factoring şirketi bulunan bankaların bile “factoring riski var” gerekçesiyle kredi taleplerine mesafeli durmasıdır. Madem factoring bazılarına göre bu kadar sakıncalı görülüyor, o zaman bankaların neden factoring şirketleri var?

Unutulmamalıdır ki müşteri olmadan bankacılık sistemi bir hiçtir. Bankaların ihtiyacı; batan, iflas eden, üretimden kopan müşteriler değil; çalışan, üreten, istihdam sağlayan ve ayakta kalan müşterilerdir.

Buradan tüm bankaların kredi tahsis yöneticilerine sevgi ve saygılarımı sunuyor; bu dönemde bakış açısının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü bugün firmaya kapatılan her kredi kapısı, yarın ekonomide kapanan bir üretim kapısına dönüşebilir.

Bayram KOÇSOY – Emekli Banka Müdürü

Okumaya devam et

GÜNCEL

Çipten Uçağa, Yazılımdan Finansa: Çin Küresel Sistemi Yeniden Kuruyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Çin son 15–20 yılda özellikle teknoloji, savunma, finansal altyapı ve stratejik sanayilerde “Batı’ya bağımlılığı azaltma” stratejisi izliyor.

Madde madde anlatalım:


ÇİN GERÇEKTEN NEYİ TERK EDİYOR?

1. GPS yerine BeiDou

Bu büyük ölçüde doğru.

BeiDou Navigation Satellite System bugün küresel kapsama sahip ve özellikle:

  • Çin ordusu
  • lojistik şirketleri
  • akıllı telefon üreticileri
  • Kuşak & Yol ülkeleri tarafından yoğun kullanılıyor.

Ama:

  • Dünya hâlâ ağırlıklı olarak GPS kullanıyor.
  • Apple, Samsung, Huawei cihazları çoğunlukla çoklu sistem kullanıyor:
    • GPS
    • GLONASS
    • Galileo
    • BeiDou birlikte çalışıyor.

Yani “GPS öldü” doğru değil. Ancak Çin artık Amerikan GPS’ine bağımlı değil.

2. Boeing yerine COMAC C919

Burada da gerçek eğilim var.

COMAC tarafından geliştirilen COMAC C919 gerçekten ciddi sipariş aldı.

Ama kritik detay:

  • Motorlar büyük ölçüde Batı teknolojisine dayanıyor.
  • Aviyoniklerde hâlâ dış bağımlılık var.
  • Boeing ve Airbus’ın küresel servis ağıyla rekabet etmek çok zor.

Dolayısıyla:

  • Çin iç pazarında Boeing’i zorlayabilir.
  • Ama küresel liderliği kısa vadede devralamaz.

3. Amerikan çiplerini terk etti

Bu kısmen doğru, kısmen propaganda.

Huawei ve Yangtze Memory Technologies büyük ilerleme kaydetti.

Ancak:

  • Çin hâlâ ileri seviye EUV litografi makinelerinde Batı’ya bağımlı.
  • ASML olmadan en ileri çipleri üretmek çok zor.
  • Nvidia ve TSMC seviyesine tam erişim henüz yok.

Fakat ABD yaptırımları Çin’i:

  • “ithal et” modelinden
  • “yerli üret” modeline zorladı.

Bu da uzun vadede Amerika için stratejik geri tepebilir.

4. Windows yerine UOS

UnionTech UOS gerçekten devlet kurumlarında yaygınlaşıyor.

Ama:

  • Çin tamamen Windows’u bırakmış değil.
  • Kurumsal yazılım ekosistemi hâlâ Microsoft bağımlı alanlar içeriyor.

Bu daha çok: “stratejik alanlarda yerli alternatif yaratma” politikasıdır.

5. Siemens yerine Çin tıbbi cihazları

Bu alan Çin’in gerçekten hızlı yükseldiği sektörlerden biri.

United Imaging Healthcare MR, CT ve PET cihazlarında küresel oyuncu hâline geldi.

Ama:

  • Siemens
  • GE Healthcare
  • Philips

hâlâ üst segmentte çok güçlü.

Yine de fiyat avantajı nedeniyle Çin ciddi pazar payı alıyor.

6. Elektrikli araçlar ve batarya devrimi

Bu konuda Çin gerçekten dünyanın merkezine oturdu.

BYD bugün:

  • batarya
  • EV üretimi
  • tedarik zinciri
  • nadir toprak elementleri

alanlarında dev güç.

Tesla’nın piyasa değerindeki dalgalanmanın tek nedeni Çin değil:

  • faizler
  • rekabet
  • marj düşüşü
  • satış yavaşlaması da etkili.

Ama şu gerçek: Çin artık otomotivde “takip eden” değil, “oyunu belirleyen” ülke.

7. Oracle yerine OceanBase

Ant Group tarafından geliştirilen OceanBase özellikle yüksek işlem hacimli finansal sistemlerde başarılı.

Bu alan kritik çünkü:

  • veri egemenliği
  • yaptırım riski
  • SWIFT benzeri bağımlılıklar ülkeleri yerli çözümlere yöneltiyor.

8. CAD ve endüstriyel yazılım

Burada Çin’in ilerlemesi gerçek.

Ancak:

  • Siemens NX
  • CATIA
  • SolidWorks gibi Batı yazılımları hâlâ dünya standardı.

Çin’in hedefi: “yaptırım gelirse üretim durmasın.”

Yani mesele sadece maliyet değil: jeopolitik dayanıklılık.

9. Dolar yerine RMB

Bu en kritik maddelerden biri.

Chinese yuan kullanımının arttığı doğru.

Özellikle:

  • Rusya
  • İran
  • Körfez
  • BRICS hattı

dolar bağımlılığını azaltmaya çalışıyor.

Ama gerçek tablo:

  • Küresel rezervlerin çoğu hâlâ dolar.
  • SWIFT sistemi hâlâ dominant.
  • ABD tahvil piyasası hâlâ merkezde.

Yani: “Dolar çöktü” yanlış, ama “alternatif arayışı başladı” doğru.

10. GMO tohumları terk etti

Çin gıda güvenliğini stratejik konu olarak görüyor.

Yuan Longping hibrit pirinç çalışmalarıyla Çin için çok önemli bir figür.

Ama:

  • Çin hâlâ büyük tarım ithalatçısı.
  • Özellikle soya bağımlılığı sürüyor.

Tam bağımsızlık henüz yok.

11. Amerikan sosyal medyasını terk etti

Bu ifade yanıltıcı.

Çin zaten:

  • Facebook
  • X
  • Instagram
  • YouTube

gibi platformları uzun süredir engelliyor.

Onun yerine:

  • WeChat
  • Douyin
  • Xiaohongshu

gibi kendi ekosistemini kurdu.

Bu dijital egemenlik modeli: “internetin parçalanması” trendinin önemli örneği.

12. Batı askeri teknolojisini terk etti

Çin savunma sanayisinde muazzam ilerledi.

Özellikle:

  • hipersonik füze
  • drone
  • deniz gücü
  • elektronik harp alanlarında.

Ancak ABD:

  • uçak motorları
  • denizaltılar
  • küresel üs ağı
  • savaş tecrübesi gibi alanlarda hâlâ büyük üstünlüğe sahip.

ASIL MESELE NE?

Bu metnin özeti aslında şu: Çin artık “dünyanın ucuz fabrikası” olmak istemiyor.

Hedef:

  • teknoloji sahibi olmak
  • finansal altyapıyı kontrol etmek
  • enerji zincirini yönetmek
  • dolar bağımlılığını azaltmak
  • yaptırımlara dayanıklı sistem kurmak.

Bu nedenle Çin’in modeli artık: “Made in China” değil, “Controlled by China” aşamasına geçiyor.

BATI HEGEMONYASI ÇÖKÜYOR MU?

Bu kadar hızlı değil.

Ama dünya:

  • tek kutuplu Amerikan sisteminden
  • çok kutuplu teknoloji/finans rekabetine gidiyor.

Yeni mücadele:

  • çip
  • veri
  • ödeme sistemi
  • yapay zekâ
  • enerji
  • tedarik zinciri
  • rezerv para üzerinden yaşanıyor.

Yani artık savaş sadece tankla değil:

  • işletim sistemiyle,
  • veri merkeziyle,
  • batarya teknolojisiyle,
  • ödeme altyapısıyla yapılıyor.

TÜRKİYE AÇISINDAN EN KRİTİK SORU

Türkiye hangi ekosisteme entegre olacak?

  • ABD/NATO finans-teknoloji sistemi mi?
  • Çin merkezli alternatif blok mu?
  • Yoksa ikisi arasında denge mi?

Önümüzdeki 10 yılda:

  • bankacılık,
  • ödeme sistemleri,
  • enerji,
  • savunma,
  • otomotiv,
  • çip yatırımları bu tercihten doğrudan etkilenecek.

Okumaya devam et

Gülbeyaz Gergün

ABD’nin Yeni Ortadoğu Planı: İsrail Merkezli Güvenlik ve Ticaret Koridoru

Yayınlanma:

|

ABD’nin bölge ülkelerine yaymaya çalıştığı ve kamuoyunda “İbrahim Anlaşmaları / Abraham Accords” olarak bilinen süreç, sadece İsrail ile diplomatik normalleşme anlaşması değildir. Aslında bu proje; Ortadoğu’nun güvenlik, enerji, ticaret, teknoloji ve askeri mimarisini yeniden kurma planıdır. Özünde ise İsrail’in bölgesel meşruiyetini kalıcı hale getirmek ve İran eksenli dengeyi kırmak vardır.

Abraham (İbrahim) Anlaşmaları Nedir?

2020’de ABD arabuluculuğunda başlayan süreçte;

  • Birleşik Arap Emirliği
  • Bahreyn
  • Fas
  • Sudan

İsrail ile diplomatik ilişki kurdu veya normalleşme anlaşması yaptı. Daha sonra süreç; Saudi Arabia, Qatar, Türkiye, Pakistan gibi ülkelere doğru genişletilmeye çalışıldı.

ABD açısından hedef yalnızca “barış” değildir.

Asıl hedefler:

  • İsrail’in bölgesel izolasyonunu bitirmek
  • İran’a karşı ortak blok oluşturmak
  • Çin’in Kuşak-Yol etkisini sınırlamak
  • Rusya’nın Ortadoğu etkisini azaltmak
  • Enerji ve ticaret koridorlarını İsrail merkezli yeniden şekillendirmek
  • Körfez sermayesini İsrail teknolojisi ile entegre etmek
  • Ortadoğu’da ABD maliyetini düşürüp “yerel ortaklı güvenlik sistemi” kurmak olarak görülüyor.

Bu anlaşmalar gerçekte neleri kapsıyor?

1. Diplomatik Normalleşme

  • Büyükelçilik açılması
  • Resmi ilişkiler
  • Vize ve uçuş anlaşmaları
  • Turizm ve ticaret

2. Güvenlik ve İstihbarat İşbirliği

Asıl kritik bölüm burasıdır.

  • Ortak hava savunma sistemi
  • İran füze/dron tehdidine karşı entegrasyon
  • İsrail teknolojilerinin Körfez’e satılması
  • Siber güvenlik paylaşımı
  • İstihbarat koordinasyonu

Birçok uzman bu yapıyı “Ortadoğu NATO’su” olarak tanımlıyor.

3. Enerji ve Ticaret Koridorları

Projelerin temelinde şu düşünce var:

Körfez petrolü + İsrail teknolojisi + Hindistan üretimi + ABD güvenlik şemsiyesi

Bu nedenle:

  • Hindistan-Ortadoğu-Avrupa koridorları,
  • liman projeleri,
  • demiryolu hatları,
  • enerji boru hatları,
  • veri merkezleri,
  • finans merkezleri

bu planın parçası olarak görülüyor.

İsrail’in Doğu Akdeniz enerji merkezi yapılması hedefleniyor.

4. Filistin Meselesinin İkinci Plana İtilmesi

En tartışmalı boyut budur.

Eskiden Arap dünyasının temel yaklaşımı: “Önce Filistin sorunu çözülsün, sonra İsrail tanınsın.”

Abraham süreci ise bunu tersine çevirdi: “Önce İsrail ile normalleşelim, Filistin sonra konuşulur.”

Bu nedenle çok ciddi toplumsal tepki oluşuyor. Özellikle Gazze savaşları sonrası kamuoyu baskısı arttı.

ABD niçin şimdi hızlandırmak istiyor?

2025-2026 İran-İsrail gerilimi ve savaş riski sonrası Washington şu sonucu gördü:

  • ABD artık bölgeyi tek başına yönetemiyor
  • İran tamamen çökmedi
  • Körfez ülkeleri ABD korumasına eskisi kadar güvenmiyor
  • Çin ekonomik olarak çok güçlendi
  • Rusya bölgesel nüfuzunu sürdürüyor

Bu nedenle ABD:

  • İsrail’i merkeze koyan,
  • Arap sermayesini entegre eden,
  • İran’ı çevreleyen,
  • Çin’i sınırlayan

yeni bölgesel mimari kurmaya çalışıyor.

Kazanan Ülkeler Kimler Olabilir?

1. İsrail

En büyük stratejik kazanan.

Kazanımları:

  • Bölgesel meşruiyet
  • Yeni pazarlar
  • Körfez sermayesi
  • Güvenlik işbirliği
  • İran’a karşı geniş cephe
  • Enerji ve lojistik merkez olma şansı

İsrail için bu süreç, 1948 sonrası en büyük diplomatik dönüşümlerden biri olarak görülüyor.

2. Birleşik Arap Emirliği

Büyük ekonomik kazanç hedefliyor.

Özellikle:

  • teknoloji,
  • yapay zekâ,
  • savunma sanayi,
  • finans,
  • siber güvenlik,
  • turizm

alanlarında İsrail ile entegrasyon kuruyor.

Dubai’nin bölgesel finans merkezi rolünü güçlendirme hedefi var.

3. Suudi Arabistan

Henüz tam katılmadı ancak süreçte kilit ülke.

Sudi Arabistan:

  • ABD’den güvenlik garantisi,
  • gelişmiş silah sistemleri,
  • nükleer teknoloji,
  • yatırım avantajları

karşılığında normalleşmeye yaklaşabilir.

Ancak Filistin konusu nedeniyle içeride büyük toplumsal risk taşıyor.

4. Hindistan

Sessiz kazananlardan biri olabilir.

Çünkü:

  • Körfez bağlantısı güçlenir
  • Avrupa ticaret koridoru açılır
  • Çin’e alternatif lojistik rota oluşur

Kaybedebilecek Ülkeler ve Yapılar

1. İran

En büyük jeopolitik baskı altında kalabilecek ülke.

Çünkü:

  • çevrelenme riski artıyor
  • Körfez’de yalnızlaşma ihtimali oluşuyor
  • İsrail-Arap güvenlik ağı genişliyor

Bu nedenle İran bu süreci “anti-İran bloklaşması” olarak görüyor.

2. Filistin Yönetimi ve Hamas

En büyük siyasi kaybedenlerden biri olabilir.

Çünkü:

  • Arap ülkelerinin önceliği değişiyor
  • Filistin meselesi ikinci plana düşüyor
  • ekonomik ve diplomatik baskı artıyor

Bu durum Gazze savaşları sonrası ciddi toplumsal kırılma yarattı.

3. Türkiye

Türkiye açısından tablo karmaşık.

Olası avantajlar:

  • Bölgesel ticaret entegrasyonu
  • Enerji projeleri
  • Körfez sermayesi ile yeni işbirliği
  • ABD ile ilişkileri yumuşatma fırsatı

Riskler:

  • İsrail merkezli yeni enerji haritasında dışlanma
  • Doğu Akdeniz’de denge kaybı
  • Filistin konusunda iç kamuoyu baskısı
  • İran ile denge siyasetinin zorlaşması

Türkiye’nin bu süreçte tamamen karşıt değil ama “temkinli denge” politikası izlediği görülüyor.

Bu plan başarılı olur mu?

En büyük sorun:

  • halkların önemli bölümünün İsrail’e tepkili olması
  • Gazze savaşlarının yarattığı öfke
  • İran faktörü
  • mezhep ve jeopolitik rekabetler

Devlet elitleri ile halk arasında ciddi görüş farkı bulunuyor.

Bu nedenle anlaşmalar:

  • ekonomik olarak ilerleyebilir,
  • güvenlik alanında derinleşebilir,
  • fakat toplumsal meşruiyet sorunu yaşayabilir.

Özetle

Abraham / İbrahim Anlaşmaları:

  • sadece “barış anlaşması” değil,
  • Ortadoğu’nun yeni ekonomik ve askeri düzen projesidir.

Merkezinde:

  • İsrail’in korunması,
  • İran’ın dengelenmesi,
  • Çin-Rusya etkisinin sınırlandırılması,
  • enerji ve ticaret koridorlarının yeniden kurulması vardır.

Kazananlar:

  • İsrail
  • Körfez finans merkezleri
  • ABD savunma-sanayi sistemi
  • Hindistan merkezli yeni ticaret koridorları

Risk yaşayanlar:

  • İran
  • Filistin hareketleri
  • bölgesel denge siyaseti yürüten ülkeler
  • halk baskısı yüksek Arap yönetimleri olabilir.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.