Connect with us

BANKA HABERLERİ

Krediler bu yıl takibe hiç düşmeyebilir

BDDK’nın sorunlu kredileri takibe atma süresinde sağladığı esneklik 30 Haziran’da sona erecek. Ancak BDDK’nın bankalardan aldığı görüşle bu esnekliği Eylül 2021 hatta yılsonuna kadar uzatmayı planladığı öğrenildi. Bankaların ise zorunlu olmasa da sorunlu krediler için ayırdığı karşılık yüzde 9,3 arttı.

Yayınlanma:

|

Pandemiyle birlikte Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) sorunlu kredi ödemelerinin takibe atılması için bekleme süresini 90 günden 180 güne çıkarmıştı. 2020 sonunda biten esneklik 30 Haziran 2021’e kadar da uzatılmıştı. BDDK’nın en erken 30 Eylül 2021’e en geç de 2021 sonuna kadar takibe atma süresindeki bu esnekliği uzatması bekleniyor. Bankalardan görüş toplayan BDDK’nın pandeminin etkisinin sürmesi ve tam kapanmanın devam etmesi nedeniyle bu uygulamaya devam etmeyi planladığı. Bankalar ise zorunlu olmasa da sorunlu krediler için karşılık ayırmaya ise devam etti. BDDK verilerine göre ise Mart 2021 itibariyle bankalarda sorunlu kredilerin takibe dönüşüm oranı yüzde 3,79’a kadar geriledi.

Bankalar karşılık ayırmayı sürdürdü

Dünya gazetesinden Şebnem Turgan’ın haberine göre; konuya yakın kaynaklardan alınan bilgiye göre esnekliğin uzatılması mümkün. BDDK geçen günlerde banka genel müdürlerinden uygulamanın gidişatına ve geleceğine ilişkin görüş istedi. Banka genel müdürleri geçici maddelerin uzatılması konusunda görüş bildirirken düzenlemenin ortadan kalkmasıyla takibe dönüşüm oranlarında yükselişin de olacağını belirtti. Bilgi veren kaynaklar bankaların zorunlu olmamasına rağmen sorunlu krediler için karşılık ayırmaya devam ettiğini dile getirirken takibe dönüşüm oranının artmasının bankalara finansal bir etkisinin ise olmayacağını düşündüklerini vurguladı. Bankaların kredi ödemelerinde özellikle turizm tarafında bir problem yaşayabildiğini belirten kaynaklar ekonomide tam açılma olmazsa takibe atma süresindeki esnekliğin yılsonuna kadar uzama ihtimali olduğunu belirtti.

Öte yandan bazı uzmanlar ise sürenin 30 Eylül 2021’e kadar uzatılmasına kesin gözüyle bakıyor. Her ne kadar takibe dönüşüm oranının şu anki seviyelerinden yükselmesinin bankalarda önemli bir finansal etkide bulunması beklenmese de kredi kullananlarda bir alışkanlık değişimi yarattığı için tehlikeli olarak değerlendiriliyor. Takibe dönüşme olasılığının süre uzatımı nedeniyle düşük olması kredi kullananların geri ödeme alışkanlıklarının yok olmasına da neden oluyor.

Ayrılan karşılık yüzde 9,3 arttı

BDDK verilerine göre Mart 2021 itibariyle kredilerin takibe dönüşüm oranı yüzde 3,79. Bu oran geçen yıl martta yüzde 4,96 idi. Bu 1.17 puanlık bir iyileşme yaşandığını gösteriyor. Özellikle kamu bankalarında iyileşme daha iyi. 1.88 puan düşüş var. Geçen yıl yüzde 3,28 iken bu yıl martta yüzde 2,40’a düştü takibe dönüşüm oranı. Yerli özel bankalarda yüzde 6,10 olan takibe dönüşüm oranı bu yıl martta yüzde 5’e, yabancı bankalarda ise yüzde 6,53’ten yüzde 5,05’e indi. Yabancı sahipli bankalarda da takibe dönüşüm oranındaki iyileşme 1.48 puan oldu.

Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar da geçen yıl martta 151.5 milyar lira idi. Bu yıl martta 149.5 milyar liraya kadar indi. Bankaların üçüncü aşama krediler için ayırdığı karşılıklar ise artmaya devam etti. Geçen yıl martta 104.3 milyar lira karşılık ayırmışken bu yıl martta bu rakam 114 milyar liraya çıktı. Yani takipteki alacak miktarı azalsa da bankaların ayırdığı karşılık yüzde 9,3 artmış olduğu görülüyor. Banka genel müdürleri de sık sık sorunlu krediler için karşılık ayırmayı sürdürdüklerini dile getiriyorlardı.

2021 düşük takibe dönüşüm oranı ile tamamlanır

Varlık Yönetim Şirketleri Derneği Başkanı Sezin Ünlüdoğan da Avrupa’da, Avrupa Merkez Bankası ve Avrupa Bankacılık Otoritesi’nin aldığı benzer önlemleri 2021 yılbaşı itibari ile sonlandırdığını hatırlatarak “Yapılan açıklamalarda tahsili gecikmiş alacakların ve aktif kalitesinin şeffaf ve net bir şekilde izlenmesinin, problemlere uygun çözümlerin gecikmeden uygulamaya alınmasının ve bankacılık bilançolarında herhangi bir riskli aktif birikiminin önüne geçilmesinin hedeflendiği paylaşıldı” dedi. Ünlüdoğan, Haziran ayı sonu itibari ile BDDK’nın takibe düşen alacaklara uyguladığı süre uzatımının da sona ermesi durumunda benzer bir şekilde problemli kredilerin teşhisinin daha net ve şeffaf bir şekilde yapılacağını, varsa alınması gereken aksiyonların da gecikmeden alınmasının sağlanacağını düşündüklerini belirterek şunları söyledi: “2019’un sonunda yüzde 5,4 olan TGA rasyosu alınan önlemlerle birlikte 2020 sonunda yüzde 4,1’e düşmüştür. Süre uzatımının sona ermesi ile bu oranda kısa süreli bir artış olabilir ancak hem portföy satışlarının gerçekleştirilmesi ile hem de normalleşmenin getireceği ödeme gücü ile 2021 yılının benzer seviyelerde ya da daha düşük bir TGA rasyosu ile tamamlanmasının mümkün olduğunu düşünüyoruz. Bu süreçte Varlık Yönetim Sektörü de 18 yıllık tecrübesi ile donuk alacakların çözümlenmesine ve ekonomik istikrara katkı sağlayacak bir rol üstlenecektir” dedi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.